31 Temmuz 2015 Cuma

Fenerbahçe'yi Evde İzlemenin Maliyeti


Yıllarca Fenerbahçe'nin futbol maçlarını kahvelerde ya da cafelerde takip ettim. Ancak senelerdir evde izliyorum. Tabii bunun belli maliyeti var. Ancak bu maliyetin dışarıda izlemekten çok daha az olduğunu söyleyelim ve maliyet hesabına başlayalım.

Fenerbahçe'nin Lig maçları için Lig Tv üyesi olmak zorundasınız, onun için en düşük paket şampiyoınlar paketi, giriş paketini de mutlaka almak zorunda olduğunuzdan aylık 60 TL'den az ödeme şansınız yok. Ayda 4 Fenerbahçe maçını dışarda izlemek isteseniz sadece maç parası olarak 40 TL vermek zorundasınız ve bu fiyat bulunduğunuz yere göre artış gösterebilir. Tabii yanında yemek, içecek falan derken aylık 60 TL'yi aşmanız gayet olası.

Fenerbahçe'nin hazırlık maçları ve eleme maçlarını bu sene D-Smart yayınladı. D-Smart'ın Spor paketinin en ucuz fiyatı taahhüt verdiğiniz takdirde 34 TL. Dışarda sadece 2 maç izleseniz büyük ihtimalle o akşam harcayacağınız para 34 TL'den kesinlikle fazla olacak.

Ve bu sene Fenerbahçe'nin kalırsa Şampiyonlar Ligi ya da Avrupa Ligi maçları için Tivibu üyesi olmanız gerekiyor. O yine içlerinde en uygunu. Aylık 29 TL'ye Fenerbahçe'nin tüm maçlarını izleme şansınız var. Eğer ben Fenerbahçe'nin maçlarını izlemek için kahveye gideceğim diyorsanız bu paranın kat ve kat fazlasını sadece bir ayda vermek zorunda kalacağınızdan bunu almak da mantıklı.

İzlediğiniz mekanlarda futbol hakkında herkesin yorum yapması sonucu bozulan sinirleriniz, çıkacak tartışmalar, eğer seyrettiğiniz mekanda sigara içiliyorsa sağlığınıza zarar ve evden rahat olmama durumları da ekstra notlar.
Kısaca, Fenerbahçe taraftarı takımının bu sezon tüm maçlarını evinde tv başında izlemek istiyorsa cebinden aylık en az 123 TL, yıllık en az 1.476 TL vermek zorunda. 

Bu arada ben Digitürk'ün spor paketine 115 TL, D-Smart'ın 8 MB internet + full tv paketine 69 TL ve yeni başvurduğum Tivibu'nun full paketine ise 29 TL ödeyeceğim. Aylık 213 TL. Yıllık 2.556 TL.

Ek bilgi; Bunu Fenerbahçe başlığı ile yazdım ama Avrupa kupası oynayan Galatasaray, Başakşehir, Trabzonspor ve Beşiktaş taraftarları için de bu fiyatlar geçerli olacak.

30 Temmuz 2015 Perşembe

Acil Uyarı

Takım için çok önemli bir futbolcu olduğu gerçeğini her maç biraz daha farkediyoruz. Ancak işin bu yönü var .Hazırlık maçında da yaptı, resmi maçta da. Fernandao herhangi bir an belki de sinirlerine hakim olamadığından hemen rakip futbolcunun boğazına yapışıyor. Bu maçta da durumu kazasız atlattı ama yarın bir gün avrupa maçında ya da herhangi bir lig maçında yapmaya kalkınca alacağı bir kırmızı kart hem onu takımdan uzaklaştırır hem de formayı belki de bir daha geri alamamasına sebep olur. Fernandao henüz herhangi bir sıkıntı yaşamamışken gerekli uyarıları almalıdır. Fenerbahçe forması ucuz değildir.

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Fenerbahçe 0 Shakhtar Donetsk 0



Hareketli ve hepimizi mutlu eden bir transfer sezonunun ardından çok önemli bir rakip ve çok önemli bir maçla sezonu açtık. Her zamandan daha çok güvendiğimiz takım, her sezondan daha çok inanan bir camia, her sezondan daha çok kişinin maçlara geleceği bir sezona merhaba dedik.

Fenerbahçe futbol takımının ilk maçı öncesi yine saatler öncesinden başlayan ritüeller yine aynen devam etti. Yine erkenden yollara düştük, yollarda çubuklu formalı şöförler, taraftarlar, otobüsler. Giderken otobüste başlayan maç muhabbetleri. Otobüs şöförünün bile ''Yener miyiz?'' diye sorusu ''Alacağız'' cevaplarımız. Üzerimizde formayla gören herkesin daha farklı bakması, maç sohbetine girmesi. Rakip takım taraftarlarının bile ''İyi takım oldunuz.'' yorumları eşliğinde İstanbul'a yolculuk.

Kadıköy'e iner inmez maç havasını sonuna kadar hissetme. Aşırı sıcak ile beraber insanlar erkenden işlerini güçlerini ayarlamış, sezonun ilk maçına doğru Kadıköy ve çevresinde toplanmaya başlıyordu.

Yoğurtçu Parkı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin anlamsız hataları nedeniyle bu maç bizi ağırlayamadı. Kadıköy ve özellikle park çevresinde oluşan yoğun kötü koku nefes almayı bile güçleştiriyordu. Biz de bu maçlık istikameti Kalamış Parkı'na çevirdik.

Teknelerin gölgesinde, marinanın dibinde sevdiğimiz insanlarla beraber hem içip, hem muhabbet edip maç saatini bekliyorduk. Kalamış Parkı Fenerbahçelileri ağırlıyor, Fenerbahçelileri iyice maça ısıtıyordu. Ekip hiç olmadığı kadar kalabalık, hiç olmadığı kadar kombineliydi. Hiç kombine almayan insanlar ya da uzun yıllar ara veren insanlar bile passolig'e rağmen kombine almıştı.

Nazlı'nın Yeri, Kalamış, civardaki mekanlar tıklım tıklım doluyken ilk maç nedeniyle erken girelim dedik ve saat 20:00 gibi stadın yolunu tuttuk.

