15 Nisan 2019 Pazartesi

Can Bartu

Kulüp efsanemiz Can Bartu'nun statta yapılan cenaze töreninde yönetim tarafından dağıtılan atkı. Sonsuza kadar atkı koleksiyonumun en özel yerinde olacak.




Can Bartu İçin Kadıköy'deydik...


Cihatlar, Lefterler, Canlar, Fikretler...

7 Sene önce Ocak ayında Lefter için o stadyuma gitmiş, bir efsaneye veda etmiştim. Bloga da şöyle şeyler yazmıştım. Aradan geçen 7 yılın sonunda belki de camiamızın en büyük ikinci efsanesi olan Can Bartu vefat etti.

Fenerbahçe tarihi açısından çok önemli bir yere sahip olan bir isimdi. Marşın dizelerinde adı geçen, hem basketbol takımımızda, hem futbol takımımızda oynayan, basketbol ve futbol milli takımlarına yükselen, ülkemizi yabancı sınırının olduğu dönem İtalya'da temsil eden, Sinyor lakabı alan, adı kamp tesislerimize verilen ve uzun bir süredir Fenerbahçe Tv'de programlardan izlediğimiz Can Bartu vefat etti. Üzgünüz.

Lefter'e göre her zaman geride kalan bir isimdi. İnsanlar Lefter'i görmek için şehir dışından evine gidiyor, ziyaret ediyordu. Can Bartu ise hiçbir zaman böyle bir isim olmadı. Hatta onunla aynı ortama giren tanıdıklarımızdan öğrendiğimize göre zaten Can Bartu böyle bir insan değildi. İnsanlara Lefter gibi davranmazmış. Lefter evine gittiğimizde bizi kapıya kadar uğurlayan bir isimdi, Can Bartu değilmiş.

Fenerbahçe tarihine adını yine de altın harflerle yazdırmış bir efsaneye veda etmek için sabah erken saatlerde yola çıktım. Stada uzun bir aradan sonra yine bir cenaze için gidiyordum. Fenerbahçe bugün varsa bu gibi efsaneler sayesindedir. Son görevi yapmalıydım.

Saat 10:30'da başlayacak tören için saat 10:00 gibi açılan kapılardan girdim. Girişte herkese Can Bartu rozetleri dağıtıldı. Fenerium Alt tribününde yerimi aldım. Futbola omuzlarda veda eden Can Bartu son kez omuzlarda Şükrü Saracoğlu Stadyumu çimlerine geliyordu. Büyük alkışlar ve duygusal atmosferin arasında başladı tören. Can Bartu için yapılan konuşmalar, hazırlanan klip derken tören bitti, Can Bartu yine büyük alkışlar arasında stada ve Fenerbahçe'ye veda etti.

Yine Pazar günüydü, yine hava güzeldi ancak sadece tek bir tribünde taraftar vardı. Lefter'in cenazesinde her iki tribün doluydu.

Kulüp yine güzel organizasyon yapmış. Emeklerine sağlık. Özellikle Ali Koç başta Fenerbahçe yönetimi bu tarz konularda oldukça başarılı. Vefa nedir biliyorlar. Taraftarımız hayatını kaybettiğinde de, futbolcumuz vefat ettiğinde de gerekenleri sonuna kadar yapıyorlar.

Gelen taraftarlara Can Bartu atkısı dağıtılması güzel detaydı. Kulüp bu konuda da iyi iş çıkarmış.

Tribünlerde Fenerbahçe dışında rakip takımlardan da taraftarlar vardı.

Özellikle 70 yaşın üstünde çok kişi vardı. Can Bartu'yu sahada izleme şansına sahip olan insanlar da statta yerini almıştı. Hele tribüne zorlukla gelen 4 kişi vardı ki sanırım yaş ortalaması 90'dı. Ayaklarına sağlık.

Türkiye'de Can Bartu'dan dolayı adı Can olan kaç kişi vardır?

Ekrem İmamoğlu'nun da gelmesi hoş detaydı.

Yapılan transferler için çok daha kalabalık olan stadyum keşke biraz daha dolu olsaydı. Fenerbahçe'yi Fenerbahçe yapan değerlere daha kalabalık şekilde veda edilseydi.

Umarım tarihimiz boyunca yeni Can'lar, Lefter'ler bulabiliriz...

Unutulmayacaksın Can Bartu.

9 Nisan 2019 Salı

Deplase Keyifler # Ankara


Mart 2016'da gittiğim Akhisarspor deplasmanından sonra ilk deplasmanım oldu. O gün Şener, Volkan Şen ve Fernandao'nun golleriyle 3-0 kazanmış İzmit'e mutlu dönmüştük. Burada da öyle olmasını umuyorduk ama olmadı.

Aslında yine her deplasman olduğu gibi maç planını konuşmaya günler öncesinden başladık. Maçın günü ve saati güzel olursa maça gitme planı yapacaktık. Maçın tarihi açıklandı. 7 Nisan. Saat 16:00. Buraya kadar her şey iyi gidiyor. Şimdi sırada en zor kısım. Biletler. Normalde passo sitesi üzerinden alabilmemiz gereken biletler ancak öyle bir şey mümkün değil. Eğer bir arkadaşınız, tanıdığınız yoksa bilet almanız mümkün değil. Bir de üstelik her sene en çok gidilmek istenen Ankara gibi deplasman olduğu zaman bu daha da zor oluyor. Neyse ki sevdiğimiz bir arkadaşımız tarafından bir şekilde biletleri hallettik. Normalde 7 kişi yola çıkacaktık ancak olağan dışı gelişmelerden dolayı 5 kişi yola çıkıyorduk.

