18 Haziran 2016 Cumartesi
Euro 2016 Notları # 8
İtalya'dan dolayı oyunun kilitleneceğini ve maçın temposuz geçeceğini düşünüyordum zaten ancak İtalya-İsveç maçı beklentilerimin de altında kaldı. Tabii İtalya'ya 1 puanın liderlik yolunda avantaj yakaladığı bir durumda böylesine bir büyük turnuvada oynanan maçın çok daha zevkli geçmesini bekleyemeyiz. İtalya bildiğimiz turnuva takımı İtalya olarak bir maçını daha oynadı, rakibi kilitledi ve bir oyuncusunun yaratıcı özelliklerini kullanarak kazandı.
İsveç ilk maçından beraberlikle ayrıldıktan sonra bu maçında da yenilgiyle ayrıldı ve gruptan çıkma yolunda büyük dezavantaja düştü. Son maçında güçlü Belçika'yı yenmeleri lazım. Çok zor.
İlk maç İrlanda, ikinci maç İtalya. İsveç bu 2 maçta da kaleyi bulan şut atmayı başaramadı. Gerçekten turnuva skandalı olabilir. Ibrahimovic'in takımı bu kadar da kötü olmamalıydı.
Maç çok keyifsizdi. Tribünlerin dolu olması, iyi zemin, iyi hakem gibi detaylar olmasa izlenmez. Bir de tabii yıllardır girdiğimiz beklenti var. Sanki Euro 2016 boyunca her maçı izlemek zorundaymışız gibi hissediyoruz. O yüzden de maç kaçırmıyoruz. Hatta zaman zaman sırf bu yüzden en dandik maçları bile sanki çok keyifli gibi söylüyoruz.
Eder'in golü güzeldi. Tamamen kişisel yetenek. Zaza'nın indirdiği top gol kadar güzeldi.
İtalya 2 maç sonunda gruptan çıkmayı garantiledi. Son maçta grubun en güçsüz takımı İrlanda ile oynuyorlar. Beraberlik bile liderlik için yetecek.
Sarı Tribün.
Günün 2.maçında Hırvatistan ile Çek Cumhuriyeti karşı karşıya geldi. Hırvatistan baştan sona üstün götürdüğü maçı rehavet ve taraftarlarının neden olduğu olaylar nedeniyle 2-2 beraberlikle sonuçlandırdı.
Maç boyunca göze hoş gelen bir futbol oynayan Hırvatistan 59.dakika'ya geldiğimizde 2-0'ı buldu. Bu andan sonra farkı daha da açacak pozisyonlar geldi ancak dediğim gibi rehavet ve laubali oyunları sebebiyle bir türlü 3.golü bulamadılar. 76.dk gelen Çek Cumhuriyeti maçı değişimin habercisiydi. Maçın sonlarında ise Hırvat taraftarlar tribünde kavga ettiler, sahaya meşale attılar. Oyun bir süre durdu. Daha sonra devam ettiğinde bir anlık hata sonucu kazanılan penaltı ve Necid'in golü gelince maç 2-2'ye geldi. Kimse ne olduğunu anlamadan Çek Cumhuriyeti 1 puanı alıp maçtan ayrıldı.
Rakitic ve Modric. Neden dünyanın en iyi takımlarında oynadıklarını her maç gösteriyorlar. Her hareketleri kalite.
Perisic'in golü çok güzeldi.
Hırvat taraftarların takımlarına verdiği zararın gerçekten açıklanabilir yanı yok. Şu görüntüler tek kelimeyle skandaldır. Umarım neden olanlar ceza alır da koca ülkenin kaderi böyle bir kaç holigan yüzünden zara görmez.
İspanya-Türkiye. Bizim açımızdan zor geceydi ve öyle de oldu. Fatih Terim geçen maç oynanan kötü oyuna, yanlış oyuncu tercihlerine, formsuz isimlere rağmen yine aynı takımı sahaya sürdü ve adeta tüm oyunculara ''Ben size güveniyorum.'' mesajını vermek istedi. Bu mesajı oyuncuların alamadığını her saniye gördük.
Mücadeleye aslında çok da kötü başlamadık. İstekliydik. Ancak arada büyük bir kalite farkı var. Ne olduğunu anlamadan defansta yapılan bariz hatalardan dolayı yediğimiz 2 golle maç adeta ilk yarıda bitti. Devamı İspanya'nın insiyatifine kalmıştı ve ikinci yarı 1 gol daha atarak maçı 3-0 almayı başardılar.
İspanya karşısında oyunu değerlendirme fırsatını bulmak da zor. Tüm maç topu ayağında tutan, istediği an istediği şeyleri yapan bir takımla oynadık. Yıldız isimler her an maçın skorunu değiştirebiliyordu.
Kendi mevkisi olmayan Mehmet Topal'ın kötü ilk maçtan sonra yine aynı yerde başlaması çok anlamsızdı. Özellikle ülkenin en iyi defansif orta saha oyuncusunu stopere yerleştirip hem stoper bölgesini vasatlaştırıyorsun hem de orta saha bölgesinde vereceği katkıyı elinden alıyorsun. Hem hata sonrası oyuncu kayboluyor, hem maç boyunca gergin oluyor hem de bu yaptığın hareketle saha içinde hiçbir ayrıcalık yaşayamıyorsun.
İlk maç saçıyla gündem olan Ozan Tufan yine iyiydi.
Türkiye'nin maç boyunca % 43 topla oynama, 423 pas ve 0 isabetli şut gibi istatistikleri var.
Arda'nın ıslıklanması olayını da konuşmak lazım. Arda bugün sahada yaptıkları yüzünden ıslıklanmadı. Arda bu takım için çoğu kez kahraman oldu ve olmaya da devam edecek. Ancak gerek çektiği reklamlar, gerek açıklamaları, gerek de takımın en büyük yıldızı olması sebebiyle bu akşam üzerine biraz normal biraz linç kampanyası yapılan oyuncumuz oldu. Tribünlerin ıslığı sonrası tribünlere el-kol hareketi yapması ile ortam iyice gerildi. Devamında Türk taraftarlar ''Arda dışarı'' tezahuratı yaparken, İspanyol taraftarları ''Arda Turan'' tezahuratı yaptı. İşin genel boyutuna bakacak olursak. İşini kötü yapan insan her yerde eleştirilir, her yerde tepki görür. Burada tek yanlış var. Meselenin sadece tek bir isme yıkılması. Yoksa Arda da biliyor eleştirilerin doğru olduğunu.
