Atkı koleksiyonu yaptığımı bilen arkadaşlarım bulundukları şehirlerden ya da gittikleri diğer ülkelerden atkı getirince mutlu oluyorum. Koleksiyona katılan son atkıyı da Antalya’dan arkadaşım Kübra Uzun getirmiş. Antalyaspor Store’dan alınan düz ama şık atkıyı bir İzmitli olarak daha fazla beğendim. Kendisine bir kez daha teşekkürler diyip atkıyı koleksiyona koyuyorum.
Antalyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Antalyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Eylül 2021 Salı
10 Ekim 2019 Perşembe
Fenerbahçe 0 Antalyaspor 1
Kadıköy'de izlediğim son futbol maçı 3 Aralık 2018'de oynanan ve 2-2 biten Fenerbahçe-Kasımpaşa maçıydı. Fenerbahçe o günden sonra bir çok iç saha maçı oynadı ama gitmek kısmet olmadı. Ancak Antalyaspor maçı ile beraber tekrardan tribünlere geri döndüm.
Şükrü Saracaoğlu Stadyumu'nun neredeyse her tribününde maç izledim ancak ilk kez bir maçı locada takip edecektim. Açıkcası büyük bir merakla beklemedim desem yalan söylemiş olurum. Klasik bir maç günlüğü şekilde adım adım yazalım.
Kocaeli'den Kadıköy'e en rahat kendi aracınızla gidersiniz tabii ancak onun dışında otobüs kullanarak da ulaşmak çok zor değil. Ancak bir süredir açılan Marmaray ile beraber Gebze'den direkt stadın karşısına ulaşım var. Trafiğe girmeden stada ulaşmanız mümkün. Günün birinde Marmaray'ı İzmit'e kadar uzatırlarsa Fenerbahçe maçları bizim gitmemiz açısından çok daha rahat olur. Antalyaspor maçına giderken iş yerinden servis ile Gebze, oradan Marmaray ile stat, dönerken stattan Marmaray ile Gebze, oradan otobüs ile 30 dk içinde ev şeklinde yaptım. Hem maliyet açısından uygun, hem de geç saate kadar olması avantajı var.
Marmaray'a adım attığım an Fenerbahçe maçı havasını alabiliyoruz çünkü bir çok Fenerbahçeli maça gidiyor. Stadın oraya gittiğimde de durumun tam olarak böyle olduğunu gözlemledim. Etraf kalabalık, coşkulu Fenerbahçe maçını bekliyordu.
Maç öncesi bir şeyler yedikten sonra ve yıllar sonra Nazlı'nın Yeri diye tabir edilen Fenerbahçelilerin maç öncesi toplanma yerinde bir şeyler içtikten sonra stada doğru hareket ettim.
Normalde kale arkasına girerken oldukça sıkı aramadan geçiyoruz, powerbank, sarj aleti gibi yanımızda getirdiklerimizi stada sokmakta zorluk çekiyoruz. Ancak Maraton Alt tribününe girerken böyle bir zorluk yaşamadım. Neredeyse aranmadan stada çanta ile girmeyi başardım. Kale arkasına girerken sıkı arama yapılırken o tribüne girerken arama yapılmaması da herhalde Türkiye detayı olsa gerek. Kale arkasına giren insanın olay çıkarma, yabancı madde atma ihtimalini daha yüksek görüyorlar.
Locaya giriş oldukça rahat, Fenerbahçe müzesinin oradan girdik ve hemen üst katta özel kapısından geçerek locaya ulaştık. Kapıyı çalarak giriyorsun. Görevli kadın açıyor. Aynı zamanda hosteslik yapıyor. İçerde tv, koltuk gibi detaylar mevcut. Seyir keyfi açısından kusursuz bir yer. Oturduğun koltuklar çok rahat ve sahaya hakimsin. Hemen kafanın üstünde pozisyon tekrarlarını izleyebileceğin ekranlar var. Çay, kahve, su istediğin zaman hostes hemen yardımcı oluyor. Bazı localarda yemek de var sanırım ancak bizim gittiğimiz loca öyle değildi. Sonuç olarak bugüne kadar statta en rahat izlediğim maçı geride bıraktım. Buradan sevgili Atilla Nesipoğlu'na bir kez daha teşekkür edelim.
