31 Aralık 2010 Cuma

2010 Güle Güle 2011 Merhaba


Bir Fenerbahçe'li olarak 2010 benim açımdan berbat geçti. 16 Mayıs 2010 unutulmaz. Bu tek gün 2010 için berbat bir yıl tanımı yapmama yeter. Onun dışında yazı olsun kışı olsun güzel bir yılı geride bıraktık. Yeni yıl içinse Sağlık, Mutluluk, Huzur diliyorum. Fenerbahçe tüm branşlarda şampiyon olsun :)

2010 yılı içerisinde bloga giren, blogu tavsiye eden, yorum yapan herkese çok teşekkür ediyorum.

Fenerbahçe Acıbadem 2 Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom 3


2-0 öne geçtiğimiz, daha sonra anlamadığımız sebepten dolayı kaybettiğimiz ve kupadan elendiğimiz bir maç. Dünya Şampiyonu olunca uğruna paragraflar yazdığımız takımımızı bu önemli mücadele de tribünlerde yalnız bırakıyoruz. Gs maçlarında dolu olan salon bu maç bomboş, Bjk maçlarında dolu olan salon bu maç bomboş. Yazıklar olsun. İmkanı olupta sırf üşendiği için maça gitmeyen herkese yazıklar olsun, Derbilere zaman ayırıp bu maça zaman ayırmayan taraftarlara yazıklar olsun. Futbol maçında tribünde siz çıkan sahadan melekler gelsin diyenler bu maç takımı yalnız bırakıyorsa oturup düşünmek lazım. Neden böyle oldu, neden bu takım boş salona oynamak zorunda kaldı. Büyük Fenerbahçe taraftarları, Hep Destek Tam Destek diyen Fenerbahçe taraftarları böyle taraftarlık olmaz. Gerçekten ayıp ... Fotoğraf da pankartı okuyun ve düşünün ... Sevgi Eylem Gerektirir ...

FOTOĞRAF : GENCFB.ORG

30 Aralık 2010 Perşembe

Ne Olacak Bu Liverpool'un Hali ?


41 bin kişi tribünlerde, son lig maçını 11 Aralık tarihinde oynamış bir takımları var, son lig maçını kaybetmiş bir takımları var, rakip Wolverhampton son lig maçını 3 gün önce oynamış, son deplasman galibiyetini 23 Mart 2010 tarihinde almış, bu sezon deplasmanda sadece 1 beraberlik almış ve 7 maçı kaybetmiş, ayrıca lig sonuncusu ...

Ancak maç bir başlıyor Liverpool inanılmaz kötü oynuyor, pas yapamıyor, şut çekemiyor, pozisyona giremiyor. Wolverhampton ise tam tersi maçı istiyor, 3 gün önce oynamış gibi değil de 1 yıldır futbola aç gibi oynuyor. 56.dk savunmanın hatasıyla birlikte Stephen Ward ile golü bulan Wolverhampton bu golden sonra da rakibe pozisyon vermiyor. Zaten Liverpool'un maçı istediği de yok, pozisyon bulma isteği de. Tribünler yavaş yavaş boşalıyor. Torres, Gerrard, Cole, Kuyt, Babel sahada ancak hiçbiri mücadele etmiyor. Mücadele etmek de istemiyor. Maç bitiyor herkes üzgün şekilde evlerine gidiyor.

Bu yenilgiden daha da önemlisi son zamanlarda Liverpool taraftarları You'll Never Walk Alone demiyor. Böyle devam ederse ne zaman You'll Never Walk Alone derler onu da kimse bilmiyor ...

Galatasaray Cafe Crown 67 Fenerbahçe Ülker 56


Yenilmek kötü ve üzücü. Ben çok üzüldüm. Maçı kazanacağımızı düşünüyordum ancak olmadı. Mücadele'den kısa kısa notlar yazalım.

Çubuklu forma ile çıkmamız güzel. Arka tarafı da çubuklu olursa şahane olur. Galatasaray'da parçalı forma ile çıksaydı keşke. Parçalı formaları var mı bilmiyorum.

Ukic > Greer hatta Ukic > Türkiye'de bulunan Tüm Guard'lar.

Mücadelemiz iyiydi. İyi savunma yaptık diyebilirim. Yediğimiz toplar köşeden gelen 3'lükler, son sn'ler de gelen 3'lükler ve 2'likler. 

56 sayı atmamız kötü. Çok kötü. Galatasaray iyi savunma yaptı ancak biz atamadık. Mücadele boyunca 13/30 2'lik, 5/21 3'lük ve 15/27 serbest atış oranı ile oynadık. Herşeyi açıklayan oranlar. Ribaunlar 39-39, Asistler 12-9 Gs , Top Çalma 12-7 Gs ve top kaybı 12-15 Gs üstünlüğü vardı. 

Ukic 8 sayı 3 asist, Mirsad 3 sayı 3 ribaund, Ömer Onan 16 sayı 4 top kaybı, Lavrinovic 1 sayı 7 ribaund, Kaya 6 sayı 9 ribaund, Oğuz Savaş 14 sayı 4 ribaund, ile oynadı. Diğer oyuncularımız pek katkı yapamadı.

Spahija'nın faul pozisyonundan sonra yaptığı itirazlar haklıydı bence. Hemen teknik faul'ü alması maçı orada bitirse de bence haklı bir itiraz. Hoca o kadar da itiraz edecek. Ayrıca maç boyunca itiraz eden Mahmudi neden almadı bilemiyorum.

4.periyot fark 7'ye çıkınca takım dağıldı. Maçtan koptuk. Ataklar dağıldı. Bu da Fenerbahçe Ülker'e yakışmayan bir ayrıntıydı.

Hakemler kötüydü. Küfür edecek kadar kötü.

Gs seyircisi gergin anlar dışında pek bir şey yapmadı. Küfürler oldu. Tezahuratlar konusunda yapacağım tek yorum ise '' Kupaları Şirketlere Bırakmayalım '' tezahuratı yapmalarına olur. Galatasaray CAFE CROWN taraftarlarının öyle bağırması da saçma olsa gerek.

Sonuç olarak kaybettik ve liderliği rakimize verdik. Ancak şampiyonluğun yine en büyük adayı biziz. Bir daha biz böyle şanssız, kötü olmayız.

29 Aralık 2010 Çarşamba

Türkiye'nin En İyi Tribün Tezahuratı ?


Türkiye tribün tarihinde yapılmış en iyi tezahurat sizce hangisi ? Göztepe'nin İsyan Marşı mı ? Galatasaray'ın Nevizade Geceleri mi ? Beşiktaş'ın Gücüne Güç Katmaya Geldik mi ? veya bir başka beste mi ? Yorumlarınızı bekliyorum. Benim oyum belli.

