30 Kasım 2011 Çarşamba

Küfür Etme !


Ankaragücü maçında edilecek küfürün cezası ; Trabzonspor maçını seyircisiz oynamak. Tüm Fenerbahçeliler Ankaragücü maçında küfürden, olaydan uzak dursun. Trabzonspor maçını aylardır bekliyoruz. Terslik olmasın. Küfür etme, ettirme.

Barcelona 4 Rayo Vallecano


Ne olduğunu anlamadan 4-0. Maça iyi başlayan Rayo Vallecano. İlk yarı sonunda tabele'ye bakıyorsun 3-0 yazıyor. Dk 49 4-0 oluyor ve maç öyle bitiyor. Alexis 2 tane güzel gol atıyor. Messi'nin golü çok güzel. Haftasonu alınan mağlubiyetten sonra kesin kazanacak ve fark atacak gözüyle bakılan maçta Barcelona rahat kazandı. Messi'nin şu hareketi ise gol ile sonuçlansa efsane olurdu. 


29 Kasım 2011 Salı

Fenerbahçe 96 Galatasaray Medical Park 82


Fenerbahçe klasik Caferağa galibiyetlerinden birini aldı. Baştan sona üstün oynadığı maçı 14 sayı farkla kazandı.

İlk yarıyı 40-38 üstün tamamlayan Fenerbahçe özellikle 3.çeyrek ve 4.çeyreğin başında etkili savunma ve iyi bir şut yüzdesi yakalayınca maç orada bitti. Fark bir ara 18 sayıya çıktı. 4.çeyreğin sonlarında Galatasaray sadece Taurasi ile etkili olsa da bu yetmedi ve maç Fenerbahçe'nin 14 sayı farkla kazanması ile son buldu.

Fenerbahçe'de bugün herkes çok iyiydi. Herkes mücadele etti. Herkes bu maçın kazanılması gerektiği bilincinde oynadı. Birsel, Angel, Matovic, Penny, Nevriye başta olmak üzere giren-çıkan herkes iyi oynadı.

Birsel Vardarlı'dan ayrı bahsedelim. Bütün maçı muazzam oynadı. Zaten genel olarak Galatasaray maçlarında iyi oynardı ama bugün çok daha farklıydı. Mücadelesi ile hep takımın en iyilerinden oldu. Bu istatistiklerin dışında mücadele'yi 16 sayı, 7 asist, 3 ribaund ile tamamladı. Bir oyun kurucu iyi bir takıma karşı bundan iyisini yapamaz.

Angel 24 sayı, 5 ribaund, 2 asist, Matovic 15 sayı, 6 ribaund, Penny Taylor 15 sayı 5 ribaund, 3 asist, Nevriye Yılmaz, 17 sayı, 12 ribaund, 4 asist, Tamane 4 sayı, 6 ribaund ve Esmeral 5 sayı ile oynadı.

Bir takımda skor bu kadar dengeli dağılırsa kazanır. İlk 5'in tamamı 15 sayı ve üstü kaydetti. Gerçekten müthiş.

Birsel Vardarlı > Işıl. Hatta bunu yazmak bile ayıp. Yazmayalım.

Işıl'ı çok seviyorum. Her Fenerbahçe maçı sahada olsun. Maçtan sonra üçlü çektirsin. Her Fenerbahçe maçı berbat oynuyor. Böyle devam etsin.

Taurasi'yi sevmiyoruz ama onu da düşünüyoruz. Bu galibiyet ona gelsin.

Atmosfer ve diğer yaşananlar maç günlüğünde olacak.

ATP Sezon Sonu Tenis Turnuvası Şampiyonu : Roger Federer


Büyük favori olarak geldi, büyük favorinin kazanması gerektiği gibi rahat bir şekilde kazandı. Londra'da düzenlenen sezon sonu turnuvasında Federer finalde Tsonga'yı 2-1 yendi ve şampiyon oldu. Bu sadece şampiyonluk değildi. Sezonu 3.sırada tamamlamasını sağladı.

Federer bu formunu seneye de sürdürürse tekrardan bıraktığı 1.sırayı elde eder. Ancak şunu söyleyelim. Nadal'ın iyi olmadığı bir turnuva iyi turnuva değildir. Renk katmaları açısından Nadal'ın, Djokovic'in ve Murray'nin de iyi olması lazım.

Bu arada Atp sezon sonu turnuvası seneye bize verilecek mi? Bu sorunun cevabını merakla bekliyoruz ...

Mersin B.Ş.Bld. 81 Fenerbahçe Ülker 83


Maçı da izleyemedim, maçtan bir görüntü de göremedim. Kazanmak güzel. 

Fenerbahçe'den Klasik '' KÖTÜ FUTBOL ''


Fenerbahçe Gençlerbirliği deplasmanından 0-0'lık beraberlik döndü. 

Tamam beraberlik olabilir ancak bu kadar ruhsuz oyun olamaz. Fenerbahçe isen Gençlerbirliği maçını delasmanda da oynasan, uzayda da oynasan rahat alacaksın. Arada çok büyük bir kalite farkı var. Ancak bu kalite farkını mücadele etmezsen sahaya yansıtamıyorsun. Zaten Fenerbahçe yıllardır kaç maç iyi oynadıki? Çok az. Maçtan önce diyoruz '' Alırız ya, Gençlerbirliği bize rakip olabilir mi? '' ancak maça bir başlıyoruz o da ne takım 2 pas yapmıyor, koşmuyor, mücadele etmiyor. Sahada eziliyor. Rakipten herhangi bir üstünlüğünü göremiyorsun.

