Çağla Büyükakçay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çağla Büyükakçay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2017 Pazartesi

Maria Sharapova-Çağla Büyükakçay Maçı Yaşananlar


Maria Sharapova ile Çağla Büyükakçay Teb Tennis Stars organizasyonunun 2.senesinde karşı karşıya geldi. Geçen sene Ankara'da Bouchard ile karşılaşan Çağla'nın bu yıl rakibi dünyaca ünlü Rus tenisçi Sharapova'ydı.

Sosyal medyada iyi bir reklam organizasyonu olduğu için ve spora meraklı olduğum için zaten günler öncesinden haberim vardı bu maçtan ancak gerek biletlerin satışa çıktığı zaman maddi yetersizlik yaşamam, maddi konuda yeterlilik yakaladığım zaman da biletlerin bitmesi nedeniyle maça bilet alamadım. Ancak kafamda ben bu maça gideceğim cümlesi hiçbir zaman silinmedi.

Bir çok spor hesabının yarışmalarına katıldım ancak ne bilet kazanabildim ne da başka yerden bilet bulabildim. Twitter'da parayla almak istediğimde 300 TL, 200 TL gibi fiyat çekenler olunca dedim ''bilete gerek yok salonun oraya gideyim, bir şekilde girerim.'' düşüncesine kapıldığım son akşam twitter'da takipleşmediğimiz bir kadının elinde 2 bilet olduğunu, ancak kardeşine bilet almasının gerekmediğini söyleyerek bileti bana yollaması ile beraber birden her şey güzelleşti. Artık telefonumda bir maç bileti kodu vardı ancak yine de acaba girebilir miyim? düşüncesi de yok değildi. Kendisine ne kadar teşekkür etsem az.

Kocaeli'den normalde biletsiz şekilde gideceğim bu organizasyona cebimde biletim ile beraber yola çıkıyordum.

Trafik olmayınca İstanbul dünyanın en güzel şehri olabilir. Kocaeli'den 09:40'da yola çıktım. Otobüsle Harem'e, oradan servisle Kadıköy'e ve yürüyerek Söğütlüçeşme'ye ve oradan da metrobüsle Sinan Erdem'e toplam 2 saat sürdü. Ayrıca İstanbullular doluluğundan şikayet edebilir ancak kıymetini bilsinler büyük kolaylık.

Salonun oraya vardığımda etrafın oldukça hareketli olduğunu gördüm. İnsanlar normal olarak sıraya girmiş salona girmeyi bekliyordu. Kitle genelde yaşları 15 ile 20 arasında değişen çocuklardı. Anneleri, babaları, arkadaş grupları ile beraber böylesi bir tenis şölenini kaçırmak istememişler. İşportacılar da 20 TL'ye maça özel atkı satıyordu, maç öncesi 20 TL'ye almadığım atkıyı maç sonuna bırakarak 10 TL'ye aldım. Onu da ayrı postta paylaşacağım.


Salona girip bu fotoğrafı çektiğimde neredeyse bomboştu ancak daha sonra boş yer kalmayacak şekilde doldu. Yalnız bu barkod olayı 

Büyük maç öncesi karışık çiftler maçı oynandı. Ancak bu maç insanların sıkıldığını düşünüyorum. 3 sete gitseydi oyunculara tepki bile alabilirdi. Zaten bu maçın başında alınan puanlarda alkışlar ne kadar çoksa ilerleyen zamanlar alkış oranı iyice düştü. Zaten 2 set boyunca file önünde 2 oyuncunun paslaşması dışında bir numarası olmayan bir maçı koymak bile bana göre gereksizdi. Ya cidden mücadele etselerdi ya da daha kısa sürseydi. 2 set boyunca aynı komiklikler, şakalar pek hoş olmadı.

Ardından Can Bonomo ve Ceza konseri vardı. Keşke Aleyna Tilki konseri olsaydı diye düşündüm. Sadece 3 kere ''Sen Olsan Bari'' bile söylese salon yıkılırdı. Yine özellikle Ceza'nın ''Fark var'' şarkısı atmosferi zirveye çıkardı.

Ve ardından büyük maç için her şey hazırdı. Önce Çağla, ardından Maria Sharapova korta çıktı. Kort yıkıldı. Mücadele zaman zaman iyi rallilere sahne oldu. Sharapova maçı 7-6, ve 6-0''lık setlerle 2-0 kazandı. Sharapova'nın büyük güç üreterek yaptığı vuruşları izlemek gerçekten keyifliydi. İyi bir Sharapova her zaman seyretmesi keyifli bir sporcu olmuştur. Çağla da elinden geleni yaptı ancak Sharapova gibi bir isme karşı yetmiyor. Seneye resmi bir maçta karşı karşıya gelirse bir kez daha bakarız.

