Fenerbahçe kadın basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe kadın basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2023 Pazartesi

2022/2023 EuroLague Women Şampiyonu: Fenerbahçe


Twitter hesabımda maç sonunda aynen şunu yazdım. Birsel, Horakova, Angel, Nevriye, Penny Taylor, Taurasi, Sutton-Brown, Esmeral, Şaziye, Jekabsone, Matovic, Nevlin, Vajda ve benim adını hatırlamadığım onlarca isim. Caferağa'da izlediğimiz bu oyuncuların, bu branşın bu akşam bu yolculuğa kupa eklemiş olması şahane bir mutluluk. Elbette unuttuğum isimler vardır. Mesela Pondexter.

Fenerbahçe kadın basketbol takımı yıllardır özlemini duyduğu kupayı sonunda kazandı. Elbette yıllarca harcanan paralar, yapılan yatırımlar, kaybedilen finaller, ezeli rakibe kaybedilen kupa.

Taraftarların bir kısmının zaman zaman şubenin kapatılması yönünde yazdıkları. Bu blogda defalarca yazdım. Geçmiş ortada. Bir branşın finalleri kaybediyor diye kapatılmasını düşünmek bile bana çok anlamsız geliyor. Senede bu takımın varlığını sadece final kaybedince hatırlayan insanların bu görüşlerini ciddiye almamak gerekiyor. Başkan ve yönetim de öyle yapıyor. Her sene sağlam bir bütçe ile beraber bu takıma gereken desteği veriyorlar.

Bu sezon belki de tarihin en iyi takımı kuruldu. Ve belki de şu an dünyanın en iyi kadın basketbolcusu Fenerbahçe forması giyiyor. Breanna Stewart. Finaller MVP'si olarak bu şampiyonluğun en büyük mimarı oldu. Tarihi değiştiren kadın olarak kulüp müzesine adını yazdırdı. 35 sayıyla final maçında rekor kırdı. Geldiği günden bu yana bir takıma bağıra bağıra şampiyonluk kazandırdı. Fenerbahçe taraftarları böylesi bir oyuncuyu izlediği için çok şanslı.

Ve elbette diğer oyuncularımızı da unutmamak lazım. Kayla McBride, Sabally, Olcay Çakır, Emma Meesseman, Alina lagupova, Vandersloot, Alperi. Hepsinin ciddi katkısı oldu bu şampiyonlukta.

Finali de 99-60 kazandık. Yılların öfkesi.

Tarihin en rahat Fenerbahçe finali.

Dünyada hem erkeklerde, hem kadınlarda Avrupa'nın 1 numaralı kupasını kazanan tek takımın Fenerbahçe olmasının gururu.

Bu kupanın yıllarca çok sevdiğim Birsel'in elinde kalkmasının hayalini kurarken Olcay Çakır'ın elinde kalktığını görmek de beklemediğimiz bir şeydi.

Bu kupanın gelmesinde sevin ya da sevmeyin Aziz Yıldırım'ın etkisi büyük. Yıllar önce başlayan destekler, yapılan yatırımlar, insanların bu branşın varlığını kabul etmeleri ve sonunda 16 Nisan 2023 tarihinde gelen şampiyonluk.

Ve yine maç sonunda Twitter'a yazdığım ve bana göre bu yolculuğu net şekilde anlatan şarkı ile bitireyim;

Karanlık yollardan geçtik, zehir gibi sular içtik, bir yanımızda ölüm, bir yanımızda yar sevdik, bir değil binbir kere, sırat köprüsünden geçtik, cehennem denen illetin, ta göğsünü deldik geçtik... tıks.

9 Nisan 2019 Salı

İzmit Belediyespor 47 Fenerbahçe 78


Yaşadığımız şehir Kocaeli'de Fenerbahçe'yi takip etmek, izlemek keyifli oluyor. Yine öyle bir gün İzmit Belediyespor-Fenerbahçe kadın basketbol maçı için deplasman tribününde yerimizi aldık.

Fenerbahçe ile İzmit Belediyespor'un gücü ortada. O yüzden de oyun olarak kalkıp da burada maçı değerlendirecek değilim. Zaten değerlendirecek kadar hakim de değilim. Bu sezon izlediğim ilk kadın basketbol maçı olabilir.

Tribünden bahsetmek lazım. Salon kapıları maçtan 30 dk önce kapatıldı. Salonun tamamı dolmuştu. Fenerbahçeliler olarak deplasman tribününü tamamen doldurduk. Kocaelispor taraftarları da İzmit Belediyespor'u desteklemek için salonda yerini almıştı. Bu tarz salonlarda gergin ortam oluyor. Bu tezahuratlara yansıyor. Yine de maç öncesi gerek İzmir Marşı söyleyerek, gerek Mustafa Kemal'in askerleriyiz tezahuratları yaparak tüm salonun alkışlarını toplamıştık. Zaten salonda oldukça fazla kadın ve çocuk vardı. Aileler gelip bu maçı salonda izlemek istemişler. Bir arkadaşımla konuştuğuma göre bu salon hep dolu oluyormuş. İzmit Belediyespor play-off oynayamayacak ama en azından seneye de bu ligde olmayı garantiledi. Tribünü başından sonuna kadar kusursuz yaptığımızı düşünüyorum. UNİGFB, UNİFEB, Genç Fenerbahçeliler ve münferit taraftarlar ile beraber maç boyunca susmadık, salonu inlettik. Hele bazı yakaladığımız besteler ile beraber oldukça keyifli anlar yaşadık.

Tribünün kazananı da maçın kazananı da Fenerbahçe oldu.

Sadece tarihe not düşmek için atılmış bir post oldu.

