29 Nisan 2011 Cuma

Penny Taylor'ın Gidişi ve Geri Dönüşü


Penny Taylor Fenerbahçe ile olan sözleşmesini 1 yıl daha uzattı. Gelecek sezon yine Fenerbahçe forması ile izleyeceğiz. Penny Taylor'ı seviyorum, Fenerbahçe formasının hakkını veren, Fenerbahçe formasını terleten, Fenerbahçe'nin zor anlarında sahneye çıkan, Fenerbahçe'ye maç kazandıran, Fenerbahçe taraftarları ile omuz omuza yapan bir sporcuydu. Seneye yine öyle olacağından şüphem yok ama ya gidişi ? Gidişini unutamayacağım ...

Penny Taylor Taurasi'de doping çıktıktan sonra - sonradan çıkmadığı belli oldu tabii - Dayısının hastalığını bahane ederek Fenerbahçe'den kaçarcasına gitti, Fenerbahçe'yi yarı yolda bıraktı. Belki Taurasi çok yakın arkadaşıydı, belki burada olan doping skandalından rahatsız oldu, belki gerçekten dayısı hastalandığını için gitti  ama sonuç olarak gitti. Matovic, Esmeral, Birsel, Nevriye ve diğer oyuncularımız mücadele ederken, zor şartlarda formayı terletirken, zor şartlarda Fenerbahçe taraftarlarının mutlu etmeye çalışırken Penny gitti. Öyle ya da böyle gitti. Bu bana çok koymuştu. Penny gibi Fenerbahçe için her şeyini veren bir oyuncu neden böyle bir anda takımdan ayrılıyordu?

İnsanların bazıları çok doğal derken, bazıları da benim görüşlerime katılıyorlar. Ya da neyse ya daha fazla uzatmayalım. Penny Taylor geri geldi. Penny Taylor yine Fenerbahçe formasını terletecek, yine bizi coşturacak ama bu gidişini de asla unutturamayacak. En azından ben unutmayacağım.

Fenerbahçe'nin büyük taraftarlarına, Birsel'e, Nevriye'ye, Esmeral'e, Yönetim'e, Aziz Yıldırım'a bir kupa borcun var Penny. Tekrardan hoşgeldin ... Her şeye rağmen hoşgeldin ... Biz yine tribüne gider Penny Taylor Penny Taylor oleyy diye bağırırız ...

David Beckham & Victoria Beckham


Ünlü futbolcu David Beckham ve eşi Victoria Beckham da İngiltere Kraliçesi 2.Elizabeth'in torunu ve Birleşik Krallık tahtının ikinci sıradaki varisi Prens William ile Catherine Middleton'ın düğününe katılanlar arasındaydı.

Radamel Falcao García Zárate


Porto Villarreal'i 5-1 yenerken Falcao attığı 4 gol ile yıldızlaştı. Efsane bir oyun ortaya koydu. Falcao bu akşam attığı 4 golle Avrupa Ligi'nde 16 gole ulaştı ve gol krallığı yolunda büyük bir adım attı. Ayrıca Falcao bu sezon 38.maçında 33.golünü atmış oldu. Falcao 21 lig maçında 14 gol, 14 Avrupa Ligi maçında 16 gol ve 3 Portekiz Kupası maçında 3 gol attı. Saygı duyalım Villas Boas'a, Porto'ya, Hulk'a, Falcao'ya, sistemlerine, yılların getirdiği düzene ... yani kısacası tüm camia'ya saygı duyalım. Porto göze hoş gelen futbol oynamaya devam ettiği sürece, bu sistemi devam ettirdiği sürece Türkiye'de izlenmeye devam edilecek ...

28 Nisan 2011 Perşembe

Aziz Yıldırım Ve Güven Sazak'ın Cenazesi


Fenerbahçe'ye 1958 yılında kongre üyesi olan, 12.5 yıl Sosyal Tesisler Yöneticiliği yapan, 1993/1994 sezonunda başkanlık yapan Güven Sazak Pazartesi günü vefat etti. Bugün cenazesi kalkan Güven Sazak'a allahtan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

Belki böyle bir günde bu konu üzerinden Aziz Yıldırım'a eleştiri yapmak çok doğru olmaz ama yinede içimde kalmaması için yazacağım. Bugün Fenerbahçe'nin eski bir başkanının cenaze töreni oluyor ancak kulübün şu an başkanı o törene katılmıyor. Bu bana çok yanlış geldi. Resmi sitede açıklama olarak '' Aziz Yıldırım'ın yurtdışında olduğu için törene katılamadığı '' belirtilmiş.

Aziz Yıldırım'ın ne olursa olsun o cenaze törenine katılmasını, ne olursa olsun orada 10 dakikada olsa hazır bulunmasını isterdim. Daha önce Volkan'ın düğünü için Ali Şen varsa ben yokum diyen Aziz Yıldırım, inşallah bu sefer de bu yüzden o cenazeye katılmamazlık yapmamıştır. Belki bir çok kişi için önemli bir şey değil Aziz Yıldırım'ın orada olup olması ancak benim için Fenerbahçe Spor Kulübü başkanının orada olması çok önemliydi.  

Siyah Beyaz


Yabancı film de izliyorum ancak yerli film daha çok izliyorum. Hiç duyulmamış filmi bile izlemeye çalışıyorum. Yine öyle bir film seçtim. Siyah Beyaz. Ahmet Boyacıoğlu'nun senarist ve yönetmenliğini yaptığı Siyah Beyaz kadro olarak Türk sinema tarihinin iyi kadrolarından birini bir araya getirmiş. Tuncel Kurtiz, Erkan Can, Nejat İşler, Şevval Sam, Derya Alabora, Taner Birsel, Muzaffer Özdemir, Rıza Sönmez. Film kadro olarak güzel ancak sadece o kadar. Çok beğendiğimi söyleyemem. Film konu olarak 5 tane arkadaşın Siyah Beyaz bir barda başlayan arkadaşlıklarını, dostluklarını, hayat maceralarını anlatıyor. Tuncel Kurtiz'in ses tonu ve müthiş cümleleri için, Erkan Can'ın müthiş oyunculuğu için, Nejat İşler için, Şevval Sam'ın sevimliliği ve sıcaklığı için izlenecek bir film. Filmi izlemeden önce zaten çok fazla beklenti ile başlamayın. 23 Nisan 2010'da vizyona giren Siyah Beyaz'ı sinemada 45.860 kişi izlemiş.   