Bu kadar kombineli taraftarlara rağmen girişlerde en ufak bir sıkıntı çekmedik. Rahat rahat stada girdik, G bloktaki yerimizi aldık. 

Stat ; Stat ilk maç olmasına rağmen beklediğimden daha doluydu. 35 bin üzeri kombine sattık satmasına ama yaz aylarında olmamız nedeniyle insanlar şehir dışında olur, stat dolmaz diyordum. Yanıldım. Stat doluydu. Oldukça iyi bir atmosfer vardı.

Tribün ; Genç Fenerbahçeliler, 1907 Unifeb, KFY ile beraber Okul Açık tam anlamıyla iyiydi. Zaman zaman tüm stadın katıldığı tezahuratlar da oldu, zaman zaman sadece bizim yaptığımız tezahuratlar da. Fenerbahçe tribünleri bu sene ilk maçtan sınıfı geçti ve sezonun devamı için çok olumlu sinyaller verdi. Tribünlerde pankart eksikliği dikkat çekti. Sadece 2 bayrak açıldı, herhangi bir koreografi organizasyonu olmadı. Bu turu geçersek play-off maçında koreografi yapılır.

Maç ; Açıkcası sezonun ilk maçı olması nedeniyle daha kötü bir Fenerbahçe bekliyordum. Takım benim beklentimi karşıladı. Belki 0-0 berabere kaldık, rövanş için avantaj elde edemedik ama ilk maç bu kadar transfer varken, daha uyum açısından tam anlamıyla taşlar yerine oturmamışken bu oyun hiç de fena değil. Özellikle baktığımız zaman hazırlık maçlarında oldukça kötü olan ve ''Bu adama boşuna para vermişiz'' denilen Josef takımın en iyilerindedi. Kesicilik anlamında her şeyi iyi yapan Josef zaman zaman topu da iyi dağıttı. Ofans anlamında da biraz daha kıpırdarsa çok etkili oyuncu olur. Diego çok istekli, çok iyi, ne eskisi kadar pas hatası yapıyor, ne eskisi kadar top kaptırıyor ne de eskisi kadar silik oynuyor. Koşuyor, yere atlıyor, pas atıyor, şut çekiyor. Formanın hakkını veriyor. Volkan Demirel neden iyi olduğunu bir kez daha kanıtladı, zayıfladı, maçlara konsantre oluyor ve ''Kale benim, kimseye vermem.'' diyor. Hasan Ali piyangodan çıktı ilk 11 oynadı. Gökhan sakat, Şener cezalı olunca mecbur oynadı. Elinden geleni yapmaya çalıştı, zaman zaman top kaptırdı, zaman zaman olması gereken yere de gidemedi. Yine de eleştirmem çünkü dediğim gibi piyangodan çıktı. Çabasını takdir ediyorum. Kjaer hava topları iyi, Bruno Alves ağır, Kjaer iyi oyun kuruyor, Bruno Alves çok hata yapıyor. Bu ikili sıkıntı çıkarabilir sezon boyunca. Yine de uyum sorunu olduğu da bir gerçek. Caner daha iyi olmalıydı. Sow pek top alamadı, gelen fırsatları değerlendiremedi. Fernandao takımın en iyilerinden. İndirdiği, sakladığı, topu tuttuğu pozisyonları sayamadım. Ayrıca bir iki pozisyonu dönüşü, hızı inanılmazdı. Gol de atabilirdi biraz şanslı olsa, asist de yapabilirdi diğer oyuncular biraz doğru hamle yapabilse. Mehmet Topal hep iyi. Nani zaman zaman iyiydi, kalitesini her geçen gün daha da arttıracak. Fernandao kafayı vursa maçın adamlarından olabilirdi. Ayrıca hiç çalışmadığı Hasan Ali ile oynadığını da es geçmeyelim. Gökhan veya Şener ile çok daha iyi olacak. Van Persie girer girmez tribünler çıldırdı, girdikten 30 saniye sonra kornerde gol tepkisi çıktı stattan. Her top değdiğinde kalitesini gösterdi. Biraz şanslı olsa golünü atar ilk maçtan tapılır seviyeye gelirdi. Stoch girdi hiçbir şey yapmadı, Meireles de girdikten sonra pek etkili olamadı.

Vitor Pereira'ya maç boyunca zaman zaman baktım, çok heyecanlı, oyunun içinde, sürekli direktif veriyor. Gol atsaydık önce sevinir sonra ona bakmaya çalışırdım. Acayip sevinçler yapabilir.

Uzun yıllardır maça gidiyorum ya ilk kez gördüm ya da dikkat etmiyordum. Fenerbahçe yedek oyuncularını ısınmaya gönderdiğinde oyuncular yardımcı antrenör eşliğinde çalıştı. Bir an olsun öyle dalıp sahaya maçı izleyemedi. Gayet sağlıklı şekilde antrenör tarafından maça ısındılar.

Vitor Pereira hocam maç sonrası tribünleri tek tek alkışlattı oyunculara. Güzel hareket. Futbolun o taraftarlar için yapıldığını unutmamak lazım.

Sonuç olarak Fenerbahçe sezonun ilk resmi maçında tam uyumlu olmayan takımla, son dakika yaşanan bir kilit oyuncu değişikliğine rağmen elinden geleni yapmış, sezonun kalanı için hepimize olumlu sinyaller vermiştir.

Çarşamba günü rövanşta alınacak her türlü skora rağmen bu takım destek görmelidir. Eğer o destek gelirse bu takımı çok iyi yerlerde görmemiz hiç de imkansız değil.


24 Temmuz 2015 Cuma

Bir Kare, Bol Güzellik


Son zamanlar gördüğüm en güzel fotoğraf. Sol üst köşede en çok mutlu olduğumuz, içinde olmak için her türlü prosedüre ayak uydurduğumuz, güldüğümüz, ağladığımız Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu. Biraz altında yeşil şerit olarak gözüken, ağaçların bol olduğu, mangallar yaktığımız, takımı kurtardığımız, efsane muhabbetler ettiğimiz, yediğimiz, içtiğimiz Yoğurtçu Parkı. Bu sene yine her maç öncesi erken saatlerde Yoğurtçu Parkı'nda olacağız yine oradan stada Okul Açık'a geçeceğiz. Salı günü başlıyoruz...

