27 Ocak 2012 Cuma

Rod Laver & Roger Federer


Rod Laver Arena'nın önünde Rod Laver ile Roger Federer poz vermişler. Biri günümüzün en büyük efsanesi Federer. Anlatmaya gerek yok, herkes tanıyor. Rod Laver kim? Rod Laver 9 Ağustos 1938 yılında doğan ve 1964 ile 1970 yılları arasında dünya tenisinin 1 numarası olan Avustralyalı tenis efsanesi. 1962'de amatörken, 1969'da da profesyonelken 2 kez aynı yıl içerisinde tüm Grand Slam'leri kazanma başarısı gösterdi. 11 grand slam şampiyonluğu var.

25 Ocak 2012 Çarşamba

Beklenen Gün : Fenerbahçe Salon Açılışı


Fenerbahçe için çok önemli bir gün. İnsan ne yazacağını bilemiyor. Emeği geçen herkese teşekkürler.

21:00 
Fenerbahçe Ülker - Armani Milano
Euroleague Top 16 maçı

Akşam maçı salonda takip edeceğiz. İlk maç, ilk heyecan. Salon hakkında tüm detaylar maçtan sonra burada.

24 Ocak 2012 Salı

Tiyatro : Keşanlı Ali Destanı


Blogda Tiyatro etiketi ile yazmış olduğum ilk yazı. Düşünün yani tiyatro'ya ne kadar uzak birisiyim. Türkiye'de zaten çoğu insan uzak. Tabii kalkıp da burada tiyatro'ya gidin diyemem, demem. Daha o cümleyi kuracak kişi olmadım. Eğer tiyatro'ya gitmeye devam edersem derim ama. Hazır olun.

Keşanlı Ali Destanı gibi türk tiyatrosunun kült oyunlarından birisinin geldiğini görünce hemen biletlerimizi aldık. - 40 TL - İtiraf etmek gerekirse oyuncu kadrosu bu tiyatro'ya gitmemize neden olan en büyük etkenlerden.

Sadri Alışık Tiyatrosu ve Keşanlı Ali Destanı. Müzikal bir oyun. '' Büyük kentin eteklerinde yer alan varoşlarda yaşayan ezilen yoksul insanların öykülerini ele alırken gündelik hayatin yanı sıra iktidar,çıkar,aşk iliskileri dolayında gelişen, olaylara da eğlenceli bir yaklaşımla değinen Türk Tiyatrosu'nun kült oyunlarından bir tanesidir.  ''

Kadrosu dedik de kim onlar ; Kayhan Yıldızoğlu, Kerem Alışık, Songül Öden, Mustafa Üstündağ, Tuba Ünsal, Yavuz Bingöl ve Şinasi Yurtsever'in başrolünde olduğu 39 kişilik bir ekip.

Oyunun başlangıcı güzel, arası normal ve bomba bir 2.perde.

Mustafa Üstündağ yani sizin tanıdığınız ismi ile Muro inanılmaz bir oyunculuk sergiliyor. Resmen sahnede parlıyor. Mustafa Üstündağ dışında bir Songül Öden gerçeği var. Müthiş bir oyunculuk. Resmen onun sahnelerinde nefes almıyoruz. Onun dışında Kerem Alışık. Oyun başındaki sarhoş rolü müthiş. Hele o son sahne. Aile'den gelen bir yetenek. Özellikle 2.perde müthiş aksanı ile bizi güldüren Tuba Ünsal da müthiş oynuyor. Yavuz Bingöl ise oyuncu kadrosunun en zayıflarından birisi.

Yavuz Bingöl dedik de bir sahnede bir şarkı başlangıcı vardıki, müthiş. Hep şarkı söylesin.

Teoman Gelmez adında bir genç yetenek vardı. Daha doğrusu ben oynadığı oyundan dolayı böyle dedim. Resmen oyunu ile dikkat çekiyordu. Ancak daha sonra eve geldiğimde 1976 doğumlu olduğunu öğrendim. Genç değildi belki ama müthiş oyuncuydu.

Orkestra çok iyiydi. Bir kere bile hata yapmadılar, bir kere bile yanlış bir müzik girmediler.

Genel olarak oyuncular çok iyiydi, hata yapmadılar. Sadece Yavuz Bingöl ile Songül Öden bir sahnede fazladan oynadılar, o da eğlenceliydi.

Kerem Alışık'ın sahneye çıkamaması ? :)

Gelen kitle de müthişti. Resmen herkes kaliteli. 550 kişilik salonun tamamı dolu. Hatta kenarda sandelyeler var ve onlar da satılmış. Bu sevindiriciydi.

20:15'de başlayan oyun 23:15'de sona erdi. 3 saat izledik, sıkıldık mı? Asla.

Oyun sonrası hemen tiyatro hakkında değerlendirmerle yapmamız güzeldi :) Hatta buraya bu yazıyı yazmam da. Hemen tiyatro uleması olduk. 

Bundan sonra ara ara tiyatro'ya gideceğiz. Herkesin gitmesi lazım. Bu oyun biraz pahalı gibi olsa da normal oyunlar oldukça ucuz. Sinemadan baya ucuz.

Sonuç olarak Keşanlı Ali Destanı güzel bir oyun. İmkanınız varsa mutlaka gidin.