Filmin ÖzetiFırtınalı bir hayat yaşamış ama 70 yaşına gelmesine karşın hala durulmamış, ideallerine bağlı bir ressam (Tuncel Kurtiz); kalp krizi geçirdikten sonra işini bırakan, sümüklü böcek besleyip sakin bir yaşam sürmeye çalışan bir avukat (Erkan Can); mesleğini yapmaktan sıkılmış, üstüne bir de karısı tarafından terk edilmiş bir doktor (Nejat İşler); hayata karşı tek başına direnen, yalnızlığı bir yaşam tarzı haline getirmiş bir iş kadını (Şevval Sam); SİYAH BEYAZ da onların sığınabilecekleri son liman… Barın sahibiyse kimseye taviz vermeyen, sinirli, alıngan ama dünya tatlısı bir insan olan Faruk (Taner Birsel)

Real Madrid 0 Barcelona 2 / Messi'nin Golleri ve Wembley Yolculuğu


Barcelona Şampiyonlar Ligi Yarı Final ilk maçında deplasmanda Real Madrid'i Messi'nin attığı 2 golle 2-0 yendi ve rövanş öncesi büyük avantaj elde etti.

Mücadele boyunca pozitif futbolu düşünen, mücadele boyunca top oynamak isteyen, mücadele boyunca topa sahip olan Barcelona, sahaya 0-0 için çıkan, sahaya gol yememek için çıkan, sahaya oynatmamak için çıkan Real Madrid'i iyi bir oyunla olmasa da yendi.

Barcelona'nın ilk golünde Afellay'in müthiş çalımı ve ortası ve Messi'nin golü, 2.golünde orta sahadan Sergio'dan aldığı topu müthiş bir slalom ile götürdü ve Casillas'ın yanından ağlarla buluşturdu. 2 golde şahane.

Barcelona belki çok iyi oynamadı ama kazanmayı bildi. İniesta'nın yokluğunda Keita, Maxwell'in yokluğunda ise sol kanatta Puyol oynadı. Defansın ortasınada ise Mascherano oynadı. Böyle bir şartta bile % 72 topla oynama, 593/657 ile % 90 pas oranı ve 43 dk topa sahip olma gibi istatistikler yakaladı.

Xavi ilk yarıyı 62/62 ile % 100 pas oranı ile tamamladı. Maçın da 107/112 % 96 pas oranı ile tamamladı. Sergio 103/110 % 94 ile oynadı. Real Madrid'in en çok topla oynayan 3 adamı Marcelo 22/25, Alonso 21/29 ve Ramos 15/23 ile toplam 58/77 ile oynarken sadece Pique 76/85 ile oynadı. Bu bile çok şey anlatıyor.

Real Madrid gibi bir deplasmanda bu istatistikler, bu oyun, bu skor gerçekten takdiri hakediyor.

Ronaldo var, Mesut var, Di Maria var, Ramos var, Marcelona var, Alonso var, Casillas var ama evinde aciz bir futbol oynuyorsun. Kimse bana Mourinho bu, vardır bildiği demesin. Böyle bir taktik yok, böyle bir anlayış yok. Rakip Barcelona da olsa, İspanya milli takımı da olsa, Manchester United da olsa. 

Pepe'nin kırmızısı doğru, Ramos'un sarı kartı - rövanşta yok - doğru, Mourinho'nun tribüne gönderilmesi doğru. Devre arası Barcelona yedek kalecisi Pinto'nun direkt kırmızı kart görmesi de doğru. Hakeme de sallamayalım lütfen.

Messi attığı 2 golle bu sezon 52.gole ulaştı. 52 gol. İnanılmaz bir rakam. Şampiyonlar Ligi'nde ise 11.maçta 11. golünü attı ve artık büyük ihtimal Şampiyonlar Ligi gol kralı diyebiliriz.

Maç anında Twitter yine istenmeyen anlara şahit oldu. İnsanlar kendini kaybediyor. Türkiye'de ciddi bir Barcelona ve Real Madrid düşmanlığı oluşuyor. Yakında tv veya gazetelerde '' Barcelona taraftarları ile Real Madrid taraftarları kavga etti '' haberlerini görebiliriz. Gidişat onu gösteriyor.

Maç sonunda Mourinho'nun hakeme söyledikleri ise gerçekten komik.

Haftaya Salı günü rövanş oynanacak. Pepe'siz, Ramos'suz bir Real Madrid Camp Nou deplasmanına gelecek. En az 2 gol atmak zorundalar. Ofansif futbol oynamak zorundalar. Ayrıca Barcelona'da İniesta ve Maxwell'de olacak. Yani tam kadro bir Barcelona izleyeceğiz. Yine de futbol bu her şey olur diyoruz ama Barcelona % 80 Wembley'e Manchester United finaline gidiyor ...

Son olarak şunu da söyleyeyim. 3.kez El Clasico izliyoruz son haftalarda ancak gerçekten çok iyi maçlar olduğunu söyleyemeyiz. Ama yine de heyecanı, gerginliği, Messi'si, Xavi'si, Casillas'ı, Ramos'u, Mesut'u ile insanlar tarafından tecih edilmeye devam ediyor. Ve tercih edilmeye devam edecektir ...

Kralın kupası sizin, Şampiyonlar Ligi bizim olsun demiştik ...

27 Nisan 2011 Çarşamba

Maç Günlüğüm # 62


- Saldırın forma için siz de savaşın, şampiyonluk inanın şimdi çok yakın, kupalar yükselecek ellerimizde, Vurun, Kırın, Parçalayın.

- Fenerbahçe Bucaspor deplasmanına gidiyor ve bizlerde 500 km mesafeye rağmen takımımızı yalnız bırakmıyorduk.. Kocaeli Genç Fenerbahçeliler üyesi 46 kişi ile beraber Cumartesi gecesi saat 00:45'de Kocaeli'den hareket ediyorduk. Kocaeli'den İzmir'e bu kadar kalabalık gidiyor olmamız bize daha büyük bir gurur veriyordu.

- Tezahuratlar, makaralar, muhabbetler ile başlayan yolculuk sürerken yorulan bedenler uykuya dalıyordu. Sadece ben uyumadım herhalde :) Sadece bir mola vererek İzmir'e gittik. Manisa'ya geldiğimizde benim önderliğimde otobüse can geldi. '' Giy formanı, çık sahaya ... '' tezahuratını tek başıma yapmaya başladım ve otobüste herkes uyandı. Tüm herkes maç atmosferine girmeye başlıyordu.

