Bursaspor deplasmanında Eskişehirspor tribünleri. Görüntü nefis. Maçı biraz izleme şansım oldu sesleri de gayet iyi geliyordu. Sezona -9 puanla başladılar. Şu an 6 galibiyet, 4 beraberlik almış durumundalar. 13 puanla son sıradalar ancak mücadeleleri sürüyor. Takımları düşse bile taraftarlarının düşmeyeceği kesin. Adanaspor, Osmanlıspor, Boluspor ve Eskişehirspor gibi 4 küme düşme adayı olan bir ligde Eskişehirspor'un düşmesi talihsizlik olur. Bu arada buraya hedef de koyayım; Sezon bitmeden bir Eskişehirspor maçını tribünden izleyeyim.
Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Şubat 2020 Salı
9 Aralık 2017 Cumartesi
Bursaspor 0 Fenerbahçe 1 / Kazanma Alışkanlığı
Maç öncesi Bursa gibi zor deplasmanda yenilsek bile takımın iyi oyunla ve özellikle rakipler ile oynadığımız maçlarda kazanarak şampiyonluğa ulaşabiliriz diye düşünüyordum. 3 puan bu yüzden benim için ekstra sevinç oldu.
Aykut Kocaman'ın adaletli olmadığını ve kazanan takımı oynatma alışkanlığını devam ettirme açısından bozmadığını düşünüyorum. Yoksa ne müthiş oynarken kesilen Ozan'ın ne de takım kötü oynarken tek ayakta kalan oyuncu olan Valbuena'nın oynamamasının izahı olamaz. İkisi de ilk 11'de olmayı hakediyor. Ama tabii kazandığımız için herkes susuyor. Burası Türkiye. Burası Fenerbahçe.
Mücadele her deplasman olduğu gibi ve gayet normal kontrollü başladı. Fenerbahçe özellikle hücum anlamında üretim sıkıntısı çekiyor ama aynı zamanda iyi savunma yapıyordu. İlk yarıyı bir şekilde tamamladık. Janssen'in sakatlanarak oyundan çıkması üzücü oldu. Ancak o sakatlıktan dolayı oyuna giren Soldado'nun kazandırdığı penaltı vuruşu sonrası Giuliano'nun golüyle 1-0 öne geçtik. Kalan dakikalar oyunun iyice kontrolünü aldık. Oyuncularımızın ilerde yaptıkları basit hatalar olmasa maç 2'ye, 3'e rahatlıkla gidebilirdi. Volkan'ın 88.dk bir tane net kurtarışı vardı. Onun dışında Bursaspor maç başından sonuna pozisyon bulamadı. Vermedik. Fenerbahçe için kazanma alışkınlığından dolayı kazanılan bir maç olduğunu söylesek yanlış olmaz. Bu tüm camialar için önemli belki ama Fenerbahçe için çok daha önemli çünkü kırılgan bir yapımız var. Havayı da yakalayınca devam ettirebiliyoruz.
Fenerbahçe'de Josef, Dirar ve Roman'ın iyi oyunları devam ediyor. Onun dışında takım halinde iyiydik. Aatıf ve Mehmet Topal ilk 11'e yakıştıramadığım iki topçu. Ozan ve Valbuena'nın takıma oturması ile beraber çok daha iyi takım olabiliriz. Ama sanki şu an tüm her şey bu oyuncular sayesinde oluyor gibi Mehmet Topal ve Aatıf ilk 11'de kalmaya devam eder.
Valbuena'nın hatalarını takip etmek, kovalamak komik. Yaptığı olumlu işleri söylemeyince daha da komik oluyor.
Giuliano iyi penaltı atıyor. 14 maçta 8 golü oldu. Son 5 maçta 5 golü var. Fenerbahçe'yi galibiyetlere taşıyor. Daha da iyi olacak. Ve özellikle Giuliano tam Kadıköy'de gazı arkasına alarak, maçları 1'dan fazla golle geçebilecek bir oyuncu gibi geliyor. İlk Karabükspor maçında bakalım neler yapacak?
Bursaspor tribünlerinin yaptığı koreografi güzeldi ancak zaman zaman etkili olma dışında tezahurat anlamında kötü bir maç çıkardılar. Zaten derbiler performansları düşüyor.
Fenerbahçe tribünleri ise Türkiye'nin en iyi deplasman tribünü olduğunu bir kez daha gösterdi. Deplasmanda hiç ev sahibi tribünlere bakmadan tezahuratları söylemeye devam eden ve stadı inleten başka bir tribün yok. Gerçekten keşke herkes objektif olabilse ve Fenerbahçe tribünlerinin hakkını verebilse. Deplasman Fenerbahçe'nin işidir. Giden herkesin ayaklarına, ağzına sağlık.
Volkan Demirel'in atılan yabancı maddeler, Volkan'ın atın atın demesi, hakemin suçlu Volkan'mış gibi Volkan ile konuşması alıştığımız şeyler.
Fenerbahçe Çarşamba günü kupa rövanşında Adana Demirspor ile deplasmanda oynadıktan sonra Pazartesi günü Kadıköy'de Karabükspor'u ağırlayacak. Devreye kayıpsız girmek çok önemli.
8 Aralık 2017 Cuma
Rakibimiz; Bursaspor
Fenerbahçe 15.hafta maçında deplasmanda Bursaspor ile karşılaşacak. Geçen hafta çok iyi bir oyunla gelen galibiyet sonrası Fenerbahçe'de moraller yerinde ancak bu hafta rakibin ligin iyi takımlarından Bursaspor olması biraz şanssızlık. Maç Bursa'da tamamen dolu tribünler önünde oynanacak. Fenerbahçe'nin son 15 deplasman maçında sadece 1 kez yenilmesi, Bursaspor'un Fenerbahçe'ye karşı son 8 maçında galibiyet elde edememiş olması, Fenerbahçe'nin son 7 maçtır yenilmemiş olması gibi istatistiklerin değerini kaybedebileceği bir maç çünkü Bursaspor deplasmanları sadece Fenerbahçe için değil ligin tüm takımları için zordur. Futbol ile yaşayan bir şehirde oynamak kolay bir şey değil. Aykut Kocaman'ın geçen hafta kazanan ilk 11'i yine bozmayacağını düşünsem de Valbuena'nın oynamasının şart olduğunu düşünüyorum. Valbuena'nın geçen maç oyuna girdikten sonra neler yaptığını hepimiz gördük. Aatıf'dan çok daha iyi bir oyuncu. Eğer Aykut Kocaman adaletli biriyse Valbuena'yı oynatmak zorunda. Ayrıca geçen maçtan sonra bu maç Janssen'e tekrar döneceğiz. Liderden 4 puan gerideyiz. Kaybedersek farkın 7'ye çıkma şansı var ancak ben bu maç kaybetme lüksümüz olduğunu düşünüyorum. Bursa deplasmanında rakiplerimizden Beşiktaş ve Başakşehir de oynayacak. Kazanırsak ekstra olur, kaybedersek yarışa aynen devam ederiz. Umarım şans yanımızda olur ve kazanırız.
