29 Haziran 2010 Salı

İlk Antreman'dan Aykut Kocaman


Yakışıyor. Yakışacak. Başarılı olacak. İnanıyoruz. Sonuna Kadar ! Herkese inat Aykut hocanın yanındayız !

28 Haziran 2010 Pazartesi

Kısa Kısa Notlar İle Dünya Kupası # 5


- 2010 Dünya kupası heyecanı 2.tur maçları ile devam ediyor. Dün de 2 maç oynandı. Favoriler kazandı ama nasıl...

- 17:00 maçında Almanya İngiltere ile karşılaştı. Mücadele Almanya'nın bir hayli üstünlüğü altında geçti. Baştan sona üstün oynadılar. 20.dk Klose, 32.dk Podolski, 67 ve 70.dk Müller'in golleriyle beraber Almanya 4-1 kazandı. İngiltere'nin tek golü Upson'dan geldi. Tabi bu maçtan çok konuşulan birşey vardı. Lampard'ın verilmeyen golü. 1966 finalinden sonra 2010 2.tur maçında yine aynı takımlar karşılaşıyordu ve yine bariz hakem hatası vardı. Lampard'ın şutu çizgiyi 1 metre geçmesine rağmen gol olarak değerlendirilmedi. Ve İngiltere 2-2'yi yakalama şansını hakem yüzünden kaybetti. 1966'ın rövanşı alındı yorumlarına ise katılmıyorum. 1996'da hataydı bu da hataydı. Sonuçta oldu ve bitti. İngiltere eğer birşeyleri düşünücekse bu verilmeyen golü değil de neden biz turnuvalarda başarılı olamıyoruz onu düşünsünler. Mücadelede öne çıkan isim yine Mesut'tu. Yine harika oynadı. Golleri atan Podolski, Muller ve Klose iyi oynayan Almanlardan birkaçıydı. İngiltere'de diğer maçlara göre Lampard daha iyiydi. Rooney biraz daha aktif gözüktü. Defans ve kaleci sorunu çok fazla var. Ayrıca maç esnasında twitter'a yazdığım yorumu tekrarlıyorum. Keşke kendi ülke takımında pek kupa kazanma şansı olmayan Cech İngiliz olsaydı ve İngltere kalesini korusaydı. Belki o zaman İngiltere çok daha iddaalı bir şekilde gelirdi turnuvalara. Sonuçta verilmeyen gol, direkten dönen dönen toplar, kaçan pozisyonlara rağmen hakeden bir taraf vardı. Almanya. 

- 21:30 maçı yine hakem hatası. Bu sefer kurban Meksika. Bariz 2 metre ofsayttan verilen gol. Hakem nasıl görmedi, neden hiç tekrar göstermediler gibi sorular sorulabilir. Gerçekten çok ilginçti. Mücadele'ye çok iyi başlayan taraf Meksika'ydı. Salcido'nun şutu derken Arjantin uyanıp kendine geldi. 26.dk Tevez'in golü ve 33.dk Higuain'in golü gelince iş orada bitti. Arjantin artık Almanya maçını düşünmeye başladı. 2-0'dan sonra değil Meksika Brezilya olsa Arjantin'e karşı maçı çeviremez. 2.yarı başında atılan son Tevez golü ise skor 3-0'a getirirken maçtaki tüm heyecanı alıyordu. Zaten pek heyecanlı maç olmadı. Arjantin rahat bir şekilde kazandı desek yanlış söylememiş oluruz. Arjantin'de Tevez, kaleci Romero, Otamendi iyi oynayan futbolcular arasındaydı. Meksika'da şutları ile etkili olmak isteyen Salcido dışında etkili bir isim yoktu. Mücadele sonunda istatistiklere baktığımızda 16 şut ile üstün taraf Meksika, % 52 topla oynama ile üstün olan taraf Arjantin, 35 dk topa sahip olma ile üstün olan taraf Arjantin öne çıkıyordu. Sonuç olarak hatalı gol, Meksika atakları derken yine hakeden ve kazanması muhtemel bir takım bir üst tura çıktı. Arjantin ! Messi'nin Dünya Kupasında hala gol atamamış olması ise ilginç bir olay bana göre. Almanya-Arjantin çeyrek finali ise gerçekten çok güzel olacak. Messi'den ve Maradona'dan dolayı kupayı almalıyız. Arjantinliyiz !

27 Haziran 2010 Pazar

Kısa Kısa Notlar İle Dünya Kupası # 4


- Dünya kupasında heyecan devam ederken artık grup maçları tamamlandı. G ve H grubundaki maçları değerlendirmeyeceğim zira üstünden zaman geçti. Zaten birçok blogda bu yazıları bulabilirsiniz. Sadece şunu bilin Brezilya ve Portekiz G grubundan - ben Fildişi Sahili'nin çıkacağını tahmin etmiştim ancak hakedenler üst tura çıktı - H grubundan ise İspanya ve Şili - kesinlikle hakedenler - bir üst tura çıktı. Turnuvaya renk veren İsviçre, Honduras, Kuzey Kore ve Fildişi Sahili'ne Brezilya'da görüşürüz demek istiyorum.

- Ve 2.tur maçları başladı. 17:00 maçında Uruguay Güney Kore ile karşılaştı. Büyük favori Uruguay'dı. Mücadeleye henüz 8.dk attıkları şans golü ile başladılar. Suarez 1-0 öne geçirdi Uruguay'ı. Bu golden sonra Uruguay'dan çok daha iyi oyun, çok daha fazla pozisyon ve çok daha fazla gol bekledik. Ancak olmadı. Uruguay'ın iyice geri çekilmesinden dolayı Güney Kore iyice gaza geldi ve Uruguay'ın üstüne yüklendi. Gol geleceği belliydi. İlk yarı 1-0 Uruguay'ın üstünlüğü ile sona erdi. 2.yarı ilk yarı gibi başladı. Güney Kore bastırıyor, Uruguay kontra ataklar ile tahlike yaratmaya çalışıyordu. Artık iyice baskı oluşmuş ve gol geliyorum diyecekken Uruguay hocası da kenardan maçı izleyince 68.dk kaleci Muslera'nın hatası ile beraber Lee ChungYong'un golü gelmişti. Bu golden sonra Uruguay doğal olarak rakibin üstüne yüklenmeye başladı. Zaten çok daha kaliteli oyunculardan oluşan ve çok daha iyi oynayabilecek Uruguay'ın 2.golü bulmadan neden bu kadar geri çekildiğine bir anlam veremedik. Golden sonra baskıyı arttırdılar ve 80.dk Suarez'in ceza sahası köşesinden arka direğe attığı harika golle beraber tekrar öne geçtiler. Suarez'de Hollanda Ligi'nden çıkan bir etkisiz forvet daha cümlelerini bana göre sildi. Bu dakikadan sonra mücadelede başka gol olmadı ve maç 2-1 Uruguay'ın üstünlüğü ile sona erdi. Mücadele sonunda % 54 topla oynama, 38 dk topa sahip olma, 15 şut gibi istatistiklerle önde olan taraf Güney kore turnuvaya veda edip ülkesine dönüyordu. Uruguay ise Forlan, Lugano, Suarez, Cavani gibi isimlerle üst tura çıkıp mücadelesini devam ettiriyordu. Rakibi ise akşam belli olacaktı.

