29 Ocak 2010 Cuma

NBA'de Ayın Değerlendirmesi (30 Aralık-29 Ocak)

Eheh, beni özlediniz sanıyorum. Bende sizleri daha fazla bekletmek istemedim. Bir farklılık var değil mi? Başlık değişmiş, evet. Daha önce haftada bir yazmak için anlaştığım blog sahibi Yiğit Yılmaz'a ve siz değerli blog okuyucularına çok ayıp ettiğimin farkındayım. Sürekli 2-3 haftada bir yazdım ve başlık da geçen süre ile çelişen "NBA'de Haftanın Değerlendirmesi" başlığıydı. Bu sefer yine elimde olmayan nedenlerden dolayı geciktim. Geçen hafta yazacaktım ama madem 3 hafta bekledik, 1 hafta daha bekleyelim, ismi "NBA'de Ayın Değerlendirmesi" olsun diye düşündüm ve işte. Bundan sonra umarım haftada bir yazacağım, "Ulan hep aynı yalan" dediğinizi duyar gibiyim, sizlerden gelenekselleşmiş bir şekilde dansçı kızlarla özür diliyorum. Bu sefer taraftarı olduğum takım Lakers'ın kızları: Laker Girls kızlarının resimlerinden oluşan 2010 takvim ana kapağı!

Ayın Takımı: Denver Nuggets
Bir zamanların lotarya takımı, Carmelo Anthony draftından sonra istikrarlı bir şekilde yükselen Denver Nuggets, geçen sene başında gerçekleşen Allen Iverson-Chauncey Billups takasından sonra artık iyice contender oldu ve bu senede hedefleri tıpkı geçen seneki gibi şampiyonluk! Geçen sene Play-Off'larda önce New Orleans'ı, sonra Dallas'ı elemişlerdi. Batı Finali'nde ise Lakers ile kafa kafaya oynayıp 4-2 ile elenmişlerdi. Bu seneye de iyi başladılar. Ancak bir ara doğu turnesi falan derken özellikle deplasmanlarda çok maç kaybettiler. Ancak bu ay fikstür avantajının da etkisiyle oynadıkları 13 maçın 11'ini kazandılar. Sadece 4 maç deplasmandaydı, 9 maç çok iyi oldukları Pepsi Center'daydı ancak bir kaç maçı Billups ve Anthony'den yoksun, bir çok maçı da sadece Anthony'den yoksun oynayıp kazandılar. Bunlardan ikisi Cleveland ve Orlando'ya karşı üstelik. Kaybettikleri takımlar Philadelphia ve Sacramento gibi güçsüz takımlar olsa da, uzun lig maratonunda bu tip şeyler olur, ki birine 3, birine 2 sayı farkla kaybettiler. Şu an KuzeyBatı konferansında 1., Batı'da 2. olan Denver yine Lakers'ın en büyük rakibi olacak Play-Off'larda. 31-14 ile ligde 3. sıradalar ve ligin sayı kralı Carmelo Anthony dönünce şüphesiz çok daha iyi olacaklar.

Ayın Oyuncusu: Derrick Rose
Rüzgarlı şehrin boğaları, geçen sene draftın 1. sırasından, Memphis Üniversitesi'nde oynayan Derrick Rose'u seçtiler. Derrick Rose, Michael Jordan'dan sonra aranan lider sıkıntısını daha çaylak senesinde giderdi ve yılın çaylağı seçildi. Play-Off'larda Boston Celtics ile eşleşip NBA tarihinin en çekişmeli serilerinden birini oynadılar ve 7 maç sonunda 4-3 yenilerek elendiler. İki takımın genç guardı Derrick Rose ve Rajon Rondo inanılmaz bir düello çıkardı ve kazanan kesinlikle biz taraftarlar olduk. Geçen seneki büyük başarıdan sonra Rose bu seneye çok çok kötü başladı. O kötü olunca haliyle Chicago'da kötü maçlar çıkardı. Ancak Rose şu son 1 ay inanılmaz bir vites arttırdı ve takımını da Play-Off potasına sokmayı başardı. Sezon istatistikleri 19.8 sayı, 5.9 asist, 3.7 ribaunt olan Rose'un bu ayki istatistikleri 23.4 sayı, 6.3 asist, 4.4 ribaunt! Ayrıca maçın sonlarında yükselen performansı da dikkate değer. Rose kesinlikle Ayın Oyuncusu olmayı hak etti diyebilirim.

Ayın 5'i:
PG: Derrick Rose
Yukarıda fazlasıyla bahsettik. Bu ay "Doğu'da Haftanın Oyuncusu" seçilmişliği var. All-Star Haftasonu'nda Çaylaklar maçında oynayacak. Daha da önemlisi 2. yılında All-Star seçildi. Rose takımı Chicago'yu çok iyi taşıyor, bu genç adam baskının altından kalkmasını iyi biliyor!