Fatih Terim'in kadro tercihlerinin de ne kadar yanlış olduğunu turnuva süresince daha net görüyoruz. Sadece Ömer Toprak tercihi bile çok fark edilebilirdi. Tabii işin içinde silahlar var!
Caner'in transfer sorunu, Gökhan Gönül'ün Fenerbahçe ile yaşadıkları, Arda'nın takımıyla oynamaması, Burak'ın sakatlıkları, Volkan Babacan'ın formsuzluğu, Mehmet Topal'ın transfer sorunları, oyuncuların sezon boyunca takımlarında forma giymemeleri, çağrılmayan futbolcular gibi şeyleri de uzunca konuşabiliriz. Milli takım hem formsuz, hem sorunlu, hem eksik. Belki de ülkenin bu kadar birlikte olduğu zamanlar da en birlik içinde olmayanlar futbolculardır.
İspanya ise güle oynaya üst tura yükselmeyi garantiledi. Övecek çok şey var. Iniesta'nın pasları, Morata'nın bitiricilikleri, Alba ve Juanfran'ın bindirmeleri, Pique ve Ramos'un savunmaları gibi şeyleri yine konuşabiliriz.
Türkiye için turnuva 21 Haziran'da yapacağı Çek Cumhuriyeti maçı ile sona erebilir. Galibiyet geldiği takdirde - bu oyunla çok zor - üst tura çıkma ihtimalimiz % 70 falan.
Euro 2016'da heyecan bugün oynanacak 3 maçla devam ediyor. Günün programı;
16:00 Belçika-İrlanda TRT 1
19:00 İzlanda-Macaristan TRT Spor
22:00 Portekiz-Avusturya TRT 1
17 Haziran 2016 Cuma
Euro 2016 Notları # 7
İngiltere-Galler. Kağıt üstünde güzel geçmesi gereken karşılaşmaydı. Öyle de oldu. İngiltere iyi başlasa da Bale ilk maç olduğu gibi yine yaptı yapacağını. Frikikten ağları buldu. İlk yarı bittiğinde İngiltere'de oyuna Vardy ve Sturridge ikilisi girdi. 56'da Vardy ve 90.dakikada Sturridge attıkları gollerle İngiltere'ye çok önemli bir galibiyet getirdi.
Vardy mi Kane mi deseler Kane derim. Ancak Vardy dakikayı değiştiren adam oldu.
Rooney'nin futboluna bayıldım. Takımı maestro gibi yönetiyor. Defansın önüne kadar geliyor, top alıyor, top dağıtıyor, şut çekiyor. Ters toplarının başarı oranı zaten acayip. İzlerken acayip keyif aldım. İngiltere milli takımı için çok kilit bir oyuncu olduğunu düşünüyorum.
Bale'in frikiğinde kaleci hatası var evet ama top da nasıl dönüyor be kardeşim?
Walker çok iyi bek değil mi? İzlemesi keyifli.
Slovakya-İngiltere maçı da Rusya-Galler maçı da güzel olacak. Çıkanlar henüz belli değil.
Ukrayna-Kuzey İrlanda. Kesinlikle beklemediğim sonuçla bitti. İlk maçlarında beğendiğim Ukrayna ile, ilk maçlarında olumlu hiçbir şey söyleyemeyeceğim Kuzey İrlanda karşılaştı. Kuzey İrlanda iyi oyunla kazanmayı başardı. Ukrayna da turnuvaya veda eden ilk takım oldu.
Yağmur yağınca İrlanda'nın etkisiz olması beklenemezdi zaten. Adamlar alışık. Maç da yağmur nedeniyle bir süre durdu.
McAuley'nin güzel kafa golü, gol sevinçleri, tribünün sevinci baya iyiydi.
Sadece uzaktan şutlarla etkili olmaya çalışan bir Ukrayna vardı. Kuzey İrlanda'nın da iyi savunma yaptığını söyleyebiliriz.
90+6'dan gelen McGinn golü ise skoru belirleyen gol oldu.
Polonya-Ukrayna maçında Polonya'ya bahis açısından rekor para yatırılabilir.
Benim için şu ana kadar turnuvanın en hayal kırıklığı yaratan maçı. Almanya-Polonya. Ben iki takımın da iyi olmasından dolayı çok daha pozisyonlu, heyecanlı bir maç bekliyordum ancak olmadı. Maç baştan sona sönük geçti.
2.yarı başında Milik ve Götze'nin peş peşe pozisyonları, ardından Mesut'un ceza sahası içinden çektiği şut dışında maçta hiçbir şey olmadı.
İki takımın da puanı 4 oldu. Gruptan çıkacaklar ama keşke çok daha iyi futbol oynatarak çıksalardı.
Turnuvanın bence tek sıkıntısı fazla gol olmaması. Yoksa heyecan, takımların maçları ciddiye alması, fizik güçleri, taktik, disiplin, tribünler, zeminler, statlar ile beraber iyi turnuva oluyor.
Heyecan 3 maçla devam edecek. Günün programı;
16:00 İtalya-İsveç TRT 1
19:00 Çek Cumhuriyet-Hırvatistan TRT Spor
22:00 İspanya-Türkiye TRT 1
16 Haziran 2016 Perşembe
Euro 2016 Notları # 6
6.günün ilk maçı Rusya ile Slovakya arasında arasında oynandı. Mücadele boyunca topa hakim gibi gözüken Rusya'ya karşı Hamsik'in neden yıldız olduğunu kanıtlayan oyunu geldi. Bir şahane asist ve bir şahane golle beraber maçı tek başına Slovakya'ya getirdi. Karşılaşmanın sonlarında gelen Rusya golü sadece skoru belirledi.
Çok daha fazla pas yapan, çok daha fazla topla oynayan, çok daha fazla şut atan Rusya'ya karşı yıldız ismiyle maçı alan bir Slovakya izledik. Hamsik'in nefis pasında Weiss'in golü geldi. Ardından Hamsik'in turnuvanın şu ana kadar atılmış en güzel golü geldi.Glushakov'un güzel kafa golü sadece skoru belirledi.