Saat 04:30'da İstanbul hareket eden arkadaşlar saat 06:00 gibi İzmit'ten bizi aldı ve yolculuk başladı. Fenerbahçe için deplase olmak keyifli, bu herkesin yüzüne yansıyor.

Ankara'ya deplasman yapılırsa ilk durak Anıtkabir olmalı. Mustafa Kemal Atatürk'e bağlılığımızı bir kez daha göstermek için bu ziyareti gerçekleştirdik. Bir kez daha yattığı yerde selamımızı verip, müzeleri gezip duygu yoğunluğu yaşadığımız bir ziyareti geride bıraktık. Bir Pazar günü Türkiye'nin her yerinden otobüslerle, taksilerle insanların buraya gelmesi, Atatürk'e sevgilerini ve bağlılıklarını göstermesi çok güzel bir şey. Sonsuza kadar izindeyiz. Bu halk her türlü engellemelere rağmen seni 1 saniye bile olsa unutmayacak.

Ardından Ankara'da ne yenir? diye bir araştırma yaptığımızda karşımıza çıkan ilk şey Aspava oldu. Ve Google'a sorduğumuzda en doğru adresin ''Meşhur Özçelik Aspava'' olduğunu öğrendik. Anıtkabir'den rotayı oraya çevirdik. Aspava kısaca döner dürüm demek. İnce lavaş içine sarılan Ankara döneri, soğan ve domates sosu ile beraber servis ediliyor. Dileyen kaşar da ilave ettiriyor. Ancak Aspava'ları sanırım bu kadar meşhur kılan olay ikramlar. Hayatımda bu kadar çok bir şeylerin ikram edildiği yer görmedim. Masaya oturur oturmaz gelen salata, cacık, patates kızartması, mantar, lavaş, çiğ köfte ve yemek sonrası çay, irmik helvası, künefe ikram olarak bizlere sunuldu. Gerçekten bu kadar çok ürünün ikram edildiği ortamda bu mekanlar nasıl para kazanıyor anlamış değilim.

Yemeğin ardından istikamet Eryaman Stadyumu'ydu. Navigasyon aracılığı ile zorlanmadan stadın yanına gittik. Ancak ilk kez gittiğimiz için aslında biraz da risk aldık. Üstümüzde formalar, ürünler ile beraber stadın hemen yanında yer alan AVM otoparkına arabayı bırakıp Ankaragücü taraftarların içinden deplasman tribününün önüne gittik. Orada ufak bir galeyana gelme durumu olsa sıkıntılı anlar yaşayabilirdik.

Deplasman tribünü önünde 14:30'a kadar bekledikten sonra kapıların açılması ile stada girdik.

Stat; Oldukça beğendim. Kutu gibi. Tribünlerin tamamen dolu olduğu maçlar süper atmosfer oluşur. Ayrıca Türkiye'de yapılan diğer stadyumları düşününce bu kapasite belki de yeterli. Senede sadece 3 maç dolacak diye 30 bin üstü kapasiteli stat yapmak mantıklı değil. Kapasite az olsun, her maç dolsun.

Sarı-Lacivert stat.

Ankaragücü tribünleri; Zaman zaman oldukça iyiydiler, zaten neredeyse tüm stat olarak bağırıyorlar. Deplasman tribünü elbette susturabilir ama skor avantajını alamadığınız sürece Ankaragücü tribünlerini susturmak kolay değil. Göztepe gibi besteleri olsa Türkiye'nin en iyi tribünlerinden biri derdim ancak bu atmosfer, bu stat, bu kalabalık daha iyi besteleri hak ediyor. En büyük şanssızlıkları iyi besteleri olmamasıdır.

Fenerbahçe tribünleri; Ve gelelim bizim tribünlere. Öncelikle tribün kendi içinde nasıl bu kadar bölünüyor anlamış değilim. Deplasman tribününe ilk girenlerden birileri biziz. Bizim ardımızdan Anadolu GFB girdi ve hemen pankartlarını astılar. Ancak maça dakikalar kala içeri giren GFB ile pankart krizi çıktı. Pankartlarını kaldırmak için neredeyse 30 dk konuşma oldu. Polisler geldi, tribün liderleri en öne kadar gitti, Anadolu GFB pankartı kaldırıldı, Genç Fenerbahçeliler pankartı asıldı. Bu arada tribünler bu olay yaşanırken sürekli Sefa abi için tezahurat yaptı. ''Tribünün abisi her zaman Sefa reis'' tezahuratı açıkca mesajdı. Bu yaşanan gereksiz olay nedeniyle tabii futbolcular da tribünlere çağrılmadı, takıma tezahurat da yapılmadı. Pankart namustur ancak bu tartışmaların kimseye bir şey kazandırdığı yok. Bir diğer konudan da bahsetmek istiyorum. Belki yanlış anlaşılabilir bu yazdığım ancak 1 kere yaparsın, 2 kere yaparsın. Ankaragücü tribünleri ısrarla alkışla kesmesine rağmen tekrar tekrar aynı tezahuratı yapmaya çalışmak da bana göre abartılıydı. Deplasmanda omuz omuza...  tezahuratını maç öncesi 30 dk söyledik sanırım. Maçın başıyla beraber oldukça iyi bir tribün oldu. Bu kadarını beklemiyordum. Hele bazı anlar yakalanan iyi tezahuratlarla beraber efsane tribün yaptık. Zaten karşı tribünlerden gelen ıslıklar da bunu gösteriyordu. Deplasman tribünlerinde Fenerbahçe diye bir gerçek var, Ankara'da da devam etti.