- Saat 9 gibi İzmir'de olduk. Otobüsü stadın arkasına çektikten sonra Metro ile Kordon'a hareket ettik. Tabii giderken Metro'yu Fenerbahçe tezahuratları ile inlettik.

- Kordon'a vardığımızda Kordon'un nasıl güzel bir yer olduğunu bir kez daha anladım. Zaten İzmir'e hayatım boyunca sadece 2 kere gittim. Küçükken gittiklerimi ve tatile geçerken geçmemizi saymıyorum. 2'si de maç için. 2008 Kocaelispor'un şampiyonluk maçı, 2011 Fenerbahçe'nin liderlik maçı .

- Kordon güzel, etraf güzel, temiz, insanlar güzel derken kahvaltımızı yaptıktan sonra Kordon'un güzelliklerini yaşayacaktık. Oturduk sahile başladık muhabbete ... İzmir'in kızları, İzmir'in güzellikleri, İzmir'in denizi ...

- Bu arada tam Voleybol maçını izlemeye giderken istenmeyen olaylar yaşandı. Ya da bu olaylardan bahsetmeyeceğim. Unutuldu gitti. Çok şükür bizden kimseye de bir şey olmadı.

- Stadın oraya gittik, biletlerimizi aldık ve tekrar Kordon'a geri döndük. Oturduk güzel bir mekana.

- Bu arada Kordon'da bütün mekanlar Fenerbahçe tezahuratları ile inliyor, bütün mekanlar sarı lacivert çarpıyor, bütün mekanlar Fenerbahçe'nin diğer branş maçlarını izleyen insanlar ile dolup taşıyordu.

- Yan yana 50 tane mekan, hepsi alkollü, hepsi güzel, hepsi ucuz ... Türkiye'de başka bir şehirde Kordon gibi güzel bir yer olduğunu sanmıyorum. Ayrıca yan yana bu kadar mekanın olduğu yeri zaten zor bulursunuz. Dünyada bile olduğunu sanmıyorum.

- Alkol, Muhabbet, Tezahurat, Fenerbahçe, Efes Pilsen, Basketbol, Galibiyet derken keyifli 2 saat geçirdik. İnsanlar alkolün de verdiği etki ile oldukça coşkuluydu. İzmir değil Kadıköy gibiydi. Saat 17:15 gibi Kordon'dan stada hareket ettik.

- Saat 17:30 gibi stada vardığımızda inanılmaz bir sıra olduğunu gördük. Sıraya girmiştik ancak bir süre sonra ileride arkadaşlarımızı görüp yanlarına geçtik. İçeriye girmiştik. Mutluyduk.

- Stada girdiğimizde stadın inanılmaz bir atmosfere sahip olduğunu gördük. Stat doluydu ve daha da dolacağı belliydi. Herkeste ürünler vardı, herkes sarı lacivertti, herkes formalıydı, herkes atkılıydı...

- Mücadele'yi 5-3 kazandık. Kazanırken skor 2-1'e gelince yanımda bulunanlara '' Rahat olun bu maç bizim '' diyordum. 2.yarı başında 3-1 olunca da ümidimi kaybetmedim. Takıma inanıyordum. Ve öyle de oldu. Önce Alex'in 2 golü ile beraberliği yakaladık. Guiza oyuna girince de bir arkadaşım '' Guiza atar, kazanırız. '' diyordu. Haklı çıktı. Guiza golü attı ve tribünler karıştı. İnanılmaz sevindik. İnanılmaz mutlu olduk. Stat çıldırdı. Santos'un golü gelince de iyice rahatladık.

- Mücadele sonrası futbolcular ile taraftarların karşılıklı yaptığı '' Fener gol gol gol, Şampiyonluk geliyor '' tezahuratı görülmeye değerdi.

- Tribünlere gelecek olursak stadın şeklinin kötü olması nedeniyle kötüydü. Skor olarak da maçın başında üstünlüğü alamayınca insanlar iyice strese girdi ve tezahurat anlamında zayıf bir tribün oldu.

- Bucaspor tribünleri ise maç boyunca '' Trabzon, ... Fener olamazsın şampiyon ... '' gibi tezahurat yaptı. Anlam veremedik. Takımları küme düşerken başka takımlar ile ilgilenilmesi bana göre çok saçma. Takımları için bu kadar tezahurat yapsalar belki de ligde kalırlardı. Ayrıca 2 hafta sonra Trabzonspor maçı var. O zaman ne diye bağıracaklar ?

- Mücadele sonrası yemek yedikten sonra otobüse bindik ve İzmit'in yolunu tuttuk. Yine sadece bir kez mola verdik. İzmir'e giderken hiç uyumadım ancak dönüşte neredeyse tamamen uyudum. Çok yorulmuşuz.

- İzmir'den oldukça keyifli bir deplasmandan, 3 puan alarak, lider olarak dönmenin mutluluğu ile saat 05 gibi İzmit'te olduk.

- Fenerbahçe'yi desteklemeye, Fenerbahçe için cefa çekmeye devam edeceğiz ...

26 Nisan 2011 Salı

Anlamsız Olur Hayat Fenerbahçe Olmazsa


Sarı'yla Lacivert'e kurban olurum inan
Gözlerim başka rengi kör olur görmez ulannn
Bir tek seni sevmişim, senden başkası yalan
Gözlerim başka rengi kör olur görmez ulannn
Ne güzel seni sevmek, sana kanaryam demek
Anlamsız olur hayat bir gün seni görmesek, adını söylemesek
Bir tek seni sevmişim, senden başkası yalan
Anlamsız olur hayat Fenerbahçe olmazsa
-

İzmir Kordon'da Fenerbahçeliler Derneği'nin başkanı İlyas abi söylüyor, Selçuk Yula, Grup Ck'dan Alpaslan abi ve arkadaşları eşlik ediyor ve ortaya efsane bir video çıkıyor.

Bucaspor 3 Fenerbahçe 5 / 4 Maç, 12 Puan, Şampiyonluk


Bir maç yazısı yazmaya başlıyorum ve Guiza'nın fotoğrafını en başa yüklüyorum. Guiza belki de bizi şampiyon yapacak. Ağladı, ağlattı.