Keşke Fenerbahçe'yi futbol branşında da Kocaeli'de izleme şansımız olsa.

18 Mayıs 2017 Perşembe

Kara 17 Mayıs


Bu neydi şimdi? Fenerbahçe açısından oldukça üzücü ve sinir bozucu bir günü geride bıraktık. İlk olarak 18:30'da Yakın Doğu Üniversitesi ile kadınlar basketbol ligi final maçına çıktık. Seri 2-2'ydi ve kazanan şampiyon olacaktı. Mücadele baştan sona çekişmeli geçti. Zaman zaman biz öne fırladık, zaman zaman rakip. Son çeyreğe eşitlikle girildi. Çeyrek başında Yakın Doğu farkı açtı ancak Fenerbahçe iyi geri gelerek rakibini yakalamayı başardı. Ve son 1:25'e 4 sayı önde girdik. Ancak işler o moladan sonra değişti. Yakın Doğu kötü şekilde kullandığı hücumdan boş dönüyordu ancak Ayşe Cora'nın saçma faulü geldi ve rakip 3 serbest atış kullanmak zorunda kaldı. 3'de 3 atarak farkı 1'e indirdiler. Ardından yaptığımız hücumda ise 2 kez hücum ribaund'u almamıza rağmen sayı bulamayıp boş döndük. Son hücumu 19 saniye kala ev sahibine bıraktık. Maçın son bölümünde bir savunma bizi şampiyonluğa götürecek durumdayken skandal bir savunmayla pota altından gayet basit sayı yedik ve son 3.8'e 1 sayı geride girdik. Mutlaka sayı bulmalıydık. Şampiyonluk gidiyordu. Kenardan topu oyuna sokarken araya giren Yakın Doğu oyuncusundan dolayı topu pota altına taşıdık. Topu oyuna soktuk. Ve bu kez Yakın Doğu oyuncusundan skandal bir hareket geldi ve faul hakkı dolmuşken Candace Parker'ı faulle durdurdu ve çizgiye gönderdi. Candace Parker 2'de 2 atarsa Fenerbahçe şampiyon olacaktı. 1 basket uzatma demekti. Ancak WNBA tarihinin veya dünya tarihinin gelmiş geçmiş en iyi kadın basketbolcularından birisi, defalarca buraları oynamış, son topları kullanmış, bu sezonun WNBA finaller MVP'si, kariyerinde gayet iyi serbest atış yüzdesi yakalayan 31 yaşındaki Candace Parker felaket iki atışla beraber 2'de 0 yaptı ve ne maçı uzatmaya taşıyabildi ne de bizi şampiyon yapabildi.

İnsan böyle bir maçtan sonra ne diyeceğini bilemiyor. Bir çok Fenerbahçe taraftarının kenara attığı branş için kahrolmak çok saçma. Bu takıma karşı yıllar önce hissettiğimiz duyguları atamıyoruz ve yenilince kahroluyoruz.

Belki de son 1 dakika 2 hücum ribaund'u almasak son hücum bize kalacak, rahat bir basketle işi bitireceğiz? Ayşe orada gereksiz faulü yapmasa? Böyle şeyleri düşünüp daha da kafayı yiyoruz.

Candace Parker için kim 2'de 0 atacak diyebilir?

Bu maçın kaybedilmesini maç içinde yaptıklarımıza bağlayabiliriz ama bu maç yıllar boyunca Candace Parker'ın 2 serbest atışı kaçırmasıyla hatırlanacak.

Bir camia bu kadar mı uğursuz olur? Finalleri dramatik şekilde kaybetmekten ne zaman vazgeçeceğiz? Gerçekten bilmiyorum. Belki de maçlar öncesinde psikolojik destek almalıyız.

Neyse dedik, üzüldük. Kahrolduk. Futbol takımını izleyerek önümüze bakalım dedik. Ve saat 20:45 itibari ile tv karşısında Fenerbahçe'nin yarı final maçını izlemeye başladık.


Mücadele başından sonuna kadar oldukça etkisiz bir Fenerbahçe gördük. Ne yaptığını bilmeyen bir takım. Yeteneksiz oyuncular topluluğu. Bir yönetim başarısı olarak boş tribünler, desteksiz takım. Yine de final konusunda oldukça çok fırsat geldi ancak değerlendiremedik. İlk yarının sonlarında Emre'nin golüyle yenik duruma düştük. Ardından 2.yarı Sow ile beraberliği yakaladık. Rakip gol ararken bu kadar savunmaya gömülmek, orta sahayı bile geçememek bize bir yerde sıkıntı çıkaracaktı derken 86.dk Holmen'den golü yedik ve 1-2 geriye düştük. Yandık, elendik derken Ozan sahneye çıktı ve maçı 2-2 ile beraber uzatmaya götürdü. Uzatma bölümünde de eşitlik bozulmadı vemaç penaltılara kaldı.

Penaltılar başladı. 13'er penaltı kullandık. 3 kez finale çıkma şansı ayağımıza geldi ancak sonuç alamadık. Mehmet Topal skandal bir penaltı kullandı şansı tepti. Skertel skandal bir penaltı kullandı ve şansı tepti, Volkan Demirel 10.penaltıyı kullanmak için topun başına geldi. Sanki futbolla alakası yokmuş gibi berbat bir atışla beraber şansı yine tepti. Ve en son 13.penaltıyı atmak için gelen Josef sonuç alamayınca Fenerbahçe bir maçı daha kaybetti ve finale çıkma şansını yitirdi.

Fenerbahçe yine bir final maçını yine dramatik şekilde kaybetti ve sezonu kupasız olarak tamamlamayı garantiledi.

