Shakhtar Donetsk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Shakhtar Donetsk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2015 Perşembe

Shakhtar Donetsk 3 Fenerbahçe 0


Maç günleri bizim için çok önemli. Özel yemekler, yanan mangallar, içkiler. Yine öyle oldu. Lig Tv'ye maç ücreti 30 TL sabah erken saatte ödeniyor, mangallar yanıyor, balıklar pişiriliyor, tv karşısına masa konuyor ve maç beklenmeye başlıyordu.

Heyecan, gerilim, acaba eler miyiz? Elenir miyiz? soruları esnasında başlayan büyük heyecan. Ancak beklediğimiz heyecan bizi her geçen dakika ümitsizliğe itiyor. Ve belki de bu ümitsizlik sonucu ''Elendik, adamlar güçlü.'' yorumları ortaya çıkıyordu.

İlk yarı oldukça silik oynadığımız maçta Sow 43.dakika müsait pozisyonda golü atsa soyunma odasına 1-1'lik beraberlikle gidecektik. İlk yarının ardından 2.yarı çok daha iyi bir takım var. Daha çok karşı alanda, daha çok karşı ceza sahasında, pozisyonlar da buluyoruz ancak bir türlü istediğimiz gol gelmiyordu. Sow ve Alves ile mutlak gol pozisyonlarından yararlanamıyor, ardından hakemin haksız kararı sonrası atılan hocamız ve ardından gelen şanssız bir atakta Shakhtar'ın gelen 2.golü. Bu golden 5 dakika sonra ise Alex Teixeira maçı 3-0'a getiriyor ve gerçeği net olarak yüzümüzü çarpıyordu. 

Takımın günlerdir hazırlandığı maçta bu kadar silik futbol oynaması, Nani gibi çok şey beklediğimiz oyuncunun sahada hiçbir şey yapmaması, Diego'nun top kayıpları, kaçırdığımız goller, defans dörtlüsünün yaptığı hatalar, Volkan Demirel'in yine eski günlerine dönüşü, ortasaha-defans ve ortasaha-forvet bağlantılarının bir türlü yapılamaması, Shakhtar'ın gerçekten de hızlı paslaşmaları, etkili hücumları, topu rahatlıkla istedikleri gibi çevirmeleri ve yetenekli ayakları ile beraber bir maçtan bana göre hakettiğimiz üzere eleniyor ve Avrupa Ligi'ne kalıyorduk.

Takımda özellikle Josef ön plana çıktı. Neredeyse 1'e 1 hiçbir pozisyon geçilmeyen Josef, 8 Milyon Euro'yu hakettiğini ve hatta bana göre ofansif gücü olsa çok daha fazlası edeceğini bir kez daha gösterdi. İlk maçtan sonra bu maçta da çok iyiydi. Kjaer zaman zaman oldukça etkili oynadı, iyi yer alıyor, hava topları çok iyi. Yine de yavaşlık en büyük problemi. Takımda açıkcası diğer oyuncular ile ilgili ekstra bir şeyler söylemek için bir şey göremedik. Diego kötü, Nani kötü, Caner kötü, Fernandao kötü, Sow kötü, Meireles kötü, Alves kötü, Volkan kötü.

Vitor Pereira hocamın - bu kadar hocam hocam demem bazılarına itici gelebilir ama ben dilenmeye devam edeceğim - artık ilk 11'i yavaş yavaş şekillendirmeye başlaması gerekiyor. Diego oynayacak mı? Oynamayacak mı? Forvette kim olacak? Çift forvet mi oynayacağız? Sol kanatta kim oynayacak? Çözmesi gereken en önemli sorular bunlar. 

Takımın iyiye gideceğine inanıyorum. Alper, Mehmet, Josef, Nani, Fernandao ve Van Persie'li 4-4-2, Topal-Josef, Alper, Diego, Nani, Van Persie'li 4-2-3-1 gibi bir düzeni artık sahaya oturtmak ve sezona başlamak gerekiyor.

Belki bu sezon yapılmayacak ama Kjaer'in yanına yapılacak iyi bir stoper hamlesi bizi çok başka yerlere götürebilir.

Shakhtar'ın bana göre neden burada olduğunu kanıtlayan bir detay; 80.dakika sonrası, skor 3-0'ken, 33 yaşında Srna'nın top kornere çıkmasın diye depar atıp topu sahada tutmaya çalışması. Hem taraftarlara mesaj, hem takım arkadaşlarına mesaj, hem de karşı rakibe-rakiplere mesaj.

Shakhtar ile kontra atağa nasıl çıkılır dersleri.

Alex Teixeira bu sezon 5 maç 6 gol. Geçen sezon 36 maç 22 gol. Sezon sonuna kadar 40 golü bulur ve seneye 40 milyon euro üstüne bir avrupa devine transfer olur. Lucescu ve Shakhtar transfer hikayesi.

Kjaer'in gördüğü kırmızı kart skandal. Bitmiş maçta son saniye atılmak ve avrupa ligi play-off ilk maçında oynamamak nereden bakarsan bak skandal.