Mücadele'yi statta izledim ama stat öyle şahane durumdaki! karşı kaleyi görmekte zorlandık. Şans da yanımızdaydı. 8 golün 6 tanesi o kaleye oldu!

Bucaspor ilk yarı 3 kere kalemize geldi, 2 gol attı. Emre hayatının en iyi gollerinden birini attı. İlk yarı 2-1 bitince tribünde rahat olun bu maçı alırız diyordum. Aldık. Ama 2.yarı başında 3-1 olunca korkmadım, maç gidiyor demedim değil. Ama ondan sonra takım kendine geldi. Mücadele etti, mücadele edince de doğal olarak kalite farkı ortaya çıktı ve rahat rahat goller attık. Önce penaltı Alex, daha sonra Mehmet Topuz'un şahane ortasına şahane bir Alex kafası, daha sonra Semih'in mükemmel pasına Guiza'nın şahane golü ve en son Santos'un güzel golü. 

Bucaspor'u 5-3 yendik ve liderliğe yükseldik. 

Takımımızda ilk yarı çok iyi oynayan oyuncu yoktu ancak 2.yarı tüm herkes iyiydi. Semih iyi oynadı, Mehmet ve Gökhan sağ kanadı mükemmel kullandılar. Emre daha iyi oynadı, Alex mükemmel oynadı, Santos mükemmel oynadı. Stoch 2.yarı girdi ve maçın alınmasını sağladı, müthişti. En kötü adamlarımızın Lugano ve Yobo olması da 3 gol yememizin nedeni herhalde.

4 maçı kazanın şampiyon olun. Şampiyonlar Ligi'ne gidelim. Barcelona gelsin, Manchester United gelsin, Real Madrid gelsin.

Taraftarlar iyiydi. Stat kötüydü. Maç öncesi ortam iyiydi. Kordon iyiydi.

İstanbul B.Ş.B.Spor, Karabükspor, Ankaragücü ve Sivasspor = 12 Puan = Şampiyonluk.

İnanıyoruz, güveniyoruz, bekliyoruz ...

25 Nisan 2011 Pazartesi

Efes Pilsen 70 Fenerbahçe Ülker 72


Fenerbahçe Ülker basketbol takımımız Efes Pilsen'i deplasmanda 72-70 yenerek hem normal sezonu lider kapatmayı, hem de Efes Pilsen ile oluşacak olası bir play-off eşleşmesine 1-0 önde başlamayı garantiledi.

Mücadele'yi İzmir'de binlerce Fenerbahçeli taraftar ile tezahuratlar ile izledik. Kordon'da. Biz maçı izlediğimiz an bütün mekanları Fenerbahçeliler doldurmuştu. İnanılmaz bir ortam vardı. Resmen stadyum gibiydi.

Mücadele'yi çok net takip edemesem de özellikle Ukic'in iyi perfomansı ile kazandık diyebilirim. İlk çeyrek 15-12 üstündük. Hücumda hatalar yapmasak daha da farklı olabilirdi. Zaman zaman basit top kayıpları yaptık. 2.çeyrek 15-15 sona erdi ve Fenerbahçe Ülker ilk yarıyı 27-30 önde kapattı. 3.çeyrek Efes Pilsen'in iyi savunması ve attığımız sadece 13 sayı. Yediğimiz 18 sayı. Son çeyrek 19-18 üstünlük ve uzayan maç. Son anları kötü oynayan Fenerbahçe Ülker. Uzatma da ise daha iyi olan taraf bizdik. Kolay basketler bulduk. Savunma üst seviyedeydi. 10-8 üstün kapadık. Maçı da 70-72 kazandık.

Takımımız da Ukic 19 sayı, 11 ribaund ile maçın en iyisiydi. Oğuz Savaş 17 sayı, 5 ribaund, Tomas 11 sayı, 5 asist, Emir Preldzic 10 sayı, 4 ribaund, 5 asist, Sean May 8 sayı ile oynadı. Ömer Onan'ın sadece 5 sayıda kaldığını da hatırlatalım.

Ukic, Preldzic'in ve May'in kritik anlarda attığı basketler bizi galibiyete götürdü.

Liderliği aldık, şimdi play-off'a büyük avantaj ile giriyoruz. İnşallah sakatlıklar iyileşir ve rahat şekilde şampiyon oluruz.

Şampiyon Fenerbahçe


Sezon başında hangi branş şampiyon zor olur deseler, Fenerbahçe erkek voleybol takımı derdik. Ama öyle olmadı. Fenerbahçe erkek voleybol takımı muhteşem bir play-off performansı ile beraber şampiyon oldu. Önce İstanbul B.Ş.B.'yi yendik, daha sonra Ziraat Bankası'nı yendik ve en son Arkas Spor'u 3-0 ile geçip şampiyon olduk. Erkek voleybolcularımız yüzümüzü güldürdü. Emre'ye, Kemal'a, Arslan'a, İvan'a, Tomislav'a, Cengizhan'a, Burak'a, Ramazan'a, Erden'e, Uğur'a, Marshal'a, Ersin'e, İzzet'e, Caner'e, Geric'e, Soner'e, Castellani'ye ve emeği geçen herkese TEŞEKKÜRLER.


Şampiyonluk Sayısı : 2
Beklenen Şampiyonluk Sayısı : 3 ...

23 Nisan 2011 Cumartesi

Bir Cumartesi Günü ve Spor


Roma, Chievo, Perrotta, Nadal, Dodig, Passing Shot, Forehand, Backhand, Drop Shot, Penaltı, Kırmızı kart, Cavani, Julio Cesar, Eto'o, Hernandez, Zarate, Sneijder, Mauri, Ferrer, Almagro, Flipkens, Halep, Gökhan Zan, Sercan Yıldırım, Hakem hataları, Seyirci, Taraftar, Torres, 6, Kaka, Higuain, Emenike, Karabük, Sivasspor, Everton, Old Trafford, Atmosfer, Zemin, Güzel futbol, Liverpool, Maxi, Suarez, Hat-trick, Lazio, Palermo, Şut, Gol, Taç, Ofsayt, Valencia, Barcelona, Villa, Robinho, Kayserispor .... Günün karışıklığı aynen böyleydi. Canlı izlediğim bir çok spor müsabakası ve bitmek üzere olan gün ...

