27 Ocak 2012 Cuma

Rod Laver & Roger Federer


Rod Laver Arena'nın önünde Rod Laver ile Roger Federer poz vermişler. Biri günümüzün en büyük efsanesi Federer. Anlatmaya gerek yok, herkes tanıyor. Rod Laver kim? Rod Laver 9 Ağustos 1938 yılında doğan ve 1964 ile 1970 yılları arasında dünya tenisinin 1 numarası olan Avustralyalı tenis efsanesi. 1962'de amatörken, 1969'da da profesyonelken 2 kez aynı yıl içerisinde tüm Grand Slam'leri kazanma başarısı gösterdi. 11 grand slam şampiyonluğu var.

25 Ocak 2012 Çarşamba

Beklenen Gün : Fenerbahçe Salon Açılışı


Fenerbahçe için çok önemli bir gün. İnsan ne yazacağını bilemiyor. Emeği geçen herkese teşekkürler.

21:00 
Fenerbahçe Ülker - Armani Milano
Euroleague Top 16 maçı

Akşam maçı salonda takip edeceğiz. İlk maç, ilk heyecan. Salon hakkında tüm detaylar maçtan sonra burada.

24 Ocak 2012 Salı

Tiyatro : Keşanlı Ali Destanı


Blogda Tiyatro etiketi ile yazmış olduğum ilk yazı. Düşünün yani tiyatro'ya ne kadar uzak birisiyim. Türkiye'de zaten çoğu insan uzak. Tabii kalkıp da burada tiyatro'ya gidin diyemem, demem. Daha o cümleyi kuracak kişi olmadım. Eğer tiyatro'ya gitmeye devam edersem derim ama. Hazır olun.

Keşanlı Ali Destanı gibi türk tiyatrosunun kült oyunlarından birisinin geldiğini görünce hemen biletlerimizi aldık. - 40 TL - İtiraf etmek gerekirse oyuncu kadrosu bu tiyatro'ya gitmemize neden olan en büyük etkenlerden.

Sadri Alışık Tiyatrosu ve Keşanlı Ali Destanı. Müzikal bir oyun. '' Büyük kentin eteklerinde yer alan varoşlarda yaşayan ezilen yoksul insanların öykülerini ele alırken gündelik hayatin yanı sıra iktidar,çıkar,aşk iliskileri dolayında gelişen, olaylara da eğlenceli bir yaklaşımla değinen Türk Tiyatrosu'nun kült oyunlarından bir tanesidir.  ''

Kadrosu dedik de kim onlar ; Kayhan Yıldızoğlu, Kerem Alışık, Songül Öden, Mustafa Üstündağ, Tuba Ünsal, Yavuz Bingöl ve Şinasi Yurtsever'in başrolünde olduğu 39 kişilik bir ekip.

Oyunun başlangıcı güzel, arası normal ve bomba bir 2.perde.

Mustafa Üstündağ yani sizin tanıdığınız ismi ile Muro inanılmaz bir oyunculuk sergiliyor. Resmen sahnede parlıyor. Mustafa Üstündağ dışında bir Songül Öden gerçeği var. Müthiş bir oyunculuk. Resmen onun sahnelerinde nefes almıyoruz. Onun dışında Kerem Alışık. Oyun başındaki sarhoş rolü müthiş. Hele o son sahne. Aile'den gelen bir yetenek. Özellikle 2.perde müthiş aksanı ile bizi güldüren Tuba Ünsal da müthiş oynuyor. Yavuz Bingöl ise oyuncu kadrosunun en zayıflarından birisi.

Yavuz Bingöl dedik de bir sahnede bir şarkı başlangıcı vardıki, müthiş. Hep şarkı söylesin.

Teoman Gelmez adında bir genç yetenek vardı. Daha doğrusu ben oynadığı oyundan dolayı böyle dedim. Resmen oyunu ile dikkat çekiyordu. Ancak daha sonra eve geldiğimde 1976 doğumlu olduğunu öğrendim. Genç değildi belki ama müthiş oyuncuydu.