Tribün performansını izlemek istiyorsanız şuraya bakabilirsiniz. 30 dakikalık baya iyi video var.

Gündüz maçlarının güzelliği.

Maç; çok iyiydik, kazanmalıydık. 1-1 ile dönmek hayal kırıklığı oldu.

Mansur Yavaş'ın statta olması, maç öncesi tezahurat yapmamız, kalkıp bizleri selamlaması ve ardından tüm stadın ''Mustafa Kemal'in askerleriyiz'' diye bağırması tüyleri diken diken etti.

Ankaragücü tribünleri Sefa Kalya'yı unutmadı. Maç öncesi pankart açtılar. Fenerbahçe tribünlerinde de Eren ile Mert için pankartlar açıldı.

Yaşanan olayları da anlatmak lazım. Maçın sonlarında sahada yaşanan gerginlik tribünlere yansıdı. Ankaragücü tribünlerinden üzerimize bir kaç şişe atıldı ardından bizim de ipler koptu. ''Beşiktaş değiliz... '' tezahuratı, ''Her zaman her yerde en büyük Fener'' tezahuratı, Ankaragücü tribünlerinin ''Fenerbahçe kümeye'' tezahuratı derken ortalık iyice alevlendi. Üzerimize taş, sopa, para, şişe yağdı. Neyse ki kimseye bir şey olmadan sonlandı. Ancak bu olayı Ankaragücü tribün gruplarına bağlamak tam olarak doğru değil. Sonuçta maç öncesi deplasman tribününün önüne kadar gelen Ankaragücü tribün liderlerini hepimiz gördük. Yani bu dostluk öyle anlık olaylarla bozulmaz. Zaten bu ülkede bu tarz gruplar arasında dostluk olmasa çok daha ciddi olaylar yaşanır. Münferit olayları hiçbir yerde engelleyemezsin. Keşke yaşanmasa ama yaşanıyor. 

Ankaragücü deplasman tribününün etrafında file falan yok. Seneye konulur.

Fenerbahçe eski futbolcusu Webo maçı hemen yanımızda locada takip etti. Hayran hayran bizleri izledi, maç sonunda kendisine de tezahurat yaptık.

Ankaragücü stadının da zemini de çok iyiymiş.

Deplasman tribününe gereksiz ve aşırı müzik yayını yapılmayan stadyum.

Maç sonrası 1 saat bekletildikten sonra stattan ayrıldık. Yolda Fenerbahçe takım otobüsünü gördüysek de takip ettik ancak yakayalamadık. Sanırım mola vermeden döndüler.

06:00'da İzmitten başlayan yolculuk 23:30'da sona erdi.

Deplasman yapmak oldukça keyifli olay. Keşke her sene 1-2 kere yapma fırsatım olsaydı.

Deplase olduğumuz ekiple ne güldük be... Seneye yine yapmak lazım... Ali Koç geliyor...

İzmit Belediyespor 47 Fenerbahçe 78


Yaşadığımız şehir Kocaeli'de Fenerbahçe'yi takip etmek, izlemek keyifli oluyor. Yine öyle bir gün İzmit Belediyespor-Fenerbahçe kadın basketbol maçı için deplasman tribününde yerimizi aldık.

Fenerbahçe ile İzmit Belediyespor'un gücü ortada. O yüzden de oyun olarak kalkıp da burada maçı değerlendirecek değilim. Zaten değerlendirecek kadar hakim de değilim. Bu sezon izlediğim ilk kadın basketbol maçı olabilir.

Tribünden bahsetmek lazım. Salon kapıları maçtan 30 dk önce kapatıldı. Salonun tamamı dolmuştu. Fenerbahçeliler olarak deplasman tribününü tamamen doldurduk. Kocaelispor taraftarları da İzmit Belediyespor'u desteklemek için salonda yerini almıştı. Bu tarz salonlarda gergin ortam oluyor. Bu tezahuratlara yansıyor. Yine de maç öncesi gerek İzmir Marşı söyleyerek, gerek Mustafa Kemal'in askerleriyiz tezahuratları yaparak tüm salonun alkışlarını toplamıştık. Zaten salonda oldukça fazla kadın ve çocuk vardı. Aileler gelip bu maçı salonda izlemek istemişler. Bir arkadaşımla konuştuğuma göre bu salon hep dolu oluyormuş. İzmit Belediyespor play-off oynayamayacak ama en azından seneye de bu ligde olmayı garantiledi. Tribünü başından sonuna kadar kusursuz yaptığımızı düşünüyorum. UNİGFB, UNİFEB, Genç Fenerbahçeliler ve münferit taraftarlar ile beraber maç boyunca susmadık, salonu inlettik. Hele bazı yakaladığımız besteler ile beraber oldukça keyifli anlar yaşadık.

Tribünün kazananı da maçın kazananı da Fenerbahçe oldu.

Sadece tarihe not düşmek için atılmış bir post oldu.

Keşke Fenerbahçe'yi futbol branşında da Kocaeli'de izleme şansımız olsa.

2 Nisan 2019 Salı

Martın Sonu Bahar

Atkı koleksiyonunun son parçası yeğenim tarafından hediye edilen CHP İzmit Belediye Başkan Adayı Fatma Hürriyet Kaplan'ın ve yanındakilerin adaylık süresince boyunlarından çıkarmadığı atkı. Seçim sonucunun da güzel bitmesi nedeniyle güzel anısı oldu.


