Milli Takım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milli Takım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2017 Cuma

Milli Maçlar Sonrası Fenerbahçe # 3


Daha önce bloga Milli maçlar sonrası Fenerbahçe # 1 ve Milli maçlar sonrası Fenerbahçe # 2 başlıklı yazılar yazmıştım ve 2010/2011 sezonuna kadar Fenerbahçe'nin nasıl döndüğünü belirtmiştim. Şimdi bıraktığımız yerden devam edelim.

2011/2012 Sezonu
Fenerbahçe 2011'in Eylül ayında Orduspor'u Baroni'nin golüyle 1-0 yendi. Ekim ayında milli maçlar dönüşünde Mersin İdman Yurdu deplasmanından Özer ve Bienvenu'nun golleriyle 2-1 galibiyetle dönmüşüz. Kasım ayında ise dönüş sonrası Eskişehirspor'u Bienvenu'nun golüyle 1-0 yenmişiz. Şubat 2012'de milli ara sonrası evimizde Gençlerbirliği'ni Stoch, Sow, Stoch, Emre, Alex ve Dia'nın golleriyle 6-1 yenmişiz.

2012/2013 Sezonu 

Ağustos 2012'nin dönüşünde Fenerbahçe sezona Elazığspor ile 1-1 kalarak başlamıştı. golümüzü Kuyt atmıştı. Eylül 2012 dönüşünde Mersin İdman Yurdu'nu Mehmet Topal ve Cristian'ın golleriyle 2-1 yenmiştik. Ekim 2012'de Bursaspor deplasmanından Sow'un golüyle 1-1'i alıyorduk. Kasım 2012'de dönüş sonrası Eskişehirspor deplasmanından 1-1'le dönüyorduk. Şubat 2013'de milli aradan Mersin İdman Yurdu'nu Webo'nun golüyle yenerek dönüyorduk. Mart 2013'de Akhisar'ı Webo ve Sow'un golleriyle 2-0 yenmiştik.

2013/2014 Sezonu

Ağustos 2013'de milli dönüş sonrası Konyaspor'a 3-2 kaybetmiştik. Gollerimizi Yobo ve Emre Belözoğlu atmıştı. Eylül 2013'de Kasımpaş'yı Caner ve Webo'nun 2 golüyle 3-2 yenmiştik. Ekim 2013'de Kayseri Erciyesspor'u Sow ve Emenike'nin golleriyle 2-1 yenmiştik. Kasım 2013'de Antalyaspor'u deplasmanda Webo ve Sow'un golleriyle 2-1 yenmiştik. Mart 2014'de Trabzonspor'u 3-0 hükmen mağlup etmiştik.

2014/2015 Sezonu

Eylül 2014'de Trabzonspor ile 0-0 berabere kalmıştık. Ekim 2014'de Galatasaray deplasmanından 2-1 yenilgiyle ayrıldık. golümüzü Alper Potuk atmıştı. Kasım 2014'de Bursaspor ile 1-1 berabere kalmıştık. Golümüzü Kuyt atmıştı. Nisan 2015'de Rizespor'u Mehmet Topuz, Sow(2), Webo ve Caner'in golleriyle 5-1 yenmiştik. 

2015/2016 Sezonu

Eylül 2015'de Kasımpaşa'yı Josef'in golüyle 1-0 yenmiştik. Ekim 2015'de Kayserispor'u Van Persie'nin golüyle 1-0 yenmiştik. Kasım 2015'de Mersin İdman Yurdu'nu Hasan Ali Kaldırım, Nani ve Van Persie'nin golleriyle 3-1 yenmiştik. Nisan 2016'da Osmanlıspor ile 0-0 berabere kalmıştık. 

2016/2017 sezonu

Eylül 2016'da evimizde Bursaspor'a 1-0 kaybetmiştik. Ekim 2016'da Alanyaspor ile 1-1 berabere kalmıştık. Gol Mehmet Topal. Kasım 2016'da Galatasaray'ı Van Persie'nin golleriyle 2-0 yenmiştik. Nisan 2017'de Karabükspor'u deplasmanda Van Persie'nin golüyle 1-0 yenmiştik.

2017/2018 Sezonu

Eylül 2017'de Başakşehir'e 3-2 kaybettik. Gollerimizi Dirar ve Skertel attı. Ekim 2017'de oynadığımız maçlardan sonra ne yapacağımız Pazar günü belli olacak.

Fenerbahçemiz oynadığı 60 maçta, 42 galibiyet, 9 yenilgi, 9 beraberlik alırken, 141 gol attı, 63 gol yedi.

Pazar günü Yeni Malatyaspor maçında ne yapacağımızı ise saatler 21:20'yi gösterirken göreceğiz.


2 Eylül 2015 Çarşamba

Potansiyel


Davet edilenler-edilmeyenler konuşulmaya devam etsin ben uzun yıllardır bu kadar potansiyelli milli takım görmedim. Ya da özellikle potansiyel var diye yıllardır izlediğimiz isimlerden dolayı büyük beklenti içine girdik. Caner, Şener, Mehmet Topal, Arda, Selçuk, Hakan, Burak gibi kimsenin ilk 11 oynamasına itiraz etmeyeceği 7 isim. Bunların yanında Ozan, Alper, Volkan, Gökhan, Yasin, Mehmet, Oğuzhan gibi çok şey beklenen isimler. Yarın akşam Türkiye'nin Letonya ile oynayacağı maçı büyük bir merakla bekliyorum. Umarım kazanırız ve Avrupa Şampiyonası yolunda önemli bir adım atarız. Yoksa bir çok kez yazdığım gibi şu müthiş jenerasyona yazık olacak.

