Wta Sezon Sonu Turnuvası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Wta Sezon Sonu Turnuvası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2012 Çarşamba

WTA Günlüğüm # 2012 - Yaşananlar, Atmosfer ...


























2011'den sonra 2012 Sezon sonu turnuvasını da yerinde takip etmenin heyecanını yaşıyorduk. Son zamanlarda tenise duyduğum sevgi, ilgi, merak inanılmaz boyutlara ulaştı. 23 Ekim ilk gün ve 28 Ekim final günü biletlerini 5 Ağustos tarihinde almıştım, aylar önce. Ya biletler biterse korkusu. 

Sezon ilerlemiş, ilk 8 yavaş yavaş belli olmaya başlayınca heyecanlar artmaya başladı, Serena Williams, Azerenka, Sharapova adının ilk 8 arasında olması bizi iyice sevindiriyordu.

23 Ekim günü Kocaeli'den sevdiğim arkadaşım Yücel yola düşüyorduk.

Kocaeli'den Sinan Erdem'e gitmenin en kolay yolu. Kocaeli'den Esenler, Esenler'den Metro, 10 dk sonra salondasın. En kolay ulaşım böyle. - biz harem, metrobüs yaptık bu sefer- Yeri değil belki ama Ülker Arena'ya da mutlaka Metro Turizm ile gidin, salona servisi var.

İlk gün Sharapova, Williams, Radwanska, Kerber, Kvitova ve Errani'yi izleme şansı bulduk. Geçen sezon görmediğim 4 tenisci. Bu bizi maçlara daha da konsantre etti. Finale de Serena ve Sharapova kalınca İstanbul'a gelen ancak geçen sezon izlediğimiz Azarenka ve Li Na'yı görme şansı elde edemedik.

Tenis izlemek zevkli, salonda izlemek daha zevkli, Wta değil de Atp olsa çok daha güzel olur tabii. Kadın tenisciler daha ağır oynadığı, servislerini çok yavaş kullandığı- topu alması, hareket etmesinden bahsediyorum- için zaman zaman maçlar sıkıcı bir hal alabiliyor. Özellikle 3.maçlar artık ''bitse de gitsek.'' diyenler oluyor. 

Seyircilerin müthiş sessizliği, salonun her maç doluluğu, her oyuncuya verilen müthiş destek, her puanın alkışlanması, seyircilerin çiftler maçında bile salonda olması çok güzel detaylardı.

Hakemler bile güzel. Nouni, Asderaki...

İlk gün atmosfer nasıl iyiyse, final günü 2 katı iyiydi. Tüm koltuklar doluydu. Atmosfer gerçekten çok iyiydi.

Serena Williams rahat şampiyon oldu, formda Serena'yı yenmek çok ama çok zor.

Sharapova güzel de Krilenko-çiftler şampiyonu- çok daha güzel. Tabii bence.

Final günü Bakanların, Belediye Başkanı'nın ıslıklanması abartılmasın. Tayyip Erdoğan'ın dediği ''Holigan terörist!'' olan binlerce insan orada o insanları yuhalıyorsa dönüp aynaya baksınlar. Ayrıca dünyaya rezil olduğumuz falan da yok. Dünya bu organizasyonun güzelliğini konuşuyor, ıslıklama olayını değil.

İlk günü 322, final günün 401 numaralı tribünde izledim, seneye ilk günü de final gününü de daha altlardan izleyeceğim. Son kez yapılıyor bari daha iyi yerden izleyelim. Gerçi üstten seyretmek daha güzel gibime geliyor ama alttan izlemeden anlayamayız bunu.

Özellikle final günü tüm salonun ayağa kalktığı bir kaç oyun oldu. Muazzamdı. Geçen sezon daha iyi mücadeleler görmüştük ama. Kendimin 5-6 sefer ayağa fırladığımı bilirim geçen sene.

Sonuç olarak geçen sezon 10 üzerinden 9 verdiğimiz turnuva'ya bu sezon 10 üzerinden 10 veriyoruz. Seneye de böyle devam etsin, ondan sonra ATP 1000, ATP sezon sonu turnuvası alalım, yolumuza bakalım...

WTA Günlüğüm # 2011 - Yaşananlar, Atmosfer

28 Ekim 2012 Pazar

Final


Geçen sene finali yerinde izleyememiştim, bu sene biletleri Ağustos ayında aldım, yarın finale gidiyorum. Belki de bu sezonun en iyi finali olacak. Bir tarafta Serena Williams, bir tarafta Maria Sharapova. Final gibi final dedikleri bu olsa gerek. Detayları ilk gün ile beraber hafta içi bloga yazarım. Kim kazansın derseler, Serena Williams derim. 