SG: Joe Johnson
Takımı Atlanta Hawks bu sene mükemmel oynuyor. Atlanta'nın mükemmel oynamasının sebebi çok iyi bir takım olması. Josh Smith ile Al Horford pota altında iyi işler yapıyor, Bibby idare ediyor, Marvin Williams'ın enerjisi kayda değer, 6. adam olarak Jamal Crawford beklenenin çok üstünde ama hepsinin lideri, hepsini mükemmel bir şekilde yöneten bir adam var: Joe Johnson! Bir zamanlar Phoenix'te rol oyuncusu olan Joe Johnson, Atlanta'ya geldikten sonra yavaş yavaş formunu arttırdı. Bu senede formunun zirvesinde. Özellikle büyük maçlarda, son dakikalarda çok çok daha iyi oynuyor. Atlanta'nın Cleveland'ı deplasmanda yenmeye yaklaştığı maçtaki 35 sayısı, Boston'u, TD Garden'da yıktıkları maçtaki 5/7 üçlükle 36 sayısı buna bir örnek. 21.3 sayı, 4.8 asist, 4.8 ribaunt istatistikleri. Bu sene bir kez daha All-Star seçildi Joe Johnson.

SF: Lebron James
Lebron James inanılmaz oynuyor. İnanılmaz! Sezon başındaki uyum sorununu atlattı Cleveland ve şimdi komple bir takımlar. Komple bir takımda da Lebron James komple bir oyun sergiliyor. Şut yüzdesi yüksek, dilediği zaman sayı yapıyor, boş adamı görüyor, ribaunt topluyor, çok kuvvetli, çok akıllı. Mükemmel oynuyor sahiden, mükemmel. Bu ay neredeyse bütün maçlarda ucu ucuna triple-double'ı kaçırdı. Bütün maçlarda! Atlanta'ya karşı 48 sayı, 10 ribaunt, 6 asist, Portland deplasmanındaki 41 sayı, 10 ribaunt, 8 asist, Lakers'a karşı Mo'suz çıktıkları maçta 37 sayı, 9 asist ve Wade'in takımı Miami deplasmanındaki 32 sayı, 9 ribaundu ayın en etkileyici performansları. All-Star oylamasında 2.5 milyon küsür oy aldı ve 1. olarak All-Star'a seçildi. Bu sene takımı şampiyon olamazsa New York Knicks'e gidecek deniliyor ancak o şampiyon olup Cleveland'da kalmaya niyetli.

PF: Antawn Jamison
Öncelikle Antawn değil Antwan diye okunuyor bu isim, eheh. Şakayı bir kenara bırakırsak Washington Wizards yazın yaptığı hamlelerle ve sakatlarınında dönecek olmasıyla bu sezon Play-Off hedefleyen bir takım kurdu. Takımın başına da Flip Saunders getirildi. Ancak önce sezon başında Antawn'ın sakatlığı, sonra oyuncuların birbirinden uyumsuz oynaması ve istikrar sorunu, son olarak da Gilbert Arenas ve Crittenton'ın silah sorunuyla sezonu kapatacak cezayı almaları koç Flip Saunders'ın elini kolunu bağladı. Başkentte kayda değer tek isim var, o da Antawn Jamison. Jamison bu ay kaybedilen Dallas ve Miami maçları dışında kusursuz oynadı. 13 maçta 6 double-double'ı var. Çok yüzdeli üçlük atıyor. Wizards cephesinde bir şeyler yapmaya çalışan tek isim adeta. Philadelphia ve Orlando galibiyetlerindeki 32-14 ve 28-11'lik oyunları dikkat çekici. Chicag Bulls'a 121-119 kaybedilen maçta da 34 sayı, 18 ribaunt, 5 asist ile elinden geleni yaptı Jamison. 21.9 sayı, 8.7 ribauntla oynuyor ve Ayın Takımı'nda 4 numara ile ödüllendiriliyor.

C: David Lee
Jamison'dan sonra bir tane küçük takımın büyük oyuncusu daha. New York'un ligdeki durumuna değinmeyeceğim. Tamamen 2010 yazını bekliyorlar. Bu seneyle ilgili hiçbirşey yok kafalarında ama yinede iyi maçlar çıkardılar, sürpriz galibiyetler kazandılar. Kenardan Nate ve Harrington'dan iyi katkı alıyorlar. Ancak takımın şimdilik yıldızı David Lee. Bir double-double makinası. Bu ay oynanılan 14 maçın 11'inde double-double yaptı. 4 kere triple-double'ın kıyısından döndü, 9-9-8 ve 6 asist ile. Sezon istatistikleri 19.6 sayı, 11.6 ribaunt, 3.4 asist, bu ayki ortalamaları ise 21.5 sayı, 13.1 ribaunt, 4.7 asist. Bu iyi oyuna All-Star seçilememesi büyük talihsizlik. Belki All-Star olamadı ama bizim Ayın 5'i listemize arkasında Dwight Howard'ı bırakarak girmeyi başardı.