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Milli Takımın Önü Açık


Mert Günok : Fenerbahçe
Bekir İrtegün : Fenerbahçe
Serdar Kurtuluş : Gaziantepspor
Ömer Toprak :  Bayer Leverkusen
İsmail Köybaşı : Beşiktaş
Arda Turan : Atletico Madrid
Nuri Şahin : Real Madrid
Emre Belözoğlu : Atletico Madrid
Sercan Saraer : Greuther Fürth

Tunay Torun : Hertha Berlin
Umut Bulut : Toulouse

Bulgaristan karşısına çıkan ilk 11 oyuncuları ve oynadıkları takımlar. Güzel günler yakında ...

4 Ekim 2011 Salı

Milli Takım Arkadaşlığı


A Milli takımımız akşam boğazda bir balık lokantasında yemek yemiş. Fenerbahçeli Selçuk Şahin Trabzonsporlular ile bir masada. Hatta eskiler de var. Selçuk, Egemen, Umut. Şu an oynayan Serkan Balcı ve Burak Yılmaz. Saha içinde birbirlerine düşman olan futbolcuların saha dışı dostlukları her zaman hoşuma gidiyor. Keşke futbolu her zaman böyle güzellikleri ile konuşsak, haber yapsak. Bu arada arka masa gurbetçiler, kazımlar. En arka masa Emre, Gökhan Gönül, Servet, Arda, Volkan ... Ağır abiler. Ne diyelim güzel kareler. 



11 Ağustos 2011 Perşembe

Milli Maçımız ve Emre'nin Islıklanması


Türkiye Estonya'yı hazırlık maçında Kazım'ın 2 ve Emre'nin golüyle 3-0 yendi. Mücadele Galatasaray'ın stadı Türk Telekom Arena'da oynandı. Mücadele hakkında yazacak çok şey var aslında.

Kazım'ın gayet laubali şekilde oynadığı etkili futbolu ve attığı 2 şahane golü, Selçuk Şahin'in iyi oyununu, Sinan Bolat'ın zaman zaman heyecanlı olmasına rağmen iyi kaleciliğini, Gökhan Gönül'ün bütün maç boyunca bitmek bilmeyen enerjisini, kestiği topları, verdiği pasları, Gökhan Töre'nin ve Mehmet Ekici'nin oyuna girdikten sonra rahat çalımlarını, güzel paslarını, iyi futbollarını, Serdar Kesimal'in, Burak Yılmaz'ın, Arda Turan'ın kötü futbollarını, Emre Belözoğlu'nun 1 golünü, hazırladığı golü, kaptığı topları, verdiği uzun pasları, futbolu özledik, futbol bizim her şeyimiz dediğimizi iddia ederek ilk milli maç tribünleri nasıl boş bıraktığımızı yazabiliriz.

Ancak tüm bunların önüne geçenler oldu. Fotoğrafta 5 numaralı forma ile duran, elinde Türkiye bayrağı olan, kolunda kaptanlık pazubandı ile duran Emre Belözoğlu'nun oyunda kaldığı süre içerisinde ıslıklanması maçın önüne geçti. Mücadele başladı Emre ıslıklandı, Emre oyundan çıktı kenarda otururken bile ıslıklandı, yuhalandı. Penaltı atarken sanki en ateşli deplasmanda oynuyoruz gibi ıslıklandı. Kendi ülkesinde bir oyuncu penaltı atarken ıslıklandı.

Islıklamalar devam ederken müthiş oynadı. Attığı uzun toplar, tam ıslıklar devam ederken yaptırdığı penaltı, takım arkadaşlarına bırakmadan topu alması ve gayet soğuk kanlı şekilde kaleciyle topu farklı köşelere göndermesi, Kazım'ın attığı golde gol pasını vermesi, kaptığı toplar ile müthiş bir 45 dk oynadı. 

Emre neden ıslıklandı? Fenerbahçeli diye mi? Zamanında yaptığı yanlışlar için mi? Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye gittiği için mi? Ya da başka bir şeyler mi var. Bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey bir milli futbolcunun, bir kaptannın, üzerinde Türk bayrağı olan bir futbolcunun hangi şartlar altında olursa olsun ıslıklanması ayıptır. Yakışmıyor.

Türk Telekom Arena'da Emre, Şükrü Saracoğlu'nda Sabri, Avni Aker'de Selçuk İnan, İnönü'de Sercan Yıldırım ... Bu ıslıklamalar sürer gider.

Bu ıslıklamalar kime nekazandırıyor? Hiç kimseye bir şey kazandırmıyor. Kime ne kaybettiriyor? Tüm ülke sporuna çok şey kaybettiriyor.

Son olarak Emre'nin golü attıktan sonra armasını öpmesi, Hiddink'in de dediği gibi bu tepkilere gayet sakin şekilde bakması iyi bir mesaj olmuştur. Ya da biz de mesaj mı verelim ; Cem Garipoğlu, Sabri Sarıoğlu ...

