19 Ağustos 2015 Çarşamba

2015/2016 Transferleri # 10 - Volkan Şen


Fenerbahçe'nin şimdilik son transferi Volkan Şen. İnişli çıkışlı kariyer yaşayan futbolcu kimdir sorusuna rahatlıkla cevap verilebilecek bir isim. O da Ozan Tufan gibi futbola Bursa'da, Bursasporlu Profesyonel Futbolcular Dayanışma Derneği'nin okulunda başlamış, daha sonra Bursaspor, Merinos, Arabayatağı derken Fazlı hocam dediği isim tekrardan Bursaspor'a almış ve son olarak Bursa Merinosspor'da 1.5 sezon oynamış. O esnada ümit milli takım forması giymeye başlayıp 2008 sezonu başında Bursaspor ile antrenmanlara çıktı ancak tam anlamıyla Bülent Korkmaz tarafından beğenilmemesi sonrası son gün ''kendine takım bul'' denilmesi sonucu Bursaspor macerası sallantıya girdi. Bursaspor 2.başkanının araya girmesi ve Bursaspor paf takımında kalması, daha sonra Bülent Korkmaz'ın gitmesi ve Samet Aybaba'nın gelmesi ile 2007/2008 sezonu Ankaragücü maçı ile beraber ilk kez ilk 11 sahaya çıkışı ve ardından yükselişi. Bursaspor'da şampiyonluğa uzanan bir kariyer, ardından Trabzonspor günleri ancak kötü oynadığı için taraftarlardan gelen küfürler ve yaşadıkları sonrası ağlayarak sahayı terketmesi ve ayrılması. O sezonun devre arasında tekrardan Bursaspor'a gelmesi ve ayağa kalkması. Ozan Tufan gibi 2014/2015 sezonunda müthiş futbol, 12 gol, 8 asistlik istatistiksel katkı ve istatistiklere yansımayan bir çok maçta yapılan olumlu hareketler ve Fenerbahçe gibi büyük bir takıma transfer.

28 yaşında futbol için çok da yaşlı olmayan bir durumda üst düzey bir sezonun ardından Fenerbahçe'ye geldi. Volkan'a Fenerbahçe taraftarları pek sıcak bakmasa da geçen sezon oynadığı gibi oynarsa Fenerbahçe taraftarlarının sevgisini ve saygısını kısa sürede kazanır. 

Sonuç olarak Ozan gibi Volkan da yetenekleri malum olan bir futbolcu, kadroya girmesi için çok çalışması gerektiğini bilerek geldiğini düşünüyorum. Şans yanında olsun.

Manchester United ve 7 Numara


     George Best, Bryan Robson, Eric Cantona, David Beckham, Cristiano Ronaldo Manchester United'ın meşhur 7 numaralı formasını giyen ve hakkını veren isimler. Türkiye'de nasıl 10 numaralarının bir ağırlığı varsa orada da 7 numaranın bir ağırlığı var. Takımın yıldız oyuncusu 7 numarayı giyiyor. Tabii arada 7 numarayı giyip da geçmişten bugüne hakkını veremeyen Ralph Milne,  Keith Gillespie, Michael Owen, Antonio Valencia ve Angel Di Maria gibi isimler de çıkmadı değil.

     Bu sene ise 7 numaralı formayı 1994 doğumlu yeni transfer Memphis giyecek. Şimdilik daha sadece 3 resmi maçta formayı giyse de oynadığı futbolla iyi sinyaller verdi. Şampiyonlar Ligi'nde ise çıktığı ilk maçta attığı 2 gol ve 1 asistle maçın adamı seçildi.

     Manchester United tarihinde 7 numarayı giyip de Beckham'dan sonra en erken golle buluşan isim oldu. Beckham 59.dakika ile en çabuk golle buluşan 7 numara olurken Ronaldo 489.dakika ilk golünü atabilmişti. Memphis ise 163.dakika gol atmayı başardı.

     Memphis ve Manchester United'ın 7 numaralı formasıyla yapacaklarını izlemeye devam edeceğiz. Bir gerçek var ki çok iyi başladı. Bir de kendisine Depay denmesini asla istemiyor, formasında da yazıldığı gibi tek bir adı var; Memphis. 