26 Mart 2019 Salı

Kocaelispor 2 Cizrespor 0


Kocaelispor evinde kazanmaya devam ediyor. Evinde oynadığı 14.maçında 11.galibiyeti aldı. Bu 11 galibiyetin gelmesinde şüphesiz dolu tribünler ve yaratılan atmosferin payı büyük.

Maç; Rakip Cizrespor ligin sonlarında yer alan bir takımdı. Ancak maç öyle geçmedi. Tabii bunun nedenlerinden en önemlisi Cizrespor'un maça oldukça gergin çıkmasaydı. Çok sert oynadılar, Kocaelispor'un iyi işler yapmasını sertlikle sindirdiler. Ancak ilk yarının sonlarında nefis ara topu ile Gökdeniz kaleciyle karşı karşıya kaldı ve Hamza'ya boş kaleye attırdı. Kocaelispor 2.yarıyı da oldukça sakin geçti ve 83.dakika yine boş kaleye bu kez Gökdeniz'in golü geldi ve sahadan 2-0 galibiyetle ayrıldı.

Geçen maç Hamza Mutlu'yu eleştirdim bu maç golünü attı. Yine de Hamza oyuna ağırlığını daha çok koymalı.

Burak Süleyman zaman zaman iyi işler yapsa da çok iyi değildi. Atılan 2.golün asistini yaptı ancak koşarken sakatlandı. Sakatlık durumu Kocaelispor için çok kritik.

Gökdeniz Bayrakdar maçın oyuncusuydu.

Sinan Pektemek keşke biraz daha hızlı olabilse.

Tribün; Havanın güzel olması, rakibin Cizrespor olması- ilk maçta yaşanan gerginlikler- nedeniyle tribünler oldukça doluydu. Hayalini kurduğum tribünler daha da dolu ancak stadın yeri etken olmaya devam ediyor. Mahalleden toplu taşıma ile stada gidecektim ancak 3 otobüs dolu olduğu gerekçesiyle durağa bile girmeden geçip gitti. Stadın yerinin yanlış olduğu her geçen gün daha da anlaşılıyor. Şahsi araçlar dışında stada gitmek zor. Atmosfer geçen haftalara göre daha iyiydi. Özellikle yapılan ''Mehter'' şov tribünleri uzun zaman sonra bu kadar coşkulu kıldı.

Kocaelispor'un önünde sadece 6 maç kaldı. 6 galibiyet gelirse şampiyon olarak üst lige çıkılır. Ancak oldukça zor fikstür var. Önümüzdeki 3 maç lig lideri deplasmanı, içerde lig beşincisi ve lig üçüncüsü deplasmanı var. Bu 3 maçı kazanmak zaten psikolojik olarak rakiplere çok net bir mesaj olur. Yine de Kocaelispor'un play-off'u garantilediği bir gerçek. Yani bu maçlarda gelecek yenilgiyi telafi etme şansı olacak.

6 maç kazan 2.lige çık, olmadı mı? Play-off'ta 2 maç yarı final ve bir maç final olmak üzere 2 takım karşısında iyi sonuç al yine 2.lige çık.

Kocaelispor play-off maçını nerede oynarsa oynasın atmosfer avantajını eline alacak. Yıllar önce İzmir'de Altay deplasmanı gibi bir atmosfer görmek hayal değil. Umarım bir terslik olmaz ve 2.lige çıkılır.

Yeni stat etkisi çok önemli. Kocaelispor'un eski stadı olsa maçların bu kadar dolacağını düşünmüyorum. Burası o açıdan çok iyi.

3 Nisan 2019 Çarşamba 15:00 Bayburt İÖİ-Kocaelispor maçı sezonun finali.

İçerde ilk maç 7 Nisan 2019 Pazar 15:00 Yeni Çorumspor.

Ricky Gervais


Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine önce After Life adlı diziyi ardından da Ricky Gervais-Humanity stand-up gösterisini izledim. Dizi gayet iyi ancak gösteri inanılmaz. Hayatımda Cem Yılmaz harici bir stand-up gösterisine bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Ünlüleri, ölümlülüğü ve her şeyi üstüne alınan toplumu hedef alıyor. Özellikle neden çocuk yapmadığını anlattığı sahneler ve yaşlılığı anlattığı anlar zirveydi. Mutlaka izleyin. Çok seversiniz.

20 Mart 2019 Çarşamba

Kocaelispor 2 Diyarbekirspor 1


Kocaelispor'un peşinde olmaya devam ediyorum. Kocaelispor'un Diyarbekirspor'u 2-1 yendiği maçta yine tribündeydim.

Kocaelispor 4 maçlık dönemde 3 yenilgi aldıktan sonra çıktığı 3 maçta 2 galibiyet, 1 beraberlik aldı. Beraberlik aldığı Bağcılar deplasmanında da öne geçtiğini söyleyeyim. O maçı da alsa şu an başka şeyler konuşuyor olurduk.

Diyarbekirspor. Ligde 6.sırada yer alan ve play-off'u zorlayan bir takım. Kocaelispor ise play-off'u garanti olarak görse de neden şampiyon olarak çıkmayalım diye düşünüyor. 