- Günün gece maçında ise Abd Gana ile karşılaştı. Aynı sabah maçında olduğu gibi bu maçta da erken gol vardı. Gana 5.dk Boateng ile 1-0 öne geçti. Bu golde defansın ve kalecinin bariz hatası vardı. Vuruşta kaliteliydi. Bu golden sonra oyunda üstünlüğü alan Abd bir türlü gol bulamıyordu. Gana inanılmaz şekilde paslaşıyor ve mücadele ediyordu. İlk yarı 1-0 sona erdikten sonra 2.yarı Abd daha etkili başladı. Pozisyonlar buluyor ancak yararlanamıyordu. Turnuvanın başından beri zayıf halka olarak görülen Kingson'ın kurtarışları herkesi yanıltıyordu. Abd baskısını arttırıyor ve pozisyonlar buluyorken 62.dk Dempsey'in düşürülmesi sonrası kazanılan penaltıyı gole çeviren Donovan başta fotoğrafta gözüken Obama'ya sonra diğer Abd taraftarlarına rahat bir nefes aldırıyordu. Mücadelenin normal süresinde başka gol olmuyordu ve 1-1 sona eriyordu. Uzatma dakikalarına da golle başlayan taraf Gana oluyordu. 93.dk Asamoah Gyan şık bir golcü vuruşu ile beraber skoru Gana lehine 2-1 yapıyordu. Uzatmalarda her 2 takımda bundan sonra atak yapsa da sonuç alınmıyordu ve Gana 1998 Kamerun ve 2002 Senegal'den sonra çeyrek finale adını yazdıran 3.Afrika takımı oldu. Tarihinde ilk kez bu sevinci yaşayan Gana'da özellikle oyuncuların 120 dk bitmek bilmeyen enerjisi, hırsları derken Ayew, Appiah, Gyan, Mensah, Pantsıl ve Annan gibi isimler bu başarıda pay sahibi olan isimlerdi. Amerika ise 16 km koşan Bradley, takımı için herşeyi yapmaya çalışan ve gol atan Donovan, mücadelesi ile rakibe zorluk çıkaran Dempsey, forvette gol atmak için elinden geleni yapan Altidore ve defansta mücadelesinden vazgeçmeyen kaptan Bocanegra gibi isimlere rağmen çeyrek final göremedi ve turnuvaya veda etti. Gana ise bu maçı kazanıp çeyrek finalde Uruguay ile eşleşti. Appiah ile Lugano karşı karşıya gelecek.

- Gana- Abd maçından bir bilgi ; Appiah 40 dk oyunda kalmasına rağmen 6 km koşarak nasıl bir futbolcu olduğunu bir kez daha kantıladı. 16 km koşan Bradley ise baba zoruyla değil mücadele isteğiyle o kadar mesafe katediyor.

- Dünya kupasında heyecan ; 17:00 Almanya-İngiltere ve 21:30 Arjantin-Meksika maçları ile devam edecek.

26 Haziran 2010 Cumartesi

32 Takım 32 Bayan Taraftar # 3


Abd


Danimarka


Hollanda


İspanya


Japonya


Nijerya


Şili

Aykut Kocaman


Daum'la gelecek 2.lik mi ? Aykut Kocaman ile gelecek 3.lük mü ? Ben Aykut ile gelecek 3.lüğe razıyım. Fenerbahçemize hayırlı olsun.

32 Takım 32 Bayan Taraftar # 2


Brezilya


Kamerun


Paraguay


Portekiz


Fildişi Sahili


Sırbistan


Arjantin


Cezayir


İngiltere


Uruguay


Güney Afrika

Daum'a Elveda


Elveda Daum. Yaşattıkların için teşekkürler. Umarım bir daha Fenerbahçe'de görmeyiz seni.

25 Haziran 2010 Cuma

32 Takım 32 Bayan Taraftar


İtalya


Slovakya


Almanya


Meksika


Yunanistan


Güney Kore

Kısa Kısa Notlar İle Dünya Kupası # 3


- Dünya kupasında heyecan devam ederken. Sürprizler, güzel goller, ilginç olaylar da peş peşe geliyor. 2.tura kalan 12 takım belli oldu. Geriye sadece 4 takım kaldı. 12 takım içinde 7 tanesini tahmin etmiştim.


- 23 Haziran 2010 Çarşamba günü oynanan maçlarla devam edelim. Saat 17:00'da 2 maç oynandı. Slovenya-İngiltere maçı ve Abd-Cezayir karşılaşmaları. İngiltere-Slovenya maçına bakarsak İngiltere gruptan çıkmak için kazanmak zorundaydı. Yine çok iyi top oynamadılar ancak diğer maçlara göre oldukça mücadele ettiler ve bunun karşılığında birçok gol pozisyonu buldular. Golü 23.dk Jermain Defoe ile buldular. Milner'in ortası şahaneydi. İngiltere kazandı ve grup 2.olarak gruptan çıktı ve Almanya ile eşleşti. Almanya'yı eleyebilirler mi ? Çok zor ama herşey olabilir. Günün diğer maçında ise Abd Cezayir'i bütün maç üstün oynamasına rağmen ancak 91.dk attığı golle mağlup etti. Mücadele boyunca Dempsey, Altidore, Donovan ve Buddle ile mutlak gol pozisyonlarından yararlanamayan Abd kalesinde de ara ara pozisyon verdi. Özellikle Cezayir kalecisi Rais Bolhi'yi bir türlü geçemedi. Son dakika atılan golde bile ilk vuruşu kurtarmasına rağmen Donovan'ın topuna yapacağı birşeyi yoktu. Bu maça bahis oynadığım için Donovan'ın attığı golde bulunduğum cafede nasıl zıpladığımı bir ben bilirim. Günün gece maçlarında ise Avustralya Sırbistan'ı Cahill ve Holman'ın attığı gollerle 2-1 yendi. Sırbistan'ın tek golü Pantelic'ten geldi. Beraberlikte gruptan çıkacak olan Sırbistan bu maçı yenilerek herkesi şaşırttı. Sırbistan'ın o kadroyla çok başarılı olacağını iddaa ediyordum. Ama olmadı. Sırbistan gerçekten kötü bir performansla elendi. Avustralya ise hem Almanya maçında hem Gana maçında 10 kişi kalmasından dolayı gruptan çıkamadı diyebiliriz. Almanya ise Gana'yı iyi oynamamasına Mesut'un attığı harika golle beraber 1-0 yendi. Mücadele boyunca Gana birçok pozisyon yakaladı ancak bunlarda etkili olamadı. Sonuçta Almanya ile Gana elele kolkola bir üst tura çıktılar. Afrika'nın gururu Gana oldu ve olmaya devam ediyor. Abd ile oynayaca Gana yener mi ? Yener. Bekleyip görelim...


