15 Ağustos 2016 Pazartesi

Arsenal 3 Liverpool 4

Dünyanın izlemesi en keyifli ligi premier lig resmen başladı ancak biz Türkiye'de hiçbir yayıncının yayın haklarını almaması ya da alamaması yüzünden izleyemiyoruz. İlk haftanın en efsanevi maçı da Arsenal ile Liverpool arasında oynanmış. Arsenal Walcott'ın golüyle 1-0 öne geçmiş, 45+1 Coutinho, 49 Lallana, 56 Coutinho ve 63 Mane ile Liverpool 1-4'ü yakalamış. 64.dakika Oxlade, 75.dakika Chambers ile 2 gol bulan Arsenal sadece maçın skorunu belli etmiş.

Premier lig umarım 2.haftadan itibaren yayınlanmaya başlar ve bizler de bu maçları mış-miş şeklinde değil de izleyerek yorumlama şansı yakalarız.

9.81

2008 ve 2012'den sonra 2016'da da altın madalya Usain Bolt'un oldu. Kötü çıktığı yarışı yine ilk sırada geçti ve adını tarihe altın harflerle yazdırdı. Biz Usain Bolt gibi bir efsaneyi izlediğimiz için şanslıyken, Blake, Gatlin gibi isimler de Bolt ile aynı döneme denk geldikleri için çok şanssız. 

14 Ağustos 2016 Pazar

Rio 2016

Açılış seremonisi, kırılan rekorlar, müthiş mücadele, keyifli anların yaşandığı 2012 Londra'dan sonra bir sonraki olimpiyatları büyük bir merakla bekliyor, bu müthiş heyecana en azından tv başında ortak olmak istiyordum. Rio'da bunu sonuna kadar yaşıyorum. 13 Haziran'dan beri de çalışmıyor olmamdan dolayı neredeyse her gün sabahı ediyor tüm yarışları takip etmeye çalışıyorum. İşsiz olmanın böyle bir güzelliği oldu.

Bugüne kadar bana uzak olan okçuluk, masa tenisi gibi sporları bile keyifle takip ediyorum. Zaten ortada keyifli bir mücadele, rekabet varsa sporun adının pek önemi kalmıyor, kendini izlettiriyor.

Rio 2016 başladığından beri özellikle yüzme branşında kırılan rekorlar dikkat çekiyor. Macaristan'dan Katinka Hosszu, İsveçli Sarah Sjostrom, herkesin hayranlıkla izlediği Katie Ledecky, Büyük Britanyalı Adam Peaty. Yine yüzme branşında Ryan Murphy'nin kırdığı dünya ve olimpiyat rekoru dikkat çekti. Bu isimler dışında halter'de Çinli sporcuların kırdığı olimpiyat ve dünya rekorları, okçulukta Kore'den Woojin Kim'in kırdığı dünya rekoru dikkat çekenlerden bazılarıydı.

Atletizm'in başladığı 2.hafta ise özellikle 10.000 metre kadınlarda Almaz Ayana'nın dünya rekorunu yaklaşık 14 saniye , olimpiyat rekorunu 37 saniye geliştirmesi Rio 2016'nın en özel anlarından birisi oldu.

Yine Mo Farah'ın 10.000 metre erkeklerde aldığı altın madalya da güzel hikaye oldu. Üst üste 3.olimpiyat altın madalya kazandı ve bunu tarihte başaran 5.atlet oldu.

Artistik Jimnastik ve Simone Biles 2 altın madalya ile Rio'ya damga vuran bir isim oldu. Simone Biles'ın branşında ne kadar iyi olduğunu hiç ilgisi olmayan bile anlayabiliyor. Resmen diğer sporculardan çok daha farklı şekilde performansını sergiliyor, kendine hayran bırakıyor. Son not; Simone Biles henüz 19 yaşında.

Michael Phelps için de ayrı bir şeyler söylemek lazım. 2004, 2008, 2012 ve 2016 olmak üzere olimpiyat kariyerini 23 altın, 3 gümüş ve 2 bronz ile tamamladı. Tarihin belki de en büyük yüzücüsünü de yıllardır izlediğimiz için şanslıyız. Rio 2016'yı da 5 altın, 1 gümüş madalya ile tamamladı.

Basketbol branşında şu ana kadar ABD basketbol takımlarının dominasyonu, Türkiye'nin kötü başladığı grupları iyi şekilde bitirmesi, özellikle Işıl, Nevriye ve LaToya Sanders'ın müthiş oyunları, erkeklerde Sırbistan'ın kötü bir olimpiyat geçirmesi dikkat çekenlerdi.