Yıllardır kupa alınmamasına rağmen futbol branşında sadece hocaların ve oyuncuların değişmesi? Yönetim ne zaman istifa edecek? Yeter artık demeyecek mi?

Sonuç olarak Fenerbahçe bugün yine 2 farklı branşta, 2 önemli maçta dramatik şekilde kaybederek kupalara veda etti. Fenerbahçe için bundan kötüsü olmaz dediğimiz her şey olmaya devam ediyor. Finaller kaybediliyor. Finaller dramatik şekilde, insanın aklına gelmeyecek şekilde kaybediliyor. Ve bunun değişmesi için bana göre tek çare var. O da Aziz Yıldırım ve yönetiminin gitmesi ve camianın silkelenerek ayağa kalkması. 

17 Mayıs günü yüzümüzün gülmesini beklemek hataydı belki de...

15 Nisan 2016 Cuma

Fenerbahçe 68 Nadezhda Orenburg 74


Fenerbahçe kadın basketbol takımı bir kez daha Final Four'da kupaya ulaşmayı başaramadı. Bunu yazmak artık can sıkıyor ama meselenin başka boyutlarına bakalım.

Yıllardır normal sezon zaten kurduğun iyi kadroyla ve formanın ağırlığıyla buralarda rahat şekilde zorlanmadan oluyorsun ancak burada ne oluyorsa oluyor ve o kupa gelmiyor. Özellikle Galatasaray'a karşı kaybedilen kupadan sonra belki de tüm taraftarların ''olmayan ilgisini'' kestiği branş bu kez de kendi evinde kupaya ulaşamadı.

Tarihimizde daha önce 8 kere oynadığımız ve sadece 2 kere kaybettiğimiz Nadezhda karşısında bile maç boyunca etkisiz olup farkla maçı kaybediyoruz.

Kurulan kadro falan çok detaylı bilgim yok. Ara ara FB Tv'de ya da TRT Avaz falan veriyor denk geldiğimde maçları izliyorum. Sırf Fenerbahçe diye. Kazandığında ya da kaybettiğimde herhangi bir değişiklik olmuyor. Zaten şubeye Caferağa'dan gittiğinden beri destek falan verdiğim yok. Caferağa'ya Galatasaray maçlarına, avrupa maçlarına ya da Fenerbahçe futbol takımı ile aynı gün olduğunda gidiyorduk. Destekliyorduk.

Şubede yaşanan skandalları da duyuyoruz. Hamile kalan oyuncular, menejer Didem Akın'ın başarısızlığı falan bahsedilen konular. Ciddi skandallar varmış. Çok hakim olmadığımızdan geçiyorum.

Bu şube neden bir türlü o kupaya ulaşamıyor? Burada suçlu kim? İstifa ya da görevden alma var mı? Bir takımın bu kadar başarısız olduğu yerde herkesin hiçbir şey olmamış gibi görevine devam etmesi normal mi?

''Fenerbahçe kadın basketbol takımı kapatılsın'' demek şımarıklık. Çözüm önerirsen oturur herkes dinler. Caferağa'ya dönsünler de, bütçe ayrılmasın de, gençlerle devam etsinler de, sadece yerli oyuncular oynasın de ama kapatılsın deme. Zaten sen bu şubenin açık ya da kapalı kalmasına karar verecek kişi değilsin.

Bu şubenin yıllardır Caferağa günlerinde olmak üzere ve hatta yeni salonda da kemik bir taraftar kitlesi var. Her maça geliyorlar, o takımı destekliyorlar. Onlar kapatılsın derse kapatılsın. Bu takım milyonlarca Fenerbahçelinin takımı falan değil. Bu takım benim de takımım değil. Bu takım o taraftarların takımı. Bu takımın en kötü gününde de, en iyi gününde de yanlarındaydılar ve sen twitter'da, facebook'da ''artık takip etmiyorum'' şovu yaparken bu adamlar yarın yine play-off serisinde maça gidecek bu takımı alkışlayacaklar.

Aziz Yıldırım'a da ayıp ediyorlar. Aziz Yıldırım'ı eleştirecek bir çok şey söyleyebilirsiniz ama bu takım için yıllardır çaba harcadığını, para aktardığını, harcama yaptığını birazcık ilgili olan herkes bilir. Bu oyuncular Aziz Yıldırım'a ihanet ediyorlar.

İşin sonucu ne olur. Favori durumda olduğumuz ligde şampiyonluk gelirse hiçbir şey değişmez. Zaten bu takım hep o başarıyı tekrarlıyor. Artık bu Caferağa kemik kadrosu ve Aziz Yıldırım avrupadan kupa gelmesini bekliyor. Bunun için de her türlü yaptırım uygulanabilir.

Uzaktan zaten takip etmediğin branş hakkında ''Artık takip etmiyorum. Gs'ye kaybettikten sonra bitti bu takım.'' şovu yapmak da ''kapatılsın'' demek de ucuz şeyler.

Kısacası ben çözüm istiyorum. Fenerbahçe logosunun düzgün yönetilerek başarıya ulaşmasını istiyorum. Umarım gereken adımlar atılır. 

17 Nisan 2014 Perşembe

Kemik Kadro


Fenerbahçe kadın basketbol takımının son maçına gittiğimde Caferağa Spor Salonu'nda oynuyorduk. Şubeye bu kadar uzak bir taraftarım. Aslında Caferağa günlerinde elimizden geldiğince Euroleague ve derbilere gidiyorduk. Burada iyice koptuk. Öncelikle bunun için özür dileyip şunu da söyleyeyim ; Formanın hakkını verenler asla yalnız kalmaz diyoruz ama bu koca bir yalan, demek ki sadece futbol takımının formasının hakkını verenler asla yalnız kalmıyormuş.