Sadece bu maç için de geçerli değil. Yıllardır böyle. Arada öyle maçlar oynuyoruzki bu ne be diyoruz. Kazandığımız maçları da iyi oynamıyoruz. Şöyle dolu dolu bir futbol göremiyoruz. Geçen sezon Trabzonspor maçı oynadığımız oyun belki de çok iyi değildi ancak gösterdiğimiz mücadele çok iyiydi. Öyle futbollar görmek istiyoruz.

Geçen gün Tottenham-Aston Villa maçını izledim. Tottenham maça öyle bir başladıki direkt tweet atma ihtiyacı hissettim. '' Fenerbahçe Kadıköy'de bir maça böyle başlasın, tribünde ağlarım. '' gerçekten de öyle. Artık gerçekten iyi futbol izliyoruz.

Son olarak Aykut Kocaman için bir şeyler diyelim. Aykut Kocaman hakkında herkes konuşuyor ancak ben sadece bir şeyden bahsedeceğim. Aykut Kocaman bundan sonra lütfen puan kaybettiğimiz maçlardan sonra '' Şike süreci, takımın yaşadığı sıkıntılar '' açıklamaları yapmasın. Samimi olmuyor. Yenerken şike süreci yoksa puan kaybederken de olmamalı. 

İnşallah bundan sonra iyi futbol oynarız. Bu taraftar yıllardan beri iyi futbol görmek istiyor.

25 Kasım 2011 Cuma

Kocaelispor Tarihinden 2 Yıl ; 2010 ve 2011


İki tarih. Çok yakın 2 tarih. 2010 ve 2011. 07 Kasım 2010 ve 20 Kasım 2011.

Kocaelispor bu iki tarihte Konya Torku Şekerspor deplasmanına çıktı. İkisinde de işlerin iyi gitmediği zamanlardı. İkisinde de kulüp gerektiği desteği göremiyordu.

2010 yılında deplasman tribünü doluydu. Kocaelispor taraftarları pankartları ile beraber deplasman tribününü doldurmuşlardı. Maçı Kon Tv'den takip etmiştim. 10.dk Serdar Topraktepe'nin golü ile Kocaelispor 1-0 öne geçmişti. Konya Torku Şekerspor yükleniyor ancak golü bulamıyordu. 68.dk Kocaelispor penaltı kazanıyor, topun başına geçen Ercan Agaçe penaltıdan skoru 0-2 yapıyordu. 75.dk Konya Torku Şekerspor Murat Dilek ile bir gol bulsa da Kocaelispor mücadele'yi deplasmanda 2-1 kazanıyordu. Konya Torku Şekerspor ilk kez evinde yenilirken, Kocaelispor deplasmanda ilk kez kazanıyordu.

2011 yılına gelirsek Kocaelispor yine kötüydü. Hatta bir önceki sezonu arar olmuştu. Camia karışmıştı. Taraftarları takımı terketmiş. Oyuncular gitmiş. Ne Serdar, ne Ercan ne de başka bir tecrübeli oyuncu yok. Hatta 2010 yılında oynanan maçtan 1 tane bile oyuncu Kocaelispor forması giymiyordu. Kocaelispor mücadele'yi 7-0 kaybetti. Deplasman tribünü boştu, Serdar Topraktepe yoktu. Yine ellerinden geleni yapan futbolcular vardı ama rakiplerden hem fiziksel anlamda, hem de tecrübe anlamında çok ama çok geridelerdi. 

Kocaelispor sezonun 9.maçında 8.yenilgisini aldı. 5 gol atıp, 46 gol yedi.

Pazar günü Kocaelispor evinde Ofspor ile oynayacak. Tribünler yine boş kalacak. Skor büyük ihtimalle yine Kocaelispor aleyhine olacak. Ancak en önemlisi ne sete çıkıp tezahurat yaptıracak Serdar olacak, ne de şehirde Kocaelispor maçının oynanacağını bilen insanlar...

Caja Laboral 90 Fenerbahçe Ülker 85


Yenilsen bile maçın sonunda, sırılsıklam oldu o forma.

Maç sonunda aklıma gelen ilk cümle bu tezahuratımızın bir bölümü oldu. Fenerbahçe Ülker deplasmanda Caja Laboral'a 90-85 yenildi.

Mücadele'ye iyi başladık. İlk çeyrekten itibaren o formanın hakkını fazlasıyla verdik. İlk yarıyı 42-38, 3.çeyreği de 6 sayı farkla 60-54 önde kapattık. Ancak son çeyrek sadece 13 sayı atınca mücadele 73-73'lük skorla uzadı.

Uzatma bölümü San Emeterio ile Fenerbahçe Ülker arasında oynandı ve San Emeterio kazandı. Toplam 25 sayı attı.

Bu sezon Euroleague'de 3.yenilgimizi aldık. Grup lideri Caja Laboral'in 4, bizim 3 galibiyetimiz var. Grup sonuncusu Bilbao Basket'in de 2 galibiyeti olması nasıl bir grup içinde olduğumuzu gösteriyor.

Thabo'nun ilk yarı biterken attığı üçlük bu maçı alacağımıza inandırmıştı.

Bojan Bogdanovic 19 sayı, Oğuz Savaş 14 sayı, Jerrels 13 sayı, Thabo 13 sayı, 7 ribaund 4 asist ve Ukic 9 sayı ile istatistiksel anlamda katkı sağladı.

Ömer Onan bu sene çok formsuz. Geçen sezona göre büyük bir düşüş var. Bennet Cantu maçı dışında iyi maçını hatırlamıyorum. Belki ilk Laboral maçı da iyiydi diyebiliriz. İnşallah bir an önce eski Ömer Onan'ı görebiliriz.

Takım önceki haftalardan, önceki maçlardan daha iyiydi.