Keşanlı Ali Destanı
Sadri Alışık Tiyatrosu
Başlangıç Yılı : 2011
Kadro :Yazan : Haldun Taner  Yöneten : Ahmet Mümtaz Taylan Müzik : Yalçın Tura Dekor - Kostüm : Barış Dinçel Koreografi : Cihan Yöntem Kostüm : Başak Özdoğan Dramaturg : Aylin Aliveren 
          Oynayanlar : 
Yavuz Bingöl, Kerem Alışık, Songül Öden, Mustafa Üstündağ, Tuğba Ünsal, Kayhan Yıldızoğlu, Şinasi Yurtsever, Serda Kondeler Aktuna, Teoman Gelmez, Ayhan Anıl, Fuat Onan, Utku Demirkaya, Hüseyin İlker, Nurullah Kalkan, Batuhan Pamukçu, Burcu Görek, Derya Kahraman, Ece Duran, Gizem Ertürk, Nihan Ekitöz, Sinem Erten, Sevda Can, Senay Aksoy, Merve Erdoğan, Selin Altıntaş, Didem Polat, Ahmet Irmak, Emir Ünver, Ömer Yiğitoğlu, Selçuk Yerlikaya, Ünal Hakverdi, Zafer Altun, Pelinsu Polat


22 Ocak 2012 Pazar

Fenerbahçe 4 Kayserispor 0 / Lefter'in Torunları


Fenerbahçe Kadıköy'de Kayserispor'u 4-0 yendi. Fenerbahçe'nin gollerini Alex (2) , Stoch ve Bienvenu kaydetti. 

Kadıköy'de uzun zamandır bu kadar iyi bir maç başlangıcı görmemiştim. Tribünler Lefter tezahuratları yaparken, Fenerbahçe oyuncuları da Lefter gibi oynuyorlardı. Her topa koşan, iyi paslaşan, ikili mücadeleden çekinmeyen bir Fenerbahçe.

Alex'in attığı gol zeka kokuyordu. Tamam kalecinin büyük bir hatası var ama orada herkes Alex gibi vurmaz. Kontrol etmeye, kaleciyi çalımlamaya falan kalkar. Twitter'da söylediğimi de tekrarlayayım. '' Türkiye'de o golü atacak çok oyuncu yok. Var ama çok yok. ''

İlk yarı 1-0 bittikten sonra 2.yarı Kayserispor topla daha fazla oynayarak başladı. Ancak golü yine Fenerbahçe buldu. Alex'in ve Stoch'un iş birliği ile kazanılan penaltıyı Alex attı ve skor 2-0 oldu.

Stoch'un attığı gol ise klasik Stoch golüydü. Sağa çekip vurmak. Ama bu sefer çok daha güzel vurdu, top çatala gitti. İmza golü.

Bienvenu'nün attığı gol ise maçın sonucu belirledi. 4-0

Fenerbahçe zaman zaman müthiş paslaşarak, zaman zaman iyi mücadele ederek çok rahat bir galibiyet aldı.

Ligde 45 puana ulaştık ve lider Galatasaray ile aramızdaki farkı 1'e indirdik. 4.sırada yer alan Sivasspor ile aramızdaki fark ise 11. 

İlk 3 koptu desem.

Kadıköy'de 33 maçtır yenilmiyoruz. Rekor 50 maç ile Porto'nun. 18 maç lazım. Yapar mıyız? İnşallah.

Bienvenu Alex ile beraber takımın en golcü oyuncusu. 8 golü var.

Stoch 8 asist. 6 gol. Büyük oyuncu.

Çarşamba gibi İstanbul B.Ş.B.Spor ile deplasmanda oynuyoruz. Kazanmak önemli.

21 Ocak 2012 Cumartesi

Efsane & Efsane Adayı


Efsane Alex, Efsane adayı Stoch. Alex de, Stoch da Fenerbahçe'den gitmesin. Alex vakit geldiği zaman geçsin kenara Aykut hocanın yanına. Stoch ise Alex'in rolünde devam etsin.

18 Ocak 2012 Çarşamba

Müthiş Pankart


Kimin fikriyse önünde saygıyla eğiliyorum. Pankart budur.

Lefter İçin Kadıköy'deydik ...


Lefter Küçükandonyadis, seninledir kalplerimiz, bizden uzak olsan bile, hep seni seveceğiz ...

Pazar günü stattan çıktıktan beri bu tezahuratı mırıldanıyorum, söylüyorum. İşte, yolda, otobüste ... Her yerde. Şu an bile bu yazıyı yazarken arkada o çalıyor. İndirdim, Mp3'e çevirdim, sürekli çalıyor, hiç bitmiyor ... Pazar gününü yazacağız dedik, yazmaya başlayalım.

Ben Lefter yüzünden Fenerbahçeli olmadım, ayrıca Fenerbahçeli olmamın da öyle buraya yazılacak bir hikayesi - ne yazıkki - yok. Tuttuğu takım ile ilgili tanışma, sevme, bağlanma hikayesi olan herkesi hep kıskanmışımdır. Lefter yüzünden Fenerbahçeli olmadım ama Lefter sayesinde Fenerbahçe'yi daha çok sevdim. Saha içi ve saha içinde herkesin övgüyle bahsettiği bir oyuncunun Fenerbahçe formasını giymesi, Fenerbahçe ile özdeşleşmesi, EFSANELEŞMESİ hep hoşuma gitmiştir. Lefter sevilecek, saygı duyulacak biriydi ve hep sevildi, saygı duyuldu.

