24 Ocak 2018 Çarşamba

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri


Oscar adaylarından birisi. İyi bir film. Ancak ben en iyi film ödülü alabileceğini düşünmüyorum. 7 tane adaylığı var. Diğer adaylıkları değerlendirebilmek için de tüm filmleri izlemek lazım. Biz şimdi film hakkında yazalım.

Three Billboards Outside Ebbign, Missori. Vahşice öldürülen kızının intikamını almak isteyen bir annenin başından geçenleri anlatıyor. Anne kimselerin geçmediği eski bir yolun üzerinde bulunan ve senelerdir reklam alınmayan 3 tane billboardu kiralıyor ve kızının ölümüyle ilgili reklam veriyor. Ancak bu yaklaşımı sonucunda polisler de, polislerin arkadaşları da, kendi arkadaşları ve ailesi de bu kararın karşısında yer alıyor. Tek başına kalan Mildred yine de pes etmiyor ve kızının başına gelenleri aydınlatmak istiyor. Her geçen gün daha da asabileşen Mildred hedefine ulaşacak mı göreceğiz...

Başrollerinde Frances McDormand, Woody Harrelson, Sam Rockwell, Peter Dinklage, John Hawkies gibi isimler var.

Game of Thrones'dan bildiğimiz Tyrion Lannister'ı yani Peter Dinklage'ı fimlerde görünce mutlu oluyorum. 

Mektup olayı çok iyiydi. Mektuplar. Filmi izleyince anlayacaksınız.

Oyunculukların oldukça iyi olduğu bir film.

Yönetmen Martin McDonagh Seven Psychopaths ve In Bruges filmlerinin yönetmeni. In Bruges filmini izleyip çok sevmiştim.

En iyi film müziği, en iyi film kurgusu, en iyi yardımcı erkek oyuncu, en iyi kadın oyuncu, en iyi orijinal senaryo ve en iyi film olmak üzere 6 kategori, 7 aday. 

Film 2 Şubat 2018'de Türkiye'de vizyona girecek. Tabii öncesinde izlemeniz de mümkün.

23 Ocak 2018 Salı

Tiyatro: Keşanlı Ali Destanı

2018 hayatımda en çok tiyatro oyununa gittiğim yıl oldu. Özellikle ilk gittiğim oyundan sonra seçtiğim oyunlar benim tiyatroya olan ilgimi daha da arttırdı. İlk oyun o kadar iyi değildi ama sonra gittiğim 2 oyun harikaydı. Büyük keyif aldım.

Cumartesi saat 15:00'de Keşanlı Ali Destanı oyununa gittim. Oyun Haldun Taner'in efsane olmuş eseri. Sineklidağ sakinlerinin ve Ali'nin hikayesini anlatıyor. Çamur İhsan, Ali ve Zilha başrol oyuncuları. Çamur İhsan Zilha'nın dayısı, Zilha Ali'nin aşık olduğu kız. Bir gün Zilha'nın amcası öldürülür ve suçu Ali'nin üstünde kalır. Hapise girip çıkan Ali bu işin kendisine ün, şan ve şöhret getirdiğini görünce hayatını buna göre yaşamaya başlar. Ancak bir süre sonra yine de aşkından dolayı Zilha'ya açılır.

Oyun 2 perde olarak oynanıyor. Toplam süresi 2 saat 15 dakika.

Özellikle şimdi adını bile hatırlayamadığım bir oyuncu vardı ki bana göre en iyi performansı o sergiledi. Ali rolünü oynayan aşağı koyduğum fotoğrafta oturan kişi. Benim oyunculuğunu beğendiğim kişi ise onun tam arkasında ayakta duran kişi. Ali rolündeki oyuncu da gayet iyiydi.

Oyunun seyirci ile bir arada ilerlemesi güzel. Bazı sahneler bizden de destek aldı. Yalnız herkes oyuna konsantre olduğu için bir sahnede oyuncular bize bakıp bir şey söyleyince kimseden hareket olmadı. Bir oylama sahnesinde kabul edenler dedi, baktı ses yok, ışıkları açtırdı, tekrar tekrar söyledi, o zaman elleri kaldırdık. Keyifli bir sekans yaşadık.

Müzikal oyunlar keyifli oluyor. Bu oyunda da onu gördük. Zaten ana şarkıyı bilenler vardır. Bilmeyenler buradan dinleyebilir.

