Twitter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Twitter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2020 Pazar

Twitter Anketleri


1 Mayıs günü Twitter hesabımda ''Hangisinin kaleciği daha iyi?'' diye bir anket açtım. 934 oy geldi. Oy verenlere çok teşekkürler. Ankete oy verenlerin & 68.8'i Rüştü'nün kaleciliği daha iyiydi dedi. 

Rüştü Fenerbahçe'nin formasını toplam 311 kere giydi. Bu maçlarda kalesinde 280 gol gördü. Toplam 138 maçta kalesini gole kapattı. 4 şampiyonluk aldı. 1 Başbakanlık Kupası, 1 Atatürk Kupası da kazandığı diğer başarılar.

Volkan ise Fenerbahçe formasını toplam 521 maçta giydi. Bu maçlarda kalesinde 510 gol gördü. Toplam 197 maçta kalesini gole kapattı. 5 şampiyonluk, 2 Türkiye Kupası, 3 Süper Kupa kazandı.

Gelen oyların dışında yorum yapanlar ''Rüştü'nün kariyerinde 100 maç varsa 70 tanesinde 5 yıldızlık, 30 tanesinde 1 yıldızlık oynadı. Volkan ise daha ortalama şekilde performans sergiledi.'' şeklindeydi. Ayrıca Rüştü'nün daha çok hata yaptığını, Fenerbahçe'ye daha çok zarar verdiğini söyleyenler de bir hayli fazlaydı. Ayrıca Beşiktaş'a gitmesini de eksi olarak değerlendiren insanlar vardı. Yorum yapmadan oy verip geçen insanlar bu kadar büyük oyla bir kaleciyi seçiyorlarsa hak vermek lazım. Bu kadar kişinin yanılıyor olma ihtimali daha az.

Yine de kişisel olarak bir şey söyleyecek olursam Rüştü benim için Fenerbahçe demekti. Hayatımda futbolla ilk tanıştığım yıllarda kalede ben direkt Rüştü'yü gördüm. Rüştü benim için bir Fenerbahçe simgesiydi. Daha sonra Beşiktaş'a gitmesi beni üzse de bu sevgim asla bitmedi. Volkan ise özellikle ''kupayı götürmüyoruz beyler'' demeciyle beni tamamen kaybeden bir isim olarak hayatımda yerini aldı.

15 Ocak 2018 Pazartesi

Alex'in Tweeti


Alex geçtiğimiz günlerde Twitter'da bir kişinin sorduğu soruya böyle bir cevap verdi. Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra neredeyse Fenerbahçe'ye yaklaşması bile yasak olan Alex'in 3 sene sonra ya da 5 sene sonra ya da Mayıs ayından sonra ne zaman olursa olsun Kadıköy'de bir törenle onure edileceğini biliyoruz. Fenerbahçe yıllardır kaybolan değerleri, kopan ilişkileri, zedelenen bağları bir şekilde onarmak zorunda. Fenerbahçe bir kişinin kararlarıyla yönetilecek bir kulüp olmamalı. Mayıs ayında Ali Koç gelirse Fenerbahçe birden tüm branşlarda sportif başarının geldiği bir kulüp mü olacakgaranti veremeyiz. Ancak garanti bir şey var. Ali Koç gibi bir başkan olduğu zaman Alex gibi, Tuncay gibi vefa gösterilmesi gereken, değer gösterilmesi gereken isimler o vefayı da değeri de görecek. Bu bir özel maçla olacak ya da bir plaketle ya da resmi siteden bir teşekkür ile. Kısacası kaybolan değerler geri getirilecek. O günlere az kaldı...

5 Mayıs 2013 Pazar

Alex'i Rahat Bırakın


Alex'i rahat bırakın. Alex Fenerbahçe'nin en büyük 5 efsanesinden birisidir, Alex Fenerbahçe için elinden geleni yapmış, Fenerbahçe'den ayrılırken hata yapmış, bunu açıkca söylemiş, pişman olmuş bir efsanedir. Herkes efsane olamaz, herkes bu kadar büyük saygı göremez.

Mesele bu değil, mesele Alex'i çekemeyenler ve mesele Alex'i her yenilgide öne çıkaranlar.

Alex Fenerbahçe maçı öncesi samimi şekilde ''Başarılar Fenerbahçem'' yazıyor, maç sonrası '' Çok üzgünüm.'' yazıyor, Gökhan Gönül'e geçmiş olsun diyor, 23 Nisan bayramı ile ilgili mesaj yazıyor, Alex % 50 Türküm diyor, Fenerbahçeliyim diyor. Alex samimi olduğunu her fırsatta gösteriyor.

Her yenilgi sonrası ''Alex sen olsan kaybetmezdik.'' demek, her galibiyet sonrası ''Alex sen gittin, yeniyoruz.'' demek, attığı olumsuz tweetleri ön plana çıkarmak yakışmıyor, bunu yapmayın, bu hem Alex'e, hem futbolculara, hem Aykut Kocaman'a büyük saygısızlık. 