20 Haziran 2011 Pazartesi

Işıl ve Birsel Önderliğinde Zevk Veren Basketbol


Milli takımımız şu günlerde Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası nedeniyle Polonya'da mücadele ediyor.

Grupta şu ana kadar 2 maç oynayan kadın basketbol takımımız 1 yenilgi ve 1 galibiyet aldı. Yenildiğimiz maçı izlemedim ancak yendiğimiz maçı seyretme şansı buldum.

Gece inanılmaz yorgun olduğum için yatma planları yapıyordum ancak Ntv Spor'da Türkiye - Slovakya maçına denk geldim. Birsel, Nevriye ve Nevlin için izleyecektim. Ancak sahada öyle bir milli takım vardı ki gerçekten yorgun olmama rağmen gözümü kırpmadan seyrettim. Maçtan yarım saat önce maçın haberine bakınca Nevriye, Birsel ve Nevlin'in 39, kalan diğer oyuncuların 37 sayı attığını görünce Twitter'a '' Fenerbahçe Kadın Basketbol takımının neden yıllardır şampiyonluk aldığının göstergesi ; Birsel + Nevriye + Nevlin = 39 Sayı , Kalan oyuncular = 37 sayı . '' diye tweet atmıştım. Gerçekten de öyle. Fenerbahçe yıllardır bu yerli oyuncuların kalitesi, mücadelesi ve hırsı ile şampiyonluklar kazanıyor. Neyse konumuz Fenerbahçe değil Milli Takım.

Mücadele'nin başından sonuna kadar oyunun hakimi bizdik. Çok rahat bir galibiyet alırken özellikle yaptığımız asistler, savunma direnci, mücadele arzusu, oyuncuların birlikteliği ve koçun iyi yönetimi vardı. Özellikle 2 oyuncu vardı ki takdiri hakediyor. Birincisi Fenerbahçe'de de attığı sayılar, yaptığı mücadele ve yaptığı asistler ile beraber şahane maçlar çıkaran Birsel, diğeri ise Galatasaray'da pek isteneni veremeyen Işıl. Işıl mücadeleyi 9 sayı, 4 ribaund, 2 asist ve 4 top çalma ile - bana göre ve maçı izleyenlere göre daha fazla - tamamlarken, Birsel 20 sayı, 6 ribaund, 2 asist ile ön plana çıktı. Özellikle bu istatistiklerin yanında Birsel ve Işıl'ın yaptığı baskı görülmeye değerdi. 

Bu 2 oyuncunun yanına özellikle 3.çeyrek fırtına gibi başlayan Nevriye Yılmaz eklendi. Nevriye maçı 14 sayı, 4 ribaund, 4 asist ve 2 top çalma ile tamamladı. Bu 3 oyuncumuz dışında Bahar 9 sayı, 4 ribaund, Şaziye 7 sayı, 3 ribaund, Seda Erdoğan 8 sayı ile önemli katkı yaptılar.

Sonuç olarak mücadeleyi izleyen herkes Işıl'a, Birsel'e ve Nevriye'ye başta olmak üzere tüm takıma hayran kaldı. Milli takım bu basketbolu oynadığı taktirde güzel işlere imza atabilir.

Türkiye bugün grup liderliği için Rusya ile karşılacak ve saat 19:00'da başlayacak maç Ntv Spor'dan naklen yayınlanacak


Gerçekten bu milli takımı takip edin. Hakediyorlar ve zevk veriyorlar.

4 Haziran 2011 Cumartesi

Belçika 1 Türkiye 1 / Gözden Uzak Milli Maç


Milli takımı gerçekten destekleyen, gollerinde yerinden fırlayan, maçlarının olduğu günler işlerini yapmayanlar, tv karşısına büyük bir keyifle geçen kaç kişi var ? Milli takıma ilgi her geçen gün azalıyor. İnsanlar yok hoca şöyle desteklemem, yok oyuncular şunlar desteklemem gibi şeylerle milli takımdan uzaklaşıyorlar. Bunun ne kadar doğru olduğu tartışılır. Böyle bir ortamda çıkıyoruz maçlara.

2002 Dünya Kupası maçlarını bazen evde seyrediyordum bazen de tezahuratlar falan olduğu için Carrefour'a gidiyordum. Gayet içerde tv satılan bölümde bütün tvlere maç yayını veriyorlar insanlar büyük bir coşku ile maçı seyrediyordu. Sokaktan araba geçmiyordu, insanlar işine gitmiyordu. 2002'den 2011'e olan fark inanılmaz. Hiç kimse orası Dünya Kupası tabii öyle olacak demesin.

Aradan geçen yıllarda insanlar iyice uzaklaştılar. Fenerbahçeliler Emre gol atınca, Selçuk top kapınca mutlu oluyorlar, Burak gol atınca sevinmiyorlar, Galatasaraylılar Sabri'nin yaptığı her bindirmede kendinden geçiyorlar, Beşiktaşlılar Necip milli takıma alınmadığı için maçı bile izlemiyorlar, Trabzonsporlular Selçuk İnan'a küfür ederken, Umut neden kadroda yoktu diyorlar, Burak'ın attığı golde seviniyorlar.

