taraftar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taraftar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2014 Pazar

İşportacı

Fotoğraf bugün oynanan Chelsea-Manchester United maçı öncesi çekildi. Nefis gözüken işportacı. Atkılar, şapkalar, bayraklar, formalar, t-shirtler. Türkiye'de işporta bu kadar yaygınken bu kadar zevksiz tasarımlar olması da cidden çok enteresan. Şöyle bir dükkan olsa her maç para basar.

19 Mayıs 2012 Cumartesi

Ceza, Kombineler, Yönetim, Taraftar Bakışı …




Fenerbahçe sezonu Galatasaray maçı ile kapadı. 0-0 beraberlik ve giden şampiyonluk. Maç sonrası yaşananlardan dolayı ise 6 maç ceza aldık. Önce cezadan başlayalım.

Galatasaray maçı sonunda Fenerbahçe’yi alkışlayanların yanında bir kısım da sahaya girmeye çalışıyor, koltukları kırıp polisin üstüne atıyorlardı. Polis güçlükle engelliyor, engellemeye çalışıyordu. Hatta engellemeye çalışan Ali Koç’un kafasına bile 2 metre yanımda koltuklar geliyordu. Ali Koç neredeyse yaralanacaktı ancak hızlı bir hareketle olay yerinden uzaklaştı. Olayları uzaktan izledi. Sadece bu tarafta yaşananlardan dolayı bile ceza almamız normal olabilirdi. Ve diğer tarafta anlatılanlar, yaşananlar. Bir polis tribünde bulunan birine vurmuş ve sonra tribün gerginleşmiş. Polisi oradan uzaklaştırmaya çalışan Fenerbahçe taraftarları varmış. Sonrası malum, videolardan gördük. Bütün tribün polisi soyunma odası girişine kadar kovalıyor, hatta girişi koltuklardan ve yabancı maddelerden görünmez hale getiriyordu. Polisin sonrasında yaptıkları, yanlışlar, olaylara iyi yaklaşamaması, masum insanlara zarar vermesi ise hiç kimsenin istemediği şeylerdi. Ancak burada polisin yüzünden, ceza almamalıyız diyemeyiz. Bu da haksızlık olur.

Fenerbahçe sadece bu yaşananlardan dolayı bile 6 maç ceza alır abi. O sahaya o şekil giremez, koltukları Ali Koç’un ve diğer taraftarların uyarılarına rağmen sahaya, polisin üstüne atamazsın. Atarsan da ceza alırsın. Zaten küfürden bile alınan cezayı biliyoruz. Bu kadar olay sonrası bu cezalar normal. 

Ancak insanların bir de diğer olaylara göre yorum yapması var. Orada da bu insanlar haklı. Beşiktaş’a 3 maç, Trabzonspor’a 4 maç vermeyeceksin diyorlar. Adalet istiyorlar. Sonuna kadar da isteme hakları.

Yeni sezon kombinelerine gelelim. Fenerbahçe normal sezon 17 lig maçı yapıyor. 6 tanesi şu an cezalı. Biz şu ana göre değerlendirelim – sonradan indirim falan olursa başka şeyler yazar, ya da yazıyı yenileriz. – Fenerbahçe’nin en ucuz kombinesi 750 TL ile Türk Telekom tribününe ait. Bu kombinenin biraz daha ucuz olması gerektiğini de baştan söyleyelim ve gelelim hesap yapmaya ;


17 lig maçı ; 6 tanesi cezalı olduğundan sadece 11 lig maçımız kalıyor. Derbilerin üçü de bu 6 cezalı maça denk gelirse kombine alan taraftar 750 TL, bilet alan adam – bu senenin fiyatları ile – 363 TL verecek. 3 derbi maçın da seyircili olacağını düşünürsek  462 TL verecek ve kombine’ye göre 288 TL daha az verecek. Tabii 1 derbi maç seyircisiz olur veya 2 derbi maç seyircisiz olur gibi olasılıklar da bu fiyatlar biraz değişiklik gösterebilir.

