14 Mayıs 2011 Cumartesi

Formula 1 Günlüğüm


- Futbol, Basketbol, Voleybol, Kürek ve şimdi de Motor Sporları. Şimdi yazdığıma bakmayın. Motor Sporlarına 2005 yılından beri resmi görevli olarak gidiyorum. Ondan öncesinde Drag ve Ralli'lere gidiyordum. Hakemlik yapmaya başladığım ilk yıl Formula 1'de görevliydim. Ve belki de son Formula yine görevli olmak istiyorum ancak fırsat olmadı kaçırdık. Ancak yarışı kaçırmak istemedik.

- Bir tanıdıktan gelen bilet haberi ile sevindik. Sıralama turlarına gitmedik. Direkt yarış günü gidelim diyorduk.

- Saat 10:16 treni ile Kocaeli'den hareketle gittik. Kadıköy'e gidip oradan servislerle piste gidecektik. Ancak trende aklımız başımıza geldi. Neden oraya gidiyorduk ? Pendikte indik. Tam sahilde deniz otobüslerinin kalktığı yerde, üzerinde eşek kadar İstanbul Park yazan otobüsler geçiyordu. Direkt atladık ve pistin yoluna tuttuk.

- Belediye'nin bu hizmetinden bahsetmemek olmaz. Şehrin tüm her yerinden direkt şekilde İstanbul Park'a otobüsler kalktı. Mükemmel rahatlık. Gerçekten kimse sonradan çıkıp '' Nasıl gideceğiz kardeşim, pist çok uzak '' gibi bahanelere bulaşmasın.

- İstanbul Park'a 10.kez falan gidiyordum ancak ilk Formula 1'den sonra etrafın en canlı, en hareketli olduğu yarış buydu.  Çok güzel bir ortam vardı. Ana Tribün'ün arkasında yer alan alışveriş yerlerinde insanlar hem alışveriş yapıyor, hem alkol alıyor, hem yemek yiyordu. Yani keyifli dakikalar geçiriyordu.

- Burada bir süre vakit geçirdikten sonra tribündeki yerimizi aldık. 9.viraj bizim tribünün olduğu yerdi. 

- Tribün çok dolu değildi ancak yine de coşkuluydu.

- Fotoğraf makinası olmayanları pistin etrafına sokmuyorlardı. Zaten insan Formula 1'e neden fotoğraf makinası almadan gelir ? Gerçi fotoğraf çekilmekten, çekmekten utanan bir toplumuz.

- Yarış başlayınca inanılmaz bir heyecan yaşadık. 2.kez bu heyecanı yerinde yaşıyordum ancak öncekinde görevli olduğum için çok anlamamışım. Belki de tv'den izlemeyeceğim yarışı burada gözümü kırpmadan seyrettim. Ayrıca 10 tur sonra araçların arası açıldığı için sürekli önümüzden araçlar geçiyordu. Hiç boş an olmadı.

- Vettel çok iyi, arabası da çok iyi. Alonso agresif ancak eskisi gibi iyi bir arabaya sahip değil. Button ve Hamilton iyi ama şampiyon olamazlar. Schumacher'in sonunculuktan üst sıralara tırmanmasını izlemek keyifliydi. Toro Rosso çok ses çıkarıyor. Massa iyi ama hazır değil. 

- Arabaların sesi çok güzel be abi. Onları dinlemek çok güzel. Eğer seneye kalırsa herkes gelsin.

- Formula 1'e çevre ülkelerden, evet evet ülkelerden inanılmaz bir ilgi vardı. Turist sayısı Türk sayısından çok az değildi. Alkolü de iyi tüketiyorlar. Kızlar da var. Güzeller. Rahatlar. Baya rahatlar.

- Tribünün karşısında ekran olması mükemmel bir şey.

- Spikerin tribünlere gelen insanlara yarışı anlatması da güzel ve ince detay.

- Ürünler çok pahalı.

- Biletler de pahalı.

- Sonuç olarak ; Formula 1 seneye de kalsın, seneye de giderim. Gerçekten yerinde izlemek çok ama çok zevkli.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...