Mücadeleye gelirsek bazı Fenerbahçe maçları taktiksel açıdan rahat şekilde değerlendiriliyor. Bu maç onlardan birisiydi. Fenerbahçe maçın başında geriye düştü ve kalan dakikalar ısrarla gol aramasına rağmen taktik anlamda zayıf kaldı ve maç 0-1 sona erdi. Yavaş şekilde top çeviren, herkesin sabit durduğu, sürekli topu kanatlara indirip orta ile gol arayan, duran topları kötü kullanan, ön plana oyuncu çıkaramayan bir Fenerbahçe vardı. Bu şekilde olunca da pozisyonlar bulsak da maç sanki 180 dakika oynansa kazanamayacakmışız gibi bir havada sona erdi. Böylesi anlarda farklı gol atma şekilleri denemek lazım. Ortadan denemek lazım, duran topları iyi kullanmak lazım, Vedat'ı savunmacıların kucağından almak lazım, gerekirse yanına erken dakika başka bir forveti koymak lazım, ikiye bir denemek lazım, oyuncu eksiltmek lazım, çizgiye inmek lazım. Fenerbahçe bunları yapamadı ve çok kritik 3 puanı kaybetti.
Takımda hangi oyuncu iyi derseniz açıkcası takımın en iyisi Altay'dı. Eğer o olmasa maç çok daha erken bitecekti. Diğer Fenerbahçe oyuncuları sıradan bir maç çıkardı.
Kruse Emre çıktıktan sonra sorumluluk aldı ve iyi oynadı. Emre ile bunu yapamadı. Bu maç özelinde bir şey mi bilmem ama oyunculara biraz rahatlık vermek lazım. Mesela Zajc, mesela Deniz. Bu iki oyuncu oyuna girdikten sonra fena oynamadı ama topu aldıklarında hemen ısrarla pas istemek, bu oyunculara yeteneklerini kullandırma şansı bırakmamak iyi bir olay değil. Özellikle Kayserispor formasıyla serbest oynayan, şut çekmesine bile izin verilen Deniz burada baskı yaşıyor gibi hissettim.
Gustavo. Savunmada çok iyi, hücumunu beğenmedim. Ayrıca hem ısınırken izledim, hem maç boyunca dikkat ettim. Gerçekten şut çekme konusunda oldukça zayıf.
Isla bindirmekten yoruldu. Ortaları daha iyi olsa golü bulabilirdik.
Arkadaşımla sohbet ederken Fenerbahçe tribünlerinin ne kadar mükemmel olduğundan bahsetmiştim. Maç öncesi ısınma esnasında, takım sahaya çıkarken kusursuz bir atmosfer vardı. Ancak maç içinde böyle olmadı. Fenerbahçe tribünleri maçı izliyor. Tezahürat yapması beklenen tribünler bile etkisiz kalıyor. Ayrıca bir oyuncu ceza sahasında topu aldığı zaman hemen onu gaza getirecek tepkiler bana doğru gelmiyor. Hatta bir iki pozisyon futbolcular tribün tepkisinden dolayı erken ve hatalı tercihler kullandı.
Ferdi kullanılabilir miydi? Hep aklımda olacak bir soru.
Hakem kötüydü. Ama bir yerden sonra herkes hakeme oynamaya başladı. Bu da takıma zarar verdi.
Türk futbolunda en sinir olduğum olay zaman geçiren futbolcular ve uzatma süresini hesaplayamayan hakemler. Gerçekten statta ya da tv karşısında maç izlerken en çok sinirlendiğim anlar bu anlar oluyor.
İçerde 17'de 16, 17'de 15 hayalleri kurarken erkenden bundan uzaklaştık. Şampiyonluk için iç saha performansı çok önemli. Umarım bundan sonra kayıp olmaz.
Locada izlediğim maç gol görememek üzdü.
Fenerbahçe için iyi başlayan sezon sakatlıklar ve şanssızlık ile beraber kötü sonlandı. Milli ara sonrası bir seriye ihtiyacımız var. Yoksa şampiyonluk hayal olur.