23 Ekim 2012 Salı

WTA Sezon Sonu Turnuvası # 2012


Geçen sezon en azından bir günü yerinde takip ettiğim WTA sezon sonu şampiyonasını bu sezon da yerinde takip edeceğim. İlk gün ve final günü biletlerim cebimde. Bundan 5 yıl önce asla kilometrelerce gidip tenis maçı izleyeceğim aklıma gelmezdi. Geçen sezon olduğu gibi yine gidiyorum.

Tenis sporunu çok seviyorum, tüm sezon hatta her gün illah bir tenis maçı izliyorum, ilk başlarda büyük isimlerin karşılaşmaları ve grand slam'ler dışında bahis oynama amaçlı izlediğim tenis sporunu yaklaşık 3 yıldır koşulsuz izliyorum, en amatör tenisciden, en iyi tenisciye kadar bir çok tenisci izledim. İstanbul'a gelen teniscileri de herhalde onlarca, yüzlerce kez izleme şansı buldum.

Bugün İstanbul'da izleyeceğim Serena Williams, Sharapova, Kvitova, Kerber, Errani ve Radwanska'dan geçen sezon sadece Kvitova ve Radwanska'yı görebilmiştim-tek gün biletim vardı-. Bugün 4 ismi ilk kez görme şansı yaklayacağım. Biri güzeller güzeli Sharapova, dünyada tanımayan yok, biri kadın tenisinin gelmiş geçmiş en iyisi Serena Williams, biri bu sezon müthiş bir çıkış yakalamış, Wimbledon yarı finalisti 24 yaşındaki Angelique Kerber ve biri bu sezon Us Open da yari final oynamış Sara Errani. Ayrıca Errani bu sezon çiftlerde 2 grand slam zaferi kazandı. O yüzden orada da nasıl oynayacağını büyük bir merakla bekliyorum. İstanbul'a gelen teniscilerin içinde bu sezon 2 ile en çok grand slam -Roland Garros ve Us Open kazandı.- kazanan isim Sara Errani olduğunu söyleyelim.

Geçen sezon olduğu gibi yine @beercholic ile gidiyorum. 

Yine güzel bir gün geçireceğimizden şüphem yok. Salı günü geldikten sonra yaşananları yine blogda yazarım.

Şimdi tenis zamanı...



31 Ekim 2011 Pazartesi

WTA Günlüğüm # 2011 - Yaşananlar, Atmosfer ...


TED BNP Paribas Wta Championship'in Türkiye'de olduğunu öğrenince heyecanlandık. Dünyanın en iyi 8 kadın teniscisinin Türkiye'ye gelecek olması müthiş bir olaydı. Biletler ne zaman satışa çıktı bilmiyorum ama 28 Ağustos 2011 tarihinde 4 tane bilet aldık. Cumartesi ve Pazar günü biletleri bittiği için Cuma gününe bilet bulabilmiştik. Tam 2 ay vardı.

Heyecan her geçen gün artıyor, ilk 8 yavaş yavaş belli olmaya başlıyordu. Wozniacki, Sharpova derken ilk 8 tamamen belli olmuştu. Wozniacki, Sharapova, Kvitova, Azarenka, Zvonareva, Radwanska, Li Na, Stosur Türkiye'ye gelmeye hak kazanmıştı. Bartoli ve Petkovic ise yedek olarak İstanbul'a gelmeye hak kazandılar.

Turnuva'dan bir kaç gün önce Sinan Erdem'in fotoğrafların görünce bile heyecanlanıyorduk.

Ve nihayet 28 Ekim 2011 Cuma günü geldi ve hayatımda ilk kez canlı tenis maçı izlemek için Kocaeli'den 3 arkadaş ile beraber yollara düşüyorduk. 

İstanbul dışından Sinan Erdem'e gideceklere de faydalı olmak için yazalım. Sinan Erdem'e Nasıl Gidilir? ; İstanbul Söğütlüçeşme tren istasyonu'nda iniyorsunuz, hemen oradan Metrobüs'e biniyorsunuz, bir aktarma - ücretsiz - ile beraber Şirinevler durağına kadar gidiyorsunuz ve orada inerek 500 metre yürüyerek salona ulaşıyorsunuz. Kadıköy'den tam 1 saat falan sürüyor. Yani gitmek çok kolay.

Salonun önüne geldiğimizde heyecan iyice doruktaydı. Salonun etrafında Wta fotoğrafları, yazıları. Etraf hafiften hareketli. Karaborsacılar her yerde.

Karaborsacı'ya bilet satmak. Bir arkadaşım maça gelemediği için biletini Karaborsacı'ya sattık. Karaborsa yapmadık, 10 Tl'lik bileti 10 Tl'ye sattık. Yine de Karaborsacı'ya karaborsa yapmak güzel bir cümle.

Salonun etrafında tenis ile ilgili daha çok şeyler olabilirdi. Mesela insanların tenis oynayabileceği bir kort güzel olabilirdi. 

