Başakşehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başakşehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2020 Salı

Fenerbahçe 2 Başakşehir 0


Fenerbahçe-Başakşehir maçı için İzmitten yollara düşerken böylesi etkili oyun, böylesi iyi futbol, böylesi net galibiyet alabileceğimize inanmıyordum. Açıkcası Başakşehir'in kazanacağını düşünüyordum. Ancak yanıldım. Mutlu oldum. Günü başa alıp anlatmaya başlayayım.

Saat 14:00 gibi arkadaşın telefonu ve gelen bilet ile maça gitme şansı elde ettim. Çok sevdiğim Atilla Nesipoğlu yine kıyağını yapmış ve bu maça da bilet ayarlamıştı. Üstelik biletin yeri Fenerium Alt. 

İzmitten hemen hazırlanıp yola çıktım. İzmit-Gebze otobüs, Gebze-Söğütlüçeşme tren. Trenle stada gitmek beni duygusal açıdan yaraladı. Yıllar öncesi geldi aklıma. Fenerbahçe'nin maçlarına küçükken trenle gider, heyecanla besteler söyler, stadı gördüğümüz an ayağa kalkar, stada bakar mutlu olurduk. Yine öyle duygularla vardım Söğütlüçeşme'ye. Son treni kaçırmamak için erken çıktığım maçlar-hatta şampiyonlar ligi maçları dahil-, Alex, babamla geldiğimiz ilk maç olan Diyarbakırspor maçı, formalı-atkılı insanlar ve % 100 Fenerbahçe'yi hissettiğimiz günler. Trenle maça gelmeyi özlemişim.


Maç öncesi geleneksel mekan. Yoğurtçu Parkı. Ocak ayında adeta Nisan, Mayıs şampiyonluk maçları atmosferi var. Herkes içkisini, meşalesini almış parka koşmuştu. Yaklaşık 1 saatlik park ziyaretinin ardından stada doğru yola çıktım.


Uzun zaman sonra ilk kez stada bu kadar eken girdim ve 16 Nisan 2011 saat 19:00 Fenerbahçe-Gaziantep maçından sonra ikinci kez Fenerium Alt tribününde maç izleme şansı yakaladım. O gün Santos'un attığı golle kendimizden geçmiş, sezonun devamında ipi göğüslemiştik. 


Fenerium Alt; bulunduğum koltuğun açısı fotoğrafta gözüktüğü gibiydi. Bir kale oldukça net gözüküyor, diğer kale biraz uzak. Yine de alt katta maç izlemenin de kendine özgü özellikleri var. Ancak bana sorarsanız ya alt katın üst taraflarına geçerim ya da üst tribünler. 

Tribün; Açıkcası stada erken girdiğim için tribünleri bir kez daha değerlendirme şansım oldu. Fenerbahçe tribünleri gerçekten o kadar eleştirmemize rağmen ligin en iyilerinden biri. Bu kadar kalabalık bir kitle ile bu kadar iyi tribün yapmak herkesin yapacağı olay değil. Oldukça iyi bestelerimiz varken gidip şarkı sözlerini tribünde söylemesek çok daha iyi tribünümüz olur ancak onu da bir türlü çözemiyoruz. Tüm stadın havaya girdiği an ''Anlasana'' girmek sadece söyleyen tribünü eğlendiren bir şey. Sahaya ve stada etkisi olduğunu düşünmüyorum.

Maç öncesi yedek kulübesi arkasında durdum. Oyuncuları sahaya çıkarken yakından görmek istedim. Şunu söyleyeyim, bazı oyuncuların fiziği gerçekten inanılmaz iyi. Özellikle Vedat kusursuz fiziğe sahip.

Hep merak etmişimdir tribünlerin söylediği tezahürat sahaya ne kadar yansıyor. Maç öncesi bunu da gördüm. Migros tribününde 5 kişinin yaptığı tezahürat bile sahaya bizim yanımıza kadar rahatlıkla ulaştı. Tüm stadın bağırdığı anlar futbolcuların hissettiklerini hayal bile edemiyorum.

