2 Kasım 2016 Çarşamba

Bloga Askerlik Arası


2008 Mayıs ayında yazmaya başladığım, bugüne kadar 1 milyonu aşkın görüntülemenin olduğu, binlerce insanın girip çıktığı, paylaştığı, yorum yaptığı, beğendiği, beğenmediği bloguma 2016'nın Kasım ayı itibari ile ara vermek zorunda kalıyorum. 3 Kasım 2016 tarihi itibari ile 3 haftalığına acemi birliğim olan Amasya 15.Piyade Eğitim Tugayı, Aralık ayı itibari ile de usta birliğim olan Ankara-Çankaya- Kara Kuvvetleri Komutanlığı adreslerinde askerlik görevini hayırlısıyla yerine getireceğim. Bu sürede bloga yazma imkanım olursa en azından neler yaşadığım ile ilgili notları yazmaya çalışacağım. Herkes kendine, dostlar Fenerbahçe'ye iyi baksın. Varsa bir hatamız affola...

1 Kasım 2016 Salı

Sully


Gerçek bir hikayeden alınmış filmleri en çok sevdiğim filmler listesinde ilk sıraya yazarım. 2009 yılında New York'da yaşanan uçak kazası sonrası uçağı Hudson nehrine indiren Chesley Sullenberger'in hikayesini anlatan güzel bir biyografik drama filmi. Tom Hanks'in müthiş oyunculuğu, müthiş sahneler, keyifli jüri sahneleri, tekrar tekrar izlediğimiz kaza anları, pilotun başına gelenler ile beraber oldukça temiz, su gibi akan bir film. 96 dakika büyük bir merakla izleyeceğiniz bu filmi mutlaka izleyin.

21 Ekim 2016 Cuma

Manchester United 4 Fenerbahçe 1

Adeta Robin van Persie'nin jübile maçı gibi bir havada oynanan ve Manchester United'ın net galibiyetiyle biten bir maçtı.

Kjaer ve Şener'in peş peşe yaptırdıkları penaltılar, devre sonunda Pogba'nın mükemmel golü, ikinci yarı başında farkın 4'e çıkması ve jübile maçını süsleyen şekilde bir Robin van Persie golü ve biten maç.

Taraftarların ''Yönetim İstifa'' tezahuratları eşliğinde oynanan bu maçın ne yazılacak, ne hakkında yorum yapılacak bir tarafı yok.

Fenerbahçe futbol branşı sona erdi. Son çıkan kapıyı kapatsın.

Barcelona 4 Manchester City 0

Çok büyük keyif veriyorsun be Messi.

Barcelona Şampiyonlar Ligi grup maçında Manchester City'yi Messi'nin 3 ve Neymar'ın golüyle 4-0 yendi. Yoluna emin adımlarla devam ederken rakibine de ağır bir yenilgi aldırdı.

Aslında skor ile oyun arasında bence büyük bir fark var. Manchester City'nin maç boyunca çok net pozisyonlarını özellikle Ter Stegen kalesinde devleşerek önlemiş.

Messi'nin ilk golünde savunma hatası, ikinci golünde Messi'nin direkt kişisel yetenekleri, 3.golünde yine savunma hatası ile başlayan atakta Messi'nin güzel bitirişi ve son golde Messi'nin asistinde Neymar'ın golü.

Maç boyunca Barcelona zaman zaman gerçekten acayip bir top oynamış.

Guardiola'nın böylesine bir yenilgi alması.

Messi çok büyük oyuncusun. 3 gol 1 asist ile oynarken asıl yaptığı olay kendi yaptırdığı penaltı vuruşunu Neymar'a bırakmış olmasıydı. Ronaldo ile bu kadar büyük rekabet içindeyken gol sayısı bakımından onu belki de geçme şansı varken penaltıyı bir kez daha - her sene yapıyor - takım arkadaşına bırakması çok büyük bir futbolculuk örneği. Benim de Messi'yi daha çok sevmeme ve saygı duymama sebep oluyor.

Barcelona formasıyla hazırlık maçları dahil 588 maç, 496 gol, 203 asist. Kariyerinde 655 maç, 521 gol, 219 asist. Barcelona formasıyla 37 hat-trick. Şampiyonlar Ligi tarihinde 7 hat-trick

Yine Messi bu sezon 2 CL maçı 6 gol, yine bu sezon 10 maç, 12 gol, 6 asist

Barcelona ve Messi keyif vermeye devam ediyor. Her zaman yazdığımı yine yazayım. Zaman yaratın ve Barcelona maçlarını canlı seyredin.

17 Ekim 2016 Pazartesi

GFB Maraton

Yıllar önce Maraton tribünü zamanında Genç Fenerbahçeliler tarafından dağıtılan atkı. Sefa abiden bir hatıra da diyebiliriz. Koleksiyonun özel parçalarından.

Öğrenci


Filmekimi 2016'da gittiğim son filmdi. Bu kez Rusya yapımlı film. Günümüz Rusya'sında geçen filmin başrolünde lise öğrencisi Venya var. Beden eğitimi dersinde kızların bikini ile yüzmesini protesto eden ve İncil'den okuduğu cümleler ile beraber bunu değiştiren Venya bir sonraki gün yine İncil elinde cinsel eğitim dersine bir sonraki gün evrim teorisinin müfredata dahil edilmesine karşı çıkıyor. İnsanları etkileme yeteneği de olan Venya bu sayede bir çok şeyi değiştirmeyi başarıyor. Ancak tek bir kişi hariç. O da biyoloji öğretmeni Elena. Oldukça cesur sahnelerin olduğu, enteresan bir son göreceğiniz ve keyifle izleyeceğiniz bir film.

Filmekimi 2016'da bu filmle beraber 6 filme gitmiş oldum. Seneye daha çok filme gitme şansını bulabilirim umarım. Sinema'da film izlemek oldukça keyifli bir aktivite. Sinemalara gitmeye devam...

15 Ekim 2016 Cumartesi

Hell or High Water

Filmekimi 2016 sürüyor, filmleri salonda takip etmeye devam ediyorum. Bu hafta gittiğim 5.filmdi. İki Eli Kanda filmi tek varlıkları olan çiftliklerini ipotek altından kurtarmak için banka soyan iki kardeşin hikayesini anlatıyor. Bu iki kardeş banka soyduktan sonra şehir şehir gezerek yerlerini kaybettirmeye çalışıyor ancak peşlerine düşen polis müfettişi bunlara huzur vermemeye kararlı. Filmi başından sonuna kadar büyük bir gerilimle ve keyifle takip edeceksiniz. 

Başrollerinde Jeff Bridges, Ben Foster ve Chris Pine gibi oyuncuların olduğu ve ''Modern Western'' olarak adlandırılabilecek bu filmi keyifli muhabbetler, müzikler, müfettiş, iyi şekilde ilerleyen sahneler ve gerilim için seyredebilirsiniz.

Eshtebak filminden sonra Filmekimi'nde izlediğim en güzel filmdi. Tavsiye.

Benim için Filmekimi 15 Ekim 2016'da 13:30'da izleyeceğim Öğrenci ve 19:00'da izleyeceğim Arrival filmi ile bitecek.