90. Dakika


Bloga yazamıyorum. Bir üşengeçlik var. Neden bilmiyorum ancak 2010 yılının son günlerinin etkisi olabilir. Bahis hayatımız ise tüm hızıyla devam ediyor. Kupon yapıyorum ve kazanıyorum ancak çoktandır böyle kuponum yatmıyordu.. Dün yattı. 3 maçlık şahane bir kupon yaptım. Manchester United kazanır dedim. Ama kazanamadı. 90.dk yediği golle kupon ilk maçtan yattı.. Diğer 2 Nba maçı zaten bankoydu. Sonuç olarak kupon son anda yatsa da inşallah geçici bir durumdur ve şanssızlık bir daha yanıma gelmez. Bu arada tahminlerimiz ile BURADAYIZ.

27 Aralık 2010 Pazartesi

Gün Olur Devran Döner


Dün malum olaylardan sonra birşeyler yazmak istesem de yazmamaya karar verdim. Şimdi 2 cümle yazayım. Bu olaylar ne ilk ne de son.

Galatasaray.org ; Üzgünüz
Fenerbahce.org ; Kınıyoruz
Ultraslan ; Kınıyoruz
Genç Fenerbahçeliler ; Destek vermek için Caferağa'ya gidiyoruz.

Bundan 1 ay sonra belki daha yakın belki daha geç yine bu olaylar olacak ve o zaman yine aynı başlıkları göreceğiz. Sadece başlıklar ve renkler değişecek.

Çok sıkıldık artık.

26 Aralık 2010 Pazar

Fenerbahçe Ülker 83 Tofaş 61


Fenerbahçe Ülker 11.hafta mücadelesinde kendi sahasında Tofaş'ı ağırladı. Mücadele'den çok rahat bir oyunla 83-61 kazandı. 11.maçta 10.galibiyet oldu.

Mücadele'nin başından sonuna kadar etkili bir basketbol oynadık. Ukic'in basketi ile başlayan mücadele Kaya Peker'in, Mirsad'ın, Can Maxim'in ve Preldzic'in etkili oyuncuları ile farka gitti.

Ukic 15 dk oyunda kaldı ve mücadele'yi  6 sayı 2 asist tamamladı. Genç oyuncumuz Erbil 8 dk içinde 2 sayı 2 asist, Mirsad Türkcan 10 sayı 5 ribaund 7 asist, Ömer Onan 6 sayı, Greer 5 sayı, Lavrinovic 8 sayı 4 ribaund , Kaya Peker 7 sayı 3 ribaund, Oğuz Savaş 6 sayı 6 ribaund, Kinsey 3 sayı 2 ribaund, Can Maxim 12 sayı 4 ribaund, Marko Tomas 7 sayı ve Emir Preldzic 11 sayı 3 ribaund 3 asist 4 top çalma ile oynadı.

Mücadele boyunca bazı oyuncuların bitse de gitsek tavırları olmasına rağmen Mirsad'ın bu maçı bile ciddiye alan tavırları, Emir'in her maç olduğu gibi istatistik kağıdının bütün bölümlerini doldurması ve aynı Mirsad gibi maç yapmaktan zevk alması, 3.periyot oyuna giren Can Maxim'in kendine güveni, pasları, mücadelesi ve kısa sürede maçın en skorer ismi olması ayrıca şutunun bir estetistiği olması, Mirsad'ın şahane ve zekice yaptığı asistleri, Ömer'in 3'lükleri maçın öne çıkanlarıydı.

Salonun boş kalması, gelen seyircilerin çıt çıkarmadan oturması, sadece maçın başında ve sonunda bir grup taraftarın tezahurar yapması da diğer detaylardı.

Genel istatistiklere bakarsak ; her iki takımın % 45 şut yüzdesi, % 71 Tofaş'ın, % 63 Fenerbahçe Ülker'in serbest atış yüzdesi, % 53 Tofaş'ın, % 52 Fenerbahçe Ülker'in 2 sayı yüzdesi ve % 18 Tofaş'ın , % 33 Fenerbahçe Ülker'in 3 sayı yüzdesi, Ribaund'lar da 38-33 Tofaş üstünlüğü, Asist'ler de 18-15 Fenerbahçe Ülker üstünlüğü bulunuyordu. 

Mücadele'nin neden bu kadar rahat ve fark ile bittiğini anlamanız için Fenerbahçe Ülker'in 14 top çalması varken Tofaş'ın sadece 1 tane. Ayrıca Tofaş'ın toplam 22 tane top kaybı varken, Fenerbahçe Ülker'in sadece 6 top kaybı herşeyi açıklıyor.

Sonuç olarak Fenerbahçe çok rahat bir şekilde galip geldi ve Çarşamba günü oynayacağı Galatasaray Cafe Crown maçını beklemeye başladı.

25 Aralık 2010 Cumartesi

Fenerbahçe'nin Euroleague Seyirci Ortalaması ; 12.875


Geçen sezon 1.440 olan ortalama bu sezon 12.875 oldu. Fenerbahçe taraftarları mücadele eden takımın, kazanan takımın yanında olduğunu gösterdi. Grupları 2.bitirirken Fenerbahçe'nin en büyük destekcisi oldular. Şimdi Top 16 maçları kapsamında önümüzde 3 maç daha var ve ortalama daha da artacak diye düşünüyorum. 5 Grup maçının seyirci sayıları ise şöyle ;

Lietuvas Rytas ; 8.424
Montepaschi Siena ; 14.785
Cibona Zagreb ; 15.168
Regal Barcelona ; 15.752
Cholet Basket ; 10.245

24 Aralık 2010 Cuma

Anket # 18


Blog hayatımız boyunca yaptığımız 17. anket de sona erdi. Aykut Kocaman'a güveniyor musunuz? diye sormuştuk. 273 kişi oy kullanırken 175 kişi evet, güveniyorum şıkkına oy verdi. 46 kişi hayır güvenmiyorum derken 52 kişi Fenerbahçe'nin hocası değil şıkkını işaretledi. Aykut Kocaman hala görev başında olduğuna göre güvenmek zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Oy kullanan 273 kişiye teşekkür eder yeni anketimizin startını verebiliriz. Fenerbahçe'nin illk yarı en iyi oyuncusu kimdi ? Oylarınızı bekliyorum.

Fenerbahçe Ülker 93 Cholet Basket 61


Fenerbahçe Ülker Euroleague son maçında sahasında Cholet Basket'i 93-61 yendi ve gruptan 2.sırada çıkarak top 16'ya kaldı. Mücadele'den kısa kısa dikkat çeken notlara bakacaksak ;

Karşılaşmayı 10.245 kişi izledi. Son maç tamamen dolu tribünler önünde oynanabilirdi ancak yine de benim beklediğimden daha yüksek bir sayı.

