Fenerbahçe Beko 2017 sonrası bir kez daha şampiyon oldu ve bizleri çok mutlu etti. Başta Jasikevicius olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürler. Olağanüstü bir başarı. Gurur duyuyoruz.
Euroleague etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Euroleague etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Mayıs 2025 Perşembe
8 Şubat 2020 Cumartesi
Fenerbahçe Beko 77 Maccabi Tel Aviv 78
Bir Fenerbahçe Beko maçını daha salonda izleme şansı yakaladım. Yine Fenerbahçe dolu bir gün.
Bu kez maça 5 dakika kala salonda yerimi aldım, dışarısı oldukça soğuk olsa da salonun içinde sıcacık bir atmosfer vardı. 10.527 taraftar da tribündeki yerlerini almıştı.
Fenerbahçe maça iyi başladı, oyunda üstünlüğü de aldı ancak daha sonra hem Maccabi'nin iyi oyunu, iyi mücadelesi, hem Fenerbahçe'nin şanssızlıkları ve formsuz oyuncuları detayları ortaya çıkınca maç zora girdi. Yine de Fenerbahçe son çeyrek öne geçmeyi başardı. Sloukas 2/2 serbest atış attıktan sonra Fenerbahçe bir farkla öndeydi ve 4.7 saniye kalmıştı. Ancak bu sezon defalarca gördüğümüz senaryo gerçekleşti ve Maccabi iyi bir setle basket atmayı başardı ve maçı kazandı.
Fenerbahçe bu sonuçla play-off şansını da zorlaştırdı, play-off'a girse de çok güçlü bir takımla oynayacağını garantiledi.
De Colo'nun böyle maçları olabilir. Maçı saha içi isabeti olmadan 2 sayıyla tamamladı. Olabilir diyoruz ancak kariyerinde sayı atamadan bitirdiği maç sayısı 5 değil. Dün kariyerinin en kötü günlerinden birini yaşadı.
Vesely döndü, iyi oynuyor. Ancak henüz eski seviyesinde değil. Yine de şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, dün son pozisyon Vesely olsak o basketi yemezdik.
Son top neden faul yapamadık?
Fenerbahçe'nin dün zaman zaman oynadığı basketbolu yakıştıramadım. Fenerbahçe bir oyuncunun gelip kaldırıp şut atacağı bir takım değil. Obradovic takımlarına hiç uymayan anlar.
Westermann elbette son dönem iyi oynuyor, efsane maçları oldu. Ancak kimseye pas vermeden gelip şut atması bana çok yanlış geliyor. Ne Westermann böyle bir adam ne Fenerbahçe böyle bir takım.
Obradovic hata yapan oyuncuyu hemen oyundan alıyor, beşi bozuyor. Bunun takıma cidden olumlu katkısı var mı bilmiyorum. Bazı beşlerde ısrar etse iyi olmaz mı diye kendi kendime soruyorum.
Bu kadar şut kaçarken, uzun süre sadece 4 oyuncudan skor bulmuşken Melih ve Ali Muhammed hamlesi gelse ne olurdu?
Fenerbahçe taraftarlarının bazen hakem hatalarına aşırı konsantre olup atmosfere ve takıma zarar verdiğini düşünüyorum. Bir süre her karar yanlış gibi bakıyoruz ve maçtan iyice kopuyoruz. Belki de takımı da etkiliyoruz. Elbette hakem kararları eleştirilir, tepki gösterilir. Ancak biz nedense bu süreyi uzatıp maçı unutuyoruz.
Maç sonunda Maccabi oyuncuları salondan çıkarken bir kişinin yabancı madde atması, ardından salon güvenlik amirinin taraftara el kol hareketi yapması, taraftarın o kişiye tepki göstermesi, Ali Koç'un o kişiyi salondan hemen kovması, hemen yanımıza gelip ne olduğunu dinlemesi ve bizleri evlerine yollaması. Bir kişinin yaptığı bir hata yüzünden gereksiz gerginlik oluştu. Umarım bir daha bu tarz bir şey olmaz ve polisle Fenerbahçe taraftarları karşı karşıya getirilmez.
Fenerbahçe kötü oynadığı zaman atmosfer diye bir şey yok. Herkes maç izliyor. Sarı tribün performansı da azalıyor. Keşke seneye bir pota arkası komple maç boyunca tezahürat yapacak bir kitle tarafından oluşsa.
Amar'e Stoudemire gibi bir Nba efsanelerinden birini canlı izleme şansı yakaladım.
20 Şubat evimizde Real Madrid ile oynayacağımız maçla sezona devam ediyoruz. Artık hedef sadece play-off.
4 Şubat 2020 Salı
Fenerbahçe Beko 73 Armani Milano 64
Bu sezon gittiğim 5.Euroleague maçı. 5 maçta 4 galibiyet aldık. Yenildiğimiz maçın ne rezalet bir sonla bittiğini hepimiz biliyoruz. Valencia'ya son 39 saniye yaptığımız saçmalıklar yüzünden kaybettik.
Ford fabrikasından 18:20 servisi ile gidiyorum basketbol maçlarına. Bu maçın hava atışına ancak yetişebildim. Bir sonraki maç servisin bıraktığı nokta ile salon arası taksi tutup gitmem lazım. O zaman 15 dakika önceden salonda olurum. Koşmadan.
3 Km'yi 10 dk'da yürüdüm. Koştum da diyebilirim.
Maç; Fenerbahçe maçın büyük bölümünde iyiydi. Ara ara sıkıntılar yaşasak da maçı kaybedeceğimizi bir an olsun düşünmedik. Skor herkese eşit bölündü. De Colo'nun kritik yerlerde topu alması çok olumlu. Ayrıca De Colo gibi bir adamın her maç en çok şut atan adam olması gerektiğine inanıyorum. O zaman maçlar daha kolay bitebilir.
Datome 14, Kalinic 10, Kostas 10, De Colo 12, Thomas 10, Vesely 10.
Tribünlerde 11.697 taraftar vardı. Sezonun en yüksek sayılarından biriydi.
Atmosfer zaman zaman iyi oldu ancak daha iyi olmalı.
Sergio Rodriguez'i bir kez daha izlemenin mutluluğunu yaşadım. İzlemekten her zaman büyük keyif aldığım isim olmuştur. Fenerbahçe forması ile izlemeyi çok isterdim. Maçı 9 sayı, 6 asist ile tamamladı.
11 iç saha maçı yaptık, 5'ini izleme şansı yakaladım. 11'de 6 galibiyet. Fenerbahçe standartları için çok kötü.
Maccabi Tel Aviv maçıyla Cuma günü yine salonda olacağım. Bu kez sıcağı sıcağına yazar, notları unutmam.
30 Aralık 2019 Pazartesi
Fenerbahçe Beko 98 Valencia 100
Bazen gerçekten yaşananlar şaka gibi geliyor. Fenerbahçe Beko son 39 saniyesine 5 sayı önde girdiği maçı üst üste yaptığı saçmalıklar yüzünden 0-7'lik seri ile 98-100 kaybetti.
