Atletico Madrid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atletico Madrid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2017 Pazar

Atletico Madrid 1 Barcelona 1


Barcelona Atletico Madrid gibi ligin zor deplasmanından 1 puanla döndü. Suarez 1 puanı getiren golü 82.dakika kaydetti.

İlk yarı oynanan oyuna göre 1 puan kazandılar, 2.yarı ve özellikle son 30 dakika oynanan oyuna rağmen 2 puan kaybettiler. Maça kötü başlayan Barcelona bir de Saul'un ayağından nefis bir gol yiyince Barcelona için işler kötü bir hal aldı. İyice gömülen Barcelona savunmasını açma konusunda başarılı olamayan Barcelona son bölümde bunu başardı. Hatta maçı kazanacak pozisyonlar da bir kaç defa geldi. Suarez'in kaçırdıkları, Messi'nin direkten dönen topu ve hatta Messi'nin son saniye frikiği bunlardan bir kaçıydı.

Barcelona'da ilk yarı iyi diyebileceğimiz oyuncu yokken 2.yarı özellikle Suarez, Roberto ve Delofeu gibi oyuncuların da kıpırdanmasıyla ataklar verimli oldu. Ve akabinde gol de geldi. 

Messi maça fırtına gibi başladı, 30.saniye golü atıyordu ancak daha sonra zaman zaman etkili olabildi. Yorgunluk etkilemiş. Hafta içi stresli ve zorlu bir maç oynadı. Yine de maçı golle bitirememesi şanssızlık.

Pique'nin ıslıklanması?

Wanda Metropolitano güzel stat. Adı gibi.

% 68 topla oynama, 15 şut, 7'si kaleyi bulan, 1'i direkten dönen, 638 isabetli pas.

8 hafta sonunda 22 puanla liderlik. Real Madrid ile fark 5. Atletico Madrid gibi deplasmanı da oynadığımız düşünülürse gayet güzel.

Barcelona taraftarı olmak müthiş. Cidden çok seviyorum. O stada da gideceğim. Atın fava.

Hafta arası Olympiakos ile Şampiyonlar Ligi, haftasonu ise lig sonuncusu galibiyetsiz Malaga ile lig maçı yapıyoruz.

29 Mayıs 2012 Salı

Emre Belözoğlu'nun Ardından


23 Haziran 2005 Perşembe günü Emre Belözoğlu ile ilgilenmiyoruz haberi yapıldı. 

24 Temmuz 2007, 14  Ağustos 2007 gibi tarihlerde yine resmi siteden sert şekilde '' Emre ile ilgilenmiyoruz! '' haberleri yapıldı.

30 Mayıs 2008 Emre Belözoğlu transferi konusunda kulübü Newcastle United ile anlaştığımızın haberini duyduk.


22 Temmuz 2008 günü Emre Belözoğlu sağlık kontrolünden geçiyor.


Sağlık kontrolünden geçtikten sonra hemen ayağının tozuyla antrenmanlara çıkıyor. Tarih yine 22 Temmuz 2008.


23 Temmuz 2008 günü Emre kendisini 4 yıllığına Fenerbahçeli yapan sözleşmeye imza atıyor.


30 Temmuz günü Şampiyonlar Ligi 2.tur ön eleme maçında 76.dk oyuna girerek Fenerbahçe forması ile tanışmış oluyordu.

Ve Emre'nin 30 Temmuz 2008 günü başlayan Fenerbahçe kariyeri 16 Mayıs 2012 günü Bursaspor ile oynanan Türkiye Kupası finali ve kazanılan kupa ile beraber son buldu. Kontratının sonuna kadar elinden geleni veren Emre Belözoğlu'na teşekkür eder, Atletico Madrid takımında başarılı olmasını dilerim.

Emre Belözoğlu'nu nasıl karşıladım?

Galatasaray'dan gelse sıkıntı olabilirdi ama Newcastle'den geldiği için en ufak bir ön yargı olmadı. Hatta çok sevindim, oynadıkça daha çok sevdim, formayı terletince daha çok sevdim, çirkin hareketler yapınca hem üzüldüm, hem kızdım, Fenerbahçe forması giyen bir oyuncu'nun böyle şeyler yapması canımı sıktı, Aykut Kocaman ile tartışınca üzüldüm, gol atınca sevindim, hatta son Trabzonspor maçında attığı gol sonrası havalara uçtum, statta tribünlere çağırırken çok güçlü bağırdım, Emre'yi sevdim ...