- 24 Haziran 2010 Perşembe 17:00 maçlarında ise Slovakya İtalya ile karşılaştı. Son şampiyon İtalya kupadan elendi. Beraberlikte gruptan çıkacakken Slovakya'dan 3 yediler. Taçtan gol yediler. Defans hatası ile gol yediler. Yıllardır defansif futbolu ile övgüler alan ayrıca övgüler alırken kupalar kazanan İtalya resmen dağıldı. Ankaragücü'nden Vittek 2 tane gol atarak maçın yıldızı oldu. Slovakya'nın diğer golü Kopunek'ten geldi. İtalya'nın gollerini ise Di Natale ve Quagliarella - harika gol - attı. Sonuçta Slovakya grup 2.si olarak üst tura çıkarken İtalya grup sonuncusu olarak elendi. 17:00'da oynanan diğer maçta ise Paraguay Yeni Zelanda ile karşılaştı. Mücadele başladığı gibi 0-0 sona erdi.  Yeni Zelanda 3 maçta da berabere kaldı ve kupaya veda etti. Averaj takımı olur dediğimiz Yeni Zelanda bizleri yanılttı. Paraguay'dan ise böyle bir performans bekliyordum. Onlarda oldukça iyi bir performans gösterdiler ve grup lideri olarak bir üst tura çıktılar. Bir üst turda Japonya ile oynayacaklarını düşünürsek çeyrek final gelebilir. 21:30 maçlarında ise Hollanda Kamerun'u Van Persie ve Huntelaar'ın golleriyle 2-1 yendi. Kamerun'un tek golü Etoo'dan geldi. Günün diğer maçında ise Japonya Danimarka'yı 3-1 yendi ve bir üst tura yükseldi. Japonya'nın gollerini Honda, Ekozaki ve Endo atarken Honda ve Endo'nun attığı frikik golleri görülmeye değerdi. Danimarka'nın tek golü ise Tomasson'dan geldi. Bu 2 maçı izleme fırsatım olmadı. Sadece özetleri gördüm. 2.turda ise Hollanda Slovakya ile Japonya'da Paraguay ile eşleşti.


- Dünya kupasında heyecan devam ediyor.

Kazım Koyuncu

video

Kazım Koyuncu 1971-2005. 33 yaşında akciğer kanseri yüzünden kaybettiğimiz Kazım Koyuncu hakkında ne yazsak az. Gerçekten müthiş biriydi. Şarkıları şahane, insanlığı şahane. Trabzon başta olmak üzere Karadeniz'de ve tüm Türkiye'de çok seviliyordu. Ne yazık ki klasik olarak iyi insanlar çabuk ölürmüş sözünün doğru çıktığının bir işareti de Kazım Koyuncu'nun ölümü. Gerçekten çok üzücü çok. Bir paragrafı ile yazıyı bitirelim. Şarkılarınla yaşamaya devam ediyoruz Kazım abi. Herhalde en iyi şarkısı da paylaştığım şarkısı...

"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."

Vamos Bien'e Teşekkürler.

video

Grup Ck'nın tribünleri bırakmasından sonra Vamos Bien grubu da tribünleri bıraktı. Kayserispor maçının 88.dksı açılan '' Armanın Gururu Sarı Melekler '' pankartından sonra çıkan olaylardan sonra alınan para cezaları, stada girmeme yasakları derken hem Grup Ck hem de Vamos Bien oldukça sıkıntı çekti. Genelde öğrencilerden kurulu Grup Ck'nın bu cezalar karşısında ayakta kalması çok zordu. Olmadı da . Bıraktılar grubu. Tabi bunun başka nedenleri de vardır. Vamos Bien'de tribünleri bıraktığını bugün açıkladı. Buradan okuyabilirsiniz. Vamos Bien yaptığı pankartlar, yaptığı besteler, yaptığı organizasyonlar ile son zamanlarda öne çıkan bir gruptu. Fenerbahçe'ye aşık, takımını seven, futbolcusunu seven bir grubun tribünleri bırakması gerçekten acı verici. Daha önce blogda yer verdiğimiz bir besteleri ile konuyu kapatalım. İnşallah kararınız değişir ve seneye tribünlerde omuz omuza oluruz.

24 Haziran 2010 Perşembe

Messi'nin Doğum Günü


24 Haziran 1987'de hayata gelen Messi'yi izliyor olmaktan mutluluk diyoruz. Uzun yıllar yaşasın, uzun yıllar bizi kendimizden geçirsin, uzun yıllar futbolu Messi ile beraber analım. Çok büyük futbolcusun çok büyük...

Günün Kuponları



Dün birşeyler aldıktan sonra bugün neler yapacağız bakalım. Bol şanslar.