Maç; Fenerbahçe maçın başından sonuna kadar kusursuz oynadı. Maç öncesi beklediğim senaryo terse döndü. Fenerbahçe rakibi sürklase etti. Elbette Başakşehir'in de pozisyonları var ancak o kadar olur. Özellikle şu oyuncu iyiydi demeye gerek yok. Takım halinde çok iyiydik. Son yılların en hak edilmiş 3 puanını aldık.

Kruse'nin golü, Alex golü.

16 Nisan 2011 Santos'un golü de önümüzdeki kaleye olmuştu, bu maçta olan 2 gol yine önümüzdeki kaleye oldu. Şans.

Emre Belözoğlu Fenerbahçe futbolculuk kariyerinin sonuna geliyor. Bir kez daha anladık.

Maçın son bölümünde tüm taraftarların Elazığ için sahaya atkılarını attığı an çok duygusaldı. O anın videosunu da çektim. İsteyen buradan izleyebilir. Kusursuz iş.

Elazığ üşüme, Fenerbahçe seninle.


Fenerbahçe'nin bir maçını daha statta izlemenin şansını yakaladım. Maç çok iyiydi, oyun çok iyiydi, galibiyet çok iyiydi. Sezon devam ediyor. Şampiyonluk konusunda futbolcular da, taraftarlar da inandı. Uzun zaman sonra daha net söyleyebiliriz; Biz şampiyon olacağız.

27 Ağustos 2019 Salı

Başakşehir 1 Fenerbahçe 2

 
İlk hafta alınan 5-0'lık galibiyetin ardından bu kez geriden gelerek Başakşehir gibi bir deplasmanda 2-1'lik galibiyet. Dirar'ın iyi oyunu, golü, Ferdi'nin görerek, bilerek yaptığı şahane asist, Altay'ın maçı kurtaran pozisyonu, Ozan'ın sağ bek oynamasına karşı iyi mücadelesi, Vedat'ın kusursuz oyunu, gollerine devam etmesi, Emre'in müthiş futboluna devam etmesi, Alper'in futbola dönüşü, Zajc'ın kısa sürede olumlu işleri, Tolga'nın nefis asisti, Zanka'nın biraz daha iyiye giden futbolu, Fenerbahçe taraftarlarının klasik iyi deplasman tribünü performansı, Ali Koç'un goldeki sevinci ve 2 hafta sonunda 6 puan ile liderlik. 

Fenerbahçe için sezon iyi başladı. Pazar günü Trabzonspor maçı en zor testimiz olacak. Bakalım o testi de geçebilecek miyiz?

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Medipol Başakşehir 2 Fenerbahçe 1


Cümlelere bakarsak herkes şampiyonluğa inanıyor ama ya saha içi? Mücadelenin ilk dakikasından son dakikasına kadar şampiyon olmak istiyormuş gibi oynamayan bir Fenerbahçe vardı. Geçen sezondan sonra bu sezonda da veda ettiğimiz yer Başakşehir maçı oldu.

Şimdi yeni hoca, yıldız isimler, boş vaatler ile beraber yeni sezona başlayabiliriz. Kısır döngü sürüyor.


15 Aralık 2015 Salı

Fenerbahçe 1 Başakşehir 0


Ne sevmek ne sevilmek, ne de ağlayıp gülmek, senin hasretin bize ölüm demek...

Fenerbahçe'den bu sezon büyük keyif alıyorum. İnsanlar futboldan keyif almasa da, hocayla aralarında anlaşamadıkları, görüşlerinin uymadığı noktalar olsa da ben büyük keyif alıyorum.

Mücadeleden saaatler önce başlayan yolculuk gece yarısında sona eriyor. Perşembe Celtic maçından sonra Pazar günü Başakşehir maçı.