Pazar günü Mersin B.Ş.B.Spor ile deplasmanda oynuyoruz. Perşembe günü ise bu sezonun final maçı var. Rakip ; Olympiakos.

Arshavin & Van Persie & Pires


Londra'da düzenlenen ATP sezon sonu finalleri'nde Nadal ile Tsonga arasında oynanan maçı Arsenal'in efsane oyuncusu Pires, şu an tarih yazan Van Persie ve bekleneni bir türlü veremeyen Arshavin de takip etmiş.

Wozniacki'den Unutulmayacak Dans


Dünya 1 numarası Caroline Wozniacki Slovakya'da düzenlenen bir gösteri maçında dans ederken kendinden geçiyor. 1990 doğumlu oyuncu gerçekten çok sempatik. İstanbul'da görebilsek iyiydi.

24 Kasım 2011 Perşembe

Öğretmenler Günü


Fenerbahçe'nin efsane 2 taraftarı İhsan teyze ve Mümtaz amcanın başta tüm öğretmenlerin öğretmenler günü kutlu olsun. İlkokul öğretmenim Songül Sezer'e ayrı bir teşekkür ve tebrikler.

Dönün Avrupa'ya Be !


Beckham dönmek üzere zaten de Henry de dönsün. Her hafta canlı izleyelim. Büyük topçularsınız.

Bavulu Topladım, Gitmeyi Bekliyorum


Evinizde oynadığımız maçta Porto'ya 2-0 yenilir, Avrupa kupalarına veda eder ve hayal kırıklığı yaratırsanız o kulübede tek başına kalırsınız. Lucesco Shakhtar'a çok şey vermiştir ve vermeye de devam edecektir. İlk cümleye bakmayın siz. Fotoğraf güzel. Çanta ile beraber güzel bir ikili olmuş. '' Şampiyonlar Ligi çantamı topladım, gitmek için bekliyorum. ''

Respect ; Robin Van Persie


2011/2012 sezonu Arsenal forması ile 18 maç 17 gol. Hollanda forması ile 2011 yılı içinde - 4'ü San Marino'ya - 6 maç 6 gol. Arsenal'in son 6 lig maçında 10 gol. Kariyerinin en iyi dönemlerinden birini yaşıyor. Geçen sezon attığı 22 gol ile kariyeri boyunca attığı en yüksek gol sayısına ulaşmıştı. Ancak bu sene henüz sezonun yarısı bile olmadan 17 gol attı. Bu sezon istatistiksel anlamda tarih yazan Gomez, Messi, Ronaldo, Dzeko, Klaas-Jan Huntelaar gibi oyuncuların yanında Robin Van Persie de saygıyı hakediyor. Dün akşam Arsenal'in Dortmund'u 2-0 yenerek gruptan lider çıkmayı garantilediği karşılaşmada da 2 tane gol atarak yine tribünlere gelen 59.531 kişi, tv başında olan milyonlarca insan Robin Van Persie'ye bir kez daha saygı gösterdi.

Messi'nin Pasını Pes 2011'de Atamıyoruz !


Xavi'nin golü değil, Messi'nin asisti konuşulmalı. Her ne kadar Xavi'nin golü maç kazandıran gol olsa da. Messi'nin attığı o pası play station oynarken bile atamıyoruz oğlum biz. Enfes.

Parfumerias Avenida 69 Fenerbahçe 77


Yürek koyduk. Mücadele ettik. İstedik ve kazandık. Euroleague'de son şampiyon Parfumerias Avenida'yı 77-69 yendik ve 6'da 6 yaptık.

İlk çeyrek sadece 13 sayı attığımız maçı 8 sayı farkla kazandık. Klasik Fenerbahçe performansı koyduk ortaya. 3. çeyrek 15-25 yapınca maç orada geldi.

Birsel müthiş oynadı. Angel müthiş oynadı. Penny ve Nevriye de zaman zaman iyi işler yaptı.

Tamane 12 sayı, 4 ribaund, Birsel 2 sayı, 4 ribaund ve 3 asist. İstatistiklere yansımayan çok önemli katkılar. Nevriye Yılmaz 9 sayı, 7 ribaund, 3 asist. Penny Taylor 16 sayı, 7 ribaund, Matovic 8 sayı, 5 ribaund ve Angel 28 sayı, 6 ribaund ve 2 asist ile oynadı.

23 takımın olduğu Euroleague'de yenilgisiz tek takımız. Bir üst tura lider olarak çıkmalıyız.

Sezon başı Galatasaray karşısında oynanan oyun, bu akşam oynanan oyun. Arada dağlar kadar fark var.

Pazar günü 16:00'da Caferağa Spor Salonu'nda Galatasaray Medical Park ile oynuyoruz.

Bir maç biter, bir maç başlar. Vurun, kırın, parçalayın ...

23 Kasım 2011 Çarşamba

Federer Çok Rahat


Basel, Paris ve şimdi Londra. Federer inanılmaz bir tenis oynuyor. Hele dün akşam Nadal karşısında resmen eski günlere selam çaktı. Maçın başından sonuna kadar üstün olan taraftı.

İlk seti 6-3 aldı. 2.set ise Nadal'ı resmen dağıttı. 3 kez servis kırdı, 6-0 kazandı. Nadal karşısında tarihi maçlarından birini oynadı.

Maç sadece 61 dakika sürdü. 

Federer 2006 Wimledon ve 2007 Hamburg'da Nadal'ı 6-0 yenmişti. Nadal'ın da Federer'e karşı bir kez 6-0'lık seti var. 2008 Roland Garros.