Mücadele'ye berbat başladıktan sonra Mirsad'ın iyi oyunu ile kendimize gelmeye başladık. Mirsad 23 dk içinde 10 sayı 8 ribaund 3 asist 3 top çalma 1 blok ile oynadı. Resmen takımı ve taraftarları ateşledi. Mirsad'ın 34 yaşında olduğunu hatırlatalım.

Ukic'e ayrı bir paragraf açmak lazım. Son 2 maç Ukic oynamadı ve 2 mağlubiyet aldık. Fenerbahçe için çok önemli bir basketbolcu. Geldi kalitesini ortaya koydu. Mücadele'yi de 7 sayı 5 asist ile tamamladı.

Emir Preldzic iyi oynayan oyunculardan biriydi. Hatta bu sezonun en iyi oyunu diyebiliriz. 11 sayı 11 asist ile oynadı.

İlk yarı sayı atamayan, çok kötü şut atan, savunma da iyi oynamayan Lavrinovic 2.yarı 18 sayı atarak maçı koparan isimlerden oldu. Lavrinovic'in de kendine gelmesi galibiyet'ten daha önemli belki de. Aynı şekil Emir'in de.

Kaya Peker 13 sayı, Ömer Onan 8 sayı, Oğuz Savaş 8 sayı, Kinsey 9 sayı, May 4 sayı, Greer 5 sayı atarak skora katkı sağladılar.

Zevk veren, mücadele eden, istekli oynayan bir Fenerbahçe Ülker'i izlemek güzel. Şimdi Top 16'da güzel bir kura çekip önce Top 8 sonra daha ileri Barcelona yani Final Four. Bu takım bunu yapacak kapasitede. Yeter ki mücadele etmekten vazgeçmesinler.

Maç Günlüğüm # 54


- Hep inandık, hiç yılmadık, en kötü gününde dimdik ayaktaydık, yemin ettik, biz bu sene, boyun eğecek herkes Fenerbahçe'ye ...

- Yine Fenerbahçe için yine yollara düşüyorduk. Bu sefer Türkiye Kupası grup maçı. Rakip Bucaspor. Saat 14:35 Efe Tur ile başlayan yolculuk gece 23:30'da evde son buluyor.

- Efe Tur güzel otobüs, rahat, muavinler iyi, servis iyi, sağında solunda güzel kızlar var, kötü bir şey yok. Daha önce yazmıştım ancak yine yazayım. Efe Tur > İzmit Seyahat.

- Kadıköy'de arkadaşla buluşma, alkol alma, bu arada voleybol maçından skorlar alma, kazandıktan sonra sevinmek derken saat 18:30 gibi stadın yanına hareket etme vakti.

- Bu sene kombine almadım ancak yine de her maça gidiyorum gördüğünüz üzere. O yüzden gişeye gidip bilet almak lazım. Allahtan Fenerbahçe taraftarları maçlara ilgi göstermiyor da rahat rahat sıra beklemeden biletimi alıyorum. Şaka bir yana keşke ilgi gösterseler her maç tamamen dolu tribünler önünde oynansa ve bende zor şartlar altında alsam biletimi.

- 20 Tl'ye Türk Telekom bileti aldıktan sonra Nazlı'nın Yeri'nin karşısında yer alan '' Lider Kokoreç '' ve yemek vakti. Kokoreç dediysem yemiyorum son 2-3 aydır. Çorba + patates kızartması yeterli oldu.

- Bu arada yemek yerken Ziraat Bankası-Fenerbahçe maçı vardı. İlk seti almışız ancak benim izlediğim seti kaybettik. Neyse ki daha sonra maçı 3-2 kazandık ve Türkiye Kupası'nda üst tura çıktık.

- Yemek yedikten sonra Fenerium'a arkadaşların yanına geçtim. Blog'da 2 konu önce paylaştım. Tıklayın. Bu atkıyı aldım. Bu sene her maça giderken Fenerbahçe Güneşi formamla gidiyordum şimdi üstüne bir de bu atkıyı takacağım. - ilk maç uğursuz geldi -

- Saat 19:30 gibi stada girdim. Tribünler yine boştu. Bu arada maçın başlamasına kısa bir süre önce Galatasaray'lı 2 arkadaşım geldi. Blogger camiasından http://targetstriker.blogspot.com/'dan Kutay ve http://wwwextensor.blogspot.com/'dan Sinan. Sinan ilk kez Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'na giriyorken Kutay 3.5 sene sonra ilk kez geliyordu. Ve ilk kez deplasman tribünü dışında bir tribüne giriyordu. Doğal olarak stada bayıldılar :) Biz de 2.yarı onlarla beraber Türk Telekom Arena'ya gideriz.

- Mücadele'yi 3-2 kaybettik ve kupadan büyük ihtimalle elendik. Oynanan oyun kötüydü.

- Tribünlere geleceksek ; Tezahurat bakımından iyi olmayan tribünler. Maçın 80.dk'sı '' Fener gol gol, Fener kupa gidiyor '' diye bağıran 3 dk sonra '' Siz çıkın sahadan melekler gelsin '' diye tezahurat değiştiren yine aynı tribünler. Ayrıca  '' Siz çıkın sahadan melekler gelsin '' diye tezahurat yapan her kim olursa olsun acaba Gs, Bjk veya önemli avrupa maçı hariç Fenerbahçe Acıbadem'in kaç maçına gittiler ? Bunu da çok merak ettim. Ayrıca Bucaspor diye bağıran taraftarlar 90 dk boyunca kaç kere Fenerbahçe diye bağırdı? Ayrıca Fenerbahçe'yi protesto etmek için alkışlayan taraftarlar, madem bu kadar mantıklı ve akıllı protesto şekli biliyorlar neden maç içinde bütün takım berbat oynuyorken sadece hatalı gol yinen Serkan'ı ıslıklıyor ? Ayrıca takım sahada kötü ya da iyi oynuyorken neden ısınan oyuncu'ya - Alex - tezahurat yapılır ? Sahada ki futbolculara ne demek istiyorsunuz ? Ayrıca tribünde bütün maç futbolculara küfür eden taraftarlar neden diğer taraftarlar futbolcu'yu ıslaklayınca tepki gösterir, ayağa fırlar ? Bunun gibi bir çok soru sorulabilir. Fenerbahçe camiası çok değişik bir camia yani. Ne yapacağını bilmiyor. Binlerce protesto şekli varken gidiyor stadı yakarak protesto ediyor. Trabzonspor maçında bu sene yine kaybedersek ben o statta neler olacağını düşünmek bile istemiyorum.

- Türk Telekom tribünü'ne veya diğer tribünlere gelen bazı bayan taraftarların maç ile ilgisi yok. Hatta atak yaparken falan oturuyorlar, gollerde ayağa kalkmıyorlar. Neden stada geliyorlar ?

- Neyse ya taraftar konusuna girdik ne yazacağımı unuttum. 

