21 Mart 2023 Salı

Şampiyonluk Golü


Ter Stegen, Araujo, Kounde, Christensen, Balde, Roberto, Busquets, De Jong, Raphinha, Lewandowski, Gavi, Kessie, Fati, Ferran Torres.

45' Sergi Roberto
90+2' Franck Kessie


Uzun zaman sonra en çok sevindiğim Barcelona golü. Şampiyonluk golü.

Haksızlık Yok mu?


Normalde böyle bir yazıyı yazmayı planlamıyordum. Ancak neredeyse 1 kişinin bile bahsettiğini görmediğim, herkesin sessizliğe gömüldüğü, yaşananlar karşısında sesini çıkarmadığı bir durumu bildiğim halde buraya ya da herhangi bir yere yazmazsam içim rahat etmezdi.

Elbette ortada büyük haksızlık, adaletsizlik ya da sorumsuzluk var mı ona bu yazıyı okuyanlar karar versin ama ben süreçlerin böyle yürütülmesinden son derece rahatsızım. 

Fenerbahçe-Konyaspor maçında hükümet aleyhine tezahüratlar yapıldı, günler boyunca herkes tepki gösterdi, herkes konuştu. Ardından oynanacak Kayserispor-Fenerbahçe maçına taraftarlarımızın gitmemesi yönünde bir karar alındı. Fenerbahçe taraftarları takımlarını izleyemedi.

Alanyaspor-Fenerbahçe maçı öncesi ilçe spor güvenlik kurulu toplantısında karşılaşmaya en üst seviye güvenlik alarmı verilmesi kararı alındı.

Alanyaspor maç biletlerini satışa çıkarırken misafir takım tribünü daha sonra belli olacaktır açıklaması gördük. Ancak daha sonra misafir takım tribünü ile ilgili tek bir açıklama görmedik.

Maç günü geldiğinde Alanyaspor-Fenerbahçe maçında Fenerbahçe tribünlerine biletin kaç paraya verildiğini bile kimse bilmiyordu.

Yıllardır olduğu gibi Fenerbahçe deplasman tribünü biletleri Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimi tarafından dağıtıldı. 

Alanya'da yaşayan Fenerbahçe taraftarının maça gitme ihtimali bile yaşayamaması size de tuhaf gelmiyor mu? Hayatı boyunca hak, hukuk, adalet diyen insanların mesele bu olduğu zaman sesini çıkarmaması ayıp değil mi? Biletlerin sadece belli kişilere verilmesi yanlış hareket değil mi? Kulüple bağlantısı olmayan insanın deplasmandan bu kadar uzak bırakılması hoş mu? 

Ümraniyespor-Fenerbahçe maçından sonra Alanyaspor-Fenerbahçe maçı biletleri ile ilgili tek bir açıklama yapılmadı. Tek bir bilgi paylaşılmadı. Fenerbahçe kulübü deplasman tribününe istediği kişileri soktu.

Bu düzen böyle mi gider bilmiyorum ama bu düzenin son derece yanlış olduğu ve özellikle Fenerbahçe'nin gittiği şehirdeki insanlara büyük haksızlık olduğu bir gerçek. Fenerbahçe halkın takımıdır. Bunun farkında varmalıyız.

28 Şubat 2023 Salı

The Best: Lionel Messi


The Best Fıfa futbol ödülleri sahiplerini buldu. Lionel Messi beklendiği gibi kazanan oldu. Kazandığı Dünya Kupası ile beraber zaten bu ödüllerin 1 numaralı favorisi haline gelmişti. Kendisini yıllardır izlemekten çok büyük keyif alan biri olarak bir ödül daha alması beni mutlu etti. Hem istatistiksel olarak hem kazandıkları ile beraber herhalde tarihin en net ödüllerinden birisini kazandı. Aynı gecede en iyi kaleci Emiliano Martinez, en iyi teknik direktör Scaloni, en iyi taraftar Arjantin seçildi. Bu arada oylama sonuçları da ortaya çıktı. Özellikle Alaba'nın Messi'ye oy vermesi ve Ronaldo'nun ilk 3'te Messi'ye oy vermemesi çok konuşulan detaylardı. Gelen tepkiler sonrası Alaba açıklama yapmak zorunda kaldı. Salah, Ronaldo ve Pepe Messi'ye oy vermeyen ender futbolculardan oldu. Messi ödülleri toplamaya başladı. Devamı gelecek... 

Deplasmanıma Dokunma


Öncelikle fotoğraftaki pankartın 2012 yılında Ultras Fener grubu tarafından Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray deplasman tribünü önüne asıldığını söyleyeyim. Yani yıllardır bu ülkede değişen hiçbir şey yok diyerek yazıya başlayayım.

Cumartesi günü oynanan Fenerbahçe-Konyaspor maçında yapılan ''Hükümet istifa'' tezahüratlarının ilk sonucunu olumsuz anlamda Fenerbahçe taraftarları olarak yaşıyoruz. Haftasonu oynayacağımız Kayserispor maçına deplasman taraftarının girmesi yasaklandı. Elbette bu kararın neden alındığını herkes biliyor. Fenerbahçe taraftarlarının ''Hükümet istifa'' tezahüratlarından sonra cezalandırma yöntemi de diyebilirsiniz, tekrar bu seslerin çıkmasını engellemek istiyorlar da diyebilirsiniz, taraftarları ''bakın gözümüz üstünüzde bundan sonra daha kötü şeyler de yapabiliriz'' şeklinde korkutmak ve sindirmek de diyebiliriz. Ancak şunun farkında değiller. Bu ülkede taraftarları susturmanız mümkün değil. Kayseri'de susturursun Kadıköy'de artarak devam eder, Kadıköy'de susturursun Ataşehir'de başlar, orayı kapatırsın Sevilla maçlarında artarak devam eder, Sevilla maçında engellemeye çalışırsın deplasmanda söylemeye devam ederiz. Bu kararı alanlar ya da aldıranlar taraftarla asla başa çıkmayacaklarının farkına varırlar.

Cumartesi günü için Fenerbahçe taraftarları Kayseri'ye gidemeyecek. Elbette ben bu kararın iptal edileceğini düşünmüyorum. Kayserispor tüm tribünlere bilet satışına başladı. Geri dönüş yok gibi. 

Fenerbahçe Spor Kulübü de resmi siteden ''Bu  karar kabul edilemezdir'' başlıklı bir yazıyla bu kararı protesto ettiğini ve yetkilileri bu kararı gözden geçirmeye davet ettiğini açıkladı. Elbette tamam açıklama yaptınız ancak burada sorulması gereken sorular var.

Henüz 1 gün önce 27 Şubat 2023 tarihinde sosyal medya hesaplarından neden ''tüm renklerimizle, var gücümüzle'' şeklinde bir paylaşım yaptınız? 