2012'de İstanbul'dan gelen oyunla beraber Keşanlı Ali Destanı'nı izlemiştim. O kadro Türk tiyatrosunun usta isimleriyle oynanmıştı. Dekoru da, oyunculukları da daha iyiydi. Ancak bu da çok iyiydi.

Özellikle Kocaeli'den bu yazıyı okuyacaklara hatırlatma. Keşanlı Ali Destanı 1 Şubat 20:00, 2 Şubat 20:00, 3 Şubat 15:00 ve 20:00 saatlerinde Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde sahnelenecek. Bilet fiyatları 8 ve 5 TL. Biletler buradan.

Her geçen gün daha da hakim oluyorum, daha da seviyorum. Tiyatrolara gitmeye devam edeceğim.

2018 Oscar Adayları


90.Oscar adayları açıklandı. Sunuculuğunu Jimmy Kemmel'ın yapacağı törenler 4 Mart'ı 5 Mart'a bağlayan gece yapılacak. The Shape of Water 13 adaylıkla en çok adaylık alan film durumunda. Dunkirk 8 ve Three Billboards Outside Ebbing, Missouri 7 adaylıkla arkasından geliyor. En iyi film adayları; Lady Bird, Get Out, Three Billboards Outside Ebbing, Missouri, The Shape of Water, Dunkirk, The Post, Call Me By Your Name, The Darkest Hour ve Phantom Thread. 4 Mart'a kadar tüm filmleri izleyip buraya bir de tahminlerimi koyarım. Zaten tüm fimleri izleyip de ödül törenini takip etmek çok daha keyifli oluyor. Bu arada tüm adaylıkları aşağı bırakıyorum. Wikipedia'dan aldım.




22 Ocak 2018 Pazartesi

Real Betis 0 Barcelona 5


Barcelona maçları esnasında ya da sonrasında gerçekten yüzüm gülüyor. Hayatımda hiç Barcelona'ya gitmedim, orada oynayan futbolcuları görmedim. Ancak inanılmaz şekilde kendimi Barcelona'ya yakın hissediyorum. Fenerbahçe ile beraber tüm maçlarını izlediğim tek takım. Hazırlık ya da dandik kupa olması işi değiştirmiyor. Bir şekilde ekran karşısına geçiyorum. Gollerinde ayağa fırlıyorum. Bazen kendimden bile beklemeyeceğim hareketler yapıyorum. Nasıl böyle bir şey olabilir diye şaşırıyorum. Gerçekten Barcelona ve özellikle Messi'nin ciddi hayranıyım. Bana hayatımda yaşattıkları keyfin gerçekten karşılığı yok. Ve bir gün canlı da izleyeceğimi biliyorum.

Real Betis maçı yine keyifli maçlardan biri oldu. İlk yarı 0-0 ve kötü futbol vardı. Barcelona 1-2 kez denemiş ancak sonuç alamamıştı. Ancak 2.yarı çok başka bir şey izledik. Rakitic, Messi, Suarez, Messi, Suarez golleri atan futbolculardı. Gollerin hazırlanışı, asistler, paslaşmalar. Her şey kusursuz.

Barcelona'nın 5-0'lık galibiyeti ve en yakın rakiple 11 puana çıkan fark. 

Ancak bunun sebeplerinden en büyüğü 86.dakika ceza sahasının önüne kadar gelip top isteyen, topu aldıktan sonra rakiplerini geçip arkadaşlarına gol attırmak isteyen, 92.dk skor 5-0'ken atak yapmaya çalışan Messi. Gerçekten izlediğimiz için şanslıyız. Bu kadar futbolu seven, sadece futbolu düşünen bir adam izlemedik. Kendine de saygısı var, bizlere de saygısı var. Belki bir vefa borcunu ödüyor. Ya sağlık sorunları yaşarken yardımcı olan Barcelona'ya sahada teşekkür ediyor, ya iyi para aldığı için hakkını vermek istiyor, ya futbola gerçekten tahmin ettiğimizden çok daha fazla bağlı ya da başka bir şey. Bilemeyiz sebebini ama bildiğimiz bir şey var tarihin gelmiş geçmiş en iyi futbolcusunun tüm kariyerine şahitlik ediyoruz. Şanslıyız.

30 maçta 25 gol atan Messi ve 27 maçta 16 gol atan Suarez gollerine devam ediyor.

Suarez de berbat bir sezon başlangıcından sonra kendine geldi. Kusursuz işler yapıyor. Rakitic'e attığı pas olağanüstüydü.