Federer özellikle inanılmaz winnerlar attı. Evde maçı izlerken resmen zevk aldım. Nadal'ın da bir kaç tane çok iyi winner'ı vardı ancak Federer'in çok çok daha fazlaydı. Ayrıca Federer Nadal'a göre çok daha iyi servis attı. Federer'in son maçlarında Nadal'a karşı bazı pozisyonlarda kımıldayamadığını görüyorduk. Bugün ise tam tersiydi. Her topa bir şekilde ulaşmayı başardı. Her topa vurdu. 

Federer bu formunu sürdürdüğü taktirde onu yenebilecek biri bence yok. Bu turnuvayı da kazanamazsa büyük sürpriz olur. 

Nadal maçtan sonra Federer'in harikulade oynadığını söyledi. Tebrik etti. Klas hareket.

Federer & Nadal = Fenerbahçe & Galatasaray. Ve diğerleri var.

Maçı izleyenler arasında Liverpool'un kalecisi Pepe Reina, Tottenham'ın defans oyuncusu Younes Kaboul da vardı.

Son sözü maç anında gördüğümüz pankart ile tamamlayalım ; Eğer tenis bir dinse, Federer tanrıdır.


Manchester City'yi Yıkan Adam ; Edinson Cavani


Napoli'nin Manchester City'yi 2-1 yendiği maçta 2 güzel gol atan Edinson Cavani bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde 4.golüne ulaştı. Manchester City'ye attığı ilk golde o kafa vuruşunu yapacak çok oyuncu yok. 2.golde ise ayağını çok çabuk çeviriyor. Geçen sezon 33 gol atan Cavani bu sezon henüz 8 gol attı. Cavani izlemesi zevkli golcülerden. Bir kaç yıla çok büyük bir takımda göreceğiz.

MLS Şampiyonu ; David Beckham'lı Los Angeles Galaxy


David Beckham'ın formasını giydiği Los Angeles Galaxy Houston Dynamo'yu 1-0 yenerek şampiyonluğa ulaştı. Los Angelex Galaxy 2009 ve 2010'da olduğu gibi yine Batı grubu 1.si oldu. 2005 yılı Play-off şampiyonluğunun ardından ise ilk kez şampiyonluğa ulaştı. David Beckham, London Donovan ve Robbie Keane gibi 3 tane dünyaca ünlü yıldızın şampiyon olması güzeldir. Bu arada David Beckham Amerika'dan Avrupa'ya dönüyor. Bundan sonra Avrupa'da Beckham'ı izleyeceğiz. Teklifleri değerlendiriyor.


David Beckham ve çocukları Cruz, Romeo, Brooklyn.


David Beckham'ı eşi Victoria Beckham ve kızı Harper Seven da yalnız bırakmamış.



22 Kasım 2011 Salı

Kısa Kısa Fenerbahçe


Blogu boşladığımız günler. Kısa kısa yazalım bir şeyler.

Çarşamba günü erkek basketbol takımımız Euroleague 5.maçında evinde Bennet Cantu'yu 85-83 yendi. Üst üste 3.galibiyetimizi aldık. Özellikle Ömer Onan'ın performansı büyük alkışı haketti. Yıllardır en çok sevdiğimiz Ömer Onan hâlâ bizi kurtarmaya devam ediyor. Cumartesi günü ligde ise Karşıyaka'yı deplasmanda 77-75 yendi. Bojan Bogdanovic 16 sayı ile ön plana çıktı.

Çarşamba günü kadın basketbol takımımız ise Euroleague 5.maçında Nadezhda'yı 84-72 yendi ve 5'de 5 yaptı. Fenerbahçe'de özellikle Angel 19 sayı, 10 ribaund, 5 asist, Penny 19 sayı, 6 asist ve Nevriye 10 sayı 7 ribaund ile dikkat çekti. Cumartesi günü kadın basketbol takımımız ligde deplasmanda Mersin B.Ş.B.'yi77-63 yendi. Angel 23 sayı 7 ribaund ile maçın tek yıldızıydı.

Futbol takımımız ise Eskişehirspor'u Bienvenu'nun golüyle 1-0 yendi ve liderliğini sürdürdü. En yakın rakibimiz ile aramızda 4 puan fark oldu.

Basketbol maçımızı 8.355 kişi izlerken, futbol maçımızı 35 bin civarı taraftarımız izledi. Kadın basketbol maçımızı ise 1000 kişi takip etti.

Önümüzdeki hafta tüm takımlarımız kritik maçlara çıkıyorlar. Çarşamba günü kadın basketbol takımımız son şampiyon Parfumerias Avenida deplasmanına gidiyor. 21:30'da başlayacak. Perşembe günü Bayan voleybol takımımız Türkiye Kupası'nda Gazi Üniversitesi deplasmanına gidiyor. Erkek basketbol takımımız kritik bir maça çıkıyor. Caja Laboral deplasmanı ! Cuma günü futbol takımımız Gençlerbirliği deplasmanında kazanıp galibiyetlerini sürdürmek isteyecek. Zor maç ama kazanırız. Cumartesi günü bayan voleybol takımımız İller Bankası deplasmanına gidiyor. Pazar günü erkek basketbol takımımız Mersin B.Ş.B.Spor deplasmanına gidiyor. Ve önümüzdeki haftanın en önemli maçlarından birisi ; Pazar günü 16:00 Fenerbahçe-Galatasaray ! Caferağa'da güzel bir atmosfer olsun ve kazanalım. Bu maç sadece bir Galatasaray maçı değil.

Fenerbahçe oynayacağı şu 7 maçtan 7 galibiyet alırsa enfes bir başarı olur. İnşallah kazanırız.

Son olarak deplasman yasağı konusunda protesto yapan herkese teşekkür ederim.