Neden Kulüpler Birliği olarak taraftarları susturmaya çalıştınız?

Neden taraftarların yanında olmadınız?

Eğer bu karar değişmezse ve Fenerbahçe taraftarları Kayseri'ye gidemezse nasıl bir adım atacaksınız?

Her zaman taraftardan maddi anlamda adım atmalarını isterken onları takımdan mahrum bırakan bir karar karşısında maça çıkmamayı düşünüyor musunuz?

Zamanında Kayserispor formalarını Fenerium'da sattığınız için pişman oldunuz mu?

Bu ve bunun gibi soruları çoğaltabiliriz. Ancak işin özeti bir kez daha skandal bir karar alındı. Yetkililer Fenerbahçe taraftarlarının böyle susturacaklarını düşünüyorlar. Ancak yanılıyorlar. Şahsen bir Fenerbahçe taraftarı olarak Fenerbahçe yönetiminden tek bir şey bekliyorum. Bir an önce ''Taraftarımız yoksa, biz de yokuz'' diyerek bu maça çıkmama kararını açıklamalarını istiyorum. Sonrasında yaşanacak her türlü sonuç karşısında maddi-manevi destek vereceğimin de sözünü veriyorum.

Fenerbahçe'yi Fenerbahçelilerden ayıran herkes er ya da geç hesap vermek zorunda kalır. Umarım bu yasak son olur ve insanlar istedikleri tezahüratları söylerek, istedikleri tepkileri vererek, istedikleri statlara giderek Fenerbahçe ile yaşamaya devam eder.

27 Şubat 2023 Pazartesi

Kocaelispor 0 Sakaryaspor 2 / Sesinizi Duyan Var!


Kocaelispor ile Sakaryaspor 22 Şubat 2023 tarihinde depremzedeler yararına Kocaeli'de bir hazırlık maçı oynadı. Bu aynı zamanda Kocaelispor'un ev sahipliğinde 13 sene sonra ilk maçtı. 2010'da oynanan maçı da İsmetpaşa Stadyumu'nda takip etmiştim. Elbette yıllar sonra tribüne giderek bu tarihi günü yerinde yaşamak istedim. Uzun zaman sonra bir maç günlüğüyle sizlerleyim. Gördüklerim, şahit olduklarımı tarafsız şekilde yazacağım. Başlayalım.

Öncelikle bu maçın yapılacağı belli olduktan sonra özellikle taraftar grupları Tatangalar ve Hodri Meydan maçın oynanmaması gerektiğini bildirdi. Tatangalar Kocaelispor taraftarlarını Hatay'a davet ederken, Kocaelispor tribünleri de yaşanacak olumsuz gelişmelerden korkuyordu. Ancak günler geçtikçe maça olan ilgi arttı, taraftar grupları biletler satın aldı, şehirde bir maç atmosferi oluştu ve maça böylesi bir havada gidildi.

Hafta içi iş çıkışı yoğun bir trafikten geçerek stada gittim. Elbette stat yolu her zaman olduğu gibiydi. Bu stadın çok ciddi bir ulaşım sorunu var.

Mücadele biletleri 99 TL ve 199 TL'den satıldı. Ben 99 TL'ye kale arkasından bilet alarak Güney tribün üst katta maçı takip ettim. Hem Sakaryaspor tribünlerini hem Kocaelispor tribünlerini en iyi bu açıdan gözlemleyebilirdim.

Maç öncesi herhangi bir tezahürat olmadı. Dualar okundu. Kocaelispor tribünleri Sakaryaspor tribünlerine hoşgeldiniz tezahüratı yaptı, Sakaryaspor tribünleri de alkışla karşılık verdi.

Kocaelispor tribünleri; Elbette maça yoğun bir ilgi gösterdiler. Şehirlerin isimleri yazan pankartlar açtılar. Maç öncesi dostluk konusunda adımlar attılar. Her iki takımı beraber tribüne çağırdılar. Sakaryaspor'a tezahürat yaptılar. Santra ile beraber ''Enkazlardan çıkıp sevdiysek seni...'' tezahüratına başladılar. Maç boyunca zaman zaman oldukça iyi tribün yaptılar. Klasik tezahüratları söylediler. Sakaryaspor tribünlerinin sesinin çok çıktığı anlar daha sağlam bağırdılar.

Sakaryaspor tribünleri; Deplasmana gelen böylesi takımlar her zaman etkili tribün yapar. Sakaryaspor da o tribünlerden biri oldu. Özellikle maç başında Kocaelispor tezahüratlarına karşı klasik ''Bu kentte olsa da büyük depremler... ellerimiz havada üçlü çekerken...'' tezahüratına inanılmaz bir giriş yaptılar. Ve öylesine kuvvetli girdiler ki Kocaelispor tribünleri de onları alkışladı. Dostluk görüntüleri devam ediyordu. Maç başında karşılıklı iki tribün ''Vatan-sana-canım-feda'' tezahüratı da yaptı. Sakaryaspor tribünleri yine zaman zaman oldukça kuvvetli tezahürat girişleri yaptı. Kale arkası alt katı tamamen dolduran bir tribünün Kocaelispor gibi etkili bir iç saha tribünü olan statta bu performansı takdirlikti. ''Uğruna çekildi bunca acı... senin sevgin bir ömre bedel... Yeşil-siyah-ada-pazar... '' gibi tezahüratları inanılmaz bir şekilde söylediler.

Tribün rekabeti çok iyiydi. Sahada oynanan oyundan çok tribünleri takip ettim. İki güçlü tribün birbirleri ile inanılmaz bir tezahürat savaşına girdiler. Bu maçın resmi bir maç olmasını çok isterdim. Tribünlerden büyük zevk aldım.

Maç boyunca aklıma hep aynı şey geldi. Bak isteyince nasıl kale arkasını deplasmana ayırıyorsun ve tek bir olay çıkmıyor. Bu tekrar liglere dönüldüğünde iki takım maçlarının seyircili olmasına vesile olur diye düşündüm.

Sakaryaspor tribünlerinin 37.dakika başlayan ve devre arasına kadar süren kavgası çok anlamsızdı. Kendi içlerinde neyi paylaşamadılar bilmiyorum. Stat mikrofonlarından devamlı ''Sakaryaspor taraftarları lütfen yapmayın.'' şeklinde anonslar yapıldı.

Deprem olan şehirlerin plakalarında o şehirlerin isimlerine her iki takım taraftarları ''Burada'' diyerek cevap verdi. Yine stat anonscusu ''Teşekkürler Tatangalar, teşekkürler Hodri Meydan'' diyerek bitirdi.