Normal sürenin sonuna doğru yapılan hatalar, uzatma bölümünde zirveye çıktı ve çok üzücü bir yenilgi aldık.
Normalde Fenerbahçe Beko maçlarında bu kadar sert duygular yaşamayı hayal etmiyordum ancak bu sene gittiğim her maç farklı bir hikaye yansıtıyor. Elbette böyle anlar bir taraftar için güzeldir, özeldir ancak sonunda neden hep üzülen biz oluyoruz?
Maçı mucizevi bir basketle uzatmaya götürüyoruz, uzatma bölümünde 7 sayı öne geçiyoruz ancak oradan maçı kaybediyoruz.
Aslında olması gereken 39 saniye kala pota altından başlarken bir oyuncuyla topu buluşturmak ve beklemek. Rakip takım zaten faul yapmak zorunda. Sadece topu tutmak yetecek. Ancak onu bile yapamadık, kaybettik. Hadi 23 saniye kaldı. Yine aynı fırsat geliyor. Topu tut, faul yapsınlar, at ve kazan. Yine kaybediyoruz ve yine basket yiyoruz. Basiret bağlanması mı, salaklık mı, acemilik mi, konsantrasyon eksikliği mi bilmiyorum.
Candace Parker'ın son saniye 2'de 0 atması gibi bir şey. Asla unutulmayacak.
Aslında gün mükemmel başlamıştı. İş çıkışı yağmurlu havada salona doğru giderken aklımızda sadece galibiyet ve iyi oyun vardı. Bir kısmı oldu zaten. Fenerbahçe iyi başladı, oyunun kontrolünü tuttu, son çeyreğe 11 sayı önde girdi ancak sonra işler değişti. Oraya kadar kusursuz işler yapan oyuncular o bölüm saçmalayınca bir kez daha sahadan yenilgiyle ayrıldık ve 16 maç sonunda sadece 5 galibiyette kaldık.
De Colo'nun 31 sayısı, Williams'ın 20 sayısı, Datome'nin 20 sayısı, Sloukas'ın 10 sayı, 9 asisti boşa gitti.
Maçın sonunda topu neden De Colo'ya veremiyoruz?
Maçı yine Sarı Tribün diye adlandırılan bölümde izledim. Bu maçla ilgili bir eleştirim var. Sarı Tribün Fenerbahçe sahada ne sonuç alırsa alsın hep yerinde olan, takıma destek veren, tezahürat yapan tek bölüm. Ancak bazen bana göre yanlış şeyler yapıyorlar. Mesela ilk başta yapılan ''kırmızı giyen bu salona gelmesin'' tezahüratı oldukça iyi bir tezahürat, elbette herkes bu salonda bir renk bütünlüğü sağlanmasını istiyor. Sarı giyerek gel, onu da yapmıyorsan kırmızı giyme. İnat etmenin mantığı yok. 0.4 kala basket yiyip maçı kaybetme noktasına geldiğimiz zaman salondan gidenler oldu. Bana göre Fenerbahçe'nin tek bir taraftarı skor ne olursa olsun o salondan erken çıkmamalı. Yerinde kalıp, takımı alkışlamalı. Ancak maçı kaybettik diye gidenler oldu. De Colo basketi atıp maçı uzatmaya götürünce Sarı Tribün hemen o sinirle mi, hırsla mı bilemiyorum bu salonu terkedenlerin geri gelmesi karşısında küfürlü tezahürat yapmaya başladı ve ortam gerildi. Bu tezahüratı kim başlattı, kimin fikriydi bilmiyorum ancak bana göre yapılmaması gerekiyordu. Eğer bir tepki verilecekse bu küfürsüz şekilde daha iyi şekilde yapılmalıdır. Sonuçta orada bir tribünün yaptığı bir tezahürat çok büyük sıkıntıların, kavgaların çıkmasına sebep olabilir. Bu tarz şeyler insanların bu oluşuma bakışını da değiştiriyor.
Maçı 8.211 taraftar izledi. Sanırım artık kemikleşmiş bir sayıya ulaşıldı. Hava şartları, takımın durumu, maçın önemi ne olursa olsun belli kitle hep yerinde, hep takımla.
Sezonun kalanı nasıl bitecek gerçekten bilmiyorum.
Üst üste 2 deplasman. Olympiakos ve Baskonia. En az birini kazanamazsak play-off hayalleri iyice sekteye uğrayabilir.
Ani performans değişimleri bu kulübün tüzüğünde var sanırım.
Bir takım bu kadar hücum ribaundu verir mi ya? Sadece son 39 saniye 4 tane verdik. Akıl almaz.
Hakemler yine maçın kaybedilmesinde etken oldu. Euroleague yönetimi özür açıklaması yaptı. Yakın zamanda 2 bu tarz hareket gördük. Neden hep Fenerbahçe'ye oluyor bunu da sorgulamak lazım.
Obradovic'e çok üzülüyorum.
Fenerbahçe için sonuçlar ne olursa olsun salonlara gitmeye devam edeceğim.
11 Aralık 2019 Çarşamba
Fenerbahçe Beko 107 Alba Berlin 102
Üst üste 3 Euroleague maçına gitme şansı yakaladım. 3 galibiyet aldık. Hayatımda ilk kez. Fenerbahçe için bir şeyler yapmak mutluluk veriyor. Evet alt kat atmosferi şahane ama Fenerbahçe diye bağırmak her tribünde çok güzel.
Fenerbahçe Beko-Alba Berlin maçı için yine İzmitli abimizin yardımı ile kombine buldum ve bir kez daha salonda yer aldım.
Cuma günü iş çıkışı İzmitten yola çıkarken sadece iyi oyun ve galibiyet bekliyorduk. İlk çeyrek rakibi boğduk. 30-16'lık çeyrek skoru çıktı. Ancak ikinci çeyrek ile maçın elimizden gittiğini hissedebiliyorduk. Neredeyse başarıyorduk. Son 1:48'e 3 sayı geride girdik. Son 4 saniye rakip serbest atış atarken hücum ribaundu verdik ve maçı uzatmaya götürmelerine izin verdik. Ancak uzatma bölümünde De Colo'nun ağırlığını koymasıyla beraber sahadan galibiyetle ayrıldık.
Kişisel tarihime geçen sekans. Derick Williams'ın 35 saniye kala yaptığı blok ve ardından smaç. Ben hayatımda salonda bir baskete bu kadar çok sevindiğimi hatırlamıyorum. Salondan inanılmaz bir ses yükseldi. Acayip bir andı. Hayatım boyunca unutmam. 30 saniye kala 86-83 yapan basketti. Keşke şu hareketlerin hatrına maç uzatmaya kalmadan bitmiş olsaydı.
O kadar uyarı, o kadar ikaz. Yine salona kırmızı ve tonlarında kıyafetlerle gelenler var. Elbette işten geliyor olabilirsiniz ama yanınıza bir sarı t-shirt koymak zor değil. Gerçekten bunu daha önce de yazdım, yine yazıyorum. İnat yapıyor insanlar. Kırmızı giyerek geliyoruz de, bu sefer yeşil falan giyip gelirler. Akıl almaz.