24 Aralık 2015 Perşembe
Fenerbahçe 4 Antalyaspor 2
Fenerbahçe'nin kupa maçı için İzmit'ten yola çıkarken böylesi bir geceyi hayal etmiyorduk. Giderken kupa maçı, az taraftar gelir, yedek oyuncular oynar, zevkli maç olmaz falan diye gittik ama çok farklı şekilde gelişti ve unutulmaz oldu.
Maç öncesi parkta arkadaşlarla takılırken gelen kadro haberi ile mutlu olduk. Nani, Van Persie, Caner gibi isimlerin ilk 11'de olması bizi direkt maça dahil etti. O ana kadar keyif alalım, gerisi önemli değil diye bakarken o andan sonra ''Acaba nasıl oynayacaklar'' falan demeye başladık.
Maç hafta içi 18:45'de oynandığından taraftarlar ilgi göstermedi. Rahat şekilde tribüne girdik, klasik yerimizi aldık.
Tribünler oldukça boştu, GFB ve Anadolu GFB'nin olduğu kısımlar doluydu. Zaman zaman iyi tezahuratlar olsa da bu maçın tribün değerlendirmesi olmaz. İnsanlar eğlendi, tadını çıkardı.
Takım iyi isimlerden çıktı, yıldızlar oynadı falan ama istekli olmaları çok önemli. Böylesine bir kupa maçında bile oyuncular pres yapıyor, yardımlaşıyor, iyi paslaşıyor, maçı bırakmıyordu.
Nani'nin mükemmel golüyle perde açıldı, önümüzdeki kalede olduğundan net şekilde gördük, direkten sekerek giren topların zaten ayrı bir güzelliği var. Bu gole süper derken bu kez Kadıköy'de gördüğümüz en iyi gollerden birine şahit olduk. Şener acayip bir gol attı. İlk yarı böyle bitti, 2.yarı Van Persie 2 gol atınca keyfimiz daha da yerine geldi. Van Persie diye bağırmak bile bizi mutlu ediyor. Kalan dakikalar 2 gol yesek de maçı güle oynaya 4-2 kazandık.
Van Persie gülsün, dünya gülsün.
Şener'in golünü video çekme şansı yakaladım, kişisel tarihimin en güzel anlarından biriydi. Öylesine bir anda, korner pozisyonunda video çekmeye karar verdim ve o an gol geldi. Acayip şekilde şans. Buradan izleyebilirsiniz. Güzel anı oldu benim için. Twitter'da da iyi yürüdü tweet. Alican Koçak'a selam olsun.
Ertuğrul güzel maç çıkardı, tribünler hakkını verdi ama nazar değdi. İnşallah kısa sürede tekrardan forma giyme şansı yakalar.
Vitor Pereira tezahuratı yapmak güzel. Hocamı çok seviyorum.
Noel tatili yapan Nani Noel'den bir gün önce çıkıp golünü attı, oldukça istekli oynadı.
Fernandao 12 gol, Nani ve Van Persie'nin 8'er golü var.
Okul Açık be kardeşim.
23.12.2015, gayet puan açısından bize bir şey kaybetmeyecek, hafta içi 18:45'de oynanan maç, atılan goller, yıldızlar, skor, çektiğim video ile beraber unutulmaz oldu. 15:00'de izmitten başlayan gün, 23:30'da sona erdi.
Pazartesi günü Sivasspor maçıyla desteğe devam.
Fenerbahçe'yi yalnız bırakmayalım.
2 Eylül 2015 Çarşamba
Fenerbahçe 2 Antalyaspor 1
Moussa Sow'a veda, Nani'nin golleri, tribünde zirveye oynayacak sevinç. Günün öne çıkan 3 maddesi.
Fenerbahçe Antalyaspor maçına giderken keyifli maç olacak, Antalyaspor iyi takım, Eto'o gibi konuşmalar yapıyor ancak yine de Fenerbahçe'nin her geçen gün daha iyiye gideceğini düşünerek maçı bir şekilde kazanacağımızı söylüyorduk.