Maç; Tam beklediğim gibi geçti. Rakip play-off mücadelesi ile oldukça istekli, Kocaelispor ise Burak Süleyman'ın ayağına bakan bir yapıda olunca maç oldukça zor geçti. Zaman zaman Kocaelispor daha net fırsatlar yakalasa da maç boyunca oyuna hakim olan taraf Diyarbekirspor'du. Yine de taraftar baskısı ve son dakikaların verdiği stres ile beraber iyice geri çekilen Diyarbekirspor karşısında Sinan Pektemek'in golü geldi ve sahadan 2-1 galibiyetle ayrılan taraf Kocaelispor oldu. Aslında 10.dakika gelen Burak Süleyman golüyle Kocaelispor maçı kolaylaştırabilirdi ama olmadı.

Burak Süleyman biraz kilo verse ya da üst liglerde yer alan bir takımda oynasa neler yapar çok merak ediyorum. Bu kadar teknik oyuncu kolay kolay yetişmiyor. Son yıllarda Kocaelispor'un yıldızı. Ayrıca tarih boyunca Kocaelispor forması giymiş en faydalı futbolculardan biri.

Hamza Mutlu tüm liglerde forma giyen bir futbolcu. Hatta Türkiye rekorunun sahibi. Ancak olmuyor. Maç boyunca toptan kaçıyor, kendini kanada atıp bekliyor, top gelince kaptırıyor. Şu an Kocaelispor'a faydası yok. Henüz 32 yaşında ancak 40 yaşında gibi oynuyor.

35 yaşındaki Sinan Pektemek ve 24 yaşındaki Burak Süleyman'ın 8'er golü var. Burak'ın golleri ölçü değil, sahada çok şey katıyor.

Diyarbekirspor'un ilk 11'inde Diyarbakır doğumlu futbolcu yoktu. İlginç bir detay. Kocaelispor ise tam tersi neredeyse tamamen İzmitli futbolcular. 

Tribün; Havanın da güzel olması ile beraber bilet satılan tribünlerin neredeyse tamamı doldu. Evet ben daha dolu tribünler görmek istiyorum ama 3.ligde buna da şükür. Ayrıca stat yerine ulaşım gerçekten zor. Toplu taşıma yetersiz, ciddi park sorunu var. Yürüyerek gidilebilecek mesafede değil. Tüm bunlara rağmen iyi seyirci geliyor. Yine iyi başladı tribünler ve yine performansı düştü. Açıkcası eski statta çok daha sağlam tribünler oluyordu. Hodrimeydan grubu neden böyle olduğu konusunda bir fikir toplantısı yapabilir. Ayrıca hep tekrarlıyorum Derinceliler denilen grup ile ayrı olmak Kocaelispor'a hiçbir şey kazandırmıyor. Keşke mümkün olsa da aynı tribüne girseler.

Takımlar seremoniye ''Çanakkale Türküsü'' ile çıkarken, Kocaelispor ''Vatan size minnettar'' yazılı pankartla çıktı.

Kocaelispor tribünleri maç öncesi Diyarbekirspor takımını tribünlere çağırdı ve hoşgeldiniz tezahuratı yaptı, Diyarbekirspor tribünleri de Kocaelispor'a bağırdı. Maç sonunda Bayburt'u yenin şeklinde tezahurat yapıldı tribünlerde.

Kocaelispor'un ısınmaya Nuri Alço'nun filmlerden hatırladığımız müziği ile çıkması bana göre oldukça yakışıksız bir davranıştı. Böylesi bir güne yakışmadı.

Sanırım Türkiye'de en çok kadın ve çocuk gelen statlardan birisi. Gerçekten tribünler aile dolu. Stadın yeni  ve güzel olmasının etkisi. 


Maç sonunda futbolcuların hali her şeyi anlatıyor. Stres ve yorgunluk herkesin yere yatmasına neden oldu.

Eskiden her Kocaelispor maçında kavga çıkardı bu sezon henüz tribünde bir tartışma görmedim. 

Deplasman tribününü dolduran takım stadı inletir. Daha önce yazmıştım tekrarlayayım. 3.ligde deplasman tribününü dolduracak bir takım yok. Belki play-off maçında dolar derdim ancak o da hafta içi olacak. Yine dolmaz. 2.lige çıkılırsa ancak orada dolar.

Maça girerken dağıtılan maç günü dergilerinin hastasıyım. Nefis iş, emeklere sağlık. Keşke boyutu ufak olsa ve 8-10 sayfa olsa. Çok daha efsane olur, hatıra olarak saklanması kolay olur.

Kocaelispor 50 puanla ikinciliği sürdürüyor. Lider Bayburt ile fark 5. Kocaelispor bu hafta evinde Cizrespor'u ağırlarken Bayburt Diyarbekirspor deplasmanına gidecek.

Pazar 15:00 Cizrespor maçında yine tribündeyim. 

Statta maç izlemeyi ve Kocaelispor'u seviyorum.

8 Mart 2019 Cuma

Biraz Daha Gayret, Biraz Daha Özen


Fenerbahçe futbol takımı 09 Mart 2019 Cumartesi Başakşehirspor deplasmanına konuk oluyor. Resmi sitede yer alan maç haberinde maçla ilgili detaylar verilmiş. Ancak bana oldukça az ve eksik geldi. Fenerbahçe gibi bir kulübün resmi sitesi bir maç haberini daha özen göstererek, daha çok veriye yer vererek, daha ilgi çekici şekilde vermelidir. Daha çok istatistik, geçmiş maçlar, maç öncesi 1-2 futbolcudan yorumlar... Bu sezonun tamamında böyle devam eden maç öncesi yazıları değişmelidir. Ayrıca basketbol şubesinin maç öncesi yazılarını da hepimiz biliyoruz. Özellikle her maçımız öncesi büyük bir özen gösterilerek hazırlanan maç yazıları bizlere keyifle okunur bir içerik sunmuş oluyor. Aşağıda fotoğraflara yer veriyorum. Son oynadığımız Real Madrid basketbol maçının öncesinde yayınlanan maç önü yazısı. Hangisi daha güzel? Karar sizin...