8282 taraftar. Maç sonrası arkadaşla bundan bahsettik. Ataşehir ve yakın kesimlerde oturan Fenerbahçeliyi bir Cuma akşamı bu atmosfer, bu mücadele, bu takım, bu oyuncular varken salondan başka bir yere götüremezsin. Gerçekten eşini, çocuğunu al gel salona. Kusursuz bir aktivite. Sıcak ortam, iyi takım, güzel spor.
Sloukas 23 sayı, 10 asist, Melih 17 sayı, De Colo 18 sayı, Lauvergne 15 sayı, Derick Williams 15 sayıyla oynadı.
Obradovic'e yeni sözleşme.
Maçtan bir gün sonra babamın ''Ne güzel maça gittin, acayip heyecanlıydı. Futbolu bırakıp sürekli o maça baktım.'' demesi maçın nasıl geçtiğini anlatıyordu.
Perşembe günü 20:45'de bu kez çok zor rakibimiz var. Anadolu Efes. Belki de Euroleague'nin en büyük 3 şampiyonluk adayından birisi. Çok zor maç olacak. Atmosfer ile bu maçı kazanmak mümkün. Salon atmosferi zirveye çıkmalı.
Yine salonda olacağım. Maç sonrası izlenimleri buraya yazarım.
4 Aralık 2019 Çarşamba
Fenerbahçe Beko 89 Khimki Moskova 76
Yıllardır oldukça başarılı olan bir Fenerbahçe basketbol erkek takımı varken salona gitmiyordum. Ancak bu sene bu takımın daha çok destek görmesi gerektiğini düşündüğümden kendimi daha çok salon yollarına atıyorum.
Fenerbahçe Beko-Khimki maçı için yine bir abimizin aracılığı ile alt kattan kombine buldum. 18:20'de İzmitten başlayan yolculuk ile saat 20:30'da salonun önünde oldum.
Evet salona powerbank ya da şemsiye ya da sarj aleti sokamıyoruz ancak emanet kutularına bırakıp salona hemen girmemiz güzel olay. Stadyumda da bu tarz bir şey hemen başlamalı. Güzel kolaylık.
Fenerbahçe yine daha çok mücadele etti, daha çok istedi ve maçı 13 sayı farkla kazanmayı başardı.
3.çeyrek yapılan mücadele tribünde bizleri oldukça mutlu etti. Zaten 3.çeyrek tribünde tek tezahürat yaptık, takım mücadeleyi arttırınca biz de arttırdık ve efsane bir tribün çıktı. Çok iyi sekanstı.
21-6. 3.çeyrek skoru.
Melih 5/7 üçlük ile 19 sayı, Sloukas 8/12 ile 19 sayı, 9 asist, Derick Williams 12 sayı, 8 ribaund, Datome 8/11 ile 20 sayı ile takımımızın skor yükünü çeken oyuncular oldu.
Janis Timma 26 sayı attı.
Mücadeleyi 9.158 taraftar tribünlerden takip etti. Fenerbahçe Beko'nun maçları daha kalabalık olmalı.
Belki de hayatımda ilk kez Fenerbahçe'nin üst üste 2 euroleague maçını salonda takip ettim.
Açıkcası salondan futbol maçlarından aldığım keyiften fazlasını alıyorum. Zaten bu sene Kadıköy'e sadece 2 maça gittim ve o 2 maçta da arkadaşımın ayarladığı locada takip ettim. Verdiği keyif anlamında şu an salon>stat.
Cuma günü Alba Berlin maçında yine tribündeyim. Fenerbahçe'yi desteklemeye, Fenerbahçe'yi yaşamaya devam.
12 Kasım 2019 Salı
Fenerbahçe Beko 90 Bayern Münih 82
Fenerbahçe Beko-Bayern Münih maçına giderken Fenerbahçe oyuncularına ve koça bu kadar yaklaşacağımı tahmin etmezdim. Ancak bu anı yaşadığım bir güne dönüştü.
Cuma günü çalışmadığımdan erken saatte İstanbul yollarına düşüyordum. Aslında açıkca söylemek gerekirse giderken basketbol ya da futbol maçına gideceğim bile belli değildi. Eğer bir yerlerden bir kombine bulabilirsem bu 2 maçtan birini salonda ya da statta takip eder, olmazsa Kadıköy'de izlerim diyordum. Havanın 20 derece üstü olması ve güneşli bir gün beni evden sokağa, Fenerbahçe'ye doğru atıyordu.
Kocaeli'den stada ya da salona ulaşmak gayet kolay. Daha önce yazmıştım ama tekrar etmek gerekirse, Kocaeli'den direkt otobüsle Harem, oradan servis ile gidebilirsiniz, Kocaeli'den belediye otobüsü ile Kartal'a, oradan metro ile Kadıköy'e ya da Yenisahra'ya - oradan salon 10 dk - gidebilirsiniz, ya da Kocaeli'den Gebze otobüsüne binerseniz sizi Marmaray durağında indiriyor, oradan Marmaray ile direkt Söğütlüçeşme durağına gidebilirsiniz. Üstelik zaman açısından bu saydıklarım en fazla 2 saat sürüyor. Yani kendi aracınızla gitseniz bu kadar hızlı gidemezsiniz. Maliyet olarak da düşük olduğunu belirtmeme gerek yok.
Maça Fenerbahçe'nin Sarı Tribün'ünün müdavimlerinden Cem abinin -Cem Ağrak- ayarladığı kombine ile girdim. Yerim Sarı Tribün. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.
Bir Suadiye sahil, Caddebostan, Bağdat Caddesi taraflarında güneşli havanın tadını çıkardıktan sonra erken saatte salonda oldum. Direkt içeri giriş yaptım.
İçeri girdiğimde Fenerbahçeli basketbolcular şut idmanı yapıyordu, Obradovic hemen önümde Gherardini ile sohbet ediyordu. Datome ile fotoğraf çekildim, Obradovic'e sormaya çekindim. Oyunculara bu kadar yakın olmak iyi olaydı.
Maç saati yaklaşırken tribünde yerimi aldım.
Sarı Tribün; Sarı Tribün'ün dolu olduğu maç değildi. Normalde daha çok doluyor ancak gerek maçın Cuma olması, gerek futbol maçı tercihi nedeniyle normal kemik tayfanın olmadığını söylediler. Yine de elimizden geldiği şekilde Fenerbahçe'ye tezahürat yaptık, maç boyunca susmadık ve takımı destekledik. Yılda 1 kez girdiğim Sarı Tribün için analiz yapacak halim yok ancak o tribünün en azından 200 kişi ile efsane boyuta ulaşacağını gözlemledim. Fenerbahçe Spor Kulübü biraz ucuza kombine satarak, tribünün abileri ile irtibata geçerek o tribünün tezahürat anlamında çok daha başka seviyelere gelmesini sağlayabilir. Ayrıca gelen insanların da biraz daha o tribünün hakkını vermesi gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta salonda tribün grubu olarak o bölüm var.