Maçın başında yenik duruma düşüyoruz. Çağlar'ın hatası. Çağlar değil, Galatasaray konuşuluyor. Kötü Galatasaray'ın nasıl oluyor da oyuncusu milli olur diyorlar. Sonra Arda'nın şahane çalımı, şahane asisti ve Burak'ın güzel golü geliyor. Galatasaraylılar ayakta. Arda Arda Turan tezahuartları ile evin içinde dolaştıklarını zannediyorum. Burak için övgü yazanlar da genelde Trabzonsporlular. 

Tabii bunun yanında haksızlık etmeyelim. Gerçekten milli takıma bağlı insanlar da var. Her gole seviniyorlar. Tuttukların takımın formasını çıkarıp kenara koyanlar. İyi oynayan oyuncunun gerçekten hakkını veriyorlar. 

2.yarı başlıyor, kötü oynuyoruz, üzülen yok, içini karartan yok, belki de iç karartacak bir durum yok. Yine az bir kesim. Arda penaltı yaptırıyor Arda'yı eleştiren rakip takım taraftarları, Volkan'a tezahurat yapan Fenerbahçe taraftarları. Allahtan atamıyor da o konuda orada kapanıyor. Kalan dakikalar geçip gidiyor. Tabii bu arada Semih'in oyuna girmesi için dua eden Fenerbahçeliler. Maç bitiyor. Bazısı taktik konuşuyor, bazısı Selçuk Şahin konuşuyor - ben - , bazısı hiçbir şey olmamış gibi hayata devam ediyor, bazısı Milli Takım acaba Euro 2012'ye gidecek mi diyor ... 

Sonuçta ülke olarak Milli Takımımıza olan sevgimiz, saygımız her geçen gün bitiyor. Onu geçin de Volkan, Serdar, Selçuk, Emre ve Semih ne mükemmel oynadılar be ... Fenerbahçeli Yiğit ...

23 Mart 2011 Çarşamba

Milli Maçlar Sonrası Fenerbahçe # 2


Milli maçlardan sonrası Fenerbahçe'yi yazmaya devam edelim ...

2007/2008 Sezonu

22 Ağustos 2007 tarihinde Romanya'ya 2-0 yenilmiştik. Dönüşünde Sivasspor'u Roberto Carlos'un golüyle 1-0 yendik. 8 Eylül 2007 Malta ile 2-2 berabere kalırken, 12 Eylül 2007 Macaristan'ı 3-0 yenmiştik. Dönüşünde Çaykur Rizespor ile 1-1 berabere kalmıştık. 13 Ekim 2007 tarihinde Moldova ile 1-1 berabere kalırken, 17 Ekim 2007 tarihinde Yunanistan'a 1-0 yenilmiştik. Dönüşünde Konyaspor'u Semih, Alex, Vederson ve Edu'nun golleriyle 4-1 yenmiştik. 17 Kasım 2007 Norveç'i 2-1, 21 Kasım 2007 Bosna Hersek'i 1-0 yenmiştik. Dönüşünde Ankaraspor'u Alex'in 3 ve Semih'in golleriyle 4-2 yenmiştik. 6 Şubat 2008 İsveç ile 0-0 berabere kaldık. Dönüşünde Hacettepe'yi Alex, Kezman ve Carlos'un golleriyle 3-1 yendik. 26 Mart 2008 tarihinde Beyaz Rusya ile 2-2 berabere kalmıştık. Dönüşünde deplasmanda Beşiktaş'ı Alex'in 2 golüyle 2-1 yendik. 

2008/2009 Sezonu

6 Eylül 2008 tarihinde Ermenistan'ı 2-0 yenmiş, 10 Eylül 2008 tarihinde Belçika ile 1-1 berabere kalmıştık. Dönüşünde Hacettepe'ye 2-1 yenildik. 11 Ekim 2008 Bosna Hersek'i 2-1 yenerken, 15 Ekim 2008 Estonya ile 0-0 berabere kalmıştık. Dönüşünde Kocaelispor'u deplasmanda Guiza, Uğur ve Semih'in golleriyle 3-2 yenmiştik. 19 Kasım 2008 tarihinde Avusturya'yı 4-2 yenmiştik. Dönüşünde Ankaragücü ile 0-0 berabere kalmıştık. 11 Şubat 2009 tarihinde Fildişi Sahili ile 1-1 berabere kalmıştık. Dönüşünde Hacettepe'yi Alex'in 3, Semih'in 2, Lugano ve Deivid'in golleriyle 7-0 yenmiştik. 28 Mart 2009 tarihinde İspanya'ya 1-0, 1 Nisan 2009 tarihinde yine İspanya'ya 2-1 yenilmiştik. Dönüşünde Eskişehirspor'u Guiza ve Deivid'in golleriyle 2-1 yendik.

