Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2025 Pazar

2024/2025 La Liga Şampiyonu: Barcelona


Gün boyunca Barcelona resmi hesabında yayınlanan Barcelona şampiyonluk kutlamalarını izledim. Her saniyesinden keyif aldım. Oldukça kaliteli bir kutlama yaptılar ve bu daha başlangıç. Sezon boyunca oynadıkları oyun beni mutlu etmeye yetti ancak bu ekibin sezonu 3 kupa ile tamamlaması da çok güzel oldu. Lamine Yamal, Pedri, Raphinha gibi oyuncular bu başarıyı sonuna kadar haketti. 2022/2023 sezonunda gelen lig şampiyonluğundan sonra 1 senelik aranın ardından tekrardan mutlu sona ulaşan bir Barcelona.

Son 10 senenin 5'inde mutlu sona ulaşan bir Barcelona.

Lamine Yamal. Kariyerinin erken yaşında bir sezonu 3 kupayla tamamladı. Messi gibi oynadığı tüm kupaları aldığı bir Barcelona sezonu geçirecek mi? Göreceğiz.


Şampiyonluk t-shirtleri çok güzel. Almak istiyorum ama nereden temin edebilirim bilmiyorum. Sanırım en kolay yolu Barcelona'ya giden bir arkadaşımdan istemek. Belki mümkün olur.

Pedri. Ayrı seviyorum. Canım Pedri. Bir canlı golünü statta izledim. Her zaman hatırlayacağım.

Flick hocam, peşindeyiz.

Buraya bunları yazarken ara verip bu sezon oynadığımız Barcelona-Real Madrid maçlarını izledim.

Barcelona'yı aşırı seviyorum. Bu blogu ve beni tanıyanlar bunun öyle sıradan bir sevgi olmadığını biliyorlar.

La Masia etkisiyle gelen bir şampiyonluk. Anlamı büyük.

11 Mayıs 2025 Pazar

Barcelona 4 Real Madrid 3


Dk 14 Barcelona 0 Real Madrid 2 skoruyla başlayan maç, daha sonra 45 dakika sonunda 4-2'ye getiren bir Barcelona. Eric Garcia, Yamal, Raphinha'nın 2 golü. Ferran Torres'in 3 asisti. Yamal'ın 3 tane inanılmaz pası, Raphinha'nın kaçırdığı pozisyonlar. Kaleci Szczesny'nin hataları, tribünlerin çılgın sevinci, Can Önduygu ve Emre Özcan'ın iyi maç anlatımları ve Barcelona'nın son 3 hafta kala puan farkını 7'ye çıkarması.

Bu sezon 4 Real Madrid maçı 4 galibiyet. 3 kupa.

Hansi Flick. Hoca damgasını vurdu.

Yamal'ı izlerken büyüleniyorum. Ronaldinho sonrası Messi ile inanılmaz bir dönem yaşayan Barcelona'ya bir süre kötü günler sonrası Yamal geldi. Barcelona Yamal ile geçireceği yıllarda neler yaşayacak dönüp buraya bakarız.

Barcelona çok büyük keyif ve mutluluk veriyor. Her maçını izlediğim için mutlu oluyorum.

Yeni stat ile beraber sadece 2-3 hamle ve çok daha iyi bir Barcelona görmek mümkün.

Mes que un club.

2024/2025 sezonu unutulmaz oldu. Formasını almam lazım.

13 Ocak 2025 Pazartesi

Real Madrid 2 Barcelona 5


21 Haziran 2024. En son buraya bir şeyler yazdığım tarih. Euro 2024 hakkında yazmışım. Şu. Aradan geçen aylar ve yine buraya gelip bir şeyler yazma isteği oluşturan bir maç. Elbette yıllardır olduğu gibi fonda sevdiğim şarkılardan birisi var. Budur. 

Başlığı bile keyifli maç. Real Madrid 2 Barcelona 5. Son 2024 yazısında Yamal izlediğim için mutluyum yazmışım. O günden sonra üzerine her maç koyarak giden bir Yamal ve Barcelona var. Elbette son dönemde özellikle Yamal'ın olmadığı maçlarda kötü sonuçlar gelse de tam kadro Barcelona sahada her şeyi yapabilen bir takıma dönüşüyor ve karşısında durmak kolay olmuyor. Bu maçı da öyle okuyabiliriz.

Barcelona'yı çok seviyorum ve yıllardır en kötü günlerinde bile izlemeye çalışıyorum. Özellikle maddi yönden de sıkıntılı günler yaşandığı için ve tekrar eskiden olduğu gibi La Masia meyvelerini verdiği için genç takımlarla sahaya çıkmaya devam ediyor. Real Madrid ile oynadıkları Süper Kupa maçında sahaya çıkan ilk 11'in yaş ortalaması 25. 36 yaşındaki Lewandowski, 34 yaşındaki Szczesny'i ve hatta 33 yaşındaki Inigo Martinez'i de çıkarsak ortalama çok daha aşağılara düşüyor.

17 yaşındaki Cubarsi, 21 yaşındaki Balde, 22 yaşındaki Pedri, 21 yaşındaki Casado, 20 yaşındaki Gavi, 17 yaşındaki Lamine Yamal gibi 6 tane oldukça iyi oynayan La Masia çıkışlı topçu ilk 11'de maça başlıyor. Raphinha gibi bu sezon süper stara dönüşen bir oyuncu, Lewa gibi golcü ve Kounde gibi bir bek bu 6 genç isimle birleşince ortaya göze hoş gelen, eski prime Barcelona takımlarını hatırlatan ve saha içi sonuçları ile bu maç olduğu gibi kupaları kazanan bir takıma dönüşüyor. 