14 Ekim 2016 Cuma

Fenerbahçe 67 Brose Bamberg 66


Sezona galibiyetle başlamak güzel, sezonun ilk maçında etkili olmadan galibiyet almak da sezonun devamında bu sıkıntıları yaşamamamız açısından önemli. Özellikle hücumda alışık olduğumuz göze hoş gelen pas akıcılığını bulamamak, savunmada tam konsantrasyon yakalayamamak ve sezona fırtına gibi giren Brose Bamberg gibi bir ekiple oynamak derken maç bizim açımızdan zor oldu.

Mücadelenin başından sonuna kadar kafa kafaya giden bir maçı son hücumda yaptığımız savunmayla kazandık. 

Ülker Arena tarihinin en kötü maçlarından birini oynadık ve bir daha bu kadar kötü oynamayız sanırım. 

Sahamızda Euroleague'de 22 maçtır kazanıyoruz.

Taraftarlar da sezona iyi giremedi. Açıkcası sezonun ilk maçında daha coşkulu bir tribün beklerdim. Hep söylüyorum keşke bağıran bir kesim pota arkasında konumlansa ve tribün oradan yönetilse. Tamam taraftarlar oyunun içinde basketbolu bilen kitle ama bazı anlar çok etkisiz. 

Datome 2/9 ile 7 sayı, Dixon 3/6 ile 8 sayı, Bogdanovic 6/9 ile 18 sayı, Vesely 2/10 ile 10 sayı ile oynadı. Antic ve Udoh da 10'ar sayıyla katkı yaptı. Sloukas'ın 0/4 ile oynadığı maçta 4 asisti var. O da etkisizdi.

Euroleague'de haftaya Cuma günü Barcelona deplasmanındayız. İyi oyunla kazanmak sezonun devamı için önemli bir mesaj olabilir.

Tatlı Rüyalar


Filmekimi 2016 devam ediyor. Fai bei sogni ya da Sweet Dreams ya da Tatlı Rüyalar. Açıkcası şu ana kadar izlediğim filmlerin en kötüsüydü. Tabii bu filmin kötü olduğunu göstermez. 1969 Torino'da annesinin ani ölümü karşısında çocukluğu paramparça olan Massimo bunun acısını ilerleyen yıllarda daha da derinden hissedecektir. Gençliğinde önce spor muhabirliği ardından savaş muhaberliği yaptıktan sonra Torino'ya döndükten sonra köşe yazarı olur. Köşe yazarıyken bir okucuya yazdığı mektup hem hayatını değiştirecektir hem de gerçekleri görmesini sağlayacaktır. 

Sahne geçişleri, müzikler, Torino stadından manzaralar, Torino stadının karşısında yer alan müthiş ev ve 134 dakikalık film.

İzleyin önerisi yapmayacağım bir film. Siz bilirsiniz.

Galatasaray Odeabank 84 Cska Moskova 109


Filmekimi için İstanbul'da olduğum için akşam dönmeyip maça mı gitsek dedik arkadaşla. Baktık biletler de bitmemiş. Cska Moskova gibi bir takımı da izlemiş oluruz dedik ve Nişantaşı'ndan 93T numaralı otobüse atladığımız gibi Abdi İpekçi Spor Salonu'nun yolunu tuttuk.

Yıllarca Fenerbahçe'nin bir çok kez maçına geldiğim salona bu kez Galatasaray'ın ev sahipliğinde bir maça geliyordum. Ayrıca hayatımda ilk kez Galatasaray tribününü izleyip değerlendirme şansı bulacaktım.

Salona rahat şekilde girdikten sonra, bağıran kitlenin en uzak noktasında etrafın dolu olmadığı bir koltukta maçı beklemeye başladım.

Galatasaray tribünleri için öncelikle Abdi İpekçi'nin büyük bir şans olduğunu söyleyeyim. Bu salonda tribün yapmak diğer salonlara göre çok daha kolay. Ayrıca Galatasaray'ın en kemik kadrosunun direkt tribünün en merkezi yerinde kalabalık bir şekilde konumlanması da tribün yapmalarının çok daha iyi olmasını sağlayan bir etken. Maça iyi başladılar, etkili tezahurat yaptılar. Sahada istedikleri oyun olmadığı anlar tribün performansı düştü. Ancak özellikle 3.çeyrek takımın da iyi oynaması ile beraber tribün iyi bir noktaya çıktı. Ve tribünün iyi olmasının sebeplerinden birisi salonda bağırmayan hatta ayakta olmayan az kişi var, neredeyse tüm salon tezahuratlara katılıyor. Bu önemli bir şey. 4.çeyrek başında Ccka Moskova'nın birden maçı bitirmesiyle beraber tribünün bitmesi çok ilgincime gitti. Tribün resmen sustu, maçı izlemeye başladı. Hatta salonun bir kısmı 8 dakika kala alınan mola sonrası salonu terketti ve 5 dakika kala da % 50'sinden fazlası salonu terketmişti. Son dakikalar sadece belli bir grup tezahuratlara devam ederken maç da böyle bitti.

Galatasaray tribünlerinin en büyük sıkıntısı yabancı maddeler. Hakemin bir kararı sonrası Ergin Ataman'ın da katkılarıyla beraber taraftarlarının sahaya yabancı madde atması, hakemlerin bu yüzden soyunma odasına gitmesi gerçekten Euroleague gibi bir organizasyona yakışmıyor. Galatasaray tribünleri içindeki genel futbol taraftarlarından görmeye alışık olduğumuz kitleyi içinden atamamış.

Sahaya gelecek olursak De Colo ve Teodosic'i izlediğim için şanslıyım. Zaman zaman acayip işler yaptılar, Teodosic 20 sayı, 11 asist ile Galatasaray'lıları olmasa da beni oldukça keyiflendirdi. De Colo ise zaten avrupanın en iyi basketbolcusu. Ne zaman ne isterse yapabiliyor. Maçı 22 sayı, 4 asist ve 5 ribaund ile tamamladı. Cska Moskova kasmadan 109 sayı attı, son çeyrek rotasyon yaptı, savunma direncini ortaya bile koymadı. Galatasaray ise savunma anlamında ciddi sıkıntılar yaşayabileceğinin sinyallerini verdi. Bu savunmayla Euroleague gibi bir yerde işler çok zor. Sezon nasıl devam edecek merak ediyorum.

Maç sonrası da marmaray ile beraber Üsküdar, oradan da otobüsle İzmit'e gitmek oldukça kolay.

Sonuç olarak keyifli bir basketbol akşamını geride bırakmanın mutluluğunu yaşadım. De Colo ve Teodosic bunun en büyük 2 nedeniydi.

13 Ekim 2016 Perşembe

The Net


Filmekimi 2016 kapsamında Salı günü 19:00'da Rexx sinemasında Güney Koreli yönetmen Ki-duk Kim tarafından çekilen '''' filmine gittim. Film Kuzey Koreli bir balıkçının balık tutmak isterken motorunun ağa takılması sonucunda sınırı geçip Güney Koreli güvenlikler tarafından yakalanmasını, casusluk nedeniyle sorgulanmasını, sorguda yaşadıklarını, Güney-Kuzey ilişkisini, insani bakış açılarını, insanların milletine, ülkesine, liderine nasıl bir biat noktasına gelebileceğini ve bir insanın hayatının böylesine basit gözüken bir sebepten dolayı nasıl bitebileceğini bizlere anlatıyor. Film sonrası ilk an çok beğendiğimi düşünmesem de şimdi bu yazıyı yazarken gerçekten konu olarak iyi film diyor insan. Güney Kore ile Kuzey Kore arasında ne kadar büyük farklar olduğunu, Kuzey Kore'nin hem yönetiliş hem halk olarak ne noktada olduğunu ancak Güney Kore'nin çok daha rahat, çok daha kaliteli bir hayat yaşadığını da bizlere gösteriyor. 