2009/2010 Sezonu

12 Ağustos 2009 tarihinde Ukrayna'yı 3-0 yenmiştik. Dönüşünde Sivasspor'u Kazım, Emre ve Santos'un golleriyle 3-0 yenmiştik. 5 Eylül 2009 Estonya'yı 4-2 yenmiş, 9 Eylül 2009 Bosna Hersek ile 1-1 berabere kalmıştık. Dönüşünde Bursaspor'u Alex'in golüyle 1-0 yenmiştik. 10 Ekim 2009 Belçika'ya 2-0 yenilmiş, 14 Ekim 2009 Ermenistan'ı 2-0 yenmiştik. Dönüşünde Gaziantepspor'a 2-1 yenilmiştik. 3 Mart 2010 tarihinde Honduras'ı 2-0 yenmiştik. Dönüşünde Antalyaspor'u Santos'un golüyle 1-0 yenmiştik.

2010/2011 Sezonu

11 Ağustos 2010 Romanya'yı 2-0 yenmiştik. Dönüşünde Antalyaspor'u Semih'in 2, Alex ve Gökhan Gönül'ün golleriyle 4-0 yenmiştik. 3 Eylül 2010 Kazakistan'ı 3-0, 7 Eylül 2010 Belçika'yı 3-2 yenmiştik. Dönüşünde Kayserispor'a 2-0 yenildik. 8 Ekim 2010 Almanya'ya 3-0, 12 Ekim 2010 Azerbaycan'a 1-0 yenilmiştik. Dönüşünde Konyaspor'u Emre'nin 2, Stoch ve Semih'in golleriyle 4-1 yenmiştik. 11 Kasım 2010 tarihinde Hollanda'ya 1-0 yenildik. Dönüşünde Bucaspor'u Alex'in 3, Niang ve Semih'in golleriyle 5-2 yenmiştik. 9 Şubat 2011 tarihinde Güney Kore ile 0-0 berabere kalmıştık. Dönüşünde Kayserispor'u Niang ve Lugano'nun golleriyle 2-0 yenmiştik. 

Fenerbahçe Türkiye Milli takımının 20 Ağustos 2003 tarihinden bu yana oynadığı 49 maçtan sonra ligde çıktığı 33 maçın 25 tanesini kazandı. 5 tanesinde yenildik ve 3 tanesinde berabere kaldık. Toplam 94 tane gol atarken, kalemizde 41 gol gördük. Toplam 33 maç olduğuna bakmayın. Sonuçta 1 hafta içinde milli takımımız 2 maç da yapıyor.

Yine milli maç arası, yine milli takımlara giden oyuncular ve yine dönüşünde çok ama çok önemli bir Bursaspor maçı. Bakalım milli maç dönüşünde bu sefer neler yaşayacağız ...

12 Ekim 2010 Salı

Azerbaycan 1 Türkiye 0


4-4-2, 4-3-3, 3-5-2 diye girilmez, sahaya çıkan kadro yanlış denilmez, Hiddink hatalar yaptı denilmez. Emre kötü oynadı, Özer yokları oynadı, Hakan berbat oynadı, Gökhan Gönül kötü oynadı, Volkan yine hatalı gol yedi, Hamit uğraştı, Tuncay iyice dibe batıyor, Semih gol atmayı unutmuş denilmez. Eğer ki sen Türkiye'sen ve 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası'na gitmek istiyorsan Azerbaycan'ı sahaya hangi ilk 11 çıkarsa, hangi hoca maça hazırlarsa, hangi şartlarda oynarsan yeneceksin. Yenemiyorsan bir sonra ki turnuvayı evinde izlersin. Gerçekten çok acı bir durumdayız ve daha da kötüye gidiyoruz ...

9 Ekim 2010 Cumartesi

Almanya 3 Türkiye 0 / Yapılmaması Gerekenler



- Sen bütün hafta takımı değerlendireceğine, Almanya maçını düşüneceğine gidipte Mesut neden gitti ? Mesut gol atacak mı ? Mesut gol atarsa sevinecek mi ? Milli marşımızı okuyacak mı ? Mesut neden böyle yaptı ? Neden şöyle yaptı ? sorularıyla haftayı geçirirsen ... Üstelik bunları futbolcular bile yaparsa ...

- Sahaya takımlarında oynamayan oyuncular ile , Özer Hurmacı Fenerbahçe'de oynamıyor , sonradan oyuna giren Semih, Sercan ve Tuncay ile çıkarsan ...

- Oyuncular yanlış yerlerde oynarsa. Sabri sol kanatta , Hamit sol açıkta oynadı. Nuri de olmaması gereken yerdeydi ...

- Mücadele'ye çıkan ilk 11'i geçtikten sonra hangi zihniyetle çıktığımıza bakarsak herhangi bir isim koyamazsın ... Hücum oynamak için mi çıktık ? Savunma yapmak için ? İkisi de değil . Sadece sahaya çıkık. Genelde olduğu gibi. Anlık ve bireysel yetenekler ile maçı kazanmaya çalışacaktık. Taraftar gazı da olabilir. Ya da rakibin hataları. Öyle olmayınca ...

- Almanya gibi çok yetenekli oyuncular olmasa da ne yaptığını bilen oyuncular var. Bir de üstüne üstlük golü koklayan Klose, takımı yöneten Mesut ve Muller gibi 3 oyuncu olursa işler daha kolay oluyor. Bu takım ki zaten İngiltere ve Almanya'ya 3 ay önce peş peşe 4'er tane atabilecek bir takım. Ayrıca bugün çok iyi oynamadı diyoruz ve 3-0 bitiyor maç. 8-9 tane gol pozisyonu da cabası olursa ...