23 Temmuz 2015 Perşembe

Hazırlık Dönemi ve Fenerbahçe


Fenerbahçe 2015/2016 sezonu hazırlıklarının hazırlık maçı kısmını tamamladı. Artık sezon resmen başlamak üzere. Salı günü Şampiyonlar Ligi eleme mücadelesinde Shakhtar'ı Kadıköy'de ağırlıyoruz. Hazırlık maçları zaman zaman bekleneni verdi desek yeridir. Topuk Yaylası'nda Voluntari maçı ile başlayan maçlar, Marsilya maçı ile sona erdi.

Fenerbahçe 2 Voluntari 1
Fenerbahçe 1 Şanlıurfaspor 0
Fenerbahçe 7 Zob Ahan 0
Sivasspor 2 Fenerbahçe 3

Fenerbahçe 0 Dnipro 1
Fenerbahçe 3 Vitoria Guimaraes 1
Fenerbahçe 3 Olympiakos 2
Fenerbahçe 3 Marsilya 1

Toplam atılan gol sayısı ; 22
Yenilen gol sayısı ; 8

Gol atan futbolcularımıza baktığımızda Sow 7 gol, Fernandao 5, Uygar 2, Stoch 1, Nani 1, Josef 1, Mehmet Topuz 1, Mehmet Topal 1, Ba 1, Bruno Alves 1 ve Diego 1 gol.

Kalemizde gördüğümüz 8 golün 4 tanesini Volkan, 4 tanesini Fabiano yedi.

Fernandao 2, Alper Potuk, Raul Meireles, Kjaer, Hakan, Nani, Volkan Demirel 1'er sarı kart gördü.

Bruno Alves kendi kalemize gol atan futbolcumuzdu.

Diego, Şener, Fernandao ve Sow. Kare asım. Diego her maç elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı. Ben ve bir çok kişiye göre kendisine kadroda yer yok ama o yeri tırnaklarıyla aldı gibi, takım Diego bu kadar iyiyken tek forvet oynamaya devam eder. Şener özellikle ortalarıyla klasını her maç konuşturdu, yeni geldiği takımda bu kadar rahat olması çok güzel bir detay, Fernandao gerçekten çok ama çok iyi. Aşırı da güçlü. Yalnız biraz fazla agresif gibi. Sow ''bu takımda bana da yer bulacaksınız.'' der gibi oynuyor. Sol kanatta oynamaya devam edebilir.

Uygar = Genç yetenek. Forma giydiği her an elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı. Belli bu sene forma giyecek. Onun için heyecanlanıyoruz.

Krasic, Holmen, Ba ve Fabiano. Vasat dörtlü. Ba son maç biraz hareketliydi ancak onun dışında güven vermedi. Krasic ve Holmen gidici, Fabiano Volkan'ı tehdit edebilecek bir kaleci değil. Kiralık olarak İstanbul'un tadını çıkarsın. Seneye gidiyor.

Mehmet Topal hep iyi. Vazgeçilmez. Kaptan.

Stoch çabuk parladı, erken söndü. Mehmet Topuz yedek olur, Bruno Alves ve Kjaer alışırlarsa iyi bir ikili olabilirler.

Caner ve Gökhan ortasahayı geçmiyorlar, Gökhan'ın arkasında Şener gibi bir tehdit var. Forma giydiği her dakika daha çok verim vermek zorunda. İyi gözüktü. Caner de gayet iyi, takımın vazgeçilmezlerinden.

Alper Potuk daha iyi olmak zorunda, Meireles için Portekizli hoca geldiğinden çok umutluydum ama çok iyi değil gibi yine de ilk 11'e girerse şaşırmam.

Josef'i çözemedim. Josef = Kapalı kutu. Vasat diyenler de var, iyi işler yapıyor diyenler de. Bekliyorum.

Kadlec iyi bir yedek olur, zaman zaman ilk 11 başlayabilir. Sol kanatta ve stoperde oynayabilmesinin avantajıyla takımda her zaman olacaktır.

Nani sanırım taraftar bekliyor, klas paslar, zaman zaman iyi çalımlar falan görebiliyoruz ama genel anlamda beklenti büyük. Çok daha iyi olması lazım. Yine de tabii vazgeçilmez.

Hasan Ali Kaldırım sezona ilk 11'de başlayacak. Hazırlık maçlarında forma giydiği bölümler iyiydi. Caner varken işi zor. Yedekte duracak.

Hakan Çinemre. İzmitli. Bu sene kiralık gönderilebilir. 

Volkan Demirel kalenin tek sahibi. Kilo da verdi, daha iyi olacaktır. İyi günlerini de biliyoruz zaten. 

Vitor Pereira hocamın gol sevinçleri ve maç anında yaşadığı heyecan yeter. Çok seviyoruz. Henüz resmi bir maçta görmedik. Takım da iyi futbol ile kazanmaya başlarsa çok daha başka dileniriz.

Van Persie, Fernandao, Sow ve Diego. Bu dörtlüden sadece 2'si oynayacak ya da en fazla üçü. Oynamayanlara yazık olacak.

Volkan, Gökhan, Kjaer, Alves, Caner, Nani, Mehmet Topal, Josef, Sow, Diego, Fernandao ilk 11'i ile ilk maçımıza çıkarız.

Fenerbahçe hazırlık maçlarını tamamladı İstanbul'a döndü. Artık antrenmanlar burada devam edecek. Hazırlık maçları ile resmi maçın arasında en ufak bir benzerlik olmayabilir. En iyi dediğimiz kötü, kötü dediğimiz iyi çıkarsa şaşırmamak gerek. Yine de verimli bir kamp geçirdiğimiz gerçeği var.

Sezon şimdiden hayırlı olsun. Shakhtar maçı öncesi bir yazı daha yazarım.