20:00
Bursaspor-Fenerbahçe
BeIN Sports.
Bursaspor-Fenerbahçe
BeIN Sports.
22 Aralık 2015 Salı
Timsah Arena
Taraftar yok, davul yok, pankart yok, forma yok, atkı yok, ''Odam Kireç Tutmuyor'' tezahuratı yok, Yeşil yok, Beyaz yok, Bursaspor yok. Sadece siyasilerin şovu var. Bursaspor taraftarları ve camiası böyle bir açılışı haketmedi. Fotoğraf geceyi özetleyen en net kare. En azından bundan sonra Bursaspor taraftarları hakettikleri yerde olurlar.
23 Eylül 2015 Çarşamba
Maç Günlüğü / Fenerbahçe-Bursaspor
Nani transferi söylentileri çıktığında ''Nani gelsin, parkta mangal yakıyorum.'' diye tweet atmıştım. Ve geldiği için bana da söz verdiğim gibi mangalı yakmak düştü. Bir süre parkın mangala müsait olmaması, maç günlerinin insanlara ve bana uymaması derken kısmet Bursaspor maçı öncesineymiş.
Maç Önü + Mangal; Yine erkenden Kocaeli'den başlayan yolculuk, Yoğurtçu Parkı'nda kurulan mangal, dostlar, yenen yemekler, içilen içkiler, yapılan muhabbetler. Gün boyu parkta sevdiğimiz insanlarla beraber vakit geçirmek açıkcası beni çok mutlu ediyor. Fenerbahçe maçları kadar maç öncelerini bekler olduk. Hatta bazen maçlar o kadar zevksiz geçiyor ki, park maçın önüne geçiyor. Hatta geçen sene Galatasaray maçında kombinemiz olmasına rağmen girmeyip parkta radyodan dinlemişliğimiz bile var. Kısacası her zaman söylediğimi bir kez daha söyleyeyim, Fenerbahçe maçlarına gidip de maç öncesini yaşamayan çok şey kaçırıyor. Maç öncesi gerek Kalamış, gerek Nazlı'nın Yeri, gerek Yoğurtçu Parkı resmen huzur veriyor, tavsiye ederim. Bu arada parkta her sene mangal yakmaya başladık. Bu da çok güzel bir olay.
Saat 19:30 gibi stada girdik, Fenerbahçe için bir kez daha heyecan duyduk, yine merdivenleri hızlı adımlarla çıktık. İçimizdeki bu heyecan, bu mutluluk acaba nereye kadar gidecek çok merak ediyorum. Gerçi buradan istemiyorum gibi bir algı oluşmasın. Fenerbahçe, Fenerbahçe için heyecanlanmak, Fenerbahçeli dostlar, Fenerbahçe tribünleri, Fenerbahçe diye bağırmak çok güzel. Umarım hayat standardımız böyle gider ve Fenerbahçe'yi yıllarca statta izleme şansı yakalarız.
Maç ; İlk yarı oldukça iyi futbol, takım Perşembe günü oynadığımız Molde maçına göre çok daha iyi, çok daha istekli. Nani ile bulduğumuz gol. Tribünde bir kez daha Nani diye tezahurat yapmamız. 2.yarı Bursaspor daha iyi gözüküyor, atakları artıyor ve golü de geliyor. Ancak daha sonra sahneye çıkan Van Persie Kadıköy'den bir kez daha eve mutlu gitmemizi sağlıyor. Takımda özellikle geçen maçlara göre Mehmet Topal ve Meireles harika oynadı. Top kestiler, top çıkardılar, mücadele ettiler ve takımın kazanmasının önemli sebeplerinden oldular. Markovic ilk 11 çıktı ve beklentiyi karşıladı. Çok daha iyi olacağının sinyallerini verdi. Hasan Ali de Caner'in yerine maça başladı ve kusursuz bir futbol oynadı. Maçı kazandıran golde yaptığı asist harikaydı. Tribünler de Hasan Ali tezahuratı yaparak hakkını verdi. Nani ve Van Persie ise 1'er gol atarak galibiyeti getiren futbolcular oldu.
Ekstra Övgü ; Nani için her maç sonrası bir şeyler yazmak istiyorum. Sadece gol ve asist yapıyor diye değil. Sahada istekli, sahada coşkulu, mücadeleden kaçmıyor. Defansa kadar adam kovaladığı anlar oluyor. Tribünleri de gaza getiriyor, arkadaşlarını da. 28 yaşında Türkiye'ye gelip de bu kadar kısa sürede aidiyet hissetmesi gerçekten takdirlik. Nani'yi izlemek gerçekten büyük keyif.
Hocam ; Vitor Pereira'nın Caner'i kesip Hasan Ali'yi oynatması, Markovic'i ilk 11'e koyması, Van Persie'yi kesmesi iyi hareket. Formanın hakkını verenler bir şekilde ilk 11'e giriyor. 1-1 sonrası biraz daha erken değişiklik yapabilirdi. Bu da olumsuz nokta.
Tribünler ; Tribünler iyiydi ancak bunu sağlayan Fenerbahçe futbol takımı. Yıllardır Fenerbahçe tribünlerine gidiyorum, eğer takım birazcık ışık verirse tribünler çok iyi oluyor. Bunun golle ya da galibiyetlerle alakası da yok. Sadece o mücadeleyi görmek istiyorlar. Ve önceki senelere göre de oldukça iyi bir tribünümüz var. Daha da iyi olacak gibi. Yalnız tribünleri yöneten Genç Fenerbahçeliler ya da amigosu ya da içlerinden sözü geçen birileri birazcık daha maçı ve tribünleri takip edebilirse çok daha iyiye gideriz. Çünkü tüm stadın coşkuyla ayağa kalktığı an girilen pek bilinmeyen tezahurat birden tüm coşkuyu söndürüyor. Genç Fenerbahçeliler sadece kendilerini tezahurat yaparken buluyor. Karşılıklı tezahuratların ise tribünün kalbi olduğunu bir kez daha gördük. Maç sonunda ise çıkmayıp Beşiktaş maçına uygun tezahuratlar yapmamız harika anlardı. Biz çıktıktan sonra bir süre devam etmiş.
Tribünde kavga etmek kadar saçma bir şey yok. Keşke insanlar biraz daha anlayışlı olsa. Tabii çıkan kavgaların en büyük nedenlerinden birisi maç öncesi tüketilen alkol miktarı.
Nani'nin son Kadıköy maçında attığı son dakika golün sıcaklığı geçmedi, bu hafta yine ona rağmen tribünden erken çıkan ciddi bir kitle vardı. Tüm hafta beklediğiniz maçın - gerçekten bekliyorlar mı ya da? - sonuna kadar nasıl durmazlar anlam veremiyorum. Yarım saat trafikte fazladan kal, 1 saat evine geç git ama yine de stadı erken terketme be abi.