- Maç boyunca 2 pas yapamazsan, gol pozisyonunu giremezsen, ne oynadığını bilmezsen ...

- Yaklaşık 1-2 sene önce kararını veren ve Almanya milli takımını seçen Mesut Özil'i - çok muhteşem oyuncu olduğu için - bütün maç ayağına top gelince alkışlayan taraftarların olursa ...

Yenilmeye mahkumsun. Hatta yenilmek değil ne yazık ki ezilmek ... 

2 Ekim 2010 Cumartesi

Milli Takım Aday Kadrosu / Almanya ve Azerbaycan Maçları


Milli Takımımızın 2012 Elemelerinde Almanya ve Azerbaycan ile oynayacağı maçlar için aday kadro belli oldu. Belçika ve Kazakistan maçlarının aday kadrosu belli olduğu zaman BUNLARI demişiz. Bu sefer daha olumlu konuşabiliriz. Ancak yine de olmaması gerekenler var, olması gerekenler yok. Mesela Nihat Kahveci neden var ? Beşiktaşta her maç harikalar yaratıyor ve goller atıyor biz mi bilmiyoruz ? Veya Özer Hurmacı Fenerbahçe de goller atıyor veya asist mi yapıyor ? Ya da bırakın onu Özer Fenerbahçe de oynuyor mu yahu ? Mehmet Topal neden yok ? Valencia'da oynuyor , gol atıyor. Daha ne yapması lazım ? Ya da milli takımı seçen Oğuz Çetin, Hiddink'in evinde Lig Tv yok mu ? Bakın statlara neden gittiklerinden bahsetmiyorum bile ! Volkan Şen'i hiç mi izlemediniz ? Ayrıca anadolu'da forma giyen oyunculardan yine hiç kimse milli takıma çağırılacak kadar iyi performans sergilemedi mi ? Yine cevapsız sorular bizleri bekliyor ancak geçen seferden daha mantıklı bir kadro olduğunu söyleyelim. İnşallah 2 maçta da gereken sonuçları alırız. İşte Aday Kadronun tamamı ; 


Kaleciler: Hakan Arıkan, Onur Kıvrak, Cenk Gönen, Volkan Demirel 
Savunma: Gökhan Gönül, Sabri Sarıoğlu, Ömer Erdoğan, Servet Çetin, İbrahim Toraman, Ceyhun Gülselam, Hakan Balta, İsmail Köybaşı


Orta saha: Hamit Altıntop, Necip Uysal, Mehmet Aurelio, Selçuk İnan, Selçuk Şahin, Emre Belözoğlu, Nuri şahin, Arda Turan, Özer Hurmacı


Forvet: Tuncay Şanlı, Semih Şentürk, Sercan Yıldırım, Nihat Kahveci, Halil Altıntop, Mevlüt Erdinç

8 Eylül 2010 Çarşamba

Türkiye 3 Belçika 2


2'de 2 yaparak elemelere başlamak çok çok güzel. Rakibimiz Belçika'yı yenerek bunu gerçekleştirmek çok daha güzel.

7 Eylül 2010 Salı

Milli Maç Zamanı


Türkiye A Milli futbol takımımız 2012 Avrupa Şampiyonası elemelerinde 2.maçına bu gece saat 21:00'da çıkacak. Rakip Belçika. İlk maçta güçsüz Kazakistan karşısında alınan 3-0'lık galibiyet önemli olsa da asıl elemeler bugün başlıyor. Rakip 23 yaş ortalamasına sahip, kadrosunda avrupanın en önemli takımlarından oyuncular barındıran ve grupta bana göre en önemli rakibimiz olan bir takım. Bizim milli takımımızda gayet iyi ve etkili oyunculara sahip. Sahaya Onur, Sabri, Servet, Ömer, Hakan, Hamit, Emre, Aurelio, Arda, Tuncay ve Nihat ilk 11'i ile başlayacağız. Bu maçı kazanarak grupta Belçika'nın 6 puan önüne geçmeliyiz ve ipleri elimize almalıyız. Mücadele saat 21:00'da başlayacak ve Ntv'den naklen yayınlanacak. Ben de karşılaşmayı statta - fenerium alt tribünün - takip edeceğim.

27 Ağustos 2010 Cuma

Milli Takım Aday Kadrosu / Kazakistan ve Belçika Maçları


Milli takımımızın 2012 Avrupa Şampiyonası elemesinde Kazakistan ve Belçika ile oynayacağı maçların aday kadrosu belli oldu. Kadroda yer alan isimlerden bazıları haketmiyor. Dışarıda kalan bazı isimlerde kadroda yer almalıydı. Öncelikle kadroda yer alan Özer Hurmacı ; Fenerbahçe'de oynamayan, oynasa da hiçbirşey yapamayan Özer Hurmacı neden kadroya davet edilir. Yine Fenerbahçe'de oynamayan Kazım Kazım milli takıma neden alınır? Yine sakatlıktan takımında oynamayan Sabri neden çağrılır ? Alınmayan oyunculara geleceksek belki de Fenerbahçe'nin son maçlarında iyi oynayan Mehmet Topuz, Bursaspor'da geçen sezon kaldığı yerden devam eden Volkan Şen, Beşiktaş forması altında başarıyla oynayan Necip Uysal, Fransa liginde iyi bir performans sergileyen Mevlüt neden kadroya alınmaz ? Anadolu takımlarında iyi oynayan hiç mi oyuncu yok ? Gerçekten yine çok konuşulacak bir kadro ile beraber 2 maça çıkacağız. İşte A Milli takım aday kadrosu ; 