Maçın son dakikalarında Sakaryaspor taraftarı bir çocuk Sakarya atkısını açarak Kocaelispor tribünlerine koştu, Kocaelispor tribünlerinden birileri çocuğu almaya. O arada bir Kocaelispor taraftarı da Sakarya tribünlerine koştu. Ortalık gerildi. Kocaelispor tribünleri küfürlü tezahürat yaptı, Sakaryaspor tribünleri aynı şekilde cevap verdi. Yakışmadı. Ancak abartmamak lazım. Sonuç olarak böylesi bir maçı oynamak bu iki şehir için kolay değil. Arada ciddi bir rekabet var. Belki de o çocuk sahaya girmese hiçbir sorun olmayacaktı.

Sakaryaspor maçı 2-0 kazandı. Arada büyük bir kalite farkı var. Ancak yine de Kocaelispor 2.yarı oyunu rakip sahaya yıktı. Golün gelmemesi büyük şanssızlıktı.

Sakaryaspor tribünleri stada sadece tek bir pankart soktu ve onu da uzunca bir süre uygun bir yere yerleştiremediler.

4.dakika atkılar sahaya atıldı. Hem Kocaelispor, hem Sakaryaspor tribünleri ciddi şekilde katılım sağladı.

Canlı canlı ''Seviyorum seni ekmeği tuza banıp...'' dinleme şansı.

Hodri Meydan tribün lideri Ferhat Uzun'un maç boyunca tribünler için yaptıkları çok önemliydi. Ben uzaktan gözlemledim. Herhangi bir sıkıntı yaşanmaması için canla başla mücadele etti.

Ne iyi iki tribün be arkadaş. 

Sakaryaspor 1.ligde, Kocaelispor en yakın rakibinin 3 puan önünde ve maç eksiğiyle 1.lige çıkmak için mücadelesine devam ediyor. Bu iki takımı seneye aynı ligde görür müyüz acaba?

Sonuç olarak ciddi bir katılımla depremzedeler için iyi bir para toplandı. Tribünlere gelerek böylesi bir atmosfere imza atan herkese teşekkür etmek lazım. 17 Ağustos depremini yaşayan iki şehir bana göre iyi bir mesaj verdi.

Deprem ve Unutmayacaklarım # 2


İnsanlar depremden günler sonra çadırsız yaşarken, soğukla mücadele ederken, enkaz altında kalan akrabalarının, arkadaşlarınaın cenazelerine bile ulaşamazken, ciddi zorluklar yaşarken, temel gıdalara ulaşamazken, doğru düzgün tuvalet bulamazken, duş alamazken hayat bir kısım insan için devam ediyor. Elbette bu devam etmek eskisi gibi değil. Olamaz da. Binlerce insanın öldüğü bir yerde vicdanı olan bir insanın ben eski hayatına uzunca bir süre dönebileceğini düşünmüyorum. Tabii bu elbette dönmemelisiniz demek değildir. Çünkü kimin nasıl üzüldüğünü, kimin o bölge için neler yaptığını, kimin hayata karşı nasıl adapte olabildiğini ya da üzüntü karşısında nasıl eskiye dönme şekli kullandığını bilemeyiz. O yüzden kimseyi yargılamamak lazım.

En son yazdığım yazı üstünden devam edeceğim. Böylelikle burada bir yazı dizesi oluşsun istiyorum. Unutmayalım istiyorum. Bu blogu okuyan 1 kişiye bir şeyleri hatırlatabilirsem ne mutlu bana.

Deprem acısı devam ediyor. 27 Şubat 2023 tarihinde Malatya'da yine deprem oldu, yine evler çöktü, yine insanlar enkaz altında kaldı, yine ölenler oldu, yine yaralananlar oldu. Depremin olduğu ilk günden bu yana toplam olan deprem sayısı 10 bine yaklaştı hatta geçmiş bile olabilir.

Kızılay'ın AHBAP'a çadır sattığı ortaya çıktı. Kızılay başkanı bunu çıkıp gayet normal bir şeymiş gibi açıkladı. Utanmıyorlar da. Yalnız ben bazı olayları her açıdan değerlendirmek istiyorum. Burada Haluk Levent ilk günü bizi bu konuda bilgilendirmeliydi. Elbette bunu Haluk Levent ve ekibinin yaptığı onca harika şeyden sonra keşke olmasaydı diyerek geçeceğim.

Kızılay skandalından sonra insanlar artık yeter diyerek tepkilerini dile getirmeye başladı. Türkiye İşçi Partisi üyeleri Kızılay önüne gidip basın açıklaması yapmak istedi, yardım tırları yüklenirken polis müdahalesi ile karşı karşıya kaldılar. Bir yandan koliler tırlara taşınırken bir yandan polisle konuşma içindeydiler. Milletvekilleri Barış Atay ve Ahmet Şık müdahale ortasında kaldı.

25 Şubat 2023. Futbolun Türkiye'de tekrardan döndüğü tarih. Fenerbahçe stadında hem depremzedeler için güzel detaylar vardı hem de hükümet aleyhine istifa tezahüratları. Atkılar depremzedeler için atıldı, şehirler için tezahüratlar yapıldı. Depremde ölen Fenerbahçelilerin listesini kulübe ulaştırdım ve kulüp sağolsun reklam panolarında yer verdi. Şahsım adına bunun için yönetime çok teşekkür ediyorum.

Hükümet istifa tezahüratları yükseldi. Yalan yalan yalan, dolan dolan dolan... şeklinde tezahüratlar yapıldı. Ve hemen hükümet destekçileri tarafından Fenerbahçe taraftarları hakaretlere uğradı. Bunun yanlış olduğu söylendi. Fenerbahçe tribünleri elbette bunu dinlemeyecektir. Kimse o tribünleri susturamaz.

Ertesi günü bu kez sahneye Beşiktaş çıktı. Önce müsabakanın 4.dakikasında şahane bir farkındalığa imza atarak yanlarında gelen peluş oyuncakları sahaya attılar ve depremzede çocuklara yolladılar.  Olağanüstü hareket.

Hükümet istifa tezahüratları orada da devam etti. Devlet Bahçeli hemen açıklama yaptı. Ardından kulüp üyeliğinden istifa etti. Beşiktaş kurtuldu.

27 Şubat 2023 tarihi itibariyla kulüpler birliği açıklama yaptı. Ayrışma değil birleşmenin tarafından olmalıymışız. Süleyman Soylu da bu açıklamalara devam etti.

Fenerbahçe yönetimi twitter hesabından bu açıklamayı paylaştı. Taraftarları birlik ve beraberliğe itti. Bir taraftar olarak bir kez daha hayal kırıklığına uğradım. Ben o statta insani olarak tüm duygularımı yansıtabilirim. Futbol asla sadece futbol değildir. Kimse tribünleri dizayn etmeye kalkmasın, tribünleri susturma şansınız yok.