- Maç bitti, stadı terkettik, arabaya bindik, İzmit'e döndük.

- Bundan sonra ilk maç günlüğü - tabi arada başka maça gitmezsem - 13 Ocak 2011 tarihinde oynanacak Yeni Malatyaspor-Fenerbahçe maçı olacak. Uçak biletlerini aldık. Malatya'da da takımı yalnız bırakmıyoruz.

22 Aralık 2010 Çarşamba

Since 1907


Bucaspor maçı öncesi koleksiyona kattığım atkı.

İyi ki Doğdun Lefter


Lefter'in doğum gününü gönül ister ki Büyükada'da binlerce taraftar beraber kutlayalım. Ancak inşallah en kısa sürede hastane'den çıkacak ve Büyükada'ya gidecek ve o zaman biz de oraya gidip doğum gününü değil yaşadığı her günü kutlarız. Nice senelere Lefter.

Fenerbahçe 2 Bucaspor 3


- Kötü forma, kötü futbol

- Kötü taraftar, kötü taktikler

- Kötü performanslar, kötü maçlar

- Kötü skorlar

Türkiye Kupası'na da veda etmek üzereyiz. Bakalım daha nelere veda edeceğiz .

Fenerbahçe Acıbadem Dünya Şampiyonu


Kasia, Naz Aydemir, Cemre Erol, Gamova, Çiğdem Rasna, Seda Tokatlıoğlu, Natasa Osmokrovic, Eda Erdem, Nihan Güneyligil, Songül Dikmen, İpek Soroğlu, Sokolova, Fürst, Yağmur Koçyiğit, Zülfiye Gündoğdu, Fofao, Ergül Avcı, Alice Blom, Frauke Dirickx, Nihan Yeldan, Merve Tanıl, Jan De Brandt, Ze Roberto ve ismini yazmadığım teknik kadro. Bu başarı hepinizin. Kutluyoruz ve sizinle gurur duyuyoruz. Ayrıca Mehmet Ali Aydınlar ismini de unutmuyoruz.

21 Aralık 2010 Salı

Maç Günlüğüm # 53


- Dillerden düşmez bu sevda yaşıyoruz her solukta, Zeki, Rıza, Lefter, Canla Fenerbahçe Sen Çok Yaşa !

- Fenerbahçe için yollara düşüyorduk yine. Bu sefer rakip Sivasspor. Rahat geçmesini ve 3 puan almamızı beklediğim bir maç için İzmit'ten yollara düşüyorduk.

- Evden çıkar çıkmaz maç moduna giriyorum. Daha önce de yazmıştım. Evden çıkıyorum herkes durduruyor. Maça mı, yine mi, üşenmiyor musun? , Hangi tribündesin ? gibi yüzlerce soru. Abartmayayım da onlarca diyelim. Hele bazıları neden gidiyorsun ya sanki şampiyon mu olacaksınız diyor ki onlara cevap bile vermeye gerek duymuyorum.

- Saat 13:00 otobüsü ile İstanbul'a yolculuk başladı. Sadece 2 kişi. Kocaeli Gfb olarak değil. Fenerbahçe taraftarları olarak. Ya da Münferit Gfb olarak.

- Otobüs hayatım boyunca yolculuk yaptığım en iyi otobüstü. Çok otobüs yolculuğu yapan biri değilim ancak gerçekten çok iyiydi. Otobosün markası galiba Neoplan'dı. Ama otobüsün en iyi olmasını bu özellik sağlamıyor. Otobüs Efe Plus dedikleri otobüsten. Koltuklarda ekran var :) İstediğin şeyi izleyebiliyorsun desem de 15-20 tane yabancı film, 5-6 tane yerli film, belgeseller, müzikler, resimler ve oyunlar mevcut. Tabi görmemiş misali bütün hepsine tek tek baktım. Yolu yarılamıştık ben hala tam anlamıyla bir şey izlememiştim. En son belgesel de karar kıldım ve Kocaeli'nin tanıtım belgeselini izledim. Onun dışında olsa da olur olmasa da. Yalnız otobüse binmeden önce 2 tane gazete almıştık ancak ekranları görünce gazetelerin yüzüne bakmadık :) Tv > Gazete :)

-  Yaklaşık 1.5 saatlik yolculuğun ardından Kadıköy'e vardık. Ufak bir Natulis alışveriş merkezi turundan sonra Kadıköy balıkcılar çarşısı'na gittik. Balık + Alkol alarak karnımızı doyurduk. Gerçekten İzmit'te böyle güzel mekanlar yok. Ya da burası da güzel değil belki de canlı en azından. Önünden binlerce insan geçiyor. Yemek yerken etrafı da izleyebiliyorsun.

- Stadın oraya gittiğimde direk Türk Telekom tribünün'den biletimi aldım ve Yoğurtçı Parkı'na geçtik. Grup Ck'nın abisi Alpaslan Özçelik ile bir süre keyifli sohbet ettikten sonra oradan ayrıldık ve Nazlı'nın yerine geçtik.

- Bu arada yanımıza Galatasaray'lı arkadaşımız http://artemiofranchi.blogspot.com/ 'dan Demir katıldı. Alkol eşliğinde keyifli bir sohbet yaptık. Saat 18:00 gibi stada hareket ettik.

- Fazla beklemeden ve fazla aranmadan stada girdim. Zaten nedendir bilmiyorum henüz stadyum da çok aşırı arandığımı hatırlamıyorum.

- Tribüne girince şahane bir yer buldum. Türk Telekom tribününe girdiğim her maç oraya geçeceğim. Tabi boş ise. Bahsettiğim yer tam alt katın en üstü. Başını sağa çevirince ekran var :) Tekrarları izleyecektim. Maç öncesi koridorları falan görebiliyordum. Maç boyunca da bütün tekrarları izledim. Penaltı pozisyonlarına falan baktım o yüzden çok sinirlenmedim pozisyonlara :)

- Mücadele'yi 1-0 kazandık güzel oldu.

- Alex'in frikiğini izlemek keyifliydi. Bir de o kale arkasında oturuyorsan daha keyifliydi.

- Tribün performansını yazmayacağım zira yine iyi değildik.

- Stadın boş kalmasına anlam veremedim. İlk yarının son maçı bu kadar boşluk olması gerçekten ilginç ve ayıptı. Özellikle localara baktım ve tamamen dolu olduğunu gördüm. Kimse o kadar parayı ben versem ben de her maç gelirim demesin.

- Tribünde oldukça fazla bayan vardı. Kadıköy hep böyle olmuştur zaten.

- Mücadele öncesi Volkan ile Sivasspor kalecisinin ve Sivasspor kaleci antrenörünün muhabbeti görülmeye değerdi.