Pazar günü ben de Lefter'e son görevimi yapmak için Kadıköy'e gidiyordum. Sabah 8'de Kocaeli'den üzgün şekilde yolculuğa başlasak da, onurluyduk, gururluyduk.

Gitmeden önce '' Kesin 55 bin kişi olur, ben Fenerbahçe taraftarlarına inanıyorum. '' demiştim. Vefalıdırlar, Fenerbahçe efsanesini, Fenerbahçe'nin 1 numaralı adamının cenaze töreninde onu yalnız bırakmazlar, ona gereken vedayı yaparlar diyordum. Tabii bunu demem de twitter'da neredeyse herkesin sürekli Lefter ile ilgili tweetler atmasının payı büyük. Ancak çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Vefa yine sadece bir semt adı olarak kaldı ...

Stadın oraya gittiğimizde Maraton tribününün önünün tıklım tıklım olduğunu görünce '' İşte bu be '' desem de stada girer girmez üzüldüm. Stada girerken merdivenleri ikişer ikişer çıkıyordum.

Etrafımda yaşları büyük Fenerbahçe formasını giyip gelmiş abiler, amcalar, gençler, kadınlar, çocuklar vardı. Kadıköy'e az kişi gelse de gelen herkes vefalıydı.

Stada girdiğimizde iyice duygulandım. Lefter için yapılan koreografi, Lefter için yapılan forma, Lefter için yapılan tezahuratlar ...

Kadıköy müthişti. Ayrıca Galatasaraylılar, Beşiktaşlılar, Bursasporlular, Trabzonsporlular da stadyuma gelmişti. Güzel manzaralar vardı. Şiddetin kimseye faydası yok.

Stadyumda yaptığımız tezahuratlar arasında günün güzel ve özel anlarından birini yaşadık. Alex'in Lefter'in tabutunun başına gelmesi, dua okuması statta ben dahil herkesin gözlerinin dolmasına sebep oldu.

Ve günün en güzel anlarından birisi, Maraton tribün sağ taraftan alkışlarla başlayan '' Lefter Küçükandonyadis, seninledir kalplerimiz, bizden uzak olsan bile, hep seni seveceğiz. '' tezahuratı alkışlar ile beraber herkesin ayağa kalkması ile devam edip, bütün stada yayıldı. O an çok özeldi, çok güzeldi.

Futbolcularımızın Lefter'in tabutunu sahaya getirdiği an ise iyice koptuk. Tribünler eller patlarcasına Lefter'i alkışlıyor, tezahurat yapıyordu. 

Saygı duruşu, torunlarının konuşması, Alex'in konuşması, Lefter'in Aziz Yıldırım'a mektubu, Aziz Yıldırım'ın Lefter'e mektubu alkışlarla, tezahuratlarla sık sık bölündü. Güzel anlardı. Unutulmayacak.

Ve tekrar futbolcuların omuzlarında Büyükada'ya mezarlığa doğru yola çıkış ... Lefter Kadıköy'e veda ediyordu.

Fenerbahçe yönetiminin bu kadar kısa sürede iyi organizasyonu, Grup Ck, 1907 Unifeb ve Vamos Bien'in bu kadar kısa bir sürede şahane bir koreografi organizasyonu, Pazar gününü Fenerbahçe efsanesine ayıran binlerce futbol sevdalısı günün alkış hakeden kısımlarıydı. Tören sırasında kötü anlar da yaşandı ancak onlardan bahsetmeyeceğim. 

Ve son söz olarak ; Lefter bundan daha kalabalık önünde veda edilmeyi haketti ancak yine de gelen herkesin yüzünden belliydi. Fenerbahçe taraftarları ve Türk futbolseverler Lefter'i, Ordinaryüsü asla unutmayacak ... Lefter Küçükandonyadis, seninledir kalplerimiz ...

15 Ocak 2012 Pazar

Alex'i Sevme Nedenleri # 3


Lefter'i izleyemedik, büyüklüğünü biliyoruz. Seni izliyoruz, büyüklüğünü görüyoruz.

14 Ocak 2012 Cumartesi

Lefter'i Unutmak mı? Asla !


Çok üzgünüm-üzgünüz. Yazacak çok şey yok. Son 3 senedir Ada'ya evine ziyarete gider, 2 sohbet eder, elini öper, dönerdim. İlk gittiğimde de böyle bir fotoğraf çekildim. Efsane ile benim için Efsane olan bir fotoğraf. Ben Lefter'i hep bu fotoğrafımız ile anacağım. Keşke gitmeseydin be Lefter ... Son kez bağıralım mı o zaman ? Tribünler inledi binlerce kere, ver Lefter'e yaz detere, bitti kalem doldu defter, bu alemde kral LEFTER ...