Aslında bunun nedenleri var, cebimizde çok para olsa, istediğimiz an, istediğimizi yapma şansımız olsa çok kez kadın basketbol maçına giderdik ama maddi olarak iyi durumda olmadığımızdan para harcama işini sadece Fenerbahçe'nin futbol takımı için yapıyoruz. Sadece onun için cefa çekiyoruz. Bu da bizim en büyük eksikliğimiz.

Yine de kendime bu kadar suç atmayayım, Fenerbahçe kadın basketbol takımının normal lig maçları dahil çoğuu maçını FB Tv'den takip ediyorum. Bu gayet doğal, bunu sadece bilgi için yazıyorum. Bakın ben ilgiliyim demek için değil.

Fenerbahçe kadın basketbol takımı bu sezon Euroleague'de 18'de 18 yaparak finale çıktı. Ben bu maçların 10 tanesini ancak izlemişimdir. Galatasaray ile finale çıktığımızda ise çok şey değişti.

Ben dahil çoğu taraftarın finale bakışı değişti. Kazanırsak çok fazla sevinecek, kaybedince çok fazla üzülecektik, kaybettik.

Fenerbahçe kadın basketbol takımı 18'de 18 ile geldiği finali özellikle kötü ilk çeyrek performansı ile kaybetti ve Avrupa ikincisi oldu. Geçen sezondan sonra bir kez daha Avrupa'nın finalinde olmak güzel olsa da bir kez daha kaybetmek sinir bozucu.

Yenilgi sonrası çok üzüldük, yenilgi sonrası çok düşündük, Galatasaray'ın kazanması bizi daha da üzdü. Belki de Ekaterinburg'a temiz 40 sayı yiyerek kaybetsek kimse bu kadar üzülmez, bu kadar öfkelenmezdi. Ancak burada işler değişti. Hem rakipten daha fazla para harcayan takım olduğumuz için, hem de rakibin sıkıntılar yaşadığı için çok daha üzüldük.

Ancak bizim sevincimiz de üzüntümüz de Caferağa'da her maç tribüne giden, yeni salona geçildikten sonra kombine alan, maçlara giden kemik kadrodan fazla olamaz. Ben takımdan özür diliyorsam, onları yalnız bıraktğımız için kendi kendime üzülüyorsam, takım da her maç tribüne giden o kemik kadrodan özür dilemek zorunda. Bana değil ama onlara bir Avrupa şampiyonluğu borçları var. 


Son olarak da şunu söyleyeyim, Fenerbahçe kadın basketbol takımına elinden gelenin fazlasını yapan, hapisten çıktıktan sonra bile hemen onların maçına giden, bu sezon yeni salonda çok kez maça giden, takımı Rusya'da maçlarda yalnız bırakmayan Aziz Yıldırım'a da bir kupa borcu var.

11 Nisan 2014 Cuma

18'de 18 İle Finale



























18'de 18 ile finaldeyiz. geçen sezon da final oynamış ancak kaybetmiştik. Bir sezon yine finaldeyiz. Bu kez olur mu? Pazar günü 16:00'da final oynuyoruz. Rakip ebedi dost, ezeli rakip Galatasaray. Türk sporu için unutulmaz bir gün olacak. Kazanan biz olalım.

30 Nisan 2013 Salı

Cappie'nin Basketi


Cappie Pondexter son saniye şutunu sokuyor ve Galatasaray'ın başkanı, futbol takımı teknik direktörü, eşi, kızı kahroluyor. Onları böyle görmek bizi mutlu ediyor.

20 Nisan 2012 Cuma

Yine Biz Şampiyon Olduk


Yine biz şampiyon olduk. Resmi site başlığı atmış zaten. 

Fenerbahçe kadın basketbol takımı üst üste 7, toplamda ise 10. şampiyonluğunu kazandı. 
 
Serinin neredeyse hiçbir maçına konsantre olamadım. Neden bilmiyorum. Belki de bu kadar çok kısa süre içerisinde bu kadar çok Galatasaray maçı oynamak heyecanı azalttı. Bu sezon Fenerbahçe sadece kadın basketbolunda Galatasaray ile toplam 9 maç oynadı. 9 Fenerbahçe-Galatasaray maçı. Fazla geldi.
 
Caferağa'da kazanılan 2 galibiyetten sonra şampiyonluğun İpekçi'de alınacağına emin olan milyonlarca Fenerbahçe taraftarı vardı.  Bu takım o güveni sağlamıştı. Ama ...

Ama dedik çünkü sadece 7 dk içinde 16 sayıdan gelip, 10 sayı öne geçmeyi kimse beklemezdi. Bu takım onu bile başardı. 

Cappie, Birsel, Tamane, Nevriye, Angel, Esmeral, Matovic ... Ayrım yapmıyorum ama illah bir MVP seçeceksem Cappie. 

22.7 sayı ortalaması ile oynayan Cappie. Çok değil 1 ay önce Cappie neden geldi ya diyen binlerce insan vardı. 

Cappie şimdi defalarca '' Galatasaray yok, Galatasaray yok. '' diyebilir. Serbest. Kimse de kızmaz. 

Daha sonra kadın basketbolu ile ilgili bir yazı daha yazarız ... 

Tebrikler Fenerbahçe. 

Şampiyonluk çok güzel bir şey ...

4 Nisan 2012 Çarşamba

Maç Günlüğüm # 85 - Euroleague Fenerbahçe-Galatasaray Maçı


Tek maç üzerinden yazalım her şeyi. Yoksa turnuva'nın devamını düşünürsek hiçbir şey yazamayız. Çünkü kahrolduk.