Gişe Memuru


Gişe Memuru, Sarmaşık ve Kelebekler gibi bana göre 2 mükemmel filmin yazarı ve yönetmeni Tolga Karaçelik'in 2010 yılında vizyona giren ilk filmi. Sarmaşık ve Kelebekler her sahnesi ile insanı ekrana bağlayan filmler. İzlemeyen varsa izlesin. Ben çok beğenmiştim.

Gişe Memuru İstanbul'da babası ile yaşayan bir insanı anlatıyor. Küçük yaşta annesini kaybeden ve hasta babasıyla yaşamak zorunda kalan Kenan'ın basit ve zor hayatını ele alıyor. Kenan sabah evden çıkıyor, işine gidiyor, gayet sıkıcı şekilde memurluk yapıyor ve akşam evine dönüyor. İnsanlarla konuşmayı da sevmiyor, insanlarla ilişki kurmayı da. Ne karşısına çıkan kadını görüyor, ne kendisine selam veren müşteriyi. Bir an önce zamanı doldurmak ve bulunduğu ortamdan ayrılıp yalnız kalmak istiyor. 

Bir insanın hayatının ne kadar kötü noktaya geleceğini, hayattan sıkılınca neler hissedebileceği, aslında herkesin ufak uğraşlar aradığı, hayalleriyle beraber nasıl kendi kendine kaldığını, yalnız kalmanın insana yettiğini, yaşadığı psikolojik bunalımları, kabusları, rüyaları bizlere her sahnesinde anlatan bir film. 

Serkan Ercan nefis oyunculuk sergilemiş. Her saniyesinden anlatmak istediğini, ruh halini anlayabildik. Zafer Diper, Nur Fettahoğlu, Nergis Öztürk diğer oyuncular.

Nur Fettahoğlu güzel.

Gişe Memurluğu baya kötü işmiş. Ya da bize burada kötü anlatıldı. Sıkıcı olduğu kesin.

Monoton hayatlarımızı anlatan bir film.

Tolga Karaçelik henüz 37 yaşında. Kariyerinin nereye geleceğini çok merak ediyorum.

Filmin süresi 96 dk. Sıkılmadan izledim ancak herkese göre film değil.

6 Mart 2019 Çarşamba

Kocaelispor 1 Serik Belediyespor 0


Kocaelispor maçlarına gitmeye devam ediyorum. Aslında arada bir Payasspor maçına da gittim ancak kişisel sıkıntılardan dolayı bloga yazamadım. Bu maçla devam edelim.

Kocaelispor son 4 hafta 3 mağlubiyet alarak çıktı bu maça. Rakip de 4.sırada yer alan Serik Belediyespor'du. O yüzden maçın önemi çok fazlaydı. Kocaelispor son haftalarda iyi de oynamıyordu.

Maç; Kocaelispor yine maç boyunca iyi değildi, tamam kalesinde pozisyon vermedi ancak öyle net gol pozisyonu da pek yakalayamadı. Burak Süleyman da gününde olmayınca hücum anlamında tıkanan bir Kocaelispor izledik. Tüm maç topa sahip olsak da sanki 3 gün devam etse 0-0 bitecekmiş gibi bir maçtı. Ancak 90+2'de bir anlık defans dalgınlığından Sinan Pektemek'in golü hafta içi stada gelen 5 bin dolayında taraftara büyük mutluluk yaşattı.

Tribün; Hafta içi 14:30'da bu kadar seyirci bile başarı. Zaten artık Kocaelispor'un kemikleşen bir seyircisi oldu. Kar yağsa da, fırtına çıksa da, bilet fiyatları yüksek olsa da bu kadar seyirci hep gelir, geliyor. Sezon başından beri yazdığımı da yine yazayım. Hodri Meydan'ın yer aldığı tribünde daha çok seyirci olmalı. Yine de 90 dk susmadan takımı desteklediler.

Kazada vefat eden Ankaragücü taraftarları için yapılan pankartlar, Ankaragücü için 6.dk tezahurat, 1 dakikalık saygı duruşu güzel detaylardı.

Derinceliler denilen grup neden Hodri Meydan ile birleşmiyor anlamak mümkün değil. Madem ''Başka Kocaelispor yok'' deniliyor o zaman kale arkasında bir şeyleri kovalamayın geçin Hodri Meydan'ın yanına daha iyi tribün olsun.

Kocaeli-Antalya kardeşliği Türkiye'de en hikayesi olan birlikteliklerden birisi. Deprem zamanı Antalya halkının ciddi bir yardımı vardı şehire. O yüzden pankartlar var, atkılar var, 7.dakika Antalya'ya tezahurat var. Sonsuza kadar sürer bu dostluk.

İlk kez uzatma sürelerini doğru veren hakem izledik. 3 ve 5 dk verdi. Gayet basit bir şey zaten bu süreleri tutmak. Dünyanın en kolay işi. Hakemler bari bu konuda başarılı olsun.

Maç öncesi stat yanında yenen köftenin verdiği lezzeti bir çok restoranda alamazsınız. Zaten Kocaelispor stadında yer alan köfteci tv kanallarında haber olmuş bir köfteci. 

Acaba Kocaelispor stadı bir gün tamamen dolacak mı?