Orkestra çok iyiydi. Bir kere bile hata yapmadılar, bir kere bile yanlış bir müzik girmediler.

Genel olarak oyuncular çok iyiydi, hata yapmadılar. Sadece Yavuz Bingöl ile Songül Öden bir sahnede fazladan oynadılar, o da eğlenceliydi.

Kerem Alışık'ın sahneye çıkamaması ? :)

Gelen kitle de müthişti. Resmen herkes kaliteli. 550 kişilik salonun tamamı dolu. Hatta kenarda sandelyeler var ve onlar da satılmış. Bu sevindiriciydi.

20:15'de başlayan oyun 23:15'de sona erdi. 3 saat izledik, sıkıldık mı? Asla.

Oyun sonrası hemen tiyatro hakkında değerlendirmerle yapmamız güzeldi :) Hatta buraya bu yazıyı yazmam da. Hemen tiyatro uleması olduk. 

Bundan sonra ara ara tiyatro'ya gideceğiz. Herkesin gitmesi lazım. Bu oyun biraz pahalı gibi olsa da normal oyunlar oldukça ucuz. Sinemadan baya ucuz.

Sonuç olarak Keşanlı Ali Destanı güzel bir oyun. İmkanınız varsa mutlaka gidin.

Keşanlı Ali Destanı
Sadri Alışık Tiyatrosu
Başlangıç Yılı : 2011
Kadro :Yazan : Haldun Taner  Yöneten : Ahmet Mümtaz Taylan Müzik : Yalçın Tura Dekor - Kostüm : Barış Dinçel Koreografi : Cihan Yöntem Kostüm : Başak Özdoğan Dramaturg : Aylin Aliveren 
          Oynayanlar : 
Yavuz Bingöl, Kerem Alışık, Songül Öden, Mustafa Üstündağ, Tuğba Ünsal, Kayhan Yıldızoğlu, Şinasi Yurtsever, Serda Kondeler Aktuna, Teoman Gelmez, Ayhan Anıl, Fuat Onan, Utku Demirkaya, Hüseyin İlker, Nurullah Kalkan, Batuhan Pamukçu, Burcu Görek, Derya Kahraman, Ece Duran, Gizem Ertürk, Nihan Ekitöz, Sinem Erten, Sevda Can, Senay Aksoy, Merve Erdoğan, Selin Altıntaş, Didem Polat, Ahmet Irmak, Emir Ünver, Ömer Yiğitoğlu, Selçuk Yerlikaya, Ünal Hakverdi, Zafer Altun, Pelinsu Polat


22 Ocak 2012 Pazar

Fenerbahçe 4 Kayserispor 0 / Lefter'in Torunları


Fenerbahçe Kadıköy'de Kayserispor'u 4-0 yendi. Fenerbahçe'nin gollerini Alex (2) , Stoch ve Bienvenu kaydetti. 

Kadıköy'de uzun zamandır bu kadar iyi bir maç başlangıcı görmemiştim. Tribünler Lefter tezahuratları yaparken, Fenerbahçe oyuncuları da Lefter gibi oynuyorlardı. Her topa koşan, iyi paslaşan, ikili mücadeleden çekinmeyen bir Fenerbahçe.

Alex'in attığı gol zeka kokuyordu. Tamam kalecinin büyük bir hatası var ama orada herkes Alex gibi vurmaz. Kontrol etmeye, kaleciyi çalımlamaya falan kalkar. Twitter'da söylediğimi de tekrarlayayım. '' Türkiye'de o golü atacak çok oyuncu yok. Var ama çok yok. ''

İlk yarı 1-0 bittikten sonra 2.yarı Kayserispor topla daha fazla oynayarak başladı. Ancak golü yine Fenerbahçe buldu. Alex'in ve Stoch'un iş birliği ile kazanılan penaltıyı Alex attı ve skor 2-0 oldu.