Sonuç olarak Fenerbahçe oldukça iyi oyunculardan kurulu, hazır bir takıma elendi. Shakhtar dediğiniz takım şu an avrupanın en iyi puana sahip 18.takımı. Her sene şampiyonlar liginde grup mücadelesi yapıyorlar. Liglerinde geleni geçeni yeniyorlar. Fenerbahçe ise yeni oluşan bir takım. Yani öyle ''Bu sezon da çöp'' falan demek için çok erken. Bu takıma hep beraber inanalım bu takım o başarıları yakalayacak.

14 Ağustos Cuma saat 22:00'de Eskişehirspor maçı ile lig heyecanına da başlıyoruz. 20'sinde ise Avrupa Ligi play-off ilk maçı var.

5 Ağustos 2015 Çarşamba

Saldır Fener / Shakhtar Donetsk-Fenerbahçe Maç Öncesi


Sezonun 2.resmi maçı olmasına rağmen sezonun kalanı açısından çok çok önemli bir maç. Turu geçmemiz her anlamda bizi ileriye taşıyacak. Rakip Şampiyonlar Ligi'nin gediklilerinden. İlk maç yeni kadroya rağmen çok da kötü oynamadan ve hatta bana göre zaman zaman iyi de oynarak Shakhtar ile 0-0 berabere kalmıştık. Rövanş için her şey hazır. Volkan, Şener, Kjaer, Alves, Caner, Nani, Mehmet Topal, Josef, Sow, Diego, Fernandao ilk 11'i çıkması bekleniyor. Özellikle Nani ve Diego'nun ekstra olumlu işler yapmasını bekliyorum. Mücadele 21:45'de başlayacak ve Lig Tv'den canlı yayınlanacak. Tabii Lig Tv üyelerinin de ekstra 30 TL vermesi gerekecek. Yıllar sonra blogda bir maç öncesi ''Saldır Fener'' yazısı. Uğurlu gelir ve turu geçen taraf oluruz umarım.

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Fenerbahçe 0 Shakhtar Donetsk 0



Hareketli ve hepimizi mutlu eden bir transfer sezonunun ardından çok önemli bir rakip ve çok önemli bir maçla sezonu açtık. Her zamandan daha çok güvendiğimiz takım, her sezondan daha çok inanan bir camia, her sezondan daha çok kişinin maçlara geleceği bir sezona merhaba dedik.

Fenerbahçe futbol takımının ilk maçı öncesi yine saatler öncesinden başlayan ritüeller yine aynen devam etti. Yine erkenden yollara düştük, yollarda çubuklu formalı şöförler, taraftarlar, otobüsler. Giderken otobüste başlayan maç muhabbetleri. Otobüs şöförünün bile ''Yener miyiz?'' diye sorusu ''Alacağız'' cevaplarımız. Üzerimizde formayla gören herkesin daha farklı bakması, maç sohbetine girmesi. Rakip takım taraftarlarının bile ''İyi takım oldunuz.'' yorumları eşliğinde İstanbul'a yolculuk.

Kadıköy'e iner inmez maç havasını sonuna kadar hissetme. Aşırı sıcak ile beraber insanlar erkenden işlerini güçlerini ayarlamış, sezonun ilk maçına doğru Kadıköy ve çevresinde toplanmaya başlıyordu.

Yoğurtçu Parkı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin anlamsız hataları nedeniyle bu maç bizi ağırlayamadı. Kadıköy ve özellikle park çevresinde oluşan yoğun kötü koku nefes almayı bile güçleştiriyordu. Biz de bu maçlık istikameti Kalamış Parkı'na çevirdik.

Teknelerin gölgesinde, marinanın dibinde sevdiğimiz insanlarla beraber hem içip, hem muhabbet edip maç saatini bekliyorduk. Kalamış Parkı Fenerbahçelileri ağırlıyor, Fenerbahçelileri iyice maça ısıtıyordu. Ekip hiç olmadığı kadar kalabalık, hiç olmadığı kadar kombineliydi. Hiç kombine almayan insanlar ya da uzun yıllar ara veren insanlar bile passolig'e rağmen kombine almıştı.

Nazlı'nın Yeri, Kalamış, civardaki mekanlar tıklım tıklım doluyken ilk maç nedeniyle erken girelim dedik ve saat 20:00 gibi stadın yolunu tuttuk.

Bu kadar kombineli taraftarlara rağmen girişlerde en ufak bir sıkıntı çekmedik. Rahat rahat stada girdik, G bloktaki yerimizi aldık. 

Stat ; Stat ilk maç olmasına rağmen beklediğimden daha doluydu. 35 bin üzeri kombine sattık satmasına ama yaz aylarında olmamız nedeniyle insanlar şehir dışında olur, stat dolmaz diyordum. Yanıldım. Stat doluydu. Oldukça iyi bir atmosfer vardı.