18 Ağustos 2015 Salı

2015/2016 Transferleri # 9 - Ozan Tufan


1995 doğumlu, babası madenci, annesi ev hanımı, bir abisi var ancak futbolla pek ilgisi yokmuş. Her çocuk gibi sokaklarda futbola başladığını söylüyor, okul takımına girdikten sonra bir maçta Bursaspor yetkilileri beğenmiş ve Bursaspor'a almışlar. Yani futbola Bursaspor alt yapısında başladı, bu yüzden de 3 sene boyunca her gün 120 km mesafe gidip Orhaneli-Bursa yolculuğu yapıyormuş. Daha sonra ailesi buna engel olmak için Bursa'ya taşınma kararı almış. Yani çocukları için yapılan fedakarlık, tabii şimdi bunun ödülünü alıyorlar, forvet arkası başladı kariyerine, 2 sene oynadı, daha sonra 1 sene sağ açık, ardından 2 sene sakatlık nedeniyle kadro dışı kaldı, bu 2 senenin de zor geçtiğini anlatıyor Ozan, dönmesinin zor olduğunu ancak başka çaresi olmadığını söylüyor, ''Babam abime gitar değil bana krampon alıyordu, ailemi mahcup edemezdim.'' diyor. Topuğunda oluşan ödemden dolayı bir süre futbol oynamayı bırak yürüyememiş bile, kiloları da bu şekil aldığını söylüyor. Sonra futbola sağ bek olarak dönmüş, sağ bekte kendisini oldukça geliştirdiğini söylüyor, forvet arkası oynadığından ayaklarını da iyi kullandığını söyleyen Ozan alt yapıda Fenerbahçe ile oynanan bir maçta Ertuuğrul Sağlam sayesinde A Takım'a alındığını ve bu sayede bu yürüyüş başladı diyor. İlk olarak Jesus Navas hayranlığı varmış, Alves ve Van der Wiel ise örnek aldığı sporcuların başında geliyormuş. Şener'in sakatlığı sonrası mecbur sağ bek olarak oyuna girmiş ve o hazırlık maçında asist yapmış, Şener'in sakatlığından dolayı sonraki ilk maçta da ilk 11 oynamak zorunda kalmış ve böylelikle Bursaspor kariyeri tam olarak başlamış, Milli takımda Fatih Terim tarafından kadroya davet edilen Ozan Kosova karşısında stoper olarak maça başlamış ve ilk kez milli takım formasını giymişti. Daha sonra stoper ve ön libero olarak da milli takım macerası devam etti. Ve parlama yaptığı 2014/2015 sezonu. Şenol Güneş'in forma vermesi ile beraber Bursaspor'un vazgeçilmez oyuncusu olmaya başlaması. 1 sezon üst düzey futboldan sonra Fenerbahçe'ye transferi.

Kendisinin en iyi ön liberoda oynadığını söyleyen Ozan Tufan alt yapıda yaptığı ekstra idmanlar, hocalarının sözlerini dinlemesi, çalışması ile beraber buraya geldiğini söylüyor. ''Diyelim orta açmayı beceremezdik idman sonrası çıkmaz 20 iyi orta açana kadar buradayız diye hedef koyar, hedefimize ulaşır öyle sahayı terkederdik.'' diyen Ozan'ın neden burada olduğunu anlayabiliyoruz.

Kendisine Avrupa'da futbol oynama hedefi koyan Ozan 1 sene üst düzey futbolun ardından Fenerbahçe'ye transfer oldu, 5 senelik kontratı kaptı, Fenerbahçe'de ne kadar kalacağını ise şu an Ozan'dan başkası bilmiyor ancak gerçek olan bir şey var, Ozan Tufan burada da çok kalmaz, zirveye doğru yürüyüşüne devam eder. Şans yanında olsun, gerisi Ozan'da fazlasıyla var.