Emre Belözoğlu Fenerbahçe'ye ne verdi? 

Emre Belözoğlu 4 yıl boyunca 137 kez Fenerbahçe forması giydi, 16 gol attı. 39 sarı kart, 1 kırmızı kart gördü.

Emre Belözoğlu'nun olduğu Fenerbahçe daha iyi oynadı, Emre Belözoğlu'nun olduğu Fenerbahçe oyunu daha iyi kurdu, daha iyi pres yaptı, daha etkili oynadı, daha baskılı oldu. Emre Belözoğlu 4 yıl boyunca Fenerbahçe'ye futbol anlamında çok şey verdi. Bunu inkar edenlerin zaten futbol bilgisi sınırlıdır.

Emre Belözoğlu Fenerbahçe'den ne aldı?

Gelelim asıl soruya. Hatta Emre Belözoğlu'nun Fenerbahçe'den ayrılmasına neden olan sıkıntılara. Öncelikle şunu söyleyeyim Emre Belözoğlu'nun gitmesinin nedeni Aykut Kocaman'dır ve Aykut Kocaman % 100 doğru karar vermiştir. Aykut Kocaman bu takımın teknik direktörüyse kararlarına da saygılı olmak zorundayız. Aykut Kocaman futbolcuğuna hiçbir şey diyemeyeceği Emre'ye neden karşı çıkıyordu. Cevabını milyonlarca kişi biliyor. Saha içi agresiflikleri. Arkadaşları ile kavga eder, hakeme hakaret eder, futbolculara kasti fauller yapar, eliyle seni öldürürüm işareti yapar, Gökhan ısrarla ben ne yapayım demesine rağmen peşinden gidip küfür eder, Cristian ile kavga eder, Aykut Kocaman'a karşı çıkar ... Ve bunun gibi daha bilmediğimiz veya sayamayacağımız onlarca şey. Emre Belözoğlu'nun ben saha içine bakarım, agresiflikleri beni ilgilendirmez diye de bir şey yok. Emre Belözoğlu Fenerbahçe formasını giyerken hareketlerine dikkat etmeliydi.

Aykut Kocaman Emre'nin biletini Bursaspor maçında kesti. Bu bir bilgi değil, sadece bir düşünce. Ben böyle düşünüyorum. O gün Aykut Kocaman çok büyük tepki geleceğini dşüünmese Emre Belözoğlu'nu Fenerbahçe'den yollardı.

Sezon sonuna kadar bir şekilde dayanan Aykut Kocaman Emre'nin sözleşmesinin uzatılmamasını istedi ve Emre Fenerbahçe'den ayrıldı.

Sonuç olarak Sevdiğim, ancak yaptığı yanlışlar nedeniyle takıma zarar verdiğine inandığım Emre Belözoğlu Fenerbahçe'den ayrıldı. İyi veya kötü diye değerlendirmeyeceğim ancak üzülmediğimi de söyleyeceğim.

Emre Belözoğlu'nun 32 yaşında Atletico Madrid'e gitmesi ise çok ama çok büyük hareket. Türkiye'de bunu başarak kaç oyuncu var? Bunu zaman gösterecek. Emre Belözoğlu'na son kez bir daha ebrikler diyelim.

8 Mayıs 2012 Salı

Uefa Avrupa Ligi Finali Öncesi Taraftar Fotoğrafları


Atletico Madrid ve Athletic Bilbao taraftarları Bükreş sokaklarında geziyor, içiyor, tezahurat yapıyor, bayraklarını sallıyor. Yarın akşam oynanacak olan Uefa Avrupa Ligi finalini bekliyorlar. Allah inşallah bize de bir gün nasip eder.







25 Eylül 2011 Pazar

Barcelona 5 Atletico Madrid 0 / Mükemmellik


Lafın bittiği yer. Barcelona klasik mükemmel maçlarından birini daha çıkardı.