16 Temmuz 2015 Perşembe

2015/2016 Sezonu Fikstürü


2015/2016 sezonu fikstürü geçtiğimiz günlerde çekildi. Fenerbahçe sezonu Eskişehirspor maçıyla açacak. Geçtiğimiz sezon yaşananlardan sonra Rizespor deplasmanını hemen 2.hafta bitirmek güzel,  Stadı henüz tamamlanmayacak Beşiktaş ile hemen erkenden başka bir statta oynamak ufak da olsa bir avantaj. Bursaspor, Galatasaray, Trabzonspor gibi 3 zor deplasmana 2.yarı gidiyoruz. Son haftalar Başakşehir ve Sivasspor deplasmanlarına gitmemiz güzel. İki deplasmanda da taraftar sayımız bir hayli fazla olur. Trabzonspor'un son yıllarda yarıştan erken koptuğunu düşünürsek oraya da 30.hafta gitmemiz bizim açımızdan olumlu durum. Özellikle Galatasaray maçı öncesi Kayserispor gibi zor deplasmana gitmek, sonrasında Osmanlıspor gibi biz ters gelmesi muhtemel deplasmana gitmek de dezavantaj. Sonuç olarak tüm bunlar o an form durumları, sakatlar, cezalar derken silinip atılabilir. Fenerbahçe şampiyon olmak istiyorsa rakiplerini içerde dışarda yenmek zorunda. Sezon hayırlı olsun. 

Bir de kendime not; Eylül ayında Kasımpaşa, Aralık ayında Gaziantepspor veya Gençlerbirliği, ligin ikinci yarısı Şubat ayında Antalyaspor veya Bursaspor ve son hafta Sivasspor deplasmanları gidilebilir deplasmanlar. Umarım maddi şartlar ve uygunluk bakımından kötü bir dönemde olmam ve bu maçların bazılarını deplasman tribününde izleme şansı yakalarım.

Fenerbahçe 0 Dnipro 1


Taraftar her hazırlık maçında fark atmak, gol şov izlemek istiyor ama böyle bir şey yok. Bu hazırlık maçlarının eksikleri görmek ve takımın biraz daha bir arada oynamayı öğrenmeleri için yapıldığını unutmayalım.

10 Temmuz'a kadar antrenmanlar, 11 Temmuz Düzce'de Zob Ahan maçı, maç sonrası otobüsle İstanbul'a seyahat, 1 gün dinlenme, 13 Temmuz antrenmanlara devam, 14 Temmuz Sivas'a hareket, Sivasspor ile hazırlık maçı, ardından gece İstanbul'a hareket, saat 04:00'de İstanbul'da olmak, biraz uyumak ve hemen o akşam 21:00'de Dnipro ile bir hazırlık maçı daha. Bir şeyleri eleştirirken biraz da neler yaşandığına bakın. Ayrıca Dnipro'nun hazır bir takım olduğunu, geçen sezon kadrosunu koruduğunu ve liginin haftaya başlayacağını da söyleyelim. Yani bize göre çok avantajlı takım. Ek olarak 50 gün önce Uefa Avrupa Ligi finaline çıkan takımdan 9 futbolcunun ilk 11 oynadığını belirteyim.

Maç sonrası hoca zaten ''Bu programı ben yaptım, oyuncuların yorgun olduklarını biliyorum ama yine de iyi bir duruş sergilediler.'' dedi. Bahane değil, sadece olanı söylüyor.

Yediğimiz gol Kjaer, Alves ve Volkan hatası sonucu geldi. Sivasspor maçında olduğu gibi yine savunmanın birbirleri ile uyumu sorun yarattı ama bu çok normal. Zaten ilk cümlede bu maçların bu hataları minimize etmek için yapıldığını belirttim. Hata yapa yapa yapmamayı öğrenecekler.

Takımda bu maç öyle öne çıkan oyuncu olmadı ama Holmen'in artık kesin olarak kafa olarak da bittiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Ne bir pres, ne iyi bir pas, ne çalım. Hiçbir şey yapmıyor. Tolgay'ın şanssız sakatlığı sonrası Beşiktaş'a gitmesi mantıklı olabilir. Önümüzdeki günler göreceğiz.

Nani'yi bu formayla izlemek çok acayip. Daha tam olarak hazır da değil. Yine de top ayağına gelsin diye can atıyoruz.

Diego istekli, Diego arzuluyor ama ne yazıkki forma giyemeyecek. Bu takımda işi gerçekten zor. Ben Diego'yu çok seviyorum ama yine de ilk 11'de yer bulamıyorum.

İlk 3 hazırlık maçı sonrası herhalde rahatlıkla ; Volkan, Gökhan, Kjaer, Alves, Caner, Nani, Mehmet Topal, Josef, Alper, Fernandao-Robin van Persie ilk 11'inin çıkacağını söyleyebiliriz. Ya da belki sadece Josef-Meireles değişikliği olur. Onun dışında bence artık 4-4-2 oynamamız gerekiği belli oldu.

Stoch'dan çok büyük beklenti içine giriyorum sonra bir maç iyi oynayıp diğer maç kötüye gidince daha da üzülüyorum, hayal kırıklığına kapılıyorum. Stoch biraz daha gayret, biraz daha doğru zamanda doğru hareketler be. Seni bu formayla her maç izlemek istiyorum.

Kjaer bence zamanla iyi olacak. Özellikle de uzun topları çok can yakar, özellikle Nani ve Alper için iyi pozisyonlar yaratabilir.

Josef'i henüz anlamadım, gerçekten çok zor adam. Ne yapıyor, ne yapacak fikrim yok. Ama beklenti büyük. Göreceğiz.

Fernandao acayip. Her maç daha da hayran oluyorum ve saygı duyuyorum. Sahada duruşu bile güven veriyor bana. 

Tribünler ilk hazırlık maçına göre skandaldı. Nasıl olmasın kulüp en ucuz bileti 70 TL'den satarsa nasıl gelsin insanlar maça. Gerçi öyle diyoruz da sonuçta ben dahil 25 bin kombineli taraftar var. Onlar gelse yine dolu gözükür stat. Gitmiyoruz. Ramazan ayı olmasa ben kesin giderdim.