Maç öncelerinin keyifli yerlerinden Kalamış'da beklediğimiz maçın bu kadar güzel bir son ile biteceğini tahmin bile edemezdik.
Mücadelenin 90 dakikası olmasa da zaman zaman oldukça etkili bir Fenerbahçe vardı. Maçı ise tüm isimlerle beraber 90 dakika isteyen futbolcular topluluğu. Kimseden en ufak bir şüphem yok. Herkes forma için mücadele ediyor. Sahada yalancı hareket eden isim yok.
Van Persie'nin asisti ve Nani'nin golüyle devreyi 1-0 öne tamamladıktan sonra 2.yarı daha kolay olur desek de sakatlanan Ba'nın yerine giren Kadlec'in yaptığı hata ile şok bir gol yedik ve maç dengeye geldi. Uzatma dakikalarında ise kazanılan duran topu nefis bir şekilde kullanan Nani Fenerbahçe'yi milli maç arasına lider soktu.
Nani = Maçın adamı. Her geçen gün daha da ısınıyor. Golleri, asistleri tabiiki de konuşulur ama benim asıl beğendiğim olay bu kadar istekli olması. Toplu ya da topsuz oyun farketmiyor. Nani 90 dakika kazanmak için yılların Fenerbahçelisi gibi mücadele ediyor. O yüzden şimdiden bir çok Fenerbahçe taraftarı için sevilen isim oldu.
Kjaer çok iyi, Van Persie ilk 45 dakika iyiydi, 2.yarı yalnız kaldı çok top kaybetti. Yorgunluk da var tabii. Diego yine en çok eleştirilen ama sahada en çok bir şeyler yapmak isteyen futbolcumuzdu. Yaptı-yapmadı sabaha kadar konuşuruz ama gerçek olan bir şey var, Diego formayı vermemeye devam eder. Şener yine çok iyiydi, Gökhan formayı alamaz demeye devam ediyorum. Diğer oyuncularımız ise idare eder bir oyun oynadılar.
Nani ve vücudu. Kasları.
Tribünler bir olsun demiştik bu maç bir adım atıldı. Migros'un tezahuratına karşılık veren bir Okul açık. Anadolu GFB'den GFB'ye. Yaklaşık 1 dakika boyunca Migros - Okul Açık tezahuratına katıldık. Daha sonra yine herkes kendi tezahuratlarına devam etti.
Fenerbahçe'nin bir çok güzel tezahuratı olduğunu düşünüyorum ancak kullanamıyoruz. Eskiden ''Hep inandık, ne cimbom ne kartal, neyleyim cebimdeki milyon doları, çok sevdik çok, '' gibi bir çok beste söyleyen tribünler şimdi sabit beste sırasıyla devam ediyor. Bir de tribünün en ateşli yerinde, herkesin ayakta olduğu anda nasıl oluyor da arabesk besteye geçiliyor anlamıyorum.
Okul Açık'da olmaktan da, maçı izlediğimiz bölümden de çok memnunuz be.
Gol sevinci hayatımda statta en çok sevindiğim goller listesinde ilk 5'e girer, Kadıköy'de tribünde bu kadar karıştığımız maç çok yaşamadım. Harikaydı.
Normalde tribünde öyle frikiklerde falan ''Gol olacak kesin, rahat olun'' falan tazrı konuşmam ama bu golde net öyleydim. Yanımda bulunan arkadaşlara bunu defalarca söyledim. Hissetmek.
Maç öncelerini Kalamış'da geçirmek şu an Yoğurtçu Parkı'nda geçirmekten daha başarılı oldu. 4 maç öncesi Kalamış'a gittik. 3 galibiyet, 1 beraberlik. Parkta koku bitti-bitiyor ama ilk maç nerede olacağımıza ortak karar veririz.
15:30 İzmit'ten başlayan yolculuk gece 02:00'de Kayseri otobüsünün beni İzmit'te indirmesiyle son buldu.
Kadıköy'de yine 5 gün içinde iki maça gideceğiz. Önce Avrupa Ligi'nde Molde ardından Bursaspor. Sezon yavaş yavaş daha da ısınıyor.