Tayyip Erdoğan Adıyaman için helallik istedi. Gerçekten olayları objektif takip eden binlerce, milyonlarca insan hakkını helal etmediğini söyledi. İlk günler her şeye hakimiz diyenler şimdi helallik istemeye başladı.

Cumhurbaşkanı insanlara nakit para dağıttı. Görüntüleri utanarak izledim.

50 bin insan ölmüşken ve tek kişi istifa etmediyse ben şahsen hükümet istifa demeye devam edeceğim. Bu benim anayasal hakkım.

Son olarak şunu söyleyeyim; Türkiye'de tribünleri sustaracak herhangi bir güç yok.

23 Şubat 2023 Perşembe

Deprem ve Unutmayacaklarım


Nereden başlayacağımı da bilmiyorum ne yazacağımı da. Sadece bloga her şeyi yazdığım için bunu da yazmak gerek diye düşünüp bilgisayarın başına oturuyorum. 

Öncelikle depremlerin üzerinden 17 gün geçti. 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6'lık 2 depremin ardından Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Kilis, Osmaniye, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya, Elazığ, Adana ve Gaziantep gibi 11 şehirde hayat durdu.

Kronolojik olarak gideceğim ancak elbette 17 gün geçtiği için unuttuğum detaylar olabilir. Zaten burası benim detayları unutmamın sorun olacağı bir platform değil. Yine de beni etkileyen her türlü detaya yer vermeye çalışacağım.

İlk deprem saat 04:17'de oldu. Telefonuma gelen bir mesaj ile beraber uyandım ve Twitter'a baktığımda depremin olduğunu gördüğümde saat 04:25'ti. İnsanlar çok büyük bir deprem olduğunu ve çöken binalar olduğunu söylüyordu. Elbette ilk başlarda durumun bu kadar kötü olduğunu tahmin etmememiştik.

17 Ağustos 1999 depremini yaşamadım ama deprem olduktan 20 saat sonrasında başlayan ve aylarca devam eden süreçte İzmit'te her türlü detaya şahitlik ettim. Çadırlarda da kaldım, tüm şehri gezip insanların neler yaşadığını da gördüm, bir ekmek için sıraya girdiğim de oldu, çadırkentlerde arkadaşlarla saklambaç oynamışlığım da. çadırkentte yemek kuyruğuna girmişliğim de, artçı depremlerde yaşadığım korku da...

Deprem olduğu andan bu ana kadar her saniyem neredeyse Twitter başında geçiyor. Orada önce ilk günler enkazlarda kalan insanlar için yardım taleplerini paylaştık, ardından destek mesajlarını paylaştık, kefen arayanlar için paylaşım yaptık, çadır aradık, su aradık, battaniye aradık, iş makinası aradık... Günlerimiz böyle geçiyordu. Elbette dakikalar, saatler, günler sonra bile enkazlara kimsenin gitmediğini görünce öfkeleniyorduk. Devlet nerede sorularımızı sorduğumuz anlar televizyona çıkıp ''her şeyin yolunda olduğunu'' söyleyen insanlar görünce daha da sinirleniyorduk.

Bölgede yaşayan herkes gerçekten çok büyük bir felaket olduğunu söylüyordu. Ancak kalkıp devletin sanki her şeye gayet iyi müdahale etmiş gibi davranması hoşumuza gitmiyordu. Çıkıp ''Çok büyük felaket ama elimizden geleni yapıyoruz.'' şeklinde konuşmalarını bekliyorduk.

Elbette ilk saniyeden şimdiye kadar bir çok siyasi hamle de gördük. Ben bir vatandaş olarak her saniye siyaset yaparım. Bunu hakkım olarak görüyorum. Deprem olduktan çok kısa bir zaman sonra resmi kaynaklardan sadece malum partinin dışındaki belediye başkanlarının arandığını da gördük, basın sözcüsünün ''cumhur ittifakı ile sahadayız'' açıklamasını da gördük, giden yardımlara, yardım merkezlerine kayyum atandığını da gördük, tırların engellendiğini de gördük, AHBAP gibi, Babala Tv gibi sadece gönüllü olarak oraya hizmet etmeye gitmiş insanların karalandığını, haklarında soruşturma açıldığını da gördük, ülkenin cumhurbaşkanının sürekli tvye çıkıp bize hakaret ettiğini de gördük, not defterlerini açacaklarını söylediklerini de gördük, ahlaksız, şerefsiz, adi gibi hakaretler de işittik.

İnsanların depremle ilgili çok büyük yararlar sağladığı Twitter'ın saatlerce kapalı kalmasını da, 5 dakikalık konuşma için şehre gidip trafiği felç eden cumhurbaşkanını da, çadırlarda her şey mükemmelmiş gibi tiyatro çeviren yandaş tv kanallarını da, sürekli devleti haksız şekilde öven habercileri de, böylesi bir felakette puan hesabı yapan kulüp başkanını da, amacı sadece yardım olan insanlara hakaret edenleri de unutmayacağım.

23 Şubat 2023 tarihinde Twitter'da karşıma ''Çadır arıyoruz'' cümleleri çıkıyorsa orada çok büyük devlet yanlışları vardı. Herkesin de bu soruları sormak hakkı. Çadırlar nerede?

Elbette bu depremin kahramanları da var. İlk andan itibaren bölgede olan belediyeler, belediye başkanları, sanatçılar, sprorcular. Onları da unutmayacağız. 

Volkan Demirel ve Gökhan Zan'ı hayatım boyunca bu depreme yaptıkları katkılarla hatırlayacağım.

Türkiye İşçi Partisi milletvekili Barış Atay'ı ağlayarak orada yaşananları anlattığı video ile hatırlayacağım.

Çocuğunu, eşini, sevdiklerini kaybeden insanların kendi imkanlarıyla cenazeleri taşıdığını, milyarlarca tl'lik bütçesi olan diyanetin bırakın düzgün bir şekilde cenaze düzenlemeyi bir kefen bile bulamadığını asla unutmayacağım.

Çalıştığım şirketin anında reaksiyon alarak 3-4 araçla deprem bölgesine yardım götürmesini de unutmayacağım.

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin havalimanını tamir ettiği sırada ''O işi yapmak onlara mı kalmış?'' şeklinde yapılan açıklamayı da unutmayacağım.

Deprem nedeniyle çöken hastanelerin olduğunu da unutmayacağım.

Askerin saatlerce kışladan çıkartılmadığını asla unutmayacağım. İnsanlar belki de bu yüzden öldüler. Elbette tüm binalara yetişmek çok zor ancak sen devlet olarak elinde yer alan tüm herkesi o bölgeye yığman lazım. Bunu yapmadılar. 