Daha 3 hazırlık maçı geride kaldı, sert eleştiriler yapmak için hemen ortaya çıkmayın. Takıma inanın-inanalım, başarı gelecektir. Bu kadro, bu hoca, bu camia bunu he beraber gerçekleştirecek.

Hazırlık maçlarımız Cumartesi 21:00'de Kadıköy'de Vitoria Guimaraes maçıyla devam edecek. 

2015/2016 Transferleri # 8 - Robin van Persie

 Ve büyük ihtimalle bu sezon yaptığımız son transfer. Burada Robin van Persie hakkında yazacak değilim. Sadece tribünde seyretmek için sabırsızlanıyorum. Herhalde ilk maç sırf ne yapıyor diye Robin van Persie'yi takip edeceğim. Çok büyük adam aldık be.



15 Temmuz 2015 Çarşamba

14 Temmuz 2015 Salı

İmza Töreni


Robin van Persie'nin imza töreninden bir kare. Çok şey yazmaya gerek yok.

13 Temmuz 2015 Pazartesi

2015 Wimbledon Şampiyonu ; Novak Djokovic


Finale gelen kadar çok iyi bir Federer, rahat galibiyetler. Kevin Anderson maçı hariç diğer maçları rahat kazanan bir Djokovic. Geçen sezondan sonra bir kez daha hayal kırıklığı yaşamak istemeyen bir Federer, Roland Garros sonrası tekrar zirveye çıkmak isteyen bir Djokovic.

İlk sete bakıyorsun Federer olağanüstü iyi, seti alacak diyorsun, almalı diyorsun. Ama bir şekilde tie-break'e gidiyor ve tie-break'de Federer dağılıyor, Djokovic inanılmaz toplar çıkartıyor, inanılmaz vuruşlar yapıyor. 2.set yine tie-break.Bu kez Djokovic daha iyi gözüküyor ama bu kez de kazanan 7 set puanı çeviren Federer. Daha sonra ise Djokovic hakimiyeti. 6-4 ve 6-3 ile beraber 3-1 alıyor ve şampiyonluğa ulaşıyor.

Maç boyunca 1.servislerden % 74 puan alan, 13 ace atan, 46 winner yapan Djokovic'e karşı, % 74 ilk servis puan yüzdesi, 14 ace ve 58 winner yapan Federer. Kritik istatistik 16'ya 35 olan basit hatalar. Federer'in maçı verme nedeni.

Sonuç olarak biz her sene ''Federer bir slam şampiyonluğu daha almadan bırakmasın tenisi'' desek de bir türlü o slam gelmiyor. Geçen sezon olduğu gibi yine Wimbledon finalinde yaşanan hüsran. Yine de Federer kalitesi ve klası diye bir gerçek var. İzlemekten keyif almaya devam edeceğiz. Djokovic'e ise gerçekten helal olsun demekten başka bir şey yok.


12 Temmuz 2015 Pazar

Rüya Gibi


Premier Lig'de, Şampiyonlar Ligi'nde, Avrupa Şampiyonası'nda, Dünya Kupası'nda seyrettiğimiz dünyaca ünlü forvet Robin van Persie 2015'in temmuz ayında elinde Fenerbahçe atkısı poz veriyor. Bir fotoğrafa ne kadar uzun süre bakılırsa o kadar bakıyoruz. Şu yaşananlar rüya gibi.

Gerrard Store


2015/2016 Transferleri # 7 - Josef De Souza


Şu ana kadar imza atmış son transferimiz Josef de Souza. Brezilya'dan geliyor, hakkında çok fikir sahibi değilim doğal olarak. Ancak izleyenler, bilenler iyi biri olduğunu söylüyor. Mehmet Topal ile çok benzer özellikleri varmış. 8 milyon euro'ya geldi, 4 yıllık imza attı. Neler yapacak merak ediyoruz. Ancak bir gerçek var takımda iki tane Mehmet Topal olması hiç de fena değil. Umarım fayda sağlayacak.

2015/2016 Transferleri # 6 - Luis Nani


Yıllar boyunca o oynadığı için özellikle tv karşısına geçtiğim isimlerden birisi daha Fenerbahçe forması giyecek. Manchester United forması ile izlediğimiz, hayran kaldığımız, yaptığı hareketler, attığı çalımlar, goller, asistler ile beraber maçlara damga vuran Luis Nani'nin Fenerbahçe formasıyla oynayacak olması bizi heyecanlandırıyor. Şimdiden ilk resmi maçının heyecanını yaşıyoruz. Nani'nin sahada maksimum verimi vereceğinden şüphemiz yok. 6 Milyon Euro'ya, Manchester United'dan, Portekiz milli takım oyuncusunu almak hiç de kolay iş değil. 17 numaralı formasıyla bu sene çok ses getirecek. Fenerbahçe'ye hoşgeldi.

Fenerbahçe 7 Zob Ahan 0


Topuk Yaylası tesislerinde yapılan iki antrenman maçı diyebileceğimiz maçlar sonrası ilk ciddi hazırlık maçını oynadık ve sezona resmen start verdik diyebiliriz. 2015/2016 sezonu sakatlıksız, olaysız, kavgasız ve sonu mutlu şekilde sona ersin. Tek düşüncemiz ve arzumuz bu.

18:00'de başlayacak maç için büyük bir merakla ekran karşısına oturdum. Geçen sezon olsaydı ekran başına aynı merakla geçmezdim. Bu sefer öyle değil, ilk 11'de 4 yeni transfer + Krasic ve Stoch vardı. Yani kadronun yarısından fazlasını ilk kez izleme şansımız oluyordu.

Takım sahaya Fabiano kalede, Gökhan, Kjaer, Ba, Hasan Ali, Mehmet Topal-Meireles, Krasic, Stoch, Diego ve Fernandao ile çıktı, 4-4-2 ya da 4-4-1-1 diyebiliriz.

Rakip çok güçlü olmadığından maç ile ilgili çok fazla değerlendirme yapma şansımız yok ama özellikle bazı şeylerden bahsedebiliriz.

Mehmet Topal'ın maç ayırt etmeden oynadığı futbolu söylememiz lazım, her topa koştu, her topun içindeydi, çizgiden top da çıkardı, golünü de attı. Yani bir ortasaha olarak yapması gerekenlerden fazlasını yaptı. Zaten boşuna bu takımın kaptanı Mehmet Topal olmalı demiyoruz. Takımda en çok alkışlanması gereken isim. Maçın adamı.