Deplase # İzmir


Yer : İzmir , Tarih : 11 Mayıs 2008. Altay Kocaelispor maçı oynanacak. Kocaelispor mücadele'yi Taner Gülleri'nin attığı gole ile 1-0 kazanıyor ve şampiyon olarak süper lige çıkıyordu. Ben de statta Kocaelispor'u destekliyordum. 

Aradan geçen yıllarda ne İzmir'e gittim, ne de İzmir takımı süper ligde oynadı. Elimize 3 yıl sonra bir fırsat geldi. Bucaspor süper lige çıktı ve yarın Fenerbahçe ile oynayacak. Bizler de Fenerbahçemizi bu deplasmanda yalnız bırakmayacağız.

2008 yılı Kocaelispor ile şampiyon olarak döndüğümüz İzmir'den, Atatürk Stadı'ndan bu sefer de Fenerbahçe'nin liderliği ile dönmek istiyoruz.

Kocaeli Genç Fenerbahçeliler olarak 1 büyük otobüs, 46 kişi, 25 meşale ile saat 00:30'da yola çıkıyoruz.

İnşallah galibiyet ve liderlikle İzmir'den İzmit'e döneceğiz.

Detaylar ara ara Twitter'da ve maçtan sonra burada. Tabi tüm fotoğraflar ile birlikte.

Allah sonumuzu hayır etsin.

23 Nisan Kutlu Olsun !



23 Nisan 1920 ... 23 Nisan 2011 ... 23 Nisan 2051 ... 23 Nisan 2101

Fenerbahçe 3 Arkas Spor 1 / Şampiyonluk Geliyor


Fenerbahçe erkek voleybol takımımız Voleybol 1.Ligi Final Serisi'nde Arkas Spor'u 2.maçta da yendi ve seride durumu 2-0'a getirdi.

Mücadele'nin ilk setini 15-25 kaybettik. Daha sonra toparlanan ve oyuna ağırlığını koyan takımımız sırasıyla 25-20, 25-22 ve 25-19'luk 3 setle durumu 3-1 yaptı ve şampiyonluk yolunda çok önemli bir galibiyet aldı.

Pazar günü 13:00'de şampiyonluk maçına çıkacağız. Kazanırsak şampiyonuz. İmkanı olan tüm herkes o gün salona gitsin ve formanın hakkını veren voleybolcularımızı çılgınca alkışlasın.

Fenerbahçe Spor Kulübü başarılarına devam ediyor.

22 Nisan 2011 Cuma

1996'dan 2011'e Aykut Kocaman, Fenerbahçe ve Trabzonspor


19 Nisan 1996 

19 Nisan günü Trabzonspor evinde Belediye Vanspor ile oynuyor. Belediye Vanspor maçı 21.dk Erkan Avseren'in attığı gol ile 1-0 kazanıyor.

21 Nisan 1996

Fenerbahçe pazar günü deplasmanda Antalyaspor ile oynuyor. Mücadele'yi 1-0 kazanıyor. Golü atana ve dakikaya dikkat. Gol 61.dk geliyor. Golü Aykut Kocaman atıyor. Fenerbahçe şampiyonluk yolunda çok önemli bir 3 puan almış oluyor.

22 Nisan 2011

Trabzonspor ve Fenerbahçe yine şampiyonluğa gidiyor, Trabzonspor Eskişehirspor ile deplasmanda oynuyor. Maç 0-0 bitiyor. Trabzonspor çok önemli 2 puanı kaybediyor.

24 Nisan 2011

Fenerbahçe deplasmanda Bucaspor ile karşılaşacak. Fenerbahçe'nin başında Aykut Kocaman var. 15 yıl önce golü atıp şampiyonluk yolunda çok önemli rol oynayan Aykut Kocaman bu sefer teknik direktör olarak çok önemli bir maça çıkacak. Aykut Kocaman 1996'da olduğu gibi yine gülecek mi ? Pazar günü saat 20:45'de belli olacak ...

Trabzonspor Kazanır Beyler


Trabzonspor Eskişehirspor'u yener beyler. Boşuna ümitlenmeyin. Bari direk 2 oynayın da para kazanmış olun.

Edit : Trabzonspor ben onlara bahis yapınca yenemedi ve kupon yattı - üzüldüm :):) - . İyi Totemler Kazandırır !

Barcelona Taraftarlarının Valencia Yolculuğu


Barcelona taraftarları Camp Nou'dan kalkan otobüsler ile Real Madrid ile oynanacak Kral Kupası finali için Valencia'ya gidiyorlar. Deplasman keyfi çok başkadır be. İster en uzak mesafe, ister en yakın mesafe. Çok fazla insanın gidemediği, giremediği maça girmenin gururu da çok başkadır.


Günün Kuponu # 18


Tek maç, tek heyecan. Bol şans.

21 Nisan 2011 Perşembe

Beckham Salonlarda # 3


David Beckham Los Angeles Lakers-New Orleans Hornets serisinin 2.maçında salondaki yerini almış.

Barcelona 0 Real Madrid 1 / Kralın Kupası Sizin, Şampiyonlar Ligi Bizim Olsun


İspanya Kral Kupası finalinde Real Madrid Barcelona'yı Ronaldo'nun 103.dk attığı golle 1-0 yendi 18 yıl sonra kupanın sahibi oldu.

Mücadele'nin ilk yarısını Real Madrid oynadı. Ronaldo ile gol pozisyonlarından yararlanamadı. Mourinho Barcelona'yı çözdü dedik. Barcelona 3 pas yapamadı, gol pozisyonuna giremedi, şut çekemedi. İlk yarı 0-0 sona erdi.

2.yarı Barcelona kontrolü aldı. Ancak Casillas'a takıldı. % 100 gol pozisyonlarından yararlanamadı. Daha doğrusu deidğimiz gibi Casillas'a kurtardır. Neden dünyanın sayılı kalecilerinden biri olduğunu gösterdi. Maç uzatmaya gitti.

Uzatma dakikalarında Di Maria'nın şahane ortasına iyi bir kafa vuruşu yapan Ronaldo golü atıyor ve skor Real Madrid lehine geliyordu. Uzatmanın kalan dakikalarında herhangi bir gol pozisyonuna giremeyen Barcelona maçı kaybediyor ve Real Madrid'e 3 yıl aradan sonra maç veriyordu.

Barcelona'da özellikle ilk yarı kimse iyi oynamadı ancak Messi 2.yarı iyi oynadı. Mascherano'da iyi oynayan oyunculardandı. Barcelona'nın en kötüleri Villa ve Pedro'ydu. Kaleci Pinto ise iyi bir maç çıkardı.