Kaleciler: Hakan Arıkan, Onur Kıvrak, Sinan Bolat 
Savunma: Gökhan Gönül, Sabri Sarıoğlu, Ömer Erdoğan, Servet Çetin, İbrahim Toraman, Gökhan Zan, Hakan Balta, İsmail Köybaşı

Orta saha: Hamit Altıntop, Kazım Kazım, Mehmet Aurelio, Selçuk İnan, Selçuk Şahin, Emre Belözoğlu, Nuri şahin, Arda Turan, Özer Hurmacı

Forvet: Tuncay Şanlı, Semih Şentürk, Sercan Yıldırım, Nihat Kahveci, Halil Altıntop

12 Ağustos 2010 Perşembe

Türkiye Milli Takımı ve Taraftar Sorunu


Türkiye A Milli Takımı 2012 Avrupa Şampiyonası elemeleri öncesi son hazırlık maçında Romanya ile karşılaştı ve mücadele'yi Emre'nin penaltı - uydurma - ve Arda'nın uzaktan attığı şahane gol ile beraber 2-0 üstünlükle bitirdi. Oynanan oyun, sahaya sürülen kadro, taktiksel hamleler tabiki de konuşulması gereken dosyalar ancak konuşulması gereken bir başka konu varsa o da taraftarlarımız. Daha doğrusu seyircilerimiz. Neden mi ? İşte sebepleri ; 

- Milli takım deplasmanda maç oynarken Türkiye'den kaç tane Türk taraftar maça gidiyor ? Cevap belli. Çok az hatta zaman zaman hiç kimse gitmiyor. Neden çünkü insanlar milli takımı benimsemiyor. Hiç kimse çıkıpta ekonomik durumlardan bahsetmesin.

- Son maçtan dolayı bir soru soralım. Bilet fiyatları uygun - 10, 20, 30 TL - , Saati uygun - iftar ile 1 saat fark var - , rakip iyi diye adlandıracağımız bir takım, stadyum güzel ve kaliteli, rahat girip çıkacaksın ama tribünlere baktığında toplasan 15 bin kişi görüyorsun. Euro 2012 elemeleri öncesi takıma moral vermen gereken yerde tribünleri bomboş bırakarak futbolcuları yalnız bırakıyorsun. Aynı şekilde Hollanda, İngiltere, Arjantin evinde maç yapsa tribünlerde kaç kişi olur düşünmeye bile gerek yok.

- Milli takım forması neden satılmıyor? Fenerbahçelisi, Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı, Bursasporlusu, Trabzonsporlusu ve diğer takım taraftarları yeni sezon forması çıkınca hemen gidip alıyor-alıyoruz. Ancak iş milli takım forması almaya gelince bakmaya bile gitmiyoruz. Hem de gayet uygun fiyatlara satılmasına rağmen asla almıyoruz. Alanlar da var tabi.

- Milli takım gol atınca aşırı sevinen kaç kişi var ? Normal takımlarımız hazırlık maçında dahi kazansa Facebook'ta, Msn'de, Twitter'da veya her türlü sosyal paylaşım sitesinde anında cümleler yazıyoruz. Nasıl yendik, ne güzel kazandık vb... Ancak milli takım olunca değil yazmayı konuşmuyoruz bile. Yine istisnalar var.

Bunun gibi daha birçok soru sorabiliriz ancak herhalde ya bizi milli takımdan soğuttular, ya bizim milli duygularımız yeteri kadar güçlü değil, ya normal takımlarımıza sürekli maç yaptıkları için ve göz önünde oldukları için daha fazla önem veriyoruz, ya da gerçekten milli takımı umursamıyoruz. Sorulması gereken son soru ise herhalde şudur. ; Aynı anda Fenerbahçe-Antalyaspor , Galatasaray-Manisaspor , Beşiktaş- Ankaragücü ve Trabzonspor-Sivasspor maçları olsa ve bir de Türkiye-Belçika maçı olsa acaba kaç kişi milli maçı izler ? Cevap belli aslında ...

* Antalyaspor, Manisaspor, Ankaragücü, Sivasspor küçümseme amaçlı değil aklıma ilk gelen takımlar olduğu için yazılmıştır.

6 Haziran 2009 Cumartesi

Türkiye 0 Fransa 1

Yoğun bir yağmurun yağdığı , tribünlerin tamamen dolu olduğu , takımımızın zaman zaman etkili oynadığı , Fransa'nın maç boyunca birçok gol pozisyonu bulduğu , İbrahim Üzülmez'in gereksiz penaltısı , Benzema'nın golü , Gurbetçilerimizin gereksiz taşkınlık yaptığı , Meşale yakıp sahaya attığı , yabancı maddde yağdırdığı , sahaya taraftarlarımızın girdiği , Hakem'in maçı durdurduğu ve sonuç olarak Fransa'ya yine yenildiğimiz bir maçı geride bıraktık .