Rusya benim izlediğim takımlar arasında en kötüsüydü. 2.maçtan sonra da fikrim değişmedi. Bal yapmayan arılar.
Hamsik = Yıldız. Fantasy takımımda da vardı. 10 puan getirdi. Evlat.
Romanya-İsviçre. Yine hakedilmemiş bir skorun alındığı maç. İsviçre alması gereken maçta 1 puanı zor kurtardı diyebiliriz. Baştan sona daha iyi oynayan takımdı. Seferovic ilk maç olduğu gibi yine saç baş yoldurdu, İsviçre bir yere kadar etkili gelip o son hareketi bir türlü yapamamanın cezasını çekti. Stancu'nun penaltı golüyle öne geçen Romanya iyi dayandı bir süre ancak Mehmedi net vuruşla maçı 1-1'e getirdi. Kalan dakikalar herhangi bir aksiyon yaşanmadı ve maç 1-1 sona erdi.
İsviçre çok beceriksiz takım. İlk maç çok daha net galibiyet almaları gerekirken 10 kişilik Arnavutluk'u 1-0 geçtiler, bu maçta da 1 puanı zor kurtardılar. Potansiyeli çok daha fazlasını yapmayı hakediyor.
Seferovic ile ilgili ilk golü atarsa açılır diye düşünüyorum artık. İlk golün stresine girdi. Yoksa bu kadar gol kaçırmasını mantıklı izahı olamaz.
Stancu, 2 maç, 2 penaltı golü. Turnuvanın gol kralı.
Fransa-Arnavutluk. İlk maçlardan sonra herhalde herkesin Fransa'nın kesin rahat kazanır dediği maçtı. Fransa kötü ilk maçtan sonra bu kez ayağa kalkar ve iyi futbolla beraber galibiyet alır diyorduk ancak öyle olmadı. Arnavutluk iyi direndi, Fransa kötü oynadı, bir türlü istediği golü atamadı.
Maç boyunca pozisyona girdiler ancak kalesinde de ciddi pozisyon verdiler. Arnavutluk biraz şanslı ya da yetenekli olsa çoktan öne geçmiş olacaktı. Fransa'da maçı sonradan oyuna giren Griezmann çözdü. Güzel bir kafa golüyle 90.dk Fransa'yı öne geçirdi. Payet'in golü sadece skoru belirledi.
Bir takımda Pogba varsa ilk 11 başlar. Taktiğe uymuyor, yer bulamıyorum, istediklerimi yapmıyor diye bir şey söz konusu olamaz. Pogba tahtaya ismi ilk yazılacak oyuncu olmalı. Puan kaybı gelse Deschamps çok ağır eleştirilere maruz kalırdı.
Payet ilk maçtan sonra bu maçta da golünü attı. Transfer yapması kesinleşti. Bakalım hangi takıma gidecek?
Oliver Giroud belki bu maç gol atamadı ama ben yine beğendim. Her topta bir şekilde var, sürekli deniyor, sürekli topa gidiyor, sürekli pas istiyor. Vuruyor kaleci kurtarıyor, vuruyor direkten dönüyor. Benim çok sevdiğim golcülerden. İnsanlar çok eleştiriyor ama ben katılmıyorum.
Maçın ilk yarısı acaba kadroya çağrılmayanlar ve yedeklerden bir takım yapsam bu ilk 11'i yener miyim diye bir düşünceye girdim. Cevabım yener oldu. Gerçekten de öyle. Ribery, Nasri, Benzema, Pogba, Giezmann, Cabaye, Mandanda gibi isimlerden oluşturacağım ilk 11 bu takımı yener.
Turnuva şu ana kadar benim beklentimi karşıladı. Bazı maçlar kontrollü geçiyor evet kabul ama herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Arnavutluk dediğimiz takım bile bugün Fransa karşısında gollük pozisyonlara giriyor, 90 dk direniyor, iyi çıkıyor, iyi paslaşıyor. Macaristan çıkıp Avusturya'yı yeniyor, İzlanda iyi bir savunma yapıp Portekiz'den puan alabililiyor. 24 takım olayına girilmesi bence kötü tercih değil. Daha çok maç izlemek keyif. İnsanlar geçmişten bir maçı seçip şöyle bir maç izleyemedik diye yazıyor ancak genel turnuva değerlendirecek hafızaya sahip olduklarını da düşünmüyorum. Zaten bahsettikleri turnuvalar belli başlı iyi maçlardan dolayı hafızalarında yer kaplıyor.
Euro 2016'ya henüz tek bir bahis bile yapmadım. Bahis olmadan maçları daha keyif alarak izleyebiliyorum. Bahsin bazen oyuna konsantre olamamaya yol açtığını düşünüyorum. Para hırsı insanı kör edebiliyor.
Turnuva heyecanı bugün oynanacak kritik 3 maçla devam edecek. Turnuvanın en iyi maçları bugün oynanıyor. Umarım yanıltmaz. Günün programı;
16:00 İngiltere-Galler TRT 1
19:00 Ukrayna-Kuzey İrlanda TRT Spor
22:00 Almanya-Polonya TRT 1
15 Haziran 2016 Çarşamba
Euro 2016 Notları # 5
Avusturya-Macaristan. Kağıt üstünde favori olan taraf Avusturya ancak iş oyuna gelince öyle olmadı. Avusturya maça direkten dönen topla başladı ancak devamında işler bu kadar da iyi gitmedi. Macaristan her geçen dakika oyunun kontrolünü sağladı. İlk yarı 0-0 bittikten sonra 62.dk güzel bir atak ile beraber Macaristan Szali ile golü buldu. Bu golden 4 dakika sonra Avusturya'dan Dragovic de kırmızı kart ile oyun dışında kalınca işler iyice çıkmaza girdi. Macaristan kalan dakikaların kontrolünü elinde tuttu ve 87.dakika Stieber'in kontra ataktan attığı güzel aşırtma golle beraber skoru da 0-2'ye getirip maçı bitirdi.
Avusturya-Macaristan maçından bile keyif alabiliyorum. Beklentileri çok yükseltmediğim için olabilir.