Ayın Çaylağı: Stephen Curry
Blake Griffin sakatlandıktan sonra olması gerekenden daha fazla kenarda kaldı ve en sonunda ameliyat kararı aldı. Tıpkı Greg Oden gibi çaylak sezonunu oynamadan kapattı. Brandon Jennings sezona iyi başladıktan sonra duruldu, şu aralar tekrar toparlanıyor. Tamam Tyreke Evans mükemmel oynuyor. Kevin Martin'in sakatlıktan dönmesine rağmen takım kritik anlarda Evans'ın eline bakıyor ancak 2 kere Jennings'i, 2 kere de Evans'ı konuk ettikten sonra bu köşeye, bu ay sıra Stephen Curry'e geldi diye düşünüyorum. Davidson Üniversitesi geçen sene NCAA Turnuvası'na katılamamasına rağmen Stephen Curry ligin en önemli 2-3 skorerinden biriydi. New York Knicks draft öncesi onunla anlaşmıştı ve 8. sıradan New York'a gitmesi bekleniyordu. Knicks taraftarları da onun takıma gelecek olmasından dolayı bayağı heyecanlılardı. Ancak Madison Square Garden'da yapılan draft'ta Golden State Warriors bir sürpriz yaparak 7. sıradan Curry'i seçti ve Knicks cephesini şoka uğrattı. Steph Curry sezona iyi başlayamadı ancak günler ilerledikçe formu yükseldi ve şu aralarda formunun zirvesinde. Bu küçük ve çelimsiz gibi görünen ama yüreği ters orantılı bir hayli büyük olan adam, takımın yıldızı Monta'nın sakatlanarak yarıda bıraktığı maçta 32 sayıyla kariyer rekoru kırdı. Sezon ortalamaları 14.0 sayı, 4.6 asist, 4.0 ribaunt ancak bu ayki ortalamaları 19.0 sayı, 4.7 asist, 4.5 ribaunt. Geleceğin yıldızlarından biri olacak Stephen Curry!

Ayın Hayal Kırıklığı: Arenas ile Crittenton'ın birbirine silah çekmesi ve küçük! Greg Oden
Bu ay iki hayal kırıklığımız var sevgili okurlar. İlki Washington'dan. Başkent ekibinde, Arenas sonunda sakatlıktan kurtuldu ve oynayacak derken, iyide oynarken sezonun ortasında takımın pek fazla oynamayan ismi Crittenton ile aralarında silah olayı patlak verdi. Olay şöyle; Crittenton, 19 Aralık'ta takımın uçak seyahati sırasında, bir kart oyunuyla alakalı olarak, borcunu ödemediği gerekçesiyle Arenas'a kızmış. Karşılıklı küfürleşmelere de sahne olan tartışma, iki gün sonra soyunma odasında bu sefer silahların da işin içine karıştığı bir boyuta varmış. Takımın antrenmanı için geldikleri soyunma odasında Arenas, Crittenton'ın yanındaki sandalyeye, üzerinde 'Birini seç' yazılı not iliştirdiği üç silah bırakmış. Arenas, Crittenton'ın, bunu bir şaka olarak değerlendirmesini beklemiş, ancak öyle olmamış. Crittenton, öfkeden çılgına dönmüş ve silahlardan birini odaya fırlatmış. Kısa bir süre önce hayatını kaybeden Wizards sahibi Abe Pollin'in ailesi yaptıkları bir açıklamada, yapılanları tasvip etmediklerini ve oyuncularını bir daha salona silah getirmemeleri konusunda uyardıklarını söylediler. Daha öncede bir silah vakası bulunan Arenas ve Crittenton'a NBA yönetimi önce süresiz sonra da sezon sonuna kadar oynamama cezası verdi. Ceza çok çok ağır olmasına rağmen bu iki oyuncu sonuna kadar hak ediyor.

İkinci hayal kırıklığımız ise Kuzeybatı Amerika semalarında. Portland'ın, kısa NBA kariyeri boyunca sakatlıklarla uğraşan pivotu Greg Oden zamanında kız arkadaşına çıplak resimlerini göndermiş. Sanıyorum aralarında bir sorun yaşanmış olacak ki, Oden'ın kız arkadaşı geçtiğimiz günlerde resimleri internete vermiş. Küçük Oden'ın boyuna buradan bakabilirsiniz efendim. Oden daha sonra bir basın açıklaması düzenleyerek özür dilese de karizma neyin kalmadı adamda vallahi.