Kaya Peker & Fenerbahçe Ülker



Beko basketbol ligini şampiyon olarak tamamlayan Fenerbahçe Ülker transferlere devam ediyor. Bugün öğle saatlerinde açıklanan Marko Tomas transferinden sonra gece saatlerinde bir transfer daha gerçekleşti. Yıllarca  Fenerbahçe'ye karşı oynayan Kaya Peker Fenerbahçe Ülker ile 2 yıllığına anlaşmıştı. 2 Ağustos 1980 tarihinde Ankara'da doğan Kaya Peker basketbola Pınar Karşıyaka forması giyerek başladı. 1996 yılları ile 2000 yılları arasında Pınar Karşıyaka'da oynayan Kaya Peker daha sonra 2000-2006 yılları arasında Efes Pilsen'de forma giymeye başladı. 2006-2007 sezonunda Tau Ceramica forması giyen Kaya daha sonra 2007 yılında Beşiktaş'a transfer oldu ve 1 yıl Beşiktaş forması giydi. Ve 2008 yılından bu yana Efes Pilsen forması altında izlediğimiz Kaya Peker'i gelecek yıldan itibaren Fenerbahçe forması altında izleyeceğiz. Uzun Forvet veya pivot olarak nitelendireceğimiz Kaya Peker özellikle son 2-3 yılda Fenerbahçe taraftarlarının ve benim nefretimi kazandı diyebiliriz. Adeta Fenerbahçe maçlarında canla başla oynayan- oynamasında hiçbir olağan dışı birşey yok - ancak saha dışında yaptığı hareketlerle hepimizi çileden çıkaran Kaya Peker'i çubuklu forma altında görmek biraz ilginç olacak. Ayrıca 2 yıl boyunca Abdi İpekçi'de '' Sahtekar Kaya '' tezahuratlarının yapıldığını düşünürsek seneye '' En büyük Kaya '' tezahuratının yapılacak olması ilginç olacak. Ancak şöyle birşey var. Mevkisinde yerli olarak en iyi oyunculardan olan Kaya Peker'i - istatistiksel anlamda da oldukça başarılı - her ne kadar sevmesem de, Fenerbahçe forması altında görmek istemesem de saygıyla karşılarım-karşılamalıyız. Kaya Peker geldi diye basketbol takımından soğumam. Giderim desteklerim. Ancak şöyle birşey var ki ; Keşke almasaydık... Camiamıza hayırlı olsun...

23 Haziran 2010 Çarşamba

Kısa Kısa Notlar İle Dünya Kupası # 2


- Dünya Kupası devam ederken ben de yazlıkta kalmaya devam ediyorum - şu an hariç - . Öncelikle İzmit'te bulunan eve yıldırım düştüğünden geri geldik 1-2 günlüğüne. Şaka yapmıyorum. Net şekilde yıldırım düştü. Tvler, kombi, modem falan yandı. Neyse fazla önemli birşey yok. Şu anda evdeyim ve sağlıklıyım.

- Denize girmek, havuza girmek, futbol oynamak, basketbol oynamak, voleybol oynamak, batak oynamak, alkol almak, okey oynamak, tekneyle gezmek derken futbol izleyemiyorum. Futbolu aldatıyorum. Dünya Kupasını aldatıyorum. Yine de elimden geldiğince maçlara ara ara bakıyorum olmadı özetlerden takip ediyorum.

- En son Brezilya-Kuzey Kore maçını yazmışım. Devam edelim o zaman. Ya da herkes zaten biliyor kısa kısa birşeyler yazalım. Honduras-Şili maçı turnuvanın en güzel maçı olarak dikkat çekti. Özellikle Şili'nin oynadığı göze hoş gelen futbol bir çok kesimden alkış aldı. Alexis Sanchez ön plana çıkan isim oldu. İspanya-İsviçre maçı ise sürpriz sonuçla sona erdi. İspanya bütün maç etkili oynadı ancak İsviçre az ama öz geldi ve Fernandes ile beraber golü bularak 3 puanı aldı. Turnuvanın en büyük adayı böylelikle mağlup bir şekilde başladı turnuvaya. 16 Haziran'ın son maçında ise Güney Afrika-Uruguay ile karşılaştı. Mücadele'den 3-0 galip ayrılan Uruguay gruptan çıkma yolunda büyük bir avantaj elde etmişti. 17 Haziran ise Fransa-Meksika ile karşılaştı. Meksika Fransa'yı 2-0 yenerken Fransa bu yenilgiden sonra adeta dağıldı. Futbolcuların antremana çıkmaması, Anelka'nın hocayla sorunları derken son finalist ilk turda elenmeyle karşı karşıyaydı. Günün diğer maçında Arjantin-Güney Kore ile karşılaştı. Arjantin Güney Kore'yi Higuain(3) ve Park(k.k) golleriyle 4-1 yendi. Ve günün diğer maçında Yunanistan Nijerya'yı 1-0 geriye düşmesine rağmen 2-1 yendi. 18 Haziran'da ise saat 14:30 maçında Almanya-Sırbistan'a 1-0 yenildi. Almanya'da Klose kırmızı kart gördü, Podolski penaltı kaçırdı. Fenerbahçe'nin almak istediği Krasic iyi oynadı. Mesut Özil ise ilk günden daha silik bir performans sergiledi. 17:00 maçında Slovenya Abd ile 2-2 berabere kaldı. Slovenya ilk yarıyı Birsa'nın harika golü ve Ljubijankic'nin golleriyle 2-0 önde kapattı. Ancak Abd 2.yarı Donovan ve Bradley ile 2 gol buldu ve mücadeleyi 2-2 bitirmeyi başardı. 21:30 maçında ise İngiltere Cezayir ile karşılaştı. Turnuvanın en kötü maçlarından biri oynandı. Gol pozisyonu yoktu desek yanlış söylemiş olmayız. Maç hakkında söylenecek, yazılacak hiçbirşey yok. Kale üstüne konan güvercin suçluymuş ! 19 Haziran ise 14:30 maçında Hollanda Japonya ile karşılaştı. İlk yarı yine çok zevksiz bir maç izledik. 2.yarı iyi başlayan Hollanda 50.dk Sneijder'in golüyle öne geçti ve mücadele bu şekilde tamamlandı. Yine turnuvanın zevksiz maçlarından birini izledik. 17:00 maçında ise Gana Avustralya ile karşı karşıya geldi. 11.dk AvustralyaHolman ile 1-0 öne geçti. Galatasaray'lı Kewell 24.dk kırmızı kart gördü. 25.dk Gyan penaltıdan skoru 1-1 yaptı. Mücadelede başka gol olmadı ve 1-1 sona erdi. 21:30 maçında ise Kamerun Danimarka ile karşılaştı. Mücadelenin 10.dksı Etoo ile 1-0 öne geçen Kamerun bu üstünlüğünü 23 dk sürdürdü ve 33.dk Bendtner'in golüyle 1-1 beraberlik sağlandı. 2.yarı Kamerun daha atak oynasa da 61.dk Rommedahl'ın güzel golü ile beraber 2-1 öne geçti mücadele'den galip ayrıldı. 20 Haziran 14:30 maçında Slovakya Paraguay ile karşılaştı. Stoch yine ilk 11 oynamadı ! Santos'tan sonra milli gelip milli olamayan oyuncu Stoch mu olacak acaba ! Mücadele'de Paraguay çok etkili bir oyun ortaya koydu. Vera ve Riveros'un golleriyle 2-0 kazandı. 17:00 maçında İtalya Yeni Zelanda ile karşılaştı. Yeni Zelanda 7.dk Smeltz'in golüyle 1-0 öne geçti. 29.dk Laquinta'nın golüyle İtalya beraberliği sağladı. Bu golden sonra baskılı oynayan İtalya 2.golü bulamadı ve 2.maçında da berabere kalarak taraftarlarını kahretti. Ve günün 21:30 maçında Brezilya Fil Dişi Sahilleri ile karşılaştı. Brezilya Fil Dişi Sahilleri'nin Fabiano(2) ve Elano'nun golleriyle 3-1 yendi. Özellikle Fabiano'nun attığı golde elle müdahalesi ve Keita'nın rolü çok konuşuldu. Ayrıca Galatasaray'lı Elano iyi oyununu sürdürüyor. 21 Haziran saat 14:30 maçında Portekiz Kuzey Kore'yi tam 7-0 yendi ve tarihinin en farklı dünya kupası galibiyeti elde etti. Portekiz'in gollerini Meireless, Simao, Tiago(2), Almedia, Liedson ve Ronaldo atarken özellikle Ronaldo'nun gol atmak için harcadığı çaba görülmeye değerdi. Yine de Ronaldo oldukça iyi bir oyun ortaya koydu. 17:00 maçında Şili İsviçre'yi 1-0 yendi. Maça 1.5 üstü oynayan ben özellikle son 10 dk Parades'in kaçırdığı gollerden sonra yerimde duramadım. Sanchez yine etkili bir performans ortaya koydu. 21:30 maçında ise İspanya Honduras'ı David Villa'nın attığı gollerle 2-0 yendi. Ayrıca David Vill penaltı kaçırdı. Bu mücadeleye'de 2.5 üstü oynayan ben kafayı yedim. 22 Haziran 2010 maçlarına bakacak olursak 17:00'da oynanan 2 maçta Fransa Güney Afrika'ya 2-1 yenildi ve turnuvaya veda etti. Fransa ayrıca tek gol atarak kupaya veda etti. Grubun diğer maçınad Uruguay Meksika'yı Suarez'in attığı golle 1-0 yendi. Uruguay grup lideri olarak Meksika ise 2.olarak 2.tura yükseldi. Lugano'ya daha ilerisi yakışır. Güney Afrika ilk turda elenen ilk ev sahibi oldu. 21:30 maçlarına bakacak olursak Arjantin Yunanistan'ı Demichellis ve Palermo'nun golleriyle 2-0 yendi ve 3'te 3 yaparak bir üst tura çıktı ve Meksika ile eşleşti. Arjantin'de Messi ve Veron harika oynadı. Diğer gece maçında ise Nijerya ile Güney Kore 2-2 berabere kaldı. Bu sonucun ardından Güney Kore 2.tura çıktı ve Uruguay ile eşleşti.