- Kadıköy'ün en iyi atmosfer anı diyebileceğiniz anlar kesinlikle hakeme itiraz için maraton alt ve fenerium alt tribünlerinin ayağa kalktığı andır. Statta muazzam bir atmosfer oluşuyor. 

- Maç sonunda direk stadı terkettim ve 22:00 otobüsüne yetişmek için Kadıköy sahile gittim.

- Saat 12:30 başladığım yolculuk saat 23:30'da sona eriyordu.

- Salı günü Bucaspor ile oynayacağımız maça da gidiyoruz ve takımımızı destekliyoruz.

20 Aralık 2010 Pazartesi

Lefter İçin Hastane'ye Gitmeliyiz !


Büyük Fenerbahçe'nin büyük taraftarları sadece ve sadece şu sahneyi düşünün ve aynı sahneyi Lefter için tekrarlayın. Hababam Sınıfı'nda Mahmut Hoca rahatsızlanır ve hastane'ye kaldırılır. Hastane'de yatarken ziyarete gelenler olur ve sadece Hababam Sınıfı odaya girer ancak aşağıda binlerce insan vardır. Daha önce eğittiği tüm öğrencileri aşağıdadır ve aşağısı '' Mahmut Hoca Mahmut Hoca '' diye inlemektedir. İşte Büyük Fenerbahçe'nin büyük taraftarları aynı olayı Lefter için yapmalılar. Eğer ki imkanlar varsa kalkıp 5 sn Pencere'den bakabilecek durumdaysa ya da bakamayacak durumda bile olsa Fenerbahçe taraftarları o hastane'nin bahçesini doldurmalıdır. Lefter'e büyük biri vefa örneği göstermeli. Hatta Çarşamba günü günü doğum günü Lefter'in. Çarşamba günü olursa çok daha şahane olur. Genç Fenerbahçeliler, Feder, Kfy, 1907 Unifeb, Ck, Vamos Bien, Legend ve başka hangi grup varsa birileri bu olayı organize etmeli. Fenerbahçe'lilik maça gidip tezahurat yapmak, Fenerium'dan alışveriş yapmak değildir. Fenerbahçe'lilik değerlere sahip çıkmaktır, çıkabilmektir. İnşallah burada yazılanlar gerçek olur birileri bu işi organize eder. Öyle bir şey olursa ben Kocaeli'den gelmeye hazırım. Herhalde İstanbul'dan da gelecek birileri çıkar ...

Sayılarla Fenerbahçe'nin İlk Yarısı


10 Fenerbahçe'nin ilk yarı aldığı galibiyet.
4 Fenerbahçe'nin ilk yarı aldığı mağlubiyet.
3 Fenerbahçe'nin ilk yarı aldığı beraberlik.
40 Fenerbahçe'nin ilk yarı attığı gol.
21 Fenerbahçe'nin ilk yarı yediği gol.
33 Fenerbahçe'nin ilk yarı topladığı puan.
18 Fenerbahçe'nin ilk yarı kaybettiği puan.
12 Fenerbahçe'nin en golcü futbolcusu olan Alex'in attığı gol.
5 Fenerbahçe'nin en çok sarı kart gören oyuncusu Lugano'nun gördüğü kart.
1 Fenerbahçe'nin ilk yarı en çok kırmızı kart oyuncusu Lugano'nun gördüğü kart. - başka kimse kırmızı kart görmedi -
1448 Fenerbahçe'nin en çok oynayan futbolcusu olan Mehmet Topuz'un süre aldığı dakika.
17 Fenerbahçe'nin en çok ilk 11 oynayan futbolcusu olan Mehmet Topuz'un ilk 11 oynadığı maç.
34 Fenerbahçe'nin en az oynayan futbolcusu Gökhan Ünal'ın süre aldığı dakika.
12 Fenerbahçe'nin ilk yarı aldığı farklı skor. ( 4-0, 3-2, 4-2, 2-0, 1-1, 2-6, 3-0, 1-4, 0-0, 2-1, 5-2, 0-1 )
2 Fenerbahçe'nin ilk yarı gol atamadığı maç
0 Fenerbahçe'nin ilk yarı evinde aldığı yenilgi
---
23 Fenerbahçe'nin ilk yarı kullandığı oyuncu 


Varsa sizin de istatistikleriniz yazın buraya ekleyelim. Ben aklıma geldiği an ekleyeceğim.


Erkek ve Kadın Basketbol'da 1 Galibiyet 1 Mağlubiyet


Kadın basketbol maçında Burhaniye Belediyesi'ni deplasmanda Taurasi ve Penny'den yoksun çıktığımız maçta 24 sayı farkla 85-61 yendik ve liderliğimizi sürdürdük. Nevriye 27 sayı, Esmeral 10 sayı, Birsel 6 sayı 4 ribaund 5 asist, Vajda 13 sayı 6 ribaund, Matovic 12 sayı 7 ribaund ve Şaziye 10 sayı 7 ribaund ile oynadı. Mücadele'yi seyretmediğim için yazacağım bir şey'de yok.


Erkek basketbol maçı ise sezonun en iyi Tbl maçı olarak geçti. 2 kez uzatmaya gitti, 2.uzatma devresinde Furkan'ın sakatlığı bizi oldukça üzdü ve maçtan soğuttu - daha sonra sakatlığının sanıldığı kadar ciddi olmadığı haberini aldık. - Kinsey'nin hataları, Ömer Onan'ın olağanüstü oyunu, May'in kritik dakikalar da kritik basketleri, Preldzic'in iyi oyunu, Maxim'in kritik sayıları ve kritik hücum ribaundları, Oğuz Savaş'ın iyi oyunu, Kaya Peker'in kritik ribaundları ve sayıları derken Fenerbahçe Ülker sezonun ilk yenilgisini aldı. Ömer Onan 29 sayı, Lavrinovic 9 sayı, Kaya Peker 13 sayı, Oğuz Savaş 15 sayı 10 ribaund, Kinsey 6 sayı 10 ribaund, May 9 sayı 9 ribaund ve Preldzic 11 sayı 6 ribaund 5 asist ile oynadı. Fenerbahçe Ülker mücadelesine Perşembe günü Cholet Basket ile grup 2.liği için oynayacak.

Espanyol 1 Barcelona 5


Sevilla 5-0, Getafe 1-3, Villarreal 3-1, Almeria 0-8, Real Madrid 5-0, Osasuna 0-3, Real Sociedad 5-0 ve ardından bu hafta gelen gelen 5-1'lik Espanyol galibiyeti. Burada yazdığım takımların çoğu iyi diye bilinen takımlar. Sevilla'ya, Real Madrid'e ve Espanyol'a 5 gol atabilecek bir takım daha yok. Bu kadar maç üst üste kazanacak bir dakım daha yok, Bu kadar rahat gol atacak, son 8 maç sadece 3 gol yiyecek bir takım yok. Son 10 lig maçını kazanan Barcelona hakkında yazacak bir şey de yok. Espanyol'u 5-1 gerçekten goller Pedro(2), Villa(2) ve Xavi'den geldi. David Villa'da iyi başlamadığı sezonun ilk yarısını 11 gol ile kapattı. Barcelona Salı günü Athletic Bilbao ile Kral Kupası oynayacak ve daha sonra 2 Ocak 2011 2.yarının ilk maçı ile tekrardan lig mücadelesine dönecek.