Maç öncesi açılan dev bayrak güzeldi.
Maç; Fenerbahçe Beko maçı 90-82 kazandı. Ancak hem savunmada, hem hücumda özlediğimiz takımı yine göremedik. Evet zaman zaman parlamalar oluyor ancak ne akıcılık var, ne iyi ve hızlı paslaşma var, ne savunmada ne yaptığını bilen oyuncular var. Devamlı aynı şutları yiyor, devamlı aynı şekilde sayı yiyoruz. Evet elbette daha çok erken ama Fenerbahçe Beko acilen toparlanmalı. O yetenek havuzunun olduğunu bilip de bu oyunu izlemek daha üzücü oluyor.
Bir basketbol takımı bu kadar basit şut kaçırmaz. Gerçekten akıl almaz işler oluyor. Boş turnikeler kaçıyor, seken toplar rakiplerin kucağında kalıyor, anlamsız top kayıpları geliyor.
Williams 19 sayı, Melih 14 sayı, Sloukas 13, De Colo 12 sayı ve Kalinic 10 sayıyla oynadı. Kalinic 5 asistle asist lideri, Vesely 4 ribaund ile ribaund lideri -4 mü?-
Maçın son çeyreğinde bir pozisyon sonrası Fenerbahçeli 3 taraftar ile Bayern Münih benchi arasında bir münakaşa yaşandı. Ancak olayı koşup gelen Obradovic çözdü. Gelip taraftarlara aşırı bağırarak yerlerine oturmalarını sağladı. Maç biter bitmez ise gidip o taraftarlardan özür diledi. Çok acayip bir sekanstı.
De Colo'yu Fenerbahçe Beko forması ile izlemek.
Kırmızı ürünle bu salona gelen taraftarların dışarı çıkartılmasını istemek çok mu ağır olur? Sarı gözükmek için büyük çaba harcayan Fenerbahçe tribünleri böyle insanları gerçekten görmemeli. Kırmızı üst ile kimse maça gelmemeli. Bir kişi de Fenerbahçe forması üstüne kırmızı şapka ile gelmiş. Hiç kendine neden diye sormuyor mu?
Fenerbahçe salonunda alt kat gerçeği var. Maçın çok fazla içindesin. Üst katlar ile çok farklı.
Fenerbahçe Beko'nun önümüzdeki 3 maçı; Cska, Barcelona ve Asvel ile. Hepsi deplasman. Kabus gibi fikstür.
İş durumlarını ayarladıkça bundan sonra salona daha çok gitmeye çalışacağım.
Bir maç yazısının daha anı olarak buraya yazdım. Yıllar sonra dönüp bakmak keyifli olacak.
26 Ocak 2018 Cuma
Fenerbahçe Doğuş 86 Barcelona Lassa 82
Fenerbahçe Doğuş Euroleague 20.hafta maçında Barcelona Lassa'yı 86-82 yendi ve 14 galibiyetle haftayı 2.sırada tamamladı.
Mücadele öncesi Heurtel oynasın, Fenerbahçe kazansın demiştik. Öyle de oldu. Ancak maçın başına dönelim. Fenerbahçe iyi başladığı maçta özellikle Wanamaker'ın 13 sayı attığı ilk çeyreği 22-18 önde tamamladı. 2.çeyrek Barcelona Heurtel ve Tomic ile etkili oldu ve ilk yarıyı 44-42 önde tamamladı. 3.çeyrek ise Fenerbahçe'nin hem hücum hem savunma anlamında öne çıktığı çeyrek oldu. 23-13 biten çeyrek bir şekilde maçı da Fenerbahçe'ye iyice yaklaştırdı. Son çeyrek fark 10 sayıya çıksa da Barcelona 2 sayıya kadar indirmeyi başardı. Ancak Fenerbahçe krize girmeden maçı 86-82 kazandı.
Heurtel oynadığı zaman Barcelona kaybediyor. Çünkü Heurtel topu elinde tutuyor, pas vermiyor, kendi şut atıyor ve arkadaşlarını oyundan soğutuyor. Oyuncular hücumda soğuyunca bu savunma dirençlerine de yansıyor. Özellikle Heurtel'in fark 3'e indiği an kimseye pas vermeden gelip attığı şut bunun çok net özeti oldu. Ve maç öncesi dediğimiz olay gerçekleşti ve Barcelona Heurtel'in +20 ranking yaptığı bir maçı daha kaybetti.
Fenerbahçe'de 2 oyuncu öne çıktı. Wanamaker ve Melli. Melli 23 sayı, Wanamaker 24 sayıyla oynadı.
Maçı 22 asistle tamamladık. Sloukas 6, Wanamaker 7 asistle oynadı.
% 40 üçlük yüzdesi, % 60 ikilik yüzdesi ve % 74 serbest atış yüzdesi yakaladık. Yalnız bir takımın şu serbest atışları % 85 altına düşürmemesi gerekiyor. Kolay yoldan sayı şansı varken 7 atışın kaçmış olması kötü bir şey. Ben yetkili olsam özel olarak herkese serbest atış antrenmanları da yaptırırım.
Barcelona'da Heurtel 21 sayı ile oynarken Tomic de kariyerinin son döneminde en iyi maçını oynadı. Maçı 27 ranking ile 20 sayı, 7 ribaund ile tamamladı.
Ahmet'in büyük potansiyeli var ve her geçen gün daha da iyi oluyor. Vazgeçilmez oyuncu olduğu zamanı görmek istiyorum.
Salon yine bildiğimiz gibiydi. En kritik anda bile tezahurat etmeye üşenen bir kitle.
Euroleague'de üst üste 5.galibiyetimizi de aldık.
Haftaya Perşembe günü son 4 maçta 3 yenilgi alan Olympiakos ile deplasmanda oynayacağız. Sezonun mesaj maçlarından birisi. Galibiyet sadece 2 puan demek değil, çok şey demek.
Heurtel Oynasın, Fener Kazansın
Fenerbahçe Euroleague 20.hafta maçında sahasında Barcelona'yı konuk edecek. 4 maçlık galibiyet serisi ile çıkıyoruz bu maça. Nunnally'nin sakatlığı sürüyor. Kalinic antrenmanlara başladı ama bu maçta oynayacağını düşünmüyorum. Riske edilmez. Euroleague haftanın maçı olarak seçildi. Bu yüzden gözler bu maçta olacak. Fenerbahçe 4 maçtır iyi oynuyor ve kazanıyor. Barcelona ise son 10 maçta 3 galibiyet alabildi. Oldukça kötüler. Barcelona'da top Heurtel'in elinde olunca, Heurtel 20 ranking üzerine çıkınca maçları kaybediyor. Valencia maçında 26 ranking ile oynadı 81-76 kaybettiler, Malaga maçında 24 ranking ile oynadı 90-83 kaybettiler, Kızılyıldız maçında 20 ranking ile oynadı 90-82 ile kaybettiler. Yani buradan çıkan sonuca göre Heurtel kendine oynarsa, topu paylaşmazsa, çok şut atarsa istatistiklere göre maçı iyi bir şekilde tamamlayacak ancak Fenerbahçe kazanacak. 20:45'de başlayacak maçta Fenerbahçe'nin Heurtel'i riske edeceğini, topla oynamasını sağlayacağını düşünüyorum. Bakalım istatistikler devam edecek ve Heurtel oynayıp, rakip kazanacak mı? Göreceğiz.