Filmde en şaşırdığım sahne insanların dilini ısırarak intihar etmesiydi. Daha önce böyle bir şeye denk gelmemiştim, çok şaşırdım.

Filmde bazı sahneler de bizleri iyi güldürdü. Ayrıca film korece değil de başka bir dilde olsa daha iyi olurdu çünkü gerçekten bazı sahneler dile alışık olmadığımız için ve bize hızlı da konuşunca komik geldiği için ağlayacağımız sahnelerde gülüyorduk ya da tebessüm ediyorduk.

İzlerseniz pişman olmayacağınız bir film.

Filmekimi 2016'da salonda izleyeceğim 4 film kaldı.

Perşembe 11:00 Rexx Tatlı Rüyalar, 16:00 Nişantaşı İki Eli Kanda
Cumartesi 13:30 Atlas Öğrenci, 19:00 Atlas Arrival

12 Ekim 2016 Çarşamba

Chelsea-Benfica Maçı Atkısı


Hayatımda en çok sevdiğim ve değer verdiğim insanlardan biri olan Varol Döken'den aldığım hediye. Biz gidememiştik Amsterdam'a ama o gitmişti. Hüzün veren atkı. Keşke bizim adımız olsaydı orada. Yine de güzel günlerdi.

Frantz


Filmekimi 2016 kapsamında filmlere devam ediyorum. Bu kez Birinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya'nın küçük bir kasabasında geçen güzel bir dram filmi izledim. Savaş sırasında ölen nişanlısı Frantz'ın mezarına her gün gidip çiçek koyan, mezarı sulayan Anna bir gün mezara başka birinin daha geldiğini görür. Bu gelen kişi Adrien yani Frantz'ın Fransa'dan yakın arkadaşıdır. Ancak işler görüldüğü gibi değildir. Spoiler vermek de istemiyorum ama filmin başından sonuna işler pek de beklediğiniz gibi gelişmiyor. Bir çok ters köşe çıkıyor.

Filmin en güzel sahnelerinden birisi Fransa'da bir cafe'de söylenen La Marseillaise yani Fransa ulusal marşı. Sinemada dev ekranda yüksek sesle dünyanın en güzel marşlarından birini baştan sona dinlemek oldukça keyifliydi. O anlar aldığım keyif filmin tamamında aldığım keyiften daha fazlaydı.

Rexx'e 2.kez girişimde bu kez alt sırada izledim. Önüme de herhangi biri gelmeyince alt yazı konusunda sıkıntı yaşamadım.

Sinemaya gelen kitle acayipti. 60 yaş üstünde en az 100 kişi vardı. Sinemanın böylesine bir ilgi görmesi insanı mutlu ediyor.

Mekanlar, müzikler, siyah-beyaz sahneler, Fransa sokakları, keman çalınan sahneler, müzeler, tablolar derken sıkılmadan izleyeceğiniz bir film.

Olmasaydı Sonumuz Böyle


Fotoğrafı 12 Ekim 2012 tarihinde Sabiha Gökçen'de çektim. Belki çok güzel fotoğraf değil ancak çok özel fotoğraf. Hayatımda Lefter dışında kişisel olarak bir şey yaptığım tek futbolcu Alex de Souza. O malum gün. 12 Ekim 2012 Kocaeli'den büyük bir üzüntü ile oraya gittim, son kez Alex diye bağırdım, son kez Alex'i gördüm, son kez Alex'i seven insanların sevgilerine şahit oldum. Alex'e veda ettik. Hayatımda herhalde bundan sonra bir futbolcuyu ne bu kadar çok seveceğim ne peşinden mesafe katedeceğim ne de Fenerbahçe formasıyla böylesine büyük bir futbolcu seyredeceğim. Alex de Souza'yı unutamıyorum zaten unutmayalım da... 

10 Ekim 2016 Pazartesi

Eshtebak


Filmekimi 2016 kapsamında izlediğim nefis bir film. 2013 Mısır askeri darbesi sırasında Mursi destekçileri ile ordu destekçilerinin bir polis kamyoneti içinde yaşadıklarını anlatan gerçek bir hikaye. İlk sahnede kamyonet içine atılan gazetecilerden başlayıp ve ardından onları taşlayan ordu destekçileri ve sonrasında Mursi destekçilerinin atılması ile devam ediyor. Kamyonet yükünü aldıktan sonra Mısır sokaklarında yaşananlar ürkütücü şeyler. Film boyunca insan kendisini kamyonetteymiş gibi hissediyor. Karşıt görüşlü insanların zaman zaman nasıl sadece insani şekilde yaşadıklarını, zaman zaman ise gerçek bir düşman olarak yaşadıklarını bizlere çarpıcı olarak yansıtıyor. İşin özeti son zamanlarda değil hayatım boyunca izlediğim en özel filmlerden biriydi. Böylesine farklı konuyu, böylesine güzel şekilde bizlere yansıtan yönetmeni tebrik etmek lazım. 

Tamamı kapalı bir mekanda geçen bir filmin bu kadar güzel olacağını tahmin etmezdim. Bir şekilde imkan yaratın ve bu harika filmi izleyin. 

Filmekimi etkinliğine ilk kez katıldım ve çok güzel bir başlangıç yaptım. 2016'da ya da devam eden yıllarda daha çok filmlere gitmeye gayret edeceğim.

Filmi izlediğim Rexx sinemasına da ilk kez gittim. Alt yazıyı görmekte zorlandım. Her zaman böyle mi oluyor yoksa benim önüme gelen uzun boylu bir insandan dolayı mı kaynaklandı bilmiyorum ama çok güzel gözüken salonun aslında o kadar da güzel olmadığını anlamış oldum.

Filmekimi 2016'ya;

11 Ekim 13:30 Frantz / 19:00 Rexx sineması
15 Ekim 13:30 Öğrenci / 19:00 Arrival Atlas sineması

ile devam edeceğim.

Chelsea-Atletico Madrid Maçı Atkısı

Ne zaman kim tarafından verildiğini kesinlikle hatırlamadığım atkı. Güzel atkı ama acaba kim verdi?

7 Ekim 2016 Cuma

Red Star Belgrade


Belgrad'a giden arkadaşım Ayşe'den gelen Red Star Belgrade yani Kızılyıldız atkısı. Partizan olan koleksiyonun olmazsa olmaz karşılığı. Kendisine teşekkür ederim.  

Emre Mor ve Türkiye-Ukrayna Maçı


Bir Emre Mor gerçeği var. 1997 doğumlu bu futbolcu varlığından haberdar olduğumuz ilk günden beri her izlediğimiz an bizleri şaşırtmaya, heyecanlandırmaya devam ediyor. Ukrayna maçı da o anlardan biriydi.