Golden sonra tribüne koşan futbolcu candır. Macaristan oyuncuları da ilk golden sonra bunu yaptılar.
Macaristan kalecisi 40 yaşındaki Gabor Kiraly tarihe geçti. Hem 40 yaşında, hem çok iyi maç çıkardı.
Avusturya için ''Gizli favori'' diyenler var ancak Avusturya bu takımla favori falan olamaz. Gruptan çıkarlarsa başarı olacak ve ben çıkacaklarını düşünmüyorum.
Portekiz-İzlanda. Skorun bana göre adaletsiz olduğu bir karşılaşma oldu. Portekiz baştan sona üstün oynadığı maçta 2.yarı yaptığı bir anlık savunma hatasıyla beraber maçı 1-1 bitirdi. Portekiz ve Ronaldo biraz daha bitiricilik konusunda iyi veya şanslı olsaydı maç onlar için çok daha güzel bitebilirdi. İzlanda'nın 1-2 tane tehlikeli atağı dışında pozisyonu yok. Zaten maçı sadece 4 şut ile tamamladılar. Portekiz ilk maçlar sonunda en çok şut çeken takım.
Fenerbahçeli Nani'nin attığı gol hazırlanış ve bitiriş anlamında oldukça güzeldi. Andre Gomes'in ortası iyiydi. Ayrıca Avrupa Futbol Şampiyonaları tarihinin 600.golüydü. Tarihe geçti.
İzlanda nüfusunun % 15'i Euro 2016 için Fransa'ya gelmiş. Şehir boşalmış diyebiliriz yani. İzlanda zaten dünyanın en huzurlu ülkelerinden birisidir. Şu an tek dertleri takımlarının başarısıdır.
Ronaldo kötüydü, istenileni yapamadı falan ama son dakikada attığı frikikler neydi? Acaba bu ne zaman sona erecek? İlk noktadan o frikiği kaleye vurmak istemesinin mantıklı bir açıklaması olamaz. Maç boyunca iyi duran top kullanan Portekiz o topta da orta yapmayı denese çok daha tehlikeli olabilirdi. Ayrıca maç sonrasında öğrendiğimiz istatistik de bizim bu düşüncemizi doğruluyordu. Ronaldo büyük turnuvalar 34 frikikte gol atmayı başaramamış. İlk frikiği gider gol yapar bundan sonra bilemem ama biraz daha mantıklı tercihler yapması takım için daha yararlı olabilir.
Ronaldo'nun maç sonunda yaptığı açıklamalar komik. İzlanda'ya maç boyunca savunma yaptınız demek çok kötü yorum. Sizden güç olarak çok geride olan takım ne yapacaktı? Atak futbolu mu oynayacaktı? Ronaldo kazanamayınca rakiplere suçlama yapmayı seviyor.
Portekiz turnuvaya kötü başladı ancak ben bir şekilde gruptan çıkacaklarına inanıyorum.
Turnuvada ilk maçlar bitti. En iyi topu Almanya, İtalya ve Hırvatistan oynarken, en kötü topu Rusya, Kuzey İrlanda ve Türkiye oynadı.
İlk maçların en dikkat çeken oyuncusu olarak Iniesta'yı söyleyebilirim sanırım. Maça direkt olarak etki yaptı.
Turnuvada 2.maçlar başlıyor. Heyecan sürüyor. Günün programı;
16:00 Rusya-Slovakya TRT 1
19:00 Romanya-İsviçre TRT Spor
22:00 Fransa-Arnavutluk TRT 1
14 Haziran 2016 Salı
Şampiyon Fenerbahçe
Güzel oyuncular, güzel koç, güzel takım. Şampiyonluk da çok yakıştı. Hepsi bunu sonuna kadar hakettiler. Emeği geçen herkese ne kadar teşekkür etsek az. Fotoğraflarda, videolarda, basın toplantılarında şakalar, birbirlerine saygıları, birbirleri hakkında söyledikleri. Her şey çok güzel, her şey çok keyifli.
2015/2016 sezonu Fenerbahçe basketbol takımı bu camianın gördüğü en özel takımlardan birisi. Umarım böyle devam eder.
Euro 2016 Notları # 4
Turnuvalarda Türkiye'den sonra desteklediğim tek takım. Futbolları bana her zaman güzel gelmiştir. Daha akıcı oynadıkları pas oyunu son zamanlar düşüşe geçse de yine İspanya İspanya'dır. Kadife ayaklı David Silva, topu bu kadar iyi kullanan Pique ve Ramos, ortasahada şiir yazan Iniesta, kanatlardan bindirme yapmaya doymayan Juanfran ve Alba, müthiş bir ortasaha oyuncusu olan Busquets, zarif çalımların adamı Thiago Alcantara gibi isimler bana her zaman keyif vermiştir.
İspanya-Çek Cumhuriyeti maçı beklenen gibi geçti. İspanya'nın ağırlğında ancak skor olarak daha rahat geçmesi bekleniyordu. Gol 87.dakikaya kadar gelmedi. İspanya maç boyunca denedi, maç boyunca zorladı. Özellikle 2.yarı yaptıkları etkili pres de eklenince Çek Cumhuriyeti ceza sahasından çıkamadı. Sağdan, soldan, ortadan kısacası her yerden etkili olmaya çalışan İspanya vardı. Ancak Çek savunması Pique'nin golüne kadar hata yapmadı, Cech de güzel bir maç çıkardı. Iniesta'nın maç boyunca attığı paslar, Morata'nın şutları hep sonuçsuz kaldı. Ancak Iniesta Pique'nin kafasına kondurduğu topla maçı çözdü ve İspanya tüm dünyanın beklediği şekilde ilk maçından galibiyetle ayrıldı.
Iniesta izlemek çok büyük keyif. Yıllardır yaptıkları ile beraber dünya futboluna damga vuruyor. Şanssızlığı oynadığı Barcelona'da hep süper starların forma giymesi. Ronaldinho ve Messi derken yaptıkları geride kalıyor. Iniesta 32 yaşında, büyük ihtimalle 2018 dünya kupasında son kez izleyeceğiz.
İspanya'nın Türkiye maçı acayip sonuçla bitebilir. Biz kötüyüz, İspanya iyi. Cuma 22:00'de bakalım neler olacak.