La Masia futbol tarihinin en önemli işlerinden birisi. Belli dönemler sanki bitiyor, çöktü artık gibi algılar olsa da nasıl bir yapı olduğunu ve asla öyle çöküş yaşamayacağını gösteren bir dönemin içindeyiz. Yine futbol tarihine damga vuracak gençleri bizlere sundu.

Maça geçersek Barcelona bu sezon ligde Real Madrid'i deplasmanda 0-4 yenerken de özellikle ikinci yarı şahane bir top oynamıştı. Bugün ise ilk andan itibaren maça damgasını vurdu ve sürklase ederek kazandı. Maça çok iyi başladı, Yamal ve Raphinha ile pozisyonları kaçırdı, Mbappe'nin kornerden iyi bir atağa dönüşen golüyle geriye düştü. Ancak bu gole kadar da bu golden sonra da her saniye hakim bir Barcelona vardı. Tek bir an bile oyundan düşmeyen, istediği an damga vuran bir futbol vardı. Normalde 0-1 olduktan sonra işler kötüye gider diye düşünebilirsin ancak öyle olmadı ve Barcelona zaten ilk yarı bitmeden 1-4'ü buldu.

Yamal'ın ilk golü Messi'yi andırdı. Lewa'nın goldeki pası kusursuzdu. Asiste dönüşmesi Yamal'ın yeteneği. Lewandowski temiz bir penaltı golü attı. Raphinha'nın kafa golü şahane ancak Kounde'nin ortası ondan da şahane. İlk yarı biterken Real Madrid golünün benzerini Raphinha'nın asistinde Balde attı ve ilk 1-4 bitti.

İkinci yarı Real Madrid acaba tepki verebilecek mi derken Barcelona'nın ikinci yarıdaki tek şutu geldi ve Raphinha şahane bitiricilikle skoru 1-5'e getirdi. Elbette orada işler çok daha farklı noktalara gidebilir derken Szczesny'nin kırmızı kartı ve o duran topta skorun 2-5 olması acaba mı dedirtse de Barcelona kalan bölümü gayet iyi ve kendinden emin şekilde oynayıp rakibe çok büyük şanslar vermeden bitirdi ve 2-5'lik tarihi bir skorla bir kez daha İspanya Süper Kupası'nın müzesine götürdü.


Böyle maçları takımların ortasaha oyuncuları belirliyor. Hem ligdeki maçta, hem bu maçta Barcelona ortasaha oyuncuları net olarak ağır bastı ve bu sonuçların çıkmasını sağladı.

Ligde 0-4, burada 2-5. Hansi Flick hocamın iki maçta aldığı toplam skor 2-9. Mayıs ayında Barcelona'nın ev sahipliğinde oynanacak El Clasio'nun nasıl geçeceğini merakla bekliyorum. Real Madrid ve Ancelotti için tepki verme maçı olacak mı?

Yamal nasıl bir topçusun ya. Mest etmeye devam ediyorsun. Bu yaşında bu kadar çok şeyi iyi yapabilen topçu görmemiştik. Messi bile bu yaşında bazı işleri bu kadar iyi yapamıyordu.

Bu kupanın da Arabistan'da oynanması saçmalık. Elbette para neredeyse futbol artık orada gibi bir durum var. En azından bu maç oynandı. Süper Kupa maçını oynatamayan ülkeler var.

Bu galibiyet ligde Barcelona'nın tekrardan liderliğe gideceği süreci başlatmış olabilir. Orada yarış 3 takımlı şekilde sürecek. Takipteyiz.

Barcelona galibiyetleri beni inanılmaz mutlu ediyor. Bu maçı son zamanlardaki en keyifli futbol maçı olarak da görüyorum. 2025'in en iyi maçı. Sezon sonunda bakarız.

Mes Que Un Club.

2 Ocak 2023 Pazartesi

Barcelona & Manchester City Maç Atkısı

Atkı koleksiyonuma katılan son atkı. Hikayesi beni mutlu etmeye yetiyor. 24 Ağustos 2022 tarihinde ALS hastalarına yardım ve farkındalık amacıyla düzenlenen Barcelona-Manchester City maçı için satışa bir atkı çıktı. Atkıyı görür görmez Barcelona'da yaşayan arkadaşım Eren'e atkıyı nereden alabileceğimi sordum ve bana bir süre sonra stattan bir fotoğraf yollayıp ''sana aldım'' dedi. Mutluluk. Daha sonra o atkının bana ulaşma hikayesi de çok iyiydi. Barcelona'ya giden Fenerbahçe Beko'da çalışan sevgili İlker atkıyı salondaki Eren'den aldı, takımla beraber İstanbul'a getirdi, Fenerbahçe Beko'nun oynadığı Kızılyıldız maçında salona gittim, maçın devre arası atkıyı İlker'den teslim aldım. Barcelona stadından çıkan, Fenerbahçe Beko ile aynı uçakta Türkiye'ye gelen ve benim Ülker Arena'da teslim aldığım bir atkı. Hikayesi en az atkı kadar güzel. Koleksiyonda yerini aldı. Eren ve İlker'e ne kadar teşekkür etsem az.




14 Eylül 2022 Çarşamba

Bayern Münih 2 Barcelona 0


Maçı izlemeyip skora bakan birisi elbette klasik olarak Bayern Münih'in rahat bir galibiyet aldığını, Barcelona'nın artık eski günlerine dönemeyeceğini düşünüp yorum yapabilir. Ancak maçı izleyen birisi bunun tam tersini söyleyecektir.