18 Ocak 2018 Perşembe
Fenerbahçe Doğuş 67 Panathinaikos Superfoods 62
Bir Fenerbahçeli olarak değil de bir basketbolsever olarak ekran karşısına geçsem maç boyunca çok daha fazla keyif yaşardım çünkü baya iyi maç oldu. Ancak Fenerbahçeli olduğum için doğal olarak tüm maçı büyük bir stres altında izledik ve kazandığımız için de keyifliyiz.
Mücadele boyunca savunma anlamında iyi işler yapan Fenerbahçe hücum anlamında ise sezonun en kötü maçlarından birini geçirdi.
Sırasıyla 18, 17, 12 ve 20 sayı attık. Ancak rakibi iki çeyrek 10 ve 12 sayıda tutunca galibiyet geldi.
En kritik anlarda sahneye çıkan Vesely olmasa bu maçı kazanamazdık. Çok kritik yerde attığı basket, aldığı hücum ve savunma ribaundları ile beraber maçı Fenerbahçe'ye getirdi ve maçın adamı olmayı sonuna kadar haketti.
Skoru sırtlaması beklenen Wanamaker 6'da 1, Datome 5'de 1, Ali Muhammed 8'de 2 ile oynadı ve buna rağmen kazandık. Şu maçı deplasmanda oynasak ya da başka bir takıma karşı oynasak kesinlikle kazanamazdık. 3 oyuncumuz 19'da 4 ile sadece 11 sayı kaydetti.
Thompson iyiydi, 14 sayı, 7 ribaund ile ciddi katkı yaptı. Kritik anlarda yaptığı olumlu işler fazla. Acaba sezon başından beri oldukça eleştirilen Thompson bile Obradovic ile başka bir seviyeye çıkabilecek mi?
12.597 taraftarımız zaman zaman iyiydi. Ancak skorun kafa kafaya gittiği bir maç yine anons ile ayağa kalkmaları, 30 saniye bağırdıktan sonra yine aynı tiyatro moduna dönmeleri gerçekten çok acayip. Bu sezon bitti artık ancak seneye tribünler ile ilgili bir çalışma yapılmalı. Fenerbahçe bunu haketmiyor. Biraz etkili olsak maçları bile belki daha da rahat alacağız. İyi basketbol seyircisinin basket maçına etkisi diğer sporlara etkisinden daha fazla. Hakemin bir ortada kararını lehimize çevirsek bile büyük iş.
İnandık size bu sene... bu tezahuratı keşke tüm salon, fazla bağırmadan, olduğu yerde hatta söyleseydi. İlk çeyrek 5 dk söyledik, harika atmosfer vardı.
% 26 ile üçlük atan bir Fenerbahçe Doğuş. Sezonun en kötü maçı olabilir.
Cuma günü Anadolu Efes deplasmanına gidiyoruz. Fenerbahçe çift maçın oynandığı hiçbir Euroleague haftasında 2 maçı da kazamadı. Bunu da bir kez daha yazayım. Bakalım ne olacak Cuma günü.
İsmail Şenol ve Caner Eler iyi ikili. İsmail Şenol'un yayını ''Didem bize birazdan Panathinaikos'un uçakla mı otobüsle mi gideceğini bilgisini verecek.'' diye kapatması müthişti. İyi gönderme.
12 Ocak 2018 Cuma
Valencia Basket 67 Fenerbahçe Doğuş 80
Euroleague 17.hafta maçında Valencia ile karşılaştık. Maça bomba gibi giriş yaptık. İyi savunma, iyi hücum. İlk 7 dakika 38 saniye 0-15'i yakaladık. Acaba erkenden koparacağımız maç mı izleyeceğiz derken sezon boyunca yaşadığımız sıkıntı yine ortaya çıktı. Takımın kontak kapatması.
0-15 başlayan ilk çeyrekte son 4:58'de sadece 5 sayı atabildik. 2.çeyrek yine aynı şeyler geçerli. 4:29 kala 33 sayı atmıştık. Ve ilk yarıyı da 33 ile kapattık. Gerçekten takımın bu kadar kusursuz savunma ve hücum yaparken birden bu seviyelere düşmesini anlamak mümkün değil.
3.çeyrek rakip iyice gaza geldi, taraftarını da arkasına aldı ve öne bile geçti. Son çeyreğe 51-50 önde girmeyi başardık. Ve 4.çeyrek maçın ilk 5 dakikasında olduğu gibi şampiyon gibi oynadık ve bir ara farkı 19'a kadar çıkardık. Kusursuz bir 4.çeyrek oynadık.
Maçı 13 sayı farkla kazandık ve bu sezon 11.galibetimizi aldık.
Guduric 15 sayı, Datome 14 sayı, Sloukas 11 sayı, 10 asist, Thompson 13 sayı 5 ribaund, Ahmet 10 sayı, 2 ribaund, 3 asist, Melli 6 sayı, 11 ribaund ile oynadı.
Melli ribaundlar konusunda, Ahmet ikili oyunlar konusunda, Sloukas 3.çeyrek kritik anlarda, Guduric maç boyunca iyi oynayan oyuncularımızdı.
Tufan Ersöz iyi bir yorumcu değil, keşke bizim maçlarda Caner Eler'i o koltukta görebilsek.
Obradovic'in maç sonu röportajında taraftara teşekkür etmediğini hatırlayarak 2.bir röportaj talebinde bulunması ve gelip taraftara teşekkür etmesi tam Obradovic'lik hareket.
Euroleague'de çift maç haftasına giriyoruz. Çarşamba İstanbul'da Panathinaikos ile oynadıktan sonra Cuma yine İstanbul'da Anadolu Efes deplasmanına gidiyoruz. Fenerbahçe'nin henüz çift maç haftasında 2 galibiyeti bulunmuyor. Bakalım bunu kırabilecek miyiz?
29 Aralık 2017 Cuma
Fenerbahçe Doğuş 77 Real Madrid 79
Biletlerin günden önce tükendiği Real Madrid maçını Fenerbahçe 77-79 kaybetti ve bu sezon 6.yenilgisini aldı. Sahada oynananoyun, oyuncuların yaptıkları konuşulur ancak konuşulması gereken en önemli şey tribün.
