Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2021 Pazar

Sıkıldım

 


Fenerbahçe 14 Şubat 2021 tarihinde saat 20:23'te Twitter'dan fotoğrafta gördüğünüz gibi bir tweet attı. Galatasaray-Kasımpaşa maçında yaşanan hakem hatalarından dolayı atıldı. Kasımpaşa'nın verilmeyen penaltısı. Elbette bana göre de penaltı verilmesi, en kötü VAR hakeminin maçın hakemini çağırması gerekiyordu. Ancak benim başlığa da yazdığım ''sıkıldım'' demem bu sebepten değil.

Fenerbahçe ya da başka kulüpler yıllardır bu tarz açıklamalar yapıyor. Galatasaray açıklama yaparken Fenerbahçe'nin ağlama emojisi attığını da, Fenerbahçe açıklama yaparken Galatasaray'ın benzer tepkileri verdiğini de biliyoruz. Yani bu yaşanan süreçler değişmiyor. Atılan bu tweetin altına baktığımız zaman ''Çok güzel oldu, bu yoldan gidelim, işte beklediğimiz tepkiler, işte olması gereken kulüp duruşu...'' gibi cümleler görsek de bu anlık tatminden başka bir şeye yaramıyor. Açıkcası ben hiçbir taraftarın bunları keyifle konuştuğunu düşünmüyorum. Herkes düz saha içine bakıp sevinmek ya da üzülmek istiyor. Ancak bu mümkün olmuyor. Her maçtan sonra bir hakem konuşması duyuyoruz.

Artık gerçekten sıkıldım. Kulüpler bunu attığı tweetlerle, yaptığı açıklamalarla değil başka şekilde çözmek zorundalar. Çünkü yapılan açıklamalar, atılan tweetler bunu çözmüyor. Yıllardır aynı süreçleri izleyip duruyoruz. Tabii ben bu kişisel sayfamda bunları yazsam da bu süreçlerin de biteceğini düşünmüyorum. Bir hafta Galatasaray, bir hafta Beşiktaş, bir hafta Fenerbahçe tweet atmaya, açıklama yapmaya, kınama yayınlamaya devam eder. 

16 Şubat 2020 Pazar

Sezon Sonu Sözleşmesi Bitecek Futbolcular


Sezon devam ediyor, şampiyonluk yarışı sürüyor. Ancak Fenerbahçe için işler iyi gitmiyor. 12 maçın en az 10 tanesini kazanamazsak şampiyonluk hayal olur. 10 galibiyet bile yetmeyebilir. Bizler de arkadaşlarla oturup gelecek sezon planlarını konuşmaya başladık. Maddi açıdan da sıkıntılı olduğumuz şu dönemler Türkiye içi transferler Fenerbahçe'nin şampiyonluk hedefi açısından önemli yer tutabilir. O yüzden oturup sezon sonu sözleşmesi biten oyunculara baktık. Fenerbahçe'de sezon sonunda; Adil Rami, Emre, Erten, Hasan Ali Kaldırım, Isla, Mehmet Ekici, Tolga Ciğerci, Falette gibi oyuncuların sözleşmesi sona eriyor. Biz kimler kalmalı, kimler gitmeli, Türkiye içinden kimleri almalıyız şeklinde konuştuk. Buraya da sizlerin görmesi açısından ekliyorum. Kiralık futbolcuları da yazdım. İşte 2020'nin Mayıs-Haziran ayında sözleşmesi bitecek futbolcular;

Galatasaray; Selçuk İnan, Donk, Mariano, Nagatomo, Lemina, Andone, Seri, Onyekuru.
Beşiktaş; Atiba, Boateng, Gökhan Gönül, Caner Erkin, Karius, Diaby, Elneny, Rebocho.
Trabzonspor; Pereira, Sosa, Manuel da Costa, Novak, Manoel, Ndiaye, Bilal, Hosseini.
Başakşehir; Clichy, Robinho, Gökhan İnler, Uğur Uçar, Skertel, Elia, Mehmet Topal, Berkay Özcan, Azubuike.
Sivasspor; Kone, Skuletic, Paul Papp, Ali Şaşal, Erdoğan Yeşilyurt, Cem Özdemir, Ziya Erdal, Emre Kılınç, Fernando Andrade, Mert Hakan Yandaş, Fatih Aksoy.
Alanyaspor; Cisse, Ceyhun Gülselam, Eray, Cenk Gönen, Djalma, Baiano, N'sakala, Junior Fernandes, Kaan, Yacine Bammou.
Göztepe; Beto, Jerome, Napoleoni, Mossoro, Deniz Kadah, Titi, Andre Castro, Leo Schwechlen, Wallace Reis, Soner Aydoğdu, Serdar Gürler, Atınç, Berkan Emir, Kerem Atakan.
Gaziantep FK; Muhammet Demir, Maxim, Kayode, Haydar Yılmaz, Twumasi, Furkan Soyalp.
Yeni Malatyaspor; Ufuk Ceylan, Farnolle, Donald, Gökhan Töre, Kjartansson, Dia, Robin Yalçın, Eren Tozlu, Semih Beyaz, Erkan Kaş, Arturo Mina, Karim Hafez.
Denizlispor; Stachowiak, Olcay Şahan, Tolgahan, Mustafa Yumlu, Mbamba, Zeki Yavru, Onazi, Ben Youssef, Bergdich, Barrow, Oğuz Yılmaz, Murawski, Isaac Sakey, Sedat Şahintürk, Oscar Estupinan.
Kayserispor; Hakan Arıkan, Sapunaru, Angelo, Mesanovic, Silviu, Brice Dja Djedje, Aymen Abdennour, Levent Gülen, Cenk Şahin, Emre Taşdemir, Emirhan Civelek, Alpay Çelebi.
Konyaspor; Ali Turan, Ferhat Öztorun, Uğur Demirok, Diagne, Ertuğrul Taşkıran, Robert Mak, Jens Jönsson, Mücahit Atalay, Marko Jevtovic, Bajic.
Ankaragücü; Sedat Ağçay, Ricardo Faty, Aydın Karabulut, Oscar Scarione, Zaur Sadaev, Mehmet Sak, Ozokwo, Lukasik, Canteros, Orgill, Rivas, Kubalas, Gerson Rodrigues, Mahmut Akan, Konrad Michalak.
Gençlerbirliği; Bjarsmyr, Sessegnon, Stancu, Erdem Özgenç, Yasin Pehlivan, Nadir Çiftçi, Flavio, Baiano, Soner Dikmen.
Çaykur Rizespor; Denys Harmash, Abdullah Durak, Boriachuk, Abarhoun, Oğulcan Çağlayan, Atakan Akkaynak, Ivanildo Fernandes, Oğuz Kağan Güçtekin, Yan Sasse, Berkay Sandıkçı, Boğaçhan Kazmaz.
Antalyaspor; Charles, Hakan Özmert, Chico, Aly Cissokho, Yekta Kurtuluş, Celustka, N'Dinga, Fredy, Salih Dursun, Sinan Gümüş, Bünyamin Balcı.
Kasımpaşa; Ricardo Quaresma, Olivier Veigneau, Ndongala, İlhan Depe, Florent Hadergjonaj, Yassine Meriah, Zvonimir Sarlija, Furkan Çetinkaya, Mehmet Enes Sarı.