17 Ağustos 2015 Pazartesi

Van Persie & Louis Diamond


Van Persie'nin Fenerbahçe'ye transferi süreci ''Van Persie gitmesin'' diye ağlayan ve bu videosu internette hızla yayılan Louis Diamond isimli minik bir çocuğun ailesi ile beraber İstanbul'a getirtilmesi, misafir edilmesi, maça davet edilmesi, Antalya'da tatile yollanmaları, Louis Diamond isimli çocuğun Van Persie ile tanıştırılması, maç formasının kendisine hediye edilmesi şahane detaylar. Emeği geçen herkese helal olsun. Futbolun sadece futbol olmadığını gösteren anlardan.

Fenerbahçe 2 Eskişehirspor 0


''Fenerbahçeliler sene başında o sene şampiyon olacaklarını hissederler ve olurlar. Şayet hissetmezlerse mümkün değildir.'' diyor Can Bartu. 

Fenerbahçe sezonun ilk maçına Eskişehirspor karşısında çıktı ve mücadeleden Sow ve Fernandao'nun golleriyle 2-0 üstün ayrıldı. 

15:31 İzmit'ten otobüsle başlayan Fenerbahçe yolculuğu gece 03:00'de Karamürsel'de sona erdi. Yorgunluk elbet oldu ama işin içinde Fenerbahçe olduğu zamanlar bu yorgunluğun tek bir satır bile lafı olamaz. Tatlı yorgunluk dedikleri bu olsa gerek.

17:00'den itibaren dostlarla muhabbet, yine Kalamış Parkı. Maç öncelerini yaşamayı seviyoruz. Fenerbahçe'nin tarihi maçlarını değerlendirdiğimiz bir maç öncesi oldu. Aramıza bu hafta ile beraber yeni katılan arkadaşlar -yeni passolig aldılar - oldu. Yine oldukça keyifli bir maç önü yaşadık. Maçın 22:00'de başlayacak olması nedeniyle maç önünü çok uzun yaşadık, bu da daha güzel oldu aslında. 

Kalamış Parkı mı Yoğurtçu Parkı mı deseler yine de Yoğurtçu Parkı derim.

Stada yine koşar adımlarla gittik, yine büyük bir hevesle tribünde yerimizi aldık. Bu sene maçları G Blokta takip ediyoruz.

Fenerbahçemiz sahaya Volkan, Şener, Alves, Ba, Hasan, Meireles, Josef, Nani, Diego, Sow ve Fernandao ilk 11'i başladı. Mücadelenin ilk düdüğünden itibaren topa sahip olan bir Fenerbahçe olmasınra rağmen rakip kalede pozisyon üretmekte zorlandı. Ancak ilk yarının son dakikaları önce Sow ve ardından Fernandao ile goller bulan Fenerbahçe ilk yarıyı 2-0 önde tamamladı. 2.yarı rakibin de 58.dakika 10 kişi kalmasının da etkisiyle oyunu iyice rolantiye alan Fenerbahçe sahadan 2-0'lık galibiyetle ayrıldı. 

İlk golde Hasan Ali'nin ortası, Sow'un kafası, 2.golde Diego'nun çalımı, ara pası ve Fernandao'nun gol vuruşu temizdi.

Diego'nun maç boyunca 5 önemli pası, Josef'in 10 top çalması, Fenerbahçe'nin takım halinde 22 şutu, % 86 pas isabet oranı, 22 top kazancı dikkat çeken istatistiklerin başında geliyordu.

Takımın en iyi 2 oyuncusu doğal olarak Josef ve Diego'ydu. Diğer oyuncular idare etti. 

Tribünler ; Tribünler oldukça iyiydi, özellikle ilk yarının 2-0 bitmesinden sonra 2.yarı coşku iyice arttı. Genç Fenerbahçeliler'in liderliğinde giden tribünler sıcak hava ve geç saate rağmen iyiydi. Biraz daha arabesk besteleri kesersek çok daha etkili tribünleri görürüz. Bu arada dikkat çeken bir şey de oldu. Yıllardır tribünlerde Migros tarafından başlatılan ''Sarı-Lacivert-Şampiyon-Fener'' tezahuratı ilk kez Okul Açık tarafından başlatıldı. Belki de Genç Fenerbahçeliler bu tribünün lider grubu biziz mesajını bu kadar net verdiler. Zaten Genç Fenerbahçeliler bu şekilde devam ettiği sürece herkes tarafından takdirle karşılanmaya devam eder. Belki de yıllar sonra ilk kez bu kadar erken tribünler ''Şampiyon'' tezahuratı ile beraber şov yaptı. Can Bartu'nun sözüne destek çıktı. Herkes hiç olmadığı kadar şampiyonluğa inanıyor.