- Dünya kupasında heyecan bugün oynanacak 4 maçla devam edecek. 

- Şu ana kadar Mesut, Sanchez, Veron, Forlan, Park en dikkat çeken oyunculardı.

- Higuain 3 golle gol krallığında zirvede yer alıyor. Messi 20 şutla en çok şut çeken oyuncu, Portekiz ve Arjantin 7 golle en golcü takımlar.

- Vuvuzela sesini artık hiç duymuyorum. Ayrıca evde çalmaya devam ediyorum.

- Dünya Kupası'nda heyecan bundan sonra çok daha zevkli şekilde devam edecek.

18 Haziran 2010 Cuma

Deniz...Kum...Güneş


Net olarak söyleyim. 3 ay yokum. Karamürsel ile Yalova arasında bulunan yazlığımızda havuza girerek, denize girerek, tekneyle balık tutarak, top oynayarak, alkol alarak, gezerek, eğlenerek geçireceğim 3 ay başladı. Hadi bakalım. Hayatı birazda bu yönden yaşayalım...

Not : Blog güncellenmeye devam edecek.

17 Haziran 2010 Perşembe

İddaa Kuponum # 42


Bu da tutmazsa hangi bahis tutacak ? Saldır Fransa.

Volkan Konak & İzmit Konseri


Tarih 16 Haziran 2010 Çarşamba. Yer : İzmit Fuarı . Volkan Konak için toplanan binlerce insan. Fuarın dışına baktığımızda araba trafiğinden tıkanan yollar, önünde uzun kuyruklar oluşan bilet gişeleri, ve etrafta müthiş bir kalabalık. Haftaiçi olmasına rağmen binlerce insan Volkan Konak için fuara koşarken herhalde fuar tarihinde ilk defa bayan sayıs bay sayısından daha fazlaydı. Volkan Konak'ın daha çok bayan izleyicisi olduğunu bir kez daha farkettik. Konser alanına ulaştığımızda saat 21:45'di ve konser 15 dk önce başlamalıydı. Ancak fuar etrafında oluşan izdiham ve gıdım gıdım ilerleyen trafik yüzünden ancak saat 22:00'da sahneye çıkabilmişti Volkan Konak. Koyverdin gittin beni ile başlayan müzik ziyafeti sırasıyla Göklerde kartal gibiyim, Değmem Benim yaslı gönlüme, Sevenler ağlarmış, Dido, Yarim yarim, Mimoza çiçeği, Kan ve gül, Cerrahpaşa, Denizde karartı var, Ben seni sevdiğimi, Memikoğlan ve Dertliyim kederliyim gibi yaklaşık 25 tane şarkı söyledi. Sahnede yaklaşık 2 saat kaldı. Arada söylediği şiirler, şarkılara kattığı renk derken müthiş bir gece yaşadık. Ses sisteminin kötü olması nedeniyle biraz sekteye uğrasa da yine de şahaneydin Volkan Konak. Ağzına sağlık. İzmitte olupta konsere gelmeyen büyük bir eğlenceyi kaçırdı. Ayrıca 3 Tl'ye bir daha Volkan Konak keyfini zor yaşarsınız.