Bir ara Kadıköy'e giderken eskisi gibi keyif almıyordum ama bazen öyle şeyler yaşanıyor ki keyif almamak elde değil. Mesela son 2 maç söylemeye başladığımız ''Ne sevmek ne sevilmek, ne de ağlayıp gülmek... ''  tezahuratı beni Kadıköy'de mutlu eden faktörlerden birisi. Tribünde sevdiğimiz arkadaşlarımızla maçımızı izlerken- ne ses arttırmak ne başka bir şey-, gayet düz şekilde bu tezahuratı söylemek bizi mutlu ediyor. Celtic ve Başakşehir maçlarını sırf bu tezahurat sayesinde unutmayacağım. Bir gün tüm stat bu tezahuratı da söyleyeceğiz. Buna da inanıyorum.

Mücadele Fenerbahçe açısından hiç kolay olmadı. Özellikle Başakşehir oyuncularının sert futbolu ve hakemin buna abartılı şekilde izin vermesi ile beraber bir türlü aradığımız golü bulamıyor, maçın sonuna geliyorduk. Ancak Nani'nin baya da kötü oynadığı maçta klasına yakışır şekilde attığı golle 1-0 kazandık ve yolumuza emin adımlarla devam ediyoruz.

Markovic büyük yetenek, her maç izlemek güzel oluyor. Ayrıca futbolu da çok iyi biliyor. Bazen düşündüklerini, olması gerekenleri diğer takım arkadaşları gerçekleştiremiyor, göremiyor. Sezon sonuna kadar sakatlık yaşamazsa çok katkısı olacak.

Thabo Sefolosha = Lazar Markovic. Basketbolda Thabo Sefolosha gelmiş, her maç elinden geleni yapmış ve ayrılmıştı. Lazar Markovic de aynı şekilde futbolda o katkıyı vererek ayrılacak. 

Nani geldiğinde çok sevindik, büyük katkı sağlar dedik. İlk yarı Antalyaspor maçında 2-1 kazanırken 2 gol, Trabzon maçı 1 gol 1 asist, Başakşehir maçı 1 gol, Molde deplasmanı 1 gol. Şimdiden tek başına 10 puanın üzerinde katkı sağladı. Tamamen kişisel becerileriyle ve kalitesiyle. Bazen oyundan çıksın falan diyoruz da her an skoru değişterecek oyuncuyu çıkarmak kolay değil. Hoca da aynı şeyi düşünüyor.

Vitor Pereira'yı çok seviyorum, bunun saha içi ile alakası yok. Gol sonrası oyuncuların hocama gitmeleri güzel detaydı.

Emre Belözoğlu Kadıköy'e döndü. Hem mücadele öncesi hem oyundan çıkarken çok büyük alkışlar aldı. Emre'nin yaşadıklarını premier ligde birileri yaşasa spor programlarında ''Bak ne güzel vefa'' diye bahsediliyordu. Emre'nin alkışlardan sonra dönüp tüm stadı alkışlaması falan güzel detaylardı. Sanırım Emre'yi en çok başka takımdayken seviyorum.

Caner Erkin çok iyi oyuncu, tamam gerçekten tekme yiyor, tamam hakem hata yapıyor ama her pozisyon bu kadar hakemle uğraşılmaz, eller kollar çalışmaz. Biraz daha sakin olması gerekiyor. 

Seyirci sayısı: 28.582. 38 bin kombine sattık ama kombineler evde duruyor. Kulüp buna çözüm bulmalı. Aktarmanın bu kadar kolay olduğu halde nasıl aktarmıyorlar anlam veremiyorum ya.

Fenerbahçe taraftarları çok sabırsız. Daha 50.dakika verilen bir yan pasa tepki gösteriyorlar. Oyuncuları olumsuz anlamda etkiliyorlar. Tamam maç heyecanı falan ama daha 40 dakika var ne bu her pozisyon tepki göstermek. Destek vermek lazım, hata yapsa bile alkışlamak lazım. Bakın o kadar tepki gösterdiniz ne oldu? Maçı kazandık. Bu ders olmalı. Maç sonrası futbolcuların da bu konuda açıklamaları oldu. Onlar da konudan ciddi şekilde rahatsız.

Antalyaspor kupa maçıyla tekrardan Kadıköy'e döneceğiz.