Rakip Gijon değil, Atletico Madrid. Büyük takımlardan, iyi takımlardan olan.

Mücadele'nin başından sonuna kadar mükemmel oynayan takım. 3-4-3 oynuyorlar. Geri üçlünün Alves, Mascherano ve Abidal'den kurulan bir Barcelona. Sergio, Thiago falan.

İlk golde Xavi'nin pası, Villa'nın kontrolü, soğuk kanlılığı, özgüveni, vuruşu, 2.golde yapılan pres, güzel verkaç, 3.golde Messi'nin müthiş hareketleri ve vuruşu, 4.golde Messi'nin müthiş driplingi ve net vuruşu, 5.golde yine Messi'nin müthiş çalımı, pası, koşması, kalecinin golü yiyeceği tek yere vurması mükemmeldi.

Yine Barcelona'nın kötü golü yok. Bütün goller izlenir.

Ligde 12 puanlı Real Betis'in ardından 2.sıradalar.

Bu sezon evinde 3 maç, atılan 18 gol, yenilen gol yok. Rakipler Villarreal, Osasuna, Atletico Madrid.

Messi bu sezon toplamda 11.golünü attı. Ligde 8 gol. Tek başına ligde oynayan 20 takımın 15 tanesinden daha fazla gol attı. 2 takımla da gol sayısı eşit. Messi'yi geçen takım sayısı sadece 3. Ayrıca Messi kariyerinde 12.kez bir maçta 3 gol ve üzeri attı.

Barcelona seyircisi skor 4-0 olduktan sonra Meksika yapıyordu, Fenerbahçe ya da herhangi bir Türk takımı 4-0'ı yakalasın, böyle mükemmel top oynasın, böyle oyuncular olsun Meksika'yı yakarız.

16.200 koltuk boştu. Yağmur nedeniyle gelemedikleri, gelmedikleri söyleniyor. Yakışmadı.

La Liga iyi değil ancak Barcelona iyi. Bu yüzden La Liga'yı izlemeye devam edeceğiz.

Arda Turan da 45 dk oynadı. 1-2 çalım, 1-2 pas ile hemen dikkat çekti. Bu takımda çok işler yapar.

Barcelona ekim ayının başında Sporting Gijon ile deplasmanda oynuyor. Ben az önce küçümsedim diye Barcelona puan kaybedebilir.

22 Eylül 2011 Perşembe

Radamel Falcao García Zárate


Dünyanın en formda forvetlerinden biri şu anda Radamel Falcao. Geçen sezon özellikle Uefa Avrupa Ligi'nde attığı 18 gol ile beraber adından çok söz ettiren Falcao transfer döneminin son günlerinde 40 Milyon Euro karşılığında Atletico Madrid'e transfer oldu. 

Geçen sezon Porto ile Uefa Avrupa Ligi'nde 16 maçta attığı 18 gol ve Portekiz Ligi'nde 22 maçta attığı 16 gol ile Porto'nun efsane sezonlarından birini yaşamasını sağlamıştı.

Atletico Madrid günlerine de mükemmel başladı. 4 maçta attığı 6 gol ve yaptığı 1 asist ile şimdiden Atletico Madrid taraftarlarının vazgeçilmezi oldu. Özellikle ceza sahasına yapılan her ortaya bir şekilde vurması, değmesi. Müthiş çalımları, müthiş vuruşları, müthiş golleri, müthiş kafası ile beraber komple bir santrafor olduğunu her geçen gün biz futbolseverlere gösteriyor.

Torres, Agüero, Forlan'dan sonra şimdi tribünler Falcao adını söylüyor, Falcao'yu alkışlıyor.

Cumartesi Falcao'nun göstereceği performansı da merakla bekliyorum. Rakip ; Barcelona.

Adı güzel futbolculardan Falcao'nun adını söylemeye de devam edelim ...

12 Ağustos 2011 Cuma

Tuncay Şanlı & Arda Turan


Tuncay Şanlı ve Arda Turan. Türk futbolunun yetiştirdiği büyük değerlerden. Tuncay Avrupa'da tecrübeli ancak istediğimiz ve özlediğimiz Tuncay değil, Arda ise ise ilk kez gidiyor. Her iki futbolcunun da başarılı olmasını istiyorum. Hem Arda hem de Tuncau inşallah oynayacakları oyunlar, atacakları goller, yapacakları asistler ile adlarından söz ettirecekler. Bolton ve Atletico Madrid maçlarını büyük bir zevkle izleyeceğiz. 