Fabiano ilk maç, topu ayağında fazla tutması dışında olumsuz ya da olumlu bir şeyler söylemek zor, ancak uzun top atmaması, geri pasları genelde defansta oynayan arkadaşları ile buluşturma çabası güzel. Gökhan Gönül kaptan olarak sahaya çıktı, ilk yarı zaman zaman etki yaptı. Önünde Krasic değil de Nani ile izlemek lazım. O zaman performansı kesinlikle artar. Kjaer için öyle çok değerlendirecek bir şey yok, zaten rakip takım gelemedi gibi. Ba için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Hasan Ali sahada adını en az duyduğum oyuncuydu. Caner'in yedeği olarak takımda kalır. Meireles çok iyiydi, uzun toplar, kademeler, top kesmeler. Çok istekli başladı sezona, böyle devam ederse büyük rekabet oluşacak. Krasic olmuyor, bir şeyler eksik, çok fazla bir şey söylemeye de gerek yok zaten. Stoch yine her zaman olduğu gibi ilk maçlarda bizi heyecanlandıran adam, asist de yaptı, gol de attı, uzun pasları da vardı, çalımları da. İstikrarsızlık dışında sorunu yok. İstikrarlı olursa ilk 11'in vazgeçilmez ismi olur. Diego iyiydi diyeceğim de sanırım bu takımda ben bile onu ilk 11'de bir yere yerleştiremem. Fernandao çok iyi, gerçekten hava toplarında inanılmaz etkiliydi, golden önceki kafa pozisyonu, sonra vole pozisyonu, attığı gol, topları indirmesi. Evet Fenerbahçe gerçek bir santrafor buldu.

2.yarı oyuna giren futbolculardan ise özellikle Şener-Nani kanadı bizi çok keyiflendirdi. Sanki yıllardır aynı takımda oynuyor gibiydiler. Şener'in ortaları ilk maçtan kendini göstermeye başladı. Sow'a bir iki tane net ortası var. Sow değerlendiremedi.

Nani için de ayrı parantez açmak lazım, ilk maçında zaman zaman yaptığı hareketler ile klasını konuşturdu. Ayağının dışıyla verdiği paslar, birden attığı çalımlar ve ilk maçında nefis bir frikik golü ile milyonlarca Fenerbahçe taraftarını selamladı. Nani sezona nasıl başlasın diye sorsalar, herhalde bundan daha iyi bir başlangıç kurgulayamazdım. Sadece Nani için bile tribüne gidilir. 1-2 futbolcu da ayak uydurunca direkt skoru değiştirecek bir kalitede.

2.yarı oyuna girenlerde Josef de zaman zaman etki yaptı, o da bir şekilde rakipten de sekerek de olsa golünü attı. yine de değerlendirmek için çok erken. Holmen = Krasic. Ne yazıkki takımdan gider. Sow iyiydi, attığı gol de attırdığı gol de 1.sınıf. O da iyi bir şekilde rekabete girecek oyunculardan birisi.

Defans hattı ile ilgili söyleyecek bir şey yok. Sadece dikkat ettim Caner pek ileri çıkmadı. Hoca mı tembih etti acaba bilmiyorum da hep ortasaha çizgisine gelip geri döndü.

Şener-Gökhan, Alper-Stoch ve Meireles-Josef arasında kıyasıya bir forma kapma mücadelesi olacak, bu isimler çok iyi, bu isimler formayı çok istiyor. Kim alırsa haketmiştir diyeceğiz. 

Van Persie de gelince forvetimiz çok acayip olacak. Fernandao sayesinde Van Persie çok fazla gol atar.

Vitor Pereira hocam hazırlık maçında atılan 7 gole de sevindi, 7 gole de tepki verdi. Açıkcası benim görmek istediğim hoca bu. Tribünde ben nasılsam hoca da kenarda öyle olsun istiyorum. Tepkileri gerçekten çok iyiydi.

Caner ilk hazırlık maçında hakemle fazla oynamaya başladı. Yine her faul sonrası eller kalkıyor, uyarı gelebilir. 

Frikikleri kimin atacağı belli oldu. Nani kimseye bırakmaz.

Sezonun ilk maçıyla beraber yine Stoch ile ilgili beklentiye girdim. Bir kez daha hayal kırıklığı yaşamak istemiyorum.

Yeni formalar gayet güzel, futbolcuların üstünde de ayrı bir güzel duruyor.

Top rakibe geçtiği an Krasic, Stoch, Diego ve Fernandao prese başlıyor, rakip sahada 4 futbolcu % 100, bazen Meireles ve Topal katkısıyla beraber 6 oyuncu olduk. Özellikle rakip kaleci oyunu kısa pasla başlatırsa hemen karşı sahaya yığılıyoruz. Bu çok güzel bir şey. Özellikle avrupanın iddialı takımlarında çokca gördüğümüz hareket. Bu pres sonrası zaten rakip takım oyun kuramıyor ve top anında bize geri dönüyor.

Sezona böylesine bir güzel oyun ve gollü galibiyetle başlamak çok güzel, Salı günü Sivasspor deplasmanında oynayacağımız maçla hazırlık maçlarına devam edeceğiz.

11 Temmuz 2015 Cumartesi

V.P.


İsmail Kartal sonrası geldiği için mi bilmem de bir hocayı sahaya çıkmadan bu kadar sevmek normal değil. Ağır dileniyorum.

10 Temmuz 2015 Cuma

David Beckham @ Wimbledon


Dünyanın gelmiş geçmiş en karizma futbolcusu David Beckham Wimbledon tenis turnuvasını yakından takip ediyor. Bir gün çocuğu bir gün annesiyle beraber maçları takip etti. Tabii Kraliyet locasında izliyor. Herhalde bir insan için zirve olsa gerek. Ne kadar paranız da olsa oraya girmek mümkün olmayabilir.