Şu ana kadar tam konsantre izleyemediğim tek maç. İlk yarısını yine izledim ancak ikinci yarı iftar hazırlıkları falan derken ara ara baktım. İki golü de göremedim. Sonradan özetlere baktım.
Sarı tribünün hakkını veren İsveçliler, yemyeşil ve coşkulu tezahuratlarla beraber İrlanda tribünleri, Ibrahimovic, güzel top oynayan İrlanda... Maçla ilgili başka detay yok.
İtalya-Belçika. Şu ana kadar turnuvanın en iyi maçıydı sanırım. Müthiş tempo vardı. Kağıt üstünde nefis kadroya sahip Belçika ile her zaman turnuva takımı olmuş İtalya. Maç boyunca topu rakibe verse de oyunun kontrolü elinde olan bir İtalya. Savunma anlamında zaten yıllardır çok iyiler ama Belçika karşısında bunu bir kez daha gördük, topun arkasına geçip savunma anlamında güzel bir maç çıkardılar. Normalde İtalya futbolunu sevmem ama bu kez farklıydı. Maç boyunca keyif verdiler.
İlk golde Bonucci'nin pası, Giaccherini'nin nefis kontrolü ve klas bitiriciliği, Courtois'nın nefis kurtarışları, Lukaku'nun kaleciyle karşı karşıya kaçırdığı net pozisyon, Origi'nin kaçırdıkları, Pelle'nin bomboş kafası, Chiellini ve Eder'in sarı kart nasıl görülmeli isimli çalışmaları, Candreva'nın soğukkanlı şekilde asisti, Pelle'nin maçı bitiren volesi.
Buffon 38 yaşında hâlâ çok hırslı hâlâ çok iyi. Ancak dün gol yememesi İtalya savunması ve Belçika'nın beceriksizliğinden kaynaklandı.
Belçika'nın bir şekilde gruptan çıkacağını düşünüyorum.
Hazard'ın maçlara daha ağırlık koyması gerekiyor.
Euro 2016'da ilk maçlar bugün oynanacak 2 maçla sona eriyor. Günün programı;
19:00 Avusturya-Macaristan TRT Spor
22:00 Portekiz-İzlanda TRT 1
13 Haziran 2016 Pazartesi
Euro 2016 Notları # 3
Bizim açımızdan heyecanının zirveye çıktığı 3.gün. Türkiye milli takımı Euro 2016'da ilk maçına çıkacaktı. Ülke en azından sosyal medyada acayip havaya girmişti, neredeyse herkes milli maçı bekliyor, milli maç hakkında konuşuyordu. Arada çatlak sesler de çıkmıyor değildi. Bizim heyecanımızın futbolculara da yansımasını ve ilk maçta güzel bir sonuç almasını bekliyorduk ancak olmadı.
Hırvatistan baştan sona istediği gibi yönlerdiği oyunda Modric'in ayağından gelen harika golle 1-0 kazandı ve turnuvaya galibiyetle başladı. Özellikle ortasaha anlamında fark yaratan Hırvatistan istediği gibi at koşturdu, 5-0 bitecek maçı 1-0 kazandı.
Milli takımımızda gerçek mevkisinde bile oynamayan ancak çok iyi olan Mehmet Topal, yediğimiz golde saçma şekilde eleştirilen ancak takımımızın en istekli ve iyi adamlarından olan Ozan Tufan, mücadeleden asla vazgeçmeyen Hakan Balta ve oyuna girdikten sonra kısa sürede isteği ile bile beraber Emre Mor dışında iyi diyebileceğimiz bir oyuncu yoktu. Arda, Oğuzhan ve Hakan gibi çok şey beklediğimiz ancak gerek taktikten gerek kötü performanslarından dolayı yararlanamadığımız 3 oyuncu, kötü Caner Erkin, kötü ortasaha, her topu rakibe veren bir milli takım vardı. Hırvatistan istediği gibi kanatlara indi, istediği ortaları yaptı, istediği alanları buldu. Maçın 1-0 bitmesi tamamen milli takımın şansıydı.
Barcelona forması giyen futbolcu oyuna Rakitic gibi damga vurmak zorunda, Arda Turan maçın hayal kırıklığıydı.
Yediğimiz gol yüzünden eleştirilen -tabii bu eleştirilerin nedeni Almanya kanallarının saçma şekilde yaptığı magazinsel analiz- Ozan'ın hem maç anında sahaya baktığımızda, hem maç sonrası istatistiklere baktığımızda en iyi futbolcumuz olması tesadüf değil. Kilit pas, top kapma, ikili mücadele gibi alanların hepsinin lideri Ozan Tufan. Mücadele eden Ozan Tufan, her topu kapmak için çaba harcayan Ozan Tufan. Bunu görmemek için sadece fanatik olmak lazım.
Cuma günü İspanya ile turnuvada devam ya da tamam maçına çıkıyoruz. Bu taktik ve oyuncuların bu formu ile beraber bu sefer 1-0 ile kurtulamayız. Çok daha motive, çok daha iyi, çok daha kendini bilen bir şekilde oynamak zorundayız.
Tribünlerimiz güzeldi, 15 bin bayrak dağıtıldı. Bayrakları Sadettin Saran'ın şirketi Saran Holding'in yolladığını da hatırlatalım.
Maç öncesi Hırvatlarla birlikte zaman geçiren Türkler. Barbarlık damgası yiyen Türklerin Fransa'dan dünyaya mesajı. Bir tarafta her yerde olay çıkaran İngiliz ve Ruslar, bir tarafta Türkler ile Hırvatlar. Güzel görüntülerdi.
Turnuvanın en güzel takımınlarından birin izledik. Polonya-Kuzey İrlanda maçı Polonya'nın güzel ve akıcı futbolcu sayesinde acayip keyifli oldu. Blaszczykowski, Bartosz Kaputska, Milik ve Lewandowski ile beraber maç boyunca akan taraf Polonya'ydı. Çok daha erken gelmesi gereken gol, 51.dakika geldi. Fotoğraftaki vuruşu yapan Milik Polonya'yı rahatlatan golü attı. Zaten karşı kaleye gitmekte zorlanan bir Kuzey İrlanda o dakikadan sonra da hiçbir şey üretemedi. Aslında bu maçla ilgili Polonya övmek dışında yazabileceğimiz bir şey yok. Karşılaşmayı kaleyi bulan şut bile atamadan tamamlayan bir Kuzey İrlanda vardı. Bu maçın da 1-0 bitmesi talihsizliktir.
