8 Nisan 2012 Pazar

Voleybol Federasyonu & Fenerbahçe Universal


Fenerbahçe Universal yani Fenerbahçe'nin bayan voleybol takımı dün Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom'a 3-2 yenildi ve elendi. Böylelikle şampiyonluk şansını kaybetti.

Takımın oynadığı oyun, oyuncuların performansları, taraftar desteği, hocanın hatalı tercihleri konuşulabilir ancak asıl konuşulması gereken Türkiye Voleybol Federasyonu'nun yaptıkları.

Türkiye Voleybol Federasyonu üyeleri ve başkanı saçma bir kararla play-off'lardan çok ama çok kısa bir süre önce play-off maçlarının tek maç üzerinden oynanmasını kararlaştırdı. Skandal bir karardı. Yarı final, çeyrek final tek maç üzerinden oynanacaktı. Final 3 maç üzerinden oynanacak.

Birileri bana bu saçma, gereksiz, mantıksız kararın nedenini açıklayabilir mi?

Fenerbahçe Universal normal sezon bütün takımları yendi, tek bir yenilgi bile almadı. Peki Fenerbahçe Universal bu başarısının avantajını nerede gördü?

Fenerbahçe Universal herhangi bir avantajını göremeyecekse normal sezozu neden yenilgisiz tamamladı?

Fenerbahçe yönetimi neden bu saçma kararlar alınırken çıkıp tek bir açıklama yapmadı?

Bunun gibi daha bir çok soru sorulabilir. Ancak ortada gerçekten de büyük bir skandal var. Voleybol federasyonu'nun bir şekilde Fenerbahçe Universal'i engellemesi var, Fenerbahçe yönetiminin uyuması var. 

Sonuç olarak Fenerbahçe voleybol tarihinin en iyi takımlarından birisi Fenerbahçe Universal sezonu şampiyon olamadan tamamladı. Şampiyonlar Ligi'nin kazanan Sarı Melekleri'mizin canı sağolsun.

Tarih voleybol federasyonunun ve Erol Ünal Karabıyık isimli şahsın yaptıklarını asla unutmayacak.

4 Nisan 2012 Çarşamba

Maç Günlüğüm # 85 - Euroleague Fenerbahçe-Galatasaray Maçı


Tek maç üzerinden yazalım her şeyi. Yoksa turnuva'nın devamını düşünürsek hiçbir şey yazamayız. Çünkü kahrolduk.

Fenerbahçe - Galatasaray MP maçı için günler öncesinden bilet almıştık. Fenerbahçe kadın basketbol takımına verdiğimiz önem, Euroleague final 8, yarı yarıya tribünler. Düşününce maç öncesi her şey mükemmeldi.

Kocaeli'den yola çıktığımızda akıllarda sadece galibiyet ve iyi bir tribün yapmak vardı. Galibiyet de geldi, iyi tribün de ...

Kocaeli'den Kadıköy, Kadıköy'den Eminönü, Eminönü'nden tren ile Abdi İpekçi. Gayet kolay ulaşım. Havanın da güzel olması nedeniyle yolculuk çok keyifli oldu.

Salonun oraya gittiğimizde etrafın Fenerbahçeliler ile dolu olduğunu gördük. Galatasaraylı pek yoktu. Biletlerimizi aldıktan sonra kısa bir kuyruğun ardından içeriye girdik. Pota arkasının çarprazında yerimizi aldık. Yanımda beercholic.

Tribünler ; Maç başında yaptığımız karşılıklı tezahuratlar enfesti. Tribünler tezahurat ederek kapışıyordu. Üstelik küfürsüz tezahuratlar ile. Ve daha sonra maç başlarken işler biraz çirkinleşti. Meşale yakan adam sahaya atmak istedi, Fenerbahçelilerin üzerine geldi, maytaplar atıldı, torpiller sahaya atıldı, Fenerbahçe oyuncularının üstüne kaç tane geldiğini sayamadım. Oyuncularımız hep tedirgindi. Ve o anlamsız şekilde yerde dönen '' Herkesin patlayacağını sandığı '' meşalemsi tarzı bir şey. Adını koyamadım. Maç içinde zaman zaman gerilen tribünler, sahaya ara ara atılan yabancı maddeler - gerek yok ! - . Bunun dışında yapılan şahane bir tribün, herkes bağırıyor, herkes istekli. Arkada patlatılan torpiller tribüne çok gaz verdi. Sahaya atmasak her şey mükemmel olurdu. Arkada patlayan torpillere lafım olamaz. Sonuç olarak son yılların en iyi tribünü.