Fenerbahçe tribünleri bu maça daha farklı bakıyor. Bunu satılan biletlerden de, salonun maç başlamadan dolmasıyla da ya da sosyal medyadan da görebiliyoruz. Bu maç büyük maç. Ancak bu maça yakışan bir tribün performansı gösteremiyoruz. Sarı tribün dediğimiz grubun salona yetmediğini düşünüyorum. Azlar. Diğer bölümler tüm maç oturarak maç izleyince, en kritik anlarda bile tezahuratlara katılmayınca onların da yapacak bir şeyi kalmıyor. Ayağa kalkmanın suç olduğu, pankartların, bayrakların görmeyi engelliyor diye salona sokulmadığı bir salona dönüştü.
Salon atmosferini yaratmak ve rakiplere korku salmak istiyorsak OAKA gibi bir bölümün tamamen tezahurat ile maçı yaşaması gerekiyor. Evet basketbol maçlarında öyle futbol maçları gibi tezahurata gerek yok belki, ya da maçı takip etmek gerekiyor ama tezahurat her türlü olmalı. Fotoğrafta gördüğünüz üzere, sol tarafta sarı t-shirt'leri ile beraber sarı tribünü görüyoruz. Fenerbahçe salonunu istenilen seviyeye çekmek istiyorsak o bölümün büyümesi gerekiyor. Sinan Erdem'de, Abdi İpekçi'de ya da Caferağa'da yıllarca iyi tribünler yaptıysak bu bağıran taraftar kitlesi ile oldu. Sarı tribünün yanına özellikle maçı izleyip de tezahurat yapacak bir kitle gelirse salonun diğer taraflarına pek gerek kalmadan atmosferi iyileştirebiliriz. Bayılarak izlediğimiz OAKA'da bile zaten belli bir bölüm sürekli tezahurat yapıyor, salonun kalanı sadece bazı anlar katılıyor.
Yapılacak şeyler belli. Bir taraftar grubunu sarı tribünün yanına koyacaksın. Orada tüm maç bağırmaya müsait iyi bir kalabalık olacak. Zaten alt katların biletlerinden ve kombinelerinden ciddi gelir elde ediyorsun. O yüzden üst katlara 50 TL'den bilet satmayacaksın ve o biletlerin fiyatını indireceksin. Böylelikle Fenerbahçe için tezahurat yapacak kitleyi tribünlere çekeceksin. Bunu artık kabul etmeyen yoktur. Fiyat ne kadar artarsa, tribün performansı o kadar düşüyor. Ve böylelikle özlenen salon atmosferini yaşayacaksın.
Bu maç yine tüm bu sıkıntıları yaşadığımız bir maç oldu. Seneye bir pota arkası gerekirse koltuklar sökülerek taraftarlara ayrılmalı ve Ülker Arena özlediğimiz seviyeye getirilmelidir. Tabii bu benim şahsi düşüncem. Tribün performansı için başka neler yapılabilir konuşabiliriz.
Maça gelirsek baştan sona istediklerini yapan bir Real Madrid izledik. Doncic önderliğinde baştan sona üstün olan Real Madrid 2.çeyrek ile ipleri eline aldı ve bir daha da bırakmadı.
Doncic gerçekten bir yıldız oldu. Maçı 20 sayı, 8 ribaund ve 10 asistle tamamladı. Kusursuz bir şekilde oynayarak maçın oyuncusu oldu. Büyük ihtimalle haftanın da oyuncusu olur.
Fenerbahçe'de Wanamaker 20 sayı, Nunnally 11 sayı ve Datome 12 sayıyla oynadı.
Geldiğinden beri en iyi Thompson'ı izledik. Daha iyiydi.
Maçın başında oynayan, 2'de 2 üçlük atan, gayet sıcak olan bir Ali Muhammed varken bir daha neden oyuna girmedi gerçekten anlamadık. Obradovic'in bu tarz tercihleri oluyor.
Haftayı 5.sırada kapatan bir Fenerbahçe Doğuş var. 15 hafta sonunda 9 galibiyet, 6 mağlubiyet.
Haftaya Cuma günü yine evimizde Baskonia ile oynuyoruz. Hem tribünler, hem takım daha iyi olmak zorunda.
22 Aralık 2017 Cuma
Maccabi FOX 82 Fenerbahçe Doğuş 73
İkili oyunlara çare bulamama, hücumda doğru şutları bulamama, pota altında sert olamamak, hücum ribaundları konusunda sıkıntı gibi bir çok şey sayabiliriz ama bazı maçları belirleyen ana şey istek oluyor. Eğer bir takım isteksiz olursa o gün her şey ters gidiyor. Rakibin şutları giriyor, şans sayılarını buluyorlar, ribaundlar kucaklara düşüyor, saçma top kayıpları geliyor, boş şutlar kaçıyor ve haklı yenilgi geliyor.
Maccabi-Fenerbahçe maçında tüm bu söylediklerimize uygun bir maç oldu. Maçın ilk hücumundan son ana kadar bir kez bile olsun sahada Maccabi'den istekli olmadık ve maçı daha ilk hücumda kaybettiğimizi anladık. Datome ve Kalinic'in sakatlıkları da eklenince Fenerbahçe için maç iyice zor girdi ve baştan sona Maccabi üstünlüğünde bir maçı geride bıraktık.
14 hafta sonunda 5 yenilgi olduk. Geçen sezon ile aynı durumdayız.
Fenerbahçe son şampiyon ünvanı ile oynadığı için rakip tribünler, rakip takımlar, rakip koç ve rakip oyuncular bize karşı ekstra bir motivasyon ile oynuyor. Normalde nasıl mücadele ediyorlarsa özellikle evlerinde oynadıkları maç iki katı mücadele ediyorlar. Bu da bizim hata yapma lüksümüzü ortadan kaldırıyor. Bir de isteksizlik eklenince maç elden kaçıyor.
Fenerbahçe'de Vesely 18 sayı, 6 ribaund, Melli 11 sayı, 8 ribaund, Ali Muhammed 12 sayı, 5 asist, Wanamaker 9 sayı, Datome 9 sayı, 4 ribaund ile oynadı.
Thompson ilk 1:18, 3 faul. Maçı kapatış. Obradovic'in Thompson ile ne konuştuğunu çok merak ediyorum.
Murat Kosova'nın ülkeye soktuğu ''hakemlere isyan'' olayını BeIN Sports'da da devam ediyorlar. Gerçekten hiç sevmiyorum bu kadar çok hakem konuşulmasını.
Maccabi tribünleri bir ev sahibi tribünün nasıl olması gerektiğini bize tüm maç gösterdi. Özellikle bu sezon berbat bir Ülker Arena seyirci atmosferi olduğunu düşünürsek Maccabi seyircisine imrenmemek elde değil. Umarım bu maç bir milad olur ve bundan sonra Ülker Arena'da geçen sezon yaşattığımız atmosfere döner. Kısaca Fenerbahçe taraftarları doymuşluk yaşıyor da diyebiliriz.
Euroleague'de evimizde ilk maç Real Madrid ile. Böylesi bir yenilgi sonrası o maça çok daha hırslı çıkacağımızı düşünüyorum.