Daha gidilecek çok maç var.
25 Kasım 2013 Pazartesi
Gelenek
Adeta bir kulüp geleneğine dönüşen son dakika galibiyetlerinin yıldızı bu hafta Moussa Sow'du. Şampiyonluk yakın veya şampiyon olacağız demiyorum. Bu çocuklar ve camia şampiyonluk istiyor diyorum.
17 Mart 2013 Pazar
Yine Final Maçı
Fenerbahçe için her maç final maçı, her maç kritik, her maç kazanılması gerekiyor. Bu sefer rakip Antalyaspor. Önce Galatasaray Kayserispor deplasmanına gidecek, o maçtan çıkacak skor Fenerbahçe'nin Antalyaspor maçını çok başka noktaya çekebilir, her sonuçta farklı şeyler deriz, Galatasaray puan kaybederse biz biraz daha rahat çıkar, galibiyette ipleri elimize alırız, Galatasaray kazanırsa ama bu sefer stresli olan taraf biz oluruz ve mutlaka kazanmamız gerekir.
Fenerbahçe son haftalarda iyi futbol oynuyor, hatta bana göre şu an Türkiye liginin en iyi takımı, geçen hafta Emre'siz, Webo'suz, Gökhan'sız ligin iyi top oynayan takımlarından Bursaspor'u gayet iyi bir oyunla 4-1 geçerken gelecek adına büyük umutlar verdik. Hafta arası avrupa maçımız da oyun istediğimiz gibi olmasa da eksiklikler dikkat çekiciydi. Fenerbahçe yarın geçen haftaya göre daha iyi bir kadro ile çıkacak ve maçı kazanıp İstanbul'a dönmek isteyecek.
Yarın sahadan alınacak 3 puan çok önemli, hep diyorum, Fenerbahçe deplasmanda kötü oyunla bile 3 puanı alsın, Kadıköy'de iyi futbolla 3 puanı alsın. Yarın hakem hatası olmadan, sakatlık yaşamadan galibiyet alalım ve yolumuza devam edelim.
Şampiyonluk için saldırmaktan başka çare yok Fener...
26 Aralık 2011 Pazartesi
Antalyaspor 0 Fenerbahçe 0 / İlk Yarının Son Maçı
Bienvenu o 2 pozisyondan birini atsa maçı kazanır buraya da ilk yarıyı mutlu şekilde bitirdik diye yazardık.
İlk yarının son haftasında Antalyaspor karşısında net pozisyonlar bulsak da maçı kazanamadık. Gerçi net pozisyon derken 2-3 tane.
Berbat stat ve berbat atmosfer. Antalya'ya stat yapılsın. Ben de çok istiyorum.
Serdar'a bir şey olmasın. 10 sene Fenerbahçe'nin stoperi olsun. Ben böyle rahat adam görmedim. Yıllardır Fenerbahçe forması giyiyor gibi. Yobo ile de müthiş anlaşıyor.
Alex'in sakatlığı, daha sonra gelip oyuna girmek istemesi.
Emre'nin iyi oyunu.
Aykut Kocaman'ın değişiklikleri.
İlk yarıyı puan kaybıyla tamamlamak ve 2.yarıyı beklemek.
2-3 transfer ile bu takım taş gibi takım olur. Önce forvet.
23 Ocak 2011 Pazar
Antalyaspor 0 Fenerbahçe 1
- Galibiyet güzel, 2.yarıya kazanarak başlamak güzel, 3 puan güzel, puan farkının inmesi güzel ... ancak güzel olmayan şeyler var.
- Futbolcuların maça kötü başlaması ve öyle devam etmesi kötü. En büyük rakibimiz puan kaybetmiş ancak maça hırslı başlayacağımıza sakin başlıyoruz. Sonra da adı ne oluyor. Stres. Neyin stresi 18.hafta ?
- Mücadele ediyoruz ama. Bugün sahada mücadele etmeyen kimse yoktu. Herkes mücadele etti. Semih, Niang, Santos, Yobo, Selçuk ve diğerleri ...