Mücadelenin ilk dakikasından son anına kadar topu ayağına aldığı bir çok an olumlu işler yaptı. Çalımları, hızı, top sürüşü, top hakimiyeti ile beraber bizleri tv karşısında keyiflendirdi ve heyecanlandırdı. Zaman zaman gereksiz çalımlar, gereksiz driplingler yapsa da bunların da zamanla ortadan kalkacağını düşünüyorum. Emre Mor bu kadar genç yaşta takımın en büyük oyuncularından birisi olup maçın kaderini değiştirmesi için tüm takım arkadaşlarının desteğini de almış durumda. Maç sonrası Hakan Çalhanoğlu'nun ''Topu Emre'ye atıp bir şeyler yapmasını istiyoruz.'' tarzı açıklaması da bunu bizlere gösteriyor. Emre Mor şu an çok iyi durumda, daha da iyi olacak. Bu çalım yeteneğine asist yeteneğini eklediği zaman, pasları zamanında atabilme özelliğini eklediği zaman, karar verme yeteneğini kazandığı zaman zaten dünya futbolunun en iyi oyuncularından birisi olacak. Yıllardır Türkiye'de biz böyle bir yerli oyuncu izlemedik. Biz kimseye ''Dünya çapında yıldız olacak.'' demedik. Emre Mor için diyoruz.

Emre Mor ile ilgili tek sıkıntı var. Bu maç çok kez gördüğümüz itirazları. Emre Mor gibi bir futbolcu gerekli-gereksiz her an hakeme itiraz etmemeli. Messi'nin kariyerininin ilk gününden bu yana sert fauller yapıldığında bile asla itiraz etmediğini, sadece saha içinde topa konsantre olduğunu ve bu sayede çok daha olumlu şeyler yaptığını biliyoruz. Emre Mor için de aynı şeyler lazım. Her pozisyon hakemin dibinde bitip hakeme itiraz ederek Emre Mor hiçbir şey kazanmaz. Bu konuda hem Dortmund hem de Türkiye yetkililerinin uyarı yapması gerektiğini düşünüyorum. Emre Mor'u biz diğer futbolcular gibi görmek istemiyoruz. Emre Mor'u saha içinde olumlu şeyler yaparken görmek istiyoruz.

Türkiye 2-0 geriye düştüğü maçta Ukrayna ile 2-2 berabere kaldı. 1 puan mı kazandık, 2 puan mı kaybettik sorusuna tam olarak cevap veremeyiz. İlk yarı oynanan kötü futboldan sonra 2.yarı yapılan doğrular, oyuncuların daha konsantre olması güzel şeylerdi. 0-2'den 2-2'ye gelmek hatta 3-2'yi kaçırmak önemliydi. Artık grupta özellikle evimizde puan kaybetme lüksümüzün kalmadığını düşünüyorum. Deplasmanda alınacak ekstra bir galibiyet ise grupta tekrardan ciddi şekilde iddialı konuma gelmemizi sağlayabilir. İzlanda deplasmanı bunun için ilk fırsat. Milli takımın Rusya'ya olmasını çok istiyoruz o yüzden bu takımı yürekten destekliyoruz. 

6 Ekim 2016 Perşembe

FBloggers





Twitter üzerinden tanıştığımız blogger arkadaşlarımızla kurduğumuz oluşumun çift taraflı atkısı. Güzel günlerdi. Koleksiyonun özel parçalarından birisi.

Hırs


Öncelikle şunu söyleyeyim fotoğrafta gözüken an maç kazandıran basketi atan Sloukas ile koçun anlık durumu değil. Başa saralım. Bir tarafta koç Zeljko Obradovic. Kariyerinde sadece 8 tane Euroleague şampiyonluğunun olduğunu söylesek bile yeter ancak onun haricinde Yunanistan ve Türkiye'de bir çok kupa zaferi ve bir çok kez yılın koçu ödülleri. Diğer tarafta Kostas Sloukas. 2 Euroleague şampiyonluğu, Türkiye ve Yunanistan'da kazanılan kupalar, kişisel bir çok ödül. 

Fenerbahçe formasıyla sezonun başında Cumhurbaşkanlığı Kupası maçı. Rakip Anadolu Efes. Skor 27-16 Fenerbahçe lehine ve karşılaşmanın 2.çeyreği oynanıyor. Fenerbahçe takım olarak yine Anadolu Efes'i durdurdu ve maçı izlediğim için hatırlıyorum ortasaha çizgisinde Anadolu Efes oyuncusu yarısaha ihlali yapınca top Fenerbahçe'ye geçti. Ve ardından o top kaybının bir numaralı aktörü ve koç bu top kazancını bu şekilde kutladı.

Üzerine çok şeyin söylenebileceği bir fotoğraf. Fenerbahçe'nin yıllardır neden iyi olduğunu ve Final Four'lar, şampiyonluklar aldığını, Fenerbahçe'nin neden maçları kazandığını, Obradovic'in neden bu kadar iyi bir koç olduğunu, neden bu kadar çok zafer elde ettiğini, Kostas Sloukas'ın neden Fenerbahçe gibi bir takımda oynadığını, Fenerbahçe taraftarlarının neden bu takımı bu kadar çok sevdiğini, neden Fenerbahçe tarihinin en güzel takımlarından biri olarak adlandırdığını, neden peşinden her yere gittiğini, yalnız bırakmadığını, maçlarını büyük bir keyifle izlediğini bizlere anlatan bir fotoğraf.

Fenerbahçe yıllardır futbol branşı ile ayakta duran bir camia. Ara ara voleybol ve basketbol takımları ön plana çıksa da bu uzun vadede yerini koruyamadı ve futbol branşı her zaman lokomotif oldu. Ancak Fenerbahçe taraftarlarının yıllardır istediği her şeyi bu takım yapıyor. Mücadele ediyor, formanın ağırlığını bilerek oynuyor, formaya değer veriyor, taraftarları mutlu etmek istiyor, kazanmak istiyor ve kazanıyor. Doğal olarak da Fenerbahçe taraftarları belki de tarihinde ilk kez bir numaralı takım olarak basketbol takımını koyuyor.

Bu hırs, bu mücadele sürdüğü sürece de bunun değişeceğini sanmıyorum.

Fenerbahçe erkek basketbol takımı geçen sezon yakaladığı başarıların ardından sezona Anadolu Efes karşısında alınan 77-69'luk galibiyetle beraber kupa zaferiyle başladı. Kupadan çok bu mücadelenin devam etmesi bizleri mutlu ediyor. Çok yaşayın...

5 Ekim 2016 Çarşamba

Braga Maçı Atkısı

Uefa Avrupa Ligi 3.Tur maçı öncesi stat çevresinde işporta tezgahından aldığım maç atkısı. Mehmet Topal'ın golüyle 1-0 kazanmıştık. Güzel hatıra.

4 Ekim 2016 Salı

Tarık Akan & Fenerbahçe




















Fenerbahçe'li Tarık Akan. Çok güzel fotoğraflar. Sevgi ve saygıyla anıyoruz.


Ultras Fener









Ne zaman ve kimden aldığımı unuttuğum atkı. Sade ama çok şık.

