28 Temmuz 2017 Cuma

Sturm Graz 1 Fenerbahçe 2


Uefa Avrupa Ligi 3.eleme turu ilk maçında Sturm Graz karşısında sezonu açtık. Umarım sezon sonunda kupalarla tamamlanır.

Sezonun ilk maçına Volkan, Şener, Roman, Skertel, Hasan Ali, Josef, Ozan, Alper, Dirar, Valbuena ve Ahmethan ilk 11'i ile başladık.

Henüz 10. dakika oynanırken kaptırılan bir top ve ardından gelen Sturm Graz golü hazırlık maçlarında gördüğümüz Fenerbahçe'den bir kesitti. Ancak devamı hiç hazırlık maçlarında gördüklerimiz gibi değildi.

Golden sonra daha takım gibi oynayan, sahada iyi yerleşen, iyi organize olan, iyi paslaşan ve pozisyonlara giren bir Fenerbahçe vardı. Özellikle kanatlardan etkili olmaya çalışan bir Fenerbahçe görsek de Hasan Ali ve Şener'in isabetsiz ortaları gelince beklediğimizi bulamadık. Ancak önce 29.dakika Alper Potuk'un bireysel yetenekleri ile beraber Maresic topu kendi kalesine gönderdi. Ardından 35.dakika ise Valbuena kornerde topu Roman'ın kafasına bırakınca skor 6 dakika içinde 1-2'ye geldi. İlk yarı böyle sona erdi.

2.yarı skor avantajı ile beraber iyice kontrollü oyuna dönen bir Fenerbahçe kalesinde 2-3 tane tehlikeli pozisyon bulsa da gol yemedi ve sezonun ilk maçından 2-1'lik galibiyetle ayrıldı.

Sezonun ilk maçında kısa kısa oyunculara bakarsak Volkan yine bildiğimiz gibi, sektirilen toplar, güven vermeyen duruşlar, zaman zaman iyi kurtarış, zaman zaman saçma hatalar, Şener ve Hasan Ali için aynı şeyleri söylemek mümkün. İkisi de bana göre Fenerbahçe'nin ilk 11'inde oynayacak bekler değil. Skertel oldukça iyi, Neustaedter savunmada kötüydü, kornerlerin neredeyse tamamında etkili oldu. Golünü de attı. O da bizim takımın ilk 11 oyuncusu olamaz. Josef oldukça iyiydi. Top kazandı, top dağıttı. Ozan Tufan potansiyeline ihanet etmeyince faydalı oynamaya devam ediyor. Kilo da verirse sezon boyunca vazgeçilmez olur. Alper müthiş oynadı. Bunu sezon geneline yayabilir mi? İşte tüm soru işareti bu. Yayarsa herkes dilenir. Dirar iyi ama daha iyi olmalı. Valbueana takımın en iyisi. Top ayağına gelince bir şeyleri değiştirebileceğini biliyorsunuz, güveniyorsunuz. Arkasında, sağında solunda daha iyi adamlarla çok daha etki yaratır. Ahmethan kendi adına böylesine stresli maçta iyi sinyaller verdi. Sırtı dönük oynamayı bilen forvet her zaman iş yapabilir. Gelecek adına umutluyum. Mehmet Topal, Isla ve Aatıf için bir şeyler söylemek şimdilik yanlış olur.

Fenerbahçe kötü kadroya rağmen, kötü bir kaç isme rağmen takım olma yolunda iyi sinyaller verdi. Aykut Kocaman'ın gelmesi nedeniyle geçen seneye göre zaten mücadele ederek bile daha iyi olacağımız kesin. Yine de herkesin ortak şekilde söylediği bir gerçek var. 1-2 transfer yapalım ve sezona yazık etmeyelim. Mücadele eyvallah ama başarı için takviye lazım.

Sezonun henüz ilk maçında çok iyiyiz demek de, kötüyüz demek de yanlış. Bekleyelim.

Valbuena seviliyorsun adamım. Sen belli ettin kendini. Dileneceğiz.

Avrupa kupalarında oynamak büyük keyif. Avrupa Ligi ya da Şampiyonlar Ligi. Her zaman avrupa isteyen bir taraftar oldum. Çeyrek final ve üstlerini, lig şampiyonluklarına tercih ederim.

Taraftarlarımız da 90 dakika susmadan destekledi. Sezonun ilerleyen haftalarında gerçek kitle maçlara gitmeye başlar ve daha iyi tribünler görürüz. Bu da zamanla iyi olacak bir şey.

Sturm Graz stadı nefismiş. Küçük ama böyle statlara bayılıyorum. Tamamen de dolunca güzel bir maç atmosferi oluşuyor.