- Gökhan Gönül'ün şahane golü var. Bana göre pas vermemesi hata, savunmanın topa atlayışı hata, kalecinin durduğu yer hata... Ama Gökhan'ın vuruşu müthiş. 60 Metre top sürdükten sonra o vuruşu yapabilmiş olması da. Galibiyeti o golün getirmesi de müthiş.
- Gökhan'ın attığı golden sonra aklına Rapijc'in Antep maçı golü gelmeyen Fenerli değildir.
- Semih ve Alex'in zaman zaman uyumları çok iyi. Hele bir pozisyon Semih'in orta saha çizgisinden attığı top var ki 5 kişiyi etkisiz bıraktı. Niang çarprazdan vurdu ama gol olmadı.
- Mehmet Topuz Kayserispor zamanlarına dönmeli. Sorumluluk alsın, şut çeksin, çalım atsın, gol atsın. Fenerbahçe'de yapamıyor. Ya da yapmaya fırsat verilmiyor. Yobo da daha iyi oynasın. Volkan sakin olsun. Selçuk iyi düşünsün. Emre sakin olsun. Alex böyle dursun. Niang kendine gelsin.
- Kazanarak başlamak güzel.
- Hafta arası gereksiz bir kupa maçı oynayacağız ve sonrasında Final maçı. Fenerbahçe - Trabzonspor. Bu futbolla kazanabilir miyiz ? Çok zor. Ama mücadele edebiliriz. Bugün ettiğimizden daha fazla.
- Stat hakkında da bir şeyler söyleyelim. Berbat ! Yeri kötü, tribünler kötü, zemin kötü, atmosfer kötü... Antalyaspor bir an önce stat yapmalı.
- Fenerbahçe maçlarını genelde evimde veya stadyumda izlerim ancak arada çarşıda izliyorum. Ahpub diye mekan var. Şu ana kadar 3 maç - Kasımpaşa, Konyaspor ve Antalyaspor - izledim ve 3 galibiyet aldık. Kritik maçlarda bundan sonra oradayız.
15 Ağustos 2010 Pazar
Saldır Fener / Fenerbahçe - Antalyaspor Maçı Öncesi
Fenerbahçemiz için lig başlıyor. 91 gün önce oldukça üzgün hatta ağlayarak kapattığımız ligi bugün oynanacak Antalyaspor maçı ile beraber tekrar açıyoruz. Sezona nasıl başlarsan öyle gider lafına inanmıyorum, sezona gollü galibiyetle başlayıp moral bulmalıyız lafına inanmıyorum... Sadece sezona güzel, hızlı ve etkili futbol ile başlamalıyız cümlesine inanıyorum. Yıllardır hasret kaldığımız hızlı ve etkili futbolu artık oynamalıyız. Bu taraftar yıllardır acaba kazanacak mıyız ? Acaba gol atacak mıyız ? Acaba son dakika gol yer miyiz ? gibi soru işaretleri ile maç izlemekten bıktı. Artık futbolun futbol gibi oynanmasını istiyoruz. En azından ben öyle istiyorum. O yüzden bu akşamdan başlayarak yeni sezonda çok etkili bir Fenerbahçe görmek istiyorum. Bu akşam ki mücadele'ye çıkacak ilk 11 Volkan, Gökhan, Lugano, Bilica, Santos, Emre, Cristian, Stoch, Kazım, Alex ve Gökhan Ünal şeklinde olacak diye düşünüyorum. Hadi bakalım neler olacak merakla bekliyoruz. 21:45'te Lig Tv'den naklen yayınlanacak karşılaşma seyircisiz olacak. Hakem ise Bülent Yıldırım.