Yücel Özmetin askerden geldi, iyi ki geldi. Maça Yücelle gidip-gelmek harika olay. Gerçi maç sonraları çok rahat davrandığımız için sezon boyunca her an otobüsü kaçırıp İstanbul'da kalabiliriz ya neyse. Biri bizi evinde misafir eder artık.
Saat 12:00 otobüsü ile başlayan gün, akşam 24:00 otobüsü ile dönmemiz ile sona erdi. 11:30 ile 01:15 = Bir maç günü.
Bu arada twitter'ı kapattığım için haberi olmadığı için mangala gelemeyen arkadaşlar olmuştur. Daha çok mangal yakarız, merak etmesinler.
Maç gününün en güzel kıyafeti Şort-Forma ile maça gitmek harika olay.
4 Ekim 2015 Pazar önce park ardından 20:00'de Akhisar Belediyespor maçı.
Fenerbahçe için yaşamaya devam.
Etiketler:
Bursaspor,
Fenerbahçe,
Kişisel,
Maçın Öyküsü
22 Mayıs 2015 Cuma
Fenerbahçe 0 Bursaspor 3 / Hayırlı Yenilgi
Fenerbahçe evinde Bursaspor'a 3-0 kaybetti ve kupadan elendi. Aslında gerçekten hiç ama hiç önemli değil. İnsanların zaten kızdığı şey ne kupadan elenme ne de başka bir şey. İnsanlar Fenerbahçe gibi bir takımın hocası ve kulüp başkanı tarafından aciz duruma düşürülmesine tepki gösteriyor.
Dün hayatımda statta izlediğim en enteresan maçlardan biriydi, tribünler çok dolmasa da iyi bir kitle vardı. 0-0'ken Anadolu GFB Migros üst katta, GFB Migros alt katta tezahuratlarına devam ediyordu. Ara ara bir arada tezahuratlar yapıyor, genel olarak ayrı telden çalıyorlardı. Stadın diğer tribünleri sadece maçı izliyordu, açıkcası kimse de kupada finale çıkalım, önemli maç havası yoktu.
Ve gelelim malum 2.yarıya, Fenerbahçe stadının yıllar sonra toplu şekilde yönetim istifa tezahuratları yaptığına şahit olduk.
Yaşananları anlatayım, skor Fernandao'nun golüyle 0-2 oldu. O ana kadar pek tepki yoktu. O gol geldikten sonra Maraton üst'ten ''İptal etsene iptal etsene kombineleri iptal etsene'' ve ''Koskoca Feneri ne hale getirdiniz'' tezahuratları yapıldı. Buna stat pek katıldı diyemem. Ve her şey Hasan Ali Kaldırım değişikliği ile başladı. Hasan Ali Kaldırım'ı kenarda görür görmez yıllardır statta yönetim istifa tezahuratlarını ıslıklayan, insanları hain ilan eden Fenerium tribünü ayağa fırladı ve İsmail Kartal'a tepki gösterdi. Tabii Fenerium tribünü bu kadar hareketlenince tüm stat bu tezahuratlara katılmaya başladı. Ve yıllar sonra 4 tribün, tamamıyla ''Yönetim istifa'' tezahuratlarına başladı. Özellikle Okul Açık'tan Fenerium tribününü gözlemledim. Alt katta ve üst katta herkes ayakta yönetimi istifaya davet ediyordu. Bu dakikalarca devam etti. 84.dk Bursaspor'un 3.golü ile beraber daha da şiddetlendi. Mücadelenin son dakikaları Bursaspor tribünleri dalga geçme amaçlı ''Aziz istifa'' tezahuratı girdikten sonra önce Fenerium tribünü sağlam alkışladı, destekledi. Daha sonra tüm stat bu tezahuratlara katıldı, devam etti ve mücadele ''Yönetim istifa'' tezahuratları ile sona erdi.
Yaşananları anlatayım, skor Fernandao'nun golüyle 0-2 oldu. O ana kadar pek tepki yoktu. O gol geldikten sonra Maraton üst'ten ''İptal etsene iptal etsene kombineleri iptal etsene'' ve ''Koskoca Feneri ne hale getirdiniz'' tezahuratları yapıldı. Buna stat pek katıldı diyemem. Ve her şey Hasan Ali Kaldırım değişikliği ile başladı. Hasan Ali Kaldırım'ı kenarda görür görmez yıllardır statta yönetim istifa tezahuratlarını ıslıklayan, insanları hain ilan eden Fenerium tribünü ayağa fırladı ve İsmail Kartal'a tepki gösterdi. Tabii Fenerium tribünü bu kadar hareketlenince tüm stat bu tezahuratlara katılmaya başladı. Ve yıllar sonra 4 tribün, tamamıyla ''Yönetim istifa'' tezahuratlarına başladı. Özellikle Okul Açık'tan Fenerium tribününü gözlemledim. Alt katta ve üst katta herkes ayakta yönetimi istifaya davet ediyordu. Bu dakikalarca devam etti. 84.dk Bursaspor'un 3.golü ile beraber daha da şiddetlendi. Mücadelenin son dakikaları Bursaspor tribünleri dalga geçme amaçlı ''Aziz istifa'' tezahuratı girdikten sonra önce Fenerium tribünü sağlam alkışladı, destekledi. Daha sonra tüm stat bu tezahuratlara katıldı, devam etti ve mücadele ''Yönetim istifa'' tezahuratları ile sona erdi.
Maç belki Bursaspor'un 0-3 üstünlüğü ile bitti, Fenerbahçe kupadan elendi ama bu yenilgi hayırlı bir yenilgi olarak tarihte yerini alacak.
21 Mayıs 2015 Perşembe Kadıköy'de 4 tribün ''Yönetim istifa'' tezahuratı yaptı ve yıllarca süren desteği sona erdirdi.
Önümüzdeki günler neler olur göreceğiz. Yıllardır olduğu gibi bunlar bir marka hoca, 2 yabancı transferi ile unutulur, tekrardan ''Büyük başkan'' tezahuratları duymaya mı başlarız bilemiyorum ancak bir gerçek var. Aziz Yıldırım ve yönetimi artık eskisi gibi güçlü değil. Ayrıca önümüzde 34.hafta oynanacak bir Kasımpaşa maçı var. Bu hafta alınacak skorlara göre o maçta da dünden farklı şeyler yaşanacağını düşünmüyorum. Hatta çok daha şiddetlisi yaşanabilir. Kısa süre sonra göreceğiz.
21 Nisan 2015 Salı
Fenerbahçe 1 Bursaspor 0
Lider olmanın verdiği mutluluk paha biçilemez. Artık ipler bizim elimizde ve iplerin bizim elimizde olması çok güzel. Fenerbahçe kalan 7 maçı kazanırsa direkt başka maçlara bakmadan şampiyon oluyor.
Fenerbahçe-Bursaspor mücadeleleri her zaman olduğu gibi yine çok iyi oldu. Bursaspor oldukça iyi oynadı. Ancak kalecinin bir anlık hatası ile beraber Webo yine olması gereken yerde, yapması gereken vuruşu yaptı ve Fenerbahçe'ye sezonun en kritik galibiyetlerinden birini aldırdı.