14 Ağustos 2020; 8-2, 14 Eylül 2021; 3-0, 8 Aralık 2021; 3-0 gibi skorlarla Bayern Münih ezici galibiyetler alırken Barcelona ne kadar çaresiz durumdaysa, rakiple arasında ciddi güç farkını her saniye hissedebiliyorsak bu akşam tam tersini hissettik. Barcelona Xavi ile beraber girdiği yapılanma sonrasında bu ciddi maçında Bayern Münih karşısında maçın büyük bölümünü daha iyi oynayan taraftı. Ve Barcelona bana göre tekrardan bu seviyelere dönmek üzere olduğunu tüm herkese gösterdi. Kornerden yenilen gol ve kontra ataktan yenilen gol ile maç 2-0 bitmiş olsa da Barcelona için olumlu şeyleri söylemek daha doğru olacaktır. Özellikle gol atma konusunda dünyanın en iyilerinden biri olan Lewandowski'nin şanssız akşamı, Barcelona oyuncularının son toplarda yaptığı kötü vuruşlar, hatalı tercihler, rakip savunmada Upamecano gibi oyuncunun korkunç iyi performansı, Neuer'in iyi kurtarışları, direkten dönen top gibi etkenlerden dolayı Barcelona bu akşam kaybetti.

Özellikle Pedri, Gavi gibi oyuncuları her izlediğimde hayran oluyorum. Bugün yine bu iki genç adam aşırı keyif verici bir futbol oynadı. Bazen bu oyuncuları canlı izlediğim akşıma geliyor ve mutlu oluyorum.

Gavi 18 yaşında. Pedri 19 yaşında.

Dembele ve Raphinha biraz iyi oynasa Barcelona bu maçı kazanırdı. 

Tarihinde Bayern Münih deplasmanında kazanamayan bir Barcelona. Acayip kötü istatistik. 

Grupta 2 maç sonunda 3 puanla 2.sırada yer alan Barcelona. Gruptan çıkma konusunda Inter maçları çok kritik olacak. Yine de ben özellikle ikinci Bayern Münih maçını büyük bir merakla bekliyorum.

Lewandowski'nin kariyerindeki en şanssız akşamlardan birisi olabilir. Bu kadar gol kaçırması oldukça şaşırtıcı.

Bayern Münih kale arkasına bir kez daha hayran oldum. Bayraklı, bütün maç bağıran, görsel anlamda güzel anlar sunan bir tribün. Alt katta oldukları için devamlı ekranlardalar.

Can Önduygu iyi spiker. Ömer Üründül ile keyifli maç sundular.

22:00'de başlayan maç sonrası hemen gelip bloga maç yazısı yazdım çünkü maçtan büyük keyif aldım. Özellikle ilk yarı 0-0 bitmesine rağmen son zamanlarda izlediğim en iyi 0-0'dı. Tabii bu maç eleme maçı olsaydı çok üzülürdüm.

Barcelona izlemeyi ve Xavi'nin yaptıklarını çok seviyorum.

Haftasonu Elche ile lig maçına çıkıp daha sonra milli araya gidiyoruz. Dönüşünde yoğun fikstür devam edecek.

21 Mart 2022 Pazartesi

Real Madrid 0 Barcelona 4


2 Mart 2019 tarihinde oynanan ve Barcelona'nın deplasmanda 1-0 kazandığı maçtan sonra gelen ilk galibiyet. Son 5 maç, 5 Real Madrid galibiyeti vardı ancak Xavi hocalığında nefis bir maç oynayan Barcelona 0-4 ile tarihi bir skor aldı ve adeta uzun zaman sonra ''Geri döndük.'' mesajını bu kadar net bir şekilde verdi. Maçın ilk dakikasından son ana kadar sahada her istediğini yapan Barcelona aslında 0-4 sonrası rölanti duruma geçmese maç çok daha başka noktalara gelebilirdi. Elbette Real Madrid büyük ihtimalle sezonu şampiyonlukla tamamlayacak ama bu maç gelecek sezonlar açısından oldukça değerli bir galibiyet. Belki de bu galibiyet Barcelona'nın transfer süreçlerini de, taraftarlarının bakışını da değiştirecek. Pedri, Ferran Torres, Dembele, Araujo, Aubameyang, De Jong, Eric Garcia... Aslında hiç kimseyi ayırmamak lazım. Herkes motive olmuş şekilde nefis top oynadı. Aubameyang 2, Araujo ve Ferran Torres'in golleriyle gelen galibiyet. Bu gollerin yanında kaçan sayısız fırsat. 

Ozan Can Sülüm spikerliğini, Engin Kehale yorumlarını seviyorum.

Yıllarca tüm herkesin izlediği bu rekabetin geldiği nokta üzücü. Tabii bunun sebeplerinden biri bu maçların yayınlandığı platformların yaygın olmaması, ancak insanlar açıp bu maçı linkten bile izlemek istemiyor. 

Xavi. Hocam.

Henüz 3 gün önce statta izlediğim futbolcuları şimdi tv başında izlemek garip bir duygu. Keşke daha çok Barcelona maçını statta izleme şansı bulabilsem.

Barcelona için lig ikinciliği + Avrupa Ligi şampiyonluğu kusursuz bir sezon demek. Bakalım gerçekleşecek mi?

19 Mart 2022 Cumartesi

Galatasaray 1 Barcelona 2 / Maç Günlüğü | Stattan İzlenimlerim

Ne gün ama! Bu blogu takip edenler benim nasıl bir Barcelona sevdalısı olduğumu biliyor. Özellikle Ronaldinho dönemi ile başlayan ve maçların Ntv'den verildiği günlerden itibaren neredeyse tüm işimi gücümü Barcelona maçlarını izlemek üzerine ayarlıyorum. Barcelona izlemenin her saniyesinden büyük keyif alıyorum. Yıllardır tv'de izlediğim takımı İspanya'da izlemek henüz kısmet olmasa da hayatımda ilk kez bu şansı Galatasaray ile eşleştikleri zaman bulduğumu hissettim. Zaten kura çekildiği an yakın arkadaşlarımın hemen beni arayıp bu eşleşmeyi haber vermeleri de buna işaretti. Sevgili İlker Uğur abinin yardımlarıyla beraber maç için bilet bulma çabasına girdim ve bunun karşılığında da maçtan yaklaşık 3 gün önce gelen haberle beraber biletimin mail adresine atıldığını öğrendim. O an araba kullanırken yaşadığım heyecanı ve mutluluğu tarif etmem mümkün değil. Barcelona'yı statta mı izleyecektim? İnanamıyorum!