Daha 3 gün önce polise küfür eden, daha 3 gün önce emniyet müdürünü istifa'ya çağıran Fenerbahçe tribünü, Galatasaraylılara saldıran polislere destek verdi, oley çekti, saldır dedi. Maçın en kötü anlarından biriydi. Eğer polise karşı bir tavrın, bir proteston varsa rakip takım taraftarlarına yapılan muameleye de tepki koy. Böylece ACAB lafının hakkını vermiş olursun.

Galatasaraylıların üzerine yabancı madde atıyorlar, adamlar polisten yardım istiyor, polis jopluyor, itiyor, kakıyor, bizim tribün onları alkışlıyor. Yakışmadı.

Takım ; İlk yarı kötü ancak 2.yarı müthiş. Özellikle Birsel, Babkina ve Tamame zaman zaman olağanüstü oynadı. Maçı getirdi. Babkina'nın asistleri, Birsel'in üçlükleri bizi inanılmaz sevindirdi. Penny'nin sakatlığı, Angel'ın faul problemi olmasına rağmen kazandık. İyi galibiyet.

Oaka'da meşale yanıyor ya, çok seviyoruz, helal diyoruz, yanar abi yanar. Bizim burada yanmaz. Çünkü meşale yakan adam 3.sn meşaleyi anlamsız şekilde sahaya atmaya kalkıyor. Meşale yakmanın amacını bilmiyor. Maksat kendini tatmin etmesi ! Yasaklanır tabii meşale yakmak.

Fotoğrafta da görüldüğü gibi senkronize olmak konusunda çok iyiydik. Bu sadece bir fotoğraf ama bütün maç aynıydık.

Ali Koç ve Yasemin Merçil büyüksünüz. Takımın her önemli sayılarında protokol tribününe baktım hep ayaktalardı. Üstelik Ali Koç ayağından rahatsız. Koltuk değneği ile yürüyor. Yalnız Ali Koç ile Yasemin Merçil çok yakın arkadaş. 3-5 dk onları izledim. İnanılmaz samimi muhabbet ediyorlardı. Tabii Yasemin Merçil Ali Koç gibi bir beyefendi ile konuşurken mutlu olsa gerek :)

Sarı Melekler oooo.

Maç sonunda bizi selamlamaları, tezahuratlara eşlik etmeleri, Ali Koç'un voleybolcuları alıp yanımızdan geçirip götürmesi güzel detaylardı.

Murat Özaydınlı'nın maç sonunda önümüzden geçerken yaptığı hareket, sevinç. Muazzam :)

Birsel'in annesi ve babası da hemen önümüzdeydi. Maç sonunda geldi uzun uzun sarıldı. Yalnız Birsel annesine sarılırken kimsenin onunla ilgilenmemesi ilginçti. Tribüne kadar çıktı kız ama ilgi yoktu :)

Matovic'e helal olsun. Maç sonu tribünlere geldi, teşekkürünü etti.

Sonuç olarak gerek skor ve gerek tribünler - yaşanan bir kaç olumsuzluğa rağmen - , olarak güzel bir maçı geride bıraktık. Maç sonunda 1.5 saatlik bir yolculuğun ardından Kocaeli'de olduk.

Unutmadan şunu söyleyim ; Fenerbahçeli olmanın gururu bizlere yeter ...

3 Nisan 2012 Salı

Potanın Kraliçeleri


Sadece 4 galibiyet demek şampiyonluk demek demiştik. 2 galibiyet aldık, şampiyonayı 4.sırada tamamladık.

Galatasaray maçı yapılan geri dönüş dışında çok çok iyi maçımız olmadı. Sakatlıklar, faul problemleri, oyuncuların formsuzluğu ve seyirci olmayışı bu 4.lüğün nedenlerindendir.

Galatasaray maçı tamamen dolan tribün, Rivas maçında ya da Ekaterinburg maçında boş kaldı.

Galatasaray maçı iyi oynayan Birsel, Babkina gibi oyuncular bu iyi oyunlarını turnuva geneline yayamadı.

Penny'nin şanssız sakatlığı geldi. Rivas ve Ekaterinburg maçlarında oynamadı. Hatta Galatasaray maçında da oynamadı diyebiliriz.

Ev sahibi olduğumuz turnuva 4.olmak üzse de, yıllardır buralarda olmanın ödülünü elbet alacağız. Bu sene olmadı, seneye, olmadı 5 sene sonra. O kupa bir gün gelecek.