10 Ağustos 2011 Çarşamba

Bir Arda Turan Geçti


66 numaralı Arda iyiydi, 10 numaralı Arda kötüydü. 66 numaralı Arda gerçek Galatasaraylıydı, 10 numaralı Arda Galatasaraylı değildi, 66 numaralı Arda'nın Fenerbahçeli abileri yoktu, 10 numaralı Arda'nın bütün abileri Fenerbahçeliydi, 66 numaralı Arda takımını satmazdı, 10 numaralı Arda takımını sattı .... 

Bunun gibi daha yüzlerce kıyas yapıyor Galatasaray taraftarları. Arda Turan'ın Atletico Madrid'e gitmesinden dolayı kızgınlar. Bizi neden bıraktı diyorlar. Hatta küfür ediyorlar, bir daha sakın gelmesin diyorlar, gittiği takıma köy takımı diyorlar, neden daha büyük takıma gitmedi diyorlar ... Gerçi bazıları da gurur duyuyor. İnşallah başarılı olursun diyor.

Arda Turan'ın Galatasaray ile sorunları Adnan Polat'ın Arda'nın üstüne büyük bir sorumluluk yüklemesi ile başladı. Hadi liderlik, kaptanlık ve 10 numarayı vermesi neyse de sahipsiz bırakması en büyük sorun oldu. 10 numara verdi, kaptan yaptı ama sahip çıkmadı. Sahip çıkar gibi yaptı ama çıkmadı. Galatasaray taraftarları da sahip çıkmadı. Performans düşüklüğü yaşadığı dönem sevgilisi ile yaptıklarını tribüne yansıttılar. Tezahuratlar yaptılar. Belki de Galatasaray tribünlerinin sadece tek bir grup tarafından yürütülmesinin sıkıntısını yaşadılar. Ultraslan tepki gösterince bütün Galatasaray taraftarları tepki gösterdi gibi anlaşıldı.

Bunun dışında son yıllar gazeteler Arda'nın üzerine gitti, Telegol Arda'nın üzerine gitti, forma rengi videoları çıktı, Posta gazetesinin manşeti çıktı ... 

Ve sonunda yeni bir başkanın, yeni bir hocanın - üstelik bu hoca Fatih Terim gibi birisi - geldiği sezon Arda Turan daha fazla dayanamadı ve gitti.

Atletico Madrid'e 12 Milyon Euro karşılığında transfer oldu. Yıllık 2.5 milyon euro ücret alacak ve 4 yıllık sözleşme imzalayacak.

Galatasaray forması ile 189 maça çıkan Arda Turan 44 gol attı, 76 asist yaptı. 33 sarı kart, 2 kırmızı kart gördü.

Gelelim benim Arda'ya bakış açıma. 2 sezon önce Cristian ile kavga ederken küfür ediyordum. Stat atmosferi. Veya Semih ile yumruklaştığında kızmıştım. Ama bunun saha dışı var. Saba Tümer'e katıldığı programı keyifle takip ettim veya Beyaz Show'a katıldığı programı veya başka röportajlarını. Saha dışında anlık öfkeler ile kızsam Arda'yı saha dışında büyük bir keyifle takip ettim. Belki de Fenerbahçe maçlarında çok etkisiz olmasından dolayı görüşlerim böyle oldu. Fenerbahçe'ye karşı sürekli goller atsa, asistler yapsa bu kadar sıcak bakmazdım. 

Şimdi Atletico Madrid maçlarını büyük bir keyifle takip edeceğim. Futbolu bilen, çalım yeteneği olan, zekası olan ... Hepsini geçtim kendini izleten Arda Turan'ı takip edeceğim. Hem artık takip etmem de, Arda'ya bakış açımı açıklamam da bir sakınca da yok. Ne de olsa Galatasaraylı değil ! Hatta bakın yazıya milli takım forması ile fotoğrafını koydum ...