14 Nisan 2013 Pazar

Maç Günlüğüm # 101 / Lazio Maçı


Ne diyerek başlasam, nelerden başlasam bilemiyorum, çok iyi bir gündü be, Fenerbahçe'nin yıllar sonra böylesine bir başarısına statta şahitlik etme duygusu çok başka bir olay. Kocaeli'den yola çıkarken değil, kuralar çekildikten sonra başladık Lazio maçına, Chelsea zaferini statta yaşayan biri olmadığım için 24 yıllık hayatımın en önemli maçına gidiyordum. Bundan önce gittiğim şampiyonluk maçları falan büyük heyecanlar yaşatsa da bu çok başkaydı, takımımı Avrupa Ligi Çeyrek Final maçında stadyumda izleyecek olmak beni aşırı heyecanlandırıyordu.

Fenerbahçe maç günleri hep iyi olur deriz, bunun tarifi yok, 100 tane maç günlüğü yazdım, böylesini 100'ünde de yazmadım. Kocaeli'den arkadaşlarla yola düşüyor, heyecan iyice tavan yapıyordu. Stadın oraya varıyoruz ve rütin şekilde Nazlı'nın Yeri'ne gidiyor dostlarla, sevdiğimiz arkadaşlarla içiyor, maç saatini bekliyorduk. Atmosfer diğer maçlara göre daha iyiydi, yanan meşaleler, tezahuratlar, hafta içi bir maçın öncesi Nazlı tarihinin en yüksek misafirini ağırlıyordu.

Dostlarla muhabbet falan derken artık sıra stada girmeye geliyordu, Fenerbahçe'nin çeyrek final maçı için stada giriyorduk, evet bu çeyrek final vurgusunu hep yapıyorum ama benim için çok önemli. Gerçekten önemli. Stada giriyor, sahada ısınan takımlar Fenerbahçe ve Lazio, deplasman tribününde İtalya'dan gelen misafirler, tribünlerde tezahuratlar, her şey şahane...

Mücadele başlıyor, büyük heyecan duyuyoruz, arkadaşlarla beraber maçı yaşıyor, heyecandan ölüyorduk, ilk yarı istediğimizi alamıyor, direkten dönen topta veya kaçan fırsatlarda üzülüyorduk. 2.yarı başında Lazio 10 kişi kalınca belki de ilk defa daha inançlı şekilde ''Evet bu maçı alacağız.'' diyorduk ki dediğimiz gibi de oldu, önce kazanılan penaltı ve Webo'nun golü geliyor, tribünlerde kendimizden geçiyoruz, hayatımın ilk çeyrek final golünü canlı görüyorum, daha sonra bu skor iyi, gol yemeyelim cümleleri arasında Kuyt kaleciden seken topu tamamlıyor ve durumu 2-0'a getiriyordu, kendimizden geçiyorduk, çıldırıyorduk, inanılmaz bir mutluluk, tarifi olmayan bir mutluluk.

Mücadele sona eriyor, fotoğrafını benim çektiğim skorboard'da Fenerbahçe 2 Lazio 0 yazıyordu, yarı finale kalacağız cümleleri ilk defa bu kadar net ifadelerle söyleniyordu.

Mücadele her bakımdan tarihi diyoruz, her bakımdan özel diyoruz ama böyle düşünmeyenler de yok değil, böylesine önemli maçta Real Madrid'e tezahuratlar yapmak, tribünde Real Madrid atkısı takmak sadece bana mı yanlış geliyor? Tamam tezahurat yap ama maç öncesi, atkı tak veya satın al ama stada onunla gelme, bunun amacını anlamıyorum, resmen futbolculara '' bakın biz sizin için buraya geldik gibi gözüksek de, aslında rakip nefretimiz daha fazla. '' demektir. Adam belki de yıllardır Fenerium'a uğramamış ama işportacıdan Real Madrid atkısını alıyor.

İlk maç avantajı diye bir gerçek var, ortada herhangi bir skor olmadığından dolayı taraftarlar sadece maça konsantre oluyor ve herhangi bir umutsuzluğa kapılma, ters bir pas hatasında küfür etme gibi eylemlere girmiyor, bu yüzden de tribünler çok iyiydi, resmen Fenerbahçe'nin 12.adamı olduk. 

Maç atkısı yapılmaması skandaldır. Tarihimizin en önemli başarılarından biri ama Fenerium maça özel atkı yapmıyor, maça özel ürün yapmıyor. Büyük vizyonsuzluk. Halbuki yap maç atkılarını, sat 15-20 TL'den, taraftarlar da hayatlarının en önemli maçlarından birinin hatırasını alarak evlerine gitsinler.

Son olarak böylesine bir maça gitmenin gururu bana yeter, alınan skor ise gerçekten kaymağı oldu. Şimdi sırada Eskişehirspor maçı var, kazanıp mücadeleye devam.

Maç günlükleri devam edecek...


2 yorum:

Uğur Yılmaz dedi ki...

Real Madrid konusunda katılırım ama "Fenerium'dan yıllarca ürün almamış, işportadan alıyor." diyerek talihsizliğin dibine vurmuşsun. Gün geçtikçe halktan uzaklaşan, burjuvalaşan bir kulüpte böyle kafa yapılarının türemesi büyük sıkıntı, utanç şahsım adına. Siz bu kafayla gittikçe futbol değil, Fenerbahçe modernleşecek, endüstriyelleşecek. Yazık.

yiğit yılmaz dedi ki...

Halktan uzaklaşan ne? Fenerium'a verdiği paranın aynısını işportaya veriyor adam,oradan bedava mı alıyor? Ayrıca bahsettiğim normal halk değil, Rakip nefretini, Fenerbahçe sevgisinin önüne koyanlar.