16 Haziran 2010 Çarşamba

Usain Bolt & Boston Celtics


Lakers-Boston serisi 5.maçından bir kare

Kısa Kısa Notlar İle Dünya Kupası


- Dünya Kupasında heyecan devam ederken futbolseverler olarak çoğu maçı izlesekte zevk almıyoruz. Belki maçlar da gol olmadığı için belki mücadele olmadığı için. Ancak yine de Dünya Kupasının havası var ve bu hava artarak devam ediyor-edecek-etmeli.

- Dünya Kupasında 5.gün öncesi ise herkes tarafından dile getirilen bir cümle vardı ; Bugün farklı olacak. Fenerbahçe'nin yeni transferi Stoch'un ülkesi Slovakya sahaya çıkacaktı. Stoch'tan dolayı Türkiye'de de gözler bu maça çevrilmişti. 14:30 maçı bile milyonlarca taraftar tarafından izlenilecekti. Ama öyle olmadı Stoch karşılaşmaya ilk 11'de başlamadı. Slovakya Yeni Zelanda ile 1-1 berabere kalırken Slovakya'nın golü 50.dk Ankaragücü forması giyen Vittek'ten geldi. Yeni Zelanda ise 90+3'de Reid'in kafa vuruşu maçın sonucunu belirledi. Yeni Zelanda turnuvada ilk sürprize imza atan takım oldu diyebiliriz. 

- Günün 2.maçında ise 2 dev karşı karşıya geliyordu. Ronaldo'lu Portekiz Drogba'lı Fil Dişi Sahilleri ile karşılaşıyordu. Normal şartlarda çok iyi bir maç olmazı lazımdı zira yenen takım büyük ihtimalle gruptan çıkacaktı. Ancak beklenen olmadı ilk yarı boyunca kaleye atılan tek isabetli şut Ronaldo'nun direkte patlayan topuydu. 2.yarı biraz daha kıpırdandı maç ancak yine de bekleneni vermedi. 2.yarı Drogba'nın oyuna girmesinden sonra özellikle son 5 dk baskıyı kuran Fil Dişi Sahilleri pozisyonlardan yararlanamadı ve maç 0-0 sona erdi. Fil Dişi Sahilleri iyi hoş koşuyorlar, 90 dk mücadele ediyorlar ama kafa yok. Birazcık zeki olsalar her maçı alırlar. Portekiz'de bekleneni veremedi. Ronaldo hiçbirşey yapmadı. Bu sonucun ardından Kuzey Kore'yi farklı yenen üst tura çıkacak belki de sadece Kuzey Kore'yi 1-0 yenen üst tura çıkacak. Bekleyip göreceğiz.

- Gecenin son maçında ise Brezilya Kuzey Kore'yi ağırladı. Brezilya dedik takır takır oynar dedik, rahat galibiyet alır dedik ama olmadı. Onlar da yanılttı bizi. İlk yarı 0-0 sona erirken Brezilya'nın çok etkili dediğimiz pozisyonu yoktu. 2.yarı ise biraz iyi başladı Brezilya ve 55.dk Maicon'un biraz şans biraz kalite kokan vuruşuyla beraber 1-0 öne geçtiler. Asist Elano. 72.dk ise Robinho harika bir asistle Elano'u kaleciyle karşı karşıya bıraktı ve Elano'da şık bir vuruşla Brezilya'yı 2-0 öne geçirdi. Kalan dakikalarda Brezilya gol pozisyonlarına girse de sonuç alamadı. 89.dk ise Kore Jı Yun Nam ile beraber gol buldu ve maç 2-1 sona erdi. Maçın adamı Maicon seçildi. Elano, Robinho diğer iyi oynayan oyunculardı. Kaka ise bekleneni yine veremedi. Brezilya'nın 23 şutu, % 63 topla oynama oranı, 47 dk topla oynama oranı ve 715'te 519 isabetli pas ile oynadığını belirtelim. Brezilya herşeye rağmen çok iyi sinyaller vermese de ileri ki maçlarda çok daha iyi olabilirler. Bekleyip göreceğiz.

- Vuvuzela sesinden hala rahatsız değilim. Çalsın Vuvuzelalar oynasın kızlar...

- Dünya Kupasında heyecan yarın 14:30 Honduras-Şili, 17:00 İspanya-İsviçre ve 21:30 Güney Afrika-Uruguay maçları ile devam edecek.

- Şili, İspanya, Uruguay alır.

- İspanya'dan çok iyi bir futbol bekliyorum. Xavi'nin bir golü var !

15 Haziran 2010 Salı

Armani ; 2007 Beckham 2010 Ronaldo


2007


2010

Kısa Kısa Notlar # 5


- Cuma gününden beri yazlıkta olduğum için gündemden uzak kaldım. Havuz, Deniz, Güneş, Tekne derken Dünya Kupasını unuttum bile diyebilirim. Yine de elimden geldiğince olaylara yakın olmaya çalışıyorum.

- Bana göre en büyük gelişme Beşiktaş'ın Quaresma transferi. Gerçekten büyük bir transfer. İstediği kadar sorunlu bir futbolcu olursa olsun Quaresma gerçekten beğendiğim, izlerken zevk aldığım bir futbolcuydu. Hala da öyle. Beşiktaş'a geldi diye ölsün, hastalansın, ayağı kırılsın demem-diyemem. Kadıköy'de izleme şansı bulabiliriz inşallah.