Alex'i sevin ya da sevmiyorsanız camia'ya zarar verecek şeyler de bulunmayın.

Fotoğrafın hikayesine gelecek olursak, geçtiğimiz günler biri Alex'e ''Selçuk neden oynuyor?'' tarzında bir soru sormuş, Alex de açıkca ''Bilmiyorum.'' diye net cevap vermişti, Bu bilmiyorumu aldılar, Alex Selçuk ile makara yapıyor diye önümüze çıkardılar, ama onu yapanlar Alex'in Selçuk için fotoğrafta attığı tweeti ön plana çıkarmaz, çünkü birileri ile dalga geçmeyi, silmeyi, karalamayı çok seviyoruz. Yapmayın!

5 Kasım 2012 Pazartesi

Twitter Anketimiz # Fenerbahçeli Futbolcular Top 3


Bir tweetle başladı her şey, Fenerbahçe'nin futbolcu olarak Top 3'ü Alex, Tuncay ve Rüştü yazdım. Fenerbahçe'yi sevmemi sağlayanlardan, Fenerbahçeli olmamı daha kuvvetlendirenlerden ve Fenerbahçeli en büyük 3 futbolcudan birisi benim top 3'üme girdi. Ve benim tweetten sonra cevaplar gelince daha sonra ankete dönüştürdüm. Twitter ve Facebook'da toplam 140 cevap geldi. Sorumuz gayet basitti, herhangi bir belli kıstas olmadan Fenerbahçeli futbolcular içinden top 3'ünüz nasıl?

Toplam 140 kişi oy verdi dedik, bunların 127 tanesi Alex'i söyledi, Alex 127 oy aldı. Daha sonra en çok oyu alan isim Fenerbahçe için oynadığı zamanlar canını dişine takan ve şampiyonluk kazandıran Hooijdonk, Hooijdonk'a 77 oy çıktı. Mutlu oldum. Benim de 4.vereceğim isim kesinlikle Hooijdonk. Hooidonk'dan sonra en çok oy alan isim Tuncay, yine mücadele olarak takıma çok şey vermiş bir isim, onun da 3.olması gayet anlamlı. 39 oy çıktı. 

Fenerbahçe'nin şu an forma giyen oyuncularından ise Volkan Demirel ismini 22 kişi söyledi, Gökhan Gönül 2, Semih Şentürk 1 kişi tarafından söylendi. Teknik Direktörümüz Aykut Kocaman ismini tam 18 kişi söyledi. Burada yanıldım, ben daha çok söylenmesini bekliyordum.

Oğuz Çetin ve Rıdvan Dilmen isimlerinin de daha çok söylenmesini beklerdim. Oğuz Çetin 4 Rıdvan Dilmen 17 kişi tarafından söylendi.

Emre Belözoğlu'da 3 kişi tarafından söylendi, hiç söylememesi lazımdı bence. Bu ilk 3'e girecek futbolcu değil Emre.

Okocha ve Luciano diyen 17 kişi vardı, ikisini de çok seviyorum, demek benim gibi düşünen birileri varmış. Lugano 10 kez, Appiah 11 kez, Anelka 11 kez, Rapaic 11 kez söylendi. Bunların da söylenmemesi ilginç olurdu. Unutulmaz isimler. Serhat akın 7 ve Uche'nin de 4 kişiden daha fazla söylenmesini bekliyordum.

Bu isimler dışında diğer söylenen isimleri de yazayım ve konuyu kapatayım ; 

Rüştü 6-daha fazla olması lazımdı- Ümit Özat 4-daha fazla olabilirdi-, Moldovan 5, Revivo 3, Högh 2, Anderson 3, Jonhson 3, Deivid 2, Aurelio, Kezman, Niang 1, Nielsen 1, Novak 1, Balic, Bolic, Hakan Tecimer, Moshoeu, Faruk, Saffet Sancaklı, Müjdat ise 1'er kişi tarafından söylenen isimler.

İlk 5'e giren isimler dışında diğer isimlerin bazılarına anlam veremesem de herkese saygı gösteriyorum ve oy veren herkese çok teşekkür ediyorum.

Twitter'da anketlerimiz devam edecek ...




23 Ekim 2012 Salı

100.000 Tweet


Fotoğraf gerçek. Twitter'da 3 yıl gibi bür sürede 100 bin tweet sınırını aştım, bu konuyu yazarken 600 geçmişti hatta, zaman zaman ne kadar boş konuşmuşum diyorum, zaman zaman niye oradayım diyorum ama sonradan boş konuşsam bu kadar takip edilmem, orada olmasam hayatıma müthiş insanlar girmezdi diye devam ediyorum.

Twitter var olduğu sürece ben tweet atmaya devam edeceğim. Yalnız dünyada ya da Türkiye'de herhangi bir konuda üst sıralarda değilim. Ama burada en üstteyim, ilk 20, belki ilk 10. Türkiye'de en çok tweet atan insanlardan birisiyim, dünyada da üst sıralardayım. Hayatım boyunca herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda, herhangi bir konuda üst sıralarda adım geçmedi, belki bu konuda bir gün geçer. Tabii bu hedefim değil. Twitter'ı seviyorum, orada konuşmaktan mutluluk duyuyorum.