13 Ocak 2012 Cuma

Çubuklu İle İlk Maç / Özgür Çek


Günlerce, aylarca alt yapıdan müthiş bir oyuncu geliyor denildi, Fenerbahçe uzun yıllar onunla oynar denildi, sonra ne olduğunu anlamadan Özer'in transferi karşılığında Fenerbahçe'den Ankaraspor'a oradan da 1 maç oynayarak Ankaragücü'ne gönderildi. Fenerbahçeli taraftarlar özellikle Ankaragücü forması ile 2010/2011 sezonunda iyi futbolunu görünce gönderilmesinin daha büyük üzüntüsünü yaşadı. Ankaragücü forması ile 3 sezonda 43 maça çıktı. 5 gol atıp, 7 asist yaptı. 3 kez sarı kart gördü.

Ve 2011/2012 sezonu devre arası Ankaragücü kulübünün yaşadığı mali sorunlar nedeniyle takımdan ayrılmak zorunda kaldı. İyi bir Fenerbahçeli olduğunu bildiğimiz Özgür kendi takımını seçti. Ve devre arasında bizim aramıza katıldı.

İlk maçını Antep karşısında oynadı. Ama sadece 1 dk!

Ve Özgür Çek için kariyerinin en güzel günlerinden biri. 12 Ocak 2012 Perşembe ! Kadıköy'de, Fenerbahçe forması ile ilk 11 başladı. Rakip Konya Torku Şekerspor'du. Bizim için önemsiz kupanın bir maçında maça konsantre olma nedeniydi Özgür Çek !

Maç başlar başlamaz her topun ona gelmesini, sürekli olumlu hareketler yapmasını istiyordum. Her hareketine '' Enfes '' hareket gözüyle bakıyordum. Biraz abartabiliriz ancak gerçekten de ilk maçına göre iyi bir futbol ortaya koydu. Sakinliği, mücadele isteği, arkadaşlarına yardım etmesi, çalımları, ortaları, pasları ile dikkat çekti. Ya da bunların hiç birini yapmadı, biz öyle zannediyoruz. Asist'i var ama. Bienvenu Özgür'e dua etsin.

Sonuç olarak Özgür Çek Fenerbahçe forması ile kariyerinde ilk kez ilk 11 çıktı ve iyi bir oyun ortaya koydu. Bundan sonra o formayı almasını ve bir daha bırakmamasını istiyoruz. Milyonlarca taraftar Özgür'e inanıyor, Özgür'e güveniyor. Daha önce dediğimiz gibi ; Sol kanadın Gökhan'ı ol Özgür, hatta Gökhan'dan da iyi ol. Hadi bakalım. Tekrar hoşgeldin Fenerbahçe'ye.

12 Ocak 2012 Perşembe

Sol Kanattan Koptun Geldin ...


Sol kanattan koptun geldin, ne güzel adamsın Stoch ... Konya Torku Şekerspor maçında bile hırsından, mücadelesinden, futbol oynama isteğinden vazgeçmiyor. Büyük alkışı hakediyor.

Fenerbahçe 3 Gaziantepspor 1 / Sadece Skor


Sadece 3 puan + Stoch + Alex + Serdar ... Kötü futbola rağmen kazanmak güzeldi.

Güzel Üçlü


İniesta-Messi-Xavi

Lee Mason


Sen uyursan herkes ölür !

10 Ocak 2012 Salı

Futbol Nedir ?


Futbol Ankaragücü taraftarlarının para toplayıp futbolcularının primlerini ödemesidir, Futbol 6 yaşındaki Ankaragücü taraftarı minik Arda'nın harçlığı babasına verip bunu Ankagürücü forması giyen abilerime ver demesidir, Futbol Henry'nin tekrardan Arsenal forması giymesi, gol atması, Wenger'e sarılması ve sevincidir, Futbol Adana Demirspor taraftarlarının her türlü skora rağmen coşkusu, desteğidir, Futbol Stoch'un golünde minik Fenerbahçe taraftarının sevincidir, Futbolu böyle anlar için seviyoruz ve böyle anlar devam ettiği sürece sevmeye de devam edeceğiz.

Henry Golle Döndü !


Gerçek futbol severler için önemli bir geceydi. Romantik futbol severler için. Henry'nin Arsenal forması ile tekrardan sahalara dönmesi mükemmel olayken bir de üstüne üstlük Arsenal'in 1-0 kazandığı maçta golü atması muazzam oldu. Isınmaya gittiğinde taraftarların coşkusu, oyuna girerken gol olmuş gibi sevinmeleri, attığı golü, attığı golden sonra Wenger ile sevinci, koşusu, ellerini havaya kaldırarak dua etmesi, maç sonunda sevinci. Her şey mükemmeldi. İyiki böyle bir futbolcu var ve izliyoruz.

Gol attığı an evin içinde ayağa kalkmam, duygulanmam, sevinmem her şeyi anlatıyordu. Henry ! Büyüksün ! 2 ay Arsenal maçları takip edilecek. İyiki döndün be Henry ! Kral Henry !




9 Ocak 2012 Pazartesi

Saygı Duyun : Paul Scholes


17 sezonda 676 kere Manchester United forması giyen, 66 kez İngiltere milli takımı giyen efsane futbolcu Paul Scholes dün oynanan Manchester City maçı ile beraber tekrardan Manchester United forması giydi. Tüm dünya şaşkına döndü. Manchester United'ın FA Cup mücadlesinde Manchester City'yi 3-2 yendiği maçın 59.dakikası oyuna giren Scholes uzatma dakikaları ile beraber 32 dk forma giydi. Yenilen 2.golde hatası büyük olsa da Scholes candır. Bakalım sezonun ilerleyen zamanlarında forma giymeye devam edecek mi? 