Bu maç Barcelona'da bu 2 isim iyi oynasa belki de Barcelona maçı kazanacaktı, ya da Casillas yerine başka bir kaleci olsa.

Real Madrid'i ise kazandığı için tebrik ediyoruz. Ancak sadece yarım saat falan iyi oynayan, onun dışında yine mahkum oynayan bir takımı da çok övmeye gerek yok sanırım. Ayrıca Mourinho gibi dünyanın en iyi hocalarından birisi varken.

Arbeloa ve Pepe yatacak yeriniz yok.

Mücadele'yi izleyen taraftarlar arasında daha iyi olanlar Real Madrid taraftarlarıydı.

Ercan Taner ve Rıdvan Dilmen Barcelona kongre üyeleri gibi maçı anlattı.

Barcelona'nın yenilmesini, Barcelona'nın kötü futbol oynamasını, Barcelona'nın kupaları kaybetmesini bekleyenleri anlamıyorum. Yıllarca iyi futbol diyenler bugünlerde iyi futbol oynayan, zevk veren ender takımlardan Barcelona düşmanı oldular.

2 El Clasico geride kaldı. 1 Beraberlik ve 1 Real Madrid galibiyeti var. Çarşamba ve Salı 2 El Clasico daha var. Şampiyonlar Ligi mücadeleri. Real Madrid'in Barcelona karşısında en iyi oynayacağı futbol bugün ilk yarıda oynadığı gibiydi. Barcelona ise bugün oynadığından da iyi oynayabilecek bir takım. Ayrıca o maçlarda defansın ortasında Mascherano yerine Puyol olacak, o maçlarda Villa ve Pedro daha iyi olacak ve o maçlardan biri Camp Nou'da oynanacak. O maçların favorisi Barcelona. Bekleyelim ve görelim... Barcelona biz sizden iyiyiz mi diyecek? Yoksa Mourinho Barcelona'yı bir kere daha eleyip efsane olarak yoluna devam mı edecek ?

Fenerbahçe Ülker 83 Galatasaray Cafe Crown 80


Fenerbahçe Ülker Beko Basketbol Ligi 27.hafta mücadelesinde ezeli rakibi Galatasaray Cafe Crown'ı 83-80 yenerek liderliğini sürdürdü. Ayrıca olası bir playoff eşleşmesinde durumu eşitledi.

Mücadele'nin başından sonuna kadar üstün oynadık. Zaman zaman farkı 8-9, zaman zaman 10 yaptık. Ancak Galatasaray 3 kere geri geldi. İlk çeyreği 20-15 üstün kapadık. 2.çeyrek 27 sayı attı, 27 sayı yedik. Yediğimiz 27 sayı Euroleague takımı olan bize yakışmadı. 3.çeyrek 20-16 Gs üstünlüğü vardı. Son çeyrek ise 20-18 üstünlük sağladık ve maçı 83-80 kaybettik.

Mücadele'nin tamamında iyi oynayan bir Oğuz Savaş vardı. Mücadele'yi 15 sayı ve 11 ribaund ile tamamladı. İstatistikler dışında yaptığı savunma gözardı edilemez. Kritik anlarda sahneye çıkan ve skoru lehimize getiren Tomas vardı. Mücadele'yi 6/8 ile 17 sayı atarak tamamladı. Ayrıca 5 ribaund ve 3 asist önemli bir katkı. Ömer Onan 5/9 ile 15 sayı, Lavrinovic 4/6 ile 10 sayı, 5 ribaund, Ukic 6/20 ile 17 sayı, 5 ribaund ve 2 asist, Jasikevicius 3 sayı, Kaya Peker 2 sayı, Preldzic 5 sayı ile oynadı. Emir Preldzic'in 5 sayısı maçın en kritik anlarında geldi. Bunu da hatırlatalım.

Salonda güzel bir atmosfer vardı. Gelenler bilinçli taraftarlardı. Maç boyunca ne bir küfür duyduk, ne bir yabancı madde. Maç sonunda Galatasaraylı basketbolcular ile Fenerbahçeliler saha içinde çok iyi görüntüler verdiler. Bütün derbiler böyle biter inşallah.

Sahaya çıktığımız formayı beğenmedim, beğenmeyeceğim. Kimse de beğenmez. Fenerbahçe diğer maçlara bilemem ama derbilere çubuklu forma ile çıkmalıdır. İnşallah bir daha bu hata tekrarlanmaz.

Fenerbahçe Spor Kulübü olarak sürekli kazanıyoruz, sürekli derbi galibiyeti alıyoruz. İnşallah bu sezon sonu bütün branşlarımız şampiyon olacak.

20 Nisan 2011 Çarşamba

Haftasonum # 2


Daha önce 18 Mayıs 2009'da böyle bir yazmıştım. Antalya'ya çift maça gitmiştim ve haftasonu bloga girememiştim. Sonrasında toptan bir yazı yazmıştım. Burada . Yine öyle bir yazı yazacağım. Uzun olabilir. Ama okunur herhalde.

Cuma günü saat 16:30 treni ile İstanbul'a hareket ediyorduk. Neden tren derseniz. Otobüslerde yer yok. İlk defa böyle bir şeye denk geldim. Trenin de inanılmaz kalabalık olması nedeniyle berbat bir yolculuk ettik. Çok kalabalıktı cidden. Saat 18:30 gibi Kadıköy'de olduk. İstikamet haftasonunun ilk maçı ; Fenerbahçe-Galatasaray MP. Gişenin önüne vardığımızda kuyruk olmasına rağmen bir yolunu bulduk ve biletleri aldık. Evet küfür etmiş olabilirsiniz ancak Kocaeli'den gelip de o sıraya girsek içeriye giremezdik.

Salona girdiğimizde atmosferin iyi olduğunu gördük. Sol tarafta yine Genç Fenerbahçeliler ağırlık bir kesim maç boyunca susmadı.

Işıl'a edilen küfürler artık biraz abartı olmadı mı? Her maç her maç fazla oluyor. Hadi her maç olsun bari öyle net küfürler olmasın. Artık işin tadı kaçtı. Işıl'a küfür edilirken Nevriye'nin gelip taraftarları susturması müthiş güzel bir detaydı. 

Zaman zaman bütün salonunun coşması iyiydi. Caferağa kariyerimin en iyi maçlarından birini yaşadım.