Tenis ise ilk günden beri hayal kırıklıkları ile dolu. Özellikle Djokovic'in ilk turda elenmesi büyük sürpriz oldu. Del Potro ise tarih yazıyor. Uzun sakatlığın ardından 15 turnuva oynadıktan sonra olimpiyatlara geldi ilk tur Djokovic, yarı finalde de Nadal gibi isimleri eleyerek finale çıkmayı başardı. Son yılların en güzel tenis hikayelerinden birine şahitlik ediyoruz. Finalde de Murray'i yenip altın madalyayı alırsa acayip bir spor hikayesine dönüşür. Gerçi bana göre şimdiden büyük bir hikaye oldu. Del Potro uzun boyu ile beraber izlemesi keyifli sporculardan olmuştur. Kadınlar tenisinde ise Serena Williams hem teklerde hem çiftlerde erken veda etti. Altın madalyayı da bana göre büyük bir sürprizle Monica Puig kazandı. Kerber gümüş, Kvitova bronz madalya ile ayrıldı. 

Türkiye açısından da oyunlar şu ana kadar tam istediğimiz gibi gitmese de Türkiye'nin spora ve sporcuya verdiğin önemi göz önüne alırsak sert eleştiri yapmanın da doğru olmadığını düşünüyorum. İmkanları sunarız, sporcuları destekleriz o zaman başarı gelmezse eleştirileri yaparız. Özellikle kadın basketbol takımımız, okçuluk branşında Mete Gazoz, artistik jimnastik dalında Tutya Yılmaz, yüzme branşında Viktoriya Zeynep Güneş gibi isimler dikkat çekti. Ayrıca halter'de Türkiye'nin şu ana kadar tek madalyasını getiren Daniyar İsmayilov bizleri gururlandırdı. Daniyar gecenin bir saati evde bizi heyecanla yerimizden kaldırdı, gümüş madalya alarak Rio'ya güzel şekilde vada etti. Rakibi çinli ise haksız rekabetti. Çağla Büyükakçay'ın maç puanı gördüğü maçta Makarova gibi bir isme kaybetmesi de üzücüydü. Ancak Çağla oynadığı oyunla Rio'ya boşuna gelmediğini gösterdi. Şipal kardeşler, Melek Hu gibi isimler ise beklenen performansın altında kaldı. Kalan günler Türkiye adına güreş, tekvando gibi dallarda madalya kazanabiliriz.

Fotoğrafın hikayesini de açıklamak gerekirse dün akşam uzun atlama müsabakaları yapıldı. Fotoğraftaki isim Jarrion Lawson. Herkes haklarını bitirdikten sonra atlayacaktı. Konsantre oldu, seyircilerden tempo tutmasını istedi, atlayışına başladı. İlk an çok iyi bir atlayışla ilk 3'e girdiğini düşündük. Heyecanla sonucun açıklanmasını bekledi. Ancak karar 7.78'di. Başta Lawson olmak üzere herkes şok oldu. Ancak sonra tekrarları izlediğimizde Lawson'ın yere düşerken sol elinin yere temas ettiğini ve doğal olarak da atlayış olarak da o mesafenin alındığını gördük. Lawson büyük bir hayal kırıklığı ile olimpiyatlara 4.olarak veda etti. 

Kalan günler ise kadınlar ve erkekler basketbol müsabakaları, erkekler tenis, 100 metre erkekler, Bolt, Gatlin, 200 metre erkekler, Bolt, futbol kadınlar ve erkekler müsabaları, 400 metre erkekler ve kadınlar, 800, 1500 ve 5000 metre erkekler ve kadınlar 110 metre engelli gibi mücadeleler yaşananacak ve bu heyecanı özellikle TRT Spor ve Youtube kanallarından takip edeceğiz.

Olimpiyatlar keyiftir, izleyin.

11 Ağustos 2016 Perşembe

Barcelona 3 Sampdoria 2


Barcelona Pazar günü oynayacağı sezonun ilk resmi maçına Sampdoria ile oynanan ve efsanevi Joan Gamper adına düzenlenen kupa maçıyla hazırlandı. Barcelona bildiğimiz gibi oynuyor. Yine topa sahip olarak, yine kaliteli yıldızlarının güzel hareketleriyle, yine Messi'nin mükemmel futboluyla bu sezon da izleyenlere büyük keyif verecek. 