La Liga yayıncılığı konusunda bu sezon en keyif aldığım maç oldu. İsmail Şenol ve Bülent Timurlenk nefis bir yayın yaptılar. Anılar, hikayeler, analizler, sohbet. Zaten sahada topun kimin ayağına geldiğini görüyoruz. Söylemeleri şart değil. Böyle yayıncılık daha çok keyif veriyor. En az maç kadar keyif aldık ikiliden. Sezonun kalanında da dinleyebiliriz umarım.

Perşembe günü 23:30'da Espanyol ile 0-1'lik yenilginin rövanşı var. Espanyol'un bir golünde Barcelona'nın atması gereken gol sayısı 3. İyi maç olur ama Barcelona 0-1'i rahatlıkla çevirebilecek bir takım. Bakalım neler olacak. Pazar günü de Alaves ile Camp Nou'da oynuyoruz.

21 Ocak 2018 Pazar

Söz


Fenerbahçe-Göztepe maçında Genç Fenerbahçeliler tarafından Sefa abi anısına yapılan koreografi.

19 Ocak 2018 Cuma

Daha


Büyük beklentiyle gittim, filmi de beğendim ama bir daha izlemek ister miyim? Hayır. Bir filmi değerlendirirken böyle de bakıyorum. Ben bu filmi bir daha izler miyim? sorusunu soruyorum kendime. Onur Saylak'ın yönetmenliğinde Hayat Van Eck ve Ahmet Müntaz Taylan'ın başrollerinde olan film Hakan Günday'ın aynı isimli romanından uyarlanmış. Küçük bir sahil kasabasında babasının yanında yaşamını sürdüren Gaza babasının işleri nedeniyle oldukça mutsuzdur. İnsan kaçakçılığının içinde ve babasının baskılarıyla yaşamak zorunda kalan Gaza'yı, yaşanan dramı, insanların yaşadıkları sıkıntıları gözler önüne seriyor.

Tuba Büyüküstün ne kadar güzel bir insan ya.

Ahmet Mümtaz Taylan'ı ne zaman izlesem aklıma ilk olarak Mecnun'un babası İskender geliyor. Adamın üzerine yapıştı bu rol. Aslında Bir Zamanlar Anadolu'da, Kelebeğin Rüyası'nda, Ejder Kapanı'nda izledim ama İskender rolü çıkmıyor.

Güzel konu, kötü senaryo ve kurgu.

Bir ara kitabını da okuyacağım. Filmlerden sonra kitaplar daha da etkili oluyor.

Ali Koç Başkan Olacak, Güneş Doğacak


''Ben sizlere güvenerek bu yola çıktım. Biliyorum ki sizler de bana güvendiniz. Size her şeyi yapacağımın sözünü veremem ama söylediğim her şeyi yapacağıma söz veriyorum"

Ali Koç'un 18 Ocak 2018'de söylediği bu söz tarihe geçsin. Camianın şu heyecanının karşısında hiçbir aday duramaz. Ali Koç Fenerbahçe kulübü başkanı olmuştur, eksik kalan tek şey resmiyettir.

18 Ocak 2018 Perşembe

Bize Gezmek Olsun


Erkan Can ve Güven Kıraç. Türk sinema ve tiyatrosunun iki büyük ismi. Ve Blu Tv tarafından yapılan nefis bir seyahat belgeseli. Şimdilik 3 bölüm yayınlandı. Sırasıyla 38, 50 ve 49 dakika. 3 bölüm boyunca tek bir yeri gezdiler. Küba. Zaten Küba'yı ya da başka bir ülkeyi tanıtan, gezen bir çok seyahat programı izledik. İnternette de bulabiliyoruz. Ancak bu ikili çok başka şekilde gezmiş. Ellerinde sürekli purolar, sürekli içilen alkoller, tadılan içkiler, keyifli goygoy. Zaten başka türlü kimse Küba'yı 2.5 saat boyunca izlemezdi. Erkan Can ve Güven Kıraç seyir açısından nefis bir program hazırlamışlar. İnsan bu videoyu hazırlayınca gezmek, bir yerlere gitmek, yeni şeyler görmek, yemek, içmek istiyor. Programın devam edip etmeyeceği ile ilgili bir bilgim yok. Blu Tv iyi yapımlarla insanı ekrana bağlamaya devam ediyor.