Van Persie ısınmaya gelince statta oluşan uğultu?

Eskişehirspor çok kötü takım, haftaya ne yapacaklar merak ediyorum ama bu futbolla galip gelmeleri mucize olur.

Hafta arası Atromitos - Perşembe 21:00 -  ile Avrupa Ligi maçı ve hafta sonu Çaykur Rizespor - Pazar 21:45 maçı ile beraber sezon devam ediyor.

Fenerbahçe'yi yaşamak çok güzel, Fenerbahçe'yi maç önü, stadyum, maç sonu ile yaşamak çok daha güzel.

14 Ağustos 2015 Cuma

Sezon Başlıyor


Mükemmel geçen transfer sezonunun ardından ilk lig maçına bu akşam çıkıyoruz. Rakip Eskişehirspor. Mücadele saat 22:00'de başlayacak. Umarım sakatlıksız, olaysız, güzel futbolun olduğu ve sonunda şampiyon olduğumuz bir sezon yaşarız. Sezon boyunca maç önceleri Yoğurtçu Parkı - Kalamış, maçlarda Okul Açık G Blok'ta heyecanı en yakından yaşayacağız. Sezon hayırlı olsun.

12 Ağustos 2015 Çarşamba

O An


Messi'nin ilk frikiğinde topun ağlarla buluştuğu an.

MVP


Bir futbolcu nasıl bu kadar üst üste bu kadar üst düzey maç oynayabilir? Her geçen gün daha da güzel şeyler yapıyor. Messi kariyerinde Sevilla'ya 24.golünü attı, bir maçta ilk kez 2 frikik golü attı, koleksiyona bir kupa daha ekledi, çok başka noktaya geldi. Abarttı.

7 Ağustos 2015 Cuma

Rakibimiz ; Atromitos


Kim çıkarsa çıksın favori olacaktık Atromitos çıktı. Atromitos hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Atina'da Atromitos ile oynayacağız. Parası olan için keyifli deplasman olur. 20 Ağustos Atina'da, 27 Ağustos İstanbul'da oynuyoruz. Hedefi kupa olan bir takımın iki maçta da kazanarak tur atlaması gerekiyor. Tekneyle Atina deplasmanı da asla gerçekleşmeyecek güzel bir hayal.

6 Ağustos 2015 Perşembe

Keyif / Barcelona Sezon Açılışı





















Neden bilmiyorum ama Fenerbahçe maçından dolayı çok fazla üzüntü yaşamadım. Ya iyi futbol oynamadığımızdan ya da Shakhtar'ın gücünden. Ya da kendimi günlerdir alıştırdım elenmeye. Ya da bilmiyorum çok üzüldüm ama şu an bir şey hissetmiyorum. Belki ŞL grupları çekilirken farkına varacağım. Neyse Fenerbahçe maçı istemediğimiz şekilde bitmişti, hemen TRT Spor ekranlarında Barcelona-Roma maçına geçtim. Sanırım Fenerbahçe dışında oynadığı lig, kupa, avrupa maçlarının tamamını izlediğim tek takımdır Barcelona. İnsanların ''Sıkıcı'' diye adlandıracağı en güçsüz takımla oynadkları maçları bile büyük bir keyifle takip ediyorum. Barcelona'nın skoru yakalamak için yaptıkları, kilitlenen maçları açmak için yaptıkları ataklar, organizasyonlar, denemeler. Messi'nin pasları, asistleri, golleri, Neymar'ın ve Suarez'in golcülük dersleri, Iniesta'nın liderliği, Alba ve Alves'in bindirmeleri, ortaları derken ekran karşısında Barcelona maçlarında büyük keyif yaşıyorum.