Bursaspor her maç bu kadar net gol pozisyonları kaçırıyor mu bilmiyorum da özellikle 3 büyüklerle oynadıkları maçlar inanılmaz net pozisyonlardan yararlanamadılar. Özellikle maçın başında kontra ataklarla baya etkili oldular.
Piero'nun 11 cm ofsayt dediği pozisyon gol de verilse ses çıkarılamazdı. Zaten pozisyon anında neredeyse tüm Fenerbahçeliler gol olmalıydı, ofsayt yanlış demişti. Çok zor pozisyon.
İsmail Kartal'ın devre arası değişiklikleri belki de geldiğinden beri en iyi hamlesiydi. Hakkını vermek lazım.
Webo'nun gol dışında Sow'a yarattığı alanlar ve Sow'a 2.yarı başında kayarak attığı pas çok iyi değil mi?
Belluschi'nin şutu ve Volkan'ın kurtarışı.
Sezon boyunca katkı yapmayan Hasan Ali Kaldırım bile çizgiden çıkardığı topla şampiyonluk geldiği takdirde hatırlanacak harekete imza attı. Orada olmasa şu an çok başka şeyler yazıyor olabilirdik.
Kadıköy'de son 7 maç 5 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 yenilgi alırken aldığımız 5 galibiyette de gol yemedik.
Boş Okul Açık tribünleri kimsenin canını sıkmıyor mu?
Alex'in tribünde olduğu maç galibiyet çok normal. Zaten galibiyet gelmese Alex geldi, kazanamadık, hain diyenler olurdu.
Cumartesi Eskişehir'de sezonun bir diğer kritik maçına çıkacağız.
İstatistikler mackolik'den.
5 Aralık 2013 Perşembe
Mesele Atkı Değil
Fotoğraf bugün Haliç Kongre Merkezi'ndeki Genel Merkez Seçim İşleri Başkanlığı Bölge Toplantısı'nda çekildi. Bursaspor atkısı olan ve elinde su olan kişi Bursa Belediye Başkanı Recep Altepe, solunda duran ise Kocaeli Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu.
Birisi yıllardır Bursaspor'un yanında duruyor, stat yapılması, kulübe destek gibi konularda Bursaspor'a büyük katkıları var. Bursaspor'un şampiyonluğa giden sürecinde de çok net bilmesem de katkıları olduğunu düşünüyorum.
Diğeri ise Kocaelispor'a belli sebeplerden dolayı sırtını dönmüş Belediye Başkanı. Kocaelispor'a son dönemde herhangi bir yardımını duymadım. Adeta şehir gibi o da takıma küsmüş bir isim.
Biri belediye başkanlığı adaylığının açıklanacağı güne Bursaspor atkısı takarak giderken, birisi normal takım elbise ile gidiyor.
Belki tek fotoğrafla net şekilde açıklanamaz ama neden Bursaspor'un zirvede, Kocaelispor'un dipte olduğunu gösteren bir fotoğraf. Şehir takımları için siyasetin yardımı önemli. Seçim sürecinde ve sonrasında tekrar değerlendiririz.
24 Mart 2012 Cumartesi
Fenerbahçe 1 Bursaspor 0 / Yine Alex
Acaba bloga yazdığım kaçıncı Alex fotoğraflı maç yazısı. 10,20, 30 ? Belki daha da fazla. Yine takımın hiçbir şey yapmadığı - sadece biraz mücadele - bir maçı Alex'in enfes golüyle 1-0 kazandık ve Galatasaray ile aramızdaki puan farkını 6'ya indirdik.
Mücadele başından sonuna kadar Alex'i gösteren kamera olsa kesinlikle onu izlerdim. Hafta içi oynanan Samsunspor maçında çok istekliydi. bu maça da aynı isteği ile başladı. Aldığı her topu olumlu kullandı. Depar attı, çalım attı, enfes paslar attı. Alex maçı kazanmayı istedi ve kazandı. Alex'e bir kez daha hayran kaldık.
Orhan Şam, Bekir, Yobo diğer iyi oyuncular. Sow da gayretliydi. Mehmet Topuz, Stoch, Ziegler, Selçuk, Cristian vasat.
Fenerbahçe Galatasaray maçında 2-0 öne geçti, geri çekildi. Bir hafta sonra yine lig maçı, yine öne geçiyoruz ve yine geri çekiliyoruz. Tamam Aykut Kocaman doğru değişiklikler ile oyuna çok olumlu etki yapabilir ama takımın bu kadar geri çekilmesini dünyada sağlayabilecek hoca yok.
Bursaspor çok şanssızdı. Direkten dönen toplar, kaçırılan net pozisyonlar.
42.940 kişi. Ne desek az. Gerçekten helal olsun Fenerbahçe'nin kadınları ve çocukları. Yalnız biletler her maç bitiyor ama stat daha hiç dolmadı. Neden fazla bilet alıyorlar? Bu bilet olayına da çözüm lazım. - bence bu olay yıllarca devam edecek. -
Meşale yakan Bursaspor tribünleri. Kadınlar yakıyor.
Alex geçen hafta attığı golü retweet etti. 3 maç üst üste enfes goller attı. 16 gole ulaştı yine.
Stoch Trabzonspor maçını kazandır artık. Özledik gollerini.
Kötü futbol, mücadele etmeme falan ama play-off'a şu an Gs'nin 3 puan gerisinde giriyoruz. - Ts'yi yenerseler fark 5 -
Haftaya sezonun en çok mücadele edilmesi gereken maçı. Trabzonspor deplasmanı.
14 Aralık 2011 Çarşamba
Bursaspor 0 Fenerbahçe 2 / İyi Oyunla Gelen Galibiyet
Fenerbahçe deplasmanda Bursaspor'u etkili ve iyi bir oyun sonucunda Semih ve Stoch'un golleriyle 2-0 yendi.
Mücadele'nin başından sonuna kadar üstün olan taraf Fenerbahçe'ydi. Golün geciktiği her an tribünde gerilsek de Semih'in golü sonrası iyice rahatladık.
Semih'in golünde Emre'nin pası müthişti.
Emre'nin, Alex'in, Özer'in kaçan net pozisyonları ilk yarının akılda kalan anlarıydı.
2.yarı Bursaspor taraftar desteğini alıp biraz daha iyi başlasa da Ömer'in kornerden gelen topa vurduğu kafa dışında pozisyona giremedi.
Fenerbahçe Stoch'un 83.dk attığı gol ile beraber skoru 0-2 yaptı ve o an maçı bitirdi.
Tüm takım iyiydi. Özellikle Stoch, Semih ve Yobo çok iyiydi. Serdar uzun bir sakatlığın ardından gayet iyi oynadı. - Sakallar gitti - . Volkan Ömer'in topundan dolayı bile iyi oynadı cümlesini hakediyor. Emre çok iyiydi. Özer, Selçuk iyiydi. Gökhan son haftalardan daha iyiydi. İleriye çok gidip geldi. Ziegler iyiydi. Alex iyiydi. Zaman zaman müthiş toplar attı. Henri, Cristian ve Mehmet eh işte.