Fenerbahçe'den sonra oynadığı tüm maçları seyrettiğim tek takım. Barcelona'nın kupa, lig, avrupa maçları olmak üzere tüm maçlarını takip ediyorum çünkü özellikle Messi başta böylesine güzel futbol oynayan takımı kaçırmak istemiyorum. Ve yıllardır izlediğim için her geçen gün Barcelona'ya karşı biraz daha fazla sevgi beslemeye ve aidiyet beslemeye başladım. İmkanlar olsa maçlarına da giderim, kulüp üyesi de olurum.

Roma'dan gelen Lucas Digne iyi oynadı ama bence Alba'yı kesebilecek bir oyuncu değil, sağ bekte oynayan Sergi Roberto da iyi ama Alves'i unutturması mümkün değil. Zaten Vidal'i de kesemez. Arda Turan ise geçen sezondan çok daha iyi, çok daha güzel hareketler yapıyor, sahada direkt fiziğinin bile farklı olduğunu belli ediyor. Ancak o da rotasyon oyuncusu olur. Bu maç Neymar'ın yerinde oynadı, zaman zaman güzel işler yaptı ancak özellikle tek top oynayamama konusunda büyük sıkıntı çekiyor. Özellikle bu maç buna dikkat ettim. Tüm herkes tek top yaparken Arda yapamıyor bu da pozisyon alan oyuncuların boşa hamle yapmasına neden oluyor. Onun dışında geçen sezona göre çok daha hazır olduğunu bu maç bir kez daha belli etti. Diğer oyuncular zaten yerlerini koruyor. İlk 11'de çok fazla değişiklik olmaz.

Messi için artık bir şeyler söylemek ayıp ama gerçekten dünyanın en iyi futbolcusu. Bunu sahada her saniye görebiliyorsunuz. Yaptığı müthiş asist, attığı nefis frikik golü zaten net görülen detaylar ama görülmeyenlere bakarsak çok daha fazlasını söyleyebiliriz. İzlediğimiz için şanslıyız.

Barcelona Pazar günü Sevilla ile İspanya Süper Kupa ilk maçına çıkıyor. Saat 23:00'de başlayacak maçı Lig Tv canlı yayınlayacak.

5 Ağustos 2016 Cuma

UEFA Avrupa Ligi’ndeki Rakibimiz; Grasshoppers


Monaco karşısında kötü futbol ile beraber 3-1 yenilerek elenen Fenerbahçe'nin Uefa Avrupa Ligi'ndeki rakibi İsviçre'den Grasshoppers oldu. İlk maç 18 Ağustos İstanbul, rövanş ise 25 Ağustos İsviçre'de. Grasshoppers maçlarını 26 bin kişilik statta oynuyor. Bizim maça kadar ligde 4 maça çıkmış olacaklar. Ayrıca Uefa Avrupa Ligi'nde bu sezon 2 tur geçmiş olmaları da önemli. Yani bizden daha hazır geliyorlar. Nasıl top oynuyorlar bilgim yok. Bu sezon şu ana kadar Caio Cesar isimli futbolcu 5 maçta attığı 6 golle dikkat çekiyor. Fenerbahçe ağır favori olarak çıkacağı turu verirse büyük sürpriz olur. 

29 Temmuz 2016 Cuma

İlk Maç


Fenerbahçe 2016/2017 sezonu ilk maçına 3-5-2 dizilişi ile Ertuğrul, Kjaer, Skertel, Neustadter, Wiel, Hasan Ali, Josef, Ozan, Salih, Fernandao ve Emenike ilk 11'i çıktı. Buraya sonradan dönüp bakmak için koyuyorum. Ayrıca 3-5-2 taktiği ile çıkılan ilk resmi maçı Monaco karşısında oynayıp Emenike'nin 2 golüyle kazandığımızı da hatırlatalım.

Fotoğrafın dev hali için üzerine tıklayabilirsiniz.

Fenerbahçe 2 Monaco 1


Sezon Fenerbahçe adına resmen başladı. Sezonun ilk maçında sahada beklediğimden çok daha iyi bir Fenerbahçe izlemenin mutluluğunu yaşıyorum.

Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi 3.ön eleme turu ilk maçında Monaco karşısında Emenike'nin golleriyle 2-1 galip geldi ikinci maç öncesi ufak da olsa bir avantaj elde etti.