100.Golün Sahibi : Cesc Fabregas


Barcelona'nın bu sezon attığı 100.gol Fabregas'dan geldi. Barcelona Espanyol karşısında çok iyi oynamadığı maçı 1-1 beraberlikle tamamladı ve lider Real Madrid'in 5 puan gerisine düştü. Barcelona bu sezon 100 gol atarken bunların dağılımı şöyle ; 

51 - La Liga
20 - Şampiyonlar Ligi
14 - Kral Kupası 
8 - Fifa Kulüpler Şampiyonası
5 - İspanya Süper Kupası
2 - Avrupa Süper Kupası

Şampiyonluk Kupasının Adresi


Dün Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu'nun her yerini gezdim. Gezinin detaylarını bloga yazacağım ancak Erdoğan Bayraktar'a yardımcı olmak için bu fotoğrafı hemen paylaşmak istedim. Erdoğan Bayraktar kupa Şükrü Saracoğlu Stadyumu Maraton Fenerium içinde duruyor. Kapıdan girdiğinde tam karşıda. Ya da istersen kapıdan girdikten sonra sola dönüp 150 metre gidip diğer 17 şampiyonluk kupasına da bakabilirsin. Fotoğraf çekil, facebook profiline koy, 3-5 beğeni alırsın. Saygılar sayın milletvekilim !

Maç Günlüğüm # 74


Gecikmiş bir maç günlüğü daha. Ancak gerçekten de hayatımın en iyi maçlarından birini yaşadım.

Fenerbahçe Ülker-Galatasaray Medical Park maçı için yollara düşüyorduk. Bu maçın derbi olmasının dışında Sinan Erdem'de oynayacağımız en son maç olma özelliği taşıması bizi salona daha büyük bir şevkle götürüyordu.

Saat 15:00 otobüsü ile Kocaeli'den yola çıkıyorduk. Harem, oradan Kadıköy ve orada Galatasaraylı bir kaç arkadaş ile yemek + alkol + muhabbet üçgeni ile keyifli anlar yaşadık. Hatta çok rahattık. Neredeyse salona geç kalıyorduk.

Salona girdiğimizde saat 19:57'di. Ama mükemmel bir yer bulduk. Biletimiz pota arkasındaydı ve oranın en önüne geçtik.

Konfetiler atılırken, '' Konfetime Dokunma '' pankartını açtık. Güzel hareket.

Mücadele Galatasaray'ın üstünlüğü ile giderken tribünler pek iyi değildi. Zaman zaman ateşleniyor, zaman zaman sönük kalıyordu. Küfür olunca tüm salon katılıyordu. Bu da ayrı bir yazı konusu. 

İlk çeyrek, ilk yarı, 3.çeyrek sonunda önde olan takım hep Galatasaray'dı. Ancak müthiş bir son çeyrek oynadık ve maçı kazandık.

Tomas'ın attığı ilk üçlük - havadayım, Tomas'ın attığı ikinci üçlük - yerlerdeyim , Engin'in attığı turnike - tekrar havalardayım  ve Jerrels'ın vurduğu smaç - önümde tanımadığım bir insan ile sarılıyorum.

Ben hayatımda salon maçlarında hiç bu kadar sevinmedim. Hatta hayatımda futbol maçların da dahil en çok sevindiğim 10 maç arasına girer. Galatasaray'a karşı değil de başka bir takıma karşı olsa da bu kadar sevinirdim herhalde.

Sahaya yabancı madde atan insanların amacını hayatım boyunca anlayamayacağım. İnsan sahaya neden yabancı madde atar. Atmayın be abi. Yakında şey demeye başlayacağız. Küfür edin ama sahaya yabancı madde atmayın !

Cezayı hakettik ama bu cezalar adaletli olsun.

Bu sezon her maç Vip tribüne bilet alıyorduk, bu maç bittiği için alamadık, Selçuk, Emre, Özer, Bekir, Ali Koç falan geldi. Fotoğraf çekilirdik ne güzel.

Basketbol forması alan Fenerbahçe taraftarı güzeldir. Candır.

Tomas'ın attığı ikinci üçlükten sonra gelen Galatasaray molası ve çalan 100.yıl marşı. İnanılmaz bir atmosfer vardı.

Sinan Erdem'e böyle veda etmek güzel oldu.

Maç sonunda mutlu bir şekilde metro ile otogar'a, oradan da otobüs ile Kocaeli'ye gittik. Saat 24:00'de evdeydik.

8 Ocak 2012 Pazar

Fenerbahçe İçin Tarihi Gün ; 25 Ocak 2012 !


Yeni salondan enfes bir fotoğraf. Emeği geçen herkese teşekkürler. Cumartesi günü açacaktık ancak Galatasaray Medical Park maçından dolayı aldığımız ceza nedeniyle olmadı. 25 Ocak 2012 Euroleage'de oynayacağımız Emporio Armani Milano maçı ile salonu açıyoruz. Şimdiden büyük heyecan var. Fenerbahçe için tarihi gün desek abartmış da olmayız.

