14 Ağustos 2016 Pazar

Rio 2016

Açılış seremonisi, kırılan rekorlar, müthiş mücadele, keyifli anların yaşandığı 2012 Londra'dan sonra bir sonraki olimpiyatları büyük bir merakla bekliyor, bu müthiş heyecana en azından tv başında ortak olmak istiyordum. Rio'da bunu sonuna kadar yaşıyorum. 13 Haziran'dan beri de çalışmıyor olmamdan dolayı neredeyse her gün sabahı ediyor tüm yarışları takip etmeye çalışıyorum. İşsiz olmanın böyle bir güzelliği oldu.

Bugüne kadar bana uzak olan okçuluk, masa tenisi gibi sporları bile keyifle takip ediyorum. Zaten ortada keyifli bir mücadele, rekabet varsa sporun adının pek önemi kalmıyor, kendini izlettiriyor.

Rio 2016 başladığından beri özellikle yüzme branşında kırılan rekorlar dikkat çekiyor. Macaristan'dan Katinka Hosszu, İsveçli Sarah Sjostrom, herkesin hayranlıkla izlediği Katie Ledecky, Büyük Britanyalı Adam Peaty. Yine yüzme branşında Ryan Murphy'nin kırdığı dünya ve olimpiyat rekoru dikkat çekti. Bu isimler dışında halter'de Çinli sporcuların kırdığı olimpiyat ve dünya rekorları, okçulukta Kore'den Woojin Kim'in kırdığı dünya rekoru dikkat çekenlerden bazılarıydı.

Atletizm'in başladığı 2.hafta ise özellikle 10.000 metre kadınlarda Almaz Ayana'nın dünya rekorunu yaklaşık 14 saniye , olimpiyat rekorunu 37 saniye geliştirmesi Rio 2016'nın en özel anlarından birisi oldu.

Yine Mo Farah'ın 10.000 metre erkeklerde aldığı altın madalya da güzel hikaye oldu. Üst üste 3.olimpiyat altın madalya kazandı ve bunu tarihte başaran 5.atlet oldu.

Artistik Jimnastik ve Simone Biles 2 altın madalya ile Rio'ya damga vuran bir isim oldu. Simone Biles'ın branşında ne kadar iyi olduğunu hiç ilgisi olmayan bile anlayabiliyor. Resmen diğer sporculardan çok daha farklı şekilde performansını sergiliyor, kendine hayran bırakıyor. Son not; Simone Biles henüz 19 yaşında.

Michael Phelps için de ayrı bir şeyler söylemek lazım. 2004, 2008, 2012 ve 2016 olmak üzere olimpiyat kariyerini 23 altın, 3 gümüş ve 2 bronz ile tamamladı. Tarihin belki de en büyük yüzücüsünü de yıllardır izlediğimiz için şanslıyız. Rio 2016'yı da 5 altın, 1 gümüş madalya ile tamamladı.

Basketbol branşında şu ana kadar ABD basketbol takımlarının dominasyonu, Türkiye'nin kötü başladığı grupları iyi şekilde bitirmesi, özellikle Işıl, Nevriye ve LaToya Sanders'ın müthiş oyunları, erkeklerde Sırbistan'ın kötü bir olimpiyat geçirmesi dikkat çekenlerdi.

Tenis ise ilk günden beri hayal kırıklıkları ile dolu. Özellikle Djokovic'in ilk turda elenmesi büyük sürpriz oldu. Del Potro ise tarih yazıyor. Uzun sakatlığın ardından 15 turnuva oynadıktan sonra olimpiyatlara geldi ilk tur Djokovic, yarı finalde de Nadal gibi isimleri eleyerek finale çıkmayı başardı. Son yılların en güzel tenis hikayelerinden birine şahitlik ediyoruz. Finalde de Murray'i yenip altın madalyayı alırsa acayip bir spor hikayesine dönüşür. Gerçi bana göre şimdiden büyük bir hikaye oldu. Del Potro uzun boyu ile beraber izlemesi keyifli sporculardan olmuştur. Kadınlar tenisinde ise Serena Williams hem teklerde hem çiftlerde erken veda etti. Altın madalyayı da bana göre büyük bir sürprizle Monica Puig kazandı. Kerber gümüş, Kvitova bronz madalya ile ayrıldı. 

Türkiye açısından da oyunlar şu ana kadar tam istediğimiz gibi gitmese de Türkiye'nin spora ve sporcuya verdiğin önemi göz önüne alırsak sert eleştiri yapmanın da doğru olmadığını düşünüyorum. İmkanları sunarız, sporcuları destekleriz o zaman başarı gelmezse eleştirileri yaparız. Özellikle kadın basketbol takımımız, okçuluk branşında Mete Gazoz, artistik jimnastik dalında Tutya Yılmaz, yüzme branşında Viktoriya Zeynep Güneş gibi isimler dikkat çekti. Ayrıca halter'de Türkiye'nin şu ana kadar tek madalyasını getiren Daniyar İsmayilov bizleri gururlandırdı. Daniyar gecenin bir saati evde bizi heyecanla yerimizden kaldırdı, gümüş madalya alarak Rio'ya güzel şekilde vada etti. Rakibi çinli ise haksız rekabetti. Çağla Büyükakçay'ın maç puanı gördüğü maçta Makarova gibi bir isme kaybetmesi de üzücüydü. Ancak Çağla oynadığı oyunla Rio'ya boşuna gelmediğini gösterdi. Şipal kardeşler, Melek Hu gibi isimler ise beklenen performansın altında kaldı. Kalan günler Türkiye adına güreş, tekvando gibi dallarda madalya kazanabiliriz.

Fotoğrafın hikayesini de açıklamak gerekirse dün akşam uzun atlama müsabakaları yapıldı. Fotoğraftaki isim Jarrion Lawson. Herkes haklarını bitirdikten sonra atlayacaktı. Konsantre oldu, seyircilerden tempo tutmasını istedi, atlayışına başladı. İlk an çok iyi bir atlayışla ilk 3'e girdiğini düşündük. Heyecanla sonucun açıklanmasını bekledi. Ancak karar 7.78'di. Başta Lawson olmak üzere herkes şok oldu. Ancak sonra tekrarları izlediğimizde Lawson'ın yere düşerken sol elinin yere temas ettiğini ve doğal olarak da atlayış olarak da o mesafenin alındığını gördük. Lawson büyük bir hayal kırıklığı ile olimpiyatlara 4.olarak veda etti. 

Kalan günler ise kadınlar ve erkekler basketbol müsabakaları, erkekler tenis, 100 metre erkekler, Bolt, Gatlin, 200 metre erkekler, Bolt, futbol kadınlar ve erkekler müsabaları, 400 metre erkekler ve kadınlar, 800, 1500 ve 5000 metre erkekler ve kadınlar 110 metre engelli gibi mücadeleler yaşananacak ve bu heyecanı özellikle TRT Spor ve Youtube kanallarından takip edeceğiz.

Olimpiyatlar keyiftir, izleyin.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...