Paris Saint Germain 8 Dijon 0


Skor 7-0, 83.dakika penaltı kazanılmış, tüm stat Cavani tezahuratı yapıyor ancak sen gidip 3 gol attığın maçta penaltıyı kendin atıyorsun. Gerçekten anlam veremedik. 

Cavani bu maçta attığı golle beraber gol sayısını 156 yaptı ve Ibrahimovic ile gol sayısını eşitleyip PSG tarihine geçti. 

Penaltıyı kendi aldı, 157.golü atıp taraftarlarının önünde tarihe geçmek var, tüm stat adını haykırıyor penaltı kullanman için ancak bir futbolcu çıkıyor ve sana penaltıyı attırmıyor. Neymar belki çok iyi futbolcusun ama bu tarz hareketler seni büyük futbolcu yapacak hareketler. O yüzden de büyük futbolcu olmak herkesin yaşadığı bir şey değil.


Espanyol 1 Barcelona 0


Sezon başında oynanan Real Madrid maçlarından sonra oynanan 29 maçta yenilgi yüzü görmeyen Barcelona 30.maçında deplasmanda Espanyol'a 1-0 kaybetti ve serisini bitirdi.

Çift maçlı bir kupada bu ilk yenilginin gelmesi güzel haber. Haftaya Camp Nou'da Barcelona bu skoru rahatlıkla telafi edebilecek bir takım.

Barcelona maç boyunca bir çok gol pozisyonundan yararlanamadı. Ancak işin en acayibi Messi'nin yine penaltı kaçırmış olmasıydı. Gerçekten penaltılar kabusu oldu. Genelde kaçırdığı penaltılar kalecinin soluna atılan penaltılar. Sadece bunu değiştirerek bile penaltıları daha yüzdeli atabilir. 

Barcelona Pazar günü Real Betis deplasmanında. Zor maç. Bir yenilgi daha gelebilir.

Fenerbahçe Doğuş 67 Panathinaikos Superfoods 62


Bir Fenerbahçeli olarak değil de bir basketbolsever olarak ekran karşısına geçsem maç boyunca çok daha fazla keyif yaşardım çünkü baya iyi maç oldu. Ancak Fenerbahçeli olduğum için doğal olarak tüm maçı büyük bir stres altında izledik ve kazandığımız için de keyifliyiz.

Mücadele boyunca savunma anlamında iyi işler yapan Fenerbahçe hücum anlamında ise sezonun en kötü maçlarından birini geçirdi.

Sırasıyla 18, 17, 12 ve 20 sayı attık. Ancak rakibi iki çeyrek 10 ve 12 sayıda tutunca galibiyet geldi.

En kritik anlarda sahneye çıkan Vesely olmasa bu maçı kazanamazdık. Çok kritik yerde attığı basket, aldığı hücum ve savunma ribaundları ile beraber maçı Fenerbahçe'ye getirdi ve maçın adamı olmayı sonuna kadar haketti.

Skoru sırtlaması beklenen Wanamaker 6'da 1, Datome 5'de 1, Ali Muhammed 8'de 2 ile oynadı ve buna rağmen kazandık. Şu maçı deplasmanda oynasak ya da başka bir takıma karşı oynasak kesinlikle kazanamazdık. 3 oyuncumuz 19'da 4 ile sadece 11 sayı kaydetti.

Thompson iyiydi, 14 sayı, 7 ribaund ile ciddi katkı yaptı. Kritik anlarda yaptığı olumlu işler fazla. Acaba sezon başından beri oldukça eleştirilen Thompson bile Obradovic ile başka bir seviyeye çıkabilecek mi?

12.597 taraftarımız zaman zaman iyiydi. Ancak skorun kafa kafaya gittiği bir maç yine anons ile ayağa kalkmaları, 30 saniye bağırdıktan sonra yine aynı tiyatro moduna dönmeleri gerçekten çok acayip. Bu sezon bitti artık ancak seneye tribünler ile ilgili bir çalışma yapılmalı. Fenerbahçe bunu haketmiyor. Biraz etkili olsak maçları bile belki daha da rahat alacağız. İyi basketbol seyircisinin basket maçına etkisi diğer sporlara etkisinden daha fazla. Hakemin bir ortada kararını lehimize çevirsek bile büyük iş.

İnandık size bu sene... bu tezahuratı keşke tüm salon, fazla bağırmadan, olduğu yerde hatta söyleseydi. İlk çeyrek 5 dk söyledik, harika atmosfer vardı.

% 26 ile üçlük atan bir Fenerbahçe Doğuş. Sezonun en kötü maçı olabilir.