Fenerbahçe - Galatasaray MP maçı için günler öncesinden bilet almıştık. Fenerbahçe kadın basketbol takımına verdiğimiz önem, Euroleague final 8, yarı yarıya tribünler. Düşününce maç öncesi her şey mükemmeldi.

Kocaeli'den yola çıktığımızda akıllarda sadece galibiyet ve iyi bir tribün yapmak vardı. Galibiyet de geldi, iyi tribün de ...

Kocaeli'den Kadıköy, Kadıköy'den Eminönü, Eminönü'nden tren ile Abdi İpekçi. Gayet kolay ulaşım. Havanın da güzel olması nedeniyle yolculuk çok keyifli oldu.

Salonun oraya gittiğimizde etrafın Fenerbahçeliler ile dolu olduğunu gördük. Galatasaraylı pek yoktu. Biletlerimizi aldıktan sonra kısa bir kuyruğun ardından içeriye girdik. Pota arkasının çarprazında yerimizi aldık. Yanımda beercholic.

Tribünler ; Maç başında yaptığımız karşılıklı tezahuratlar enfesti. Tribünler tezahurat ederek kapışıyordu. Üstelik küfürsüz tezahuratlar ile. Ve daha sonra maç başlarken işler biraz çirkinleşti. Meşale yakan adam sahaya atmak istedi, Fenerbahçelilerin üzerine geldi, maytaplar atıldı, torpiller sahaya atıldı, Fenerbahçe oyuncularının üstüne kaç tane geldiğini sayamadım. Oyuncularımız hep tedirgindi. Ve o anlamsız şekilde yerde dönen '' Herkesin patlayacağını sandığı '' meşalemsi tarzı bir şey. Adını koyamadım. Maç içinde zaman zaman gerilen tribünler, sahaya ara ara atılan yabancı maddeler - gerek yok ! - . Bunun dışında yapılan şahane bir tribün, herkes bağırıyor, herkes istekli. Arkada patlatılan torpiller tribüne çok gaz verdi. Sahaya atmasak her şey mükemmel olurdu. Arkada patlayan torpillere lafım olamaz. Sonuç olarak son yılların en iyi tribünü.

Daha 3 gün önce polise küfür eden, daha 3 gün önce emniyet müdürünü istifa'ya çağıran Fenerbahçe tribünü, Galatasaraylılara saldıran polislere destek verdi, oley çekti, saldır dedi. Maçın en kötü anlarından biriydi. Eğer polise karşı bir tavrın, bir proteston varsa rakip takım taraftarlarına yapılan muameleye de tepki koy. Böylece ACAB lafının hakkını vermiş olursun.

Galatasaraylıların üzerine yabancı madde atıyorlar, adamlar polisten yardım istiyor, polis jopluyor, itiyor, kakıyor, bizim tribün onları alkışlıyor. Yakışmadı.

Takım ; İlk yarı kötü ancak 2.yarı müthiş. Özellikle Birsel, Babkina ve Tamame zaman zaman olağanüstü oynadı. Maçı getirdi. Babkina'nın asistleri, Birsel'in üçlükleri bizi inanılmaz sevindirdi. Penny'nin sakatlığı, Angel'ın faul problemi olmasına rağmen kazandık. İyi galibiyet.

Oaka'da meşale yanıyor ya, çok seviyoruz, helal diyoruz, yanar abi yanar. Bizim burada yanmaz. Çünkü meşale yakan adam 3.sn meşaleyi anlamsız şekilde sahaya atmaya kalkıyor. Meşale yakmanın amacını bilmiyor. Maksat kendini tatmin etmesi ! Yasaklanır tabii meşale yakmak.

Fotoğrafta da görüldüğü gibi senkronize olmak konusunda çok iyiydik. Bu sadece bir fotoğraf ama bütün maç aynıydık.

Ali Koç ve Yasemin Merçil büyüksünüz. Takımın her önemli sayılarında protokol tribününe baktım hep ayaktalardı. Üstelik Ali Koç ayağından rahatsız. Koltuk değneği ile yürüyor. Yalnız Ali Koç ile Yasemin Merçil çok yakın arkadaş. 3-5 dk onları izledim. İnanılmaz samimi muhabbet ediyorlardı. Tabii Yasemin Merçil Ali Koç gibi bir beyefendi ile konuşurken mutlu olsa gerek :)

Sarı Melekler oooo.

Maç sonunda bizi selamlamaları, tezahuratlara eşlik etmeleri, Ali Koç'un voleybolcuları alıp yanımızdan geçirip götürmesi güzel detaylardı.

Murat Özaydınlı'nın maç sonunda önümüzden geçerken yaptığı hareket, sevinç. Muazzam :)

Birsel'in annesi ve babası da hemen önümüzdeydi. Maç sonunda geldi uzun uzun sarıldı. Yalnız Birsel annesine sarılırken kimsenin onunla ilgilenmemesi ilginçti. Tribüne kadar çıktı kız ama ilgi yoktu :)

Matovic'e helal olsun. Maç sonu tribünlere geldi, teşekkürünü etti.

Sonuç olarak gerek skor ve gerek tribünler - yaşanan bir kaç olumsuzluğa rağmen - , olarak güzel bir maçı geride bıraktık. Maç sonunda 1.5 saatlik bir yolculuğun ardından Kocaeli'de olduk.

Unutmadan şunu söyleyim ; Fenerbahçeli olmanın gururu bizlere yeter ...

