12 Ekim 2016 Çarşamba

Frantz


Filmekimi 2016 kapsamında filmlere devam ediyorum. Bu kez Birinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya'nın küçük bir kasabasında geçen güzel bir dram filmi izledim. Savaş sırasında ölen nişanlısı Frantz'ın mezarına her gün gidip çiçek koyan, mezarı sulayan Anna bir gün mezara başka birinin daha geldiğini görür. Bu gelen kişi Adrien yani Frantz'ın Fransa'dan yakın arkadaşıdır. Ancak işler görüldüğü gibi değildir. Spoiler vermek de istemiyorum ama filmin başından sonuna işler pek de beklediğiniz gibi gelişmiyor. Bir çok ters köşe çıkıyor.

Filmin en güzel sahnelerinden birisi Fransa'da bir cafe'de söylenen La Marseillaise yani Fransa ulusal marşı. Sinemada dev ekranda yüksek sesle dünyanın en güzel marşlarından birini baştan sona dinlemek oldukça keyifliydi. O anlar aldığım keyif filmin tamamında aldığım keyiften daha fazlaydı.

Rexx'e 2.kez girişimde bu kez alt sırada izledim. Önüme de herhangi biri gelmeyince alt yazı konusunda sıkıntı yaşamadım.

Sinemaya gelen kitle acayipti. 60 yaş üstünde en az 100 kişi vardı. Sinemanın böylesine bir ilgi görmesi insanı mutlu ediyor.

Mekanlar, müzikler, siyah-beyaz sahneler, Fransa sokakları, keman çalınan sahneler, müzeler, tablolar derken sıkılmadan izleyeceğiniz bir film.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...