20 Kasım 2011 Pazar

Pazar Günü Kuponları / 6 Tane Kupon


Pazar günü için 6 tane kupon yaptım. Dün Fiorentina-Milan maçı 1.5 üstü olsa bu kuponları oynayacaktım ancak olmadı. Bakalım oynayıp da yatıramadığım bu kuponlar ne olacak. Merakla bekliyorum ...

19 Kasım 2011 Cumartesi

Yeni Fenerbahçe Marşı


Yeni Fenerbahçe marşı. Güzel, beğendim. Statta ya da salonda dinlemek en kısa sürede nasip olur inşallah. Yapanın ellerine, söyleyenin ağzına sağlık. Özellikle şurası müthiş ;

Seninle sonsuza dek sırt sırta veririm hey
Yan yanayız hep doğu-batı-kuzey-güney
Lefter'inle, Aykut'unla, Alex'inle gürle hey
FENERBAHÇELİ OLMAK NE GÜZEL BİR ŞEY !


Isınma Sırasında Navarro Şov


Galatasaray Medical Park - Regal Barcelona maçı öncesi Barcelona'nın dünya çapında guard'ı Juan Carlos Navarro ısınıyor. Isınırken 14/15 gibi enfes bir üçlük yüzdesi yakalıyor. Taraftarların yuhalaması ve tek isabetsiz atışında sevinç yaşaması video'yu daha da güzelleştirmiş. Gerçekten büyük oyuncu. Bu arada Juan Carlos Navarro bu maç 2/6 üçlük isabeti ile oynadı. Euroleague kariyerinde üçlük yüzdesi % 39.1 . 

18 Kasım 2011 Cuma

Fotoğrafçı Messi


Mascherano ile fotoğraf çekiliyorsun ve bu işlemi Messi'ye yaptırıyorsun. Taksi şöförü abimiz durağa gidip '' Beyler bakın Mascherano ile fotoğraf çekildim ve bu fotoğrafı Messi çekti '' dese kimse inanmaz be. Büyük ihtimal ile ilk önce Messi ile çekildi. Ya da Ronaldo fanı olduğu için Messi'yi sevmiyor. 

17 Kasım 2011 Perşembe

Günün Kuponu # 17


Hayatım boyunca yaptığım en mantıklı kupon. Bakalım ne olacak.

EDİT : Şu kupon da yatıyorsa diyecek bir şey yok. Şampiyonluğun en büyük adaylarından Panathinaikos Brose Baskets'i yenemedi. Gerçekten yazık.

16 Kasım 2011 Çarşamba

Borussia Dortmund


Dortmund'dan Mehmet abinin getirdiği sade ama çok şık Borussia Dortmund atkısı. Teşekkürlerimizi sunalım.

Euro 2012'de İzleyeceğiz ; Robbie Keane


Robbie Keane !

1980 Dublin doğumlu

1998 yılından beri İrlanda Cumhuriyeti forması giyiyor. 114 kez forma giydi ve 53 gol kaydetti.

Robbie Keane İrlanda futbolunun efsane futbolcularından birisi. Müthiş maçlar çıkardı.

Kulüp takımı kariyeri de müthiş. Tottenham ile oynadığı yıllar unutulmaz. 2002/2008 arası 197 maç 80 gol ve 2009/2011 arası 41 maç 11 gol.

Milli forma ile en büyük başarısı 2002 yılında oynadığı Dünya Kupası. Gruplarda Almanya, Kamerun ve Suudi Arabistan ile eşleşmiş ve 1 galibiyet 2 yenilgi ile 2.olarak 2.tur'a yükselmişlerdi. 2.tur İspanya ile eşleştiler. İspanya 8.dk Morientes'in golüyle 1-0 öne geçti. Ama İrlanda Cumhuriyeti'nin golü uzatma dakikalarında geldi. Golü atan isim ; Robbie Keane. Mücadele'nin uzatma dakikalarda da gol olmadı ve penaltılara gitti. İrlanda Cumhuriyeti penaltılarda istediğini bulamadı ve İspanya penaltılar sonucu 3-2 kazandı ve çeyrek finlale yükseldi. İrlanda Cumhuriyeti'nin attığı 2 penaltı golünün birinde yine Robbie Keane imzası vardı.

Robbie Keane 2002 Dünya Kupası dışında herhangi turnuvaya katılamadı. Ancak bu sene işler değişti. 2012 elemelerinde güzel bir futbol oynayarak 2.olup play-off oynama hakkı elde ettiler. Play-off'da da Estonya'yı 4-0 ve 1-1'lik sonuçlarla yendiler ve 2012 vizesi aldılar.

İrlanda Cumhuriyeti Shay Given, Richard Dunne, John O'shea,  Damien Duff gibi isimlerle turnuvaya renk katacak. Ancak yine tüm gözler belki de son turnuvası olan tecrübeli 31 yaşındaki Robbie Keane'nin üzerinde olacak.

İngiltere'nin 2000.Golü ; Gareth Barry


Bir futbolcu nasıl tarihe geçer. İşte böyle. Gareth Barry İngiltere'nin İsveç ile yaptığı hazırlık maçında attığı gol ile  tarihe geçti. Barry'nin tarihe geçmesinin nedeni bu golün İngiltere'nin attığı 2000.gol olmasıydı. 900 maç, 512 galibiyet, 216 beraberlik, 172 yenilgi. Atılan gol 2000, yenilen gol 904.

Renkli Bir Messi Fotoğrafı


2014 Dünya Kupası elemelerinden her şeyiyle 10 numara bir fotoğraf. Renkli tribünler, güzel zemin, yerde güzel bir gölge, topa konsantre olmuş Messi. Arjantin Mücadele'yi 1-0 geriden gelip 2-1 kazandı. Goller Messi ve Agüero'dan.