3-5-2 ile başladığımız bir Fenerbahçe izledik. Sparta Prag maçında izlediğimiz kötü Fenerbahçe'den eser yoktu. Ancak bunun bir numaralı nedeni orta saha oyuncularımızın formuydu.

Ertuğrul, Kjaer, Skertel, Roman, Wiel, Hasan, Josef, Ozan, Salih, Fernandao ve Emenike ilk 11'i ile başladık. Sezonun ilk 11'i olarak kayıtlara geçti.

Mücadeleye çok iyi başladık, gol pozisyonlarına girdik, gol attık hakem vermedi, gol attık hemen peşine saçma bir hata ile yedik. 2.yarı kötü başladık, gol yiyebilirdik. Savunduk. Ardından Emenike sahneye çıktı ve skoru 2-1 yaptı. Kalan dakikalar başka gol olmadı ve maç öyle bitti.

Fenerbahçe özellikle savunma anlamında maç boyunca iyi olsa da henüz bu futbolcuların birbirleri ile ilk resmi maçı olduğunu hatırlatalım. Yani sezonun ilk maçından takım hakkında kesin yorumlar yapmak sağlıklı olmaz. 

Takımda Josef ve Fernandao dışında aksayan oyuncu yoktu. 

Salih Uçan futbolcu olmuş. Gittiği yerden çok başka bir seviyede döndü. Fenerbahçe formasını uzun yıllar giymek istiyorsa Monaco maçı gibi standart yakalayıp bunu devam ettirmek zorunda. Hatta üstüne bile çıkmalı. Ancak Fenerbahçe böylesine bir sezonu Salih ile bitirebilir mi? Mümkün gözükmüyor. Salih dışında yaratıcı oyuncu eksikliğini sonuna kadar yaşayan bir Fenerbahçe var. Bu yüzden olası bir Salih sakatlığı ya da ceza durumunda işler Fenerbahçe açısından çok ters yerlere gidebilir.

Skertel çok iyi, müdahaleleri inanılmaz. Golde hatası var ancak daha büyük hata kaleci Ertuğrul'un. Ertuğrul ise zaman zaman kurtarışlar yapsa da heyecanlı olduğunu belli etti.

Roman iyiydi, biraz ağır gibi. İlerleyen maçlar daha iyi görürüz.

Wiel orta yapmayı bilen sağ bek. Müthiş bir orta ile galibiyetin gelmesini sağlayan oyunculardan oldu. Hasan Ali de gayet iyi oynadı, ileri bindirmeleri, savunmaya yardımları ile beraber yine elinden geleni vereceğini bizlere gösterdi. Kaptan.

Kjaer bildiğimiz Kjaer. Yine çok iyi, yine etkili. Emenike'nin ilk golünde attığı pas efsaneydi. 

Josef takımın en kötü 2.ismiydi. Sarı kart falan derken iyice de dağıldı. Ozan da oldukça iyiydi. Daha da iyi olabilir. O potansiyeli özellikle milli takım forması altında izledik. Salih Uçan pasları, çalımları ile beraber sahanın en iyi ismiydi. Gerçek bir 10 numara gibi oynadı.

Fernandao çok kötü, insanın gerçekten izleyisi gelmiyor. İyi bir RVP olursa formayı asla göremez. Bu haliyle görmesin de zaten. Emenike maçın yıldızı. 2 gol attı. Sezona bomba gibi girdi. Attığı 2 gol de çok klastı.

Tribünlerin bu kadar boş olması can sıkıyor. Özellikle tezahurat anlamında yıllardır stadın yükünü çeken Okul Açık'ın bomboş olması hepimizi üzdü. Statta izlememiz gereken maçı Aziz Yıldırım ve yönetim yüzünden evimizde ya da kahvelerde, cafelerde izledik. Umarım her şey farklı olur diyeceğim ama Aziz Yıldırım ve yönetim varken, bilet fiyatları fahiş durumdan satılırken, taraftara bu kadar uzak durulurken durumun düzelmesi mümkün gözükmüyor. Kaybeden Fenerbahçe olacak. Kimse değil.

Rövanş maçı Salı günü Monaco'da oynanacak. Monaco ilkokuldan beri ''Hangi ülkeye gitmek istersin?'' sorusuna verdiğimn ilk cevaptı. Böylesine bir maç ile taçlandırmak isterdim. Yine kısmet olmadı.

Fenerbahçe iyi olunca biz de iyi oluyoruz. 