Stoch'un attığı gol ise klasik Stoch golüydü. Sağa çekip vurmak. Ama bu sefer çok daha güzel vurdu, top çatala gitti. İmza golü.

Bienvenu'nün attığı gol ise maçın sonucu belirledi. 4-0

Fenerbahçe zaman zaman müthiş paslaşarak, zaman zaman iyi mücadele ederek çok rahat bir galibiyet aldı.

Ligde 45 puana ulaştık ve lider Galatasaray ile aramızdaki farkı 1'e indirdik. 4.sırada yer alan Sivasspor ile aramızdaki fark ise 11. 

İlk 3 koptu desem.

Kadıköy'de 33 maçtır yenilmiyoruz. Rekor 50 maç ile Porto'nun. 18 maç lazım. Yapar mıyız? İnşallah.

Bienvenu Alex ile beraber takımın en golcü oyuncusu. 8 golü var.

Stoch 8 asist. 6 gol. Büyük oyuncu.

Çarşamba gibi İstanbul B.Ş.B.Spor ile deplasmanda oynuyoruz. Kazanmak önemli.

21 Ocak 2012 Cumartesi

Efsane & Efsane Adayı


Efsane Alex, Efsane adayı Stoch. Alex de, Stoch da Fenerbahçe'den gitmesin. Alex vakit geldiği zaman geçsin kenara Aykut hocanın yanına. Stoch ise Alex'in rolünde devam etsin.

18 Ocak 2012 Çarşamba

Müthiş Pankart


Kimin fikriyse önünde saygıyla eğiliyorum. Pankart budur.

Lefter İçin Kadıköy'deydik ...


Lefter Küçükandonyadis, seninledir kalplerimiz, bizden uzak olsan bile, hep seni seveceğiz ...

Pazar günü stattan çıktıktan beri bu tezahuratı mırıldanıyorum, söylüyorum. İşte, yolda, otobüste ... Her yerde. Şu an bile bu yazıyı yazarken arkada o çalıyor. İndirdim, Mp3'e çevirdim, sürekli çalıyor, hiç bitmiyor ... Pazar gününü yazacağız dedik, yazmaya başlayalım.

Ben Lefter yüzünden Fenerbahçeli olmadım, ayrıca Fenerbahçeli olmamın da öyle buraya yazılacak bir hikayesi - ne yazıkki - yok. Tuttuğu takım ile ilgili tanışma, sevme, bağlanma hikayesi olan herkesi hep kıskanmışımdır. Lefter yüzünden Fenerbahçeli olmadım ama Lefter sayesinde Fenerbahçe'yi daha çok sevdim. Saha içi ve saha içinde herkesin övgüyle bahsettiği bir oyuncunun Fenerbahçe formasını giymesi, Fenerbahçe ile özdeşleşmesi, EFSANELEŞMESİ hep hoşuma gitmiştir. Lefter sevilecek, saygı duyulacak biriydi ve hep sevildi, saygı duyuldu.

Pazar günü ben de Lefter'e son görevimi yapmak için Kadıköy'e gidiyordum. Sabah 8'de Kocaeli'den üzgün şekilde yolculuğa başlasak da, onurluyduk, gururluyduk.

Gitmeden önce '' Kesin 55 bin kişi olur, ben Fenerbahçe taraftarlarına inanıyorum. '' demiştim. Vefalıdırlar, Fenerbahçe efsanesini, Fenerbahçe'nin 1 numaralı adamının cenaze töreninde onu yalnız bırakmazlar, ona gereken vedayı yaparlar diyordum. Tabii bunu demem de twitter'da neredeyse herkesin sürekli Lefter ile ilgili tweetler atmasının payı büyük. Ancak çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Vefa yine sadece bir semt adı olarak kaldı ...

Stadın oraya gittiğimizde Maraton tribününün önünün tıklım tıklım olduğunu görünce '' İşte bu be '' desem de stada girer girmez üzüldüm. Stada girerken merdivenleri ikişer ikişer çıkıyordum.