Tribün ; Genç Fenerbahçeliler, 1907 Unifeb, KFY ile beraber Okul Açık tam anlamıyla iyiydi. Zaman zaman tüm stadın katıldığı tezahuratlar da oldu, zaman zaman sadece bizim yaptığımız tezahuratlar da. Fenerbahçe tribünleri bu sene ilk maçtan sınıfı geçti ve sezonun devamı için çok olumlu sinyaller verdi. Tribünlerde pankart eksikliği dikkat çekti. Sadece 2 bayrak açıldı, herhangi bir koreografi organizasyonu olmadı. Bu turu geçersek play-off maçında koreografi yapılır.

Maç ; Açıkcası sezonun ilk maçı olması nedeniyle daha kötü bir Fenerbahçe bekliyordum. Takım benim beklentimi karşıladı. Belki 0-0 berabere kaldık, rövanş için avantaj elde edemedik ama ilk maç bu kadar transfer varken, daha uyum açısından tam anlamıyla taşlar yerine oturmamışken bu oyun hiç de fena değil. Özellikle baktığımız zaman hazırlık maçlarında oldukça kötü olan ve ''Bu adama boşuna para vermişiz'' denilen Josef takımın en iyilerindedi. Kesicilik anlamında her şeyi iyi yapan Josef zaman zaman topu da iyi dağıttı. Ofans anlamında da biraz daha kıpırdarsa çok etkili oyuncu olur. Diego çok istekli, çok iyi, ne eskisi kadar pas hatası yapıyor, ne eskisi kadar top kaptırıyor ne de eskisi kadar silik oynuyor. Koşuyor, yere atlıyor, pas atıyor, şut çekiyor. Formanın hakkını veriyor. Volkan Demirel neden iyi olduğunu bir kez daha kanıtladı, zayıfladı, maçlara konsantre oluyor ve ''Kale benim, kimseye vermem.'' diyor. Hasan Ali piyangodan çıktı ilk 11 oynadı. Gökhan sakat, Şener cezalı olunca mecbur oynadı. Elinden geleni yapmaya çalıştı, zaman zaman top kaptırdı, zaman zaman olması gereken yere de gidemedi. Yine de eleştirmem çünkü dediğim gibi piyangodan çıktı. Çabasını takdir ediyorum. Kjaer hava topları iyi, Bruno Alves ağır, Kjaer iyi oyun kuruyor, Bruno Alves çok hata yapıyor. Bu ikili sıkıntı çıkarabilir sezon boyunca. Yine de uyum sorunu olduğu da bir gerçek. Caner daha iyi olmalıydı. Sow pek top alamadı, gelen fırsatları değerlendiremedi. Fernandao takımın en iyilerinden. İndirdiği, sakladığı, topu tuttuğu pozisyonları sayamadım. Ayrıca bir iki pozisyonu dönüşü, hızı inanılmazdı. Gol de atabilirdi biraz şanslı olsa, asist de yapabilirdi diğer oyuncular biraz doğru hamle yapabilse. Mehmet Topal hep iyi. Nani zaman zaman iyiydi, kalitesini her geçen gün daha da arttıracak. Fernandao kafayı vursa maçın adamlarından olabilirdi. Ayrıca hiç çalışmadığı Hasan Ali ile oynadığını da es geçmeyelim. Gökhan veya Şener ile çok daha iyi olacak. Van Persie girer girmez tribünler çıldırdı, girdikten 30 saniye sonra kornerde gol tepkisi çıktı stattan. Her top değdiğinde kalitesini gösterdi. Biraz şanslı olsa golünü atar ilk maçtan tapılır seviyeye gelirdi. Stoch girdi hiçbir şey yapmadı, Meireles de girdikten sonra pek etkili olamadı.

Vitor Pereira'ya maç boyunca zaman zaman baktım, çok heyecanlı, oyunun içinde, sürekli direktif veriyor. Gol atsaydık önce sevinir sonra ona bakmaya çalışırdım. Acayip sevinçler yapabilir.

Uzun yıllardır maça gidiyorum ya ilk kez gördüm ya da dikkat etmiyordum. Fenerbahçe yedek oyuncularını ısınmaya gönderdiğinde oyuncular yardımcı antrenör eşliğinde çalıştı. Bir an olsun öyle dalıp sahaya maçı izleyemedi. Gayet sağlıklı şekilde antrenör tarafından maça ısındılar.

Vitor Pereira hocam maç sonrası tribünleri tek tek alkışlattı oyunculara. Güzel hareket. Futbolun o taraftarlar için yapıldığını unutmamak lazım.

Sonuç olarak Fenerbahçe sezonun ilk resmi maçında tam uyumlu olmayan takımla, son dakika yaşanan bir kilit oyuncu değişikliğine rağmen elinden geleni yapmış, sezonun kalanı için hepimize olumlu sinyaller vermiştir.

Çarşamba günü rövanşta alınacak her türlü skora rağmen bu takım destek görmelidir. Eğer o destek gelirse bu takımı çok iyi yerlerde görmemiz hiç de imkansız değil.