Sezon iyi başladı, böyle devam etsin.

22 Temmuz 2016 Cuma

Biz Bize Yeteriz


Böyle çok güzelsin Türkiye. Umarım bu olaylar bundan sonra ülke olarak birlik, beraberlik içinde yaşayabilmemize vesile olur. Bunun da bana göre en kolay yöntemi siyasetçilerin birleştirici demeçleri. Kavga etmenin kimseye bir yarar getirmeyeceğini anlayıp ona göre temiz siyaset yapılırsa bu ülkeyi çok güzel günler bekler. 

20 Temmuz 2016 Çarşamba

Sparta Prag 0 Fenerbahçe 0


Fenerbahçe yeni sezon hazırlıklarını antrenmanlar ve hazırlık maçları ile sürdürüyor. Ben bu sezon ilk kez Fenerbahçe'yi izliyordum. Karşılaşmadan notları kısa kısa yazayım.

Fenerbahçe sahaya üçlü savunmayla çıktı. Ertuğrul, Caner Koca, Kjaer, Neustadter, Wiel, Hasan, Josef, Ozan, Salih, Aatıf ve Fernandao ilk 11'i.

Üçlü savunma zordur, üçlü savunma oynamak için takımda ona göre oyuncular bulunmalıdır. Üçlü savunmanın ortasında oynayan adamın topu bilmesi gerekir. Hücumda atağa çıkmazsa-çıkamazsa takım 1 kişi eksik hücum edecektir. Ayrıca hücum bekleri olarak oynayan ikilinin çok tempolu oyuncular olması gerekiyor. Fenerbahçe'de Hasan Ali ve şimdilik Wiel ile bunu sağlamak pek kolay gözükmüyor. Bu yüzden bana göre Fenerbahçe'nin bu oyuncularla 3-5-2 oynaması pek mümkün değil. 

Fenerbahçe tarihinde izlediğim en kötü maçlardan birisiydi. Hasan Ali'nin ve Wiel'in henüz hazır olmaması, hücum konusunda sınıfta kalmaları, üçlü savunmaya gelip top alma görevini teknik açıdan yetenekleri olmayan Josef'in yapması, bu yüzden de hücumda herhangi bir varyasyon sergileyememesi, Salih ve Ozan'ın henüz hazır olmaması. Fernandao'nun kiloları ve Aatıf'ın henüz adapte olamaması ile beraber zaten bu maçta Fenerbahçe'den bir şeyler beklemek hayal olurdu. Maç boyunca hiçbir dakika olumlu iş yapamayan oyuncu topluluğu ve maçı neredeyse pozisyonsuz tamamlayan bir Fenerbahçe. Kalemizde de bir kaç tehlikeli atak verdik.

Yeni transferler için değerlendirme yapabileceğimiz bir maç değildi. Takım komple kötüydü.

Fernandao acayip kötü. Fazla kiloları ile beraber sahada hiçbir şey yapamıyor. Bu durumdayken Fenerbahçe formasını giymesi bile yanlış. Giymemeli.

Salih ve Ozan'ın bu sezon ekstra iyi oynaması lazım. Onlar da vasat oynarsa Fenerbahçe maçları pozisyon açısından çok kötü bir hâl alabilir. 

Takım 10 numara lazım diye bağırıyor.

Savunmayı bir şekilde çözebiliriz de hücumu ne yapacağız?

Tam 1 hafta sonra Çarşamba günü Monaco ile Kadıköy'de Şampiyonlar Ligi eleme maçı oynuyoruz. Mücadele 21:30'da başlayacak. Ne yapacağız hiçbir fikrim yok.

Sezon Fenerbahçe açısında oldukça kötü başlıyor. Vitor Pereira'ya inanmayan camia, kombine satılmayan tribünler, kombine almayan-doğal olarak- taraftarlar ve futbol şubesinden uzak bir camia. Fenerbahçe için gelecek çok karanlık. 1 hafta sonra her şey daha net ortaya çıkacak.