Günler sonra Hatay'da meydana gelen artçı sarsıntı nedeniyle insanların ölmesini de unutmayacağım. İnsanlara çadır veremediğin için, evlerine sağlam raporu verdiğin için çürük evlere girmesini ve bu yüzden bir artçı sarsıntı ile beraber evin yıkılmasını ve ölmelerini asla unutmayacağım.

Oksijen gazetesinin yaptığı saçma fotoğraf değerlendirme içeriğini de unutmayacağım.

Enkazların üzerine balon asma saçmalığını da unutmayacağım.

İnsanların deprem anında kendilerine düşman arama çalışmalarını da anlamayacağım.

Televizyon ekranlarında kamu kurumlarının bizim paramızı devlete bağışlamasını da, yapılan yardım şovlarını da unutmayacağım. 

Belli tv kanallarının bizi saatlerce bir enkazın başına koyup sanki her şey bu kadarmış gibi göstermelerini de unutmayacağım.

Bir kira, bir yuva isimli samimi bağışların olduğu yardım kampanyasını da unutmayacağım.

Futbol stadyumlarında taraftarların yaptığı dayanışma anlarını da unutmayacağım, Trabzonspor-Basel maçında Fenerbahçe formasıyla stada gidilmesini de, tribünde Fenerbahçe bayrağı dalgalanmasını da, yapılan koreografiyi de unutmayacağım.

Meksika'dan gelen ve burada ölen arama kurtarma köpeği Preteo'yu unutmayacağım.

Enkazın başında çocuğunu arayan babaları, çocuğunun elini tutan depremzedeyi, ağlayan anneleri, yaşlı amcaları unutmayacağım.

Siyasilerin ''sakal kesmeme'' şovlarını unutmayacağım.

Böylesi bir afet karşısında tek bir kişinin bile istifa etmemesini unutmayacağım.

Depremin ardından ilk kez böylesi bir yazı yazdım. Normalleşme konusunda söyleyeceğim tek bir cümle yok. Oradaki insanların normali yoksa benim de normalim yok. Olmak zorunda da değil. Hayat devam ediyor başka da bir şey söylemeye gerek yok. Herkes istediği gibi yaşasın. Kimse kimseye bir şeyi dikte etmesin, dikte etmeye çalışmasın.

Ölenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

31 Ocak 2023 Salı

Fenerbahçe 5 Kasımpaşa 1 / Göksel'e Armağan Olsun


Fenerbahçe-Kasımpaşa maçı normal şartlarda keyifle gittiğim, maç öncesi dostlarla parkta, stat çevresinde bir şeyler içerek, sohbet ederek, gülerek, tezahürat yaparak beklediğim, maç sonunda alınan skordan dolayı stattan çok büyük mutlulukla çıktığım bir maç olarak burada yerini alırdı ama hayat insana her zaman istediği anları yaşatmıyor. Yaşatmayacak da.

Dostumuz Göksel'in vefat etmesinden sonra yaşananların her geçen gün daha anlamsız geldiği günler yaşıyoruz. Fenerbahçe'yi bu kadar seven, Fenerbahçe'yi birlikte yaşadığımız bir insanı kaybetmek doğal olarak içimizde çok derin bir yara bıraktı ve hayatımız boyunca da o yaranın yerini koruyacağı bir gerçek. 

Yıllarca Göksel ile ''Abi birimiz vefat ederse statta pankart açarız'' şeklinde konuştuk, yıllarca bu tarz şakalar yaptık, cümleler kurduk. Askere giderken yaptığımız buluşmada Göksel'in Instagram hesabında ''Şehit Yiğit'i uğurluyoruz...'' şeklinde paylaşımı bile vardı. Yani biz birbirimize aslında ölüm ihtimalini hiç yakıştırmadık. Bunu şaka olarak her zaman dile getiriyorduk. Elbette bu Göksel için her zaman yaptığı konuşmalardan biriydi.

Kasımpaşa maçı için elbette bir şeyler yapmak istiyordum. Photoshop konusunda da iyi değilim, bir tasarım yapamadım. Bir şeyler denedim ancak en sonunda iki tane basit çalışma içime sindi. Birinde bir fotoğrafının üstüne sonsuza kadar onu unutmayacağımızı yazmalıydım. Instagram hesabına girip yüzlerce iyi fotoğrafı arasında üstteki fotoğrafı seçtim, baskıya verdim. Bir de 6 metrelik pankart yaptırdık ama onu asma şansımız olmadı. Umarım onu da ilerleyen maçların birinde stada asabiliriz. Burada paylaşırım.

Fenerbahçe stadına pankartlar bir gün önceden asılıyor. Biz de o yüzden maçtan bir gün önce stadın yolunu tuttuk. Pankartları ufak bir telefon trafiğinin ardından stat güvenliğine teslim ettik. Tribünlere asılacağını söylediler. Ancak görmeden inanmak istemedik.

Maç günü sabahı İzmitt'ten yola çıktıktan sonra önce direkt Göksel'in mezarına gittim. Normal şartlarda maç günü parkta görüşeceğim arkadaşımla mezarlıkta buluşuyor olmak benim 2023 yılında beklediğim bir şey değildi. Ağır geldi. Göksel'e akşam onun için pankartlar yaptırdığımızı ve maçı izlemesini söyledim. Umarım galibiyetle seni selamlarız cümlesini de kurarak yanından ayrıldım.

Kadıköy'e gittiğimde stat dışında çok fazla durmak istemedim. Direkt stada girdim ve hemen pankartların nereye asıldığını aradım. Korktuğum başıma gelmişti. Pankartlar yoktu. Tribünde boş yerler varken, her maç asılı duran pankartlar yerinde ama bizim yaptırdığımız pankartlar yoktu. Yine hemen telefon trafiği yaptık ve pankartların seremoni sırasında Maraton Üst tribünde açılacağını öğrendim. Elbette açıldı ancak oradan sizlere bir fotoğraf gösterme şansı bulamıyorum. Devre arası ise bunun böyle bitmemesi gerektiği için özellikle Kıvanç ve arkadaşının çabası ile beraber pankartları Maraton Alt tribüne aldık ve orada açma şansı bulduk. Sağolsun Alican sayesinde de fotoğraflama şansı bulduk.


Normalde daha iyi bir organizasyon yapmak isterdik ancak gerek stat prosedürleri, gerek ihmaller nedeniyle tam istediğimiz gibi olmasa da Göksel'in o gülen yüzünün Fenerbahçe stadında sahaya bir kez daha bakmasıyla mutlu olduk.

Fenerbahçe mücadeleyi iyi oyunla 5-1 kazandı. Valencia 4 gol attı, Arda Güler yıldızlaştı. Tribünler bazen çok kötüydü, bazen iyiydi. Ancak yıllar sonra 29 Ocak 2023 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa maçını tüm bu söylediklerim yanında Göksel ile anacağım. Elbette bu daha başlangıç. Hep dediğimi bir kez daha diyeyim. Göksel'in adını yaşatacak çok şey yapacağız. Kişisel olarak bunun için her zaman çaba harcayacağım.