Mesela Fenerbahçe bu sezon evinde 22 maç yaptı. Geçen sezonun kombine fiyatına – 700 - göre maç başına 32 TL’ye geliyor. Ayrıca yine seyircisiz bir çok maç oynadığımızı düşünürsek kombine alanlar ciddi şekilde zarar etti. Bilet alarak gelselerdi baya kâr edeceklerdi.  Bu sezon ise 750 TL olduğunu düşünürsek ve Avrupa’ya gidemezsek 2 de kupa maçı ile beraber 13 maç oynayacağız ve maç başına 57 TL’ye gelecek. Ancak Avrupa’ya gidersek, 2 ön eleme yapıp gruplara kalı elensek bile 5 maç ekstradan gelecek ve toplam 18 maça çıkacak. Ve maç başına 42 TL’ye gelecek.

11 Lig maçı + 2 kupa maçı + 2 ön eleme maçı + 3 grup maçı ya da Uefa’ya kalıp orada da 3 grup maçı yapabiliriz. Yani şu an Avrupa’da gruplara kalırsak 18 maç yapacağız. Avrupa maçlarının fiyatlarının 66 TL olacağını düşünürsek 330 TL, 3 derbi maçı – Trabzonspor maçı da dahil - da seyircili olursa 198 TL, ve geriye kalan 8 lig maçının 33 TL’den 264 TL dersek 792 TL olacak ve kombine alan taraftarımız kombine alarak avantajlı duruma geçecek. Ayrıca tabii kombine olmanın rahatlığı ile beraber biletix köşelerinde uğraşmayacak. Bu da işin başka bir noktası.

Yani Fenerbahçe sezon boyunca başka ceza almaz, Avrupa’da da gruplara kalırsa kombine almak çok avantajlı olacak.

Ve yönetim bakışı. Kombineler 9 Mayıs tarihinde satışa çıktı. Fiyatlar geçen sezonun fiyatlarına göre biraz zamlı. Ona da normal diyoruz. Ancak her sene zam getiremeyeceklerini düşünürsek ara ara kombine fiyatlarını sabit tutup taraftarlara jest yapabilirler. Mesela bu sezon. Kombineler9 Mayıs tarihinde satışa çıktığı için artık bu saatten sonra indirim gibi bir şey söz konusu olmayacak.  Aslında kulüp istesin, bugüne kadar kombine yenileyenlere de indirim ücretini verir ve kombineleri ciddi şekilde indirir. 3 Temmuz süreci boyunca kulübün her şartta, her yerde yanında olan taraftarlara büyük bir jest yapmış olur. Ancak endüstriyel futbol diyoruz.

Taraftar bakışı ise beklediğim gibi, ben dahil herkes ‘’ isterseler 17 maç ceza versinler, ben gider kombineyi alırım. Maksat kulübe destek. ‘’ diyor. Zaten Fenerbahçe yıllardır yüksek fiyatlara rağmen sattığı kombine sayısı ile her zaman Türkiye’nin 1 numarası olmuştur. En kötü sezon dediğimiz bu sezon veya 2010 sonrası bile 33 bin üstüne rahatlıkla çıkıyoruz. Bu sene Nisan ayında seneye rahat 40 bin kombine satarız diyordum, şu an taraftarların bakışını da gördükten sonra kararımı değiştirmiyorum. Yine 40 bin satarız diyorum. Çünkü bu taraftar takıma inanıyor, takımı her şartta destekliyor. Ayrıca Fenerbahçe taraftarlarının özellikle bir kesimi gerçekten maddi durum olarak iyi bir kesim. Fenerium’a giden, kombine alan, taraftar kart alan da aynı kesim. Halkın Takımı Fenerbahçe de koca bir yalan.

Sonuç olarak Fenerbahçeli verilen 6 maçlık cezaya rağmen, Avrupa’ya gitmeme riskine rağmen, giderse elenme riskine rağmen, yönetimin belirlediği fiyatlara rağmen gidecek ve kombinesi alacak. Fenerbahçe büyüklüğü, başka bir büyüklüktür, adı konamaz diyoruz, eyvallah da biraz da bir şeylerin farkına varmak lazım ...