19 Temmuz 2016 Salı

2016/2017 Sezonu Fikstürümüz


2016-2017 sezonu Süper Lig fikstürü çekildi. Fenerbahçe geçen sezonu evinde açmıştı bu kez deplasmanla başlıyoruz. Başakşehir deplasmanıyla beraber sezona merhaba diyoruz. İlk 5 hafta İstanbul'dan çıkmıyoruz. 3 maçımız Kadıköy'de deplasmanlar Kasımpaşa ve Başakşehir. Beşiktaş ve Galatasaray ile evimizde oynuyor olmamız avantaj. Eğer ilk yarıda liderliği alır ciddi bir avantajla da 2.yarıya başlarsak motivasyon ve camianın birlikteliği ile beraber daha net şekilde ilerleyebiliriz. Yıllar sonra kombine almadan bir sezona giriyorum. Fenerbahçe'yi Kadıköy'de değil deplasmanlarda takip edeceğim. Umarım maddi imkanlar oluşur ve bir çok deplasman maçında takımın yanında olma şansını yakalarım.

Sakatlıksız, olaysız sadece futbolun konuşulduğu bir sezon olsun. Sonunda da şampiyonluk gelsin.

11 Temmuz 2016 Pazartesi

Euro 2016 Notları # 23


Euro 2016'da heyecan Portekiz-Fransa maçı ile sona erdi. Portekiz uzatma dakikalarında Eder'in attığı golle beraber mücadeleyi 1-0 kazanarak kupanın sahibi oldu.

Maç aslında beklendiği gibi Fransa'nın oyun anlamında üstünlüğü ile başladı. Ancak öyle çok net pozisyon yakalama şansı bulamadılar. Uzaktan şutlarla etkili olmaya çalışan Fransa vardı. Portekiz ise yaptığı iyi savunmanın yanında Ronaldo'yu erkenden kaybetmesiyle beraber hücumda hiçbir şey üretemedi. 

Mücadelenin sonlarında Gignac'ın pozisyonu dışında ahlar vahlar arasında çıkan bir pozisyon yoktu. 

Uzatma bölümünde ise Portekiz daha iyiydi. Eder ve Guerreiro ile net pozisyonlar yakalasa da direği ve kaleciyi geçemedi. Ancak 109.dakika Eder'in ceza sahası dışından vurduğu net vuruş sonunda Portekiz 1-0 öne geçti. Kalan dakikalar Fransa yorgunluğun da etkisiyle pozisyon bulabilecek durumda değildi ve maç 1-0 sona erdi.

Portekiz'in kupayı alabilme ihtimalini söyleyenler oldukça azdı. Zaten Almanya, İtalya, Fransa gibi takımlar varken bunu söylemek pek de olası görünmüyordu.

Portekiz adına takım savunması 1 numaralı maç kazandıran etken ancak oyuncu söylemek gerekirse Patricio, Pepe ve Fonte diyebiliriz. Tabii golü atan Eder de maçın yıldızı oldu.

Fransa adına ise 2-3 boy öne çıkan isim maç boyunca mücadeleden bir an bile vazgeçmeyen, sürekli etkili dripling yapan, karşı kaleyi zorlayan, maçı isteyen Sissoko'ydu. Acayip bir maç oynadı.

Griezmann ve Giroud gibi isimler finalin kaybolanlarından oldu.

Portekiz adına maç aslında berbat başladı. Takımın en büyük yıldızı Ronaldo henüz 25.dakika sakatlanarak yerini Quaresma'ya bıraktı. Ronaldo'nun göz yaşları turnuvanın unutulmazlarından oldu.

Ronaldo bu maçta, Messi 15 gün önce finali kaybedince göz yaşlarına engel olamadı. Bu iki futbolcuyu sevip sevmemek başka konu ama saygı gösterilmesi gereken isimler. Futbolun bugün bu kadar popüler olmasında emekleri çok fazla. Bizlere sahada yıllardır unutulmaz anlar izletiyorlar. Bir insanın zaten sakatlık anında ya da kupayı kaybettiği an o futbolculara küfür etmesi normal bir insan hareketi değil. 

Portekiz 2004'de Yunanistan'a kaybettikten sonra bu kez kupayı kazanmayı başlardı. Fransa ise 2 şampiyonluk sonrası bu kez kupayı kazanamadı ve turnuvayı 2.tamamladı.

İzlanda tribünleri, Will Grigg, Türkiye'nin kötü futbolu, Griezmann, Payet, Bale, Nani, Ramsey, Galler, Ada futbolu, Gökhan Abdik, Boateng, Renato Sanches, Emre Mor, Vida, yırtılan formalar, patlayan top, İngiltere ve İzlanda tribünlerinin tezahuratları, İngiliz ve Rusların kavgaları, Kiraly ve eşofmanı, sarı İsveç tribünleri, Buffon, Xhaka kardeşler turnuvanın en dikkat çekenleriydi.