Dün Barcelona Joan Gamper - Barcelona kurucusu - kupası maçında evinde Roma'yı ağırladı. Hem sezon açılışı hem de güzel bir maç. 

Barcelona'yı her maç takip ediyorum dedim ama herhalde uzun zaman sonra bu kadar rahat, bu kadar olumlu işleri bu kadar kusursuz yaptığını gördüm. Ceza sahası içinde yapılan paslaşmalar beni geç saatlerde ekran karşısında heyecanlandırdı. Roma iyi veya kötü demiyorum ama Barcelona çok acayipti. Messi, Suarez, Neymar üçlüsü adeta sahada pes oynuyor gibiydiler. Hatta şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ben PS ya da PC oyunlarında bu hareketleri bu kadar rahat yapamıyorum. İlk golde Messi'nin pası, Mathieu'nun asisti, Neymar'ın klas çalımı ve bitirişi, ikinci golde cezasahası içinde yapılan paslaşmalar, Messi'nin bitirişi, üçüncü golde Rakitic'in füzesi, maç boyunca yapılan olumlu bir çok iş.

Messi'nin kavga pozisyonunda ortalığı Mbiwa gerdi. Tekme atıldığı zaman bile tepki vermeyen Messi'nin bu kadar sinirlenmesini zaten başka türlü açıklayamayız. Mbiwa küfür bile etmiş olabilir. Yoksa hiç yoktan bir pozisyondu. Ofsayt kararı sonrası ortam birden gerildi.

Arda'nın sahaya çıkışı, alkışlar, arkadaşlarının gülmesi. Bu Arda'da farklı bir olay var, hemen kendini herkese sevdirebiliyor. Neymar fotoğraf paylaşıyor, Messi kahkaha atıyor. Yine de sahayı olmak için sabırsızlanıyordur.

Geçen sezon Messi, Neymar, Suarez üçlüsü 122 gol atmıştı bu sezon kaç atacaklar bakalım. Çok daha iyi oldukları kesin.

Salih Uçan da sahaya çıktı, 3 kere falan top değdi ayağına.

Barcelona Salı günü Sevilla ile Avrupa Süper Kupa maçı ile sezonu açıyor.



Shakhtar Donetsk 3 Fenerbahçe 0


Maç günleri bizim için çok önemli. Özel yemekler, yanan mangallar, içkiler. Yine öyle oldu. Lig Tv'ye maç ücreti 30 TL sabah erken saatte ödeniyor, mangallar yanıyor, balıklar pişiriliyor, tv karşısına masa konuyor ve maç beklenmeye başlıyordu.

Heyecan, gerilim, acaba eler miyiz? Elenir miyiz? soruları esnasında başlayan büyük heyecan. Ancak beklediğimiz heyecan bizi her geçen dakika ümitsizliğe itiyor. Ve belki de bu ümitsizlik sonucu ''Elendik, adamlar güçlü.'' yorumları ortaya çıkıyordu.

İlk yarı oldukça silik oynadığımız maçta Sow 43.dakika müsait pozisyonda golü atsa soyunma odasına 1-1'lik beraberlikle gidecektik. İlk yarının ardından 2.yarı çok daha iyi bir takım var. Daha çok karşı alanda, daha çok karşı ceza sahasında, pozisyonlar da buluyoruz ancak bir türlü istediğimiz gol gelmiyordu. Sow ve Alves ile mutlak gol pozisyonlarından yararlanamıyor, ardından hakemin haksız kararı sonrası atılan hocamız ve ardından gelen şanssız bir atakta Shakhtar'ın gelen 2.golü. Bu golden 5 dakika sonra ise Alex Teixeira maçı 3-0'a getiriyor ve gerçeği net olarak yüzümüzü çarpıyordu. 