15 Kasım 2011 Salı

Football Manager 2012 / Fenerbahçe İle 2.Sezonum


Nerede kalmıştık ? Transfer sezonu devam ediyordu. Wilfried, Kemal Tokak, Aykut Demir, Öztürk Şeker ve Sergey Politevich'den sonra transfer hız kesmedi. Jan Lecjacks, Andreas Laudrup, Royston Drenthe, Adryan ve Butt'u da kadroya dahil ettik. Kadrodan ise Bilica, Uğur Boral, Yobo, Ziegler, Caner Erkin gibi oyuncular ayrıldı.


Sezona mükemmel başladım.İlk 6 resmi maç 19 gol attım, 4 gol yedim. 6 galibiyet. Daha sonra sakatlıklar başladı. Stoch sakatlandı, Alex sakatlandı. Defanstan oyuncular sakatlandı. Bir türlü kadroyu oluşturamadım. Tsigalko'dan sonra gördüğüm en iyi forvetlerden biri olan Wilfried inanılmaz oynarken sakatlandı. Çok maç kaçırdı. Bu arada kadroda huzursuzluklar da çıktı. Oynamayan oyuncular isyan etti. Oynatınca diğerleri sorun çıkarı. Bu hep böyle devam etti.


Şampiyonlar Ligi'nden elendim. Uefa'ya düştüm. Uefa'dan elendim, Lige kaldım, Lig'de puan farkı yedim, Play-off'da Trabzonspor'un gerisinde kaldım, Türkiye Kupası'nda Beşiktaş'a elendim. Sezonu 0 kupa ile tamamladım. Bazı maçlar oynadığım futbol zevk verse de özellikle savunma anlamında çok sıkıntı çektik.


2.sezon için berbat bir yıl değerlendirmesi yapabilirim. Şimdi 3.sezona başlıyoruz. Ancak bu sene ilk 2 sezondan çok daha zor olacak. Transfer sezonu çok ama çok önemli. 3.sezon ile burada olacağım ...

Bir Avuç Deniz


Bir türlü film izleme alışkanlığı edinemiyorum. Film izleyecek vakit yaratmıyorum. Ama ben bunun nedenini biliyorum. İnternet ! İnternet varken boş boş etrafa bakınıyorum, ne kitap okuyabiliyorum, ne film izleyebiliyorum. Bazen internette sorun oluyor o ara kitap da oluyorum, film de izliyorum.

Bu sefer izlediğim film bir romantik dram. Bir Avuç Deniz.

Engin Altan Düzyatan ve Berrak Tüzünataç gibi 2 tane büyük genç yetenek. Zeynep Özder ve Ahu Yağtu gibi iki genç ve güzel oyuncu. Tuğrul Tülek gibi genç yetenek. Bir önceki filmi de süperdi. Başka Dilde Aşk. Ve Ayda Aksel  ve Can Gürzap gibi iki iyi oyuncu. Gerçi Can Gürzap yanında Ayda Aksel'in esamesi bile okunmaz da neyse.

Tekne tutkumu bilenler biliyor. Ufak bir teknem var. Ufak da olsa onunla mutluyum-mutluyuz. Gerek ben, gerek arkadaşlarım ile her zaman eğlendik. Ancak bu filmde yer alan yelkenli gibi bir şey olsa herhalde mutluluktan kafayı yerdim. Tekne çıkan sahneleri büyük bir keyifle takip etim. Teknede kalıyorsun, mükemmel koylar geziyorsun, teknede rakı-balık yapıyorsun, türk sanat müziği dinliyorsun, güneşleniyorsun, tavla oynuyorsun, sevgilinle takılıyorsun. Gerçekten de inanılmaz bir hayat.

Filmin kısa özeti Bir Avuç Deniz, Deniz - Berrak Tüzünataç - isimli bir kızın; Deniz’e aşık Mert’in - Engin Altan Düzyatan - ; Mert’e aşık Deniz ve Dilek - Zeynep Özder -’in; belki de hepsinden önemlisi, oğlu Mert’e aşık Rana Hanım’ın - Ayda Yüksel - hikayesi. Bir avuç aldığımız deniz, gerçekten deniz midir? Tutkularımızın sınırı nerede? 

Özellikle Mert'in annesi hepimizi uyuz etti. Çocuğuna sürekli karışması, sürekli onun istediği şekilde yaşaması, sevgililerini seçmesi. Mert'in babası - Can Gürzap - ise tam bir İstanbul beyefendisi. Oğlunun tüm kararlarına saygısı olan bir baba.

Sevişme sahnelerine abartı diyenler çıkabilir.

Berrak Tüzünataç güzel. Ya da güzel değil de ne bileyim farklı bir olayı var. İnsan hayran hayran bakıyor.

En iyi tekne arkadaşımın teknesi ancak böyle bir teknesi olan arkadaşım yok.

Engin Altan düğünde kaç para taktı be abi öyle? Anlayamadım.

Mert'i kıskanıyoruz. Porsche kullanıyor, güzel bir işi var, parası var, mükemmel manzarası olan evi var, arkadaşının teknesi var.

Sonuç olarak 1 saat 45 dk ayırıp seyredersiniz çok şey kaybetmezsiniz. En azından sıkılmadan izleyebileceğiniz bir film olduğunu söyleyebilirim.

Filmin enteresan bir sonu var.

Paris Masters Şampiyonu ; Roger Federer


Federer şu dünyada izlemesi en keyifli teniscilerden birisi. En azından benim için her zaman böyle olmuştur. Federer isterse 100.sıraya düşsün her zaman izleyenleri ve beni etkilemeyi başaracaktır. Bu sene Federer için pek iyi geçmedi. Ocak ayında Doha'da kazandığı şampiyonluk ve geçen hafta Basel'de kazandığı şampiyonluk bu sene kazandığı 2 şampiyonluğuydu.