Perşembe günü 2-1'in rövanşında bu sezon Kadıköy'de ilk maçımıza çıkıyoruz. Bir kazaya vermeden turu geçip yola devam etmek lazım.

Perşembe maçı Kadıköy'de yaşayacağız. Notlar maçtan sonra blogda olur.


26 Temmuz 2017 Çarşamba

Sen Bana Yasak, Ben Sana Tutsak


''Sen bana yasak, ben sana tutsak,
Haftada bir buluşmazsak hayat bize olur azap,
Senin için yanan kalpler, ölene dek seni sever,
Göztepe'miz peşindeyiz, her maçında seninleyiz, 
İçimdeki ateş sönmez, dudaklarım susmak bilmez, 
Her nefesimde, alayında isyan bitmez.''

Göztepe tribünlerinin değil Türkiye tribünlerinin en güzel tezahuratlarıından bir tanesi. 

TFF 1.Lig 19.hafta maçı. Altınordu deplasmanında Göztepe. Takım bu maça 32 puanla 4.sırada çıkıyor. Ocak ayında soğuk bir havada oynanıyor maç. Ama insanın içini ısıtan tezahurat ve tribün performansı var. Maçın henüz başında tv'de maçı anlatan spikerin sesini bastıran bir tezahurat var. ''Sen bana yasak...'' diye girişleri, pozisyon olduğu zaman şiddeti arttırmaları derken insan bu videoyu izlerken keyif alıyor. Tribünde maçı yaşayan binlerce Göztepe taraftarının da sanırım sezon boyunca en unutamadığı maçlardan birisi olmuştur.

Soğuk hava, iyi tribün, 1-0'lık galibiyet...Bir taraftar için en güzel maç atmosferi.

Bazı anlar, bazı maçlar, bazı sekanslar tribünler böyle havayı yakalıyor. Ne bir beklenti içinde gidilen büyük maç, ne bir derbi, ne avrupa kupası maçı. Tribünün ''bu maç iyi olacağız'' diye gidip de iyi olduğu maç yoktur. Genelde anlık gelişir. Göztepe tribünlerinde olduğu gibi.

Bu sezon itibari ile de BeIN Sports ekranlarından Göztepe'yi ve bu müthiş tribünlerini seyretmeye devam edeceğiz. Tezahurat bakımından da baya ön sıradalar.

Sezon içinde fırsat yaratıp Göztepe maçı seyretmek de bizim için bir hedef olsun. Belki gerçekleştiririz...

25 Temmuz 2017 Salı

Kısa Kısa Fenerbahçe


Uefa Avrupa Ligi 3.eleme turu ilk maçı için Perşembe günü Sturm Graz deplasmanına çıkıyoruz ve sezonu resmen açıyoruz. Takım umut vermese de resmi maçlar farklıdır ve daha bir motive şekilde çıkılır. O yüzden takımdan mücadele anlamında iyi oyun bekliyorum. Organizasyon anlamında sıkıntı çekmezsek sürpriz olur.

Hazırlık maçlarının tamamını izleme şansım oldu ve tamamında Fenerbahçe'yi organizasyon anlamında yeterli bulmadım. Öne çıkan oyuncu yok, güzel bir organizasyon yok. Karambol şeklinde geçen maçlar var. Zaten çoğunda da kaybettik. Kopuk oynayan takım, formsuz futbolcular , kilolu futbolcular. Sezon kötü geliyor.

Fenerbahçe formalarını beğendim. Zaten son seneler forma konusunda daha iyi işler yapıyoruz. Her sezon biraz daha iyiye gidiyor. Yine de Aziz Yıldırım gidene kadar Fenerium'a girmemeye devam. Son 3 sezondur forma almadım. 

Fenerbahçe futbol takımı yine taraftarların istediği bir transfer sezonu geçiremedi. En azından şu ana kadar. Bakalım kalan sürede istediklerimiz olacak mı?

Sturm Graz maçına 50 TL, Cagliari hazırlık maçına 30 TL en ucuz bilet fiyatı belirlemişiz. Türkiye şartlarına göre yüksek fiyatlar. Gerçi Türkiye'de tüm takımlar bilet fiyatlarını yüksek tutmaya başladı ve kimseden de ses çıkmıyor. Stat dolacaktır.

Twitter'da acayip kötü bir Fenerbahçe taraftar kitlesi var. Şımarık, hiçbir şeyi beğenmez, her şeyi eleştirir, güzel şeylerden asla bahsetmez. Twitter kapanması gibi bir şey söz konusu olsa Fenerbahçe açısından yararlı olur. Çünkü camiaya herhangi bir yarar sağlamıyor. En azından futbol branşı için.