Bayburt'un evinde yenilmesinden sonra lider ile fark 6'ya indi. Play-off kesin olur evet ama şampiyonluk da imkansız değil. 2.lige çıkmak Kocaelispor için çok şeyleri değiştirir. En basitinden stat ortalaması 5 bin artar.

Bu sezon 8 Kocaelispor maçına gitmişim. Statta maç izlemeyi, Kocaelispor'u, Kocaelispor tribünlerini seviyorum.

17 Mart Pazar 15:00'de Diyarbekirspor maçı ile desteğe devam.

11 Şubat 2019 Pazartesi

Kocaelispor 1 HEASK 2

Kendimi bildim bileli Kocaelispor maçlarına gidiyorum. Tribünlerin tamamen dolduğu süper lig maçlarına da gittim, amatör kümede 100 kişiye oynanan maçlara da. Her zaman yaşadığım kentin takımına karşı bir sevgim vardı ve bu sonsuza kadar da böyle sürecek. Fenerbahçe kimliği çok başka bir şey. Onu söylemeye gerek yok. Ancak Kocaelispor da hayatımda olmaya devam edecek.

Bu hafta Kocaelispor'un rakibi HEASK'tı. İstanbul takımı. Ligin ilk yarısında Kocaelispor'u 3-0 yenmişti. Bu kez rövanşı almak ve zirveden uzaklaşmamak gerekiyordu. Ancak böyle olmadı ve Kocaelispor kaybederek liderle puan farkının 8'e çıkmasına engel olamadı.

Maç için biraz erken stat çevresine gittim, gittiğimde henüz stat kapıları bile açılmamıştı. Stadın etrafında gezme şansım oldu. Yer olarak iyi olmasa da stat gerçekten oldukça iyi. Hem akustik olarak, hem seyir keyfi açısından oldukça iyi bir stat. Keşke daha makül yere yapılsaydı ya da ulaşımın rahat olduğu bir yere yapılsaydı.


Türk futbolunu takip edenler fotoğrafta yer alan topu hatırlar. İsmetpaşa Stadyumu kale arkalarında yer alıyordu. Restore edilip stadın yanına konulması oldukça şık hareket.

Maç; Aslında Kocaelispor maç boyunca oldukça iyi oynadı ancak girilen pozisyonları cömertçe harcayınca sahadan yenilgiyle ayrıldı. Zaten bu kadar net pozisyonları atamazsan kazanma şansın kalmıyor. Sinan Pektemek'in kaçırdığı pozisyonlar bile normalde maçı Kocaelispor'a getirecek anlardı. Rakip de iyi mücadele etti, onların da pozisyonları var. Özellikle yaş ortalaması yüksek olmasının sonuçlarını aldılar. Tecrübeleri ile beraber sahadan 3 puanla ayrıldılar.

Burak Süleyman belki de sezonun en iyi maçlarından birini çıkardı. Uzun zaman sonra gördüğüm en iyi tek kişilik performanstı. Resmen yargı dağıttı.

Tribün; Kocaelispor bu stadı ne zaman dolduracak merak ediyorum. Pazar günü Kocaeli'de 13:30 ile 15:30 arasını futbol için ayıracak 30 bin kişi bulunmalı. Bu konuda yönetim çalışmalar yapmalı. Gerekirse maç öncesi bilet satış noktaları kuracaksın, tüm hafta şehir içinde dolaştırılacak arabalar insanları maça davet edecek. Büyük rekabet içinde olunan Sakaryaspor her maç kapalı gişe-bir üst lig bahane değil- oynarken Kocaelispor 9-10 bin kişiye oynamayı hak etmiyor. Bu stat dolmalı. Dediğim gibi eleştirdiğimiz nokta 3.lig ve yine 10 bin kişi vardı. Aslında olumlu yönden de bakabiliriz. Ve bana göre 10 bin kişi sezonun en coşkulu tribününü yaptı. Maç boyunca kale arkası bile bir çok kez tezahuratlara katıldı. Hodrimeydan'ın olduğu tribün ise bence daha çok bağırmalı. Son 10 dakika susup maçı izlediler. Bir taraftar grubu için kabul edilemez durum. Deplasman tribününde 100 HEASK taraftarı vardı. Bu bile Kocaelispor tribünlerini ateşlemeye yetti. Devre arası Kocaelispor tribünleri ile başlattıkları ''İzmir Marşı'' ve ''Kocaeli büyüktür, büyük kalacak'' tezahuratı alkışlanan hareket oldu.


Hakem; Üst lig, alt lig farketmiyor hakemler hep kötü. Hadi hakem hata yapar diyelim ancak uzatma sürelerini böylesine belirlemek gerçekten akıl alır gibi değil. 2 ve 4 dakika uzatma verilen maçın normal olması gereken 4 ve 7'ydi. Atılan goller, defalarca sahaya giren doktor, sedye, oyuncu değişiklikleri, yapılan tartışmalar ancak verilen bu süre gerçekten akıl almaz. Bu olaya yıllardır bir çözüm bulunamadı. Bunu bile beceremeyen hakemlerden acaba fazla şey mi istiyoruz?

HEASK hocası Erman Güraçar. Ligi iyi takip eden herkes futbolculuğunu hatırlar. Ayrıca Erman Güraçar'ın kariyerinde 2000 yılında Beşiktaş forması ile 5 Şampiyonlar Ligi maçı var. Barcelona, Milan, Leeds gibi takımlara karşı maçlara çıktı. Şimdi 3.ligde hocalık yapıyor. İyi hikaye.

Kocaelispor evinde 2.kez yenildi. 2018 Ekim ayında 24 Erzincanspor'a kaybetmişti. Ayrıca 10 maçlık yenilgisiz seri de bu maçla sona erdi. 