Emre ile Cristian'ın tartışması tribünde olan bizlerin bile konsantrasyonunu bozdu. Oyuncuları düşünemiyorum. Emre lütfen artık yapma ya. Lütfen!
Semih Şentürk son lig golünü 9 Nisan 2011 tarihinde Eskişehirspor deplasmanında atmıştı. 16 maç aradan sonra gol attı. Güzel oldu.
Stoch bu sezon 4 kez ilk 11'de forma giydi, 3 tanesinde gol attı. İnanılmaz bir istatistik. 4 gole ulaştı. Attığı gollerde hep güzel.
Deplasmanda 4 maç aradan sonra kazandık.
3 Temmuz'dan sonra yaşanan bu gelişmelere rağmen hâlâ lider ile aynı puandayız.
Haftaya Trabzonspor ile sezonun en kazanılması gereken maçına çıkıyoruz.
3 Nisan 2011 Pazar
Fenerbahçe 0 Bursaspor 0 / Mücadeleye Devam
Fenerbahçe Spor Toto Süper Lig 27.hafta mücadelesinde Bursaspor ile Kadıköyde karşılaştı. Mücadele'den 0-0 beraberlikle ayrıldık ve haftayı 2.sırada tamamladık. Artık Fenerbahçe geriden takip edecek.
Mücadele 2 takımında kontrollü futbolu ile başladı. Fenerbahçe topun kontrolünü eline maçın hemen başında alsa da hızlı paslaşamadığı için ve Bursaspor'un müthiş bir savunma yapmasından dolayı herhangi bir pozisyona giremedi. İlk tehlike Miller, 2.tehlike Ozan İpek ile Bursaspor tarafından gerçekleşti. İlk yarı Fenerbahçe'nin çok net bir pozisyonu olmadı.
2.yarı kontrollü oyun devam ederken Bursaspor iyice geriye yaslandı. Alex'in, Gökhan Gönül'ün ve 85.dk yine Alex'in kafa vuruşu ile pozisyonlara girdi. Bursaspor kontra ataklar ile pozisyonlara girmek istese de bunda pek başarılı olmadı ve mücadele başladığı gibi bitti.
Fenerbahçe'de oyunculara bakacak olursak. Volkan'a pek iş düşmedi, yine de gelen pozisyonları kurtarmayı başardı, Gökhan Gönül ilk yarı etkili olamadı ancak özellikle 2.yarı iyiydi, hele son 10 dk şahane bir oyun oynadı, Lugano iyiydi, Yobo iyiydi, Santos bana göre sahanın en iyilerindendi, mücadele'nin ilk 30 dakikası tek başına koskoca bir kanadı kullandı, sarı kart gördükten sonra da oyundan çıkartıldı, Özer olmuyor artık, bir şeyler uymuyor, yetenekli, istekli, hırslı ama katkısı hiç yok, Cristian iyiydi, baya top kazandı, topu da iyi kullanıyor, Mehmet Topuz iyi değildi. Sağ kanatta çok daha iyi oynuyor. Selçuk ya da Emre bir an önce dönmeli. Hem Mehmet Topuz sağ kanatta oynayınca Gökhan Gönül'ün performansı da artıyor, Niang etkisiz, zaten sol kanatta pek etkili olmasını beklemeyelim, Alex zaman zaman iyi işler yaptı. 85.dk vurduğu kafa gol olsa yine maçın kralı olacaktı, ayrıca her maçı Alex'in almasını beklememeliyiz, Semih çok iyi değildi ancak yine de pasları, topu tutması iyi. Sonradan oyuna giren Caner çok iyiydi, Dia iyi değildi, Gökay iyiydi.
Fenerbahçe belki çok iyi oynamadı ama kötü de oynamadı. Yine oyunu karşı alana yıktı, yine topun kontrolünü sağladı ancak Bursaspor'un hakkını teslim edelim. Gerçekten şahane bir savunma yaptılar. Özellikle savunma adamları şahane oynadı.
Tribünlere gelirsek mücadele öncesi gerek koreografi, gerek tezahuratlar çok iyiydi ancak maç içinde hiçbir etki yapamadılar. Takım aslında zaman zaman taraftarları harekete geçirecek hareketler yaptı ancak olmadı. Bugün Kadıköy Şükrü Saraçoğlu'na gidenler sınıfta kaldı.
Hakem ne diyelim ki ! Lugano'ya vermediği kart, Semih'in pozisyonunda vermediği karar, Ozan İpek'e 2.sarı kartı veremediği pozisyon gibi pozisyonlar var. Kötü yönetti. Ancak sürekli hakem hakem demekten sıkıldım. Konuşunca da bir şey olmuyor. Susalım en iyisi.
Genel duruma bakacak olursak liderin 2 puan gerisine düştük. Önemli değil. Kalan maçları kazandığımız taktirde şampiyon olmamamız imkansız. Haftaya sezonun en kritik maçı ; Eskişehir Deplasmanı. Mutlaka 3 puan lazım
Takıma güveniyoruz, takıma inanıyoruz . Mücadeleye devam ...
Kendime de bir not ; Bu sezon belli nedenlerden dolayı gidemediğim 4.maç. 3 tanesinde puan kaybettik. Bundan sonra statta takımı yalnız bırakmamalıyım.
Her Maça Gitmek Zorunda mıyım ?
Fenerbahçe bu sezon Kadıköy'de 17 maç oynadı. Sadece 4 tanesine gidemedim. Gidemediğim maçlar puan kaybettiğimiz 2 maç. Galatasaray ve Beşiktaş. Elimde kombine olmasına rağmen Gençlerbirliği maçına da gidememiştim. 3-0 kazanmıştık. Ve Türkiye Kupası grupları son maçı , Gençlerbirliği. O maça da gidemedim ve yine kazandık. 2-1.
Bu sezon 5.kez bir maça gidemeyeceğim. Değişik duygular var. Geçen sezon kombine var diye her maça gitmiştim-gidebilmiştim. Taraftarların '' Gidilmez Maç '' olarak adlandırdıkları Altay maçına bile. Ve hatta Olimpiyat Stadı'nda oynadığımız Tokatspor maçına bile gitmiştim. Neyse meselemiz bu değil.
Yıllardır maçlara gele gide kendimizi kurmuşuz. '' Fenerbahçe'nin Kadıköy'de oynadığı her maça gideceğiz. '' diye şartlamışız. Böyle bir şey yok. Maddi sıkıntılar veya önemli bir işimiz çıktığı zaman gidemiyoruz ve doğal olarak kendimizi kurduğumuz için üzülüyoruz. Fenerbahçe'den ayrı kaldığımız için kendimizi kötü hissediyoruz.
Bize gelip birileri diyor '' Gitme bu hafta, bir şey olmaz. '' Evet olmaz ama '' Sanane arkadaşım '' diyesim geliyor. Kadıköy'e de giderim, deplasmana da giderim, amatör branş maçına da giderim, hatta Sapanca'da yapılan kürek yarışlarına bile giderim - geçen sene gitmiştik - . Sen hayatını nasıl yaşayacak öyle yaşamaya devam et.