Beercholic ile İddiamız


Blog aleminin eskilerinden, twitter nicki beercholic olan Yücel ile iddiasına girdik. Ben Nba'den 30 gün içinde 25 kere doğru maç tahmini yapacağımı söyledim. Yücel ise bulamazsın, illah yatarsın diyor. İlk gece Clippers kazanır dedim ve geldi. Kaybeden kazanan rakı+balık ısmarlayacak. 1/1. Bu gecenin bankosu ; Portland. Hadi bakalım heyecan devam etsin ...

7 Ocak 2012 Cumartesi

Barcelona'nın Yeni Takım Otobüsü


Barcelona'nın yeni takım otobüsü. Yalnız tamam her şey iyi de o arka tarafın rahatlığı ne olacak be abi? Dünyanın en güzel arka beşlisi - gerçi 5 kişiden fazla sığar - Barcelona'ya da böyle bir şey yakışırdı zaten.



6 Ocak 2012 Cuma

Sol Kanadın Gökhan'ı ol Özgür Çek


Son yıllarda en çok sevindiğim transferlerden. Çok güveniyorum, inanıyorum. Fenerbahçe tarihine geçmesini istiyorum. İnşallah yanılmam ve uzun yıllar Fenerbahçe forması ile izleriz. Fenerbahçe'ye hoşgeldin Özgür Çek. Slogan da belli ; Sol kanadın Gökhan'ı ol Özgür ...

Cem Yılmaz & Fenerbahçe Yönetimi


'' Bırak allah aşkına ya, adam hizmet istemiyorki, seçimlerde kendisi için çalışınca iyi, iş paraya gelince kıvırıyor, Bana da ihtiyacı olduğunu biliyor tabii, beni ne poh pohluyorsun kardeşim, beni methetme kardeşim, bana para ver. ''


Çok ufak oynamalarla Fenerbahçe yönetimine söylerim. 58.madde ile ilgili hepsine saygılar sunarım !

5 Ocak 2012 Perşembe

FBloggers "58. Madde Değişmesin" Diyor !


3 Temmuzdan beri yaşanan sürecin ilk anından bu yana Fenerbahçe taraftarının büyük çoğunluğu gibi "bir şey varsa düşelim" tavrını 'FBloggers' oluşumu olarak da benimsedik. Son günlerde kamuoyunda, soruşturmanın kulüpleri ilgilendiren sonuçlarını belirleyecek olan TFF Disiplin Talimatnamesi'nin 58. maddesinde değişiklik yapılması ile ilgili bir algı yaratılmıştır. Söz konusu maddenin içerik bakımından ele alındığında iddianamedeki suçlamalar baz alınırsa sadece Fenerbahçe'ye değil, adı geçen diğer kulüplere de cezai yaptırımları olacağı aşikardır. Kamuoyunda oluşturulan bu değişim algısı ve akabinde TFF tarafından Genel Kurul kararı alınması neticesinde -her ne kadar önem verilmese de- konunun en önemli muhatabı olarak biz Fenerbahçeliler de düşüncelerimizi belirtmek isteriz.

(Sürecin ilk gününden bu yana Fenerbahçe taraftarının büyük çoğunluğu gibi biz 'FBloggers" olarak da her şartta kulübümüzün yanında durduk. Kulübümüze yönelik yürütülen linç kampanyasına karşı durduk. Haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı takımımızın sahada akıttığı alın terine sahip çıkmak için Topuk Yaylası'na, Bağdat Caddesi'ne, Taksim'e koştuk. Moda'yı fenerlerle ışıldattık, Uzunçayır'da biber gazı yedik. Kulübümüze maddi destek sağlamak uğruna Fenerbahçe Kart'a, Feneriumlara koştuk. )

Biz "FBloggers" oluşumu olarak Fenerbahçemizin geçen seneki şampiyonluğunun tamamen hocamız ve futbolcularımızın emeği ve alın teri ile kazanıldığına sonuna kadar inanıyoruz. Sahadaki mücadeleden, Alex'in hırsından, Guiza'nın gözyaşlarından, Stoch'un o içten çabasından, Gökhan'ın arzusundan, Aykut Kocaman'ın alın terinden zerre kuşkumuz yok. Adil bir yargılama neticesinde Fenerbahçemizin ve yöneticilerimizin bu süreçten aklanacağı beklentisi ve umudunu taşıyoruz. Ancak soruşturma süreci boyunca kulübümüze yönelik haksızlıklara nasıl isyan edip karşısında dimdik durdu isek, soruşturmanın sonucunda beklentilerimizin aksine Fenerbahçemizin yöneticileri vasıtasıyla hukuksuz işlere bulaştığına kanaat getirilirse mevcut yaptırımların uygulanması beklentisi içerisindeyiz. Şunun bilinmesi isteriz ki "halkın takımı" olarak addedilen bir camianın mensupları olarak biz Fenerbahçelilerin haksızlıkların, hukuksuzlukların yanında olmamız mümkün olamaz.