7 Mart 2010 Pazar
Fenerbahçe 1 Antalyaspor 0
Fenerbahçemiz Türkcell Süper Lig 24.hafta karşılaşmasında Antalyaspor'u Santos'un attığı golle 1-0 yenerek 7 resmi maçtan sonra ilk defa galibiyete ulaştı. Süper Lig'de ise 4 maç sonra galibiyete ulaştık. Maç öncesine bakarsak sakatlıkların iyileşmesi iyiye işaretti. Ayrıca taraftarların bu kadar kötü oyun ve yenilgiye rağmen hala stadı doldurması çok çok önemli. Mücadele'ye Volkan, Gökhan, Lugano, Bilica, Santos, Deivid, Emre, Cristian, Vederson, Semih ve Guiza ilk 11'i başladık. Mücadele tutuk bir havada başladı. Her 2 takımda gol pozisyonuna giremiyordu. Arada Fenerbahçe'nin Semih veGuiza ile pozisyonları vardı. Bu arada Antalyaspor birazcık mücadele ederken Fenerbahçe'nin mücadelesi iyiydi. Ve 33.dk - İlk yarıda Antalya'da oynanan maçta olduğu gibi - Antalyaspor 0-0 durumda giden maçta cümbür cemaat atağa gidince Fenerbahçe Santos>Semih>Emre> paslaşmaları ile beraber Santos'u kaleciyle karşıya bıraktı. Santos'ta şık bir vuruşla topu ağlara yolladı ve skor 1-0 oldu. İlk yarı bu skorla sona erdikten sonra 2.yarı da tıpkı ilk yarı gibi başladı. Pozisyon yok sadece 2 takımda mücadele ediyordu. Fenerbahçe Emre ile çok net ve Guiza ile pozisyonlardan yararlanamadı. Ve mücadele 1-0 sona erdi. Fenerbahçemizde Volkan'a top gelmedi, Gökhan, Deivid ile beraber iyi bir ikili olduğunu Deivid daha formuna ulaşmadan gösterdi. Son maçlara bakarsak en çok atağa kalktığı karşılaşma oldu. Lugano öyle kritik topları kesti ki, adamlar çalımlasa kaleciyle karşı karşıya kalabilirlerdi. Bilica pimi çekili el bombası. Tehlikeli yerlerde yaptırdığı gereksiz fauller yine devam etti. Santos zaten son haftalarda Emre ile beraber takımın en iyi oyuncusu. Bugün de mükemmel oynadı 1 de gol attı. Deivid birazcık forma girsin her maçtan sonra müthiş oynadı diye bahsederiz. Emre yine çok iyiydi, Cristian iyi, Vederson iyi, Guiza sadece koşuyor, başka hiçbirşey yapmıyor. Semih desen o da aynısı. Yalnız Alex gibi oyunu kanatlara yayması, pas atması güzel özellik olsa da Fenerbahçe'nin forveti değiller. Sonradan oyuna giren Mehmet Topuz iyiydi, Selçuk idare eder ve Deniz pek birşey yapmadı. Diyeceğim şu ki mücadelemiz güzel, gol pozisyonuna girmememiz kötüydü - Alex'in olmamasının etkisi büyük -. 7 maçtır kazanamıyor olmanın verdiği heyecan, baskı futbolcuları kötü etkilemişti. Tedirgindik. Sonuç olarak ligde 4 hafta aradan sonra galip gelmek güzeldi. Haftaya Gençlerbirliği deplasmanındayız. Tribünde yerimi alacağım sanırım.
Saldır Fener / Fenerbahçe-Antalyaspor Maçı Öncesi
Fenerbahçemiz Türkcell Süper Lig 24.hafta mücadelesinde Kadıköy'de Antalyaspor'u ağırlıyor. Son 7 resmi maçını kazanamayan Fenerbahçe'miz de Gökhan Gönül, Alex, Özer, Ali Bilgin ve Uğur Boral forma giyemeyecek. Fenerbahçe'nin sahaya çıkacağı ilk 11 Volkan, Önder, Lugano, Bilica, Santos, Mehmet, Emre, Cristian, Vederson, Semih ve Guiza şeklinde olacak. Mücadele'de şöyle oynamalıyız böyle oynamalıyız demeye gerek yok. Çıkıp ne yapıp edip 3 puanı almalıyız. Lider ile arada ki puan farkını indirmek için, kötü günlerin üstünü kapatmak için, Fenerbahçe'nin gücünü rakiplere göstermek için ve en önemlisi şampiyonluk için Saldır Fener ! Takımı Maraton Üst tribününden desteklemeye devam ediyoruz. Mücadeleden önce de Bayanlar Basketbol Ligi maçında ezeli rakibimiz Galatasaray'ı ağırlıyoruz. Bu maçta da tribünde olacağız ve bu maçtan önce blogger arkadaşlar ile beraber muhabbetin dibine vuracağız. Hikayeler maçtan sonra blogda...