21


Normalde benim gibi bu işlere meraklı birinin çok önceden seyretmesi gereken filmdi. Mantıklı, sistemli, kurallara uyarak, acele etmeyerek, sabrederek kumardan para kazanabileceğini ama ufak bir duygu değişikliğinde günlerce kazandığını nasıl kaybettiğini bizlere gösteren bir film. Jim Sturgess, Kate Bosworth ve Kevin Spacey'nin başrollerinde olduğu filmi sıkılmadan seyredeceksiniz. Film sonrası hemen girip internet üzerinden Blackjack oynadım ve kaybettim. Bu da böyle bir anı.

3 Ekim 2016 Pazartesi

Karşıyaka


Haftasonu gittiğim İzmir'de Karşıyaka Store'dan 25 TL karşılığında alıp koleksiyona eklediğim yeni atkım.

30 Eylül 2016 Cuma

Süper Lig Takımlarının 2016/2017 Kombine Fiyatları


2016/2017 sezonu öncesi kombine fiyatları konusunu yazmayı atlamışım. Hem kombine fiyatlarına hem Fenerbahçe maçında uygulayacakları fiyatlara bakalım. Ve uzun zaman sonra kalkan yasaklardan sonra belki de tüm deplasmanlara gidebileceğimiz bir sezon olduğunu da söyleyelim. İşte tüm takımların kombine fiyatları;

Adanaspor : 200 TL ile 5.000 TL
Akhisar Akhisar Belediye Gençlik ve Spor : 170 TL ile 500 TL
Alanyaspor : 300 TL ile 2.500 TL
Antalyaspor : 110 TL ile 700 TL
Beşiktaş : 1.000 TL ile 5.500 TL
Bursaspor : 2500 TL ile 2.000 TL
Çaykur Rizespor : 100 TL ile 3.300 TL
Fenerbahçe :  1.100 TL ile 9.450 TL
Galatasaray : 840 TL ile 4.240 TL
Gaziantepspor : Yeni stat yapıldığı için mevcut stada kombine satmıyorlar.
Gençlerbirliği : 210 TL ile 770 TL
Kardemir Karabükspor : 100 TL ile 600 TL
Kasımpaşa :150 TL ile 600 TL / Fenerbahçe tribünü 40 TL
Kayserispor : 60 TL ile 1.020 TL
Medipol Başakşehir : 185 TL ile 300 TL / Fenerbahçe tribünü 80 TL
Osmanlıspor : Kombine satmıyorlar.
Torku Konyaspor : 100 TL 1.200 TL 
Trabzonspor : 350 TL ile 750 TL

28 Eylül 2016 Çarşamba

Borussia Dortmund 2 Real Madrid 2

Tamamen dolu tribünler, harika bir zemin, süper yıldızlar, düşmeyen tempo, oyunun sürekli aktif olmasını isteyen hakem ve ona yardımcı olan futbolcular, daha iyi bir Dortmund takımı, güzel goller ve 90 dakika boyunca alınan keyif. Futbol böyle maçlar yüzünden seviliyor. Bir de Emre Mor gerçeği var. Çok kısa zamanda çok daha başka yerlere gelecek. Neredeyse tüm kariyerine şahitlik etmiş olacağız. Keyifle izliyoruz.

22 Eylül 2016 Perşembe

Remember The Titans


Siyahlarla beyazların bir arada yaşayabilmesinin mümkün olmadığını hatta yaşayamayacağını söyleyenler, ardından gelen bir koç ve bundan sonra yaşananlar. Ufacık çocukların bile nasıl siyah ya da beyaz nefreti ile büyüdüklerini, koca koca adamların nasıl saçma şekilde birbirlerine yakınlık kurmadıklarını ancak daha sonra nasıl çok yakın arkadaş olabildiklerini, dostluklar kurduklarını birlikte yoğun antrenmanlara nasıl ğöğüs gerdiklerini ve nasıl bir sonuca ulaştıklarını anlatan güzel bir film.

Başrollerini Denzel Washington ve Will Patton'un paylaştığı bu filmde sevgi, saygı ve samimiyet bulacaksınız.

Filmin sonunda da günümüzde durumun ne olduğunu göreceksiniz. 

Filmin çok güzel müzikleri var onları da mutlaka dinleyin.

İzleyince asla pişman olmayacağınız filmlerden.

14 Eylül 2016 Çarşamba

Barcelona 7 Celtic 0


Barcelona maç başından sonuna kadar sürklase ettiği ve kötü golün atılmadığı maçta Celtic'i 7-0 yendi. Messi'nin ilk golünde sert vuruşu, ikinci golünde Neymar ile paslaşmaları, Neymar'ın nefis frikik golü, Iniesta'nın golünde Neymar'ın asisti, Iniesta'nın nefis vuruşu, Messi'nin hat-trick yaptığı golde Suarez'e attığı pası, Suarez'in attığı golde yaptığı kontrol, harika vuruşu, son golde Neymar'ın Messi'ye nefis ara pası, Messi'nin asisti ve Suarez'in bitiriciliği ile gelen 7 gollü zafer. 

Messi 3 gol 1 asist, Neymar 1 gol, 4 asist, Suarez 2 gol 1 asist. MSN geri döndü. 

2012 yılında Barcelona'nın topla oynama rekoru kırdığı ancak 2-1 yenildiği maçtan bugüne oynanan 3 maçta 14 gol atarak 3 maçı da kazanan bir Barcelona. Son 2 Şampiyonlar Ligi maçlarının sonuçları. 7-0 ve 6-1.

Messi 47 gol ile Şampiyonlar Ligi'nde bir statta en fazla gol atan futbolcu oldu, Şampiyonlar Ligi'nde 6 ile en fazla hat-trick yapan futbolcu oldu, 41 gol ile 2016 yılında en fazla gol atan futbolcu oldu, 50 gol ile Şampiyonlar Ligi gruplarında en fazla gol atan futbolcu oldu.

Barcelona Cumartesi günü ligin yeni ekiplerinden Leganes deplasmanına gidiyor. Maç 14:00'de.

39


Fenerbahçe formasıyla daha büyük bir futbolcu izlemedim. Bir gün Fenerbahçe'de tekrar göreceğiz... İyi ki doğmuşsun be kaptan.

10 Eylül 2016 Cumartesi

Tutku


4 yıl aradan sonra ligde ilk Old Firm. Tribünler tıklım tıklım dolu. Celtic maça çok iyi başlıyor. 33 ve 42.dakika Dembele iki güzel gol atıyor. 2-0. Tribünlerden çıkan gol sesini duymanız lazım. Acayip bir ses çıkıyor. 44.dakika Garner Rangers adına golü atınca bu kez deplasman tribününden duyuyoruz aynı sesi. Yine aynı sevinç, coşku. İlk yarı 2-1 bitiyor. 61.dakika Sinclair golü atıp Celtic'i rahatlatıyor. Golde Dembele'nin asisti attığı gollerden daha güzel. 83.dakika Dembele hat-trick yapıyor. Yine klas kontrol ve bitiricilik. Tribünler iyice kendinden geçiyor. 90.dakika gelen Armstrong golü skoru 5-1'e getiriyor ve Celtic taraftarları için unutulmaz bir sonuç ortaya çıkıyor. Ağustos 2000'den sonra Celtic'in Rangers karşısında aldığı ilk 4 farklı galibiyet. Kasım 1998'den sonra bir kez daha 5-1 kazanmayı başardılar.

