10 Mart 2012 Cumartesi

Maç Günlüğüm # 81 / Maraton Alt Tribünü & Gençlerbirliği Maçı



Kafamda herhangi bir şekilde maça gitmek gibi bir düşünce yok.  Cumartesi sabahı saat 10’da kalkmışım ve işe gelmişim. Yapmam gereken işleri hemen hızlıca bitirdim. Ama dediğim gibi bunu maça gidebilirim diye yapmıyorum. Sadece hemen bitsin, ondan sonra rahat şekilde Cumartesi gününü bitireyim diye yapıyorum.

Saat  11:00 gibi twitter’a ‘’ Maça gitmeyeceğim, akşam evde izlerim. ‘’ dedikten 1 saat sonra Facebook chat sağ taraftan bir pencere açıldı ve ‘’ Maça bilet var, geliyor musun? ‘’ cümlesini gördüm.  Salih bunu dedikten sonra ‘’ Hayır ‘’ diyemedim ve maça gitmeye karar verdim.

Saat 13:00 gibi işten izin alarak çıktım, eve gittim, forma, atkı, fotoğraf makinası aldım ve yolculuk başladı.

Saat 14:35 otobüsüne ancak yetişebildim. Müthiş bir kar yağışı altında - büyük keyif - yolculuk başlıyordu.

Saat 15:30 Harem'e geliyordum. Yollar açık olduğu için 1 saatten az bir süre içerisinde Harem'e vardım. Tabii tek başıma.

Maç öncelerini çok seviyorum. Maç öncesini yaşamak, sevdiğin arkadaşlarınla muhabbet çok güzel ve çok farklı bir olay. Bazen maçtan bile güzel oluyor. Alkol, tezahurat, makara, muhabbet. Bu maç öncesi yine Nazlı'nın Yeri'nde #fbloggers tayfası - neredeyse tam kadro - ile keyifli anlar yaşadık.

Daha sonra bilet seçimi. Nasıl yani diyenler için anlatayım. Arkadaşımda - Salih - 2 tane bilet vardı. Maraton alt ve Fenerium alt. Karıştırdı, sırayla çektik, hangi tribün çıksa oraya gidecektim. Maraton alt çıktı.

İstikamet Maraton Alt. Hayatımda ilk kez Maraton alt tribününde maç izleyecektim, heyecan yok desem yalan olur. Çok rahat bir şekilde saat 18:25 gibi stada girdim. Girerken ısrarla polisin beni aramasını beklemem, polisin gülmesi ...  Tribünde yerimiz mükemmeldi. Böyle bir açı olamaz. Enfes. Her şey mükemmel. Futbolcular önünden atak yapıyor falan. Yanına kadar geliyor taç kullanıyor. Her iki kaleyi de çok net şekilde görüyorsun. Ancak atmosfer?

Atmosfer çok kötü. Tezahurat yapamıyorsun, yerinde tek başına yaparsın tabii de insan bir süre sonra sıkılıyor. Kendi sesini duyunca bağıramıyor. En azından ben bağıramıyorum. Mecbur oturdum maçı takip ettim.

Koltuklar çok rahat değil, sıkışık. Etrafında iyi Fenerbahçeli kitlesi var. Takım top oynayınca, tribünler iyi yönetilince yerinde bile bağırıyorlar ara ara.

Yine de Maraton alt tribününe belli yaştan önce geçmem. Gerçi her maç böyle oynayan takım olacaksa, bütün gol sevinçleri önünde olacaksa, takım halinde kenetleneceklerse yerin iyice mükemmel oluyor.

Maçı tek takip etmem sıkıntı yarattı. Yorum yapacak kimse yoktu yanımda.

Locaların orayı rahat rahat geziyorsun, yemek yeri oldukça kaliteli. Çeşit var. Her şey var. Fiyatlar biraz pahalı ama bulunduğun yerin loca katı ve maraton alt katı olduğunu düşününce normal geliyor.

Maç sonrası pek sıkıntı çekmeden rahat şekilde çıkıyorsun. Bu da ayrı bir artısı.

6-1 galibiyet, nefis goller, nefis açı, iyi atmosfer- genel olarak stat - .

Maç sonrası yine tek başıma rıhtım, oradan servisle harem, ve oradan da 23:00 otobüsü ile İzmit.

Bu arada rıhtımda tam Efe Tur'un orada bir dönerci var - adını unuttum şimdi - enfes. Eğer uğrama şansınız varsa mutlaka uğrayın. Döner ekmek 7.5 tl. Tadı müthiş. Bu da tavsiye olarak burada yer alsın.

Yazacak belki bir şeyler vardır ama çok geçti be üstünden. Unuttum.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...