Seni yaşatacak neler var neler...

Tüm bu süreçte yanımızda olan başta Melih, Kıvanç, Arda, Alican, Volkan ve Mevzu Fener whatsapp grubundaki arkadaşlarımıza selam olsun. 

25 Ocak 2023 Çarşamba

Spotify & 2022 Yılım


Spotify tarafından yıl sonlarında yapılan istatistik içeriklerinin hastasıyım. O yıl kaç dakika müzik dinledim? En çok hangi şarkı ve şarkıları dinledim? En çok dinlediğim müzik türü ne oldu? Kaç dakika podcast dinledim? Dinlediğim podcastler neler? Elbette 2023'ün ilk ayı bitmek üzere ancak ben bunun blogda kalmasını istediğim için şimdi yazma şansı buluyorum.

2022 yılı boyunca toplam 29.814 dakika müzik dinlemişim. Elbette bu sürenin fazla olmasının sebebi direksiyon başında çok fazla vakit geçirmiş olmamın etkisi var. Araba kullanırken en çok sevdiğim aktivite müzik ve podcast dinlemek.  29.814 dakika Türkiye Spotify üyelerinin çoğundan fazla bir süre. Müzik dinlemek benim vazgeçilmezlerimden birisi olmuş.

En çok 930 dakika ile beraber Grup Yorum dinledim. Grup Yorum hayranıyım. Neredeyse tüm şarkılarını büyük bir keyifle dinliyorum. 2022 yılı boyunca da öyle olmuş. Ayrıca 2022 yılı boyunca en çok Grup Yorum dinleyen % 1'lik kesimde yer almışım. 

71 defa ile en çok Grup Yorum'dan ''Sıyrılıp Gelen'' şarkısını dinlemişim. Bu şarkıyı dinlerken neler hissettiğimi, hangi aralık dinlediğimi şu an bile hatırlıyorum. Özellikle 23 Mart 2022 tarihinde herhalde dakikalarca dinlemiştim.

Grup Yorum'dan Sıyrılıp Gelen, Malt'tan Olmaz, KÖFN'den Bi' Tek Ben Anlarım, Mor ve Ötesi'nden Oyunbozan ve Cem Adrian&Mark Eliyahu'dan Kül en çok dinlediğim 5 şarkı. Bu şarkıları da hangi gün dinlediğimi, şarkıları dinlerken neler hissettiğimi dün gibi hatırlıyorum. Büyük ihtimal bu şarkılar 2023 yılında da üst sıralarda yer alacak.

18.244 dakika podcast dinlemişim. Elbette ilk sırada 5.261 dakika ile Nilay Örnek'in sunumuyla Nasıl Olunur? var. Herhalde yıllardır en çok sevdiğim podcast. Her bölümünden çok şey öğreniyorum, her bölümünden çok ders çıkarıyorum, her bölümünden hayranlık duyduğum insanlar çıkıyor. Nilay Örnek kitaplarını da okudum, yaptığı tüm işleri de büyük bir keyifle takip ediyorum. Kendisi yıllardır ''Fan'' durumundan korktuğunu söylese de ben gerçek bir Nilay Örnek fanıyım.

2022 yılı boyunca kişisel istatistiklerim böyleydi. 2023 yılında da dinlediğim şarkılar, podcastler değişmez. Sadece süreler konusunda değişiklik olur. Yıl sonunda tekrardan buraya gelir 2023 yazısını yazarım.

24 Ocak 2023 Salı

Vişne Bahçesi

Bloga tiyatro yazıları yazdığım zaman sonuna ''Bundan sonra daha sık gideceğim.'' tarzı cümleleri eklesem de hayat öyle devam etmedi-etmiyor. Tiyatro sahnelerinden uzak kalıyorum. Gitmiyorum. Bilet fiyatının sadece 10 TL olduğu bir yerde vakit yaratıp da tiyatroya gitmeyi tercih etmiyorum. O yüzden bu yazı sonrası da şöyle tiyatro kurdu olacağım, böyle salonlardan çıkmayacağım gibi ifadeler kullanmayacağım. Vakit yaratırsak ve gitmek istersek gideriz.

2023'e ise tiyatro seyrederek başladım. Cumartesi günü 15:00 seansına bilet alarak arkadaşımla beraber İzmit SDKM yolunu tuttum. Oyunun adı Vişne Bahçesi. Elbette Vişne Bahçesi oyunu benim büyük bir hevesle gittiğim oyun oldu çünkü kazandığı ödüle saygım var. 1-2 ay önce İstanbul'da Göksel Kortay'ı canlı dinleme şansı buldum. O Afife ödüllerinin öneminden bahsediyordu. Göksel Kortay ayrıca en iyi tiyatroyu seçen jüride vardı. Her yıl yüzlerce oyun izleniyor, yüzlerce oyun değerlendiriliyor ve belli oyunlar kazanıyor. Vişne Bahçesi tam 7 dalda adaylık aldı. Bu 7 daldan en iyi oyun, en iyi hareket düzeni ve en iyi dekor tasarımı ödüllerinin sahibi oldu. En iyi oyun ödülünü kazanmış bir oyuna giderken heyecan duymam son derece doğal elbette. 264 oyun arasındaki en iyi oyun.

Salon tamamen dolu, yine oldukça heyecan duyan yüzlerce seyirci ve oyun başlamak üzere. Salon kararıyor, sessizlik başlıyor ve ardından sahne.

Tiyatro oyuncularına büyük saygı duyuyorum çünkü bizlerin karşısında o an oyun oynamak nedense bana çok zor geliyor. Yaptıkları işi hem zor buluyorum hem çok değer veriyorum.

Vişne Bahçesi Anton Çehov imzalı bir oyun. Yaşadıkları maddi sıkıntılar nedeniyle vişne bahçelerini satmak zorunda kalan bir ailenin hikayesini anlatıyor. Zor günler çeken insanların yaşadıkları yere veda ederken duyguları, çiftliği ve bahçeleri satın olan zengin kişinin ise günümüzde devamlı karşımıza çıkan zengin şımarıklıkları, alaycı bakışları, cümleleri. 

Sesler, sahne değişiklikleri, oyuncuların reaksiyonları, oyuncu değişiklikleri olağanüstü. Elbette ben bir tiyatro analizi yapacak değilim. Sadece beğendiğim detayları söylüyorum.

Mesela bir sahnede ön tarafta konuşma yapıyorlarken arka tarafta dans eden insanlar vardı. O an bir kapı açılıp kapanma sahnesi vardı ki sesin önce artması sonra kapanması ve bunun sadece 2 saniye içinde bizlere yanstılması olağanüstü bir sekanstı. Bayıldım.

