1 Nisan 2012 Pazar

Maç Günlüğüm # 84 / Deplase Keyifler - İnönü


Deplase Keyifler İnönü ...

Bundan bir süre önce Pazartesi günümüzü Sakarya’ya ve Sakaryaspor’a ayırmıştık. Bu sefer ise İstanbul’a ve Beşiktaş’a ayırdık.

Yine plansız, yine programsız. Saat 13:00 twitter’a ‘’ Bizi gaza getirseydi ne güzel İstanbul’a Beşiktaş maçına giderdik. ‘’ yazıyorum. Arkasından 3 dk sonra Sakarya’ya da beraber gittiğimiz Kutay’dan mesaj. Hadi gel. Cevap kısa ve net ; Geliyorum.

Saat 16:00 evden çıkıyorum, saat 17:00 otobüsüne biniyorum. Bu arada Kocaeli’den tek gitmeyim diye bir Beşiktaşlı arkadaşıma mesaj atıyorum. ‘’ Hadi gel maça gidiyorum. ‘’ Cevap olumsuz oluyor. Ben fanatik Fenerbahçeli Yiğit maça giderken o üşeniyordu. Neyse bizim amacımız güzel stat, güzel futbolcular, güzel şehir ve mutlu bir gün. 2 kişi ya da 5 kişi fark etmez.

Saat 15:00’de otobüse biniyorum saat 19:00’da Beşiktaş stadının önünde oluyorum. Beşiktaş maçlarına gitmek de kolaymış. 2.kez gidiyorum. Kocaeli’den Harem’e, oradan servis ile Üsküdar, 100 metre yürüyerek vapur, 10 dk içinde karşıdasın. Kocaeli’den trafik olmadığı takdirde 2 saate stadın önündesin.

Semte – hemen havaya girdim – yani Beşiktaş’a geldiğimde ilk önce sırf meraktan meşhur maç öncesi yerlerine gidiyorum. Kazan. Ama ne bir atmosfer var, ne tezahurat. Fenerbahçe’ye göre maç öncesi oldukça zayıftılar.

Oradan stadın etrafına, etraf Beşiktaş formalı insanlar. Sanki benim Fenerbahçeli olduğumu anlıyorlar gibi bakışlar, sonra gişeye giderek bilet alıyorum. Adama diyorum ‘’ Eski açığın numaralı tarafı ‘’ olsun, adam ‘’ fark etmez, iki kapıdan da girebilirsin. ‘’ diyor. Şaşırıyorum. Biletleri aldıktan sonra bir stat etrafında tur daha sonra deplasman tribünün önündeki merdivenlerde Kutay’ı bekleme. Bu arada akıllara Fenerbahçe’nin bu deplasmana nasıl geldiği falan geliyor. Bu arada Fenerbahçe taraftarları gelmiyor ama Kutay - Galatasaraylı - geliyor, fazla aranmadan stada giriyorum.  Hatta girerken polisin yanına kadar gitmem, abi beni arayacaksın demem, polisin gülmesi ve aramadan bırakması.

Ve stattayız. Atmosferi daha önce gittiğim Beşiktaş maçında yazmıştım. Yine farklı söyleyecek bir şeyler yok. Yine kapalı tribünde 20 kişi bile bağırsa çıkan net ses, yine çağrılmayan futbolcular – sadece Hilbert’e büyük tezahurat yapılıyor - , Çarşı ile uyumsuz bir kale arkası tribünü, bomboş şekilde duran deplasman tribünü, stüdyo kayıtı alınan tezahuratların çalması ile oluşan iyi atmosfer. Efsane yazdın tarihine Beşiktaş ile başlayan tezahuratlar yine onunla bitiyordu. Maç boyunca çok iyi olmayan bir tribün. Ama yine tv’ye çok iyi ses gitmiştir.

Mücadele’ye bakarsak ; Birbirinden güzel goller, Almeida’nın golü gecenin en kötü golü. Quaresma’nın ilk golü – öncesi ile - , Quaresma’nın yine bizim önümüzde attığı enfes sıfırdan golü,  Fernandes’in yılın en iyi golleri arasına girecek golü, öncesinde çalımlar enfes ve Ferhat Çökmüş’den kariyer golü. Goller dışında zaman zaman iyi paslaşan bir Beşiktaş, inanılmaz gol pozisyonlarından yararlanamayan iki takım ve izlemeye doyamadığımız Fernandes geceden kalanlar.

Atılan 5 golden 3 tanesinin bizim önümüzde atılması ise bizim şansımız.

Manisaspor’un attığı golü bile alkışladık. Eski Açık tribününde Truva – skorun da etkisi ile herkes alkışladı o golü -

Tribünde yine '' sizin maç ne zaman, bizim maç yarın '' gibi konuşmalar.

Bilet fiyatı ; 25 TL, gol sayısı ; 5 , her gol ; 5 TL.

Çok fazla korsan ürün olması. Ya da biz ürünleri korsan zannediyoruz. Ayrıca Çarşı ile ilgili çok fazla kişide ürün var.

Maç sonrası pek sıkıntı çekmeden çıkış, hemen ilerde bulunan vapura biniş, Kadıköy’e dönüş – Kadıköy’de çok Beşiktaşlı varmış -  , ardından Efe Tur’da yer olmaması, İstanbul’da kalma durumu, ‘’ abi boşver ben gideyim Harem’e kesin otobüs bulurum. ‘’ demem, Kutay'a veda, Harem’e gider gitmez Es Turizm’de yer bulmam, otobüse bindikten 30 sn sonra hareket etmesi ve gece 1’de evde olmam.

Yine futbolun delisiyiz sloganının gerçek olduğu günlerden birini yaşadık. Kocaeli’den Beşiktaş maçına kalk git, izle, zevk al ve dön. Güzel gündü.

Futbolu statlarda izlemeye devam edeceğiz.

2 yorum:

Yılmaz Yarıcı dedi ki...

Biz onu böyle öğrenmiştik çocukken :)
http://www.youtube.com/watch?v=Q0w-yYrl5RI

Bugra Karagöz dedi ki...

bir daha es turızme bınme hıc tavsıye etmem omrumu curuttuler bındıkten 30 sn sonra kalkması bır mucıze olmus sana denk gelmıs :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...