Takımın günlerdir hazırlandığı maçta bu kadar silik futbol oynaması, Nani gibi çok şey beklediğimiz oyuncunun sahada hiçbir şey yapmaması, Diego'nun top kayıpları, kaçırdığımız goller, defans dörtlüsünün yaptığı hatalar, Volkan Demirel'in yine eski günlerine dönüşü, ortasaha-defans ve ortasaha-forvet bağlantılarının bir türlü yapılamaması, Shakhtar'ın gerçekten de hızlı paslaşmaları, etkili hücumları, topu rahatlıkla istedikleri gibi çevirmeleri ve yetenekli ayakları ile beraber bir maçtan bana göre hakettiğimiz üzere eleniyor ve Avrupa Ligi'ne kalıyorduk.

Takımda özellikle Josef ön plana çıktı. Neredeyse 1'e 1 hiçbir pozisyon geçilmeyen Josef, 8 Milyon Euro'yu hakettiğini ve hatta bana göre ofansif gücü olsa çok daha fazlası edeceğini bir kez daha gösterdi. İlk maçtan sonra bu maçta da çok iyiydi. Kjaer zaman zaman oldukça etkili oynadı, iyi yer alıyor, hava topları çok iyi. Yine de yavaşlık en büyük problemi. Takımda açıkcası diğer oyuncular ile ilgili ekstra bir şeyler söylemek için bir şey göremedik. Diego kötü, Nani kötü, Caner kötü, Fernandao kötü, Sow kötü, Meireles kötü, Alves kötü, Volkan kötü.

Vitor Pereira hocamın - bu kadar hocam hocam demem bazılarına itici gelebilir ama ben dilenmeye devam edeceğim - artık ilk 11'i yavaş yavaş şekillendirmeye başlaması gerekiyor. Diego oynayacak mı? Oynamayacak mı? Forvette kim olacak? Çift forvet mi oynayacağız? Sol kanatta kim oynayacak? Çözmesi gereken en önemli sorular bunlar. 

Takımın iyiye gideceğine inanıyorum. Alper, Mehmet, Josef, Nani, Fernandao ve Van Persie'li 4-4-2, Topal-Josef, Alper, Diego, Nani, Van Persie'li 4-2-3-1 gibi bir düzeni artık sahaya oturtmak ve sezona başlamak gerekiyor.

Belki bu sezon yapılmayacak ama Kjaer'in yanına yapılacak iyi bir stoper hamlesi bizi çok başka yerlere götürebilir.

Shakhtar'ın bana göre neden burada olduğunu kanıtlayan bir detay; 80.dakika sonrası, skor 3-0'ken, 33 yaşında Srna'nın top kornere çıkmasın diye depar atıp topu sahada tutmaya çalışması. Hem taraftarlara mesaj, hem takım arkadaşlarına mesaj, hem de karşı rakibe-rakiplere mesaj.

Shakhtar ile kontra atağa nasıl çıkılır dersleri.

Alex Teixeira bu sezon 5 maç 6 gol. Geçen sezon 36 maç 22 gol. Sezon sonuna kadar 40 golü bulur ve seneye 40 milyon euro üstüne bir avrupa devine transfer olur. Lucescu ve Shakhtar transfer hikayesi.

Kjaer'in gördüğü kırmızı kart skandal. Bitmiş maçta son saniye atılmak ve avrupa ligi play-off ilk maçında oynamamak nereden bakarsan bak skandal.

Sonuç olarak Fenerbahçe oldukça iyi oyunculardan kurulu, hazır bir takıma elendi. Shakhtar dediğiniz takım şu an avrupanın en iyi puana sahip 18.takımı. Her sene şampiyonlar liginde grup mücadelesi yapıyorlar. Liglerinde geleni geçeni yeniyorlar. Fenerbahçe ise yeni oluşan bir takım. Yani öyle ''Bu sezon da çöp'' falan demek için çok erken. Bu takıma hep beraber inanalım bu takım o başarıları yakalayacak.

14 Ağustos Cuma saat 22:00'de Eskişehirspor maçı ile lig heyecanına da başlıyoruz. 20'sinde ise Avrupa Ligi play-off ilk maçı var.

Haksızlık


Evet Vitor Pereira keşke o hareketi yapmasaydı ama tam önünde olan pozisyon sonrası haklı şekilde topu rakibe verip bir an önce oyunun başlamasını istemek suç falan değil beyler. Asla atılmayı da gerektirecek bir hareket değil. Hocayı eleştirmek istiyorsanız başka şeylere bakın. Biz hocaya inanıyoruz ve inanmaya da devam edeceğiz. Başarı Vitor Pereira ile gelecek.