9 Aralık 2017 Cumartesi
6.437 Seyirci ve Sezon Rekoru
Fenerbahçe Doğuş'un deplasmanda Barcelona Lassa'yı yendiği maç sonrası Barcelona resmi sitesinde gezerken bu maça gelen seyirci sayısının 6.437 olduğunu ve bunun aynı zamanda bu sezonun en yüksek sayısı olduğunu gördüm. Açıkcası futbolda Barcelona'nın, Real Madrid'in ya da o seviye bir takımın bir deplasmana gittiği zaman nasıl o şehrin normalden daha çok havaya girmesini, daha fazla ilgi göstermesini görüyorsak, basketbol söz konusu olduğunda da Fenerbahçe Doğuş'un o duruma geldiğini söyleyemeliyiz. Bunu hava atmak için yazmıyorum. Sadece Fenerbahçe Doğuş'un özellikle Obradovic ile geldiği noktayı görmemiz açısından yazıyorum. Fenerbahçe Doğuş avrupada imrenilen ve seyretmek için insanların salona koştuğu bir rakip oldu. Bunu Barcelona'nın sezon rekoru kırmasından da anlayabiliyoruz.
Barcelona Lassa 68 Fenerbahçe Doğuş 83
Fenerbahçe Euroleague 11. hafta maçında Barcelona deplasmanında ilk çeyrek 28 yediği maçın kalan 3 çeyreğini 40-61 gibi bir skorla önde kapatınca galibiyet de kaçınılmaz oldu.
Açıkcası sezon başından bu yana Barcelona'nın bir çok maçını tv'den takip ettim. Fenerbahçe'nin de doğal olarak her maçını izlediğim için bir fikrim vardı. Normal şartlarda rahat bir galibiyet alırız diyordum ve öyle de oldu. İlk çeyrek dışında -o çeyrekte de rakip 5/5 üçlük, 8 asist gibi istatistikler yakaladı- diğer 3 çeyrek oyuna tam anlamıyla hükmeden bir Fenerbahçe izledik. Pota altını iyi savunan, hücumda doğru şutu bulan, şutları giren bir Fenerbahçe'nin rakiplere nasıl zor anlar yaşatabileceğini bir kez daha gördük.
Fenerbahçe'de Wanamaker 16 sayı, Sloukas 17 sayı, 5 asist, Nunnally 14 sayı, 4 asist, Vesely 13 sayı, Datome 7 sayı, 9 ribaund ile istatistiksel anlamda öne çıkan oyuncularımız oldu.
Yalnız istatistiklere bakarken yüksek olanlar dikkat çeker ama en kritik yerde gelen bir Melli üçlüğünü göstermez. Melli maçı 7 sayı, 8 ribaund ile tamamladı ama hem smacı, hem üçlüğü ile bulduğu sayılar acayip kritik anlarda geldi.
İşler kötü giderken çirkinleşen ispanyollar, rakipler...
11 haftada 8 galibiyet, 3 yenilgi ile şimdilik 3.sıradayız.
Perşembe günü eski dost, gelecekteki en büyük hoca adaylarımızdan olan Sarunas Jasikevicius'un çalıştırdığı Zalgiris geliyor. İyi maç olur.
Basketbolu izlemek çok keyifli hele bir de iyi takım olunca çok daha iyi oluyor.
16 Kasım 2017 Perşembe
Fenerbahçe Doğuş 83 Olympiakos 90
Fenerbahçe Doğuş 7 haftayı 7 galibiyetle kapatabileceği bir durumda 4 galibiyetle kapattı. Aslında kaybettiğimiz 3 maçta da galibiyet şansını yakaladık ancak gerek basit hatalar, gerek kritik anlarda şutların girmemesi ve gerekse de rakibin daha çok istemesi ile beraber bu maçları sonuçlandırdık.
Olympiakos maçı yine öyle bir maçtı. İlk yarı müthiş savunma, müthiş basketbol. 40-30 öndeyiz. 3.çeyrek felaket bir oyun ve 53-57 geride girdiğimiz bir final periyodu. Ancak orada bir ara fark 11 sayıya çıkmasına rağmen müthiş geri dönüş ve maçı uzatmaya götürdük. Ancak uzatma bölümünde de daha çok inanan ve isteyen bir Olympiakos olunca sahada mağlubiyetle ayrıldık.
02:59 kala skorun 60-71'e geldiği maçı 75-75 ile uzatmaya götürdük. Fenerbahçe Doğuş'un Fenerbahçe gibi oynadığı dakikalar.Son 2:59 15-4'lük Fenerbahçe serisi geldi.
Sloukas maçı 5 top kaybı ile tamamladı. 4/12 ile şut attı. Ancak bildiğimiz Sloukas gibi oynamadığı için sanki her şeyi Sloukas batırdı gibi düşünüyoruz. Özellikle son çeyrek pota altına penetre edip bomboş durumdaki Nunnally, Datome ve Melli'ye müthiş paslar attı ancak asiste dönüşmedi. Asiste dönüşse belki de kimse Sloukas'ın bu oyunundan bahsetmeyecekti. Sloukas ile ilgili en enteresan olay saçma şekilde içeri girip basket denemesi oluyor. Bir kaç pozisyon blok yedi ya da top kayıpları burada geldi.
Sinan Güler ya da Melih Mahmutoğlu bu maçta hiç süre alamayacak durumdalar mı? Bunu anlamıyorum. Evet savunma konusunda güvenmiyor koç Obradovic bu isimlere ancak hücumda kilit açabilecek yetenekte oyuncular. Ayrıca bu oyuncuların savunma yapamadığı için oynamadığı söyleniyor ancak oynamadıkları halde bile 90 sayı yediğimiz bir Olympiakos varken bu oyuncular savunma katkısı vermese ne kaybederdik kendi kendime soruyorum.
Melli 11 sayı, Wanamaker 15 sayı, 3 asist, Sloukas 13 sayı, Nunnally 22 sayı, 4 ribaund, 4 asist ile takımın istatistik anlamında en öne çıkan oyuncularıydı.
Ve günün en kritik olayı bana göre tribünlerdi. Fenerbahçe tribünleri takım iyi olduğu sürece var, takım iyi olduğu sürece ayakta, takım iyi olduğu sürece tezahurat yapıyor. Bugün maç boyunca oldukça kötü bir maç çıkardılar. Doymuşluk var diyeceğim de bu sezondan bile iyi maçları hatırlıyoruz. Ancak bugün maç boyunca sessiz kalmalar, rakip top kullanırken bile ıslık yapmamalar, skorun 11 sayıya çıktığı son çeyrek salonu terketmeler, takım müthiş bir geri dönüş yaptıktan sonra o salonu yıkmak lazımken uzatma bölümünde bile aynı şekilde oturmalar, yine uzatmanın son bölümünde salonu terketmeler taraftar açısından oldukça skandal bir durum. Fenerbahçe tribünleri takımı itmek için, desteklemek için o salona gitmeli. Evet maç boyunca ayakta tezahurat yapacak bir spor değil basketbol ama bizim yaptığımız gibi de değil. Taraftar takım iyi olunca ayakta tezahurat yapıyor eyvallah ama o anlar zaten herkes yapar, taraftar olmak takım kötü durumdayken de onu ayağa kaldırmaktan, onu desteklemekten geçiyor. Umarım bir daha böyle kötü atmosfer yaşamayız diyeceğim de bilet fiyatlarının en ucuz 50 TL olduğu bir ortamda bunun pek mümkün olduğunu da düşünmüyorum. Sarı tribün yetmiyor, salonun da sarı tribüne katkı vermesi lazım.