Bartosz Kaputska çok güzel adam, henüz 19 yaşındaymış ancak oynadığı oyunla beraber direkt dikkat çekti. Turnuva sonrası çok iyi transfer yapması muhtemel.
Kuzey İrlanda ile ilgili tek olumlu özellik güzel tribünleriydi.
Yine bahis miktarı olarak acayip bir paranın yatırıldığı maç. Almanya-Ukrayna maçı öncesi Almanya lehine yatırılan para 801 milyon euro. Bahis dünyasının acayip bir hal aldığını gösteren veri. Böyle olunca da acaba maç için müdahale olur ve beraberlik gelir m diye de beklemiyor değil insan.
Almanya 2-0 kazansa da, pozisyon olarak üstün olsa da kalesinde verdiği pozisyonlar ile beraber maçtan dersler çıkarmak zorunda olduğunu görmüştür. Özellikle Neuer'in çıkardığı bir kaç tane acayip kurtarış, Boateng'in çizgiden çıkardığı acayip pozisyon girse çok daha farklı şeyler görebilirdik. Ukrayna zaman zaman iyi top oynadı. Topla oynama, şut, pas anlamında Almnanya maçı sürklase etse de akılda kalan anlar Ukrayna'nın kaçırdıklarıydı.
Almanya'nın ilk golünde Kroos'un ortası acayipti, Mustafi değil kim olsa golü yapardı. Kroos'un maç boyunca attığı toplar da keyif veriyor. Almanya'nın 2.golünde yaptığı kontra atak, Mesut'un adrese teslim topu da keyifti.
Almanya-Polonya maçı turnuvanın en iyi grup maçı olabilir.
Kroos 112 kez topla buluşup % 92.9 başarı yakalamış.
Euro 2016'da heyecan bugün oynanacak 3 maçla devam ediyor. Günün programı;
16:00 İspanya-Çek Cumhuriyeti TRT 1
19:00 İrlanda-İsveç TRT Spor
22:00 Belçika-İtalya TRT 1
12 Haziran 2016 Pazar
Euro 2016 Notları # 2
Euro 2016'da heyecan 3 maçla devam etti. Günün ilk maçında Arnavutluk ile İsviçre karşılaştı. İsviçre ağır favoriydi. Maç öncesi lehlerine 155 milyon euro bahis yapılmıştı. Kazanan oyuncular tarafı oldu.
Mücadeleye çok hızlı başladılar ve hemen ardından bir duran topta kaleci hatası ile beraber Schar'ın golü geldi. Bu dakikadan sonra zaten oyun olarak üstün olan taraf İsviçre'ydi. Bir de Cana'nın kırmızı kartı gelince maç kafada da sahada da bitti dedik. İsviçre 2'yi bulsa çok daha rahat maç yaşayacaktı ama bir türlü o istediği golü bulamadı. Gerek Seferovic'in bitiricilik konusunda sıkıntıları, gerek kaleci Berisha'nın iyi performansı buna engel oldu. Ve İsviçre için her şey kabusa dönüşebilirdi. 87.dakika Gashi kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonu gol yapsa İsviçre için yıkım olurdu. İsviçre yine de gruptan çıkma konusunda Fransa ile beraber en avantajlı takım olduğunu aldığı galibiyetle de gösterdi.
Maçın oynandığı Stade Bollaert-Delelis çok güzel stat. 38 bin kişilik kutu gibi stat. Türkiye'de yapılan çirkin statları da görünce bu stada dilenmemek olmaz.
İki kardeşsiniz, iki farklı milli takım forması giyiyorsunuz. Nereden bakarsan bak tuhaf olay. Taulant Xhaka ve Granit Shaka. Biri Basel biri Arsenal forması-seneye- giyiyor. Anne-baba için güzel olay ama böyle milli formayla karşılaşınca tuhaf oluyordur. Zaten maça da iki milli takımın da logosunun olduğu t-shirtlerle gelmişler.
Günün ikinci maçı Galler ile Slovakya arasında oynandı ve bana göre şu ana kadar turnuvanın en iyi maçıydı. İki takım da ilerde pres yapıyor, hızlı hücum etmeye çalışıyor, iyi paslaşıyor ve pozisyonlara giriyordu. Bale'in nefis frikik golüyle açıldı maç. Ardından Galler pozisyon kaçırsa da Slovakya özellikle 2.yarı ile beraber oyuna hükmeden taraftı. 61.dakika Duda'nın güzel golü ile beraber skor 1-1 oldu. Tam herkes maç sanırım 1-1'e bağlandı derken sonradan oyuna Robson-Kanu'nun enteresan vuruşu ile beraber gelen gol ile Galler 2-1 öne geçti. Bu golden sonra Slovakya'nın çok net pozisyonda direkten dönen topu da girmeyince maç 2-1 Galler'in üstünlüğü ile sona erdi.
Ryan Giggs'in yıllarca yapamadığı büyük turnuva oynama olayından sonra Bale'li Galler turnuva galibiyeti de aldı. Bale de 56.maçında 20.golünü attı. 73 maçta 28 golü olan efsane Ian Rush'ı geçmesine sadece 9 gol kaldı. Sakatlık yaşamazsa Dünya Kupası elemelerinde bu gol sayısına ulaşır.
Ramsey ve saç rengi sadece bana mı saçma geliyor? Gereksiz bir renk. Ramsey yakışıklıydı ama bu renk ile bozuyor.
Galler tribünleri şu ana kadar en iyi tribün. Zaten çok ciddi bir sayıda gelmişler Fransa'ya. Maç boyunca acayip coşkuluydular, oyunun içindeydiler. Kıpkırmızı olmaları da harika. Hollanda'dan görmeye alıştığımız görüntü.