Fotoğraf ise her şeyi anlatıyor. İnsanlar mutlu, gülüyor. İskoç olmanın şansını yaşayarak, hayatta sıkıntı çekmeyerek zevkle statlara gidiyorlar ve futboldan aldıkları keyfi sonuna kadar yaşıyorlar. Bize de uzaktan maçları izlemek, videolara ve fotoğraflara bakmak kalıyor. Hayat Celtic taraftarlarına ve İskoçlara güzel.

26 Ağustos 2016 Cuma

Uefa Avrupa Ligi Grupları

Uefa Avrupa Ligi'ndeki rakiplerimiz bugün çekilen kurayla belli oldu. Fenerbahçe açısından şanssız bir kuraydı. Kupanın en iyi kadrosuna sahip, en iyi takımı Manchester United'ı çekmek bile başlı başına grubu zor hale getirdi. 3.torbadan da Feyenoord gelince grup iyice zorlaştı. Son torbadan gelen Ukrayna ekibi Zorya ise tam bir kapalı kutu. Fenerbahçe ilk maçına 15 Eylül tarihinde Zorya deplasmanında çıkacak, 29 Eylül Feyenoord ile Kadıköy'de, 20 Ekim Manchester Unitede deplasmanındayız. Grubun ikinci yarısında ise 3 Kasım evimizde Manchester United'ı ağırlayacağız. Ardından yine evimizde 24 Kasım'da Zorya'yı ağırlayacağız. Son hafta ise 8 Aralık tarihinde Feyenoord karşısında olacağız. Gruptan çıkar mıyız bilmem ama oldukça zor maçlar oynayacağımız kesin. Özellikle Manchester United'ın kupaya vereceği önem grubun kaderini belli edecek. Robin van Persie'nin eski takımları Feyenoord ve Manchester United'a karşı oynayacak olması, Kuyt'ın Fenerbahçe'ye karşı oynayacak olması grubun güzel hikayeleri. Ayrıca Uefa'nın manşetten Manchester United özelinde bu grubun haberini verdiğini de belirtelim. Neler yaşanacak merakla bekliyoruz.

Grasshopper 0 Fenerbahçe 2


İlk maç 3-0 olduğunda zaten turun Fenerbahçe'ye geldiğini Grasshopper oyuncuları dahil herkes biliyordu. Grasshopper 3-0 kaybettiği bir maçın rövanşında turu alabilecek bir takım değil. Bunu ilk maçın tamamında gördük.

Rövanş maçı oldukça rölanti şekilde geçti. Fenerbahçe kendini sıkmadı, Grasshopper da turun gelemeyeceğini bilerek oynadı. 2.yarı sonlarına doğru bir ara oyunu hareketlendiren Fenerbahçe önce Fernandao ardından Stoch ile 7 dakika içinde 2 gol buldu ve maçı 2-0, turu da 5-0 kazanarak gruplara kaldı.

Fernandao'nun attığı golde Van der Wiel'in Alper'e pası, Alper'in güzel bitirici vuruşu ne kadar güzelse, Fernandao'nun kaleye giden topta sırf gol kendine yazılsın diye topa dokunması o kadar kötüydü. Gol sonrası kendi kendine sevinmesi, diğer arkadaşları Alper'e, Wiel'e giderken yalnız kalması da tüm takımın golün sahibinin gerçekte kim olduğunu gözler önüne seriyordu. Ben Alper olsam Fernandao'ya maç sonrası ''Neden?'' diye sorardım.

Stoch'un gol atmasına yine çok sevindim. Mehmet Topal'ın pası harikaydı. Stoch 2 maçta 3 golle eşleşmenin yıldızı oldu.

Van Persie bitik durumda, bir an önce iyi duruma gelmeli diyoruz ama o ışığı henüz göremedik. Pazar günü Kayserispor maçında ilk 11 çıkar. Bakalım o maçta neler yapacak.

Gurbetçi taraftarların maç sonrası sahaya girmesi?

Gruplara kalmak güzel, her zaman avrupa kupalarına daha çok önem veren biriyim. Umarım kupada sona kadar gidebiliriz.

Fenerbahçe için sezon Pazar günü oynanacak Kayserispor maçı ile devam ediyor. Sonrasında milli ara var.

25 Ağustos 2016 Perşembe

Geçmiş Zaman Mazi Olunca / Beste


Başakşehir-Fenerbahçe maçı sonrası internete böyle bir video düştü. Facebook'dan yayınlandı. Bir ocakbaşı restoran, Fenerbahçe formalı insanlar keyifle bir tezahurat söylüyorlar. Başrolde Fenerbahçe tribünlerinin efsane isimlerinden ''Amigo Nurullah'' var. O söylüyor insanlar ona eşlik ediyor.

Videonun sözleri harika. Aşağıda paylaştım. Nuri abinin çoşkusu, ''Sen de baban gibi Allah'ın aşkına, omzuna kondur Kanarya'' derken çocuğa bakışı, ''Üzme Fenerbahçe'mizi'' kısmında kendinden geçişi, insanların coşkusu müthiş.

Çocuğun tezahuratı bilmediği halde biliyormuş gibi yapması da videonun tek kötü yanı sanırım.

Statta falan söylenmez ancak böyle ortamlarda gerçekten acayip keyifli olur. Hele sonunda ''Üzme Fenerbahçe'mizi'' kısmı adamı bitiriyor.

Bu arada biraz araştırma yapınca bestenin yeni olmadığını, 3 yıl önce Youtube'a yüklendiğini görebiliyoruz. Sözleri yazanların eline, söyleyenlerin ağzına sağlık.

Sözleri;

Geçmiş zaman mazi olunca, 
Hep o anlar geliyor aklıma,
Daha 4 yaşında babamın omuzunda,
Gelmiştim sana Kanarya,
Şimdi aklar düşüyor saçlara,
Tüm dostlarım evlen diyor bana,
Sen de baban gibi, Allah'ın aşkına,
Omzuna kondur Kanarya,
Gelecek zamana var bir dua,
Elimiz yükseldi semaya,
Allahım ne olur, duy bu yürekleri,
Üzme Fenerbahçe'mizi.

24 Ağustos 2016 Çarşamba

Medipol Başakşehir 1 Fenerbahçe 0


2016/2017 sezonuna daha iyi bir başlangıç yapmak isterdik ancak olmadı. Son 8 sezonda sadece 1 kez kazandığımız Başakşehir deplasmanından yine yenilgiyle dönerek sezona puansız girdik.

Mücadelenin hemen başında yediğimiz gol moralleri bozsa da oyun planımızı bozmadı. 90 dakika topa hakim olan bir Fenerbahçe izledik. Ancak Volkan Şen, Alper Potuk gibi oyuncuların formsuzluğu, sürekli top kayıpları, çalım denemelerinin sonuçsuz kalması, özellikle üretkenlik konusunda bir şeyler beklediğimiz Salih başta ortasaha oyuncularının acayip kötü maç çıkarmaları, gollük herhangi bir pas verememeleri, gol yollarındaki oyuncularımızı pozisyona sokamamaları, Hasan ve Van der Wiel'in isabetsiz ortaları, sonuçsuz bindirmeleier, Emenike'nin formsuz oluşu derken aldığımız 1-0'lık yenilgi çok normal.