13 Şubat 2020 Perşembe

Fenerbahçe 1 Alanyaspor 1


Fenerbahçe Cumartesi günü Alanyaspor ile 1-1 berabere kaldı ve şampiyonluk yolunda kritik 2 puan bıraktı. Elbette müsabakaya hakem faktörü damga vurdu. Yaptığı hatalar ile tribünde bulunan binlerce taraftarı ve ekran başında maçı takip eden milyonlarca taraftarı isyan noktasına getirdi. Maçın üzüntüsü devam ediyor ancak yine de tarihe not düşmek için maçın günlüğü yazayım.

Fenerbahçe-Alanyaspor maçı için yine sevgili Atilla Nesipoğlu arkadaşım sayesinde bilet buldum ve maçı Maraton Üst tribün D Blok'ta izleme şansı elde ettim. Şunu baştan söyleyeyim. Bu sene loca dahil tüm tribünlerde maç izledim. Görüşü en güzel yer burasıydı. Sahanın neredeyse tam ortası ve oyuna mutlak hakimsin. Eğer bir yeri tercih edecek olsam burayı tercih ederim.

Yine trenle yolculuk, yine maç öncesi Kadıköy'ün havasını alma, çok soğuk hava ve bir maç günü.

Stada girerken kalem sokamıyoruz. Akıl alır gibi değil. Türkiye'de olan saçma kurallar.

Maraton Üst tribüne girdiğimde aklıma hep yıllar öncesi geliyor. Maçları Migros tribününde takip ediyordum. Maraton Üst E Blok. Maç içlerinde birden ''milyonlarca taraftarın yan yana...'' tezahüratı girerdi ki herkes dönüp ne oluyor diye bakardı. Nedense en zevk aldığım günlerdi.

Maç; sonuç açısından kötü maç ancak sahada formsuz oyuncu sayısına bakınca insan umutlanmıyor değil. Maç sonrası herkesin ortak görüşü formsuz oyunculardı. Ozan, Gustavo, Garry, Vedat, Kruse. İyi gününde olmadığımız halde ligin iyi takımlarından Alanyaspor'a karşı defalarca maçı kazanma fırsatı geldi ve hakem engeli olmasa kazanıyorduk. Yani bu kadar iyi gününde olmayan oyuncu varken bile bu noktaya gelebiliyorsak yarın iyi oynadığımız gün galibiyet oldukça kolay olabilir.

Tribün; açıkcası havanın soğuk olması tribün performansını ciddi anlamda düşürdü. Son zamanların en kötü tribünü vardı. Takım öne geçebilse belki yine tribünleri kendimize alırdık ama böyle olunca performans olarak geride kaldık.

Koreografi çok güzeldi. Sefa abiyi unutmayacağız.


Isıtıcılar bir kez daha yüzleri güldürdü.

Statta en son ne zaman yemek yedim hatırlamıyorum ancak kalite olarak iyi diyebilirim. Elbette fiyatlar çok uygun değil ancak lezzet açısından verimli. Köfte ekmek; 17.50 TL. Su; 2.5 TL. 

Cisse'ye penaltı attırmak; saçmalık. Teşekkürler Erol Bulut.

Ersun Yanal gerçekten 90+2'de Mevlüt Erdinç'i mi oyuna aldın? Akıl alır gibi değil.

Isla ve kesemediği toplar.

Alanyaspor taş gibi takım.

Fenerbahçe için sezonun final maçlarına geliyoruz. Cumartesi Ankaragücü ve haftaya Pazar Galatasaray maçları puan kaybı geldiği takdirde Fenerbahçe için sezonun sonu anlamına gelecek.


4 Şubat 2020 Salı

Fenerbahçe 2 Başakşehir 0


Fenerbahçe-Başakşehir maçı için İzmitten yollara düşerken böylesi etkili oyun, böylesi iyi futbol, böylesi net galibiyet alabileceğimize inanmıyordum. Açıkcası Başakşehir'in kazanacağını düşünüyordum. Ancak yanıldım. Mutlu oldum. Günü başa alıp anlatmaya başlayayım.

Saat 14:00 gibi arkadaşın telefonu ve gelen bilet ile maça gitme şansı elde ettim. Çok sevdiğim Atilla Nesipoğlu yine kıyağını yapmış ve bu maça da bilet ayarlamıştı. Üstelik biletin yeri Fenerium Alt. 

İzmitten hemen hazırlanıp yola çıktım. İzmit-Gebze otobüs, Gebze-Söğütlüçeşme tren. Trenle stada gitmek beni duygusal açıdan yaraladı. Yıllar öncesi geldi aklıma. Fenerbahçe'nin maçlarına küçükken trenle gider, heyecanla besteler söyler, stadı gördüğümüz an ayağa kalkar, stada bakar mutlu olurduk. Yine öyle duygularla vardım Söğütlüçeşme'ye. Son treni kaçırmamak için erken çıktığım maçlar-hatta şampiyonlar ligi maçları dahil-, Alex, babamla geldiğimiz ilk maç olan Diyarbakırspor maçı, formalı-atkılı insanlar ve % 100 Fenerbahçe'yi hissettiğimiz günler. Trenle maça gelmeyi özlemişim.


Maç öncesi geleneksel mekan. Yoğurtçu Parkı. Ocak ayında adeta Nisan, Mayıs şampiyonluk maçları atmosferi var. Herkes içkisini, meşalesini almış parka koşmuştu. Yaklaşık 1 saatlik park ziyaretinin ardından stada doğru yola çıktım.


Uzun zaman sonra ilk kez stada bu kadar eken girdim ve 16 Nisan 2011 saat 19:00 Fenerbahçe-Gaziantep maçından sonra ikinci kez Fenerium Alt tribününde maç izleme şansı yakaladım. O gün Santos'un attığı golle kendimizden geçmiş, sezonun devamında ipi göğüslemiştik. 


Fenerium Alt; bulunduğum koltuğun açısı fotoğrafta gözüktüğü gibiydi. Bir kale oldukça net gözüküyor, diğer kale biraz uzak. Yine de alt katta maç izlemenin de kendine özgü özellikleri var. Ancak bana sorarsanız ya alt katın üst taraflarına geçerim ya da üst tribünler. 

Tribün; Açıkcası stada erken girdiğim için tribünleri bir kez daha değerlendirme şansım oldu. Fenerbahçe tribünleri gerçekten o kadar eleştirmemize rağmen ligin en iyilerinden biri. Bu kadar kalabalık bir kitle ile bu kadar iyi tribün yapmak herkesin yapacağı olay değil. Oldukça iyi bestelerimiz varken gidip şarkı sözlerini tribünde söylemesek çok daha iyi tribünümüz olur ancak onu da bir türlü çözemiyoruz. Tüm stadın havaya girdiği an ''Anlasana'' girmek sadece söyleyen tribünü eğlendiren bir şey. Sahaya ve stada etkisi olduğunu düşünmüyorum.

Maç öncesi yedek kulübesi arkasında durdum. Oyuncuları sahaya çıkarken yakından görmek istedim. Şunu söyleyeyim, bazı oyuncuların fiziği gerçekten inanılmaz iyi. Özellikle Vedat kusursuz fiziğe sahip.

Hep merak etmişimdir tribünlerin söylediği tezahürat sahaya ne kadar yansıyor. Maç öncesi bunu da gördüm. Migros tribününde 5 kişinin yaptığı tezahürat bile sahaya bizim yanımıza kadar rahatlıkla ulaştı. Tüm stadın bağırdığı anlar futbolcuların hissettiklerini hayal bile edemiyorum.