Son yazının son satırı da kendimle ilgili olsun. Turnuva boyunca yazdığım 23 yazıyı okuyan herkese teşekkürler. Bloga yazmaya devam...

8 Temmuz 2016 Cuma

Euro 2016 Notları # 22

Turnuvanın en güzel maçlarından birini izlemiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Maç kağıt üstünde de çok şey vaadediyordu sahada da öyle oldu. İstediğimizi aldık. Özellikle ilk 45 dk oynanan oyun turnuvanın en iyi 45 dakikalarından biriydi. Ekran karşısında izlerken aldığımız seyir zevki neden futbolu sevdiğimi bizlere kanıtlayan şeylerdi.

Her iki takım da kontrollü başladı. İlk dakikalar Fransa ağırlığında geçse de Almanya hemen oyuna ağırlığını koydu ve Fransa'nın üzerine gitmeye başladı. Ancak bu ataklardan sonuç alamayan Almanya son dakika geçen maç Boateng'in yaptığı saçmalık gibi bir saçmalığı Bastian ile yapınca Fransa ilk yarı sonunda fotoğraftaki adamın penaltı golüyle skoru 1-0 yapıp soyunma odasına büyük bir güven, mutluluk ve motivasyonla gitti. Almanya ise bir takımın gol yememesi gereken en önemli dakikalardan birini yaşayarak soyunma odasına sıkıntılı gitti.

2.yarı Almanya topa sahip oluyor, Fransa topun arkasına geçiyor ancak pozisyon anlamında herhangi bir üretim sağlayamıyordu. Dakikalar 72'yi gösterirken önce savunma hatası, ardından kaleci hatası ile beraber 7 numaralı futbolcu bir kez daha sahneye çıktı ve skoru 2-0'a getirdi. Bu golden sonra Almanya 4-5 tane net pozisyon yakalasa da hem Lloris'in iyi kaleciliği hem de bitiricilik sıkıntısı nedeniyle bunlardan yararlanamadı ve maç 2-0 bitti.

Almanya 2014 Dünya Kupası'ndan sonra bu turnuvada istediğini alamadı ve yarı finalde turnuvaya veda etti. Fransa ise finale çıkıp şampiyon olduğu 2000'den sonra ilk kez final oynama başarısı gösterecek.

Fransa daha önce oynadığı 2 finali de kazandı. Bu 3.finalleri olacak.

Fransa adına tüm takım çok iyiydi diyebiliriz ama Griezmann bir başka iyiydi. Bu kadar hızlı, bu kadar akıllı, bu kadar fırsatçı, çalım atma yeteneği olan, seri, bitirici golcü bulmak her zaman mümkün olmuyor. Griezmann büyük ihtimalle gol kralı olarak tamamlayacağı turnuvanın şimdiden en iyi futbolcusu. Henüz 25 yaşında olması da biz futbol severler açısından güzel detay. Daha çok izleyeceğiz.

Umtiti ve kritik müdahaleleri. Barcelona bu adamı neden aldı bu maç net şekilde gördük. Çok iyi futbolcu olacak.

Giroud takımın en kötüsüydü. Bir kaç net pozisyonda acayip ağır davrandı ya da bitirici vuruşu yapamadı.

Almanya ise ilk bahsetmemiz gereken Kimmich. Özellikle ilk yarıda sahada tüm olumsuz işlerde onun ismi vardı. Maça giremedi, yaptığı bir kaç hata ile koptu ve daha sonra toplanamadı. Lahm olsaydı dedirtti.

Mesut Özil'i acayip beğeniyorum. Bu akşam yine yaptığı tüm işlerle neden bu kadar iyi futbolcu olduğunu bizlere gösterdi. İzlemek gerçekten büyük keyif.

Hakem Rizzoli'nin bana göre bir kaç tane hatası var.

Götze neden oynuyor?

Boateng turnuvanın başından beri kusursuz futbolla geldi, son 2 maç saçmaladı.

Velodrome stadı çok güzel. Umarım bir gün maç izleme fırsatı yakalarım.

Euro 2016'da final maçı Pazar günü Fransa ile Portekiz arasında oynanacak. 22:00'da TRT 1 ve Lig Tv'den izleyebilirsiniz.

7 Temmuz 2016 Perşembe

Saygı


Galatasaray ve Türk futbolunnu efsane isimlerinden Turgay Şeren'in vefatı dolayısıyla antrenman öncesi saygı duruşunda bulunan Fenerbahçe futbol takımı.