Cuma günü Anadolu Efes deplasmanına gidiyoruz. Fenerbahçe çift maçın oynandığı hiçbir Euroleague haftasında 2 maçı da kazamadı. Bunu da bir kez daha yazayım. Bakalım ne olacak Cuma günü.

İsmail Şenol ve Caner Eler iyi ikili. İsmail Şenol'un yayını ''Didem bize birazdan Panathinaikos'un uçakla mı otobüsle mi gideceğini bilgisini verecek.'' diye kapatması müthişti. İyi gönderme.

The Post

Öncelikle en başta şunu yazayım. Tam bir biyografi filmleri hastasıyım ve zaman buldukça da izlemeye çalışıyorum. The Post ise hayatımda izlediğim en iyi biyografi filmlerinden biriydi. Uzun konuşmalar, iyi oyunculuklar, samimi sohbetler, ne olacağını bekleyerek geçen dakikalar.

Steven Spielberg'ün yönetmenliğinde Tom Hanks ve Meryl Streep'in başrollerinde geçen film 1971'de pentagon belgelerinin gazetede yayınlanıp yayınlanmamasını konu alıyor. Özgür basının gerçekten nasıl olması gerektiğini her saniye görebiliyoruz.

''Basın yönetenlere değil, yönetilenlere hizmet için vardır.'' Şu sözün söylendiği sahne ayağa kalkıp alkışlayacaktım. Müthiş.

Özellikle Can Dündar ve mit tırları olayında ülkemizin yaşadıklarını biliyoruz. Sadece bir belgeyi gazetesine taşıdığı için hakkında suçlamalar yapılan, hapise atılan, ülkeden gitmek zorunda kalan bir ismi düşününce burada olan hikaye bize çok daha uzak geliyor. Orada bile yaptırım uygulamak isteniyor ancak buna başta halk daha sonra diğer gazeteler karşı çıkıyor ve birlikten kuvvet doğar misali kazanan basın, kazanan halk oluyor. 

Türkiye'de basın adı altında çalışan kesinlikle izlemesi ve ders çıkarması gereken bir film.

Basının var olma sebebini anlatan bu filmi mutlaka izlemenizi öneririm. Ayrıca bunu izleyen Spotlight da izlesin.

15 Ocak 2018 Pazartesi

Alex'in Tweeti


Alex geçtiğimiz günlerde Twitter'da bir kişinin sorduğu soruya böyle bir cevap verdi. Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra neredeyse Fenerbahçe'ye yaklaşması bile yasak olan Alex'in 3 sene sonra ya da 5 sene sonra ya da Mayıs ayından sonra ne zaman olursa olsun Kadıköy'de bir törenle onure edileceğini biliyoruz. Fenerbahçe yıllardır kaybolan değerleri, kopan ilişkileri, zedelenen bağları bir şekilde onarmak zorunda. Fenerbahçe bir kişinin kararlarıyla yönetilecek bir kulüp olmamalı. Mayıs ayında Ali Koç gelirse Fenerbahçe birden tüm branşlarda sportif başarının geldiği bir kulüp mü olacakgaranti veremeyiz. Ancak garanti bir şey var. Ali Koç gibi bir başkan olduğu zaman Alex gibi, Tuncay gibi vefa gösterilmesi gereken, değer gösterilmesi gereken isimler o vefayı da değeri de görecek. Bu bir özel maçla olacak ya da bir plaketle ya da resmi siteden bir teşekkür ile. Kısacası kaybolan değerler geri getirilecek. O günlere az kaldı...

13 Ocak 2018 Cumartesi

Hatıran Yeter


13 Ocak 2016'da kaybettiğimiz Fenerbahçe tribünlerinin lideri Sefa abiyi sevgi ve saygıyla anıyoruz. Yıllarca gittiğimiz her maç gördüğümüz, tribünde bize abilik yapan, Fenerbahçe tribünlerinin daha iyi olması için çaba harcayan, zorluklar yaşayan, Fenerbahçe tribünlerine huzuru getiren Sefa abiyi gerçekten de çok arıyoruz. Başkaları ne düşünür bilmem ama Sefa abi sonrası Fenerbahçe tribünleri de bir daha asla o eski seviyeye çıkamaz. Büyük bir özlemle anıyoruz.

Saygıyla Anıyoruz


Lefter Küçükandonyadis, seninledir kalplerimiz
Bizden uzak olsan bile, hep seni seveceğiz.