Cuma akşamı maçtan sonra arkadaşlarla bir mekanda alkol alıp muhabbetimizi yaptıktan sonra eve gittik.

Ev dediğime bakmayın. Bizim ev değil. http://targetstriker.blogspot.com/  blogdan Kutay ve http://wwwextensor.blogspot.com/ blogdan Sinan'ın ev. Teşekkürlerimizi sunalım.


Cumartesi günü ise Fenerbahçe futbol takımı günüydü. Ve tabii Avea Spor Blogları Toplantısı. Saat 15:30'da Fenerbahçe Faruk Ilgaz tesislerine gittik. Tesislere ilk defa gidiyordum. Müthiş güzel ve kaliteli. Gayet şık bir ortam var. Avea yetkililerinin bizlere önem vermesi, bizleri sıcak karşılaması, sürekli ilgilenmeleri güzel detaylardı. Yemek yedikten sonra oradan ayrıldık. Avea yetkilileri serviste Fenerium alt Fenercell tribünü biletlerimizi ve Fenerbahçe atkılarını dağıttılar. Teşekkürler.

Servisle giderken yolun tıkanması sonucu Kalamış sahilde indim. Kutay daha önce bahsetmişti. Metin Oktay Heykeli var diye. Gittik baktık. Gerçekten Fenerbahçeliler'in her maç öncesi buluştuğu yerde Galatasaray efsanesi Metin Oktay'ın heykeli var. Sapasağlam duruyor. Normalde başka biri olsa o heykeli orada barındırmazlardı. Metin Oktay da böyle bir şey işte.

Saat 19:00'da başlayacak maç için saat 18:30'da içeriye girdik. Fenerium alt tribünü olduğu için giriş inanılmaz rahattı. Tribün zaten çok iyi. Çok temiz. Böyle bir temizlik bir statta kolay kolay göremezsiniz. Gerçi Kadıköy'ün bütün tribünleri normal standartların üstünde. Şu ana kadar statta Maraton alt hariç bütün tribünlere girdim en çok burayı beğendim. İyi tribün gerçekten.

Mücadele boyunca hakemin inanılmaz hataları sonucu gerildik, zaman zaman tezahuratlar ile coştuk, sonuç olarak 1-0 kazandık.

Hayatım boyunca en çok sevindiğim gollerden birisi Santos'un 90+4'de attığı gol oldu. İnanılmaz sevindim. Zaten statta herkes çok sevindi.

Anons zaten mükemmeldi. Tam 9 kere Santos diye bağırdık. Çok önemli bir goldü bu.

Tribünler iyiydi. Yeni beste ile beraber coşkulu anlar yaşadık. Bursaspor maçının sonlarında olduğu gibi bu maçın sonlarında da tribün çok iyiydi. Zaman zaman yine bütün stat tezahuratlara katıldı.

Her maç söylediğim gibi Mohikan Şov > tüm şovlar.

Maç öncesi Gfb tarafından yapılan '' Yürüyoruz Şampiyonluğa '' koreografisi de çok güzeldi. Ellerine sağlık.

Mücadele sonrası takımın taraftarlar ile kucaklaşması ve tezahurat yapması çok iyiydi. Stattan 15 dakika sonra çıktık.

Mücadele sonrası El Clasico olduğu için Kutay ve Alican - Tribünsel Sevda - ile bir mekanda maçı izledik.

Maçı izleyenler arasında herhalde İspanyollar da vardı. Real Madrid gol atınca büyük coşku yaşadılar ancak sonuç olarak üzgün ayrıldılar. Biz mutluyduk.

Kadıköy'ün dolu olmasına bayılıyorum. Cumartesi akşamı saat 1 sokaklar dolu. İzmitli biri olarak kıskandım. Acaba burada mekanlar maç anında dolu muydu ? Gerçi burada güzel çok mekan da yok.

Maç sonunda alkolleri alıp Kutay ve Sinan'ın evinde muhabbet falan derken sabahı ettik. Ama İstanbul ve Fenerbahçe maceramız bitmedi.


Pazar günü Şampiyonluk için Caferaağa'ya gidiyorduk.

Sabah Kutay ve Alican ile kahvaltı yaptıktan sonra Alican işine, Kutay ise Galatasaraylı olmasına rağmen Fenerbahçe şampiyonluğunu görmemek adına Kartalspor maçına gitti.

Ben ise bilet kuyruğundaydım. Cuma gününe göre inanılmaz bir kalabalık vardı. Yine de sıra güzel olduğu için ve polisler sıranın yanında kaynak olmasını önlediği için rahat rahat biletlermizi aldık.

İçeriye girdiğimizde salonun süslendiğini, insanların % 95 oranında sarı ve lacivert geldiğini ve coşkulu olduğunu gördük.

Mücadele boyunca heyecanlandık, coşku yaşadık, kaybediyor muyuz dedik ancak son sn maçı uzatmaya götürünce maçı aldığımızı anladık.

Horakova'nın serbest atışlarını izleyemedim. Oturdum bakmadım.

Kazanınca inanılmaz bir sevinç yaşadım. Sezon boyunca şampiyon olacağımıza inandım, yapılan haksızlıklara bu takımın cevap vereceğine inandım, Nevriye'nin, Birsel'in, Esmeral'in, Angel'ın, Horakova'nın, Matovic'in ve diğer oyuncularımızın bu kupayı bu büyük taraftarlar için kazanacağına inandım, Ratgeber'e inandım.

Mücadele sonrası yaşanan sevinç görülmeye değerdi. Oyuncularımız ve taraftarlarımız inanılmaz bir sevinç yaşadı.

Ama hem bugünün hem de haftasonunun benim açımdan unutulmaz bir anı vardı. O da bütün taraftarların, büyün oyuncuların, koçun hep birlikte Taurasi ve Penny'e son ses tezahurat yapmasıydı. Mükemmel anlardı. Haftasonunun en iyi anlarıydı.

Mücadele sonrası Metrobüs ile amcamlara geçtim. Hayatımda ilk kez metrobüse bindim. Güzel bir araç ancak dolu olmasına rağmen ısrarla yolcu alması tek sorunu.

Ve Pazar akşamını amcamlarda geçirdikten sonra Pazartesi 13:30 otobüsü ile İzmit'e döndüm.