Maç; Fenerbahçe maçın başından sonuna kadar kusursuz oynadı. Maç öncesi beklediğim senaryo terse döndü. Fenerbahçe rakibi sürklase etti. Elbette Başakşehir'in de pozisyonları var ancak o kadar olur. Özellikle şu oyuncu iyiydi demeye gerek yok. Takım halinde çok iyiydik. Son yılların en hak edilmiş 3 puanını aldık.

Kruse'nin golü, Alex golü.

16 Nisan 2011 Santos'un golü de önümüzdeki kaleye olmuştu, bu maçta olan 2 gol yine önümüzdeki kaleye oldu. Şans.

Emre Belözoğlu Fenerbahçe futbolculuk kariyerinin sonuna geliyor. Bir kez daha anladık.

Maçın son bölümünde tüm taraftarların Elazığ için sahaya atkılarını attığı an çok duygusaldı. O anın videosunu da çektim. İsteyen buradan izleyebilir. Kusursuz iş.

Elazığ üşüme, Fenerbahçe seninle.


Fenerbahçe'nin bir maçını daha statta izlemenin şansını yakaladım. Maç çok iyiydi, oyun çok iyiydi, galibiyet çok iyiydi. Sezon devam ediyor. Şampiyonluk konusunda futbolcular da, taraftarlar da inandı. Uzun zaman sonra daha net söyleyebiliriz; Biz şampiyon olacağız.

5 Aralık 2018 Çarşamba

Fenerbahçe 2 Kasımpaşa 2


Fenerbahçe'nin Kasımpaşa ile oynayacağı maça giderken cebimde biletim yoktu ancak yola çıkarken bir arkadaşımın Fenerium Üst C Blok kombinesini aktarması ile bir kez daha maçı statta izleme şansı yakalayacaktım.

Kasımpaşa kağıt üstünde çok zor maç. Lig ikincisi, çok iyi oyuncuları var, çok iyi golcüsü var ve başında buraları oynamayı bilen efsane hoca Mustafa Denizli. Fenerbahçe ise tam tersi. Camia olarak kimse bu maçı kazanacağına inanmıyor. Oyuncular formsuz, bireysel hatalar fazla, maçları koparamıyoruz, iyi bir golcümüz yok. Sadece iyi bir golcü ile bu ligde çok üst sıralara oynamak mümkün.

Maç beklediğimiz gibi başladı. Kasımpaşa sahayı çok iyi parselliyor, istediklerini yapıyor ve bizlere asla alan bırakmıyordu. Yine de Mehmet Ekici ve Valbuena gibi oyuncularla pozisyona da girdik. Önce verilen penaltı, Harun'un kurtarışı, VAR'a giden pozisyonlar. Ardından Trezegeut'nin şahane ortasına penaltıyı kaçıran Diagne skoru 0-1'e getiriyordu. Tribünde net görebiliyoruz evet Kasımpaşa daha iyi takım ancak sahada daha çok mücadele eden bir Fenerbahçe var. Önce 44.dakika Valbuena Neustadter'in ağzına bıraktı topu, ardından bir dakika sonra Özgür Çek talihsiz bir vuruşla topu kendi ağlarına gönderdi ve ilk yarıyı 2-1 önde kapattık. 2.yarının 9, maçın 54.dakikası ise Diagne kendisinin ve takımının ikinci golünü attı. O dakikadan sonra Kasımpaşa her an 3'ü bulacakmış gibi oynadı. 65.dakika Mehmet Ekici ve Valbuena'nın da çıkmasıyla beraber maç bizim için sona erdi. 2-2 iyi sonuç böyle bitsin demeye başladık.

Mehmet Ekici, Valbeuna, Barış takımın en iyileriydi. Ancak burada kötülerden bahsetmek lazım. Mesela Hasan Ali Kaldırım son haftalarda iyice düştü, eskiden sürekli ileri gider, mücadele ederdi ancak şu an pek bir şey yapmıyor. Sanki umursamıyor gibi top oynuyor. Slimani gerçekten iyi ki kiralık dedirten oyun oynuyor. Sezon başında tüm taraftarlar dahil ben de burada övdüm, çok iyi iş yapacak dedim ama büyük hayal kırıklığı yaşıyoruz. Net pozisyonları gole çeviremiyor. Ve evet artık iyice diyorum. Takımda süre almasının hiç kimseye faydası yok. Elif son haftalarda çok büyük düşüşte, zaman zaman iyi işler yapsa da bunu genele yayamıyor. Mehmet Topal kötü, Roman kötü, Harun her maç penaltı kurtarıyor ancak yan toplar sıkıntı. Isla kötü.

Fenerbahçe 14 hafta sonunda, 14 gol attı, 14 puan topladı. İnsanlar farkında değil. Hatta şey diyenler var ''Fenerbahçe düşer mi abi ya?''. Asla katılmıyorum. Fenerbahçe düşer beyler. 5 hafta sonunda dipte değiliz. İlk yarı bitiyor, tek haneli sıralara çıkamadık. Takım buraları oynamayı bilmiyor, 1 puan yeterli demiyor, taraftar baskısından isteklerini rahat şekilde yapamıyor, anadolu deplasmanları çok zor olacak. Küme düşme ihtimallerini konuşmak için acaba daha ne gerekiyor?

Fenerbahçe tribünleri zaman zaman çok iyiydi, özellikle ilk yarı sonunda tüm stat tarafından söylenen ''Çocuklar inanın...'' tezahuratı son zamanların en iyi anlarından biriydi. Okul Açık ile Maraton Üst köşe neden farklı tezahuratlar söylüyor bunu anlamıyorum. İki tarafın aynı tezahuratı söylemesi çok mu zor? Ayrıca Fenerbahçe'nin çok daha güzel besteleri varken neden hep aynı besteler arasında gidip geliyoruz. Mesela Fenerbahçe'ye gol lazımken neden uzun besteler söyleyip gol ile ilgili besteleri söylemiyoruz. Fenerbahçe tribünleri iyi ancak çok daha iyi boyuta geçmesini biz engelliyoruz. Bir kez daha yazıyorum. Sefa abinin liderliğini arıyor tribünler.

Yıllar sonra Fenerium Üst tribününe girdim. Giriş-çıkış çok daha rahat. Girerken neredeyse aramıyorlar. Okul Açık'a girerken polisler çok daha sıkı ararken burada neden böyle bilmiyorum. Sanırım Okul Açık'a girenlerle buraya girenleri farklı görüyorlar. Okul Açık'a girerken cep telefonunun sarj aletini soran polisler varken burada cebimde görmesine rağmen hiçbir şey sormuyorlar. Çifte standart var. Okul Açık'a giren taraftarın daha bir olay çıkarma ihtimali olduğunu düşünüyorlar. Maçı izlemek daha rahat ancak çizgi tarafını net şekilde göremiyoruz. Mesela herkes otururak maç izlemeye çalışsa önümüzdeki çizgide ne olup bittiğini görmek için ayağa kalkmak lazım. Stat yapılırken nasıl yapılmış anlamıyorum. Tezahurat sadece karşılıklı yapma isteği gelirse ya da komple stat havaya girerse yapılıyor.

Isıtıcılar büyük lüks. Cidden acayip etkisi var. Rüzgar olmayan maçlarda terletiyor.

Yok yere çıkan kavgalar, tartışmalar.

2018 yılında Fenerbahçe stadında izleyebileceğimiz tek maç kaldı. 17 Aralık 2018 Pazartesi Erzurumspor maçı son maç.