5 Kasım 2011 Cumartesi

Ne Kupa Büyüklüğü Ne Şampiyonluk


Sevdamıza kimse engel olamaz
Bazen hüzün vardır, bazen mutluluk
Fener sevgisinin adı konamaz
Ne kupa büyüklüğü, ne şampiyonluk

8 Temmuz 2011 Cuma

Taraftarlık Güzel Şey


Fotoğraf İtalya'dan. Bayern Münih antrenmanını izleyen taraftarlardan bazıları krampon, forma, defter gibi kişisel eşyalarını futbolculara imzalatmak için demirlerin arasından uzatıyorlar. Belki de imzalatamayacaklar. Bir an için oyunculara ve kulübe kırılacaklar ancak bu en fazla 1 saat sürecek. 1 saat sonra yine her şey normale dönecek. Ya da imzalatacaklar ve hayatlarının en mutlu anlarını yaşayacaklar. Gidip ailesine, arkadaşlarına anlatacaklar. O defteri en iyi defteri, o formayı uğurlu forması, o kramponu en güzel kramponu olarak adlandıracak. Belki de bir kaç gün sonra defter kaybolacak, krampon ve formadaki imza silinecek ve gidecek. Ancak hayatı boyunca bu an o insanın aklından çıkmayacak. Takımı şike de yapsa, takımı 5 yese de, takımı sürekli yenilse de o insanlar oraya gidip o formayı, o defteri, o kramponu imzalatmaya devam edecekler. Futbolu neden sevdiğimizi anlatan fotoğraflardan. Orada Bayern Münih taraftarları, başka yerde Milan, başka yerde Real Madrid, burada Fenerbahçe taraftarları .... Renkler değişse de takıma olan sevgi asla değişmez .... Ölene kadar ...

4 Şubat 2011 Cuma

Fenerbahçe Camiasının Birlikteliği


Yarım saattir bir yazı yazmaya çalışıyorum. Fotoğrafları yükledim, başlığı attım. Ancak bir türlü başlayamıyorum. Gururlandım ve hüzünlendim. Ne desem, ne söylesem bilemiyorum. Taraftarlar gelmiş, Fenerbahçe tarihine damgasını vurmuş oyuncular gelmiş. Eski oyuncular. Fenerbahçe tarihinin ilk golünü atan Ergün Öztuna gelmiş, efsaneneler gelmiş, Rıdvan Dilmen gelmiş, Ogün Altıparmak, Alparslan Eratlı, Cemil Turan, Selçuk Yula, Yavuz Şimşek, Erhan Altın, Halit Deringör, Erol Keskin, Burhan Sargın, Osman Göktan, Şükrü Ersoy, Yüksel Gündüz, Mustafa Güven, Yavuz Şimşek, İsmail Kurt, Canan Açıkgöz, Tuncay Becedek, Emin İlhan, Tuna Güneysu, Serdar Şenkaya, Engin Domaniç, Yaşar Mumcu, Şükrü Birant, Cemal Turan, Emin Tuna, Turhan Sofuoğlu, Cem Pamiroğlu, Serkan Acar, Süheyl Dedeoğlu ve Ergun Coşkun ile bir dönem Fenerbahçemizde basketbol oynamış Halil Dağlı ve Erol Demiroma da gelmiş. Canlı izledim veya izlemedim mesele bu değil ancak hepsiyle gurur duydum. Mükemmel bir adım. Kim akıl ettiyse helal olsun. Fenerbahçe her zaman birlik ve beraberlik içinde olmalı. Şu an Fenerbahçe futbol takımının formasını giyen futbolcular Manisaspor maçını bu efsaneler için kazanmalı, taraftarlar için kazanmalı, kendileriyle bir kez daha gurur duymamız için kazanmalı... Ya da kazanmalarını istemiyorum. Mücadele etsinler ben en önde alkışlayanlardan olurum. Buna söz veriyorum.






FOTOĞRAFLAR ; fenerbahce.org

16 Aralık 2010 Perşembe

Meşaleli Taraftar # 2


Beşiktaş deplasmanında Rapid Wien taraftarları


Psg karşısında Karpaty Lviv taraftarları

30 Nisan 2010 Cuma

Fenerbahçe'nin Spor Kulübü Olduğunu Benimseyenler Neredeler ?


Abdi İpekçi Spor Salonu seyirci kapasitesi 12.500, Caferağa Spor Salonu seyirci kapasitesi 1500 ve Tvf 50.yıl Spor Salonu'nun seyirci kapasitesi 1400. Seyirci kapasitelerine baktığımızda bu salonları Türkiye'nin herhangi bir ilinde boş bırakmak çok daha zor olacakken nüfüsu 10 milyondan fazla olan İstanbul'da bu salonların dolmaması tam bir komedidir. Rezalettir. 