Fenerbahçe Yönetim Kurulu, kulübün soruşturmadan aklanarak çıkacağına inanıyorsa bu süreci lekeleyecek, kafa karıştıracak çabalara ortak olmaktan kaçınmalıdır. Disiplin talimatnamesinin 58. maddesi adil bir yargılanma sonucunda harfiyen uygulanmalı ve Fenerbahçe suçlu bulunursa küme düşürülmelidir.

Saygılarımızla...
FBloggers

13.000


Barcelona'nın bu sabah yaptığı antrenmanı izleyen seyircisi sayısı. Biri büyük kulüp mü dedi ?





4 Ocak 2012 Çarşamba

Manchester City 3 Liverpool 0 / Yağmurun Altında Görsel Şov


Şahane bir futbol ortamı. Tribünler tıklım tıklım. Manchester City ve Liverpool gibi iki dev kulüp. Sağanak yağmur altında oynanıyor. Biz ise sıcacık evimizde bu maçın keyfini yaşıyoruz. Önce Aguero arından Toure'nin golleri. 2.yarı Barry kırmızı kart görüyor tam Liverpool bir şeyler yapabilir derken 1 dk sonra penaltı ve Milner'ın golü. 3-0. Maç da 3-0 sona eriyor. 

Dünyanın en güzel liginde yine güzel bir maç izlemenin mutluluğunu bir kez daha yaşıyoruz.

Orduspor 1 Fenerbahçe 1 / Fark Yaratmak Lazım


Fenerbahçe Orduspor deplasmanından 1-1'lik beraberlikle dönüyor. Fenerbahçe'nin golünü Emre attı.

Mücadele Fenerbahçe açısından iyi olmadı. Mücadele etmeden geçen bir maç daha yaşadık. 3 Temmuz 3 Temmuz diyoruz ancak çoğu maç 3 Temmuz sürecine cevap niteliğinde geçmiyor. Taraftar olarak oyunculardan sadece 90 dk sahada mücadele etmelerini, rakibi baskı altına almalarını, Fenerbahçe işte bu dedirtmesini istiyoruz. Ancak bunu göremiyoruz.

Geçtiğimiz aylarda Twitter'da bir abi ile bunu konuşmuştuk. Ben '' Takıma helal olsun, onur mücadelesi veriyor. '' demiştim, o abi de '' öyle bir şey yok, takım onur mücadelesi falan vermiyor. '' demişti. Abi haklı çıktı.

Taraftarın Topuk Yaylası'na, Bağdat Caddesi'ne, Metris'e, Antrenmanlara, stada, Feneriumlara koştuğu bir dönem oyuncular sahada koşmuyordu. Bazı oyuncular formanın hakkını verirken bazıları vermiyordu. Bazıları mücadele ederken, bazıları etmiyordu. Sezonun 18 maçı geride kalırken Fenerbahçe dolu dolu kaç maç oynadı? Bunun cevabı 5'den az. İşte biz buna üzülüyoruz.

'' Fenerbahçe mücadele etmiyor. '' diyoruz, eleştiriliyoruz. Gördüğümüz gerçekleri söylediğimiz için küfür ediliyoruz. Biz Fenerbahçeli değiliz, onlar Fenerbahçeli, biz takımın kötü olmasını, onlar iyi olmasını istiyor, biz her şeyi eleştiren kesimiz ... Onlar öyle söylüyor.

3 Temmuz yaşadığımız için takımı eleştirmememiz gerektiğini söyleyenler de var. Tamam 3 Temmuz sürecini yaşadık da bunu da yapalım be abi. Takım hakkında 2 yorum yapalım. Tamam bunu küfür ederek, hakaret ederek, bel altı vurarak da yapmayalım. Ama yapalım.

Biz Fenerbahçe 5 yediğinde de üzüldük ama bu sezon sahada çıkıp mücadele etmeyince çok daha fazla üzülüyoruz.

Sonuç olarak Fenerbahçeli futbolcuların sahaya çıkıp mücadele etmelerini ve kalite farkını sahaya yansıtmalarını istiyoruz. 

Mücadele görmeyi şampiyonluk görmekten daha çok istiyoruz. İnanın.


3 Ocak 2012 Salı

Goal !


Enfes bir fotoğraf. Manchester City'nin golü sonrası Liverpool'lu oyuncular santra'ya doğru hareketleniyor. Çok beğendim. Büyüt, duvara as.

2 Ocak 2012 Pazartesi

Konfetime Dokunma


Fenerbahçe Ülker-Galatasaray Medical Park maçına yaptığımız pankart. Konfetime Dokunma. Sanal alemde yapılan protestolar da güzeldir ama gerçeğe dönüştürmek daha güzeldir. Yakında tezahurat yapmamız falan da yasaklanır. Böyle saçma yasakları kabullenemiyorum. KONFETİME DOKUNMA !

Pankart yasak, davul yasak, meşale yasak, konfeti yasak, deplasmana seyirci yasak, şike serbest, teşvik serbest - yasa değişiyor - . Mükemmel ülkenin mükemmel olayları ! Hastasıyız ...

Barış Manço


Barış Manço'nun doğum günü. Öldükten sonra değeri değeri çok daha fazla anlaşılan sanatçılardan. Saygı ve sevgiyle analım. Fotoğraf ise efsane.