Antrenman Tekniği

Geçen sene ya da ondan önceki seneler Barcelona antrenmanlarından bu tarz videolar düşmüştü piyasaya daha doğrusu yayınlanmıştı. Barcelona futbolcuları el ele tutuşup paslaşarak topu karşı kaleye götürüp gol atmaya çalışıyordu. Şimdi tam olarak video olarak izlemediğimden net konuşamam ama sanırım Fenerbahçe takımı yapıyor. Oyuncuların birbirleri ile uyumları açısından ve top teknikleri geliştirme konusunda faydalı bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Vitor Pereira geldiğinden beri zaten Fenerbahçe antrenmanlarında farklı teknikler ya da hareketler görüyoruz. Sezona katkısı nasıl olacak göreceğiz.

Edit : Az önce denk geldim ve FB TV'de izleme şansı buldum. Futbolcular iki gruba ayrılı. fotoğrafta kim hangi grupta belli oluyor. Çizgiye sıralanıyorlar, sonra birden koşup ortada duran topu alıp havadan paslaşarak düşürmeden belli bir yere kadar götürmeye çalışıyorlar. Götüren kazanıyor. 2 olan kazanacaktı. Önce mavi takım, ardından yeşil takım kazandı. Son oyunu ise Mavi takım çok az bir farkla kazandı. Diego ve Meireles antrenmanın yıldızlarıydı. Bu tarz oyunların takıma her anlamda katkısı çok fazla. Bu arada denk gelirse antrenmanlar sakın kapamayın, izleyin. Büyük keyif alırsınız. 


Arda Turan















Büyük olay.

8 Temmuz 2015 Çarşamba

Taraftarlık Geleneğim ; Topuk Yaylası Ziyareti


8 Temmuz 2012, 20 Temmuz 2014 ve 5 Temmuz 2015. Topuk Yaylası yapıldığından beri bir şekilde zaman ayırıp oraya gidip oyuncuları görüp tezahurat yapıyor mutlu oluyorum.

Taraftarlık çok güzel şey diye sürekli bahsediyorum. Gerçekten keyifli. Bir de benim gibi aktif içindeysen daha da keyifli. Bir taraftar İzmitten kalkıp Topuk Yaylası'na gidiyorsa biraz delidir ama iyi taraftardır. 

Her sene olduğu gibi bir minibüs Fenerbahçeli İzmitten Pazar günü - tek izin günlerimiz - saat 08:00'de yola çıkarak Düzce'ye hareket ettik. Hepimizin Fenerbahçe aşkı zirve durumda. Oraya gidip 5 dakika'da olsa futbolcuları görmek, onlara tezahurat yapmak bizi mutlu etmek için bir sebep. Bir de üstüne üstlük geçen sezon aynı ekiple gitmiş, futbolcuları bile görmeden gelmiş, yağmurdan dolayı sırılsıklam olmuş, donmuştuk. Ama hiçbir şey yıldıramıyor. Az önce söyledim. Bunun adı delilik.

Bu sene biraz daha planlı gidiyorduk, hedefimiz 10:30 antrenmanına yetişmek futbolcuları özellikle de yeni transferleri görmek. Hedeflerimize ulaştık. Antrenmana yetiştik, hocamı ve futbolcuları 3-4 metreden görebildik. Futbolculara tek tek tezahurat yaptık, alkışladık, meşaleleri yaktık, ''Fenerbahçe sen çok yaşa...'' tezahuratı girdik ve ardından büyük bir gurur, büyük bir mutluluk ve huzur ile beraber İzmit'e döndük.

Tesisler ;  4 sene oldu yapılalı 3 sene gittim. Her sene daha düzenli, her sene daha iyi oluyor. Yolu artık iyice bitti, gayet düzgün. Yeni saha yapıldı, tribün yapıldı. Rahat şekilde antrenmanı takip edebiliyorsun. Yemek yemek için de bir çok alternatif mevcut. Otopark sorunu falan da yok. Onun da düzeni sağlanmış durumda.

Sis ; Tesisin en büyük dezavantajı. Antrenman öncesi sahayı göremiyorduk, sonra sis kalktı, antrenman başladı. tam keyifle takip ediyorduk daha sonra tekrardan sis çöktü ve sahada görüş 2 metreye düştü. Ne oyuncuları görebiliyorduk ne başka bir şey. Yine de ilk 1 saat gayet izledik antrenmanı.

Hocam Vitor Pereira ; Gelir gelmez açıklamaları ile kendisine büyük bir sevgi ve saygı duymaya başladım. Özellikle tesislerde onu takip ettim. Antrenman öncesi sahaya tek başına çıktı. Antrenman ekipmanlarını sahaya tek tek adımlayarak, ölçerek kendisi yerleştirdi. Biraz takıntısı var sanırım. Kimseden yardım almadı. Antrenman başladıktan sonra sürekli uyarılar, sürekli oyunu durdurmalar, hatalarını ya da doğru yapılan şeyleri oyunculara söylemeler. İnanılmaz bir hırs. Hocam'a karşı çok büyük bir beklenti içindeyim. İnşallah yanıltmayacak.

Futbolcular ; Öyle futbolcuları analiz edecek kadar takip edemedik ama özellikle çift kale maçta - maç denemez tam olarak - Sow, Stoch ve Volkan parlayan isimlerdi. Sow'un bir çok golü vardı. Sanırım en çok gol atan isim oldu. Stoch dar alanda oynanmasına rağmen ters çalımlarla rakiplerini geçiyor ve inanılmaz şutlar atıyordu. Ya gol oluyor ya da Volkan 90'dan çıkarıyordu. Krasic ise en kötü oyuncu olarak dikkat çekti.

Kjaer net karizma beyler. Fernandao da gerçekten dev. 

Sonuç olarak yine bir taraftarlık geleneğimi yerine getirdim ve sezonu son 4 yılın 3'ünde olduğu gibi Topuk Yaylası'nda açtım. Fenerbahçe için bir şeyler yapınca çok mutlu oluyorum. Umarım bu isteğim ölene kadar devam eder.