Atmosfer için bir şeyler yazayım. Daha önce WTA sezon sonu turnuvasında olduğu gibi yine iyi bir atmosfer vardı ancak yeter mi? Değil. Bulunduğum tribünden başlayayım. Maç anında yerinden kalkanlar, aşağı yukarı gidenler, telefonla konuşanlar, telefonlarını sessizde bırakanlar bir hayli fazlaydı. Salonun tamamında ise kitle oyunun ortasında iyi bir vuruş geldiği zaman puan bitmiş gibi alkışlamaya başlıyordu. Bu dünyanın tüm ülkelerinde oluyor ancak sessiz kalabilmek, puanın bitmesini beklemek daha normal olurdu. Mücadelenin ortalarında sessiz bir yerde ''Arkadaşlar Sharapova'yı alkışlamayın'' diyen adama tribünlerin önce yuhalaması daha sonra Sharapova'nın her puanında çılgınlar gibi alkışlayarak destek vermesi günün en güzel anlarından biriydi. O adam gibi zihniyettekilerin kortta yeri olmamalı. Bando maç öncesi ve oyuncular ısınırken iyiydi, ancak sonra puan sonraları da çalmaya başlayınca yine bir seyirci sayesinde gitti. ''Bando artık çalmasan mı?'' diye bağırınca bu adama da destek alkışları geldi.

İlk set sonunda salonun bir kısmı gitti. Bu sayede ben de gittim 2.seti tam basın tribünün orada izledim. Kontrol falan da yoktu. Aslında bir bakıma 2.set gerçek kitle kaldı salonda, daha iyiydi.

Teniste Türkçe iyi olmuyormuş. ''Time'' duymaya alışmışken ''zaman'' duymak garip oluyor. 15-0 değil, ''fifteen love'' duyalım.

Salonda bir çok sporcu ve sanatçı vardı. Hülya Avşar, Serenay Sarıkaya, Mehmet Ali Erbil, Gökhan Gönül, Kerem Bursin, Bülent Serttaş, Metin Uca, Muslera ve bir çok manken salondaydı. Muslera bir ara ekranlara gelince salon tenisi bıraktı, Muslera'yı alkışlamaya başladı. Çağla bu pozisyon servisine tekrar konsantre olmak zorunda kaldı. 

Sharapova korta gelirken de, maç anında da sempatik hareketleri ile dikkat çekti. Evlenme teklifine cevabı, alkış tutması, tribünlerde gidip bebek ile oynaması, bir seyirciden t-shirt alıp giymeye çalışması gibi detaylar vardı. Burada olmaktan keyif alıyordu.

TEB 2 senedir bu turnuvanın sponsoru. Acaba seneye bu organizasyonu erkeklere çevirsek ve sezon sonunda bir Marsel İlhan-Nadal ya da başka bir büyük tenisçi maçını izlesek mi diye düşünmüyor değilim.

Yaşanan aksaklıklara, eksikliklere, seyircilerin zaman zaman tenisten uzaklaşmalarına, hatalarına rağmen oluşan atmosfer, kalabalık bir ATP sezon sonu turnuvasını hakediyor. Umarım yakın zamanda bu gerçeğe dönüşür.

Güzel bir tenis günü geride kaldı. Seneye yine görüşürüz.

27 Ekim 2017 Cuma

Tenis İlgisi


26 Kasım 2017 Pazar günü dünyaca ünlü tenis oyuncusu Maria Sharapova, Türk tenis oyuncusu Çağla Büyükakçay ile karşılaşacak. Ve satışa çıkan biletler aylar öncesinden tükendi. Kasım ayı içerisinde yeni kategoriden biletler-bu kez biraz daha pahalı olarak- satışa çıkacak. Peki ne oldu da bu organizasyona bu kadar ilgi var?

Maria Sharapova

Açıkcası tenis ile uzaktan yakından alakası olmayan insanlar bile güzelliği ve popülerliği nedeniyle Maria Sharapova'yı tanıyor, biliyor. O yüzden de böylesi bir oyuncuyu gidip canlı izlemek istiyorlar.

Bilet Fiyatları

Türkiye'de 20 ve 30 TL'ye böylesi bir organizasyona bilet fiyatı belirlerseniz o biletler biter. Gayet uygun.

Reklam

Şu ana kadar gayet iyi reklam yapıldı düşüncesindeyim. Gerek sosyal medya hesaplarından, gerek oyuncular tarafından organizasyonun reklamı gayet başarılı şekilde ypaıldı.