Takım anlamında bu kadar vasat performansın sergilendiği maçın sizin istediğiniz şekilde bitmesi zaten çok zor bir şey. Ligin iyi takımlarından Başakşehir'i yine de Stoch, Van Persie ya da Fernandao'un pozisyonları golle sonuçlansa yenebilirdik.

Stoch oyuna girdikten sonra yine etkili oynadı. Özellikle Fernandao'ya attığı bir pas her zaman alışık olduğumuz Stoch değildi. Bu sezon daha farklı olacağını bizlere gösterdi. Ayrıca sürekli ortasahaya gelip top almak istemesi, isabetli ve uzun pasları ile beraber oyuna girdikten sonra kısa sürede etki yarattı. Bu sezon Stoch böyle devam ederse takımın etkili futbolcularından biri olur.

Van Persie çok kısa sürede forma girmeli. Fenerbahçe için Salih ile beraber en kritik futbolcu. Bu iki futbolcu Fenerbahçe'ye ciddi sınıf atlatacak. Ancak formda olurlarsa.

Yediğimiz golde Volkan Demirel'in ciddi hatası var. Sezona kötü başladı. Bir yanda maç kazandıran Muslera, bir yanda maç kaybettiren Volkan.

Sezona yenilgiyle başladık ve haftasonu evimizde Kayserispor ile oynuyoruz. Ligin ikinci maçında alınacak bir puan kaybı çok başka şeylerin yaşanmasına sebep olabilir. 

Barcelona 6 Real Betis 2


Cumartesi gecesi Barcelona-Real Betis maçını izleyenler son zamanların en efsanevi futbollarından birine şahit oldu. Barcelona sezonun ilk maçında öyle bir futbol oynadı ki ekran karşısında veya statta maçı izleyen herkes zevkten kendinden geçti.

Barcelona mücadeleyi 6-2 kazanırken maç boyunca attığı goller, yapılan paslar, yapılan asistler, atılan çalımlar ile beraber resital sundu. Son zamanların en efsanevi Barcelona futbollarından birine şahit olduk. Arda'nın, Suarez'in, Messi'nin harika golleriyle beraber % 73 topla oynama, 30 şut ile beraber 90 dakikalık bir resital izledik.

Size kesinlikle bir tavsiye; Barcelona maçlarını mutlaka izleyin. 90 dakikalık daha büyük keyif yok.

23 Ağustos 2016 Salı

Fenerbahçe 3 Grasshopper 0


Maç öncesi Yoğurtçu Parkı, bomboş banklar, nereden nereye geldiğimizin göstergesi, sadece bir kaç arkadaş eski günleri konuşmamız, maça geçersek Aatıf'ın golünde Salih'in yerdeki mücadelesi, Stoch'un iki mükemmel golü, takımın istekli futbolu, Ozan ve Salih'in iyi futbolları, Dirk Advocaat'ın gollerdeki sevinci, boş tribünler, Avrupa Ligi grupları yolunda alınan 3-0'lık net galibiyet. Dirk Advocaat'ın ilk resmi maçında ilk galibiyeti olarak tarihtekini yerini aldı.

19 Ağustos 2016 Cuma

İlk Kupa

Arda'nın müthiş futbolu, attığı 2 güzel gol, Messi'nin maç içinde yaptıkları, nefis kafa golü, sezonun başında kazanılan ilk kupa, maç sonunda Suarez ve Arda'nın samimi sohbetleri, Bravo'nun kurtardığı penaltı ve Messi'nin elinde havaya kalkan bir kupa. Barcelona Sevilla'yı 2.maçta da rahat yenerek kupanın sahibi oldu.

Dirk Nicolaas Advocaat

İlk maçında taraftarlar önünde saygıyla eğildi, umarım son maçında taraftarlar olarak bizler önünde saygıyla eğiliriz.

15 Ağustos 2016 Pazartesi

Sevilla 0 Barcelona 2


Barcelona sezonun ilk resmi maçına İspanya Süper Kupa ilk maçında çıktı ve rakip Sevilla'ydı. İlk yarısında ortada bir oyunun olduğu mücadelenin 2.yarısında Suarez ve Munir'in golleriyle beraber Barcelona 2-0 kazandı ve deplasmanda oynadığı maç sonrası kupayı kazanmayı büyük ölçüde garantiledi.

Barcelona'da Arda ilk 11'de oynadı, ilk golün asistini müthiş bir şekilde yaptı. Munir'in golünde ise Messi'nin güzel bir asisti vardı. Arda Turan için geçen maç söylediğim şeyler aynen devam ediyor. Barcelona'da düzenli oynamak için çok daha akıcı bir futbol oynamalı, tek topu iyi yapmalı, pas atması gereken an atması gerekiyor. Özellikle Barcelona'nın takım halinde karşı alana yerleştiği anlar atamadığı paslar ya da çalım atarken kaptırdığı toplar ciddi sıkıntı. Asist yapması bu maç Arda'yı kurtaran bir detaydı. Takım arkadaşları asist sonrası golü atan Suarez'e değil, Arda'ya koştu.

Sezonun ilk golü Suarez'den. Bu sezon da bir sakatlık yaşamazsa 50 golü geçer.

Alves sonrası sağ kanat oyunları ciddi şekilde azaldı. Bunu şu ana kadar net şekilde gördük. Sezon başladıktan sonra Vidal düzenli olarak oynamaya başladıktan sonra bir kez daha bakarız. Sergi Roberto iyi ama bir Alves, bir Vidal değil.

Sol kanatta ise Alba'nın acilen gelmesi lazım, orada da ciddi sıkıntı var. Resmen akmıyor.

Mascherano ve hızı.

Busquets ve insanlar tarafından beğenilmeyen futbolu. Ancak takımın vazgeçilmez oyuncusu. Barcelona için çok kritik.

Çarşamba akşamı 00:00'da rövanşı Lig Tv ekranlarından takip edebiliriz. Cumartesi günü ise Betis ile Camp Nou'da ligin ilk maçına çıkacaklar.

Arsenal 3 Liverpool 4

Dünyanın izlemesi en keyifli ligi premier lig resmen başladı ancak biz Türkiye'de hiçbir yayıncının yayın haklarını almaması ya da alamaması yüzünden izleyemiyoruz. İlk haftanın en efsanevi maçı da Arsenal ile Liverpool arasında oynanmış. Arsenal Walcott'ın golüyle 1-0 öne geçmiş, 45+1 Coutinho, 49 Lallana, 56 Coutinho ve 63 Mane ile Liverpool 1-4'ü yakalamış. 64.dakika Oxlade, 75.dakika Chambers ile 2 gol bulan Arsenal sadece maçın skorunu belli etmiş.

Premier lig umarım 2.haftadan itibaren yayınlanmaya başlar ve bizler de bu maçları mış-miş şeklinde değil de izleyerek yorumlama şansı yakalarız.