48 puanla Bayburt'un ardından 40 puanla 2.sıradayız. 13 hafta kala 8 puan kapanır mı? Zor. 13 maçın 7 tanesi Kocaeli'de. Sadece o maçları kazanmak play-off'u garanti eder.

Pazar günü 24 Erzincanspor deplasmanına gidiyor. 

24 Şubat 2019 Pazar 13:30 Payaspor maçında yine tribündeyim.

5 Ocak 2019 Cumartesi

Sadık Çiftpınar Fenerbahçe'de


Fenerbahçe Yeni Malatyaspor'un genç stoperi Sadık Çiftpınar'ı transfer etti. Kendisi bir çok kişi tarafından ligin en iyi savunma futbolcularından biri olarak gösteriliyor. Fenerbahçe'ye katkı sağlaması muhtemel. Ancak Sadık'ı biraz araştırayım dedim. Ocak 2013'de TamSaha dergisine verdiği röportaja gittim. Yerli Puyol olarak adlandırılan Sadık'tan kısa kısa notlar yazayım.

- 1993 yılında Adana Seyhan'da doğdu. Eğer futbola başlamasaydım sokakta arkadaşlara uyup kötü bir hayat yaşardım diyor.

- Futbola sağ bek olarak başlamış. Hatta Galatasaray'a seçmelere gittiği zaman sağ bek oynamış.

- 2008 yılında oynadığı hazırlık maçların sonuncusunda stopere çekilmiş. Çıktığı bir iki kafa topunu da alınca stoper olarak kalmış.

- Kariyeri şanslarla ve çalışmayla ilerlemiş. Adana'da U-17 milli takım maçına gidiyor, Adana'daki hocası maçı izlemeyen gelen Galatasaray antrenörüne Sadık'ı öneriyor ve İstanbul'a yollayacağım bir bakarsın diyor, İstanbul'a gidiyor, seçmelere katılıyor, başarılı oluyor, orada bir maçta milli takım hocası maçı izlemeye geliyor, maçı 7-0 kazanırken Sadık 1 gol atıyor, iyi performans sergiliyor. Milli takım kariyeri başlıyor, ilk maç bir futbolcunun burnu kırılınca oyuna giriyor, sağ bek oynuyor. İkinci maça da ilk 11 başlıyor. Gol atıyor. 

- Galatasaray A takımında 2 maçta forma giyiyor. İkisinde de mevkisi Sağ bek. 

- Stoperlere göre çabuk ve hızlı olduğunu, kademeye de iyi gördüğünü söylüyorlar Sadık'ın. Birebir mücadeleler konusunda sert ve agresif olduğunu da ekliyorlar. Çalışmaktan asla bıkmadığını, kaybetmeye asla tahammülünün olmadığını, yenildiği maçlardan sonra ağladığını, play-station oynarken bile kaybetmeye dayanamadığını kendisi söylüyor.

- Sağ bek de oynarım ama asıl yerim stoper diyor.

- Agresiflik konusunda Melo ve Pepe'yi beğendiğini söylüyor.

- Boş zamanlarında playstation oynuyor, kitap okuyor.

- Fenerbahçeli olduğunu asla gizlemiyor, Galatasaray'da oynadığı dönem ''Ben Galatasaray'lıyım.'' demiyor.

27 Aralık 2018 Perşembe

Kocaelispor 2 Muğlaspor 0


Kocaelispor'un Muğlaspor'u yendiği maç stadın benim gördüğüm en dolu maçıydı, Kocaelispor'un en rahat kazandığı maçtı, tribünlerin iyi olduğu maçtı. 27 Ocak 2019 Pazar 13:30'da Gölcükspor maçıyla tekrardan Kocaelispor'un yanında olmaya devam edeceğim. Bu postu yıllar sonra dönüp baktığımıda o gün orada neler yaşandığını hatırlamak için girdim.

26 Aralık 2018 Çarşamba

It's a Wonderful Life


Hayatımda izlediğim en eski filmlerden birisi. 1946 yapımı It's a Wonderful Life Amerika'da klasikleşen noel filmi diye lanse ediliyor. İnternette de listelere bakınca hep adı geçiyor.

Film için tamamı güzel diyemem ama özellikle son 30 dakikası çok iyi, son 15 dakikası mükemmel yorumunu yapabilirim. İlk 90 dakika sıkılabilirsiniz hatta ancak öyle bir son dakikalar izledim ki gerçekten ilk bölümleri unutturdu ve ağızda nefis bir tat bırakarak sona erdi.

Hayatı boyunca insanlara umut olan, yardım eden, yaşadığı yere katkı sağlayan George Bailey yaşadıkları nedeniyle intiharın eşiğine gelir. Ancak o an devreye ''koruyucu melek'' girer ve Bailey'e unutamayacağı anlar yaşatır.

En olumsuz anda bile bir umut vardır diyenlerin filmi olmuş.

Senaryo ve kurgu açısından kusursuz bir film. 1946 senesinde çekildiğini düşünürsek daha da anlamlı oluyor. 

Yönetmen Frank Capra filmi. En iyi filmi olarak geçiyor. Ayrıca bir çok oscar ödülü de, adaylığı da bulunuyor. 

İnsanın yanında her zaman ona destek olacak dostlarının olması şahane bir şey. Ayrıca her zaman destek olacağınız dostlarınız da olsun.

Türkçeye Şahane Hayat diye geçen film gerçekten de şahane. İzleyin.