Ve içeri girme vakti. Kapıda pek fazla aramaya takılmadan içeri girdik. Ve girince muhteşem bir salon ile karşılaştık. Sinan Erdem mi burası diye kendi kendimize sorduk. Gerçekten olağanüstü yapmışlardı. Bir süre salonun arka kısımlarında yer alan stantları gezip katolog'lardan aldık. Ve daha sonra yerimizdeyiz.

Gerek ışık düzenleri, gerek tribün düzenleri, gerek locaların ve vip bölümlerin müthiş kalitesi ile enfes bir ambians yaratılmıştı. Zaten çektiğim fotoğraftan bile bunu anlamak mümkün. İnsan bu ortam için bile tenis maçlarına gelebilir.

Li Na-Stosur , Kvitova-Radwanska ve Bartoli-Azarenka maçlarını canlı takip ettik. 

İlk maç pek iyi olmadı. Stosur çok rahat kazandı. 2.maç çok güzel ralliler ve puanlar izledik. Özellikle Kvitova bizi bir kaç kez yerimizden kaldırdı. 3.maç ise Bartoli'nin ilginç hareketleri ve iyi performansı güzel maç izlememize sebep oldu. 

Organizasyondan dikkat çekenler ; Hakemlerin Türkçe konuşması, Türkçe konuşması derken 15-0, berabere falan diyorlar. Olsun en azından o bile güzel bir ayrıntı. Oyun esnasında kapıların kapatılarak tribünlerle alınmaması müthiş bir detaydı. İnsanlar eğer tuvalete veya büfelere giderse oyunun durmasını bekleyecekler. Perdeler çekiliyor ve içeriye kimse alınmıyor. Top toplayıcıların müthiş iyi performansı da dikkat çekenlerdendi.

Turnuva'yı toplam 70.824 kişi tribünlerden takip etti. Ortalama ; 11.804. Final maçını 13.676 kişi izledi. Gerçekten muhteşem sayılar. Açıkcası ben bu kadar ilgi beklemiyordum. Zaten biletlerin karaborsa'ya düştüğünü düşünürsek gerçekten tenise iyi bir ilgi varmış. Atp gelirse - ki gelecek - biletlerin 1 hafta içinde falan biteceğini düşünüyorum.

Gelen seyircilerin neredeyse tamamı tenis kültürü olan insanlardı. Bayanlar ve çocuklar hayli fazlaydı. Nerede alkış girileceğini, nerede susacağını, nerede moral vereceğini bilen bir kitle vardı. 

Satılan ürünler çok pahalıydı. Hatıra olarak tenis topu almak istedik ancak gerçekten aşırı pahalıydı. En ufak top 10 TL daha sonra 30 TL ve 50 TL diye devam ediyordu. Tabiiki de almadık.

Sonuç olarak tv'de sürekli tenis izleyen biri olmama rağmen ilk kez salonda tenis maçı izledim. Çok daha zevkli, çok daha çabuk geçti. 2 sene daha Sinan Erdem'de olacak turnuva'yı 2 sene daha yerinde takip edeceğim.

Genel olarak turnuva'ya 10 üzerinden 9 veririm. Seneye 10 üzerinden 10 olur.

25 Ekim 2011 Salı

WTA Sezon Sonu Turnuvası # 2011


Merakla beklenen turnuva başlıyor-başladı. Sezon boyunca başarılı olan 8 kadın tenisçi İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu'nda sezon sonu şampiyonası için korta çıkacaklar. Dünya 1 numarası Caroline Wozniacki, Maria Sharapova, bu yılın Wimbledon galibi Petra Kvitova, grand slam kazanan ilk Asyalı Çinli Li Na, ABD Açık 2011 şampiyonu Samantha Stosur, Belaruslu Victorıa Azarenka, Rus Vera Zvonareva ve Polonyalı Agnieszka Radwanska tenisseverlerin karşısına çıkacak.

Bugün başlayacak turnuva'yı ben de Cuma günü yerinde takip edeceğim. Hayatım boyunca binlerce kez tenis karşılaşması izledim. Ancak hayatım boyunca hiç canlı tenis maçı izlemedim. İlk defa izleyeceğim. Tenis izlemeyi çok seviyorum. En güçsüz sporcunun bile maçını seyrediyorum. İstanbul'da olacak teniscileri herhalde en az 100'er kez izlemişimdir. Bir de son yıllarda bu maçlara bahis yapmaya başlayınca ilgim çok daha fazla arttı.

Bu turnuva'da kazansın dediğim isim yok. Oldukça uzun rallilerin olduğu, güzel winner'ların olduğu, güzel puanların alındığı bir turnuva olsun kim kazanmış önemli değil.

Bizim gittiğimiz Cuma günü ise Wozniacki'nin maçı olsun. İnşallah. Fotoğraflar ve izlenimler ile burada oluruz.