Kadıköy bizim için çok farklı, Kadıköy'e gideceğimiz zaman yine heyecanlanıyoruz. Yıllardır gidip gelmemize rağmen stadın oraya yaklaştığımızda adımlarımızı hızlandırıyoruz, merdivenlerden koşarak çıkıyoruz. Bu yıllarca da değişmeyecek.
Bugün 19:00 Bursaspor ile oynuyoruz. Son şampiyon. Geçen sezon 2-0'dan 3-2 kaybetmiştik. Sezon sonunda bu maçın şampiyonluğu vereceğini nereden bilirdik. Bugün maça yine favori olarak çıkıyoruz. 10'da 10 yaptık ve yolumuza devam ediyoruz. Şampiyonluğa yürüyoruz.
Kazanmak istiyoruz, kazanacağız ve şampiyonluk yolunda bir engeli daha açacağız. Kazanamazsak hem puan kaybına üzüleceğim, hem de takımı yalnız bıraktığıma ...
30 Ekim 2010 Cumartesi
Bursaspor 1 Fenerbahçe 1 / Hep Böyle Oynayın Canımızı Verelim
Yıllardır söylenen bir söz '' Hep böyle oynayın canımızı verelim '' . Fenerbahçe için bu sözü çok kullanma şansı bulamıyorduk ancak bugün işler değişti. Takımımız santrayı yaptıktan sonra savaşmaya başladı, maç bitiyordu hala savaşıyorduk. İleri de pres yapıyorduk, topu kapıyorduk, rakibe basit hatalar dışında pozisyon vermiyorduk, harika oyun kuruyorduk, harika paslaşıyorduk, 17.dk Bilica'nın topuk pası -evet evet topuk pası - ile başlayan atak Emre'nin harika çalımı ve ortası, Alex'in şut pas tarzı vuruşu ve Semih'in dokunuşu ile ağlara gidiyordu ve skor 0-1'e geliyordu. Golden sonra da mücadelemiz sürüyor, pas yapıyor ve oyunun hakimiyetini elimizde bulunduruyorduk. Alex ve Stoch ile pozisyonlar buluyor ve değerlendiremiyorduk. İlk yarı 0-1 sona eriyordu. 2.yarıya Bursaspor etkili başlayıp 48.dk Caner'in hatası ile kornere çıkan pozisyonda Ali'nin ortasına Turgay kafayı vurdu ve arka direğe düşen topu Ergic ağlara gönderdi. Fenerbahçe defansının sıkıntı yaşadığı anlardan biriydi. Bu golden sonra da oyunun hakimiyetini elimizde bulunduruyor ve özellikle Semih ve Mehmet Topuz ile pozisyonlar buluyor ancak yararlanamıyorduk. Bu arada kontra ataklardan Bursaspor'un özellikle Sercan ile 2 tane karşı karşıya gol kaçırdığını da unutmayalım. Mücadele'nin 2.yarısında başka gol olmadı ve maç 1-1 sona erdi. Oynanan oyuna ise tribünlerden tek birşey söylenirdi '' Hep böyle oynayın canımızı verelim. '' Gerçekten de Volkan iyi oynadı, özellikle Sercan'ın pozisyonları bile önemli bir işaret, Emre müthiş oynadı, yanında bir Emre daha olsa Fenerbahçe şu an liderdi, Mehmet Topuz iyi oynadı, Bilica da iyi oynadı, Caner iyi oynadı, golden önce yaptığı hata var, Yobo yine iyi oynadı, özellikle teke tek pozisyonlar güven veriyor ve ilk topta hata yapmıyor, Alex şahane oynadı, zaman zaman yaptığı presler, paslar ile oyuna renk kattı. Stoch zaman zaman inanılmaz etkili oynadı, şutları da etkili olsa Fenerbahçe için efsane olur, Semih iyi oynadı, özellikle attığı gol dışında attığı paslar, yaptığı verkaçlar gerçekten 1.sınıf. Cristian ve Gökhan Gönül ise takımın en vasat oyuncularındandı. Takım da gözle görülür eksik ise kesinlikle ve kesinlikle orta yapma sorunu. Gökhan olsun Caner olsun Stoch olsun orta yapmayı bilmiyor! Bu yüzden de ceza sahası bomboş durumda da olsa oyuncularımız gereken pasları alamıyor. Bu da gol yollarında sıkıntı yaratıyor. Aykut Kocaman'ın buna kesinlikle bir çözüm bulması lazım. Sonuç olarak Bursa'dan bu oyunla 1 puan almak kötü olsa da bu oyunu görmek bile çok büyük bir işaret. Hedef 7'de 7 diyoruz ve startını veriyoruz ...
Not : Tribünlerde ve Bursa yaşadığımız gelişmeler yakında blogda olur.
19 Mayıs 2010 Çarşamba
Bursaspor'u Tebrik Ederiz
Geçen hafta belli davranışları tebrik eden konular açmıştım bloga ve bu sefer de açmam gerektiğini düşündüm. 2009/2010 sezonu şampiyonu Bursaspor'u tebrik ederiz. Resmi siteden güzel bir davranış.