- Tabiki de notlar yazıp Dünya Kupası'ndan bahsetmemek olmaz. Öncelikle genel olarak 11 maç geride kaldı. 11 maçın 10 tanesi alt bitti. Almanya-Avustralya, İngiltere-Abd ve Arjantin-Nijerya maçları dışında diğer maçlar tam anlamıyla olmadı. İlk gün hakkında birşeyler yazmıştık. 2.gün saat 14:30 Güney Kore - Yunanistan maçı ile başladı. Güney Kore bana göre çok iyi oynadı, ileride pres yaptı, 90 dk mücadele etti ve 2-0 kazanarak Dünya Kupasına güzel bir şekilde başladı. Günün 2.maçında Arjantin Nijerya ile karşılaştı. Turnuva öncesi ofansif anlamda mükemmel dediğimiz ancak defansif olarak sorunlara yaşayacak dediğimiz Arjantin için dediğimiz şeyler gerçekleşti. Mücadelenin henüz 6.dakikasında Heinze'nin attığı golle 1-0 öne geçti ve mücadeleyi 1-0 kazandı. Messi haricinden ön plana çıkan bir isim olmazken Nijerya kalecisi Enyeama kurtardığı toplarla maça damgasını vurdu. Günün son maçında İngilter-Abd ile karşılaştı. İngiltere maçın henüz 4.dakikasında Gerrard ile 1-0 öne geçti. Bu dakikadan sonra her 2 takımda pozisyonlar buldu. Ve 40.dk kaleci Green'in yaptığı inanılmaz hata ve Dempsey'in 30 metreden attığı golle Abd eşitliği sağladı. İlk yarı 1-1 sona erirken 2.yarı her 2 takımda 2.golü bulma şansı yakaladı. Forvetlerin beceriksizliği, kalecilerin iyi olması sonucu maçta başka gol olmadı ve 1-1 sona erdi. Dünya Kupasının 3.gününde ise 14:30'da Cezayir-Slovenya ile karşılaştı. Slovenya mücadele'den 79.dk Koren'in attığı golle 1-0 kazandı. Sırbistan-Gana maçı ise 84.dk Asomoah Gyan'ın attığı golle 0-1 sona erdi. Bu günün ilk 2 maçını izleyemedim. Gecenin son maçı ise turnuvanın şu ana kadar en iyi maçıydı. Almanya Avustralya'yı 8.dk Podolski, 27.dk Klose, 68.dk Muller ve 70.dk Cacau'nun attığı gollerle 4-0 kazandı ve dünya kupasına mükemmel başladı. Almanya'da özellikle Mesut Özil'in oynadığı futbol zevk verdi. Yaptığı asist, attığı paslar, çalımlar şahaneydi. Resmen zevk aldık. Almanya inanılmaz disiplinli, mücadeleci kimliği ile beraber tunuvanın iddaalı takımlarından biri olduğunu yine gösterdi. Dünya Kupasında bugüne gelirsek ; saat 14:30 maçında Hollanda-Danimarka ile karşılaştı. Mücadele Hollanda'nın 2-0 galibiyeti ile sona erdi. Goller Paulsen (k.k)  ve Kuyt tarafından geldi. Günün 2.maçında ise Japonya Kamerun ile karşılaştı. Mücadele'den Japonya Honda'nın attığı golle 1-0 galip ayrıldı. Ve gecenin son maçında İtalya-Paraguay ile karşılaştı. Mücadele yoğun yağmur altında oynandı. 39.dk Alcaraz'ın attığı golle Paraguay 1-0 öne geçti. İlk yarı bu şekilde sona erdi. 63.dk De Rossi'nin attığı gol ise maçın sonucunu belirledi. 1-1. Mücadele'de zaman zaman İtalya oldukça iyi oynadı. Paraguay ise bu maçta defansif bir oyun anlayışı ile mücadele etti. Yine de maçın hakkı beraberlikti diyebiliriz. Dünya Kupasında heyecan sürüyor...

- Kısa kısa notlara devam edersek ; Boston Nba final serisi 5.maçında Lakers'ı 92-86 yenmiş ve seride 3-2 öne geçmiş. Boston'da Pierce 27 sayı, Garnett 18 saayı 10 ribaund, Rondo 18 sayı 8 asist ve 5 ribaund ile oynarken Lakers'ta Kobe 38 sayı 5 ribaund 4 asistl ile oynamış. Boston şampiyon olursa seviniriz, Lakers şampiyon olursa üzülürüz. Net tavrımız !

- Bu arada Vuvuzela'dan rahatsızlık duymuyorum. Çünkü eğer maça konsantre olursanız gerçekten duymuyorsunuz. Ayrıca hala kimse Vuvuzela hediye etmedi !

- Ve Barcelona'da Laporta dönemi sona erdi. Yeni başkan Sandro Rosell oldu. Barcelona tarihinin 39.başkanı. 46.yaşında ki Sanro Rosell teknik direktör Guardiola'nın yakın arkadaşıydı. Rosell'e tebrikler derken Laporta'ya da döneminde elde ettiğimiz 4 lig şampiyonluğu, 2 şampiyonlar ligi, 3 ispanya süper kupası, 1 kral kupası, 1 avrupa süper kupası ve 1 avrupa kıtalararası kupa için teşekkür ediyoruz. 6 yıl boyunca Rosell'i destekliyoruz.

- Başka birşey yok.

Not : Bundan sonra yazlıkta olsam bile blog güncellenecek çünkü Vodomnet aldım :)

12 Haziran 2010 Cumartesi

Dünya Kupasının İlk Günü ve Blogger Buluşması


Ve uzun zamandır beklediğimiz Dünya Kupası sonunda başladı. Bizde belli bloggerlar olarak ilk günün ilk maçını İstanbul'da hep beraber izleyelim diye karar aldık. Tabi karar alırken msn'de uzun günler konuştuk. Toplu konuşmaya girdiğimizde ortaya atılan makaralar, şakalar derken buluşma konusu konuşulmuyordu. Ama en son net şekilde karar aldık. Tabi bu kararda http://artemiofranchi.blogspot.com/ ' dan Oğuz Toros'un payı çok büyük. Neyse saat 16:00 gibi bloggerlar olarak Kadıköy'de buluştuk. Kadıköy'e Trabzonspor maçından sonra ilk defa gittim. Tuhaf oldum. Saat 16:30 gibi Kadıköy'de Caferağa'nın yanında yer alan Soccer Pub adlı mekanda kendimize güzel bir yer ayarladık. Üst kat tamamen bize aitti. Zaten o gürültü de başkaları gelse kesin kaçarlardı. Afrika-Meksika maçını pek izleme şansımız olmasa da yine de maç hakkında 2-3 birşey söylemek gerek. Maç kötüydü. Vuvuzela sesi güzeldi - evet evet güzeldi - . Meksika ilk yarı mükemmel oynadı diyebiliriz. Afrika 2 pas yapamadı. Hatta o an Afrika 2 pas yapamaz diye bahis oynayasaydık keşke diye makara bile yaptık. O derece yani. İlk yarı 0-0 biterken 2.yarı atamayana atar kuralı işledi ve Konfederasyon Kupası'nın yıldız ismi Tshabalala ile 1-0 Güney Afrika 1-0 öne geçti. Daha sonra Meksika'nın iyi oyunu devam etti ve 79.dk Marquez ile beraber skoru dengeledi. O dakikadan sonra 90.dk Mphela'nın direkten dönen şutu dışında birşey olmadı ve maç 1-1 sona erdi. Meksika'ya yazık oldu diyebiliriz. Mücadele'den tekrar güne geçersek oldukça makara yaptığımız, güldüğümüz, eğlendiğimiz bir gün geçiriyorduk. Fenerlisi, Beşiktaşlısı, Galatasaraylısı ve Trabzonsporlusu bir arada gayette makara yapabiliyorduk :) . Bloggerlar demişken fotoğrafta kimin kim olduğunu da söyleyelim ; Soldan başlarsak ilk başta ki abiyi tanımıyorum ancak getirdiği dergi mükemmeldi. onun yanında http://pclionfc.blogspot.com/ 'dan Uğur, onun yanında http://artemiofranchi.blogspot.com/ Oğuz Toros, onun yanında http://artemiofranchi.blogspot.com/ 'dan Demir Cem Yılmaz, onun yanında http://targetstriker.blogspot.com/ 'dan Kutay, onun yanında Demir'in kardeşi Davut, onun yanında http://bballnmore.blogspot.com/ 'dan Savaş, onun önünde http://blogdellospor.blogspot.com 'den Uğur, onun önünde ben ve en önde http://altinayakkabi.blogspot.com/ 'dan Tanju Eren yer alıyor. Gelen herkesin ayaklarına sağlık diyoruz ve bir daha ki buluşmayı iple çekiyoruz. Ayrıca saat 22:00 otobüsü hariç hiçbir otobüste yer olmadığı için 1.5 otobüs beklemem, Kutay ile keyifli sohbet yapmam ve Uruguay-Fransa maçını kaçırmam güne damgasını vuran diğer olaylardı. Sonuç olarak Dünya Kupasını izlemeyi seviyoruz. Gerek atmosfer, gerek heyecan, gerek takımların isimleri, gerek oyuncular ve gerek Vuvuzela sesi ile beraber keyifli 29 gün daha geçireceğiz. Ayrıca fotoğrafta 2-2 skorlarını yapmalarına rağmen benim bu fotoğrafı blogda paylaşmam da ezeli rekabet ebedi dostluk cümlesini net bir şekilde ortaya koyuyor. Hadi bakalım... 