5 Temmuz 2018 Perşembe

Lefter Küçükandonyadis Sezonu





Daha önce Süleyman Seba, Turgay Şeren, İlhan Cavcav, Hasan Doğan gibi isimlerin verildiği ligimizin 2018/2019 sezonu adı Lefter Küçükandonyadis oldu. Bunu çok zamandır istiyor, dile getiriyorduk. Fenerbahçe’nin değişim içine girdiği sezon öncesi ligin adının Fenerbahçe efsanesi Lefter olması bizim açımızdan güzel detay. Lefter sezonunu Şampiyonluk ile bitirip kupayı takım olarak Lefter’e götürmek de motive edici bir hedef olsa gerek. 

12 Şubat 2018 Pazartesi

Medipol Başakşehir 0 Fenerbahçe 2


Keyif.

Pazar akşamı Fenerbahçe taraftarları olarak acayip keyifli bir akşam geçirdik. Fenerbahçe futbol takımı lig lideri Başakşehir deplasmanında baştan sona üstün oyunla beraber galibiyeti alarak bizleri mutlu etti.

Maç öncesi sahaya çıkan kadroyu beğenmesem de -bana kimse formanın adil dağıtıldığını ve hakedenin oynadığını söyleyemez- sahada bizleri yanıltan bir oyun izledik. Maç başından sonuna kadar hayallerimize en yakın Fenerbahçe takımlarından birini izledik. Her şey çok iyiydi.

Takım halinde çok iyiydik. 2-0 önde olmamıza rağmen ilerde pres yapılınca kendimden geçiyorum. Fenerbahçe yeteneksiz kadrosuyla beraber bunu her hafta yapabilir. Umarım bu maç bir dönüş olur ve Fenerbahçe futbolcuları yapabildiklerini kalan haftalar devam ettirir. 

Giulinao Rusya'ya gitmek için ekstra iyi oynuyor. Bunu sezon başından beri söylüyorum. Rusya 2018 büyük bir etki yaratıyor. Sakatlığı tam geçmeden maçlara dönmesi de bunu gösteriyor. Çok seviyoruz.

Fernandao. Golcü.

Cumartesi Alanyaspor maçı bu maçtan daha zor olursa şaşırmam.

Şampiyonluk için saldır Fener.

19 Temmuz 2016 Salı

2016/2017 Sezonu Fikstürümüz


2016-2017 sezonu Süper Lig fikstürü çekildi. Fenerbahçe geçen sezonu evinde açmıştı bu kez deplasmanla başlıyoruz. Başakşehir deplasmanıyla beraber sezona merhaba diyoruz. İlk 5 hafta İstanbul'dan çıkmıyoruz. 3 maçımız Kadıköy'de deplasmanlar Kasımpaşa ve Başakşehir. Beşiktaş ve Galatasaray ile evimizde oynuyor olmamız avantaj. Eğer ilk yarıda liderliği alır ciddi bir avantajla da 2.yarıya başlarsak motivasyon ve camianın birlikteliği ile beraber daha net şekilde ilerleyebiliriz. Yıllar sonra kombine almadan bir sezona giriyorum. Fenerbahçe'yi Kadıköy'de değil deplasmanlarda takip edeceğim. Umarım maddi imkanlar oluşur ve bir çok deplasman maçında takımın yanında olma şansını yakalarım.

Sakatlıksız, olaysız sadece futbolun konuşulduğu bir sezon olsun. Sonunda da şampiyonluk gelsin.

21 Nisan 2016 Perşembe

Fenerbahçe 4 Mersin İdmanyurdu 1


Maçın üzerinden birkaç gün geçmesine rağmen ancak yeni bir şeyler yazabiliyorum. Statta olanları elimden geldiğince ve gözlemlediğimce yazmaya çalışacağım.

Öncelikle Fenerbahçe ligin belki de en kötü takımını beklendiği gibi çok rahat şekilde geçti ve şampiyonluk mücadelesine devam etti. Ancak oyundan ziyade bu maçta konuşulan başka şeyler ön plana çıktı.

Futbolcuların ıslıklanması, yuhalanması, geçmiş dönem futbolcularına ve teknik direktörlere tezahuratları, yönetim ile ilgili tezahuratlar maç boyunca devam etti.

Mesela herkesin ısrarla sorduğu ''Van Persie neden ıslıklandı?'' sorusuna cevap olarak insanlar ne der bilmem ama bunu yapanların ağırlıklı olarak maraton alt tribünü olduğunu söylemek istiyorum. İnsanlar ıslıklamak isterse ıslıklar. Mesela ''Ersun Yanal'' tezahuratlarının parayla satın alınmış bir grubun ya da kişinin başlattığını asla kabul etmem. Çünkü Maraton ve Okul Açık tribününde bulunan münferit Fenerbahçe taraftarları gayet protesto haklarını kullanarak bu tezahuratı yaptı. Bu doğru bir protesto şeklidir. Yanlış olan ise bu protesto anında ayağa kalkıp anında bu tezahuratı ıslıklayanlardır. Herkesin protesto hakkı var ancak özellikle Fenerium tribünü bunu kabul etmiyor. Bu saçmalık. Fenerbahçe için ayağa kalkmayan insanların böyle bir olayda ayağa kalkmasının elle tutulur bir yanı yok. Protesto yapanı ıslıklamak diye bir şey olamaz. Madem inanıyorsun, madem bunu kabul etmiyorsun, biz protesto yaparken sen o protesto yaptığımız isimlere tezahurat yapsaydın. Doğru ve olması gereken davranış şekli budur. 

Tepkinin hakkını Maraton tribünü verdi. Tribünlerin 1 numaralı grubu olduğunu söyleyen ve bana göre de öyle olan Genç Fenerbahçeliler'in protestolara katılmaması, protesto anında başka tezahurat yapması gecenin en üzücü detayıydı. Protesto edilmeyi hakedeni protesto edeceksin.

Biz Fenerbahçe formasını değil, Fenerbahçe formasının hakkını vermeyenleri ıslıklıyoruz. Islıklamaya devam edeceğiz. Bunu kabul etmemek, ''Fenerbahçe forması ıslıklanmaz'' demek çok yanlış bir düşüncedir. 

Aziz Yıldırım destekçileri ile Recep Tayyip Erdoğan destekçileri arasında pek fark kalmadı. İkisi de her şartta yanlışları bile savunabiliyor. Bunun ne kadar kötü bir şey olduğunun umarım bir gün farkına varırlar.

Gündüz maçları candır. Çektiğim fotoğrafta da görüldüğü gibi güneşin tribünlere vurması bile harika bir renk yaratıyor.

Golden sonra Vitor Pereira'ya koşan Robin van Persie'yi görünce sanki gol yemişiz gibi sinirlendim. Sezon boyunca anlaşmazlıklardan dolayı birbirlerine tavır alan insanların bizi kandırır gibi şov yapması gerçekten ucuz bir hareket.

Şampiyonluk yolunda mücadelemiz devam ediyor.

17 Mart 2016 Perşembe

Fenerbahçe 1 Kayserispor 0


Robin van Persie'nin golüyle 3 puanın geldiği ve Ankara tezahuratlarının yapıldığı maç olarak hayatımda yerini aldı.

Bu kez maç günlüğü yok.

21 Aralık 2015 Pazartesi

Gençlerbirliği 0 Fenerbahçe 1


Gençlerbirliği deplasmanından Fernandao'nun attığı golle 1-0 galibetle dönüyoruz. Maç fazlasıyla liderliğe yükseldik ve yolumuza emin adımlarla devam ediyoruz.

Fernandao'nun golünde Gökhan Gönül'ün pası, Diego'nun araya bırakması, Markovic'in al da at diyen asisti ve vuruş. Hazırlanış bakımından güzel goldü.