5 Ağustos 2015 Çarşamba

Saldır Fener / Shakhtar Donetsk-Fenerbahçe Maç Öncesi


Sezonun 2.resmi maçı olmasına rağmen sezonun kalanı açısından çok çok önemli bir maç. Turu geçmemiz her anlamda bizi ileriye taşıyacak. Rakip Şampiyonlar Ligi'nin gediklilerinden. İlk maç yeni kadroya rağmen çok da kötü oynamadan ve hatta bana göre zaman zaman iyi de oynarak Shakhtar ile 0-0 berabere kalmıştık. Rövanş için her şey hazır. Volkan, Şener, Kjaer, Alves, Caner, Nani, Mehmet Topal, Josef, Sow, Diego, Fernandao ilk 11'i çıkması bekleniyor. Özellikle Nani ve Diego'nun ekstra olumlu işler yapmasını bekliyorum. Mücadele 21:45'de başlayacak ve Lig Tv'den canlı yayınlanacak. Tabii Lig Tv üyelerinin de ekstra 30 TL vermesi gerekecek. Yıllar sonra blogda bir maç öncesi ''Saldır Fener'' yazısı. Uğurlu gelir ve turu geçen taraf oluruz umarım.

4 Ağustos 2015 Salı

Jorge Mendes


Jorge Mendes'e saygı duymamak mümkün değil. İmzası olduğu isimler ve bonservis bedelleri.

Süper Lig Takımlarının 2015/2016 Kombine Fiyatları


Sezonun başlamasına çok kısa bir süre kala takımların hem kombine fiyatlarını yazalım hem de daha önceden yaptığım gibi nasıl Fenerbahçe maçında kombine ücretinden daha pahalı bilet sattıklarını da görme şansı elde edelim. Sezon başlamadan Bursaspor ve Çaykur Rizespor Fenerbahçe maçında deplasman tribünü biletinin ne kadara satılacağını açıkladı. Eski statta 10-20 TL'ye girdiğimiz Bursa'ya yeni stat ile beraber en az 50 TL vererek gireceğiz. Kayserispor ve Osmanlıspor 50 TL'ye kombine satıyor. İşte tüm takımların fiyatları; 

Akhisar Belediye Gençlik ve Spor : 160 - 500 TL. Fenerbahçe maçında 110 TL
Antalyaspor : 135 TL - 1.200 TL,150 TL - 1.500 TL. Fenerbahçe maçında 100 TL
Beşiktaş : 900 TL ile 5.000 TL.  Yasak
Bursaspor : 200 TL ile 2.500 TL. Fenerbahçe maçında deplasman tribünü 50 TL
Çaykur Rizespor : 100 TL ile 3.300 TL. Fenerbahçe maçında 50 TL ve 100 TL
Eskişehirspor :  100 TL - 1.500 TL. Fenerbahçe maçında 50 TL
Fenerbahçe :  1.000 TL ile 8.600 TL.
Galatasaray : 900 TL ile 5.500 TL. Yasak
Gaziantepspor : 90 TL ile 1.500 TL. Fenerbahçe maçında 50 TL
Gençlerbirliği : 200 TL ile 750 TL. Fenerbahçe maçında 80-155 TL
Kasımpaşa : 150 TL ile 600 TL. / Fenerbahçe maçında 40 TL
Kayserispor : 110 TL ile 210 TL./ Fenerbahçe maçında 50 TL
Torku Konyaspor : 90 TL ile 1.000 TL. Fenerbahçe maçında 110 TL
Başakşehir : 185 TL ile 400 TL. Fenerbahçe maçında 105 TL
Sivasspor : 80 TL ile 250 TL. Fenerbahçe maçında 15 TL
Mersin İdman Yurdu : 130 TL ile 1.010 TL. Fenerbahçe maçına 100 TL
Osmanlıspor : 100 TL. / Fenerbahçe maçında 105 TL
Trabzonspor : 300 TL ile 30.000 TL. Yasak