Fenerbahçe 1 Sivasspor 0


- Fenerbahçe Süper Lig 17.hafta mücadelesinde Sivasspor'u Alex'in 77.dk attığı frikik golüyle 1-0 yendi ve ilk yarıyı 33 puan ile kapattı.

- Mücadele'ye Volkan, Yobo, Bekir, Gökhan, Santos, Mehmet, Cristian, Gökay, Dia, Alex ve Niang ilk 11'i çıktı.

- Mücadele'ye başlar başlamaz tribünde isyan noktasına geldim. Fenerbahçe Kadıköy'de ligin kötü takımlarından Sivasspor ile oynuyordu ancak top hep Sivasspor'daydı. Bu işte bir terslik vardı. Daha sonra oyunda yavaş yavaş top hakimiyetini sağladık. Ancak yine de istenilen seviye de değildik. En azından ben böyle bir seviye istemiyorum. 8.dk Yobo'nun, 9.dk Dia'nın pozisyonları ile başladık bir şeyler üretmeye. 11.dk Bekir'in vuruşunu çizgiden çıkardılar. 21.dk Niang'ın kafa vuruşu yandan auta çıkarken, 42.dk Alex'in kendi yarattığı pozisyon ile gole yaklaştık. 45.dk ise Dia'nın şutunu kaleci çıkarırken ilk yarı sona eriyordu. 

- Burayı okuyan biri iyi ya baya atak yapmışız der ama bunlar gelip geçici ataklardı. Oynanan oyun gerçekten çok kötüydü. Mücadele vardı belki ama futbol yoktu.

- 2.yarı Mehmet Topuz'un kafası, Andre Santos'un şutu, Stoch'un şutu, Gökhan Gönül'ün şutu dışında da pek etki yoktu. Yine belki net ama çok organize olmayan ataklar.

- 77.dk ise Alex De Souza kendi kazandırdığı serbest vuruşu yine Alex De Souza kullandı ve Fenerbahçe'yi hem 1-0 öne geçirdi, hem de maçı kazandırdı. 

- Takımımız da oyunculara tek tek bakacaksak ; Volkan Demirel pek pozisyon gelmedi, gelenleri de kurtardı, Gökhan Gönül iyi oynadı, ileri çok çıktı, zaman zaman kritik müdahaleleri var, Yobo'da iyi oynadı zaman zaman gol bile aradı, Bekir çok temiz bir futbol oynuyor, basit ama iyi oynayanlardan, Santos bana göre Alex'den sonra  maçın yıldızı, gol pozisyonlarında var, Sivasspor ataklarında kesme işlemi yaparken var. Çok iyi oynadı, Mehmet Topuz iyi oynadı, iyi mücadele etti, ancak hep söylüyoruz daha çok şut, daha çok sorumluluk, bunu yapması lazım, Gökay'da tıpkı Bekir gibi temiz oynayanlardan, zaman zaman hata yapsa ve Alex'den veya başka bir abisinden fırça yese de ileride iyi olur. Tabi fizik problemi çok büyük etken, bakalım ne olacak, Cristian yine iyiydi, taraftarlar geçmişi hatırlayarak küfür ediyorlar ancak gerçekten son haftalar takımın en iyi oyuncularından, Dia iyiydi ancak son vuruş yapamama veya son pası atamama sorunu var, hele zaman zaman ayağından açtığı toplar sıkıntı yaratıyor, Alex hiçbir şey yapmamış olsa bile gol attı ve maçı kazandırdı, Niang son haftaların en kötü isimlerinden, bu hafta da iyi değildi. Sonradan oyuna giren Stoch, Semih ve Selçuk için ne desek boş.

- Fenerbahçe mücadele boyunca sarı kart görmedi. Emre ve Lugano yok. Bu yüzden olmasın ?

- Fenerbahçe en azından Kadıköy'de maça böyle başlamamalı. Daha istekli, daha hırslı ve daha çok pozisyonlu başlamalı. Gerçi öyle başladığımız maçların da 2.yarı ne duruma geldiğini biliyoruz.

- Kadıköy'de üst üste 4.galibiyetimizi aldık. Kadıköy'de 9 maçta 7 galibiyet ve 2 beraberlik aldık. 24 gol attık ve 8 gol yedik. 

- Sıkıntı deplasmanda.

- Salı günü Bucaspor ile Türkiye Kupası maçı oynayıp 23 günlük bir tatile çıkacağız.

- İnşallah 2.yarı daha iyi mücadele eden ve daha istekli bir Fenerbahçe görürüz.

17 Aralık 2010 Cuma

Lefter Küçükandonyadis


Lefter'in bugün Atina ziyareti sırasında rahatsızlanarak hastane'ye kaldırıldığını öğrendik. Hastalığı hakkında net bir şey bilmiyorum ancak bildiğim tek şey en kısa sürede iyileşerek tekrardan Ada'da evinde hayatına devam etmesi. 2 kere gittim Lefter'i ziyarete, hastane'den çıksın Ada'ya gitsin 3.kez gideriz. Resmi site açıklaması için Tıklayın.

16 Aralık 2010 Perşembe

Meşaleli Taraftar # 2


Beşiktaş deplasmanında Rapid Wien taraftarları


Psg karşısında Karpaty Lviv taraftarları

15 Aralık 2010 Çarşamba

Kocaelispor 2 Sakaryaspor 0


Kocaelispor ile Sakaryaspor 2008 yılından sonra ilk kez karşılaştılar ve mücadeleden Kocaelispor Ali Bayraktar ve Serdar Topraktepe'nin golleriyle 2-0 galip ayrıldı. Böylece Sakaryaspor aralarında oynanan son 9 maçta 2.yenilgisi aldı. Bu sonucun ardından Kocaelispor 20 puana yükselerken Sakaryaspor 25 puanda kaldı. Kocaelispor'un ligde -6 puan ile başladığını da unutmayalım.

Mücadele öncesi şehir merkezi ve stat çevresi güzel atmosfere sahne oldu. Stadın oraya gittiğimizde etraf kalabalık olsa da söylenenin aksine bilet kuyruğu yoktu. Direk gittim maç biletini aldım. Maç biletleri ; 5-10-15-20 Tl'ye satıldı.