3 gün önceden maç gününe kadar yaşadığım heyecanı da anlatmam mümkün değil. Belki saçma gelecek bir çok insana ama ben çocuk gibi heyecan yapmıştım. Hemen Perşembe günü için işten izin aldım ve artık maç gününü beklemeye başladım.

Ulaşım; Maç günü saat 13:00'te evden çıkarak bu yolculuğa başladım. Önce İzmit-Gebze, ardından Gebze'den Marmaray ile beraber Yenikapı, Yenikapı'dan metro ile Sanayi Mahallesi ve oradan yine metro ile Seyrantepe. Yaklaşık 4 saatlik yolculuğun ardından stadyuma gelmiştim. Maç dönüşünde de yine hemen metro ile Yenikapı ve oradan da başka bir metro ile Esenler otogar ve oradan da 00:00 Denizli otobüsü ile İzmit. 1'de başlayan yolculuk gece 03:30'da evde olmamla sona erdi.

Stat; Öncelikle stadyuma ulaşım az önce yazdığım gibi çok zor değil. Girişler de yoğunluk var. Normalde kapılar 17:45'te açılacaktı ancak onu biraz önce çekseler belki de bu yoğunluk yaşanmayacaktı. Hepimiz yağmurun altında beklemek zorunda kaldık. Daha sonra 2 aramadan geçerek biletimizi okutacağımız tribün önüne geldik. Stadyuma giriş konusunda sıkıntı yaşamadım ama belki de saat 18:00 gibi girmemin payı yüksektir. Yine de giriş rahat diyebilirim.

Atmosfer; Hayatımda ilk kez bu statta maç izleyecektim. Özellikle maçın önemini de düşünürsek oluşan atmosfer oldukça iyiydi diyebilirim. Neredeyse statta bulunan herkes tezahüratlara katılıyor, tezahüratlara katılmasa bile ıslık anında mutlaka sesini yükseltiyordu. Geriye düştükten sonra tribünler de biraz düştü doğal olarak. Maç başlangıcı ve hatta maç öncesi yaratılan atmosfer gayet iyiydi diyebilirim. Yalnız böylesi önemli bir maça koreografi neden yapılmadı anlamadım.


VIP; Hayatımda statta ilk kez bir maçı bu kadar iyi bir açıdan izledim. UEFA davetlisi olarak girdiğim için maçı tam olarak üstteki fotoğrafta gözüken açıdan takip ettim. Olağanüstü bir deneyimdi. Tüm maçı ayakta takip etsek de bundan şikayetçi olacak değilim. Ayrıca maç öncesi, devre arası UEFA konuk ağırlama alanında sınırsız yemek, içecek ve sıcak ortamda bulunabilmek de büyük şanstı. Günün birinde başka bir statta bu deneyimi yaşamak isterdim. Özellikle yurtdışında izlediğim bir maçta UEFA davetlisi olmak keyifli olabilir.

Maç; Herhalde futboldan az çok anlayan herkes maçın böyle geçeceğini tahmin etmiştir. Galatasaray topu bırakacak, mücadele edecek, kontra ataklarla etkili olacak ve turu almaya çalışacak. Öyle de oldu. Maça mücadele ile başladılar. Kontra ataklarla Gomis, Kerem, Babel ile pozisyonları da buldular. Elbette De Jong, Ferran, Pedri ile Barcelona pozisyonlarını da gördük. Golü de bir kornerde Marcao'nun kafasıyla buldular. O an statta oluşan atmosfer etkileyiciydi. Ancak hemen ardından gelen şahane Pedri golü atmosferin düşmesine sebep oldu. Bu golden birazdan bahsedeceğim. 2.yarı başında gelen Barcelona golü de bana göre maçın bittiği andı. O an sanki hem tribünler hem Galatasaray biraz olmayacak havasına kapıldı. Yine Kerem ile 1-2 kontra atak şansı bulunsa da maçta başka gol olmadı ve Barcelona çeyrek finale çıktı. 

Galatasaray; Kerem Aktürkoğlu elbette çok büyük oyuncu olacak. Galatasaray adına en dikkat çekici topçu yine oydu. Sahada izlemek şans. Onun dışında diğer oyuncular hakkında ekstra bir şey demiyorum. Mücadele ettiler ama yetmedi. Tabii bu sene bu noktaya gelmek bile bence başarı. Zaten ben tur sonunda herhangi bir Galatasaray taraftarının aşırı üzüldüğünü de düşünmüyorum.