7 Temmuz 2015 Salı

Arda Turan Barcelona'da


Yıllardır gelen bir Barcelona hayranlığı, her sene Fenerbahçe formasından sonra Barcelona forması almaya çalışma, Barcelona maçlarına göre hayatımı şekillendirme, Barcelona maçlarında bir şekilde ekran karşısında olma, Barcelona gollerine sevinme, iyi futbolları ile mutlu olma. Öyle Barcelona'yı çocukluktan beri takip ediyorum muhabbetine girecek değilim. Zaten öyle bir hikaye değil. Barcelona geçmişim 12-13 yıllık. Göze hoş gelen futbol oynayan futbolcularla beraber iyice sahiplenmek.

Arda Turan ise bir çok Fenerbahçeli arkadaşımdan tepki aldığım konu. Yıllardır severek takip ediyorum. Katıldığı programlar, videolarını falan sürekli takip eden biriyim. Acun ile muhabbetleri, Emre ile abi-kardeş ilişkileri derken iyice sahiplenmek, sevmek. Galatasaray'dan gittiğine bu yüzden çok sevinmiştim. Arda'yı rahatça savunabilecek, izleyebilecektim.

Şimdi yıllardır takip ettiğim takım ile yıllardır takip ettiğim futbolcu aynı takımda buluşuyor. Gerçekten çok güzel hareket. Arda Turan ve Türk futbolu için zaten tarihi bir olay. Atletico Madrid'de oynadığı futboldan sonra şimdi dünyanın en büyük kulübüne gidiyor.

Şimdiden yolu açık olsun, Arda Turan'ı zevkle takip etmeye devam edeceğim.

2015/2016 sezonundan Arda Turan'lı Barcelona'yı statta izlemek de en büyük hayalim. Belki gerçekleşir...

2015/2016 Transferleri # 5 - Fabiano Ribeiro


Yıllar sonra gelen kaleci transferi. Ancak gelmesi bile önemli. Volkan Demirel o korkuyu hissederse çok daha iyi performans sergiler ve kaleyi vermez. Zaten iyi olan bir Volkan Demirel'den kaleyi alacak çok kaleci yok. Fabiano'yu da tanımıyorum doğal olarak. Porto'da geçen sezon 38 maça çıkmış, Bayern Münih maçı ile kendini bitirmiş. Volkan'ı tehdit etmesi bile önemli. Sonuçta bu oyuncuyu da 1 yıllığına kiraladık. Vitor Pereira'nın eski futbolcusu olması güzel bir not. Oyuncuyu tanıyor, çok boş değildir. Yine de seneye gitmesi muhtemel.

2015/2016 Transferleri # 4 - Abdoulaye Ba


Transferler devam ediyor. Satın alma opsiyonuyla beraber Senegal'li stoper Abdoulaye Ba'yı 1 yıllığına renklerimize bağladık. Oyuncu hakkında en ufak bir fikrim yok. Söylenene göre hava toplarında etkili, ayağı iyi bir stopere göre iyi, atlet ama aynı zamanda savruk ve kolay konsantrasyon kaybı yaşayan bir futbolcuymuş. Neler yapacak zamanla göreceğiz.

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Messi'nin Şanssızlığı


Önce Dünya Kupası şimdi Copa America. Messi daha ne yapsın? Her şeyi özetleyen harika fotoğraf.

3 Temmuz 2015 Cuma

Fenerbahçe Ülker


Fenerbahçe Ülker Sports Arena'nın açılışında dağıtılan atkılar. Güzel bir anı olarak saklıyorum.

1 Temmuz 2015 Çarşamba

2015/2016 Transferleri # 3 - Jose Fernandao


Kjaer ve Şener'den sonra Fernandao'yu da renklerimize bağladık. 

Geçen sezon ligimizin 22 gol ile gol kralı olan futbolcusu Fernandao bu 22 golün yanında 7'de asist yaptı.

Fernandao'nun özellikle fiziği müthiş ancak bu fiziğine rağmen attığı golleri düşününce pek kullandığını söyleyemem. Tabii fizğini kullanmasa bu kadar başarılı olamaz. Ama benim bahsettiğim fizik kullanma bu değil. Çalımlarla katetmesinden bahsediyorum. Gerçi doğru yerde olmak zaten katetmeyi yaptığını gösterir. Geçen sezon attığı 22 golün neredeyse 15 tanesi doğru zamanda doğru yerde olmanın ödülüydü. Bu goller ile beraber gol kralı oldu. Tabii bir golcü için doğru yerde olmak, gelen pozisyonu takip etmek çok önemlidir. Böylesine iyi fiziği olan futbolcunun 2 kişiyi sırtına koyup, kaleye katetmesi ve golü atmasını da bekleriz. Ayrıca bu kadar uzun boylu futbolcunun geçen sezon yanılmıyorsam sadece 2 kafa golü atması da enteresan bir şey. Bu yönünü de kullanıyor diyemeyiz.

''En iyi golümü Galatasaray'a attım.'' diyor. Kupada attığı gol gerçekten güzeldi ama bence diğer iyi golleri Gaziantepspor'a ve Akhisar Belediyespor'a attığı gollerdi.

Asistleri gollerinden daha zor ve daha güzeldi.

“Bunun için çok çalışıyorum. İşim gol atmak. Daha fazla isabetli şut, daha fazla isabetli pas, bana daha çok başarı getirecek. Çalışmanın sonucunu alıyorum. '' Fernandao'nun en takdir ettiğim yönü. Çalışmaktan vazgeçmiyor. Çalışmam lazım diyor. Zaten buralara çalışmadan gelemez kimse. Fenerbahçe'de de bu söylediği sözleri uygularsa çok daha iyi duruma gelir.

Fernandao futbola 19 yaşında başladı. Herhalde ligimizde en geç başlayan oyuncudur. Belki de bu çalışma arzusu geç başladığındandır, bilemeyiz.

İzlemekten en çok zevk aldığı futbolcu ve idolü Fenomen Ronaldo.

Geçen sezon 44 maçta attığı 26 gol, yaptığı 8 asist. Bu sezon çok daha iyisini yapacağından şüphem yok. Fernandao beni şimdiden çok heyecanlandırıyor. Fenerbahçe'ye hoş geldi.

Fernandao için tahmin, sürekli oynarsa 30 golü bulur.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...