Kocaelispor'un taraftar grubu Hodri Meydan bile bu maça kombine ile değil bilet alarak girdi. Nedeni ise maçın hasılatının futbolculara prim olarak dağıtılacak olması. Sonuçta aylardır para almayan, alsa bile 3-5 kuruş alan futbolcular bu durumda. Çok güzel bir hareket.

Stat çevresinde polis geniş güvenlik önlemleri aldı. Sakaryaspor taraftarları bekleniyordu. Ben içeriye girdiğimde hala gelmemişlerdi. Yaklaşık 500-600 kişi Sakarya'dan İzmit'e trenle oradan da belediye otobüsleri ile stada geleceklerdi.

Saat 12.45 gibi stada girdiğimde deplasman tribünü bomboş, Maraton tribünü, Numaralı tribünü tamamen dolu, kale arkası tribünleri yarı yarıya doluydu. Zaman geçtikce Maraton ve Numaralı iyice dolarken, kale arkası da büyük ölçüde doldu.

Futbolcular tribünlere çağrılıyorken özellikle Ercan Agaçe ve Serdar Topraktepe yoğun ilgi görüyordu. Ayrıca Ercan ve Serdar'ın tribünler çağırınca seyircilere dokunacak kadar mesafeye yaklaşması da herhalde bu maça nasıl baktıklarından olsa gerek, ya da taraftarlara verdiği değerden.

Mücadele başlarken yaklaşık 150 kişinin olduğu Sakaryaspor tribünleri 25-30.dk itibari ile tamamen doldu.

Mücadele'ye bakarsak Kocaelispor baştan sona üstün oynadığı karşılaşma da özellikle Onur Türk, Onur Alkan ve Serdar Topraktepe ile etkili oldu. Sakaryaspor'da Ercan Güneri ile etkili olmaya çalışıyordu. Özellikle Kocaelispor zaman zaman inanılmaz iyi paslaşıyordu. Hele yaptıkları mücadele görülmeye değerdi. Zaten Kocaelispor'un sezon başından beri bu kadar iyi olmasının sebebi mücadele. Ayrıca Serdar Topraktepe diye bir adam var ki topu aldığında vermiyor. Bugün yine müthiş işler yaptı.

İlk yarısı 0-0 sona eren maçın 56.dk'sında Onur Türk sağ kanattan müthiş geldi Serdar'a harika bir pas çıkarttı, Serdar rakibi geçti ve sıfırdan içeriye ortaladı boş kaleye kafa vuran Ali Bayraktar skoru 1-0 yaptı. Bu golden hemen sonra 2 net atak yakalayan Kocaelispor sonuç alamadı. Ara ara gelişen Sakaryaspor atakları ise cılız ataklar olduğundan sonuç çıkmadı. 70.dk ise Gökhan Meral sol kanattan şahane geldi, pasını Onur Alkan'a verdi, Onur sağ kanattaki Serdar'a çıkarttı ve Serdar rakibini de çalımlayarak topu sağ ayağıyla ağlara gönderdi. 2-0. Maçın sonlarda Sakaryaspor Sertan Eser ile etkili olmaya çalışsa da sonuç çıkmadı ve mücadele 2-0 sona erdi.

Karşılaşma da zaman zaman ortam gerildi. Maçtan önce küfürleşmeler, devre arası Sakaryaspor'lu futbolcuların tahrikleri sonucu 2 takım oyuncuları arasında kavga, bu arada sahaya giren 2-3 taraftar, bütün stadın Sakaryaspor'lulara küfürleri, Sakaryaspor yedeklerine yabancı madde yağmuru dikkat çeken anlardı. Onun dışında pek birşey olmadı. Küfürleşmeler bu maç için olağan şeyler.

Kocaelispor tribünleri iyi değildi, alıştığımız Hodri Meydan yoktu tribünlerde, zaman zaman kale arkası stadı yönetti. Sakaryaspor taraftarları ise zaman zaman 3'lülerle zaman zaman normal tezahuratlar ile sesini bize duyurmayı başardı. '' Seviyorum seni ... '' bestesini net şekilde duyduk.

2-0'dan sonra bütün stadın apaçi marşını söylemesi, meksika dalgası yapması, Sakaryaspor'a küfür etmesi güzel detaylardı.

Karşılaşma sonrası Kocaelispor'lu futbolcuların santra noktasında tüm taraftarlara 3'lü çektirmesi ve daha sonra tek tek tribünleri dolaşması da görülmeye değer anlardı.

Sonuç olarak Kocaelispor-Sakaryaspor maçı hafta içi olmasına rağmen, gerek sahada ki mücadele, gerek atmosfer bakımından her zaman olduğu gibi yine güzel anlara sahne oldu.

2.yarı 34.hafta oynanacak Sakaryaspor-Kocaelispor maçını Sakarya'da takip eder bir de o açıdan yazarız Marmara Derbisini.

Kocaelispor - Sakaryaspor # 3


Kocaelispor - Sakaryaspor
Saat : 13:30
Yer : İzmit İsmet Paşa Stadyumu

Kocaelispor ; Metin, Burak, Ercan, Cem Sinan, Gökhan, Onur , Yunus, Onur Türk, Samet, Serdar, Ali
Sakaryaspor ; Harun, Gökhan, Mesut, Sertan, Yunus, Görkem, İlkay, Şaban, Aytaç, Levent, İlhan

Yayın : Kocaeli Tv - Uydu da mevcut -

Not : Maç hakkında tüm detaylar maçtan sonra blog'da.

14 Aralık 2010 Salı

Kocaelispor - Sakaryaspor # 2


Kocaelispor-Sakaryaspor maçına artık 1 günden daha az bir zaman kaldı. Yarın İsmet Paşa Stadı'nda müthiş bir maç oynanacak. Sorunlarla uğraşan 2 takımın mücadelesinde konuk Sakaryaspor 25 puanla 5.sırada bulunuyor. Kocaelispor ise 17 puanla 14.sırada. 2 takımın kadrosunda gençler yer alıyor. Ancak 2 takımda da öyle 2 isim var ki yılların unutulmaz isimleri.

Sakaryaspor forması giyen Sertan Eser ve Kocaelispor forması giyen Serdar Topraktepe.