Cenaze işleri, özel işler derken bloga yazamadım. Tekrardan döndüm.

28 Haziran 2017 Çarşamba

Fenerbahçe

Statta 2010-2011 şampiyonluğunun kutlandığı gün Bağdat Caddesi'nde dağıtılmıştı. Güzel gündü.

27 Haziran 2017 Salı

Fenerbahçe

Sanırım dayım tarafından hediye edilen atkı. Detay bilmiyorum. Güzel demem için Fenerbahçe yazması yeterli.

26 Haziran 2017 Pazartesi

Kocaeli GFB



Zamanında üyesi olmaktan gurur duyduğum bir oluşumdu. Yıllarca Fenerbahçe tribünlerine elimizden geldiğince destek olmaya çalıştık. Güzel günlerdi. Bu da bizim yaptırdığımız atkıydı. Çok beğenmiştik. Bir kaç hamle ile kusursuz olabilirmiş.

25 Haziran 2017 Pazar

Barcelona

Barcelona'dan getirttiğim atkı. Direkt store'dan alındı. Baya özel benim için.

24 Haziran 2017 Cumartesi

Fenerbahçe

Yanlış hatırlamıyorsam ilk gittiğim Fenerbahçe maçlarından birinde stat dışından almıştım. Şimdi olsam almam ancak o zaman büyük bir mutlulukla açıyordum, sallıyordum.

23 Haziran 2017 Cuma

Fenerbahçe









Akhisar Belediyespor-Fenerbahçe maçına girmeden önce stat dışındaki seyyarlardan aldığım atkı. Atkı da maç da unutulmaz. 6 Mart 2016. Akhisar Belediyespor 0 Fenerbahçe 3. Goller Şener, Volkan ve Fernandao.

22 Haziran 2017 Perşembe

Sakaryaspor

3.Lig Play-off yarı finali rövanş maçı için gittiğim Sakarya'da 10 TL'ye seyyardan aldığım atkı. Sade ama net atkı.

19 Haziran 2017 Pazartesi

18 Haziran 2017 Pazar

Udoh'u Neden Seviyoruz?

Tarih 17 Haziran 2017. Yer Fenerbahçe Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri. Ekpe Udoh takım arkadaşları Ahmet ve Berk ile beraber Fenerbahçe Çocuk ve Gençlik Kulübü Üyeleri ile beraber futbol oynuyor. Udoh ayrıca Twitter'dan duyurusunu da yapıp hayranlarını davet ediyor. Amacı Fenerbahçe taraftarları ile güzel bir geçirmek.

Udoh sezonu 3 kupayla tamamlayan Fenerbahçe'de son maçına 16 Haziran 2017 akşamı çıktı ve galibiyet alarak sezona noktayı koydu. Şampiyon olarak.

Udoh bu sezon Fenerbahçe formasıyla 63 maça çıktı.

Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında Ekim ayında Efes karşısında 36 dk, 11 sayı, 9 ribaund ile kazanılan bir kupa.

Euroleague'de sezon boyunca 31 maç, 12.1 sayı, 7.8 ribaund, 2.2 asist, 2.2 blok ortalamaları ile oynadı. Toplam 992 dakika forma giydi. Ve sezonu Euroleague şampiyonluğu ile tamamladı. 

Lig'de ise 30 maça çıktı, 27 dakika, 10 sayı, 6 ribaund, 2.3 asist, 0,6 top çalma ve 1.5 blok ortalamaları ile oynadı. Toplam oynadığı süre 810 dakika. Sezonu da şampiyonlukla tamamladı.

Udoh Fenerbahçe'de sezon boyunca tüm bu istatistiklerin yanında müthiş bir enerji getirdi. Maçların, kupaların kazanılmasında önemli rol oynadı.

Saha dışında zaman zaman çocuklarla sinemaya gitti, kitap kulübü oluşturdu, kitap okuma etkinliklerine katıldı ve sezon bitmiş henüz saatler önce son kazanılacak kupa da kazanılmış ancak o gidip çocuklarla futbol oynayıp kaleye geçiyor. Bu gerçekten bir oyuncunun neden ve nasıl sevildiğini gözler önüne seriyor. Udoh Fenerbahçe tarihine geçti. Saha içi ve saha dışı ile beraber kahraman oldu. Seviyoruz.