Paris'e oldukça formda geldi. Bu formunu da sürdürdü. Mannarino'yu 6-2 ve 6-3 ile, Gasquet'i 6-2 ve 6-4 ile, Monaco'yu 6-3 ve 7-5 ile ve Berdych'yi 6-4 ve 6-3 ile yenerek set vermeden finale çıktı. Yendiği isimler ise küçümsenecek tenisciler değil. Hepsinin bir kalitesi var.

Finalde ise rakibi Fransız - ev sahibi - Tsonga vardı. Federer'e ters gelen Tsonga Bu sene Wimbledon'ı takip edenler Tsonga'nın 2-0'dan gelerek Federer'i 3-2 yendiğini hatırlayacaktır. Enfes bir maçtı. Genel toplamda ise 5-3 Federer üstünlüğü vardı.

Ancak burada Federer gayet rahat şekilde kazanmayı başardı. İlk set ne olduğunu anlamadan 6-1 oldu. Federer özellikle servis oyunlarını inanılmaz hızlı şekilde kazanıyordu.

2.set her iki oyuncu da kendi servis oyunlarını kazandı ve tie-break'e gidildi. Bu arada Federer yine kendi servis oyunlarını 1 dk civarında kazanıyordu. Tie-break'de ise fırtına gibi giren Federer 4-0 öne fırladı. Daha sonra kendi servis oyunlarını alarak 7-3 kazandı. 6-1 ve 7-6 ile 2-0 kazanan Federer şampiyonluğa ulaştı.

Federer kariyerinde ilk kez Paris Masters şampiyonluğuna ulaştı. Ulaşırken set bile vermedi.

Toplamda 18. Masters zaferine ulaştı ve 19 Masters şampiyonluğu bulunan Nadal'a yaklaştı.

Ve şimdi tüm dünyanın gözü 20-27 Kasım tarihlerinde yapılacak sezon sonu turnuvasında. Dünyanın en iyi 8 teniscisi Londra'da kozlarını paylaşacak. Kazanmak önemli. Ve bu sefer Federer de kazanmak için gidiyor ...

13 Kasım 2011 Pazar

Football Manager 2012 / Fenerbahçe İle İlk Sezonum


Öncelikle şunu söyleyeyim Cm 01/02'den sonra en çok oynadığım menejerlik oyunu bu oldu. Beni etkileyen en önemli özelliği oyunun hızlı olması. Hızlı olsun başka diğer özelliklerin kötülüğüne göz yumabilirim. Hoş bu oyunda kötülük olarak pek bir şey söyleyemeyiz. Mesela oyunu arka plana alınca maçların devam etmemesini kötü özellik olarak söyleyebiliriz. Bunun dışında pek bir şey yok. Maç için taktikler, istatistikler, oyunculara yorumlar derken oyun iyice zevkli hale geliyor.

İlk sezonuma Fenerbahçe ile başladım ve kovuldum. Ligin ilk yarısını bütün büyük takımları yenmeme rağmen 3 mağlubiyet ile kapadım ve kovuldum. Daha sonra oyuna tekrar başladım ve bu sefer başarı yakaladım. İlk sezon diye mevcut kadroyla oynadım. Sadece Ahmed Soukouna'yı ve devre arasında Hasan Ali Kaldırım'ı transfer ettim. Onun dışında Berk Elitez'i de Tepecikspor'a kiraladım.

İlk sezon ligi 34 maçta aldığım 27 galibiyet, 3 beraberlik ve 4 yenilgi ile lider tamamladım. Play-off'da ise 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet alarak şampiyon oldum. Türkiye Kupası'nda ise çeyrek finalde Eskişehirspor'a penaltılar sonucu yenildim ve elendim.

Bazı maçları sürklase ederek kazandım, bazı maçları zorla kazandım. Forvetlerin bazı maçlar bitiriciliği çok kötüydü. Sezonun en iyi oyuncusu Alex oldu. Alex sezonu 15 gol 23 asist ile tamamladı. Onun dışında Bienvenu 21 gol, Stoch 21 gol 16 asist, Mehmet Topuz 9 gol 10 asist ile tamamladı ve ön plana çıktı.

Şimdi 2.sezona başlıyorum. Bu sezon daha zor olacak. Şampiyonlar Ligi var, lig var, kupa var. Transferler de olmalı. Şimdilik Wilfried - santrafor, 23 yaşında - , Kemal Tokak - defans, 23 yaşında - , Aykut Demir - sol bek, 23 yaşında - , Öztürk Şeker - sol bek, 16 yaşında - ve Sergey Politevich'i transfer ettim. Neyse transfer sezonu bitmeden oyuna dönelim ... 


Federer & Parker & Tsonga


Güzel üçlü. Dünya spor tarihine geçmiş 2 oyuncu. Tsonga da böyle devam ederse geçebilir.

FBloggers Atkıları & Yardım Organizasyonu


FBloggers ! Belki bunu ilk kez duyuyorsunuz, belki de daha önce duydunuz. Fenerbahçeli 20 kadar blogger tarafından 2010/2011 sezonunun ortalarında kuruldu. Grubumuz Fenerbahçe efsanesi Lefter'i ziyaret ettiğimiz gün kuruldu. Resmi kuruluş günü olarak o günü alıyoruz. 15 Mayıs 2011.  

Grubumuz Kadıköy'deki maçlara, deplasmandaki maçlara katılım sağlıyor. Ve tabii bunun yanında FBloggers'ın en önemli özelliği sosyal projeler olacak. İlk projemiz için detaylı bir araştırma yaptık. Fenerbahçe'nin Düzce Topuk Yaylası Tesisleri'ni hepiniz biliyorsunuzdur. Geçen aylarda yaptığımız organizasyonu da. Oraya gidenler yolda küçük çocukların Fenerbahçe bayrakları ile bizleri selamladığını, bizlere nasıl el salladıklarını biliyorlar. Biz biraz araştırma yaptık. Oradaki insanların yardıma ihtiyacı olduğunu öğrendik. Düzce gibi bir yerde o insanların zor şartlarda yaşadığını, mont, bont, polat, kitaplar, defterler, kırtasiye malzemeleri ihtiyacı olduğunu öğrendik. Ayrıca Bıçkıyani İlköğretim Okulu'nun binasının tadilat ve onarım işinin olduğunu da öğrendik.  
Ve gelelim sizin ne yapabileceğinize. 

Biz FBloggers olarak bu insanlara yardım edeceğiz. Ancak bunu yaparken başka insanlardan da destek alırsak bunu daha da kolaylaştıracağız. Ve bu nedenle FBloggers olarak yaptırdığımız atkıları 15 TL gibi bir fiyattan satıp gelen paranın tamamını bu yardım organizasyonu için harcayacağız. Bu atkılardan alarak bize katkı sağlamak isteyenlere şimdiden teşekkür ederiz. Ayrıca atkıyı beğenmek ya da beğenmemek önemli değil. Önemli olan yardım.

Yardım kampanyanasına katılmak ve bu atkıdan almak isteyenler için hesap numarası ; 

İş Bankası ; 2422 0223663 Yiğit Yılmaz. 
IBAN ; TR870006400000124220223663


not : atkıdan almak için para yatıranlar daha sonra yigitsyilmaz@gmail.com adresinden benimle iletişime geçsinler.

12 Kasım 2011 Cumartesi

Hayatımdan Kesitler


- 26 Temmuz 2011'den sonra bir kez daha kısa kısa yazalım. Şarkıyı da açalım ; Coldplay'den don't panic http://fizy.com/#s/1d5ien

- Fotoğraf olarak yine dünyanın en iyi çiftini seçiyorum. Angelina Jolie ve Brad Pitt.

- 9 Mayıs'dan beri çalışıyorum. İş yerinden de memnunum. Kısa aralar hariç ölene kadar da çalışacağım. Ancak şöyle bir kilişe var ya '' Ya abi çalışmadan yapamıyorum. '' . Ben öyle bir şey demiyorum. İmkanım olsa hayatımın sonuna kadar çalışmadan yaşarım. Özellikle sabah kalkma olayı gerçekten çok kötü bir şey. Ama haftanın iki günü - Pazar ve Pazartesi - izin olması da çok güzel bir şey.

- Bayram geldi ve geçti. Bayramı yine bayram gibi yaşayamadık. Çocukken çok daha mutlu oluyorduk Yakınlarımızın verdiği 1 tl, 2 tl, 5 tl ile mutlu oluyorduk. Bütün parayı silaha, oyuncağa yatırırdık. Komşulara giderdik. Hatta bir senesinde mahalle'ye yabancı turistler taşınmıştı. Onların bile bayramını kutlamaya gitmiştik. - iyi para veriyorlardı - 

- Kurban Bayramı > Şeker - Ramazan - Bayramı . Kurban bayramı daha güzel oluyor çünkü sabah kalkmak, gidip kurbanı kesmek, yardım etmek, etleri bölmek, parçalamak güzel oluyor. Kurbanı kesip eve geldikten sonra da bayram bitiyor. Sadece 3 farklı eve gidiyoruz bayramlaşmaya. Pek akrabamız yok. O yüzden bayramlaşma ilk gün bitiyor.

- Bayramda dışarıya çıkıp eğlenmek güzel ama çok para gidiyor. İnsanlar her hafta her hafta nasıl gidiyorlar acaba? Para yetmez. 

- Bira > Rakı. Bayramda dışarıya çıkınca rakı içtim ancak zevkle değil. Ortama uymak adına içtim ama devamlı içmem. Sevmiyorum.

- Canlı Müzik > Disco, bar gibi ortamlar. Canlı Müzik olsun en sert arabesk olsun. 

- Bahis yapmayı bıraktığım zamanlar. Daha doğrusu yine ara verdim. Çarşamba akşamı Malaga ilk yarıyı 8 sayı farkla değil de 10 sayı farkla yense 150 TL, Olympiakos kazansa 150 TL kazanacaktım. Tek maçtan giden 2 mükemmel kupon. Gelecek olan paralar maddi sıkıntı çektiğimiz bu zaman çok faydalı olacaktı. Bir süre oynamadan devam edelim. Bu arada geçen hafta yaptığım kupon tutarsa bahise döneceğim. Yanlışlıkla 19 Kasım 2011 tarihinden maç ekledim. Fiorentina-Milan maçı 1.5 üstü biterse zenginim.

- Laptop her an patlayabilir. Sarj aleti ve batarya bozuldu. Ara ara kapanıyor, sonra yine açılıyor, kurtarılma işlemi başlıyor, kurtarılıyor. Yine bir 150 TL'lik masraf çıktı. Bir ara halletmek lazım.

- Harici hard disk almam lazım. 1 TB yeter. Pc çökerse net olarak 3 gün ağlarım. İçinde çok değerli şeyler var.

- Yaz gelsin. Kış aylarını sevmiyorum. Ayrıca yazlık ortamı gerçekten çok güzel. Orada olan arkadaşlarım, deniz, havuz, tekne, futbol oynamak, yüzmek, mangal yakmak, boş boş takılmak ... Gerçekten süper. Arkadaşlarımı da çok seviyorum.

- Günlerce #twitteradegilbloglarayazin dedim ancak son yazıyı yazalı 6 gün oldu. 

- Neyse bu kadar yeter.