120 dakika nasıl geçti anlamadım.

Tiyatro sonunda seyircilerin alkış ritüellerine bayılıyorum. Önce cılız alkışlar ve daha sonra herkes en beğendiği oyuncuyu daha çok alkışlıyor. Hatta daha çok beğendiği oyuncu sırasında ayağa kalkmayı tercih ediyor. Şahane olay.

Kocaeli'de fırsatı olan varsa bu şahane oyunu mutlaka izlesin. Başta dediğim gibi biletler 15 TL'den-ben gittikten sonra zam geldi- satılıyor ve anında bitiyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi resmi sitesini takip ederek ulaşabilirsiniz. Instagram hesaplarından da paylaşılıyor.

2023 hayatımda en çok tiyatroya gideceğim yıl olacak. Kişisel hedef.

22 Ocak 2023 Pazar

Arsenal 3 Manchester United 2


2023 yılında maç biter bitmez gelip bloga yazı yazmak istemem yazmayı çok sevmemden kaynaklanıyor. Sonuçta 2023 yılında bu bloga her gün ortalama 150-200 kişi girmeye devam ediyor. Bu benim Twitter hesabımdan paylaştığım linkler sayesinde de değil. Google aramaları ile blogu takip edenler var. Belki de blogun yıllar geçmesine rağmen sabit izleyicileri vardır.

Arsenal-Manchester United maçı kağıt üstünde çok iyi maçtı. Ronaldo ile yaşanan ayrılık sonrası sadece saha içine odaklanan, galibiyetler alan, iyi top oynayan bir Manchester United var. Arsenal için çok şey söylemeye gerek yok. Ligin en iyi takımları. Böylesi bir atmosferde bu maçtan çok şey beklemek yanlış olmazdı.

Mücadeleye Arsenal iyi başladı, pozisyonlar buldu. Ancak Rashford formunu bu akşam attığı şahane golle devam ettirdi. Gol öncesi atılan çalım en az gol vuruşu kadar güzeldi.

Rashford'ın son 9 Manchester United maçında 9 gol, 2 asist yaptığını ekleyelim. Oynadığı şahane futbol istatistiklere de yansıyor.

Gol sonrası Arsenal baskıyı arttırdı ve maç karşı kalede oynanmaya başladı. Önce 24.dakika Xhaka'nın nefis ortasında Nketiah attı. Ardından ikinci yarı Saka şahane bir vuruşla Arsenal'i 2-1 öne geçirdi. Bu golden sonra dakikalardır şut bile çekemeyen United kazandığı korner sonrası Lisandro Martinez golüyle 2-2'yi yakaladı. Ancak Arsenal baskısı çok netti. Karşı sahada değil, karşı ceza sahasında oynanan bir maç sonucunda son dakika yine sahneye Nketiah çıktı ve 3-2'lik galibiyetle Arsenal'e bir kez daha unutulmaz galibiyet yaşattı.

Arsenal adına sahanın en iyileri Saka, Nketiah, Xhaka'ydı. Rakip United'ta ise Lisandro Martinez şahane bir top oynadı. Kazandığı toplar, yaptığı müdaheleler yanında attığı gol ile neredeyse takımına 1 puanı da getiriyordu.

Weghorst Manchester United kariyeri nasıl gidecek çok merak ediyorum. Oyunu karşı kaleye yıktığı yerde çok iş yaparlar ama böylesi maçlar takıma kattığı bir şey yok.

Hakem Anthony Taylor kusursuz bir maç yönetti. Düdük çalmadan yönetilen maçlar her zaman çok daha keyifli oluyor. Hakem oynatıyor, oyuncular oynamak istiyor. Bunu kornere ya da taca çıkacak topa koşmalarından ya da bu anlarda hızlıca kullanmalarından bile anlıyoruz. Hakeme yardımcı olan bir kitle var.

Maçı BeIN Sports ekranlarından takip ettim. Maçı anlatan Tugay Kosova maça çok büyük keyif kattı. Son dönemlerde çok sevdiğim spikerlerden birisi. Hakkını verelim.

Arteta büyük hoca oluyor.

David Beckham'ı tribünde görmek bile beni mutlu etmeye yetiyor. Hayatımda gelmiş geçmiş en çok sevdiğim futbolculardan birisidir.

Maç öncesinde hem Arsenal hem Manchester United şahane üstlerle çıktı. Fiyatlarına hemen baktım. 170 dolar civarı. Nefis ama elbette TL'ye çevirince almanın zor olduğu ürünler.

Şampiyonluk golü. City ile 1 maç eksiğe rağmen fark 5. Elbette ben Manchester City'nin şampiyon olmasını tercih ederim ama Arsenal bu futbol ve bu istekle daha çok hakediyor. Yarış çok keyifli geçecek.

Şubat sonunda lig netleşmiş olacak. Premier ligi takip etmeyi çok seviyorum.

17 Ocak 2023 Salı

Gökdeniz Bayrakdar ve Kariyeri


Gökdeniz Bayrakdar hakkında bu yazıyı yazmanın zamanı geldi. Gökdeniz henüz 21 yaşında. Yıllardır kendisini Kocaelispor'dan çıkması nedeniyle statta takip etme şansı yakaladım. Özelllikle 2017'de henüz kendisi 16 yaşındayken İzmit İsmet Paşa Stadyumu'nda izliyordum. Şu an o stadyumun yerinde yol kenarında millet bahçesi var. Bunun da ne kadar anlamsız bir karar olduğunu ayrıca bir yazıda bahsetmek isterdim. Neredeyse yolu olmayan, çöp kokularının içinde, zemin konusunda-güneş almadığı için- devamlı sıkıntı yaşanan bir yere yeni stat yapmanın hiçbir mantığı yoktu.

Gökdeniz Kocaelispor'da ilk günlerden bu yana kalitesini gösterdi desem abartmış olurum. Sonuçta 16 yaşında sadece mücadele ederek ve çok isteyerek Kocaelispor'un öne çıkan oyuncularından birine dönüştü. Özellikle Kocaelispor'un şampiyon olarak tamamladığı 2019/2020 sezonunda yaptıklarıyla ise kalitesi ortaya çıkıyordu ve iyice taraftarın sevgilisi haline geldi. Hem goller atıyor, hem mücadele ediyor hem de takım için elinden gelenin fazlasını yapan bir genç izliyorduk. O takımda diğer bir yıldız oyuncu Burak Süleyman'ın da şu an Sakaryaspor'da olduğunu hatırlatalım.