Bir haftasonu daha bitti. Bu yazıyı okuyan çıkar mı bilmem :) Kutay ve Sinan'a çok teşekkürler. Tabii görüştüğüm diğer arkadaşlarıma da. Yücel'e de geçmiş olsun :)

Arkas Spor 1 Fenerbahçe 3


Fenerbahçe'nin bir branşı daha şampiyonluğa yürüyor, Fenerbahçe'nin bir branşı daha milyonlarca Fenerbahçe taraftarını mutlu ediyor. Fenerbahçe erkek voleybol takımımız voleybol 1.ligi final serisi ilk maçında deplasmanda Arkas Spor'u 25-27, 25-17, 22-25 ve 16-25'lik setlerle 3-1 yendi ve seride 1-0 öne geçti.

Mücadele'nin ilk 2 setini takip edemedim. 3.set izlemeye başladım. Ve müthiş mücadele'ye şahit oldum. Kemal Kayhan, Emre Batur, İvan Miljkovic,  Arslan Ekşi başta diğer oyuncularımız muazzam bir mücadele sergilediler. İyi servis attılar, iyi savunma yaptılar, iyi blok yaptılar, her şekilde sayı aldılar, ace attılar, Arkas gibi bir rakibi çok üstün bir oyunla yendiler. Ekranları başında milyonlarca Fenerbahçe taraftarına zevk verdiler. Fenerbahçe taraftarlarının kendileri ile gurur duymasını sağladılar.

Serinin 2.maçı ve 3.maçı İstanbul'da oynanacak. 2.maç Cuma günü 20:00, 3.maç Pazar günü 13:00'da oynanacak. Haftasonu bir Fenerbahçe branşı daha şampiyonluk alarak haftayı kapatabilir.

19 Nisan 2011 Salı

Japonya'dan Meşaleli Tribün


Japonya'nın Nagoya takımının taraftarları Asya Şampiyonlar Ligi maçından mesajı yolluyor. Tribün yapmak Avrupalıların ya da Güney Amerikalıların işi değildir. Tribün yapılacaksa da biz yaparız. Yalnız meşaleden rahatsız olanlar var. Onları tribünden temizlemek lazım.

Anket # 20


Blogda anketlerimiz devam ediyor. Son anketimiz '' Türkiye'nin en iyi koreografi yapan tribünü ? '' şeklindeydi. 600 kişi oy kullandı. Oy kullanan herkese çok teşekkürler. Fenerbahçe doğal olarak 300 oy aldı ve birinci oldu. Oyların % 50'sini aldı. Zaten şu ana kadar yapılan işlere bakılınca bunun ne kadar doğru bir karar olduğu belli oluyor. 197 kişi Galatasaray dedi. Sıradaki anketimiz ise alt branşımız ile ilgili. Fenerbahçe Kadın Basketbol takımının bu sezon En Değerli Oyuncu(MVP) sizce kim ? Angel mı ? Nevriye mi ? Yıllardır olduğu gibi Birsel mi ? Matovic mi ? veya başka bir oyuncuz mu ? Bütün sezonu göze alarak düşünün. Oylarınızı bekliyorum.

Real Madrid 1 Barcelona 1 / İlk El Clasico'nun Kazananı Barcelona


Messi'nin penaltı golüne cevap Ronaldo'nun penaltısı ile geldi ve maç 1-1 sona erdi. Barcelona son 5 haftaya 8 puan farkla lider giriyor. Real Madrid'in koreografisi, Barcelona taraftarlarının maç boyunca duyulan tezahuratları, hakemin yanlış kararları, Pepe'nin iyi futbolu, Barcelona'nın rakibine topu vermemesi, Messi'nin topu şert şekilde tribünlere atması dikkat çekenlerdi. 4 El Clasico'nun 1.si sona erdi. Barcelona ilk El Clasico'dan istediği alarak ayrıldı. Kaldı 3 El Clasico. Heyecan Çarşamba akşamı oynanacak Kral Kupası finali ile devam edecek.

Çarşamba 22:30 
Barcelona-Real Madrid 
NTV Spor


Fenerbahçe 1 Gaziantepspor 0 / Santos Attı Galibiyet Geldi


Maç Cumartesi günü oynandı. Üzerinden 3 gün geçti. Sadece yıllar sonra bloga baktığımızda neden bu maç yok demeyelim diye yazıyorum. Fenerbahçe Gaziantepspor'u Santos'un 90+4'de attığı golle 1-0 yendi ve liderliğe yükseldi. Sonra Pazar akşamı geri verdi.

Mücadele'yi baştan sona üstün oynadık, yüklendik, gol pozisyonuna girdik. Gaziantepspor'un inanılmaz sert futbolu, hakemin inanılmaz berbat yönetimi de eklenince maç bizim açımızdan zor oldu. Ligin iyi takımlarından dediğimiz Gaziantepspor'un bile bu tarz bir oyun oynamasına şaşırdık. Ama gelen son dakika golü ile beraber kazandık ve şampiyonluk mücadelesini sürdürüyoruz.

Mücadele'den öncesi ve sonrası ile dikkat çekenleri günlükte yazarız. 

Son olarak şu an başlığı '' Santos attı, galibiyet geldi. '' diye yazıyorum ancak belki de sezon sonunda '' Santos attı, şampiyonluk geldi. '' diye yazmamız gerektiğini göreceğiz.


Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı Şampiyon


Cuma ve Pazar günü Fenerbahçe kadın basketbol takımımızın maçları için Caferağa'daydık. Ancak şimdi bir şeyler yazabiliyorum. Cuma günü özellikle Angel'ın iyi oyunu, Birsel'in müthiş savunması, Horakova'nın ekstra performansı ile gelen 80-68'lik galibiyet ve serinin 2-1 olması. Pazar günü ise şampiyonluk için sahaya çıkıyorduk. Yine Angel, yine Horakova, yine Birsel ... Oyuncular değişmiyor. Bütün maçı önde götürdük. Maçın sonlarında yaptığımız basit hatalar sonucu neredeyse maçı kaybediyorduk. Ancak Horakova'nın 2 serbest atışı ile beraber maçı uzatmaya götürdük. Uzatmada çok daha etkili bir oyun ile beraber maçı kazanarak üst üste 6, toplamda 9.kez şampiyon olduk. Ezeli rakibimizi tüm her şeye rağmen yine yendik.

Tebrikler Fenerbahçe ! Her Şeye Rağmen Şampiyon ! 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...