Gol attığı için Fernandao'yu maçın adamı seçerim. Nani ve Diego da oldukça istekliydi. Onlardan da bahsetmek lazım. Özellikle Nani çoğu pozisyonun içinde vardı. Genel olarak takım istekli şekilde oynadı, rakibe pozisyon vermedi, karşı kalede maçı 3'e, 4'e getirecek pozisyonlar buldu. Bu havada böylesine bir hakeme rağmen, sert oynayan rakibe karşı iyi sayılır.

Diego elinden geleni yapıyor, takıma büyük katkı sağlıyor ancak insanların biraz daha eleştirileri azaltması için gol ya da asist katkısı yapmasını istiyorum. Zaten Diego da o zaman kendine gelecek. İnsanlar maç içinde neler yaptığına değil, tabela katkısı var mı diye bakıyor. Zaten Diego'nun en büyük sorunu Alex gibi birinden sonra oynuyor olması. Diego bu sezon 24 maç, 1 gol, 3 asist.

Bu sezon ligde 8 maçta gol yemedik, 10 maçtır yenilmiyoruz. 

16.hata sonunda 37 puandayız. Ersun Yanal'ın 38 puanından sonra 16.haftalar itibari ile son 10 senenin en yüksek puanı.

Nani ve Diego toplam 8 kritik pas vermiş. Opta verileri böyle diyor.

Fernandao 11, Diego 8 ikili mücadele kazanmış. Diego'nun 8 ikili mücadele kazanması onun nasıl bir istekle oynadığını gösteriyor, kritik paslarını da golle süsleseler asist katkısı da görecektik. Diego savunuyoruz ama hakediyor.

Volkan kariyerinin en rahat maçlarından birisini çıkardı. Yere yattı mı?

Gençlerbirliği tribünleri ''Gençlerbirliği'' tezahuratından çok ''Nani dışarı'' tezahuratı yaptı. Maçın başında taktılar bir kere. Gereksiz tezahurat. Nani'yi daha da motive etti. İyi oldu.

Fenerbahçe tribünleri nasıldı tribünde olan arkadaşlarımız daha iyi ve doğru değerlendirebilir ama tv'ye çok iyi ses gelmedi. Son yılların tv'ye göre en kötü Ankara deplasmanlarından biriydi. Havanın soğuk olması da tribünleri etkilemiştir. Ancak yine de bu havada, 80 ve 155 TL'lik bilet fiyatlarına rağmen oraya giden herkesin ayaklarına sağlık.

Gençlerbirliği deplasmanında kazanılan seneler şampiyonluk...

Noel için kart görmek falan inanmadığım şeyler. Eskiden oluyor olabilir ama bu tarz camialarda olduğunu düşünmüyorum. Ya da Nani ve Fernandao'nun bunu düşündüğünü zannetmiyorum. Alves düşünüyor olabilir. Özellikle Nani pozisyon gereği kart gördü. Nani ve Fernandao noel akşamı evinde ailesi ile zamanı geçirir, Pazartesi maçta tribünde arkadaşlarını destekler diye düşünüyorum. Umarım yanılmam. Ayrıca noel için tüm yabancı futbolculara izin verilse sesimi çıkarmam. İnsanların bir inancı var. Saygı duymak lazım.

Çarşamba günü Türkiye Kupası'nda Antalyaspor, Pazartesi günü ligde Antalyaspor maçıyla mücadeleye devam ediyoruz. 

16 Temmuz 2015 Perşembe

2015/2016 Sezonu Fikstürü


2015/2016 sezonu fikstürü geçtiğimiz günlerde çekildi. Fenerbahçe sezonu Eskişehirspor maçıyla açacak. Geçtiğimiz sezon yaşananlardan sonra Rizespor deplasmanını hemen 2.hafta bitirmek güzel,  Stadı henüz tamamlanmayacak Beşiktaş ile hemen erkenden başka bir statta oynamak ufak da olsa bir avantaj. Bursaspor, Galatasaray, Trabzonspor gibi 3 zor deplasmana 2.yarı gidiyoruz. Son haftalar Başakşehir ve Sivasspor deplasmanlarına gitmemiz güzel. İki deplasmanda da taraftar sayımız bir hayli fazla olur. Trabzonspor'un son yıllarda yarıştan erken koptuğunu düşünürsek oraya da 30.hafta gitmemiz bizim açımızdan olumlu durum. Özellikle Galatasaray maçı öncesi Kayserispor gibi zor deplasmana gitmek, sonrasında Osmanlıspor gibi biz ters gelmesi muhtemel deplasmana gitmek de dezavantaj. Sonuç olarak tüm bunlar o an form durumları, sakatlar, cezalar derken silinip atılabilir. Fenerbahçe şampiyon olmak istiyorsa rakiplerini içerde dışarda yenmek zorunda. Sezon hayırlı olsun. 

Bir de kendime not; Eylül ayında Kasımpaşa, Aralık ayında Gaziantepspor veya Gençlerbirliği, ligin ikinci yarısı Şubat ayında Antalyaspor veya Bursaspor ve son hafta Sivasspor deplasmanları gidilebilir deplasmanlar. Umarım maddi şartlar ve uygunluk bakımından kötü bir dönemde olmam ve bu maçların bazılarını deplasman tribününde izleme şansı yakalarım.

2 Şubat 2015 Pazartesi

Karabükspor 1 Fenerbahçe 2


Son 7 maç 7 galibiyet. Sırasıyla Balıkesir, Sivasspor, Kayseri Erciyesspor, Mersin İdman Yurdu, Başakşehir, Kasımpaşa ve Karabük.

Yılların getirdiği Fenerbahçe özelliği kötü oynadığımız maçları bile bir şekilde kalite farkı ve kazanma alışkanlığı ile galip tamamlamak.

Selçuk Şahin. Fenerbahçe'de ilk 11 oynayacak kalitede olduğunu düşünmesem de yıllardır forma giydiği her maç sahada elinden geleni yapıyor. Selçuk Şahin formanın hakkını verenlerden. Doğum gününde gol atması da ekstra hikaye çıkarttı.

Emenike iyi değil. Bir sıkıntısı var. Bence şu an Emenike'nin Fatih Terimvari bir hocaya ihtiyacı var. Konuşma yapacak, motive edecek ve oyuncu da patlama yapacak. 

Hepimiz ölelim Egemen Korkmaz yaşasın.

Volkan kaleciliği hatırladı. Formda Volkan Demirel zaten Türkiye'nin en iyisi.

Alper Potuk ve Diego'lu ilk 11'i çok seviyorum.

Deplasman tribününün hakkını veren Fenerbahçe taraftarları.

18 hafta sonunda 42 puanla lideriz. 8 iç saha, 8 deplasman maçımız kaldı. 

Cumartesi sezonun en önemli maçlarından birini oynuyoruz. Trabzonspor-Ersun Yanal. 

Yıkalım tüm statları Kanarya, kaldıralım kupaları.