Ve o performans Gökdeniz'i genç yaşında Süper Lig'e taşıdı. Gökdeniz Antalyaspor'a transfer oldu. İlk maçında Beşiktaş karşısında attığı golle adını tüm Türkiye'ye duyurdu diyebilirim. Ardından 2020/2021 sezonu boyunca genç yaşına rağmen iyi işler yaptı. Pozisyonları zorladı, goller attı, mücadele etti, kendini geliştirdi. Ancak birden geriye giden bir Gökdeniz görmeye başladık. 

Özellikle geçen sezonun sonlarından başlayan ve bu sezon devam eden süreçte çok kötü bir Gökdeniz performansı görüyoruz. Bunu ben gördüysem Gökdeniz'in de görmüş olması lazımdı. Hakkında Ağustos ayında şu tweeti atmıştım. Ve dediğim oldu. Gökdeniz Antalyaspor'a veda ederek bir alt ligdeki Bodrumspor'a transfer oldu. İlk maçında oyuna sonradan girdi, çok denedi, çok istedi ve şık bir vuruşla golünü attı. 

Bodrumspor formasıyla da Gökdeniz'i takip edeceğim. Üzerine basarak söylüyorum ki henüz 21 yaşında. Milli formayı da giyen, önünde uzun yıllar olan bir oyuncu için henüz kaybedilmiş hiçbir şey yok. Gökdeniz bu kalitesiyle tekrardan üst takımlara gidebilir ve kariyerini çok iyi şekilde bitirebilir. Ancak son 1.5 sezon izlediğimiz Gökdeniz büyük bir hayal kırıklığı olarak kariyerine nokta koyar. Tercih Gökdeniz'in. Yolu açık olsun.

15 Ocak 2023 Pazar

Seviyoruz Seni Dünyalar Kadar


Fenerbahçe tribünleri Gaziantep FK maçı öncesi açtığı pankartla tribünlerin efsane ismi Sefa abiyi andı. Yıllar önce ilk gittiğim maçta gördüğüm ve o günden itibaren büyük hayranlık duyduğum Sefa abiyi sevgi ve saygı ile anıyorum. Fenerbahçe tribünlerine yaptığı katkıları unutmam mümkün değil.

7 Ocak 2023 Cumartesi

Göksel Çoğalan'ı Unutmayacağız


Bloga kişisel olarak her şeyimi yazıyorum. Yazmak istediğim her şeyde ilk geldiğim yerlerden birisi bu blog oluyor. Ve bu bloga hayatımın en acı yazılarından birini yazıyorum. Salı gününden beri hayatımda büyük bir eksiklik var. Haberi aldığım ilk saniyeden bu ana kadar yaşanılan her şey saniyesi saniyesine aklımda. Aklımdan çıkaramıyorum. Çıkarmak da istemiyorum. 

Yıllardır hayatımın merkezinde Fenerbahçe yer alırken, Göksel de o Fenerbahçe'yi statta, tribünde, deplasmanda, parkta, Nazlı'nın Yeri'nde, Whatsapp'ta, telefonda, Twitter'da, podcastte beraber yaşadığım insanların başında geliyordu. O yüzden yokluğuna alışmam mümkün değil.

Salı günü haberin geldiği ilk andan beri yaşanılan her şey anlamsız geliyor. Konduramıyorum. Böyle bir şeyi yaşamamalıydık diyorum. Göksel yıllardır bizleri yaptığı şakalarla kandıran biriydi. Zaman zaman sert şakaları da oluyordu. Bunun da şaka olmasını çok istedik. Salı günü saat 13:00 gibi camide oldum. O anlardan itibaren aklımda sadece bunun dev bir şaka olması vardı. Göksel bir yerlerden bize seslenecek, belki herkese rezil olacağız, haberlere çıkacağız ama bu da şaka olarak yerini alacak. Cenaze aracı geldiği zaman tabutu musalla taşına koyduktan sonra istemsizce hemen tabutun üstünde yer alan isme baktım. Orada Göksel Çoğalan yazması hayatımda asla unutamayacağım anlardan biri olarak yerini aldı. Ardından yaşanılan her şey üzücü. Göksel'in cenaze namazını kılmak, hakkımızı helal ettiğimizi söylemek, tabutu omuzlamak, mezarlığa götürmek, mezarına toprak atmak ve onu orada bırakıp dağılmak.

İnsan unutmazsa yaşayamaz. Unutmasa bile alışmak zorunda. Alışacağız. Ancak Salı gününden beri hiçbir şey eskisi gibi değil. Ara ara girip tweetlerine bakıyorum, fotoğraflarına bakıyorum konuşmalarımıza bakıyorum, ses kayıtlarını dinliyorum, videoları izliyorum. Sosyal medyada karşıma birden fotoğraflar çıkıyor ve beğenenlerin en başında Göksel ismini görüyorum, Whatsapp'ta içinde bulunduğu gruplara Salı gününden beri tek bir mesaj atılmadı. Yöneticisinin Göksel olduğu gruplar var. Tek bir cümle yazılmadı. Kimsenin eli gitmiyor. Sosyal medyada arkadaşları uzunca yazılar yazdı ve o andan itibaren çoğu sessizliğe gömüldü. Herkesin yaşadığı şoku, üzüntüyü tahmin edebiliyorum.

Çocukları, eşi, annesi, babası, akrabaları, dostları, arkadaşları. Göksel gibi gerçek anlamda iyi birisini kimsenin unutması mümkün değil. Göksel'i elbette unutmayacağım ve adını yaşatmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Bunu da buraya tarihe not düşme açısından yazıyorum.

Göksel seni çok sevdik ve asla unutmayacağız.

2 Ocak 2023 Pazartesi

Barcelona & Manchester City Maç Atkısı

Atkı koleksiyonuma katılan son atkı. Hikayesi beni mutlu etmeye yetiyor. 24 Ağustos 2022 tarihinde ALS hastalarına yardım ve farkındalık amacıyla düzenlenen Barcelona-Manchester City maçı için satışa bir atkı çıktı. Atkıyı görür görmez Barcelona'da yaşayan arkadaşım Eren'e atkıyı nereden alabileceğimi sordum ve bana bir süre sonra stattan bir fotoğraf yollayıp ''sana aldım'' dedi. Mutluluk. Daha sonra o atkının bana ulaşma hikayesi de çok iyiydi. Barcelona'ya giden Fenerbahçe Beko'da çalışan sevgili İlker atkıyı salondaki Eren'den aldı, takımla beraber İstanbul'a getirdi, Fenerbahçe Beko'nun oynadığı Kızılyıldız maçında salona gittim, maçın devre arası atkıyı İlker'den teslim aldım. Barcelona stadından çıkan, Fenerbahçe Beko ile aynı uçakta Türkiye'ye gelen ve benim Ülker Arena'da teslim aldığım bir atkı. Hikayesi en az atkı kadar güzel. Koleksiyonda yerini aldı. Eren ve İlker'e ne kadar teşekkür etsem az.