Takip eden, daha çok tweet atmamı sağlayan herkese teşekkürler. Twitter olmasa hayatımda bu kadar mükemmel insan girmezdi. Twitter iyi ki varsın be. Beni orada takip etmek isteyenler TIK

18 Ekim 2012 Perşembe

Alex, Twitter, Blog, Yiğit Yılmaz


Yazmak güzel, blog tutmak güzel, blogger olmak güzel, şu günlerde blog tutan kaç kişi varız zaten. ''Twitter blogları öldürdü.'' Katılmıyorum. Sadece insanlar ''Twitter blogları öldürdü.'' lafının arkasına saklanıp Twitter'ı üşengeçliklerinin önüne koyuyorlar. Halbuki blog tutan ne güzel adamlar vardı. İnşallah tekrar eskisi gibi okumaktan, bakmaktan yoruluruz. Gerçi bunu twitter'a 100 bin tweet -evet 100 bin'e 126 tweetim kaldı- atan Yiğit Yılmaz söylüyor. Oraya yazdıklarının yarısını buraya yazsa blog çok başka yerde olabilirdi. Neyse blogger olayını geçelim. Gecenin bu saati mesajı da verelim. ''Blog tutun.'' Mesaja gel. Büyük mesaj!

Başlıkta Yiğit Yılmaz yazdım. Evet başlık dedim burada bir ara verelim. Yazarlar genelde ''Biz yazıyı yazarız, sonra başlık seçeriz.'' der, ben bu blog tarihinde pek öyle yaptığımı hatırlamıyorum. Önce başlığı atar, altına kafama göre bir şeyler yazarım. Arada değişir bu sistem. Neyse Yiğit Yılmaz'a geçelim. İş hayatı değişti. Tabii değişti derken sadece saati. Yaklaşık 1 ay akşamcı çalışacağım, Pazartesi başladım. 16:00'de giriyorum, 24:00'de çıkıyorum. Aslında rahat oluyor, açıyorum müziği, yapıyorum kuponları, bir yerde canlı skor sitesi, bir yerde yaptığım işler, belki iş olarak daha yoğun ve yorucu geçiyor ama en azından daha verimli çalışıyorsun. Odada hatta binada insan yok, başka esktra iş yok, müziği kıs diyen yok. Tabii bu saatlerde çalışan insanın sosyal hayatı diye bir şey kalmıyor. Akşam eve gelince internette takılıyorsun, dizi, film, twitter, blog. Başka da bir şey yok. Nba başlayınca iyi olabilir. Bu paragrafın sonu da sloganla bitsin. 4-12 vardiyası = Nba vardiyası. Gece gel tüm maçları izle, gündüz 4'e kadar uyu.

Bir de bahis hastalığı var, beni son zamanlarda çok büyük maddi sıkıntıya sokan. Finlandiya basketbol ligine bahis oynayan biriyim. Artık hastalık boyutunda olduğunun farkındayım. Bunu çok rahat şekilde söyleyebilirim. Kaybettiklerim, kazandıklarımın bir hayli önünde. Kasım ayında rahatlarız, belki Aralık. Neyse şu aralar çok oynamıyorum, böyle böyle iyice bırakmak lazım. Yoksa çevremde arkadaşlarım ile dostlarım ile aramız bozulacak. Hoş olmayacak.

Alex dedik, Alex fotoğrafı koyduk, onunla ilgili bir şey yazmadık. Alex de Souza Coritiba'ya gitti, 2 yıllık sözleşmeye imza atıyor. Zaten belliydi. Palmerias, Cruzeiro falan iyi paralar teklif etmesine rağmen o kendi kendine verdiği sözü tutuyor ve 15 yıl önce formasını giydiği, doğduğu şehrin takımına gidiyor. Yaptığı büyük fedakarlık. Alex gibiler yapar bu fedakarlığı. Bize de artık Coritiba'yı  gönülden desteklemek düşer. Bir ara Coritiba formamızı da alalım da rengimizi iyice belli edelim. Alex'in Coritiba forması ile oynayacağı maçlar Lig Tv'den yayınlanacak -burada reklam yapıyorum-. Brezilya ligi seyir zevki açısından iyi değil ama Alex'in olduğu tüm maçlar izlenir. Alex'i sahada görmek güzeldir.

Twitter ile yukarıda bir şeyler dedim ama şunu ekleyelim. Twitter şu aralar çok sıktı. Kısa ve net.

Alex, Twitter, Blog, Yiğit Yılmaz... Tamam hepsi hakkında bir şeyler yazdığıma göre konuyu kapatalım.

Gecenin bu saati bloga girip yazı yazıyorsam ben bu blog işini seviyorum demektir. 

Bu konu üstüne şu şarkıyı dinleyelim. Volkan Konak ''Gurbet elde hasta düştüm ağlarım, şu gönül kahrını çekemez oldum, açılmış yarama ateş bağlarım, aşk sırrını yare açamaz oldum...''  desin.