17 Haziran 2017 Cumartesi

Yeniden Aykut Kocaman


Yazı sonunda yazacağımı baştan yazayım. Sevmiyorum ama destekleyeceğim. Aykut Kocaman'ı özellikle Alex ile yaşadıklarından dolayı sevmiyorum ancak gerek burada, gerek twitter'da her zaman saygı duyduğumu, benim Fenerbahçe ile çok mutlu günler geçirmemi sağladığı için ne kadar teşekkür etsem az olduğunu yazdım. Fenerbahçe'de çalıştığı dönemde 1 lig, 2 Türkiye Kupası zaferi kazandığını ve Avrupa Ligi'nde yarı final oynattığını da gözardı etmek haksızlık olur. Öyle ya da böyle Fenerbahçe tarihinin özel günlerinin içinde vardı. Şimdi yeniden göreve başlıyor. Bakalım bu dönemi nasıl olacak? Hayırlı olsun, sonu başarılarla dolsun.

Kazanma Alışkanlığı

Sporda bazı anlar vardır yıllar sonra bile unutulmaz. İşte bu maçın son 02:07'lik süresi de o anların arasına girdi. Fenerbahçe seride 3-0 önde, kalan süre 02:07. Fark 14. O an takım evinde kupa kaldırmayı da düşünebilir, zaten kendimi zorlamayayım diye de düşenebilir, 14 fark kapanmaz da der. Ama bu takım demiyor. 02:07 kala Beşiktaş'ın basketi geliyor ve fark 14'e çıkıyor. Fenerbahçe pota altından topu oyuna sokuyor. Winner dediğimiz Bogdanovic yine hızlıca gidip çok uzaklardan üçlüğü sokuyor, fark 11. Aynı anda Kalinic'i iten Weems ve gelen sportmenlik dışı faul. Kalinic 2'de 1 atıyor ve fark 10'a düşüyor. Kenardan topu oyuna sokan Fenerbahçe Bogdanovic ile hızlı bir üçlük atmak istiyor ve bu kez Beşiktaş faul yapıyor. 3 atış. 3'de 3 isabet. Fark 7. Ardından müthiş savunma ile beraber top kaybı ve hızlıca gelip Dixon'dan üçlük. Fark 4. 01:23 var. Weems köşeden üçlüğü atsa fark 7'ye çıkacaktı ancak bomboş üçlüğü kaçırıyor. Top Fenerbahçe'de. Bogdanovic hızla gidip turnike atmak istiyor ancak faul yapıyorlar. 2'de 2 serbest atış. Fark 2. Beşiktaş hücumda basket faul ile dönüyor. Fark 4. Serbest atış kaçıyor. Topu 35 saniye kala pota altından oyuna sokan Fenerbahçe. Bogdanovic hızla gidip üçlük deniyor, girmiyor. Ribaund mücadelesi sırasında Vesely'ye faul. 2'de 2 atan Vesely. Fark 2.00:26 saniye var. Strawberry'ye yapılan faul. 2'de 1 atıyor ancak hücum ribaundu kendisine geliyor. Beşiktaş 00:18 saniye kalan yine çizgiye geliyor. Roll 2'de 2 atıyor. 84:79. Dixon 3 saniyede gidip üçlüğü atıyor. Fark 2. Beşiktaş topu oyuna sokarken top kaybı. Fenerbahçe üçlük atarsa maçı kazanacak. Bogdanovic hızla gidip turnikeyi atıyor ve maça denge geliyor. 84-84. Bu arada Erkan Veyseloğlu topu oyuna sokarken dışarı atıyor ve 00:06 saniye kala pota altından Fenerbahçe oyuna başlıyor. Önce Dixon ardından Udoh boş şutları kaçırıyor ve maç uzuyor.

Uzatma bölümünde 02:07'de 14'den, 00:18'de 5'den geri gelen Fenerbahçe daha moralli ve daha iyi oynuyor. Maçı 98-94, seriyi 4-0 kazanıyor ve şampiyonluğa uzanıyor. 

Bu maç yıllar sonra bile son anları ile hatırlanacak. Yıllar sonra bile unutulmayacak. Bu Fenerbahçe takımı da sezonu Euroleague şampiyonluğu da dahil 3 kupayla tamamlıyor. Ne kadar övgü dolu sözlerle bahsetsek az. Camianın gururu oldular.


15 Haziran 2017 Perşembe

Kostad

11 Mayıs 2008. Altay-Kocaelispor son hafta maçına giderken İzmit çarşıdan aldığım atkı. Bu atkıyla İzmir'e gitmiş, Kocaelispor'un Taner Gülleri'nin golüyle 1-0 kazandığı ve şampiyonluğu ilan ederek süper lige çıktığı maçı statta binlerce Kocaelispor taraftarı ile izlemiştim. Unutulmaz bir gündü. Atkı da efsane oldu.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...