23 Şubat 2010 Salı
Fenerbahçe 2 Bursaspor 3
Fenerbahçemiz Türkcell Süper Lig 22.hafta mücadelesinde Bursaspor'a Kadıköy'de 3-2 yenildi ve liderin 2 puan gerisinde haftayı kapattı. Maçtan önceye bakarsak Fenerbahçe'de işler bu maçtan önce pek iyi değildi. Bu maç herşeyin iyiye döndüğü bir maç olabilirdi. Ama olmadı. Tamamen dolu bir Şükrü Saraçoğlu'nda oynanan bu maçta aslında Fenerbahçe çok iyi başladı. Alex'in attığı mükemmel gol ile 1-0 öne geçtik. Bu goldan sonra 7.dk Volkan Şen Volkan'ı ve direği geçemedi, 8.dk Guiza İvankov'u geçemedi. 21.dk Alex'in kullandığı kornerde top Vederson ile buluştu. Vederson'da orta şut karışımı bir vuruşla topu içeriye yolladı. Son haftaların formda oyuncusu Santos şık bir vuruşla skoru 2-0 yaptı. Bu golden sonra bir süre skoru 2-0'da tutsak eminim ki maç alırdık. Ama olmadı hemen 26.dk Gökhan Gönül'ün orta sahada çıkarken kaptırdığı topta Ozan İpek ortaladı Batalla vurdu. Skor 2-1'e geldi. İlk yarı böyle sona erdi. 2.yarı pek pozisyon olmadı. 85.dk Bilica'nın gereksiz hareketi ve kazandırdığı çift vuruşta Ozan İpek'in vuruşu savunmadan sekti ve ağlarla buluştu. Bu golden sonra ise cümbür cemaat hücum yapmaya çalışınca kontra'dan Ozan ile 1 gol daha yedi ve mücadele 2-3 Bursaspor'un üstünlüğü ile sona erdi. Aslında mücadeleye bakarsak Fenerbahçe iyi oynadı. Pozisyonlar buldu ama atamadı. Bursaspor 5 kere geldi 3 gol attı. Zaten son 5 maçta yediğimiz gol sayısı 11'e çıktı. Atıyoruz ama yiyoruz. Bunda tabiki de Lugano'nun yokluğu ve kadro yetersizliği ön plana çıkıyor. Onun dışında iyi oynadığımız gerçeği varken gol yeme sıkıntımız başımıza büyük dertler açıyor. Bursaspor ise oldukça iyi oynadı. Takımımız da Emre, Santos, Alex ve Vederson oldukça iyiydi. Bursaspor'da 1 asist 2 gol yapan Ozan damga vurdu. Maçta öne çıkanlar ise ; Emre'nin çok çok iyi oyunu, tamamen dolu tribünler, Alex'in müthiş golü, Santos'un şık golü, ve son haftalara göre düzgün olan saha zemini ve Guiza çıkarken koşup ona moral veren gerçek kaptanlık yapan teselli eden Alex. Kötü diyebileceğimiz ; Özer'in şanssız sakatlığı -omzu çıkmış- Guiza'nın yuhalanması, küfür edilmesi- Fenerbahçe futbolcusu eleştirilir ama yuhalanmaz - , Daum - Guiza'yı çıkar diyen Fenerium alt tribüne değiştirmicem diye artistik yaptıktan 5 dk sonra Guiza'yı çıkartması çok ama çok yanlıştı -. Sonuç olarak Fenerbahçemiz son 5 maçta kazanamadı, ligde liderin 2 puan gerisinde kaldı, Bursaspor'a üst üste 2 maç 3'er golle yenildi. Perşembe günü çok kritik maça çıkıyoruz. Yine de herşeye rağmen ; Kanaryasın sen bizim canımız...
22 Şubat 2010 Pazartesi
Saldır Fener / Fenerbahçe-Bursaspor Maçı Öncesi
Bu fotoğraf Kiev maçı için yapılmış. Google'da buldum, beğendim ve koydum. Hazırlayan'ı bilmiyorum. Blogu okuyorsa belirtsin kaynak gösteririz.
Fenerbahçemiz Türkcell Süper lig 22.hafta mücadelesinde Bursaspor'u Kadıköy'de ağırlayacak. Türkiye Kupası, Lig ve Uefa Kupası maçlarında son 4 maçtır kazanamayan Fenerbahçe artık bu kötü gidişe son vermek için Bursaspor karşısına çıkıyor. Bu sezon Bursaspor ile oynayacağımız 4.maç olacak. Bu 3 maçta Fenerbahçe 2 galibiyet 1 yenilgi aldı. Takımımızda Mehmet Topuz, Lugano ve Deivid forma giyemeyecek. Sahaya çıkacağımız kadro ise her zaman ki oldukça yeterli. Fenerbahçe'nin sahaya ; Volkan, Gökhan, Deniz, Bilica, Santos, Özer, Emre, Cristian, Vederson, Alex ve Semih ilk 11'i çıkması bekleniyor. 4 Şubat tarihinde Kadıköy'de oynadığımız ve 3-0 kazandığımız maçta ki mücadeleyi sergilersek yine kazanırız, ama tam tersi 11 Şubat tarihinde Bursa'da oynadığımız ve 3-1 kaybettiğimiz maçta ki gibi oynarsak kesin kaybederiz. Biraz mücadele, biraz istek, biraz arzu yeterli olur. Bilet fiyatlarının da 22 tl olduğunu düşünürsek statta tamamen dolacak bu da çok büyük bir avantaj sağlayacak. Ayrıca 15 gün sonra Kadıköy'e gidiyoruz. Bu da stadın dolmasında bir etken. Neyse lafı uzatmayalım ve diyelim ki Bizim için saldır kanarya... Liderlik için, 3 puan için, Bursaspor'u susturmak için, kupa maçlarından sonra hakemlere yüklenen Ertuğrul Sağlam'ı susturmak için, Kadıköy'de ki maçtan sonra ailelere saldıran! Bursa'da ki maçta taraftarımıza saldıran Bursaspor taraftarını susturmak için Saldır Fener. Mücadele saat 20:00'da başlayacak, Bülent Yıldırım tarafından yönetilecek ve Lig Tv'den naklen yayınlanacak.
Not : Ben Maraton Üst A blok'ta takımı desteklemeye devam ediyorum. Pankartımız da Maraton üst C blok'ta yer alacak.
11 Şubat 2010 Perşembe
Bursaspor 3 Fenerbahçe 1
Fenerbahçemiz Türkiye Kupası Çeyrek Final rövanş maçında Bursaspor'a 3-1 yenilmesine rağmen ilk maçta aldığı 3-0'lık galibiyetten dolayı Yarı Final'e çıkan taraf oldu. Öncelikle şunu söyleyim mücadeleye çıktığımız kadroyu eleştirmem. Neden derseniz. Çünkü 3-0 yendiğimiz bir maçın rövanşında isterse maç ezeli rakibimizle olsun bu kadro sahaya çıkabilir. Sonuçta sahada oynayan isimler Önder, Selçuk, Gökhan Ünal gibi milli olmuş ve hala milli olan oyuncular. Ve herşeyi geçtim Fenerbahçe oyuncuları. Fenerbahçe forması giyiyorlarsa mücadele etmeliler, arzulu olmalılar, uzun zamandır kadroya giremedikleri için hırslı olmalılar ve kendilerini göstermeliler. Ama onlar ne yapıyor. Sahada geziniyorlar. Gerçekten ayıp. Fenerbahçe bugün elense ne olacaktı. Suçlu Daum. Hadi Daum Alex'i Emre'yi oynattı ve sakatlandı. Suçlu kim olacaktı. 3-0 yendiğimiz bir maçta neden bu oyuncuları oynattı diye yine Daum. Futbol böyle güzel bir oyun işte. Mücadele başlıyor ilk 15 dk Fenerbahçe maçı bitirebilir, stadyumda ki ve tv başındaki insanları derin uykuya sokabilir ya da Star Tv'de ki Kurtlar Vadisi'ne döndürebilir. Ama o pozisyonlar kaçıyordu ve ondan sonra seyirci desteğini de arkasına alan Bursaspor art arda goller bulup ilk yarıyı 2-0 önde kapatıyordu. 