3 Nisan 2012 Salı

Potanın Kraliçeleri


Sadece 4 galibiyet demek şampiyonluk demek demiştik. 2 galibiyet aldık, şampiyonayı 4.sırada tamamladık.

Galatasaray maçı yapılan geri dönüş dışında çok çok iyi maçımız olmadı. Sakatlıklar, faul problemleri, oyuncuların formsuzluğu ve seyirci olmayışı bu 4.lüğün nedenlerindendir.

Galatasaray maçı tamamen dolan tribün, Rivas maçında ya da Ekaterinburg maçında boş kaldı.

Galatasaray maçı iyi oynayan Birsel, Babkina gibi oyuncular bu iyi oyunlarını turnuva geneline yayamadı.

Penny'nin şanssız sakatlığı geldi. Rivas ve Ekaterinburg maçlarında oynamadı. Hatta Galatasaray maçında da oynamadı diyebiliriz.

Ev sahibi olduğumuz turnuva 4.olmak üzse de, yıllardır buralarda olmanın ödülünü elbet alacağız. Bu sene olmadı, seneye, olmadı 5 sene sonra. O kupa bir gün gelecek.

Potanın Kraliçelerine diyecek pek bir şey yok. Canları sağolsun.

28 Mart 2012 Çarşamba

Sadece 4 Galibiyet, Şampiyonluk Demek



Sezon içerisinde kaybedilen 2 kupa, bunun yanında yenilgisiz gelinen bir Final Eight. Takım iyi, takım mücadeleci, takım inançlı, takım istekli, takım iyi oyunculardan kurulu, camia takımın sonuna kadar arkasında, Galatasaray karşısında kaybedilen 2 kupaya rağmen en ufak bir destek kaybı yok.

Fenerbahçe camiası Fenerbahçe kadın basketbol takımından kupa bekliyor.


Birsel, Esmeral, Nevriye, Angel, Penny, Matovic, Tamane, Nevin, Pondexter olmak üzere tüm kadro, tüm teknik ekip. Bu taraftar size inanıyor, bu taraftar size güveniyor.


Çarşamba 18:00 Fenerbahçe-Beretta Famila Schio 
Perşembe 20:45 Fenerbahçe - Galatasaray MP
Cuma 18:00  Fenerbahçe- Rivas Ecopolis 

ve bu 3 maçı kazanırsak Pazar günü 20:45 Final.


Yazının başlığı gibi sadece 4 galibiyet, şampiyonluk demek.

19 Aralık 2011 Pazartesi

Fenerbahçe Açısından Mükemmel Cumartesi


Niksar Belediye'yi 3-0 yenen Fenerbahçe erkek voleybol takımımız


Beşiktaş'ı 3-0 yenen Fenerbahçe bayan voleybol takımımız


Beşiktaş'ı deplasmanda 84-65 yenen kadın basketbol takımımız


Olin Edirne'yi 80-63 yenen erkek basketbol takımımız

Camiamız açısından mükemmel bir Cumartesi gününü geride bıraktık. Erkek basketbol takımımız 2. , kadın basketbol takımımız, bayan voleybol takımımız ve erkek voleybol takımımız ise lider durumda yollara devam ediyorlar.

10 Aralık 2011 Cumartesi

Avrupa Yolu Fenerbahçe Başarılarıyla Dolu


Dünyanın en büyük spor kulübüyüz diyoruz ancak Galatasaray yenilgisi sonrası hayattan kopuyoruz. En azından çoğu insan Fenerbahçe Ülker'in maçını bile seyretmedi. Fenerbahçe Universal'in maçını izlemedi, Fenerbahçe kadın basketbol takımının deplasmanda nasıl kazandığını bilmiyor.

Erkek basketbol takımımız deplasmanda 20 sayı fark attı, grup lideri, bayan voleybol takımımız deplasmanda 3-0 yendi, grup liderliği sürüyor. Set bile vermedi. Kadın basketbol takımımız Euroleague'in tek yenilgisiz takımı. İyi basketbol oynuyorlar. Rahat kazanıyorlar.

Bu 3 takım - 3 Temmuz değil 3 takım - bu sene Avrupa'da büyük ihtimalle - büyük bir sakatlık falan olmazsa - Ocak ayına, Şubat ayına hatta Mart ya da Nisan ayına kadar maç yapmaya devam edecek. Avrupa'da başarı sağlamaya devam edecek.

Camia'nın bu kadar sıkıntı çektiği bir dönem bu 3 takım sezon öncesinden çok daha farklı, çok daha iyi, sezon öncesinden çok daha iyi mücadele ediyor.

 Bu 3 takıma salonlara gidip destek olmak her Fenerbahçelinin başlıca görevlerinden olmalı. Futbol takımı Avrupa kupalarında bu kadar başarılı olsa herhalde her maç stat dışında 10 binlerce insan kalırdı.

Bu sene Avrupa'dan kupa gelmeli.

29 Kasım 2011 Salı

Fenerbahçe 96 Galatasaray Medical Park 82


Fenerbahçe klasik Caferağa galibiyetlerinden birini aldı. Baştan sona üstün oynadığı maçı 14 sayı farkla kazandı.

İlk yarıyı 40-38 üstün tamamlayan Fenerbahçe özellikle 3.çeyrek ve 4.çeyreğin başında etkili savunma ve iyi bir şut yüzdesi yakalayınca maç orada bitti. Fark bir ara 18 sayıya çıktı. 4.çeyreğin sonlarında Galatasaray sadece Taurasi ile etkili olsa da bu yetmedi ve maç Fenerbahçe'nin 14 sayı farkla kazanması ile son buldu.