Etrafımda yaşları büyük Fenerbahçe formasını giyip gelmiş abiler, amcalar, gençler, kadınlar, çocuklar vardı. Kadıköy'e az kişi gelse de gelen herkes vefalıydı.

Stada girdiğimizde iyice duygulandım. Lefter için yapılan koreografi, Lefter için yapılan forma, Lefter için yapılan tezahuratlar ...

Kadıköy müthişti. Ayrıca Galatasaraylılar, Beşiktaşlılar, Bursasporlular, Trabzonsporlular da stadyuma gelmişti. Güzel manzaralar vardı. Şiddetin kimseye faydası yok.

Stadyumda yaptığımız tezahuratlar arasında günün güzel ve özel anlarından birini yaşadık. Alex'in Lefter'in tabutunun başına gelmesi, dua okuması statta ben dahil herkesin gözlerinin dolmasına sebep oldu.

Ve günün en güzel anlarından birisi, Maraton tribün sağ taraftan alkışlarla başlayan '' Lefter Küçükandonyadis, seninledir kalplerimiz, bizden uzak olsan bile, hep seni seveceğiz. '' tezahuratı alkışlar ile beraber herkesin ayağa kalkması ile devam edip, bütün stada yayıldı. O an çok özeldi, çok güzeldi.

Futbolcularımızın Lefter'in tabutunu sahaya getirdiği an ise iyice koptuk. Tribünler eller patlarcasına Lefter'i alkışlıyor, tezahurat yapıyordu. 

Saygı duruşu, torunlarının konuşması, Alex'in konuşması, Lefter'in Aziz Yıldırım'a mektubu, Aziz Yıldırım'ın Lefter'e mektubu alkışlarla, tezahuratlarla sık sık bölündü. Güzel anlardı. Unutulmayacak.

Ve tekrar futbolcuların omuzlarında Büyükada'ya mezarlığa doğru yola çıkış ... Lefter Kadıköy'e veda ediyordu.

Fenerbahçe yönetiminin bu kadar kısa sürede iyi organizasyonu, Grup Ck, 1907 Unifeb ve Vamos Bien'in bu kadar kısa bir sürede şahane bir koreografi organizasyonu, Pazar gününü Fenerbahçe efsanesine ayıran binlerce futbol sevdalısı günün alkış hakeden kısımlarıydı. Tören sırasında kötü anlar da yaşandı ancak onlardan bahsetmeyeceğim. 

Ve son söz olarak ; Lefter bundan daha kalabalık önünde veda edilmeyi haketti ancak yine de gelen herkesin yüzünden belliydi. Fenerbahçe taraftarları ve Türk futbolseverler Lefter'i, Ordinaryüsü asla unutmayacak ... Lefter Küçükandonyadis, seninledir kalplerimiz ...

15 Ocak 2012 Pazar

Alex'i Sevme Nedenleri # 3


Lefter'i izleyemedik, büyüklüğünü biliyoruz. Seni izliyoruz, büyüklüğünü görüyoruz.

14 Ocak 2012 Cumartesi

Lefter'i Unutmak mı? Asla !


Çok üzgünüm-üzgünüz. Yazacak çok şey yok. Son 3 senedir Ada'ya evine ziyarete gider, 2 sohbet eder, elini öper, dönerdim. İlk gittiğimde de böyle bir fotoğraf çekildim. Efsane ile benim için Efsane olan bir fotoğraf. Ben Lefter'i hep bu fotoğrafımız ile anacağım. Keşke gitmeseydin be Lefter ... Son kez bağıralım mı o zaman ? Tribünler inledi binlerce kere, ver Lefter'e yaz detere, bitti kalem doldu defter, bu alemde kral LEFTER ...