2 Nisan 2009 Perşembe

Türkiye 1 İspanya 2



İspanya karşısında 2 maçta da iyi oynamamıza rağmen hiç puan alamadık . Bosnada 6 puan aldı . Ve maçlar oynanmadan söylediğimiz senaryolardan en kötüsü oldu . Şimdi kalan 4 maçta ne yapıp edip Bosnadan 5 puan fazla almalıyız . Bu akşam ki maça gelirsek . İspanya iyi başladı . Torres ve Riera ile gole yaklaştılar . Ardından biz ilk kez Casillas'ı gördüğümüz anda Arda'nın nefis pası Tuncayın müthiş kaçışı ve dokunuşu ve ardından Semih'in boş kaleye attığı golle 1-0 öne geçtik . Bu golden sonra oyunda kontrolü aldık . Hatta Nihatla ilk yarı golden sonra ve 2.yarı başında inanılmaz goller kaçırdık . Ve ardından 2.yarıda Volkan inanılmaz bir hata yaptı ve İbrahim Üzülmez'in eliyle kesmesinden başka bir çaresi kalmadı ( Hakem kırmızı vermedi allahtan ) . Alonso ters köşe yaptı ve 1-1 beraberliği yakaladı İspanya . Ondan sonra yine bir 15 dk iyi oynadık ama Son ayların formsuz golcüsü Guiza kendisinden beklenmiyecek bir hareketle Riera'ya alda at dedi ve ispanya son dk bulduğu golle maçı 2-1 kazanmasını bildi . 31 maçtır yenilmiyor ve üst üste 11 maçtır kazanıyorlar . Takımda ki isimlere bakarsak Arda,Tuncay,Volkan ( hatasına rağmen ) ve Semih oldukça iyi oynadı . İspanyada ise göze batan bir oyuncu olmadı . Sonuç olarak kaybettik ve 2010 şansımız azaldı . Tribünlere gelirsek ; inanılmaz kötü bir seyirci vardı . Herhalde herkes beleş davetiyelerle girdi maça . Ne bir tezahurat ne bir coşku var . İspanyol futbolcuları görmeye gelen en az 5 bin kişi vardır garanti ! Ayrıca Guiza gol attırdıktan sonra Fuck You Guiza tezahuratı yapanlarında ne amaç için yaptıkları belli ! Herhalde Guiza'nın kendi kalesine falan gol atmasını bekliyorlardı .( Bu arada Eskişehirspor maçında böyle hareket yapmazsa bende küfür ederim :) ) Bir dahaki maçlar 9 Eylülde . Estonya ile burada oynuyoruz ve ardından Belçika deplasmanına gidiyoruz .

1 Nisan 2009 Çarşamba

Saldır Milli Takım



Milli takımımız bu akşam saat 21:00'da tarihi bir maça çıkıyor . Mutlaka kazanmamız lazım . İlk maç gibi oynarsak yeniliriz . Çok daha iyi oynamalıyız . Kadromuz büyük ihtimalle ilk maçtakinin aynısı olacak . İspanyada ise değişiklikler olabilir . Saat 21:00'da Atv ekranlarındayız . Keşke bu maçıda Ntv alsaydı .

29 Mart 2009 Pazar

İspanya 1 Türkiye 0



Öncelikle söylemek istediğim 2 şey var . Birincisi Ramos insan değil , ikincisi Pique'nin attığı golle yenilmemiz kötü . Maça iyi başladık . Nihat Semih'e verse en azından 1-0 öne geçicektik , ardından Semih'in vurduğu girse 1-0 öne geçicektik , Arda kontrol etse topu 1-0 öne geçicektik . Daha sonra oyunda hiçbirşey yapmadık zaten . İspanya da yapmadı . Ne Torres ne Villa ne Xavi hiçbirşey yapmadılar . Sadece bıkmadan usanmadan pas yaptılar . Mükemmeller o konuda ayrı . Sonuç olarak yan topta golü yedik . Golden önce babama gol olur dedim ve gol oldu . Ardından ise İspanya bariz makara yaptı . Semih , Gökhan Gönül , Emre Aşık gerçekten iyi oynadı . Semih'in oyundan alınması tamamen hataydı . Nihat hiçbirşey yapmadı değişitirilen Semih oldu . Arda , Tuncay , Emre , İbrahim hiçbirşey yapmadı . İspanyollarda ise Ramos gerçekten başta da dediğim gibi mükemmel oynadı . Biz Gökhan Gönül'e diyorduk çok iyi ama bu gerçekten başka birşey . Hele son 15-20 dk işi abarttı sürekli gidip geldi gidip geldi . Sonuç olarak kaybettik ve grupta eğer iddaalı duruma geçmek istiyorsak evimizde İspanyayı kesinlikle yenmeliyiz . Yener miyiz ? Çok zor ...

28 Mart 2009 Cumartesi

Ünlülerin Maç Tahminleri



Ünlüler Ntvspor için İspanya-Türkiye maçına skor tahmininde bulunmuşlar . Ama özellikle 0-0 ve 1-0 Türkiye Galibiyeti diyenler herhalde maksat skor olsun diye söylemişler . 1-0 diyenlerin İnşallah dedikleri çıkarda galip geliriz . Ahmet Çakarda yine birşeylerin peşinde ...