Barcelona; Sahaya ısınmaya çıktıktan sonra bile sürekli onları takip ettim, nasıl ısınıyorlar, neler yapıyorlar. Elbette efsane Barcelona kadroları gibi kadro yoktu ama yine de böylesi isimleri görmek beni aşırı mutlu etti. Ter Stegen için çok iş düşmedi diyebilirim, ne kritik kurtarışı var, ne yediği golde hatası, Dest idare etti, öne çıkan oyunculardan birisi değildi, Pique zaman zaman acayip işler yaptı, topun nereye düşeceğini bile biliyor. Elbette yaşı ilerledi, artık son zamanları ancak yine de kalitesi ortada. Sahada takımı yönlendiren oyunculardan birisi. Yıllarca hem kulüp, hem milli takım düzeyinde kazanmadığı başarı olmayan bir futbolcuyu izlemek beni çok mutlu etti. Eric Garcia da işini yaptı. Topla ileri çıkışları oldukça iyiydi. Alba maça savunmaya önem vererek başladı daha sonra her dakika daha çok ileri çıktı. Yine de yıllarca izlediğimiz Alba değildi. De Jong ilk yarı çok net topu harcadı, asistini yaptı, maçın kazanılmasında katkısı büyük. O da çok zeki. O da acayip topçu. Pedri. Henüz 19 yaşında. Böyle bir kalite olamaz. Topla her şeyi yapabiliyor. Attığı golde topa değmeden 2 kişiyi çalımlaması acayip bir şey zaten ama onun dışında da kusursuz işler yaptı. Spor medyasına göre çok büyük yıldız olacak bir ismi bu yaşta izlemek büyük şans oldu. Nereye gideceğini çok merak ediyorum. Foden sonrası statta izlediğim en acayip topçuydu. Kaptandan da uzunca bir bahsetmek lazım. Sergio Busquets. Bayıldım. Zaten meşhur Barcelona kadrolarında ön plana çıkmadan neler yaptığını biliyordum ama çıplak gözle izlediğim zaman yaptıklarına hayran kaldım. Mesela tam Galatasaray etkili pres yapıyor, diyorum topu kaptıracaklar, Busquets topu öyle bir noktaya atıyor ki birden hem pres bitiyor, hem Barcelona atağa kalkıyor. Kademe konusunda da acayip işler yaptı. Yine tam tehlike olacak pozisyon diyorum hemen orada bitiyor. Erken sarı kart görmesine rağmen kusursuz bir top oynadı. İzlemek çok büyük keyifmiş. Adama Traore belki de takımın en kötü oyuncusuydu. Hiçbir şey yapmadı desem ayıp etmiş olmam. Çok etkisizdi. Gününde bir Traore izlemek keyif verirdi. Ferran Torres de iyi isimlerden biriydi. O da zaman zaman kalitesini konuşturdu. 22 yaşında olduğunu söyleyelim. Maçı da asistle tamamladı. Gerçi Pedri'nin golünde o pasa asist demek haksızlık olur. Aubameyang da golünü attı, çok aşırı etkili oldu desem yanlış olur. Yine de o da kalitesini bazen öyle bir yansıtıyor ki boşuna bu seviyelerde değil diyorsun. Sonradan oyuna girenlerden Dembele bildiğimiz oyuncu. Bazen yaptıklarına şaşırıyorsun, bazen kızıyorsun. Ortası yok. Araujo için de çok söyleyecek şey yok. Sakatlanan Dest'in yerine girdi. Gavi. Yine Pedri gibi önümüzdeki yıllara damgasını vuracak oyuncuyu böylesi bir yaşta izleme şansı buldum. 17 yaşında ama sanki 25 yaşında gibi rahat. Topla dönüşleri, pasları acayip. Hakeme itirazları, takımı yönlendirişi, arkadaşlarına kızması, bağırması. Geleceği seviyeyi çok merak ediyorum. Lenglet için de söyleyecek bir şey yok. Memphis Depay da girdikten sonra gol atma şansını buldu ama değerlendiremedi. Büyük yetenek ama o da yeteneği ile benzer performans sergilemiyor. Genel olarak Barcelona böylesi gençleri bulmuşken ve Xavi gibi bir taktisyen hocası varken önümüzdeki yıllarda tekrardan üst seviyelere çıkacak. Umarım büyük transfer hataları yapılmaz ve bu gençler eski günlere kavuşturur.

Xavi; yıllarca tv karşısında beni yaptıklarıyla en çok mutlu eden, şaşırtan, vay be dedirten oyunculardan birisini şimdi teknik direktör olarak görmek çok iyiydi. Çok zeki topçu olduğundan hocalığı da iyi olacak. Hakeme itirazları, takıma sürekli direktifleri, oyuncuları yanına çağırıp devamlı uyarılar yapması ile beraber sürekli maçın içinde olan bir hoca izledik. Maçın ikinci yarısında yedek kulübüsine doğru bir top geldi. Xavi her zaman gördüğümüz bilek hareketiyle topu dördüncü hakeme yolladı ve ben o an tüm kariyerini bir kez daha mutlulukla andım. O kaliteyi o 5 sn içinde bile görebiliyorsunuz. Eminim antrenmanlarda zaman zaman acayip işler yapıyordur. Ve elbette canlı bir maçını izlemiş olmayı isterdim.

Gerginlik; tvye ne kadarı yansıdı bilmiyorum ama sahaya atılan yabancı maddelerden dolayı önce Pique ardından da Alba bana göre haklıydı. Özellikle Pique oyundan çıkarken hakemin yanına gidip ''oradan çıkmayayım, yabancı madde atıyorlar'' şeklinde uyarı yapsa da hakem onu dinlemedi, Pique diğer taraftan oyundan çıktı ve doğal olarak kale arkasından bir çok yabancı madde atıldı ve Pique de haklı olarak çıldırdı. Alba'nın pozisyonu da benzer. Sürekli kafasına madde atılırken tacı kullanmak istememesi son derece normal.

Hakem; gayet iyi bir maç yönetti diyebilirim. Pozisyonlara yakındı, gördüğünü hemen çaldı. Yine de belki tvden izlesem farklı düşünürdüm.

Maç atkısı; Galatasaray yönetiminin bu maça neden özel maç atkısı çıkarmadığını anlamadım. İşporta tezgahlarında 50 TL'ye satılan atkıyı eminim kendileri üretse çok daha fazla satış yapabilirlerdi. Atkı koleksiyonu yapan biri olsam da özellikle kötü tasarım olduğu için almadım.

Maçtan önce biletlerin özellikle arap turistlere satıldığı yönünde haberler çıkmıştı ve ben statta olan biri olarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu kesinlikle doğruymuş. Çevremde devamlı Türkçe konuşmayan insanlar duydum. Bu kadar çok yabancı insanın bilet alabilmiş olması biletlerin normal satılmadığını gösteren bir gelişme. Galatasaray savcılık konusunda bir mesaj yayınlasa da iş işten geçti ve bazı gerçekler maalesef gözüküyor. Biletler her zaman olduğu gibi satılmamış.

Deplasman tribünü de vardı ama statta öyle bir atmosfer vardı ki 1 saniye bile seslerini duymadım desem yalan olmaz. Tabii Barcelona değil de başka bir takım taraftarı olsa etki yaratırlardı. 

Bu Barcelona'yı izledikten ve büyük keyif aldıktan sonra prime Barcelona dönemlerinden bir maçı statta izlemek nasıl olur diye düşündüm. Herhalde insan hayranlıkla takip eder.

Sonuç olarak böylesi bir mükemmel bir günü 2 Barcelona golü görerek, hayran olduğum topçuları izleyerek, hocayı görerek, şahane bir açıdan maçı takip ederek oldukça keyifli şekilde tamamladım. Hayatımda ilk kez Barcelona'yı izledim ama eminim son olmayacak...

2 Mart 2022 Çarşamba

Barcelona'yı İzleme Şansı


17 Mart 2022 tarihinde Barcelona uzun yıllardan sonra ilk kez Türkiye'ye geliyor. Galatasaray ile eşleşen Barcelona Türk Telekom Arena Stadı'nda maça çıkacak. Messi gittikten sonra ilk sezon Barcelona'nın Türkiye'ye geliyor olması oldukça üzücü olsa da yine de yıllardır her maçını izlediğim, tv karşısında zaman zaman ayağa fırladığım, ürünlerini aldığım Barcelona'yı hayatımda ilk kez izleme şansım var. Elbette Galatasaray biletleri satışa çıkardığı zaman almayı deneyeceğim ancak şimdiden araya birilerini koyarak bilet kovalamaya başladım. Bakalım 2022 yılında benim için bir önemli gün yaşanacak ve yıllardır hayranlıkla izlediğim Barcelona'yı statta izleme şansı bulabilecek miyim? Tabii böyle bir şey yaşanırsa hayatımı o güne göre ayarlayacağım ve tüm detayları hem buradan, hem twitter hesabından hem ınstagram hesabından- belki de insanları bıktırana kadar- paylaşacağım. Şans yüzümüze gülecek mi göreceğiz...

1 Haziran 2021 Salı

Sergio Leonel Agüero del Castillo


Arjantin'in Independiente takımında başlayan futbolculuk hayatının ardından İspanya'ya Atletico Madrid'e gidiş. 5 sezon sonunda oldukça iyi performans, 102 gol, 2 kupa sonrasında Manchester City'e transfer. Manchester City forması ile 10 sezon, 15 kupa, 260 gol ve hem kulüp hem ülke tarihine geçen bir performans. Ve şimdi o futbolcuyu 2 sezon boyunca Barcelona formasıyla izleyeceğiz. Özellikle Messi'nin de kalacağını da umarak seneye heyecan verici bir hücum hattı olacağı kesin. Agüero'yu izlemek her zaman keyif olmuştur ve öyle devam edeceği muhtemel...

29 Kasım 2018 Perşembe

PSV 1 Barcelona 2


Bir kez daha aynı cümleyi kuruyorum. ''Messi gibi bir futbolcuyu izlediğim için çok şanslıyım.'' PSV karşısında maç boyunca çok iyiydi, her şeyi yaptı, 10 dakika içinde şahane bir gol ve şahane bir asist ile maçı tek başına Barcelona'ya getirdi. Barcelona bu sonuçla grup liderliğini garantiledi.

Messi Şampiyonlar Ligi tarihinde 106.golünü attı ve bir takımda en çok gol atan oyuncu oldu. Toplamda da Ronaldo'nun 15 gol gerisinde. Ancak Ronaldo Messi'den 29 maç fazla oynadı. Maç sayıları eşitlendiği zaman bu istatistiğin nerede olduğuna bakarız.

Messi bu sezon 3 maçta 6 Şampiyonlar Ligi golü. bu sezon 15 maç sonunda 15 gol, 8 asist.

PSV'nin ilk yarı 3 topu direkten döndü, karşı karşıya maç boyunca acayip pozisyonlar kaçtı. Şans yanlarında olsa Barcelona'yı yenerlerdi.

PSV tribünleri çok iyiydi. Özellikle 1-2 sonrası kendinden geçtiler.

Cocu maçı tribünden izledi.

30 Ekim 2018 Salı

We Color Football


Barcelona Real Madrid maçlarında tüm stadın katıldığı koreografilere imza atıyor. Bunu da maçtan 1-2 gün önce resmi siteden duyuruyor. Ve ortaya çok güzel işler çıkıyor. Yapılan bu koreografi, alından 5-1'lik galibiyet. Barcelona taraftarları için kusursuz gün.
























Barcelona 5 Real Madrid 1


Hayatımda futbol anlamında en büyük mutlulukları son dönemlerde Barcelona ile yaşıyorum. Oynadıkları futbol da, aldıkları skorlar da bana keyif vermeye yetiyor. 2003 sezonundan beri Barcelona maçlarını kaçırmamaya devam ediyorum. Fenerbahçe maçları ile beraber tüm maçlarını izlediğim tek takım. 

Real Madrid karşısında acaba Messi olmadan ne yapacak deniyordu. 5 oldu. Suarez, Alba, Arthur, Sergi Roberto kusursuz oynadı. Coutinho, Suarez, Suarez, Suarez, Vidal sırasıyla golleri atanlar.

İlk 45 dakika kusursuz futbol. 2-0 öne geçme. 2.yarı başında Marcelo golü, ardından Modric'in direkten dönen topu. O arada yenen 15 dakikalık baskı ancak onun dışında tüm maç etkili futbol. 75.dakika gelen Suarez golüyle fişi çekilen ve 5'e giden maç.

1 dakika 33 saniye içinde yapılan 30 pas ile gelen Coutinho golü. 

Sergi Roberto'nun 2 asisti çok şık, Suarez'in kafası çok şık.

VAR ile gelen penaltı kararı. Tabii doğru karar. VAR iyi kullanıldığı zaman ne kadar etkili görmüş olduk.

2009'da 2-6, 2010'da 5-0, 2015'de 0-4'den sonra gelen bir net galibiyet daha.

4-2 Sevilla, 2-0 Inter ve 5-1 Real Madrid. 1 hafta içinde alınan 3 net galibiyet. 

Girona, Leganes, Athletic Bilbao, Valencia olmak üzere üst üste 4 maç puan kaybından sonra gelen 2 galibiyet ve tekrar puan farkıyla lider Barcelona. Zaten o maçlarda saçma kayıplar gelmese şu an çok daha başka bir puan durumu olmuş olurdu.

Cumartesi 22:45'de Rayo Vallecano deplasmanına çıkıp ardından 6 Kasım Inter deplasmanı.

Messi'siz 5. 

Manita.

11 Nisan 2018 Çarşamba

Çok Üzücü


Gerçekten çok üzüldüm. İlk maçta alınan 4-1'lik galibiyet sonrası bu maça ''Bitmiş tur'' olarak bakıyordum ancak öyle olmadı. Roma 3-0 kazanarak turladı. Maç boyunca hiçbir şey üretmeyen bir Barcelona vardı. Hakettiği bir veda oldu.

Bu arada benim Barcelona'ya karşı sevgim de çok enteresan boyutlara çıktı. Babam dalga geçmek için arıyor, arkadaşlarım dalga geçiyor. Maç bitti direkt moral bozukluğu ile hiçbir şey yapmadan uyudum. Gerçekten bu takıma her geçen gün daha da bağlandığımı hissediyorum. Ölene kadar Barcelona'lıyız.


26 Ocak 2018 Cuma

Barcelona 2 Espanyol 0


1-0'lık ilk maçın rövanşında Barcelona Espanyol'u Suarez ve Messi'nin golleriyle 2-0 yendi ve Kral Kupası yarı finaline yükseldi. Barcelona hiç zorlanmadan güle oynaya yarı finale çıkmayı başardı. Özellikle Messi yine kusursuz oynadı. İlk golde Vidal'in asisti harikaydı. Coutinho 68.dakika Iniesta'nın yerine oyuna girdi. Leganes, Valencia ve Sevilla diğer yarı finalistler. Barcelona tüm kulvarlarda yoluna emin adımlarla devam ediyor.

Messi'ye Ne Oldu?

Barcelona Espanyol karşısında Camp Nou tarihinde 4000.golüne ulaştı. Ve bu gollerin % 10'u Messi'nin imzası altında gerçekleşti. Bu korkunç bir istatistik. Bir adam tek başına tarih yazıyor. Ayrıca hayatımda tüm maçlarını izlediğim tek futbolcu Messi'dir. İlk maçında son maçına tüm maçlarını izledim, tüm maçlarına canlı şahit oldum. Ve o Messi belki de kariyerinde en istekli zamanı yaşıyor desem yanlış olmaz. Messi normalde 2-0 olan maçlarda ya da skor olarak rahatlayan maçlarda son 10 dk top almaz, kendini bir kenara atar maçın bitmesini beklerdi. Ancak ne olduysa son 3 maç 80.dakikadan sonra bile defansın önüne kadar gelip top alan, ısrarla gol arayan, ısrarla pres yapan, ısrarla adam kovalayan bir Messi izliyoruz. Gerçekten kariyerinde zaten isteksiz zamanı olmadı ancak bu son periyot ''Messi'ye ne oldu?'' sorusunu sormamı gerektiriyor. Eğer bir basın mensubu olsam Messi'ye ilk soracağım soru bu olurdu. İzlemek zaten keyifliydi, son zamanlar ile beraber bu zirveye çıktı. 

25 Ocak 2018 Perşembe

Mascherano Veda Etti

Mascherano Barcelona'ya veda etti. 2010 ile 2018 yılları arasında forma giydiği Barcelona'dan bir çok kupa, bir çok farklı mevki, bir çok iyi maçı geride bırakarak ayrıldı. Kulüp de ona hakettiği vedayı yapmış. Mascherano kariyerini Çin'in Hebei Fortune takımında sürdürecek. Bu arada Mascherano Barcelona kariyerinde tek golünü 26 Nisan 2017 tarihinde 7-1 biten Osasuna maçında attı. 5-1 devam ederken kazanılan penaltıyı kullanan Mascherano ilk ve tek Barcelona golüne imza atmıştı. 



22 Ocak 2018 Pazartesi

Real Betis 0 Barcelona 5


Barcelona maçları esnasında ya da sonrasında gerçekten yüzüm gülüyor. Hayatımda hiç Barcelona'ya gitmedim, orada oynayan futbolcuları görmedim. Ancak inanılmaz şekilde kendimi Barcelona'ya yakın hissediyorum. Fenerbahçe ile beraber tüm maçlarını izlediğim tek takım. Hazırlık ya da dandik kupa olması işi değiştirmiyor. Bir şekilde ekran karşısına geçiyorum. Gollerinde ayağa fırlıyorum. Bazen kendimden bile beklemeyeceğim hareketler yapıyorum. Nasıl böyle bir şey olabilir diye şaşırıyorum. Gerçekten Barcelona ve özellikle Messi'nin ciddi hayranıyım. Bana hayatımda yaşattıkları keyfin gerçekten karşılığı yok. Ve bir gün canlı da izleyeceğimi biliyorum.