15 Temmuz 2014 Salı

2014/2015 Sezonu Fikstürü


Fotoğraftaki kupa yolunda fikstür belirlendi. Avantajlı fikstür lafları özellikle Fenerbahçe taraftarları için çok kullanılmaması gereken cümle ama bu sezon çekilen fikstür sonrası bunu söylememek ayıp olur. Gayet güzel fikstür çektik. İlk yarı başarılı olursak, 2.yarı çok daha kolay geçebilir. Sezonu Karabükspor ile Kadıköy'de açıp, yine Kadıköy'de Kasımpaşa ile kapatıyoruz. Trabzonspor maçının 2.hafta seyircisiz olması net TFF'nin ayarladığı bir olay. 6.hafta Galatasaray, 8.hafta Beşiktaş deplasmanlarına gidiyoruz. Ligin ilk yarısı 16 hafta oynanacak. 4.hafta Akhisar, 10.hafta Bursaspor, 12.hafta Balıkesirspor, 20.hafta Gaziantepspor, 22.hafta Konyaspor, 28.hafta Eskişehirspor ve 32.hafta Mersin İdman Yurdu maçları gidilebilecek güzel deplasmanlar. Bakalım sezon bizim için nasıl başlayacak, ne gibi deplasmanlar, ne gibi maçlar ve ne gibi zaferler gösterecek. Yolumuz açık olsun. Fikstürün tamamı ; 


1.Hafta Fenerbahçe-Karabükspor
2.Hafta Trabzonspor-Fenerbahçe
3.Hafta Fenerbahçe-Gaziantepspor
4.Hafta Akhisar-Fenerbahçe
5.Hafta Fenerbahçe-Torku Konyaspor
6.Hafta Galatasaray-Fenerbahçe
7.Hafta Fenerbahçe-Gençlerbirliği
8.Hafta Beşiktaş-Fenerbahçe
9.Hafta Fenerbahçe-Çaykur Rizespor
10.Hafta Bursaspor-Fenerbahçe
11.Hafta Fenerbahçe-Eskişehirspor
12.Hafta Balıkesirspor-Fenerbahçe
13.Hafta Fenerbahçe-Sivasspor
14.Hafta Kayseri Erciyesspor-Fenerbahçe
15.Hafta Fenerbahçe-Mersin İdman Yurdu
16.Hafta Fenerbahçe-İstanbul Başakşehirspor
17.Hafta Kasımpaşa-Fenerbahçe
18.Hafta Karabükspor-Fenerbahçe
19.Hafta Fenerbahçe-Trabzonspor 
20.Hafta Gaziantepspor-Fenerbahçe
21.Hafta Fenerbahçe-Akhisar
22.Hafta Torku Konyaspor-Fenerbahçe
23.Hafta Fenerbahçe-Galatasaray
24.Hafta Gençlerbirliği-Fenerbahçe
25.Hafta Fenerbahçe-Beşiktaş
26.Hafta Çaykur Rizespor-Fenerbahçe
27.Hafta Fenerbahçe-Bursaspor
28.Hafta Eskişehirspor-Fenerbahçe
29.Hafta Fenerbahçe-Balıkesirspor
30.Hafta Sivasspor-Fenerbahçe
31.Hafta Fenerbahçe-Kayseri Erciyesspor
32.Hafta Mersin İdman Yurdu-Fenerbahçe
33.Hafta İstanbul Başakşehir-Fenerbahçe
34.Hafta Fenerbahçe-Kasımpaşa

17 Şubat 2014 Pazartesi

Fenerbahçe 2 Kasımpaşa1


Kazanmak çok güzel, Galatasaray'ın da Antalyaspor ile berabere kalması sonucu fark 6'ya çıktı. Avantajımız sürüyor ama henüz hiçbir şey bitmiş değil. Fenerbahçe de, Galatasaray da daha puan kaybeder. Tabii lig ikincisi Beşiktaş'ı da unutmamak lazım. Bu hafta Galatasaray deplasmanında kazanırsa şampiyonluk yolunda inanılmaz bir yere gelecekler.

Mücadele klasik olarak kötü geçti, Fenerbahçe yine istediğimiz futbolu oynayamadı. Sakat ve cezalı futbolcuların çokluğu, stres, gerginlik, birbirleri ile oynamayan futbolcuların uyumsuzlukları derken kolay bir maç olması zaten beklenmiyordu.

Mücadele'ye Kasımpaşa iyi başladı, Fenerbahçe pozisyon bulmak konusunda sıkıntı yaşıyordu. Sanki 3 gün gol atamayacakmışız gibi oynuyorduk. Emre'nin mükemmel golü, daha sonra Alves-Volkan iş birliği ile yenen hatalı gol ve daha sonra duran topta Bekir'in golü ve kazanılan 3 puan. Seyir açısından vasat bir maçtı.

Takımın en iyisi Alper Potuk. İnanılmaz iyi oynadı, istekliydi, hırslıydı, koştu, top aldı, top götürdü, pozisyona soktu. Takım için elinden geleni yaptı. Asist ya da gol konusunda katkısı olmadı belki ama benim için maçın adamı oldu.

Alves, Volkan takımın en kötüleri. Alper, Kuyt, Bekir iyi oynayan futbolcular.

Alper Potuk'un 13 sn dripling yaparak 80 metre gitmesi maçın özel anlarından biriydi. Bir de o pozisyon gol olsa efsane olurdu.

Kadlec'in Fenerbahçe'de oynaması büyük şans. Bu kadar vasat oynayıp da kendine Fenerbahçe gibi bir kulüpte yer bulması inanılmaz. Ben çok seviyorum, orası ayrı konu.

Volkan Demirel bize en son ne zaman maç kazandırdı? Kaleci bir takımın şampiyon olması için çok önemli. Volkan'ın bu kadar kötü olduğu bir sezonu şampiyonlukla tamamlarsak cidden büyük başarı. Bir de meselenin diğer yönü var, Mert kaleye geçmesi için ne olması gerekiyor?

Tribünler inanılmaz kötü. 34.dk Ali İsmail Korkmaz için bağıranlar, 90 dk Fenerbahçe için bağırmıyorlar. Mesele Ali İsmail Korkmaz da değil. Ben de her maç bağırıyorum ama Fenerbahçe için de bağırıyorum. İnsanlar tüm maç sessiz, insanlar tüm maç yerinde, insanlar tüm maç oturuyor, 34.dk hükümet aleyhine ayağa kalkıyor, gırtlaklarını patlatıyor. Bence Fenerbahçe taraftarları kendine gelmeli. Bu takım şampiyon olacaksa bu taraftar 34.dk performansını maçın geneline yaymalı.

Ali İsmail Korkmaz'ın ailesinin statta olduğu maçı kazanmak önemliydi. Ali İsmail Korkmaz tezahuratları 34.dk ve maç sonu efsaneydi. Annesinin de tribünler ile beraber tezahuratlara katılması insanı duygulandırıyor.

Ali İsmail Korkmaz, Fenerbahçe yıkılmaz.

Mücadele'ye belli sebeplerden dolayı gidemedim, evde izledim. Maç öncesi Lig TV ''Korkmadan yürüyoruz, şampiyon olacağız.'' pankartını 1 sn bile göstermedi. Göremedik. Tribünlerde kavga çıksa gösterirler, gereksiz küfür eden futbolcuları gösterirler ama maç öncesi açılan dev pankartı 1 sn bile ekrana getirmediler. Art niyet aramak istemiyorum da böyle kötü yayıncılık olamaz be abi. 1 sn göremedik, 1 kare göremedik. Maçın öyküsüne koyarlar ama, samimiyetsizler.

Alves ve Gökhan'a kırmızı kart verilse kim ne diyebilirdi? Yönetim özellikle Alves ile oturup konuşssun. Fenerbahçe'yi sahada 10 kişi bırakmaya kimsenin hakkı yok. Gereksiz bir pozisyon rakibe tekme atmak da neyin nesi? Hakem atsa, şampiyonluğa mal olabilirdi. Kesinlikle uyarılması lazım.

Hakemler faulu göremiyor, ofsaytı göremiyor falan da barajı nasıl ayarlayamıyor? Kasımpaşa'nın son dakikalar kullandığı duran topta barajı 5 metreye kurdurdu. Adımla sayacaksın be abi. Hiçbir şey yapamıyorsunuz bunu doğru yapın bari.

Haftaya Elazığspor deplasmanı, kazanmak önemli. Galatasaray-Beşiktaş maçının olduğu hafta kazanmak iki kat önemli.

Şampiyon olacağız.

25 Kasım 2013 Pazartesi

100'ler Kulübü


Bazılarına göre çok önemsiz ama bana göre çok da önemsiz olmayan bir kulüp. Futbolcu olsaydım ve forvet olarak oynasaydım 100 gole ulaşmak ilk hedeflerimden biri olurdu. 100 gole ulaşır adımı kupa almasam, şampiyon olmasam bile tarihe yazdırırdım. Her ne kadar çok da dikkat çekmeyen bir tarih olsa da.

Süper ligde 100'ler kulübüne girebilen 32.futbolcu haftasonu attığı gol ile beraber Burak Yılmaz oldu. Bu kadar kısa süredir -son 3 sezon 75 gol- gündemde olup, 100 gole ulaşması takdir edilmesi gereken bir konu. Her ne kadar saha içinde yaptıkları ile futbolseverlere antipatik gelse de konu futbola gelince iş değişiyor. 0.52 gol ortalaması ile beraber en iyi ortalamaya sahip 6.futbolcu olması da zaten bunu kanıtlıyor.

100'ler kulübüne aktif futbolcular arasında en ciddi aday 96 golü bulunan Gökhan Ünal. 31 yaşındaki futbolcu 4 gol attığı takdirde 100'ler kulübüne girecek. Onun dışında aşağı doğru gidersek 75 gol ile Bobo, 66 gol ile Holosko, 60 gol ile Tuncay Şanlı, 59 gol ile Isaac ve 56'şar gol ile Mehmet Yıldız ve Semih Şentürk aktif futbolcuğa devam eden ancak 100'ler kulübüne en yakın-bana göre mümkün olmasa da- diğer isimler.

Konunun fotoğrafını Semih Şentürk yapmamın sebebine gelince; Gol krallığı yaşamış, yıllarca Fenerbahçe formasını giymiş, nöbetçi golcü lakabını almış bir futbolcunun henüz 56 golü olması iki kelimeyle hayal kırıklığı.

29 Eylül 2013 Pazar

Gençlerbirliği 0 Fenerbahçe 1 / Şampiyonluk İstiyoruz


Çok iyi oynadık mı? Hayır ama çok iyi mücadele ettik ve Kuyt'ın golüyle Gençlerbirliği'ni 1-0 yendik ve 15 puanla liderliğe yükseldik.

Kuyt çok başka adam, çok param olsa ve takım kursam Kuyt'ı almayı düşünmem ama alırsam da bana gol, asist, mücadele garantisi verir, yani çok pis - iyi anlamda - bir adam. 5 golle gol krallığında ilk sırada. Bu akşam 89.dk defansın önüne koşup top çalıyordu. Yaşını söylemeyelim, nazar değmesin.

Meireles-Alper-Mehmet Topal Fenerbahçe'nin ideal ortasaha üçlüsü oldu bile, Meireles bu maçta sakatlanarak oyundan çıksa da yeri garanti olan oyuncumuz, Salih zorlar aslında da onun da tekrardan özgüvenini kazanması lazım, bir Kadıköy golü kendine getirebilir.

Volkan 2 maç öncesine kadar çok kötüydü, 2 maçtır kalemizde pozisyon vermememiz avantaj, Volkan'ın da tekrardan güveni yerine gelmiştir. İki gol yemeden bitirilen maç.

Caner çok iyisin, tüm duran topları o kullandı, hepsini de idare eder şekilde kullandı. Orta konusunda Fenerbahçe'nin en iyi, ülkenin bir kaç futbolcusundan birisi.

Gökhan Gönül çok kötüydü, inanılmaz pas hataları yaptı, atakları öldürdü. Zaten Gökhan Gönül genel olarak istikrarı olan bir oyuncu değil. Arada top performans sergilese de arada böyle dibe düşebiliyor. Trabzonspor maçı iyi oynar.

Sow ve Webo iyi, gol kaçırıyorlar çok. Atsalar farka gidecekti maç, hele 1-0 sonrası Emenike de eklenince 0-3, 0-5 bitecek maçı 0-1'e bağladılar. 

Emenike Salih veya Alper'e pası verse çok temiz bir gol olacaktı.

Emenike'nin depar atıp aşırtma ile bitirmeye çalıştığı pozisyon gol olsa nefis olurdu.

Alper Potuk'a nazar değmesin, çok iyi. Yalnız her maç sarı kartlık faul yapıyor, o biraz sıkıntı yaratabilir.

Mehmet Topal ligde en çok direkten topu dönen oyuncu olabilir mi? Bu maçta da nefis bir şutu direkten döndü.

Ne kadar övünsek az Ankara deplasman sayılmaz. Fenerbahçe taraftarları klasik olarak iyi bir Ankara tribün performansı sergiledi. Galibiyette payları var. Tribünler bir olsun, cümle alem tribün görsün.

Alper 11.328, Topal 11.043 km koşmuş, 7 oyuncu 10 bin km üstü koşmuş, çok iyi rakam.

Ersun Yanal'ın gol sevinci çok iyi değil mi? Senin, benim gibi seviniyor.

Takım maç sonunda taraftarlarla beraber '' Dilimde şarkıların gündüz gece, deli gibi aşığız Fenerbahçe, bu dünyayı yakarız senin için, şampiyonluk gelince '' tezahuratı yaptı. 6.haftadan havaya girmemiz nefis.

#gamsıznerede?

15 puandayız. Lideriz.

Haftaya Trabzonspor maçını da iyi oyun ve iyi skorla kazanırsak işler iyice rayına oturacak.



14 Aralık 2011 Çarşamba

Bursaspor 0 Fenerbahçe 2 / İyi Oyunla Gelen Galibiyet


Fenerbahçe deplasmanda Bursaspor'u etkili ve iyi bir oyun sonucunda Semih ve Stoch'un golleriyle 2-0 yendi.

Mücadele'nin başından sonuna kadar üstün olan taraf Fenerbahçe'ydi. Golün geciktiği her an tribünde gerilsek de Semih'in golü sonrası iyice rahatladık.

Semih'in golünde Emre'nin pası müthişti.

Emre'nin, Alex'in, Özer'in kaçan net pozisyonları ilk yarının akılda kalan anlarıydı.

2.yarı Bursaspor taraftar desteğini alıp biraz daha iyi başlasa da Ömer'in kornerden gelen topa vurduğu kafa dışında pozisyona giremedi. 

Fenerbahçe Stoch'un 83.dk attığı gol ile beraber skoru 0-2 yaptı ve o an maçı bitirdi.

Tüm takım iyiydi. Özellikle Stoch, Semih ve Yobo çok iyiydi. Serdar uzun bir sakatlığın ardından gayet iyi oynadı. - Sakallar gitti - . Volkan Ömer'in topundan dolayı bile iyi oynadı cümlesini hakediyor. Emre çok iyiydi. Özer, Selçuk iyiydi. Gökhan son haftalardan daha iyiydi. İleriye çok gidip geldi. Ziegler iyiydi. Alex iyiydi. Zaman zaman müthiş toplar attı. Henri, Cristian ve Mehmet eh işte.

Emre ile Cristian'ın tartışması tribünde olan bizlerin bile konsantrasyonunu bozdu. Oyuncuları düşünemiyorum. Emre lütfen artık yapma ya. Lütfen!

Semih Şentürk son lig golünü 9 Nisan 2011 tarihinde Eskişehirspor deplasmanında atmıştı. 16 maç aradan sonra gol attı. Güzel oldu.

Stoch bu sezon 4 kez ilk 11'de forma giydi, 3 tanesinde gol attı. İnanılmaz bir istatistik. 4 gole ulaştı. Attığı gollerde hep güzel.

Deplasmanda 4 maç aradan sonra kazandık.

3 Temmuz'dan sonra yaşanan bu gelişmelere rağmen hâlâ lider ile aynı puandayız.

Haftaya Trabzonspor ile sezonun en kazanılması gereken maçına çıkıyoruz.

27 Ekim 2011 Perşembe

Beşiktaş 2 Fenerbahçe 2 / Puandan Daha Önemli ; Mücadele


Süper Lig'in bu sezon en iyi maçını izledik. Öncelikle iki takıma da teşekkürler. Hem Fenerbahçe, hem Beşiktaş'a.

Mücadele öncesi kadro olarak da, form olarak da Fenerbahçe üstünlüğü vardı. Ancak bu üstünlük sahaya yansımadı. Özellikle Beşiktaş arkasına aldığı taraftar desteği ile beraber pozisyon buluyor, Fenerbahçe'nin top yapmamasına izin vermiyordu. Bir de 12.dk gelen Simao golü maçın tek hakiminin Beşiktaş olmasını sağladı. Bu golden bir süre sonra Emre'nin orta sahada kurduğu iyi oyunlar, Caner'in ve Ziegler'in güzel kanat bindirmeleri eklenince Fenerbahçe oyunda üstünlüğü tamamen sağladı. Ancak ilk yarı Caner'in, Mehmet Topuz'un, Alex'in ve Gökhan Gönül'ün pozisyonlarından yararlanamayınca ilk yarıyı 1-0 geride kapattık.

İlk yarı bittiğinde şu cümleyi kurdum. '' Bu skor ile Beşiktaş 3 puanı alır, ancak bu oyunla Fenerbahçe şampiyonluğu alır. '' 

Gerçekten de ilk yarının özellikle bazı kesimleri müthiş paslaşmalar, güzel kanat bindirmeleri ile göze hoş gelen bir futbol oynadık. Zaten yılların getirdiği bu pas yapma özelliğimiz Fenerbahçe'nin 26 maçtır yenilmemesini en büyük nedenlerinden birisi. Ayrıca herkesin kabul ettiği derbileri iyi oynama, iyi oynamasak da şanslı olmamız da bu büyük maçları kaybetmememizi sağlıyor.

2.yarı tıpkı ilk yarı gibi Beşiktaş'ın iyi oyunu ile başladı. Direkten dönen top, Simao'nun ofsayt gerekçesiyle sayılmayan golü derken maçta üstünlüğü rakibe verdik. O an yiyeceğimiz bir gol maçı bitirebilirdi. Ancak o kısa baskıyı iyi atlattıktan sonra tekrardan etkinliği aldık. Alex'in topu aldığında yaptığı olumlu hareketler, ortasaha oyuncularının topu iyi çevirmesi derken yine baskı kurduk. 59.dk Caner, Ziegler paslaşması sonucu Caner'in şutu direkten dönerken Alex genel olarak olması gerektiği yerde olunca Fenerbahçe skoru 1-1'e getirdi. Bir Beşiktaş maçını daha boş geçmemiş oldu. Bu golden sonra Fenerbahçe'nin üstünlüğü devam etti. Aykut Kocaman'ın yaptığı Caner-Topuz > Özer-Stoch değişikliklerinin olumlu olmasını beklerken ve tam iyi oynadığımız sırada Quaresma'nın şık ortasına Almeida'nın golü gelince Fenerbahçe yine kısa süreli bir şok yaşadı. Fenerbahçe'nin baskısı, Beşiktaş'ın pozisyonları şeklinde maçın son dakikalarına girdik. 88.dk kazanılan serbest vuruşu Cristian mütrhiş bir şekilde ağlarla buluşturdu ve skor 2-2 oldu. Bu golden sonra Fenerbahçe'nin Özer ile % 100'lük bir pozisyonu da kaçtı ve maç 2-2 sona erdi.

Fenerbahçe oyuncularına bakacak olursak en iyi oyuncumuz tartışmasız Caner'di. Müthiş çalıştı, müthiş mücadele etti. Çıkana kadar çok iyiydi. Volkan'ın yediği gollerde yapacak bir şeyi yoktu. Bir kaç kurtarışı da vardı. Gökhan çok iyi değildi. Zaman zaman etkili bindirmeler yapsa da özellikle Mehmet Topuz çıktıktan sonra sağ kanatta oldukça zorlandı. Bence daha tam olarak hazır değil. Sakatlıktan çıkamadı. Yobo çok iyiydi, Bekir çok kolay çalım yiyor, Serdar gelene kadar oynar, Ziegler sahanın en iyilerindendi. Son dakikalar bile mücadelesinden yılmadı. Mehmet Topuz da sakatlıktan yeni çıkmasının getirdiği nedenlerden dolayı pek etkili olmadı, Cristian ve Emre çok iyilerdi. Müthiş mücadele ettiler, topu iyi kullandılar. Cristian için her maç methiyeler düzüyoruz. Gerçekten de müthiş girdi sezona müthiş. Alex topu aldığında etkisini gösterdi. Bienvenu'nun attığı pas, attığı gol, ilk yarı çektiği şut, Semih'in indirdiği topta kaleciyle karşı karşıya şanssız anı. Gördüğünüz gibi  yine müthiş anlarda Alex ismini söylüyoruz. Bienvenu çok çalıştı, mücadele etti falan ama daha etkili olmasını bekliyoruz. Belki de daha takıma alışamadı. Sonradan oyuna giren Stoch, Özer ve Semih için diyecek pek yorum yok.

Alex Beşiktaş'a karşı 12.golünü attı. Bu sezon 4.golü.

Cristian çok iyi diyoruz, çok iyi mücadele ediyor diyoruz, müthiş diyoruz. Ayrıca bu sezon 3.golünü attı. Sadece attığı gollerin getirisi direkt 4 puan ! 

Taraftarlarımız maç öncesi insan dışı müdahaleler yaşadı. Biletleri olmasına rağmen içeri giremediler. Polisin ilginç tutumu ile karşı karşıya kaldılar. Ancak burada suç sadece polisin değil. Suç 1500 kişiyi birden o kapıya getiren emniyetin, suç bileti olmamasına rağmen oraya giden taraftarların, suç deplasman tribününe sadece tek bir giriş koyan Beşiktaş yönetiminin. Fenerbahçe taraftarlarının bu yüzden kapıyı kırarak içeri girmesine eleştiri getiremem. Helal olsun hepsine. Fenerbahçe tribünleri yine tarih yazdı.

26 maçtır yenilmiyoruz. Deplasmanda üst üste kazanma rekorumuz bitti ama önemli de değil.  İyi yoldayız.

Sonuç olarak Beşiktaş gibi bir deplasmandan puan almak her zaman önemli olmuştur. Belki biraz şansımız olsa 3 puan alacaktık ama olmadı. 

Yazının başlığını da verelim ;  Puandan daha önemli ; Mücadele !