Olympiakos da yıllardır takdir ettiğim bir takım. Yıldız isimler ya da winner koçlar olmadan yıllardır iyi seviyede basketbol oynuyorlar. Savunma ile şampiyon olan, savunma ile kendinden daha iyi takımları yenen takımları çok seviyorum. İzlemek de büyük keyif veriyor. Olympiakos şu an o takımların belki de en iyisi durumda. Ve Olympiakos'u böyle görünce aklıma tek soru geliyor. Acaba Obradovic sonrası Fenerbahçe Doğuş da böyle bir sistem takımı olabilecek mi?
Fenerbahçe maçları sonrası basketbolu bilen kişilerden analiz yazıları okuyamıyoruz. Kimse ''Obradovic analiz edilemez. Mayıs ayında görürüz'' saçmalıklarına girmesin. Yanlış bir şeyler varsa söylenir, seviyeli bir şekilde bunun hakkında konuşulur. Bu kişilerdeki kibir Obradovic de yok.
Fenerbahçe Doğuş Cuma günü CSKA Moskova deplasmanında son 1 hafta içindeki 4.maçına çıkacak. Oyuncuların artık cidden yorgunluk yaşayacaklarını düşünüyorum. Kolay bir şey değil. Bu 4 maçın 2'sinin geçen sezonun Final Four yapan takımlara karşı olduğunu da söyleyelim.
20 Ekim 2017 Cuma
Armani Olimpia Milan 86 Fenerbahçe Doğuş 92
Sadece 2.yarısını izlediğim maçta Fenerbahçe 3.çeyreği iyi oynarken, 4.çeyrek yine Malaga maçına benzer bir kilitlenme yaşadık. Böyle anlarda sahneye çıkacak oyuncu eksikliği çektiğimiz artık net şekilde gözüküyor. Son çeyreğe 10 sayı önde girdiğimiz maçı uzatmaya götürdük. Uzatma bölümünde ise oldukça iyi oynadığımız maçı kazanmayı başardık ve ilk Euroleague galibiyetimizi aldık.
Melli 15 sayı, 11 ribaund ile geldiği günden beri en iyi maçını oynadı. Sloukas 17 sayı, 9 asist, Wanamaker 16 sayı, Datome 16 sayı ile galibiyete katkı sağladı.
Fenerbahçe'nin her maçına Türkiye'den taraftarlar gitmeye başladı. Bu maçta da salonda bir çok Fenerbahçe taraftarı vardı.
Euroleague'de çift maç haftasına giriyoruz. Önce Anadolu Efes ile Çarşamba günü İstanbul'da oynarken, Cuma günü Panathinaikos deplasmanına gidiyoruz. 2 galibiyet tekrar havaya sokar.
13 Ekim 2017 Cuma
Pembe Top
Meme kanserinde erken tanı farkındalığının sembolü haline gelen Pembe Top, Anadolu Efes–Real Madrid Euroleague karşılaşmasında Elçin Sangu’nun elinden havalandı.
Elçin Sangu, “Erken tanının hayat kurtardığı gerçeğini unutmamak ve bu bilinçle düzenli kontrolleri yaptırmak çok önemli. Kadın sağlığını tehdit eden meme kanseriyle mücadeleye katkı sağlayabildiğim için çok mutluyum. Umarım çok daha fazla kadına bu farkındalığın ulaştırılmasını sağlayabilirim” dedi. Meme kanserinden korkulmaması gerektiğini ve erken tanının hayat kurtardığını vurgulamak amacıyla projeye gönüllü olarak destek veren başarılı oyuncu Elçin Sangu “Meme kanserinden korunmak için düzenli meme muayenelerinin yapılması son derece önemli. Meme kanseri erken tanıyla tedavi edilebilen bir hastalık. Her kadın belirli bir yaş sonrasında kontrollerine çok önem vermeli” dedi.
12 Ekim 2017 Perşembe
Son Şampiyon
Son Şampiyon Euroleage'de ilk maçına Unicaja Malaga deplasmanında çıkıyor. Şu cümle bile ''Son şampiyon'' kısmından dolayı insana mutluluk veriyor. Fenerbahçe Doğuş geçen sezon sürklase ettiği Euroleague'de sezona Malaga deplasmanında başlıyor. Bogdanovic, Udoh gibi oyuncuları kaptırsak da Thompson, Wanamaker, Guduric, Melli ve Sinan Güler gibi önemli oyuncuları kadroya kattık. Geçen sezona göre daha geniş rotasyonumuz olduğu da bir gerçek. Giren çıkan farketmiyor takım oldukça iyi bir basketbol oynuyor. Umarım sezon sonu Belgrad olur. Unicaja Malaga-Fenerbahçe Doğuş maçı 22:00'de BeIN Sports ekranlarında.
14 Ekim 2016 Cuma
Fenerbahçe 67 Brose Bamberg 66
Sezona galibiyetle başlamak güzel, sezonun ilk maçında etkili olmadan galibiyet almak da sezonun devamında bu sıkıntıları yaşamamamız açısından önemli. Özellikle hücumda alışık olduğumuz göze hoş gelen pas akıcılığını bulamamak, savunmada tam konsantrasyon yakalayamamak ve sezona fırtına gibi giren Brose Bamberg gibi bir ekiple oynamak derken maç bizim açımızdan zor oldu.
Mücadelenin başından sonuna kadar kafa kafaya giden bir maçı son hücumda yaptığımız savunmayla kazandık.
Ülker Arena tarihinin en kötü maçlarından birini oynadık ve bir daha bu kadar kötü oynamayız sanırım.
Sahamızda Euroleague'de 22 maçtır kazanıyoruz.
Taraftarlar da sezona iyi giremedi. Açıkcası sezonun ilk maçında daha coşkulu bir tribün beklerdim. Hep söylüyorum keşke bağıran bir kesim pota arkasında konumlansa ve tribün oradan yönetilse. Tamam taraftarlar oyunun içinde basketbolu bilen kitle ama bazı anlar çok etkisiz.
Datome 2/9 ile 7 sayı, Dixon 3/6 ile 8 sayı, Bogdanovic 6/9 ile 18 sayı, Vesely 2/10 ile 10 sayı ile oynadı. Antic ve Udoh da 10'ar sayıyla katkı yaptı. Sloukas'ın 0/4 ile oynadığı maçta 4 asisti var. O da etkisizdi.
Euroleague'de haftaya Cuma günü Barcelona deplasmanındayız. İyi oyunla kazanmak sezonun devamı için önemli bir mesaj olabilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