Bu 3 sebepten daha 1 ay olmasına rağmen bu maçın biletleri tükendi. Yeni biletler satışa çıkınca büyük ihtimal onlar da tükenecek. Türkiye'de yıllar önce yapılan WTA sezon sonu turnuvasında tamamen dolu tribünler önünde oynanmıştı maçlar. Ben bile Kocaeli'den gidip gelmiştim maçlara. Hem yıldız isimler, hem ucuz fiyatlar, hem iyi reklam birleşince bu ilgi şaşırtıcı olmuyor. Umarım bu diğer organizasyonlar için ders olur. Bu arada Türkiye'de ciddi bir tenis seyircisi olduğunu da ekleyeyim. Gerçek tenis meraklıları da müsabakaları kaçırmıyor. Bu arada kendime not; Kasım ayında çıkacak biletleri kaçırma ve bu maçı yerinde takip et.

26 Nisan 2016 Salı

Çağla Büyükakçay ve Şampiyonluğu







 Bu fotoğraf WTA'in resmi Instagram hesabından paylaşıldı. Çağla Büyükakçay kariyerinde ilk şampiyonluğunu İstanbul Cup'da kazandı. Başa alalım.

Yıllar önce başladı tenis sevgim, önce bahis yaptığım maçları izliyordum. Daha sonra Grand Slam gibi turnuvalar. Şimdi ise tv'nin verdiği tüm maçları neredeyse izlemeye çalışıyorum. Özellikle ilk 30 oynadığı zaman kaçırmak istemiyorum. Yazın gideceğim tatilde otelde kort olmasına dikkat ediyor, müsait olduğum zamanlar hâlâ tenis oynuyorum. Acayip keyifli. Öyle ''zengin sporu'' falan da değil. Bir raket alıyorsunuz sonra kort bulup oynuyorsunuz. Günümüzde halısaha gibi kiralanan -saati 20-30 TL- ya da çevrenizde sitelerin, okulların, üniversitelerin içinde ücretsiz girebileceğiniz kortlar mevcut. Yani raket aldığınız takdirde bir arkadaşınızı bulup rahatlıkla tenis oynama şansı yakalıyorsunuz. Zaten bir kere oynarsanız bir daha bırakamazsınız. Sürekli oyunun içinde olduğunuz için hem spor açısından, hem keyif açısından müthiş bir olay. Tenis oynayın, pişman olmazsınız.

Dönelim Çağla'ya. Çağla 1989 Adana doğumlu. 8 yaşında tenis oynamaya başladı. Annesinin büyük desteği ile İstanbul'a geldi ve tenis oynamaya devam etti. 12 yaşında şampiyonluklar kazandı, 14 yaşında Enka Spor'a girdi. 2009 yılında ITF turnuvası kazanan ilk kadın tenis oyuncusu oldu. 2014 yılında Malezya'da çeyrek finale çıkma başarısı gösterdi. Ve 2016'nın Nisan ayında WTA şampiyonu olarak Türk tenis tarihine geçmeyi başardı. Kariyerinde bu noktaya gelişi uzun ve zor oldu ancak buraya gelmesi bile başarıdır.

Çağla 26 yaşında, henüz kariyerinde tek bir Grand Slam ana tablo maçı yapmamış olması büyük eksiklik. Açıkcası Çağla'yı yıllardır izleyen biri olarak hatalarıyla ve oyundan kopmasıyla tanıdım. Müthiş vuruşlar yapıyor dediğim maçları bile bir anlık dağılma sonucu kaybediyor ve eleniyordu. Özellikle 2015'in Mart ile Ağustos ayları arasında 20 maçta 3 galibiyet almıştı. Üstelik bunu hep favori çıktığı maçlarda başardı. Ancak o günden sonra Ekim ayında Amerika'da başladığı yolculuktan sonra oynadığı 40 maçta 14 yenilgi aldı. Bir de WTA şampiyonluğu.

Çağla şimdi üzerinde daha büyük baskı ile beraber kortlara çıkacak. Roland Garros elemelerine katılacak, Wimbledon ve Amerika Açık'da ana tabloda yer alacak.

Çağla bundan sonra başardığı şeylerin tesadüf olmadığını kanıtlamak, tenisin çok uzaklarda görüldüğü bir ülkede çocukların tenise başlamasını sağlamak, kariyerini sonlandırdığında üzüntü yaşamamak için çok çalışmak ve bunları başarmak zorunda. Omuzlarındaki yük ağır ancak arkasındaki destek de çok büyük. Çağla için tenis kariyeri şimdi başlıyor...