Abdi İpekçi Spor Salonu'ndan başlarsak Fenerbahçe Ülker maçlarını burada oynuyor. Bu sene seyirci ortalaması 100 vardır herhalde. Ya da fazladır çünkü senede 1 tane maç dolu tribünlere oynandı. O da Galatasaray maçıydı ki insanlar Fenerbahçe Ülker'i desteklemek için değil belki de Galatasaray'a küfür etmek, olay çıkarmak, tribün şovunu yaşamak için tribündeki yerlerini aldılar. Diğer maçlarda tamamen boş tribünler vardı. Hele bazı maçlarda 2 takımın bench'inde oturanların sayısı taraftarların sayısından fazladır! Fenerbahçe'nin milyonlarca taraftarı var. Yalan. 

Aynı şekilde Caferağa spor salonuna bakarsak Fenerbahçe bayan basketbol takımı maçlarını bu salonda oynuyor. Fenerbahçe basketbol takımı yenilgisiz şampiyonluğa giden, önüne geleni yenen takım varya. İşte o takım. Onlar yine biraz daha şanslı. Salona her maç gelen belli bir seyirci sayısı var. 1500 kişilik salonda 150-200 kişi oluyor. Ama ne tesadüf ki Galatasaray ve Beşiktaş maçlarında salon yine tamamen dolu. Fenerbahçe'nin milyonlarca taraftarı var. Yalan. 

Ve son olarak Tvf 50.yıl spor salonuna bakarsak. Erkek voleybol takımı bu sene şampiyon oldu. Sezon boyunca da mükemmel denilecek şekilde performans sergiledi. Ama seyirci ortalaması kaç derseniz. En fazla 300'dür. Belki o bile değildir. Bak sen allahın işine Galatasaray ve Beşiktaş maçları yine tamamen dolu tribünler önünde oynanıyor! Fenerbahçe'nin milyonlarca taraftarı var. Yalan. 

İnsanlar Facebook'ta şampiyonluk videolarını paylaşayacaklar, Twitter'da yazacaklar, Msn nicklerinde, mahallede, sokakta, kahvede, cafede, parkta, yolda Fenerbahçe Spor Kulübü'yüz cümlelerini çekinmeden söyleyecekler. Ama sadece lafta. Abdi İpekçi'ye gitmiyorlar. Neden ? Uzakmış, Tanjevic'i sevmiyorlarmış. Tamam iyi hoşta orada çubuklu formayı giyenler neden yalnız kalıyorlar. Bunu hakediyorlar mı? Asla haketmiyorlar. Ya şampiyon olan erkek voleybol takımımız. Maçlarını Üsküdar'da yapıyor. Merkezi bir yer. Sadece Üsküdar'da olanlar gitse 1400 kişilik salon rahatlıkla dolar. Ama yok giden yok. Aynı şekilde yenilgisiz şampiyonluğa giden Fenerbahçe bayan basketbol takımı. O en acıklısı. Hem Kadıköy'de hem biletler çok ucuz hem çok daha kısa sürüyor. Ama o salonda boş kalıyor. Yazık. 

Dün oynanan Fenerbahçe- Botaşsspor maçında 50 kişi, ondan 1 gün önce oynanan Fenerbahçe Ülker- Bornova Belediyesi maçı oynanırken tribünlerde 30-40 kişi. Acı bir tablo. Koskoca Fenerbahçe Spor Kulübü sahada mücadele ederken küçücük salonlar dolmuyorsa imkanı olupta maça gitmeyenler düşünmelidir. Ayrıca kimse zaman yok, para yok, salon uzak demesin. Aynı saatte futbol maçı olsa koşarak gidersiniz. Fenerbahçe Spor Kulübü demek için hakkını vermek lazım. Takımın yanında olmak lazım. Ama biz burada bunları yazsak ne farkeder ki sonuç değişmeyecek. Yine fotoğrafta gözüktüğü gibi küçük çocukları dolduracaklar otobüse gidin tribünleri dolu gösterin. Yazık gerçekten yazık...