2.yarı da Bursaspor için işler yolunda gidiyordu. Defansın arkasına sarkan top ve sonuç 3-0. Bursaspor ve Fenerbahçe şok yaşıyordu. Hiç kimsenin imkan tanımadığı, olmaz ya böyle skor dediği oluyordu ve maç 3-0'a geliyordu. Bu dakikadan sonra da hiçbirşey değişmiyordu. Ne Fenerbahçe maçı istiyordu, ne de pozisyon buluyordu. Ama işte futbol bu. 90+2'de Guiza sahneye çıkıyor ve Fenerbahçe'yi yarı final'e çıkarıyordu. O ana kadar mükemmel oynayan Bursaspor eleniyor, hiçbirşey yapmayan Fenerbahçe üst tura çıkıyordu. Ama sonuç olarak ilk maçta da iyi oynayan bir Fenerabahçe vardı. Fenerbahçemiz'de mücadele de dikkat çeken bir oyuncu yoktu. Sonuç olarak öyle bir maç yaşadık ki son dk golde nasıl sevindiğimi hatırlamıyorum. Yarı Final'de rakip Manisaspor. 27 yıl sonra kupayı almak için bu futbolun baya üstüne çıkmalıyız. Fenerbahçe - Manisaspor Yarı Final ilk maçı 24 Mart Çarşamba Kadıköy'de, rövanş ise 14 Nisan Çarşamba Manisa'da
Saldır Fener / Bursaspor-Fenerbahçe Maçı Öncesi
Fenerbahçemiz Türkiye Kupası Çeyrek Final 2.maçında deplasmanda Bursaspor ile karşılaşıyor. Tabikide ilk maçı 3-0 kazanmanın avantajı nedeniyle Yarı Final'e çıkmamız beklenen sonuç. Ancak bunun yanında takımımızda eksik oyuncularımızın fazlalığı dikkat çekiyor. Bursa'ya giden 19 kişilik kadromuza A2'den Okan, Gökay ve Furkan'ı dahil ettik. Lugano, Özer, Cristian, Ali Deivid ve Mehmet Topuz 19 kişilik kadroda yer almadı. Yine de her maç olduğu gibi sahaya iyi ve kaliteli isimlerle çıkacağız. Fenerbahçe'nin sahaya ; Volkan Babacan, Bekir, Önder, Bilica, Santos, Emre, Deniz, Selçuk, Vederson, Gökhan ve Guiza ilk 11'i ile çıkması bekleniyor. Sonuç olarak 27 yıldır alamdığımız bir kupayı bu sene almalıyız. Bu akşam ki maçı da kazanıp Yarı Final'e çıkmalıyız. Mücadele edelim, hırslı oynayalım Bursaspor'u orda da yeneriz. Bursaspor tribünlerini susturmak için, Yarı Final'e çıkmak için, 27 yıllık hasreti dindirmek için Saldır Fener. Mücadele saat 20:30'da TRT 1 ekranlarından naklen yayınlanacak. Umarım dün akşam Galatasaray-Antalyaspor maçında olduğu gibi bu maçı da Okay Karacan anlatır.
5 Şubat 2010 Cuma
Fenerbahçe 3 Bursaspor 0
Şimdi oldu mu ? Fenerbahçe, Sivasspor galibiyetinden sonra Sivasspor'da hiçbirşey yok diyenlere Bursaspor'u evire çevire yenerek cevabı verdi sanırım. Aslında evet belki Sivasspor gerçekten çok kötü bir takım ama biz o gün iyiydik, istekliydik, arzuluyduk ve kazandık. Bugün de aynısı oldu. İstekli, hırslı, mücadeleci. Ve böyle olunca da sonuç rahatça geliyor. Mücadele 6.dk Sercan'ın içeriği kestiği top ve Ozan İpek'in dokunamayışı ile başladı ve bu dakikadan sonra sahada iyi bir Fenerbahçe vardı. Çok iyi pas yapıyor, çok iyi ve hızlı kanatları değiştiriyor, herkes top almak istiyor ve herkes mücadele ediyor. Alex ve Santos'la gol pozisyonlarından yararlanamadık ama golün geleceği belliydi. Tribünde ki biz, sahada ki futbolcular bunun farkındaydı. Ve çok geçmeden 22.dk Alex'in frikiği direkten dönüyor ve dönen topu Santos ağlara yolluyordu. 1-0. Bu golden sadece 3 dk sonra ise Lugano Semih'e Semih kaleciye kaleci Luganoya Lugano ağlara. Skor birden 2-0 olmuştu. Ve 40.dk Fenerbahçe belli süre çok iyi pas yaptı ve akabinde Özer'in harika pası araya giren savunma ve Semih'in şık bitiriciliği ile skor 3-0'a geliyordu ve Fenerbahçe Yarı Final'e yürüyordu. İkinci yarıya da iyi başladık ve ilk 5 dk top sadece Bursaspor alanındaydı. Bu dakikalarda Özer'in direkten dönen bir topu vardı. Ancak 5 dakikadan sonra Bursaspor etkili olmaya başladı am bunlarda savunmamız ve kaleci Volkan'ın zamanlamalı çıkışları golü engelledi. Ve bundan sonra karşılıklı cılız ataklarla geçen mücadele Gökhan'ın direkten dönen topu ile sona erdi. Fenerbahçe'de herkes çok iyi oynadı - fotoğraf o yüzden -. Ama özellikle Emre, Özer, Santos çok iyiydiler. Tribünleri dolduran taraftarlar, bilet fiyatlarını 20 tl yapan yönetim süperdi. Sonuç olarak Türkiye Kupası Çeyrek Final ilk maçında rakibi Bursaspor gibi bir rakibi 3-0 yenmek oldukça güzel bir sonuç. Artık şu bir gerçek ki ; takım inandı, taraftar inandı şampiyon istiyor. 24 günlük maraton'un ilk maçını 3 gollü bir galibiyetle geçtik. Maçtan hoş olmayan olaylar ise Uğur'un şanssız sakatlığı, zemin'in kötülüğü. Sırada Diyarbakırspor var...
4 Şubat 2010 Perşembe
Saldır Fener / Fenerbahçe-Bursaspor Maçı Öncesi
Fenerbahçemiz Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında Kadıköy'de Bursaspor'u ağırlıyor. Tüm kulvarlarda başarılı bir şekilde yoluna devam eden Fenerbahçemiz Türkiye Kupası'nda da başarıya devam etmek istiyor. 2.maç öncesi avantajlı bir skor istiyoruz. Takımımız tek eksik oyuncu Guiza. Takımımızın sahaya Volkan, Gökhan, Lugano, Bilica, Santos, Uğur, Emre, Cristian, Mehmet, Alex ve Semih ilk 11'i çıkmasını bekliyorum. Bursaspor ile 18 gün içinde 3 kez karşılaşacağız. Bunlardan ilkini bu akşam saat 20:00'da Kadıköy'de oynayacağız. Bursaspor ile geçen sezon oynanan çeyrek final maçından 1-0 ve 3-1'lik galibiyetlerle yarı finale çıkmıştık. Bu sezon ilk yarıda oynanan maçıda Alex'in attığı golle 1-0 kazanmıştı. Ne diyoruz ; Bursaspor'u kupada elemek için, taraftarlarını susturmak için, galibiyetlere devam etmek için ve en önemlisi kupa için Saldır Fener. Takımı Maraton üst tribünün de desteklemeye devam...
Not : Kocaeli Gfb olarak yaptığımız pankart'ı bu akşam Maraton Üst tribünde görebilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






