Fenerbahçe'de bugün herkes çok iyiydi. Herkes mücadele etti. Herkes bu maçın kazanılması gerektiği bilincinde oynadı. Birsel, Angel, Matovic, Penny, Nevriye başta olmak üzere giren-çıkan herkes iyi oynadı.

Birsel Vardarlı'dan ayrı bahsedelim. Bütün maçı muazzam oynadı. Zaten genel olarak Galatasaray maçlarında iyi oynardı ama bugün çok daha farklıydı. Mücadelesi ile hep takımın en iyilerinden oldu. Bu istatistiklerin dışında mücadele'yi 16 sayı, 7 asist, 3 ribaund ile tamamladı. Bir oyun kurucu iyi bir takıma karşı bundan iyisini yapamaz.

Angel 24 sayı, 5 ribaund, 2 asist, Matovic 15 sayı, 6 ribaund, Penny Taylor 15 sayı 5 ribaund, 3 asist, Nevriye Yılmaz, 17 sayı, 12 ribaund, 4 asist, Tamane 4 sayı, 6 ribaund ve Esmeral 5 sayı ile oynadı.

Bir takımda skor bu kadar dengeli dağılırsa kazanır. İlk 5'in tamamı 15 sayı ve üstü kaydetti. Gerçekten müthiş.

Birsel Vardarlı > Işıl. Hatta bunu yazmak bile ayıp. Yazmayalım.

Işıl'ı çok seviyorum. Her Fenerbahçe maçı sahada olsun. Maçtan sonra üçlü çektirsin. Her Fenerbahçe maçı berbat oynuyor. Böyle devam etsin.

Taurasi'yi sevmiyoruz ama onu da düşünüyoruz. Bu galibiyet ona gelsin.

Atmosfer ve diğer yaşananlar maç günlüğünde olacak.

24 Kasım 2011 Perşembe

Parfumerias Avenida 69 Fenerbahçe 77


Yürek koyduk. Mücadele ettik. İstedik ve kazandık. Euroleague'de son şampiyon Parfumerias Avenida'yı 77-69 yendik ve 6'da 6 yaptık.

İlk çeyrek sadece 13 sayı attığımız maçı 8 sayı farkla kazandık. Klasik Fenerbahçe performansı koyduk ortaya. 3. çeyrek 15-25 yapınca maç orada geldi.

Birsel müthiş oynadı. Angel müthiş oynadı. Penny ve Nevriye de zaman zaman iyi işler yaptı.

Tamane 12 sayı, 4 ribaund, Birsel 2 sayı, 4 ribaund ve 3 asist. İstatistiklere yansımayan çok önemli katkılar. Nevriye Yılmaz 9 sayı, 7 ribaund, 3 asist. Penny Taylor 16 sayı, 7 ribaund, Matovic 8 sayı, 5 ribaund ve Angel 28 sayı, 6 ribaund ve 2 asist ile oynadı.

23 takımın olduğu Euroleague'de yenilgisiz tek takımız. Bir üst tura lider olarak çıkmalıyız.

Sezon başı Galatasaray karşısında oynanan oyun, bu akşam oynanan oyun. Arada dağlar kadar fark var.

Pazar günü 16:00'da Caferağa Spor Salonu'nda Galatasaray Medical Park ile oynuyoruz.

Bir maç biter, bir maç başlar. Vurun, kırın, parçalayın ...

4 Kasım 2011 Cuma

Basketbol Takımlarımız Kazandı


2 takım iki galibiyet.

Maç boyunca zaman zaman zevk veren basketbol oynayan takımlarımız genel olarak bunu sahaya yansıtamadı. Henüz tam olarak sezona giremeyen 2 takımımız.

Erkeklerde Thabo, kadınlarda Penny ön plana çıktı.

Thabo 19 sayı 5 ribaund, Ukic 6 asist, Ömer Onan 13 sayı, Kaya Peker 10 sayı, 4 ribaund, Gist 13 sayı, Oğuz Savaş 13 sayı, Bogdanovic 11 sayı ve Emir Preldzic 4 sayı, 4 ribaund ve 12 asist.

Tamane 14 sayı, Nevriye 10 sayı, 6 ribaund, Penny 18 sayı, Matovic 8 sayı, Olcay Çakır 6 sayı, Angel 17 sayı, 8 ribaund ve 4 asist.

İyi oynayan Kaya Peker, iyi oynayan Oğuz Savaş, iyi oynayan Nevriye, iyi oynayan Angel.

Boş tribünler, dolu tribünler.

Semih Özsoy'un izlediği Fenerbahçe Ülker, Ali Koç, Yüksel Günay ve Semih Özsoy'un izlediği Fenerbahçe kadın basketbol takımı. Fakat Semih Özsoy ?

4'te 4 yapan kadınlar, 3'de 1 yapan erkekler.

Kadın > Erkek.



30 Ekim 2011 Pazar

Fenerbahçe'nin Bir Haftası


Tek tek konular giremediğimden böyle tek seferde yazıyorum. Normalde bütün konuları tek tek yazmaya çalışıyorum ama bu yorucu olabiliyor. Çünkü gerçekten hafta içi ve hafta sonu sürekli maç yapan takımlarımız var. Ve tabii bloga 24 saatimizi ayıracak şartlar da yok. O yüzden bundan sonra arada böyle tek konular olabilir.

26 Ekim 2011 Çarşamba günü Fenerbahçe Grundig Cev İndesit Şampiyonlar Ligi'nde sahasında İtalya'nın güçlü takımlarından Macerata'yı 3-2 yendi ve çok önemli bir galibiyete imza attı. 3.set maç sayısı attıktan sonra kaybetmek üzse de böyle güçlü bir takımı yenmek güzeldi.