73.dakika ise topun başına Dier geçti. Kalecinin kapattığı köşeye sert ve net bir vuruş yaparak İngiltere'yi 1-0 öne geçirdi. Kalan dakikalarda her iki takım da pozisyona girmemişken 90+2'de bir anlık uyuma sonucu Vasili Berezutski'nin kafa golüyle beraber İngiltere adeta çöktü kaldı. Rusya'nın maç boyunca kaleyi bulan ilk ve tek pozisyonu da gol olmuş oldu.
İngiltere yıllar süren turnuvalarının ilk maçını kazanamıyor istatistiğine devam etti. Rusya ise gayet sürpriz bir şekilde puan almayı başardı.
İngiltere'de kornerleri Kane'nin kullanması?
Günün en üzücü anları İngiliz ve Ruslar arasında çıkan ciddi olaylar. Ağır yaralı taraftarlar var. Alkolün de etkisiyle -hatta bir çok yerde aylar öncesinden bu olaylar için sözleştiler de deniyor- ciddi olaylar yaşıyorlar. Maç öncesi, maç sonrası, stadyumda birbirlerine girmeyi başarıyorlar. Turnuvanın devamında ya Fransa polisi ciddi önlemler alacak ya da bu olaylar artarak devam edecek. Ayrıca ceza sisteminin gayet iyi uygulandığı İngiltere'de artık eskisi gibi olay çıkarmayan İngilizlerin her avrupa ziyaretinde olaylara karışması da sadece bununla açıklanır. Umarım kimse ölmeden bu olaylar biter.
Turnuva heyecanı her geçen gün artıyor, keyifli maçlar da aynı oranla artar umarım.
Ve turnuvada 3.gün Milli takımımız sahne alıyor. İşte günün programı;
16:00 Türkiye-Hırvatistan TRT 1
19:00 Polonya-Kuzey İrlanda TRT Spor
22:00 Almanya-Ukrayna TRT 1
Milli maç için havaya giremeyenler de tıks.
11 Haziran 2016 Cumartesi
La Roja Baila
Euro 2016'ya katılan takımların Euro 2016'ya özel yaptıkları şarkıları dinlemedim ama bence hepsini de dinlesem en iyi olarak yine İspanya'nın bu şarkısını seçerim. Melodisi nefis, sözler anlamlı. Twitter'da falan defalarca paylaştım. Burada da kaydı dursun diye buraya da koyuyorum. Tercüme için Rena'ya teşekkürler.
Türkçesi;
Sergio Ramos: Bir kez daha, daha güçlü bir şekilde bağıracağız, bir duruşumuz olacak, ruhunun ve hayallerinin uçmasına izin ver, savaşı kazanacağız, sahada savunduğumuz renk var, kırmızılar için canımı veririm, ben İspanyol'um, gururla savaşacağız.
Sizin için hayal edeceğiz, sonuna kadar savaşacağız, Kırmızıların oynadığını ve şarkılar söylediğini bağıracağız. (La la la...)
İspanya hey hey, gol gol diye şarkılar söyleyeceğiz, İspanya hey hey Kırmızılar dans ediyor...
Niña Pastori: Senin bayrağın benim bayrağım, hislerimi ifade etmemin sebebi, yıldızlarım parlayacak ve uzan onlara (gökyüzüne dokunacağız), mutluluk, çığlıklar, mutluluk göz yaşları, hep beraber kendimizi savunacağız, umut kaybolamaz, hayallerimize ulaşmak için savaşmalıyız.
Sizin için hayal kuracağız...
19 Dakika
Melih Şendil yıllar önce Alex'in Gençlerbirliği deplasmanında 1-0'dan 1-2'lik galibiyete taşıyan golünden sonra Lig Tv ekranlarında ''Dakikayı değiştiren adam'' yorumunu yapmıştı. Bu sabah Messi için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. 61.dakika oyuna giriyor, 68, 78 ve 87.dakikalarda 3 gol atarak hat-trick yapıyor. Tüm golleri klas ama frikiği ayrı bir klas.
108 maçta 53 gole ulaştı. 4 gol daha atarsa Batistuta'yı geçip Arjantin tarihinin en golcü futbolcusu oluyor.
Euro 2016 Notları
Euro 2016 resmen başladı. Fransa açılış maçında Romanya'yı Giroud ve Payet'in golleriyle 2-1 yendi. Romanya'nın tek golü penaltıdan Stancu'dan geldi.
Dönelim maç öncesine. Açılış seremonisi sadeydi. Bir kaç dans gösterisi ve David Guetta ve Zara Larsson performanslarını izledik. David Guetta pek riske girmeden en meşhur şarkılarını çaldı ve atmosferi anında coşkulu hale getirdi. Zaten özellikle ''Titanium'' şarkısı efsane. O çaldığı an bir atmosferin kötü olma şansı yok. İnsanı bu kadar motive eden çok şarkı yok.
Fransa marşı neden dünyanın en özel marşlarından birisi bir kez daha gördük. Yine futbolcular ve taraftarlar coşkuyla söyledi. La Marseillaise bir markadır.
Gelelim maça. Romanya oldukça iyi başladı. Beklenenden çok daha iyi. Stancu boş pozisyonda golü yapsa çok daha başka maç izlerdik, Lloris harika çıkardı. Fransa daha sonra kontrolü eline aldı, direkten dönen top, bomboş kaçan pozisyonlar derken ilk yarı 0-0 bitti. Evet ''Fransa ilk yarı çok iyi değil.'' diyoruz da 3-1 bitse kimse neden bitti demezdi. İkinci yarı da ilk yarı gibi başladı. Herkes 0-0'a bağlandı mı derken maçın adamı Payet'in ortası ve Giroud'nun golü geldi. Golde bana göre faul vardı. Ardından maç boyunca oldukça vasat olan Evra'nın saçma bir müdahalesi ile verilen penaltı ve Stancu'nun golü maçı dengeye getirdi. Tam maç 1-1 mi bitiyor denilirken Payet 89.dakika acayip bir golle maçı Fransa'ya getirdi. Turnuvanın şimdiden en iyi gollerinden biri olmayı garantiledi bana göre.
Fransa özellikle hücum anlamında daha hızlı, daha coşkulu ve daha organize olursa çok daha güzel işlere imza atabilir. Ayrıca oyuncular bir tık üst seviyeye çıkarsa çok daha rahatlayacaklar.