Diğer Dikkat Çekenler:
Ligde sıralamalar yavaş yavaş oturuyor. Doğu'da Milwaukee düşüş yaşarken, Florida ekipleri Orlando ve Miami istikrarsız oyunlarını sürdürüyorlar. Cleveland ve Boston üst sıradaki yerlerini kaptırmazlarken onları Atlanta takip ediyor. Bu ay içinde Charlotte, Chicago ve Toronto'nun yükselişleri göze çarparken Washington, Detroit, Philadelphia ve Indiana hiç ümit vermiyor. Nets ise 44 maç sonunda sadece 4 galibiyette.

Batı'da ise lider Lakers, doğu turnesinde yara alsada yoluna devam ediyor. Ayın Takımı Denver onu çok iyi oynayarak izlerken Dallas ve San Antonio'nun sürpriz mağlubiyetleri şaşırtıyor. Utah iyi oyunlar çıkarıyor. Sezona kötü başlayan New Orleans ve Memphis yükselişte, iyi başlayan Houston, Phoenix ve Sacramento düşüşte. Yükselişte olan bir diğer takım da Durant'in Oklahoma City'si. Portland ise sakatlıklar nedeniyle bir türlü istediği oyunu oynayamıyor. Buna rağmen Play-Off potası içindeler.

Bu arada All-Star arası geldi çattı NBA'de. Kadrolar da belli oldu. Smaç yarışmasında yarışacak olan oyunculara buradan, Çaylaklar maçı kadrolarına buradan, All-Star kadrolarına da buradan bakabilirsiniz. Smaç yarışmasında bir yenilik var. 4. yarışmacı, Çaylaklar maçının devre arasında yapılacak bir mini yarışma ile belirlenecek. Eric Gordon ile DeMar Derozan yarışacak. Derozan, Gordon'u yer ve smaç yarışmasını da Shannon ya da Gerald Wallace kazanır diyorum. Sophomore'lar, Rookie'lere fark atar. MVP, çok top kullanması muhtemel Beasley olur.

All-Star maçına gelirsek. Önce seçimlere bakalım. Al Horford tam bir fiyasko. Ona gelene kadar Josh Smith vardı Atlanta'dan, David Lee vardı New York'tan. Rose'da seçilmeyebilirdi. Zaten şu son çıkışı yapmasa seçilemezdi. Batı'da ise Billups haksızlığa uğramış. Biraz da Kaman. Gasol yerine Kaman, Deron yerine Billups olabilirdi. Kevin Durant, Deron Williams, Zach Randolph, Rajon Rondo, Al Horford, Derrick Rose ve Gerald Wallace ilk defa All-Star olacak oyuncular. Bir de Shaq'ın seçilip seçilmemesi olayına değinmek istiyorum. Halk oylamasında Howard'ın gerisinde kaldı Shaq. Koçlar da yedeklere haliyle seçemediler, performansı yetmedi buna. Ancak yurt genelinde "Shaq'sız All-Star olmaz!" mırıldanması hakim. Olur efendim, bal gibi de olur, aha da olacak. Bu bir eğlence maçı değil, bu bir ödüllendirmedir. All-Star olan kişiler sahada şovunu yapar o ayrı. Tahminlerime geçeyim. Batı kazanır, Zach MVP olur, heh heh...

Bizimkiler:
Hidayet Türkoğlu, Mehmet Okur ve Ersan İlyasova'yı ayrı ayrı değil de bir arada değerlendireceğim bu sefer çünkü çok şey söylemem mümkün değil. 3 oyuncumuz da kötü bir ayı geride bıraktılar. Ersan, ilk 5'teki yerini Delfino'ya kaptırdı. Mehmet, sakatlıklardan şikayetçi, hücumda boş üçlükleri atıyor atmasına da iş savunmaya geldi mi kolunu kıpırdatmaktan aciz. Hido ise yeni bir kitaba konu oluyor. Adı "Hido'nun Tuğlaları". Yazın geçirdiği kötü turnuvanın etkisini hala üzerinden atabilmiş değil. Son 1 ayda, 15 maçta 9 kez 10 sayının altında kaldı yahu. Geçtiğimiz sene Orlando şampiyon olsa Final MVP'si olabilecek bir adamdan bahsediyoruz. En iyi maçı bu sabah, 26 sayı 11 ribaunt ile oynadı New York'a karşı. Onda da maçın sonunda, kendisine yöneltilen "Bugün senin açından ne değişti?" sorusuna verdiği, efsane olabilecek "Ball!" cevabıyla kırıp geçirdi. Buradan izleyebilirsiniz onu da.

Buraya kadar okuyan varsa teşekkür etmek istiyorum. Şimdilik hoşçakalın efendim, haftaya, ya da yakın bir zamanda diyelim, görüşmek üzere...

Hiç yorum yok: