20 Eylül 2017 Çarşamba

Barcelona 6 Eibar 1


Barcelona maçlarını izlemeyi yıllardır çok seviyorum. Rivaldo'lu kadroyu da izlemekten keyif alıyordum, Ronaldinho'lu kadroyu da. Ancak Messi'nin olduğu takımı izlemek çok daha büyük keyif veriyor. Barcelona çok mu iyi oynuyor? Hayır. Ancak dünyanın en iyi futbolcusunun çıkıp bir şey yapmasını beklemek bile keyifli olabiliyor. Bu akşam yine bir çok kez sahneye çıkıp iyi bir şeyler yapmayı başardı.

Barcelona mücadelenin başından sonuna kadar çok mu iyi oynadı? Hayır. Ancak 6-1'lik galibiyet geldi çünkü Messi'si olan takımın farkı.

Messi maçı 4 gol atarak tamamladı. Diğer iki gol Paulinho ve Dennis Suarez'den geldi. 

Eylül ayı bitmeden 12 gole ulaşan bir Messi. Sezonu yine enteresan bir gol sayısında bitirebilir.

Barcelona 5'de 5 ile 15 puanla lider durumda. 

Aktif futbolcular arasında Fenerbahçe futbolcuları da dahil Messi'den daha çok sevdiğim isim yok. 

Bu sezon statta canlı da seyredeceğim. O sene bu sene.

Barcelona izlemeye devam edeceğim. Cumartesi akşamı Girona deplasmanı. 

18 Eylül 2017 Pazartesi

İsyan Marşı Süper Lig'de


Ve Türkiye tarihinin bana göre gelmiş geçmiş en iyi, en anlamlı, en duygusal tezahuratı Süper Lig maçlarında söylenmeye başladı. Göztepe sezonun ilk 2 maçında seyircisiz oynama cezasını çektikten sonra bu maçla beraber seyircisine kavuştu. Gençlerbirliği maçı santra vuruşu yapılırken İsyan Marşı'na başlayan Göztepe tribünleri maç boyunca susmak bilmedi. Umarım yıllar boyunca dinlemeye devam ederiz. Bu güzelliğe canlı tanık etmek için sezon içinde bir maçı stadyumda takip edeceğim. Bu notu da buraya bırakalım.

Aytemiz Alanyaspor 1 Fenerbahçe 4

Oyun tabiiki de gelecek açısından önemli ama galibiyet ve 3 puan daha da önemli. Mükemmel oynayıp da kazanamasak ilerleyen haftalar rakipleri yakalama açısından da, camianın birlikte olması açısından da bizim için kötü olurdu. Şimdi 4-1'lik net galibiyet aldık ve derbi öncesi biraz olsun rahatladık.

Mücadeleye önceki haftalara göre daha iyi başladık. Daha istekliydik, daha organizeydik. Erken golle öne de geçtik. Ancak gol sonrası anlamsız şekilde geriye çekildik ve 42.dk Alanyaspor golüne engel olamadık. Ancak ilk yarının sonunda gelen gol bizi rahatlattı. 2.yarı skor olarak önde olmamızın da etkisiyle daha rahat oynadık ve 2 gol daha atarak maçı 4-1 kazandık.

Janssen, Valbuena, Giualiano, Valbuena golleri atan oyuncularımız.

Kameni'nin ilk 11 çıkması, Janssen'in belki de yıllar sonra en iyi golcümüz olduğunun sinyallerini vermesi, Valbuena'nın golleri, Giualiano'nun gol atması, Neto'nun oldukça sağlam çıkması gecenin en önemli anlarıydı.

Mehmet Ekici varken frikikleri başkasına attırmak saçmalıktır. Mehmet Ekici varsa topa o vurur. Umarım ilerleyen haftalar Mehmet Ekici dışında kimse duran topun başına geçmez.

32.dk oyuna giren Mehmet Ekici'nin 77.dk oyundan çıkarılmasına önce anlam veremesek de basın toplantısı sonrası sakatlık nedeniyle oyundan çıkarıldığını öğrendik.

Alanyaspor da baya kötü takımmış. 4-1'lik galibiyet kimseyi aldatmasın bu oyunla Beşiktaş'ı yenme şansımız yok. Mutlaka daha organize olmalıyız.

Fenerbahçe tribünleri iyiydi. Hep beraber tezahurat da yaptılar, ''tribünler bir oldu...'' diye de bağırdılar. Ben birlikteliği doğru bulmuyorum ama kazanan Fenerbahçe olacaksa diyecek bir şey yok.

Cumartesi günü Beşiktaş ile oynuyoruz. Galibiyetin yanında iyi oyunla kazanıp mesaj verme maçı. Olası bir kötü sonuçta ise yine 2 hafta önceye döneriz ve hatta sezona noktayı koyarız.

28 Temmuz 2017 Cuma

Sturm Graz 1 Fenerbahçe 2


Uefa Avrupa Ligi 3.eleme turu ilk maçında Sturm Graz karşısında sezonu açtık. Umarım sezon sonunda kupalarla tamamlanır.

Sezonun ilk maçına Volkan, Şener, Roman, Skertel, Hasan Ali, Josef, Ozan, Alper, Dirar, Valbuena ve Ahmethan ilk 11'i ile başladık.

Henüz 10. dakika oynanırken kaptırılan bir top ve ardından gelen Sturm Graz golü hazırlık maçlarında gördüğümüz Fenerbahçe'den bir kesitti. Ancak devamı hiç hazırlık maçlarında gördüklerimiz gibi değildi.

Golden sonra daha takım gibi oynayan, sahada iyi yerleşen, iyi organize olan, iyi paslaşan ve pozisyonlara giren bir Fenerbahçe vardı. Özellikle kanatlardan etkili olmaya çalışan bir Fenerbahçe görsek de Hasan Ali ve Şener'in isabetsiz ortaları gelince beklediğimizi bulamadık. Ancak önce 29.dakika Alper Potuk'un bireysel yetenekleri ile beraber Maresic topu kendi kalesine gönderdi. Ardından 35.dakika ise Valbuena kornerde topu Roman'ın kafasına bırakınca skor 6 dakika içinde 1-2'ye geldi. İlk yarı böyle sona erdi.

2.yarı skor avantajı ile beraber iyice kontrollü oyuna dönen bir Fenerbahçe kalesinde 2-3 tane tehlikeli pozisyon bulsa da gol yemedi ve sezonun ilk maçından 2-1'lik galibiyetle ayrıldı.

Sezonun ilk maçında kısa kısa oyunculara bakarsak Volkan yine bildiğimiz gibi, sektirilen toplar, güven vermeyen duruşlar, zaman zaman iyi kurtarış, zaman zaman saçma hatalar, Şener ve Hasan Ali için aynı şeyleri söylemek mümkün. İkisi de bana göre Fenerbahçe'nin ilk 11'inde oynayacak bekler değil. Skertel oldukça iyi, Neustaedter savunmada kötüydü, kornerlerin neredeyse tamamında etkili oldu. Golünü de attı. O da bizim takımın ilk 11 oyuncusu olamaz. Josef oldukça iyiydi. Top kazandı, top dağıttı. Ozan Tufan potansiyeline ihanet etmeyince faydalı oynamaya devam ediyor. Kilo da verirse sezon boyunca vazgeçilmez olur. Alper müthiş oynadı. Bunu sezon geneline yayabilir mi? İşte tüm soru işareti bu. Yayarsa herkes dilenir. Dirar iyi ama daha iyi olmalı. Valbueana takımın en iyisi. Top ayağına gelince bir şeyleri değiştirebileceğini biliyorsunuz, güveniyorsunuz. Arkasında, sağında solunda daha iyi adamlarla çok daha etki yaratır. Ahmethan kendi adına böylesine stresli maçta iyi sinyaller verdi. Sırtı dönük oynamayı bilen forvet her zaman iş yapabilir. Gelecek adına umutluyum. Mehmet Topal, Isla ve Aatıf için bir şeyler söylemek şimdilik yanlış olur.

Fenerbahçe kötü kadroya rağmen, kötü bir kaç isme rağmen takım olma yolunda iyi sinyaller verdi. Aykut Kocaman'ın gelmesi nedeniyle geçen seneye göre zaten mücadele ederek bile daha iyi olacağımız kesin. Yine de herkesin ortak şekilde söylediği bir gerçek var. 1-2 transfer yapalım ve sezona yazık etmeyelim. Mücadele eyvallah ama başarı için takviye lazım.

Sezonun henüz ilk maçında çok iyiyiz demek de, kötüyüz demek de yanlış. Bekleyelim.

Valbuena seviliyorsun adamım. Sen belli ettin kendini. Dileneceğiz.

Avrupa kupalarında oynamak büyük keyif. Avrupa Ligi ya da Şampiyonlar Ligi. Her zaman avrupa isteyen bir taraftar oldum. Çeyrek final ve üstlerini, lig şampiyonluklarına tercih ederim.

Taraftarlarımız da 90 dakika susmadan destekledi. Sezonun ilerleyen haftalarında gerçek kitle maçlara gitmeye başlar ve daha iyi tribünler görürüz. Bu da zamanla iyi olacak bir şey.

Sturm Graz stadı nefismiş. Küçük ama böyle statlara bayılıyorum. Tamamen de dolunca güzel bir maç atmosferi oluşuyor.

Perşembe günü 2-1'in rövanşında bu sezon Kadıköy'de ilk maçımıza çıkıyoruz. Bir kazaya vermeden turu geçip yola devam etmek lazım.

Perşembe maçı Kadıköy'de yaşayacağız. Notlar maçtan sonra blogda olur.


26 Temmuz 2017 Çarşamba

Sen Bana Yasak, Ben Sana Tutsak


''Sen bana yasak, ben sana tutsak,
Haftada bir buluşmazsak hayat bize olur azap,
Senin için yanan kalpler, ölene dek seni sever,
Göztepe'miz peşindeyiz, her maçında seninleyiz, 
İçimdeki ateş sönmez, dudaklarım susmak bilmez, 
Her nefesimde, alayında isyan bitmez.''

Göztepe tribünlerinin değil Türkiye tribünlerinin en güzel tezahuratlarıından bir tanesi. 

TFF 1.Lig 19.hafta maçı. Altınordu deplasmanında Göztepe. Takım bu maça 32 puanla 4.sırada çıkıyor. Ocak ayında soğuk bir havada oynanıyor maç. Ama insanın içini ısıtan tezahurat ve tribün performansı var. Maçın henüz başında tv'de maçı anlatan spikerin sesini bastıran bir tezahurat var. ''Sen bana yasak...'' diye girişleri, pozisyon olduğu zaman şiddeti arttırmaları derken insan bu videoyu izlerken keyif alıyor. Tribünde maçı yaşayan binlerce Göztepe taraftarının da sanırım sezon boyunca en unutamadığı maçlardan birisi olmuştur.

Soğuk hava, iyi tribün, 1-0'lık galibiyet...Bir taraftar için en güzel maç atmosferi.

Bazı anlar, bazı maçlar, bazı sekanslar tribünler böyle havayı yakalıyor. Ne bir beklenti içinde gidilen büyük maç, ne bir derbi, ne avrupa kupası maçı. Tribünün ''bu maç iyi olacağız'' diye gidip de iyi olduğu maç yoktur. Genelde anlık gelişir. Göztepe tribünlerinde olduğu gibi.

Bu sezon itibari ile de BeIN Sports ekranlarından Göztepe'yi ve bu müthiş tribünlerini seyretmeye devam edeceğiz. Tezahurat bakımından da baya ön sıradalar.

Sezon içinde fırsat yaratıp Göztepe maçı seyretmek de bizim için bir hedef olsun. Belki gerçekleştiririz...

25 Temmuz 2017 Salı

Kısa Kısa Fenerbahçe


Uefa Avrupa Ligi 3.eleme turu ilk maçı için Perşembe günü Sturm Graz deplasmanına çıkıyoruz ve sezonu resmen açıyoruz. Takım umut vermese de resmi maçlar farklıdır ve daha bir motive şekilde çıkılır. O yüzden takımdan mücadele anlamında iyi oyun bekliyorum. Organizasyon anlamında sıkıntı çekmezsek sürpriz olur.

Hazırlık maçlarının tamamını izleme şansım oldu ve tamamında Fenerbahçe'yi organizasyon anlamında yeterli bulmadım. Öne çıkan oyuncu yok, güzel bir organizasyon yok. Karambol şeklinde geçen maçlar var. Zaten çoğunda da kaybettik. Kopuk oynayan takım, formsuz futbolcular , kilolu futbolcular. Sezon kötü geliyor.

Fenerbahçe formalarını beğendim. Zaten son seneler forma konusunda daha iyi işler yapıyoruz. Her sezon biraz daha iyiye gidiyor. Yine de Aziz Yıldırım gidene kadar Fenerium'a girmemeye devam. Son 3 sezondur forma almadım. 

Fenerbahçe futbol takımı yine taraftarların istediği bir transfer sezonu geçiremedi. En azından şu ana kadar. Bakalım kalan sürede istediklerimiz olacak mı?

Sturm Graz maçına 50 TL, Cagliari hazırlık maçına 30 TL en ucuz bilet fiyatı belirlemişiz. Türkiye şartlarına göre yüksek fiyatlar. Gerçi Türkiye'de tüm takımlar bilet fiyatlarını yüksek tutmaya başladı ve kimseden de ses çıkmıyor. Stat dolacaktır.

Twitter'da acayip kötü bir Fenerbahçe taraftar kitlesi var. Şımarık, hiçbir şeyi beğenmez, her şeyi eleştirir, güzel şeylerden asla bahsetmez. Twitter kapanması gibi bir şey söz konusu olsa Fenerbahçe açısından yararlı olur. Çünkü camiaya herhangi bir yarar sağlamıyor. En azından futbol branşı için.

Cenaze işleri, özel işler derken bloga yazamadım. Tekrardan döndüm.

28 Haziran 2017 Çarşamba

Fenerbahçe

Statta 2010-2011 şampiyonluğunun kutlandığı gün Bağdat Caddesi'nde dağıtılmıştı. Güzel gündü.

27 Haziran 2017 Salı

Fenerbahçe

Sanırım dayım tarafından hediye edilen atkı. Detay bilmiyorum. Güzel demem için Fenerbahçe yazması yeterli.

26 Haziran 2017 Pazartesi

Kocaeli GFB



Zamanında üyesi olmaktan gurur duyduğum bir oluşumdu. Yıllarca Fenerbahçe tribünlerine elimizden geldiğince destek olmaya çalıştık. Güzel günlerdi. Bu da bizim yaptırdığımız atkıydı. Çok beğenmiştik. Bir kaç hamle ile kusursuz olabilirmiş.

25 Haziran 2017 Pazar

Barcelona

Barcelona'dan getirttiğim atkı. Direkt store'dan alındı. Baya özel benim için.

24 Haziran 2017 Cumartesi

Fenerbahçe

Yanlış hatırlamıyorsam ilk gittiğim Fenerbahçe maçlarından birinde stat dışından almıştım. Şimdi olsam almam ancak o zaman büyük bir mutlulukla açıyordum, sallıyordum.

23 Haziran 2017 Cuma

Fenerbahçe









Akhisar Belediyespor-Fenerbahçe maçına girmeden önce stat dışındaki seyyarlardan aldığım atkı. Atkı da maç da unutulmaz. 6 Mart 2016. Akhisar Belediyespor 0 Fenerbahçe 3. Goller Şener, Volkan ve Fernandao.

22 Haziran 2017 Perşembe

Sakaryaspor

3.Lig Play-off yarı finali rövanş maçı için gittiğim Sakarya'da 10 TL'ye seyyardan aldığım atkı. Sade ama net atkı.

19 Haziran 2017 Pazartesi

18 Haziran 2017 Pazar

Udoh'u Neden Seviyoruz?

Tarih 17 Haziran 2017. Yer Fenerbahçe Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri. Ekpe Udoh takım arkadaşları Ahmet ve Berk ile beraber Fenerbahçe Çocuk ve Gençlik Kulübü Üyeleri ile beraber futbol oynuyor. Udoh ayrıca Twitter'dan duyurusunu da yapıp hayranlarını davet ediyor. Amacı Fenerbahçe taraftarları ile güzel bir geçirmek.

Udoh sezonu 3 kupayla tamamlayan Fenerbahçe'de son maçına 16 Haziran 2017 akşamı çıktı ve galibiyet alarak sezona noktayı koydu. Şampiyon olarak.

Udoh bu sezon Fenerbahçe formasıyla 63 maça çıktı.

Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında Ekim ayında Efes karşısında 36 dk, 11 sayı, 9 ribaund ile kazanılan bir kupa.

Euroleague'de sezon boyunca 31 maç, 12.1 sayı, 7.8 ribaund, 2.2 asist, 2.2 blok ortalamaları ile oynadı. Toplam 992 dakika forma giydi. Ve sezonu Euroleague şampiyonluğu ile tamamladı. 

Lig'de ise 30 maça çıktı, 27 dakika, 10 sayı, 6 ribaund, 2.3 asist, 0,6 top çalma ve 1.5 blok ortalamaları ile oynadı. Toplam oynadığı süre 810 dakika. Sezonu da şampiyonlukla tamamladı.

Udoh Fenerbahçe'de sezon boyunca tüm bu istatistiklerin yanında müthiş bir enerji getirdi. Maçların, kupaların kazanılmasında önemli rol oynadı.

Saha dışında zaman zaman çocuklarla sinemaya gitti, kitap kulübü oluşturdu, kitap okuma etkinliklerine katıldı ve sezon bitmiş henüz saatler önce son kazanılacak kupa da kazanılmış ancak o gidip çocuklarla futbol oynayıp kaleye geçiyor. Bu gerçekten bir oyuncunun neden ve nasıl sevildiğini gözler önüne seriyor. Udoh Fenerbahçe tarihine geçti. Saha içi ve saha dışı ile beraber kahraman oldu. Seviyoruz.























Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...