9.81

2008 ve 2012'den sonra 2016'da da altın madalya Usain Bolt'un oldu. Kötü çıktığı yarışı yine ilk sırada geçti ve adını tarihe altın harflerle yazdırdı. Biz Usain Bolt gibi bir efsaneyi izlediğimiz için şanslıyken, Blake, Gatlin gibi isimler de Bolt ile aynı döneme denk geldikleri için çok şanssız. 

14 Ağustos 2016 Pazar

Rio 2016

Açılış seremonisi, kırılan rekorlar, müthiş mücadele, keyifli anların yaşandığı 2012 Londra'dan sonra bir sonraki olimpiyatları büyük bir merakla bekliyor, bu müthiş heyecana en azından tv başında ortak olmak istiyordum. Rio'da bunu sonuna kadar yaşıyorum. 13 Haziran'dan beri de çalışmıyor olmamdan dolayı neredeyse her gün sabahı ediyor tüm yarışları takip etmeye çalışıyorum. İşsiz olmanın böyle bir güzelliği oldu.

Bugüne kadar bana uzak olan okçuluk, masa tenisi gibi sporları bile keyifle takip ediyorum. Zaten ortada keyifli bir mücadele, rekabet varsa sporun adının pek önemi kalmıyor, kendini izlettiriyor.

Rio 2016 başladığından beri özellikle yüzme branşında kırılan rekorlar dikkat çekiyor. Macaristan'dan Katinka Hosszu, İsveçli Sarah Sjostrom, herkesin hayranlıkla izlediği Katie Ledecky, Büyük Britanyalı Adam Peaty. Yine yüzme branşında Ryan Murphy'nin kırdığı dünya ve olimpiyat rekoru dikkat çekti. Bu isimler dışında halter'de Çinli sporcuların kırdığı olimpiyat ve dünya rekorları, okçulukta Kore'den Woojin Kim'in kırdığı dünya rekoru dikkat çekenlerden bazılarıydı.

Atletizm'in başladığı 2.hafta ise özellikle 10.000 metre kadınlarda Almaz Ayana'nın dünya rekorunu yaklaşık 14 saniye , olimpiyat rekorunu 37 saniye geliştirmesi Rio 2016'nın en özel anlarından birisi oldu.

Yine Mo Farah'ın 10.000 metre erkeklerde aldığı altın madalya da güzel hikaye oldu. Üst üste 3.olimpiyat altın madalya kazandı ve bunu tarihte başaran 5.atlet oldu.

Artistik Jimnastik ve Simone Biles 2 altın madalya ile Rio'ya damga vuran bir isim oldu. Simone Biles'ın branşında ne kadar iyi olduğunu hiç ilgisi olmayan bile anlayabiliyor. Resmen diğer sporculardan çok daha farklı şekilde performansını sergiliyor, kendine hayran bırakıyor. Son not; Simone Biles henüz 19 yaşında.

Michael Phelps için de ayrı bir şeyler söylemek lazım. 2004, 2008, 2012 ve 2016 olmak üzere olimpiyat kariyerini 23 altın, 3 gümüş ve 2 bronz ile tamamladı. Tarihin belki de en büyük yüzücüsünü de yıllardır izlediğimiz için şanslıyız. Rio 2016'yı da 5 altın, 1 gümüş madalya ile tamamladı.

Basketbol branşında şu ana kadar ABD basketbol takımlarının dominasyonu, Türkiye'nin kötü başladığı grupları iyi şekilde bitirmesi, özellikle Işıl, Nevriye ve LaToya Sanders'ın müthiş oyunları, erkeklerde Sırbistan'ın kötü bir olimpiyat geçirmesi dikkat çekenlerdi.

Tenis ise ilk günden beri hayal kırıklıkları ile dolu. Özellikle Djokovic'in ilk turda elenmesi büyük sürpriz oldu. Del Potro ise tarih yazıyor. Uzun sakatlığın ardından 15 turnuva oynadıktan sonra olimpiyatlara geldi ilk tur Djokovic, yarı finalde de Nadal gibi isimleri eleyerek finale çıkmayı başardı. Son yılların en güzel tenis hikayelerinden birine şahitlik ediyoruz. Finalde de Murray'i yenip altın madalyayı alırsa acayip bir spor hikayesine dönüşür. Gerçi bana göre şimdiden büyük bir hikaye oldu. Del Potro uzun boyu ile beraber izlemesi keyifli sporculardan olmuştur. Kadınlar tenisinde ise Serena Williams hem teklerde hem çiftlerde erken veda etti. Altın madalyayı da bana göre büyük bir sürprizle Monica Puig kazandı. Kerber gümüş, Kvitova bronz madalya ile ayrıldı. 

Türkiye açısından da oyunlar şu ana kadar tam istediğimiz gibi gitmese de Türkiye'nin spora ve sporcuya verdiğin önemi göz önüne alırsak sert eleştiri yapmanın da doğru olmadığını düşünüyorum. İmkanları sunarız, sporcuları destekleriz o zaman başarı gelmezse eleştirileri yaparız. Özellikle kadın basketbol takımımız, okçuluk branşında Mete Gazoz, artistik jimnastik dalında Tutya Yılmaz, yüzme branşında Viktoriya Zeynep Güneş gibi isimler dikkat çekti. Ayrıca halter'de Türkiye'nin şu ana kadar tek madalyasını getiren Daniyar İsmayilov bizleri gururlandırdı. Daniyar gecenin bir saati evde bizi heyecanla yerimizden kaldırdı, gümüş madalya alarak Rio'ya güzel şekilde vada etti. Rakibi çinli ise haksız rekabetti. Çağla Büyükakçay'ın maç puanı gördüğü maçta Makarova gibi bir isme kaybetmesi de üzücüydü. Ancak Çağla oynadığı oyunla Rio'ya boşuna gelmediğini gösterdi. Şipal kardeşler, Melek Hu gibi isimler ise beklenen performansın altında kaldı. Kalan günler Türkiye adına güreş, tekvando gibi dallarda madalya kazanabiliriz.

Fotoğrafın hikayesini de açıklamak gerekirse dün akşam uzun atlama müsabakaları yapıldı. Fotoğraftaki isim Jarrion Lawson. Herkes haklarını bitirdikten sonra atlayacaktı. Konsantre oldu, seyircilerden tempo tutmasını istedi, atlayışına başladı. İlk an çok iyi bir atlayışla ilk 3'e girdiğini düşündük. Heyecanla sonucun açıklanmasını bekledi. Ancak karar 7.78'di. Başta Lawson olmak üzere herkes şok oldu. Ancak sonra tekrarları izlediğimizde Lawson'ın yere düşerken sol elinin yere temas ettiğini ve doğal olarak da atlayış olarak da o mesafenin alındığını gördük. Lawson büyük bir hayal kırıklığı ile olimpiyatlara 4.olarak veda etti. 

Kalan günler ise kadınlar ve erkekler basketbol müsabakaları, erkekler tenis, 100 metre erkekler, Bolt, Gatlin, 200 metre erkekler, Bolt, futbol kadınlar ve erkekler müsabaları, 400 metre erkekler ve kadınlar, 800, 1500 ve 5000 metre erkekler ve kadınlar 110 metre engelli gibi mücadeleler yaşananacak ve bu heyecanı özellikle TRT Spor ve Youtube kanallarından takip edeceğiz.

Olimpiyatlar keyiftir, izleyin.