Sertan Eser 1974, Serdar Topraktepe 1976 doğumlu. 1991 yılında Antalya K.H.Spor'da başlayan Sertan Eser daha sonra 1994 yılında Beşiktaş'a geldi. 1989 yılında Karagümrük alt yapısında futbola başlayan Serdar Topraktepe'de 1994 yılında Beşiktaş'a geldi. Ve böylelikle Sertan Eser ve Serdar Topraktepe takım arkadaşı oldular. 1994-1995 sezonunda Sertan Eser 23 maç oynayıp 2 gol kaydederken, Serdar Topraktepe 3 maç 2 gol ile oynadı. 1995-1996 sezonunda Sertan Eser 17 maçta oynayıp gol atamazken, Serdar Topraktepe 16 maç oynayıp gol atamadı. 1996-1997 sezonunda ise Sertan sadece 6 maç oynayıp gol atamazken, Serdar 30 maç oynayıp 6 gol kaydetti. 1997-1998 sezonunda Adanaspor, 1998-1999 sezonunda Yozgatspor ve 1999-2001 yılları arasında İstanbulspor'da kiralık olarak forma giyen Sertan Eser 105 maçta 37 gol kaydetti. Bu arada Serdar Topraktepe ise iyice yıldızı parlamış şekilde Beşiktaş'ın vazgeçilmez oyuncusu olmuştu. 1997-1998 sezonunda kariyerinin ilk ve son Şampiyonlar Ligi macerasına açılan Serdar Topraktepe 6 maç oynamış ve gol atamamıştı. Bunun yanında lig'de 24 maç 1 gol ile oynamıştı. 1998-1999 sezonunda 16 maç oynayıp 1 gol atan Serdar bir sonraki sezon Kocaelispor'a transfer olacaktı. 1999-2002 yılları arasında Kocaelispor forması giyen ve oldukça iyi performans sergilen Serdar Topraktepe daha sonra 2002 yılında tekrardan Beşiktaş'a transfer oluyordu. Bu arada Sertan Eser ise Anadolu takımlarında futbol hayatına devam ediyordu. Ancak Serdar Topraktepe'nin Kocaelispor'da harikalar yarattığı sezonların birinde yani 2001-2002 sezonunda tekrardan Beşiktaş'a gelen Sertan 18 maç oynayıp 1 gol kaydettikten sonra Beşiktaş'tan bir daha geri dönmeyecek şekilde gidiyordu. Serdar Topraktepe 2002/2004 yılları arasında Beşiktaş forması altında 28 maça çıkıp 6 gol atıyordu. Daha sonra ise sırasıyla Kocaelispor, Bursaspor ve Sivasspor forması giyen Serdar futbol hayatına Kocaelispor'da devam ediyor. Sertan Eser ise Beşiktaş'tan ayrıldığı 2002 sezonundan sonra sırasıyla Malatyaspor, Bursaspor, Gençlerbirliği, Malatyaspor, İstanbul B.Ş.B.Spor, Kasımpaşa forması giydi ve futbol hayatına şu anda Sakaryaspor'da devam ediyor.

Daha önce Beşiktaş forması altında takım arkadaşı olan Sertan Eser ve Serdar Topraktepe şu anda 2 büyük camia'yı üst sıralara taşımak için mücadele ediyor. Bu sezon Sertan 2 gol atarken, Serdar 3 gol attı.

Yarın oynanacak Kocaelispor-Sakaryaspor maçında gözler bu 2 efsane futbolcunun da üzerinde olacak. Yılların eskitemediği 2 oyuncu ...

Manchester United 1 Arsenal 0


İngiltere Premier Lig çok farklı. Bazı insanlar beğenmiyor ancak topun bu kadar oyunda kaldığı, hakemlerin genelde iyi olduğu, statların dolu olduğu, oyuncuların sadece futbol oynamak istedikleri, güzel gollerin atıldığı, güzel statların olduğu bir lig İngiltere Premier Ligi. Beğenmeyenlere de saygı gösteririm ancak haklı olabilirsin demem.

Yine tribünlerin dolu olduğu, yine zeminin iyi olduğu iyi bir maç. Manchester United-Arsenal. 

Sahaya Van Der Sar, Evra, Ferdinand, Vidic, Rafael, Anderson, Park, Carrick, Nani, Fletcher ve Rooney ilk 11'i ile çıkan Manchester United ve Szczesny, Sagna, Koscielny, Song, Squillaci, Clich, Rosicky, Nasri, Wilshere, Arshavin, Chamakh ilk 11'i çıkan Arsenal.

Mücadele başından sonuna kadar defansif olarak iyi oynayan Manchester United, mücadele başından sonuna kadar pozisyon bulmakta zorlanan Arsenal. Mücadele boyunca etkili oynayan Anderson, Rafael ve Vidic. Arsenal tarafında iyi oynayan Koscielny ve 20 yaşında ki kaleci Szczesny. Arsenal'in maç boyunca Chamakh ve Walcott dışında pozisyon bulamaması, Manchester United'ın Anderson, Nani, Rooney ile pozisyonlar bulması.

Nani'nin kaleye çektiği şutun pasa dönüşmesi ve Park'ın bir daha hayatı boyunca yapamayacağı vuruşu yapmış olması ve skorun 1-0'a gelmesi.

Nani'nin pozisyonlarda bencilliği, mücadele öncesi çok şey beklenen Arshavin ve Nasri'nin etkisiz olması, Chamakh'ın mücadele boyunca hiçbir şey yapmaması, sene başından beri eleştirilen Koscielny'in en iyi isimlerden olması, 20 yaşında kariyerinin ilk lig maçına çıkan Szczesny'nin iyi performansı. Anderson'un hem savunma da hem ofansta çok iyi oynaması.

Ferdinand'ın Song'u uçan tekme ile sakatlamaya çalışması. Sadece formasının parçalamayı başarması.

Arsenal aleyhenine verilen ucuz penaltı sonrası Rooney'nin penaltı'yı çok kötü kullanması, anlamsız yere abanması.


Tribünlere gelen 75.227 kişinin iyi destek vermesi, özellikle stadyum da oldukça fazla bayan olması.

Hakem Howard Webb'in bir kaç tane yanlış kararı. En azından sarı kartlar konusunda yanlış kararları. Spiker'in maç boyunca Howard Webb pozisyona yakın demesi ve gerçekten de her pozisyonun hemen bir kaç adım arkasında olması.

İstatistikler olarak ; % 54 topla oynama da Arsenal, 11 gol girişimi olarak Manchester United, 5 korner olarak Manchester United ve % 78 pas isabet oranı ile Arsenal üstünlüğü.

Sir Alex Ferguson'ın maç boyunca sadece 1 değişiklik yapması - Gigs-Anderson - 

Mücadele sonrası İngiliz basını'nın her 2 takımdan en iyi 3 oyuncuyu ; Manchester United ; Park, Vidic, Rafael, Arsenal ; Szczesny, Sagna ve Koscielny olarak açıklaması.

Manchester United'ın 1 maç eksiği olmasına rağmen 34 puanla ve Arsenal'in 2 puan önünde lider olması. Ayrıca Manchester United'ın evinde 9 maçta 8 galibiyet 1 beraberlik alması ve 25 gol atıp sadece 6 gol yemesi.

Arsenal'in etkisiz futbolunun yanında izleyenler de 3 gün oynansa Arsenal yenemez görüşünün oluşması, ayrıca yıllardır büyük maç kazanamaması konuşulması gereken diğer olaylar.



Beckham ve Neville başkan . Unutulmazlar ...