Real Betis maçı yine keyifli maçlardan biri oldu. İlk yarı 0-0 ve kötü futbol vardı. Barcelona 1-2 kez denemiş ancak sonuç alamamıştı. Ancak 2.yarı çok başka bir şey izledik. Rakitic, Messi, Suarez, Messi, Suarez golleri atan futbolculardı. Gollerin hazırlanışı, asistler, paslaşmalar. Her şey kusursuz.

Barcelona'nın 5-0'lık galibiyeti ve en yakın rakiple 11 puana çıkan fark. 

Ancak bunun sebeplerinden en büyüğü 86.dakika ceza sahasının önüne kadar gelip top isteyen, topu aldıktan sonra rakiplerini geçip arkadaşlarına gol attırmak isteyen, 92.dk skor 5-0'ken atak yapmaya çalışan Messi. Gerçekten izlediğimiz için şanslıyız. Bu kadar futbolu seven, sadece futbolu düşünen bir adam izlemedik. Kendine de saygısı var, bizlere de saygısı var. Belki bir vefa borcunu ödüyor. Ya sağlık sorunları yaşarken yardımcı olan Barcelona'ya sahada teşekkür ediyor, ya iyi para aldığı için hakkını vermek istiyor, ya futbola gerçekten tahmin ettiğimizden çok daha fazla bağlı ya da başka bir şey. Bilemeyiz sebebini ama bildiğimiz bir şey var tarihin gelmiş geçmiş en iyi futbolcusunun tüm kariyerine şahitlik ediyoruz. Şanslıyız.

30 maçta 25 gol atan Messi ve 27 maçta 16 gol atan Suarez gollerine devam ediyor.

Suarez de berbat bir sezon başlangıcından sonra kendine geldi. Kusursuz işler yapıyor. Rakitic'e attığı pas olağanüstüydü.

La Liga yayıncılığı konusunda bu sezon en keyif aldığım maç oldu. İsmail Şenol ve Bülent Timurlenk nefis bir yayın yaptılar. Anılar, hikayeler, analizler, sohbet. Zaten sahada topun kimin ayağına geldiğini görüyoruz. Söylemeleri şart değil. Böyle yayıncılık daha çok keyif veriyor. En az maç kadar keyif aldık ikiliden. Sezonun kalanında da dinleyebiliriz umarım.

Perşembe günü 23:30'da Espanyol ile 0-1'lik yenilginin rövanşı var. Espanyol'un bir golünde Barcelona'nın atması gereken gol sayısı 3. İyi maç olur ama Barcelona 0-1'i rahatlıkla çevirebilecek bir takım. Bakalım neler olacak. Pazar günü de Alaves ile Camp Nou'da oynuyoruz.

18 Ocak 2018 Perşembe

Espanyol 1 Barcelona 0


Sezon başında oynanan Real Madrid maçlarından sonra oynanan 29 maçta yenilgi yüzü görmeyen Barcelona 30.maçında deplasmanda Espanyol'a 1-0 kaybetti ve serisini bitirdi.

Çift maçlı bir kupada bu ilk yenilginin gelmesi güzel haber. Haftaya Camp Nou'da Barcelona bu skoru rahatlıkla telafi edebilecek bir takım.

Barcelona maç boyunca bir çok gol pozisyonundan yararlanamadı. Ancak işin en acayibi Messi'nin yine penaltı kaçırmış olmasıydı. Gerçekten penaltılar kabusu oldu. Genelde kaçırdığı penaltılar kalecinin soluna atılan penaltılar. Sadece bunu değiştirerek bile penaltıları daha yüzdeli atabilir. 

Barcelona Pazar günü Real Betis deplasmanında. Zor maç. Bir yenilgi daha gelebilir.

12 Ocak 2018 Cuma

Barcelona 5 Celta Vigo 0


Barcelona'nın son zamanlar en istekli olduğu maçı izledik. Üstelik hafta içi oynanan bir kupa maçıydı. Messi'nin kariyerinin en istekli ve iyi 25 dakikalarından biriydi. Kusursuz işler yaptı. Asist, goller, paslar, mücadele. Futbolu bu kadar ciddiye alan, bu kadar kusursuz şekilde çalışan, her gün daha da gelişen bir futbolcuyu izlediğimiz için çok şanslıyız. 

2 dakika içinde gelen 2 Alba-Messi iş birliği golü, ardından Messi'nin en iyi pasörüm diyecek ortasaha oyuncularının dahi atamayacağı asisti ile gelen Alba golü, defans hatası ve Suarez golü ve son dakikalar Rakitic'in kafa golü ile biten maç.

2.yarı acayip sıkıcı bir maç oldu. Barcelona ilk yarı maçı bitirdi, 2.yarı aktif dinlenmeye geçti, sadece pas yaptı.

Dembele henüz hazır değil, gereksiz işler yapıyor. Asist yapması olumlu.

Messi'nin asisti için tık

Barcelona Kral Kupası çeyrek finalinde oynayacak. 

Valverde'nin kariyerinde ilk kez bir takımı devreyi 4 farkla tamamladı.

Barcelona Pazar günü Real Sociedad deplasmanında.

10 Ocak 2018 Çarşamba

Coutinho Barcelona'da

40 milyon euro'su performansa bağlı 160 milyon euro. Sözleşme 5.5 yıllık, serbest kalma bedeli 400 milyon euro. Verilen para büyük, yaş 25. Barcelona'da bu paranın hakkını verebileceğini düşünüyorum. Iniesta, Messi, Suarez ve Coutinho'lu bir dörtlü çok can yakar. 14 forma numarası ile bir an önce sahaya çıksın da keyif almaya başlayalım.