1 Ocak 2012 Pazar

Konuşan Fotoğraflar # 35


Fenerbahçe Ülker- Galatasaray Medical Park maçından enfes bir fotoğraf. Konuşan fotoğraf dedikleri bu olsa gerek.

Baba David Beckham


Sen gel dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcuları arasına gir, sen gel dünyanın en iyi takımlarında oyna, sen gel unutulmaz goller, paslar at, herkese kaptanlık yap sonra gel bu şekilde fotoğraf ver. Babalık böyle bir şey olsa gerek. Gerçi adam bu şekil bile karizma değil mi be abi ?

Welcome Home Thierry


Arsenal'in Queens Park Rangers'ı 1-0 yendiği maçta tribünde bu 3 ufak Arsenal taraftarı Henry'e kendi çaplarında bir organizasyon yapmışlar. Güzel hareket. Biz de hoşgeldin diyelim. İlk maçını sabırsızlıkla bekliyoruz ...

2011'in Son Günü ve 2012 / Mutlu Yıllar


2011 yılını anlatmaya gerek yok. Sadece son gününü yazalım.

2012'ye çalışarak girmekten korktum. Çalıştığım iş yerinin inanılmaz yoğun günleri Cumartesi günü de devam etti. Sabah 10'da girdiğim iş yerinden akşam saat 21:00'de çıktım. Öğlen yemek yiyecek vaktim olmadı. Yoruldum. İş yerinden gidip Reina'ya mı gidecektim. - Hoş çalışmasam da Reina'ya gitmem. - 

Saat 21:00'de iş yerinden çıkıp eve giderken ; Saat 9'da kör kütük sarhoş olan, ayakta zor duran kızlar, kafalarına yılbaşı şapkası takmış gençler, kafalarına noel baba şapkası takan genç kızlar, gayet şık giyinmiş erkekler, saçları yapılı kızlar, güzel ve pahalı arabalar ile eğlenceye giden çiftler, tren ile yolculuk yapan aileler, müzik sesleri gelen mekanlar, açık olan fuar, dönme dolap ...

Eve geldiğimde yenen yemek, içilen kola. Pasta, çekirdek falan. Okan Bayülgen'in canlı programı, Volkan Konak, Lady Gaga, Hadise, Rakkas falan derken Okan Bayülgen'in canlı programı ile girilen 2012. Yerimden kalkmadan. Herhangi bir gün gibi. Devamında seyredilen programlar ve 4.30'da yatış. Bu arada içilen bir bira ve yenen kuruyemiş.

Sabah uyanıldığında bakılan milli piyango biletleri. 7 bilet, 2 amorti, yatırılan 63 TL, kazanılan 18 TL ... 30 bin tl'lik tekne hayalleri de yarınlara kaldı ... Edit : 1 bilete de son 6 rakam çıkmış. 500 TL. Çeyrek olduğu için 125 TL alacağım.

Blogu okuyan, yorum yapan, giren, çıkan, bir yerlerde öneren herkesin yeni yılı kutlu olsun. Her şey istediğiniz gibi olsun. Sağlık, mutluluk, huzur ... 

Fenerbahçe Ülker 80 Galatasaray Medical Park 79 / Engin ve Tomas


Fenerbahçe Ülker Beko Basketbol Ligi 12.hafta mücadelesinde Galatasaray Medical Park'ı 80-79 yendi. 

Mücadele'yi baştan sona önde götüren Galatasaray Medical Park son çeyrek hücumda sıkıntı çekince + Fenerbahçe Ülker savunmada iyi olunca 10-3'lük seri ile maçı kazanmasını bildi.

Aslında maç boyunca her şeyi bilerek izliyoruz. Tutku oyuna giriyor, Andric dikkat diyoruz, sayı yiyoruz, Tutku içeri penetre eder, pas verir diyoruz, veriyor, sayı yiyoruz, Shumpert oyuna giriyor, üçlük yeriz diyoruz, yiyoruz, Lakovic'in bir kalitesi var diyoruz, hafife almayalım diyoruz, çıkıyor en kritik yerde üçlük atıyor. Maç öncesi bir oyuncu çıkar kritik sayılar atar diyoruz, Göksenin çıkıyor ve kritik yerde 2 üçlük atıyor. Yani Galatasaray'ın artık her şeyini biliyoruz.

Fenerbahçe için ise yine şeyler geçerli. Oğuz'a güzel toplar atın diyoruz, içeri penetre edin diyoruz, hızlı paslaşın diyoruz, hareketli oynayın diyoruz, iyi yardımlaşın diyoruz. Dediklerimizi yapınca hemen olumlu anlamda sahaya yansıyor.

Tomas'ın kritik yerde attığı üçlükler, Engin'in çok ama çok büyük oyunu - bana göre yanlış şut tercihleri - , Jerrels'ın smacı, Gist'in bloğu, Oğuz Savaş'ın kritik yerde sayıları, Gist'in son çeyrek mücadelesi, taraftarın zaman zaman müthiş ortam yakalaması ...

Haftaya 5.sırada girdik, derbi galibiyeti aldık, haftayı 5.sırada kapattık. Bu işte bir yanlışlık var.

Haftaya Anadolu Efes ile yeni salonu açıyoruz.

Maç hakkında diğer detayları maç günlüğüne yazarız.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...