10 Haziran 2010 Perşembe

Miroslav Stoch Fenerbahçede


Fenerbahçe Chelsea forması giyen Slovak futbolcu Stoch ile 4 yıllığına anlaşma sağladı. Orta saha sol ve sağ kanatta oynayabilen Stoch futbola Slovakya'nın Nitra klübünde başlarken daha sonra Chelsea'ye transfer oldu ve Chelsea 18 yaş altı takımında forma giyme ve 10 gol ile gol kralı olma şansı yakaladı. Ancak Chelsea a takımında sadece 4 maçta toplam 28 dk oynayan Stoch geçen sezonu ise kiralık olarak Twente'de geçirdi ve şampiyonluk yaşadı. Twente'de forma giydiği 32 maçta 10 gol 5 asistle ile oynayan Stoch Uefa Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe'ye karşı da 160 dk forma giyme şansı bulmuştu. 21 yaşında ki futbolcunun hızı var, tekniği var, kapasitesi var... Ancak Fenerbahçe mükemmel transfer yaptı diyebilir miyiz? Tabikide diyemeyiz. Bekleyip göreceğiz. Ancak 21 yaşında ki futbolcuyu Dünya Kupası öncesi 4 yıllığına kadroya katmamız önemli bir iş. Transferde emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Dünya Kupasından sonra Stoch hakkında biraz daha fazla bilgi verebiliriz. Slovakya forması giyen Stoch Dünya Kupasında ilk maçına 15 Haziran 2010 saat 14:30 Yeni Zelanda karşısında çıkıyor. İzleyeceğiz ve göreceğiz. Fenerbahçe'de inşallah başarılı olur diyoruz. Başka da birşey diyemiyoruz.. Ayrıca bu transferi sadece Galatasaray'a kapak oldu, ne oldu Haldun, ne oldu Adnan diye değerlendiren Fenerbahçelilere diyecek laf bulamıyorum !

DK 2010 Tahmin Yarışması Tahminim


Tribün Dergi'de başlayan Dünya Kupası Tahmin Yarışması'nın ödülü gerçekten harika. 1 adet PS3. Hemen girip tahminlerinizi yapın ve siz de Ps3 kazanma şansını yakalayın. Benim tahminlerim ; İspanya'nın kupayı kazanacağı , İngiltere, İspanya, Brezilya ve Arjantin'in yarı finalist olacağı ve Fabiano'nun gol kralı olacağı yönünde. Sizde tahminlerinizi yapmak istiyorsanız BURAYA tıklayınız.


Dünya Kupası 2010'da Şampiyon Kim Olur?
Yarı Finalistler Kim Olur?
Gol Kralı Kim Olur?


Opsiyonel: Averaj uygulaması için gruplardan 1. çıkacak 8 takımı da belirtin

Bu 3'ünü tahmin olarak yazan postlar arasında ilk kişi Sony PlayStation 3 (Slim) kazanacak.



Kurallar
- Her site üyesi sadece bir postta tahminde bulunma hakkına sahiptir.
- 3 tahmini doğru yapanlar arasında eleme opsiyonel secenek olarak belirtilen 8 Grup Birincisini belirtenler arasında, "En çok grup birincisini bilen"lerden seçilir. En çok grup birincisini bilen ödülü kazanır.
- Eksik yazılan tahminler geçersiz sayılacaktır.
- Bu başıkta sadece tahmin postu yazınız. Yorumlar için diğer başlığı kullanınız.
- Yarışmaya katılanların Profil bilgilerindeki tüm alanlar eksiksiz doldurulmalıdır. (İsim, soyad, tel, tckimlik, adres bilgileriniz...)
- Son Katılım 15 Haziran 2010 23:59'dur.

9 Haziran 2010 Çarşamba

Xavi ve Pedro'nun Sözleşmeleri Uzatıldı



Barcelona'nın yıldız oyuncusu Xavi ve geçtiğimiz yıl harika performans sergileyerek Barcelona kariyerine mükemmel giriş yapan Pedro'nun sözleşmeleri yenilendi. 11 yaşında klübe gelen ve bugüne kadar Barcelona forması giyen Xavi'nin 2014'te bitecek sözleşmesi 2016 yılına kadar uzatılırken, Pedro'nun sözleşmesi de 2015 yılına kadar uzatıldı. Pedro'nun sözleşmesine 90 Milyon euro serbest kalma bedeli eklendi. İspanya'nın Polonya'yı 6-0 yendiği maçta son golü atarak milli forma altında ilk golünü atan Pedro Dünya Kupası öncesi kontrat yenileyerek büyük moral kazandı. Uzun yıllar daha Barcelona forması altında görmek istediğimiz Pedro ve Xavi'yi izlemekten zevk alıyoruz.