Fransa'nın en büyük avantajı grubu. Oldukça kolay gruptalar. 3'de 3 ile lider çıkmaları gerekir. Aksi sonuç başarısızlık olur.
Stancu 2008'de Steaua Bükreş formasıyla Lloris'e -Lyon- karşı Şampiyonlar Ligi maçına çıkmış ancak gol atma başarısı gösterememişti. Bu kez penaltıdan da olsa gol atmayı başardı.
West Ham ile oldukça iyi sezon geçiren Payet turnuvaya da bomba gibi başladı. Ancak Payet'nin 29 yaşında olduğunu hatırlatayım. Bu sezon transfer yapması şart. Yoksa yaş geçiyor, bir daha fırsat bulamayabilir.
Açılış maçında tribünlerin tamamen dolmaması çok acayip. 80 bin kişilik stadı dolduramayan bir Fransa. Belki de Fransa'da yaşanan sıkıntıların yansıması.
Tribünlerde bira satılması? 7 euro biraz pahalı olmuş.
Eyfel kulesinin altında maç keyfi. Yalnız o kadar büyük ekranın bu kadar iyi görüntü vermesi de iyi detay.
Bahis siteleri ilk maçtan parayı bulacaktı ancak Payet izin vermedi. Maç öncesi Fransa lehine 500 milyon euro'dan fazla bahis yapılmıştı. Bahis siteleri hariç herkes kazandı.
Maç sonrasında Twitter trend listesi. Dünya yansa kimsenin umrunda olmaz. Kutsal günler başladı.
Euro 2016'da heyecan bugün oynanacak 3 maçla devam edecek.
16:00 Arnavutluk-İsviçre TRT 1
19:00 Galler-Slovakya TRT Spor
22:00 İngiltere-Rusya TRT 1
10 Haziran 2016 Cuma
Euro 2016 Başlıyor
Fotoğraftakiler ''Super Victor''. Euro 2016'nın resmi maskotu. Aylardır beklediğimiz Euro 2016 bu akşam 22:00'de oynanacak Fransa-Romanya maçı ile başlıyor. TRT ve Lig Tv ekranlarından her gün futbol keyfi yaşayacağız. Türkiye'nin katılması sebebiyle diğer turnuvalara göre daha da keyifli olacak. 2008'de ne kadar keyif aldığımızı herkes çok net hatırlar. Bizim için ''Efsane'' bir turnuvaydı.
Turnuva'ya bu kez 24 takım katılacak. 10 Haziran'da başlıyor, 10 Temmuz'da bitiyor. Her takımın 23 kişilik kadrosu var. En yaşlı oyuncu 40 ile İrlanda Cumhuriyeti'nden kaleci Shay Given. En genç iki oyuncu Ekim 1997 doğumlu İngiltere milli takımı futbolcusu Marcus Rashford ve Temmuz 1997 doğumlu Türkiye formasını giyecek Emre Mor. Maçlar 10 farklı statta oynanacak. En büyük kapasiteli stat final maçının da oynanacağı 81.338 kapasiteli Stade de France. Cüneyt Çakır turnuvada maç yönetecek 18 hakemden birisi. Gruplarında ilk 2 sırayı alan takımlar doğrudan üst tura çıkacakken, en iyi dört üçüncü de üst tura yükselecek.
Önce Türkiye sonra İspanya umarım başarılı bir turnuva geçirir. İspanya'nın Euro 2016 şarkısı da bana göre turnuvanın en iyi şarkısı. Tıks.
Euro 2016 Fantasy futbol için adres : http://eurofantasy.uefa.com/ . Kurduğum lige de 065442IA kodundan girebilirsiniz.
Heyecan her anlamda başlasın.
Fransa-Romanya - 22:00 TRT 1
8 Haziran 2016 Çarşamba
1 Numara
Kanser tedavisi gören Keremcan Akman'ın takımla sahaya çıkartılması, adının 1 numara diye anons edilmesi acayip klas hareket. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün en sevilen şubesinden böyle güzel bir hareket görmek de hiç şaşırtıcı değil.
5 Haziran 2016 Pazar
2 Haziran 2016 Perşembe
Goal Sergisi @ Zorlu PSM
En son yazmam gerekeni en başta yazayım. Pazar günü akşamına kadar fırsat yaratın ve bu sergiye gidin. Bir çok Avrupa ve Türk takımının maçlarda giyilen efsane formalar. Messi'nin, Ronaldo'nun, Brezilya'lı Ronaldo'nun, Beckham'ın, Zidane'nın, Totti'nin, Roberto Carlos'un maçta giydiği formalar var. Kramponlar, orjinal madalyalar, ayakkabılar, eldivenler. İlk futbol topu da var. Dünya Kupası var. Evet var. Altta fotoğrafını koydum. Görünce heyecan yaptım vallahi. Avrupa Şampiyonlar Ligi kupası var mesela. Elinize alıp fotoğraf bile çekilebiliyorsunuz. Tıks. Yıllarca bir çok oyuncunun elinde kalkan kupanın orjinalini orada görmek, havaya kaldırmak, fotoğraf çekilmek baya iyi anıydı.
Sergi oldukça keyifli. En azından ben çok keyif aldım. Serginin girişinde size verilen tabletlerden sırayla gezdiğiniz bölümlerden oyuncu seçip kadro yapıyor ve o kadro ile arkadaşınızla sergi sonunda tv'den de izlediğiniz maçı yapıyorsunuz.
Dediğim gibi sergi oldukça güzel ve Pazar günü kapanıyor. Girişler Öğrenci 15, tam 30 TL. Dilerseniz buradan, dilerseniz Zorlu PSM girişinden biletinizi alabilirsiniz.
İstanbullu arkadaşlar zaten yerini biliyordur ama gitmek de çok kolay. Beşiktaş'tan dolmuşla 10 dakika'da Zorlu Center'a ulaşmanız mümkün. Kocaeli'den Harem, Harem'den servisle Üsküdar, Üsküdar'dan hemen vapurla Beşiktaş ve Beşiktaş'tan 10 dakika içinde sergi.
Gidin ve gezin. Asla pişman olmazsınız. Bu arada sergide çektiğim fotoğrafların tamamını Facebook adresime yükledim. Tıks.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)