18 Ocak 2010 Pazartesi
Antalyaspor 4 Fenerbahçe 3
Öncelikle şunu yazıyım. Mükemmel bir maçtı. Pazartesi akşamı - genelde pazartesi maçları kötü geçer - gruptan çıkmayı daha önce garantileyen Fenerbahçe'nin maçı böyle geçecek deseler hayatta inanmazdım. Fenerbahçe başka takımlar gibi değil ki. İddaasız olduğumuz maçta bile misal Emre Çolak gibi bir genç yetenek izleme şansımızda olmuyor. Hep aynı kadro sahaya çıkıyor. Bir de üstüne kenardaki adamlarımız Uğur Boral, Ali Bilgin ve Vederson gibi adamlar olunca içimizde maç izleme heyecanı olmuyor. Aynı adamlar oluyor ve konsantre olamıyor sonuç olarak uykumuz geliyor. Ama bu sefer öyle olmadı maç başından sonuna kadar mükemmel bir maç oldu. Çok kötü goller yesekte attığımız goller harikaydı. İlk golde Santos'un ortası Alex'in dokunuşu - bence Santos kaleye vurdu - , 2.golde Özer'in harika vuruşu, 3 golde Gökhan Ünal'ın harika asisti Guiza'nın şahane golü derken maçı 4-3 kaybettik. Takımımızda Santos, Vederson - son dk hatasına rağmen - , Özer oldukça iyi oynadı. Gökhan Ünal ilk maçına rağmen kalitesi belli. Yaptığı asist güzeldi ama 2 pozisyonda kaleye şut çekmemesi yakışmadı. Lugano ve Bilica konsantre olamadı ve basit goller yedik. Mert tek bir top kurtardı ilk yarıda o da. Ali ve Bekir direk bıraksınlar futbolu. Emre ve Selçuk birşeyler yapmaya çalıştı. Guiza güzel bir gol attı. Alex konuşmaya gerek yok. Uğur Boral da Ali ve Bekir gibi futbolu bırakmalıdır. Sonuç olarak Fenerbahçe'nin bu sezon en zevk aldığım maçlarından birisini izledik. Şimdi tek beklentimiz Cuma günü - Alex ve Gökhan Gönül'ün cezalı olduğu maçta - Denizlispor maçının bir an önce gelmesi...
Saldır Fener - Antalyaspor-Fenerbahçe Maçı Öncesi

Fenerbahçemiz Ziraat Türkiye Kupası son maçında deplasmanda Antalyaspor ile karşılaşıyor. Devre arası kamplarını her sene Antalya'da yapıyorduk ve bu senede ordayız. Birde üstüne Antalyaspor ile oynuyor olmamız tam bu arada bizim için şans oldu. Takımımız yolculuk yapmak zorunda kalmıyor. Türkiye Kupası'nda zaten 3'te 3 yaparak - Altay'ı 3-0 , Eskişehirspor'u 1-0 ve Tokatspor'u 3-2 - 9 puan topladık ve gruptan çıkmayı garantiledik. Bu maçta o yüzden oynamayan oyuncularımız forma giymelidir. Yine de Daum her maç olduğu gibi ideal'e yakın ilk 11 ile sahaya çıkacaktır. Bu maçta Alex, Lugano, Gökhan, Emre kesinlikle oynamamalı. Nasıl bir 11 ile çıkacağımızı bilmem ama takımımızda yeni transfer olan Gökhan Ünal kampa 2 gün önce katılmasına rağmen bu akşam oynamalıdır. Oynarsa gol atacağına inanıyorum. Herşeye rağmen amaçsız bir maç olsa da her galibiyet belli bir para olduğu için, 26 yıldır alamadığımız kupayı alırken tüm maçları kazanarak almamız için Saldır Fener ! Maç saat 20:30'da Trt 1 ekranlarından yayınlanacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