Euro 2016 Notları # 21


Euro 2016'da yarı final heyecanı Portekiz-Galler maçı ile başladı. Bir tarafta turnuvanın en büyük sürprizi ile buraya gelen Galler, bir tarafta güzel takım oyunuyla buraya kadar 90 dakikaları kazanmadan gelen bir Portekiz.

Maç seyir keyfi açısından yine beklentiyi karşılamadı. Özellikle ilk yarıda her iki takımda kontrollü futbolu tercih edince ortaya kalitesiz bir maç çıktı. Ramsey'in yokluğunda pozisyon bulma anlamında sıkıntı yaşayan Galler'e karşı, yine hücumda hiçbir varlık gösteremeyen Portekiz vardı. İlk yarı golsüz sona erdi.

2.yarı Portekiz iyi başladı. 50.dakika Ronaldo kornerden gelen topta müthiş vurdu ve skoru 1-0'a getirdi. Ardından 3 dakika sonra Ronaldo'nun orta şut karışımı vuruşu ve Nani'nin topa dokunuşu ile beraber durum 2-0 oldu ve maç o an bitti. Kalan dakikalar ne Portekiz etkili olabildi ne de Galler gol atabilecek pozisyonları yakalayabildi. Bir kaç tane Bale şutu dışında etki yaratamadı. 

Ronaldo durdu durdu bu maç sahneye çıktı. Turnuva başından beri bir yerde sahneye çıkmasını bekliyordum. Yarı final maçı bunun gerçekleştiği maç oldu. 

Ramsey olmadan Galler etkisiz bir takıma dönüşüyor. Yokluğunu çok hissettiler.

Maç öncesi Ronaldo ile selfie çekilen, takım fotoğrafına giren çocuk ve ona karşı oldukça sıcak davranan Ronaldo güzel anların yaşanmasına sebep oldu.

Portekiz finalde Almanya-Fransa galibi ile oynayacak.

Nani Fenerbahçe'den ayrıldı, kupada finale yükseldi. Ayrıca gerçekten de oynadığı futbolla ''Keşke gitmeseydi.'' dedirtti. 

Euro 2016'da heyecan 22:00'de oynanacak Almanya-Fransa maçı ile devam edecek. TRT 1'den izleyebilirsiniz.

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Euro 2016 Notları # 20






















Euro 2016'nın bugüne kadar en çabuk biten maçıydı. Fransa net favori olarak çıktığı maçta İzlanda'yı 5-2 yendi ve yarı finale yükseldi. 

12.dakika Giroud, 19.dakika Pogba atınca zaten hücum gücü kısıtlı olan İzlanda için maç zora girdi. İzlanda'da o dakikadan sonra maçın dönebileceğini düşünen kimse yoktu. İlk yarı sonunda Payet ve Griezmann golleri de gelince maç komple bitti.

2.yarı bir umut, bir hayat belirtisi anlamında İzlanda saldırır diyorduk, öyle de oldu. Golü de buldular. Ancak attıkları golden 3 dakika sonra Giroud golü atınca iş bu sefer kesin bitti. Kalan dakikalar formaliteden oynandı. Maçın keyfi de kaçtı. İzlanda'nın attığı gol maçın skorunu belirledi.

Fransa adına da İzlanda adına maç hakkında yazacak çok şey yok. Çünkü maç gerçekten erkenden koptu. Hiçbir şey göremedik. Fransa rahat rahat, yürüye yürüye yarı finale çıktı.

Buraya kadar iyi mücadele ile gelen İzlanda'nın böyle bir yenilgi alması da sürpriz değil. İngiltere maçında gol yedikten sonra hemen bulmasalar aynı skoru görebilirdik.

İzlanda tribünleri turnuvanın yıldızlarından oldu. Unutulmayacaklar.

Giroud, Payet ve Pogba üçlüsü çok iyiydi. Gol, asist katkısı da verdiler. Fantasy takımıma o üçlüden 41 puan geldi.

Fransa erken kopunca ben de erken koptum. Maçla ilgili yazacak başka detay yok.

Gol demek, keyif demek değilmiş. Bunu da bir kez daha gördük.

Euro 2016'da yarı finaller belli oldu. Çarşamba günü Portekiz-Galler, Perşembe günü Fransa-Almanya maçları var. 22:00'da başlayacak ve TRT 1'den yayınlanacak. Final ise 10 Temmuz'da.