27 Ekim 2011 Perşembe günü kadın basketbol takımımız Euroleague'de Famila Schio'yu 70-65 yenerek 2'de 2 yaptı. Takımımızda Penny Taylor 23 sayı, Angel 14 sayı, 6 ribaund, 3 asist, Tamane 12 sayı, 4 ribaund, 4 asist ve Nevriye Yılmaz 10 sayı, 7 ribaund ve 3 asist ile öne çıktı.

Yine 27 Ekim 2011 Perşembe günü Euroleage'de erkek basketbol takımımız çok zorlu bir deplasmana çıktı. Maçı kazanmaya yaklaştı. Mücadele'yi uzun süre önde götürdü. Ancak özellikle son çeyrek kötü oyun ile beraber Olympiakos'un iyi oyunu gelince öne geçtiler ve mücadele'yi 81-74 kaybettik. Takımımızda özellikle Sefolosha enfes oynadı. 17 sayı, 12 asist ile ön plana çıktı. Gist 14 sayı, 6 ribaund ve Ukic 13 sayı ile mücadeleyi tamamladı.

29 Ekim 2011 Cumartesi günü ise erkek voleybol takımımız deplasmanda Çankaya Belediyesi'ni 21-25, 13-25 ve 16-25'lik setlerle 0-3 yendi ve liderliğini sürdürdü.

Yine 29 Ekim 2011 Cumartesi günü erkek basketbol takımımız Abdi İpekçi'de Bandırma Kırmızı'yı 93-60 yendi ve liderliğini sürdürdü. Takımımızda Ömer Onan 20 sayı, Gist 11 sayı, 12 ribaund, Kaya Peker 10 sayı, 5 ribaund ve Bojan Bogdanovic 18 sayı, 5 asist ile öne çıktı. Fenerbahçe'de uzun süredir sakat olan Engin Atsür'ün oynaması ise günün en güzel olayıydı. Engin 17 dakika 24 saniye oynadığı mücadele'yi 8 sayı, 1 ribaund, 3 asist, 1 top çalma ve 2 faul ile tamamladı.

Fenerbahçe Spor Kulübü olarak haftanın son maçında kadın basketbol takımımız Caferağa Spor Salonu'nda Ted Kolejliler'i ağırlayacak.

21 Ekim 2011 Cuma

Fenerbahçe 86 CCC Polkowice 66


Birsel Vardarlı'nın oynamadığı ... Maçı izlesem ve maç yazısı yazsam böyle yazardım. Ancak ne maçı izledim, ne de sonra özetine bakabildim. Sadece güzel şeyleri yazalım.

Nevriye'nin kendine gelmesi güzel.

Matovic'in performansının devam etmesi güzel. 19 sayı, 6 ribaund, 2 asist.

Angel'ın iyi performansının sürmesi güzel. Penny'nin biraz ısınıyor gibi olması güzel.

Salonun 4'te 3'ünün dolması güzel. Ali Koç'un takımın yanında olması güzel. Yasemin Merçil'in bir kadın yönetici olarak gerçekten iyi işler yaptığını görmek güzel. Maçları hep salonda takip ediyor.

Kazanmak güzel. 

Eğer bir aksilik olmazsa 2 Kasım Fenerbahçe-Sopron maçına gideriz ve takımı yerinde izleyerek değerlendirebiliriz.

17 Ekim 2011 Pazartesi

Fenerbahçe 78 Galatasaray Medical Park 85 / İstemedik ve Kaybettik


Geçen sezon aldığımız kupaları bu sezon alamıyoruz.

Mücadele olarak sahaya istediğimizi yansıtamadık. Biraz mücadele etsek, topu içeriye indirsek, maçı istesek kazanabilirdik. Penny çok formsuzdu, Nevriye çok kötüydü, Birsel iyi değildi, Esmeral iyi değildi.

Angel ve Matovic ile direnmeye çalıştık ama olmadı.

Galatasaray bizden daha çok istedi ve kupayı kazandı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül o kupayı gelip vermiyorsa o kupanın adı değişsin. Süper Kupa olsun. Yıllardır böyle. Ne gerek var acaba !

Sezona iyi başlamıyoruz ancak iyi olabiliriz. Şunu da unutmamak lazım bu sezon Galatasaray ilk defa bizden daha iyi bir kadroya sahip. Şampiyonluk istiyorsak çok çalışmak ve çok istemek lazım.

İnanıyoruz !

18 Haziran 2011 Cumartesi

3 Ana Branş = 5 Şampiyonluk


Kadın Basketbol ; Galatasaray Medical Park'ı yenerek kazanılan bir şampiyonluk
Erkek Voleybol ; Arkas Spor'u yenerek kazanılan bir şampiyonluk
Bayan Voleybol ; Vakıfbank Güneş Sigorta TT'u yenerek kazanılan bir şampiyonluk
Futbol ; Trabzonspor'u yenerek kazanılan bir şampiyonluk
Erkek Basketbol ; Galatasaray Cafe Crown'u yenerek kazanılan bir şampiyonluk

Hakedilmiş, sonuna kadar emek harcanmış 5 şampiyonluk. Fenerbahçe taraftarları 2010/2011 sezonunu asla unutamayacaklar. Başta Aziz Yıldırım olmak üzere emeği geçen bütün yöneticilerimize, sporcularımıza, maçlara giden-gitmeyen bütün taraftarlarımıza teşekkürler. Ancak 5'te 5 için sevinirken şunu da ekleyelim. Bu şartlarda olan bir kulübün artık Avrupa'dan kupalar getirmesi lazım. İnşallah o günleri de göreceğiz.