13 Ocak 2012 Cuma

Çubuklu İle İlk Maç / Özgür Çek


Günlerce, aylarca alt yapıdan müthiş bir oyuncu geliyor denildi, Fenerbahçe uzun yıllar onunla oynar denildi, sonra ne olduğunu anlamadan Özer'in transferi karşılığında Fenerbahçe'den Ankaraspor'a oradan da 1 maç oynayarak Ankaragücü'ne gönderildi. Fenerbahçeli taraftarlar özellikle Ankaragücü forması ile 2010/2011 sezonunda iyi futbolunu görünce gönderilmesinin daha büyük üzüntüsünü yaşadı. Ankaragücü forması ile 3 sezonda 43 maça çıktı. 5 gol atıp, 7 asist yaptı. 3 kez sarı kart gördü.

Ve 2011/2012 sezonu devre arası Ankaragücü kulübünün yaşadığı mali sorunlar nedeniyle takımdan ayrılmak zorunda kaldı. İyi bir Fenerbahçeli olduğunu bildiğimiz Özgür kendi takımını seçti. Ve devre arasında bizim aramıza katıldı.

İlk maçını Antep karşısında oynadı. Ama sadece 1 dk!

Ve Özgür Çek için kariyerinin en güzel günlerinden biri. 12 Ocak 2012 Perşembe ! Kadıköy'de, Fenerbahçe forması ile ilk 11 başladı. Rakip Konya Torku Şekerspor'du. Bizim için önemsiz kupanın bir maçında maça konsantre olma nedeniydi Özgür Çek !

Maç başlar başlamaz her topun ona gelmesini, sürekli olumlu hareketler yapmasını istiyordum. Her hareketine '' Enfes '' hareket gözüyle bakıyordum. Biraz abartabiliriz ancak gerçekten de ilk maçına göre iyi bir futbol ortaya koydu. Sakinliği, mücadele isteği, arkadaşlarına yardım etmesi, çalımları, ortaları, pasları ile dikkat çekti. Ya da bunların hiç birini yapmadı, biz öyle zannediyoruz. Asist'i var ama. Bienvenu Özgür'e dua etsin.

Sonuç olarak Özgür Çek Fenerbahçe forması ile kariyerinde ilk kez ilk 11 çıktı ve iyi bir oyun ortaya koydu. Bundan sonra o formayı almasını ve bir daha bırakmamasını istiyoruz. Milyonlarca taraftar Özgür'e inanıyor, Özgür'e güveniyor. Daha önce dediğimiz gibi ; Sol kanadın Gökhan'ı ol Özgür, hatta Gökhan'dan da iyi ol. Hadi bakalım. Tekrar hoşgeldin Fenerbahçe'ye.

12 Ocak 2012 Perşembe

Sol Kanattan Koptun Geldin ...


Sol kanattan koptun geldin, ne güzel adamsın Stoch ... Konya Torku Şekerspor maçında bile hırsından, mücadelesinden, futbol oynama isteğinden vazgeçmiyor. Büyük alkışı hakediyor.

Fenerbahçe 3 Gaziantepspor 1 / Sadece Skor


Sadece 3 puan + Stoch + Alex + Serdar ... Kötü futbola rağmen kazanmak güzeldi.

Güzel Üçlü


İniesta-Messi-Xavi

Lee Mason


Sen uyursan herkes ölür !

10 Ocak 2012 Salı

Futbol Nedir ?


Futbol Ankaragücü taraftarlarının para toplayıp futbolcularının primlerini ödemesidir, Futbol 6 yaşındaki Ankaragücü taraftarı minik Arda'nın harçlığı babasına verip bunu Ankagürücü forması giyen abilerime ver demesidir, Futbol Henry'nin tekrardan Arsenal forması giymesi, gol atması, Wenger'e sarılması ve sevincidir, Futbol Adana Demirspor taraftarlarının her türlü skora rağmen coşkusu, desteğidir, Futbol Stoch'un golünde minik Fenerbahçe taraftarının sevincidir, Futbolu böyle anlar için seviyoruz ve böyle anlar devam ettiği sürece sevmeye de devam edeceğiz.