Potanın Kraliçelerine diyecek pek bir şey yok. Canları sağolsun.

1 Nisan 2012 Pazar

Maç Günlüğüm # 84 / Deplase Keyifler - İnönü


Deplase Keyifler İnönü ...

Bundan bir süre önce Pazartesi günümüzü Sakarya’ya ve Sakaryaspor’a ayırmıştık. Bu sefer ise İstanbul’a ve Beşiktaş’a ayırdık.

Yine plansız, yine programsız. Saat 13:00 twitter’a ‘’ Bizi gaza getirseydi ne güzel İstanbul’a Beşiktaş maçına giderdik. ‘’ yazıyorum. Arkasından 3 dk sonra Sakarya’ya da beraber gittiğimiz Kutay’dan mesaj. Hadi gel. Cevap kısa ve net ; Geliyorum.

Saat 16:00 evden çıkıyorum, saat 17:00 otobüsüne biniyorum. Bu arada Kocaeli’den tek gitmeyim diye bir Beşiktaşlı arkadaşıma mesaj atıyorum. ‘’ Hadi gel maça gidiyorum. ‘’ Cevap olumsuz oluyor. Ben fanatik Fenerbahçeli Yiğit maça giderken o üşeniyordu. Neyse bizim amacımız güzel stat, güzel futbolcular, güzel şehir ve mutlu bir gün. 2 kişi ya da 5 kişi fark etmez.

Saat 15:00’de otobüse biniyorum saat 19:00’da Beşiktaş stadının önünde oluyorum. Beşiktaş maçlarına gitmek de kolaymış. 2.kez gidiyorum. Kocaeli’den Harem’e, oradan servis ile Üsküdar, 100 metre yürüyerek vapur, 10 dk içinde karşıdasın. Kocaeli’den trafik olmadığı takdirde 2 saate stadın önündesin.

Semte – hemen havaya girdim – yani Beşiktaş’a geldiğimde ilk önce sırf meraktan meşhur maç öncesi yerlerine gidiyorum. Kazan. Ama ne bir atmosfer var, ne tezahurat. Fenerbahçe’ye göre maç öncesi oldukça zayıftılar.

Oradan stadın etrafına, etraf Beşiktaş formalı insanlar. Sanki benim Fenerbahçeli olduğumu anlıyorlar gibi bakışlar, sonra gişeye giderek bilet alıyorum. Adama diyorum ‘’ Eski açığın numaralı tarafı ‘’ olsun, adam ‘’ fark etmez, iki kapıdan da girebilirsin. ‘’ diyor. Şaşırıyorum. Biletleri aldıktan sonra bir stat etrafında tur daha sonra deplasman tribünün önündeki merdivenlerde Kutay’ı bekleme. Bu arada akıllara Fenerbahçe’nin bu deplasmana nasıl geldiği falan geliyor. Bu arada Fenerbahçe taraftarları gelmiyor ama Kutay - Galatasaraylı - geliyor, fazla aranmadan stada giriyorum.  Hatta girerken polisin yanına kadar gitmem, abi beni arayacaksın demem, polisin gülmesi ve aramadan bırakması.

Ve stattayız. Atmosferi daha önce gittiğim Beşiktaş maçında yazmıştım. Yine farklı söyleyecek bir şeyler yok. Yine kapalı tribünde 20 kişi bile bağırsa çıkan net ses, yine çağrılmayan futbolcular – sadece Hilbert’e büyük tezahurat yapılıyor - , Çarşı ile uyumsuz bir kale arkası tribünü, bomboş şekilde duran deplasman tribünü, stüdyo kayıtı alınan tezahuratların çalması ile oluşan iyi atmosfer. Efsane yazdın tarihine Beşiktaş ile başlayan tezahuratlar yine onunla bitiyordu. Maç boyunca çok iyi olmayan bir tribün. Ama yine tv’ye çok iyi ses gitmiştir.

Mücadele’ye bakarsak ; Birbirinden güzel goller, Almeida’nın golü gecenin en kötü golü. Quaresma’nın ilk golü – öncesi ile - , Quaresma’nın yine bizim önümüzde attığı enfes sıfırdan golü,  Fernandes’in yılın en iyi golleri arasına girecek golü, öncesinde çalımlar enfes ve Ferhat Çökmüş’den kariyer golü. Goller dışında zaman zaman iyi paslaşan bir Beşiktaş, inanılmaz gol pozisyonlarından yararlanamayan iki takım ve izlemeye doyamadığımız Fernandes geceden kalanlar.

Atılan 5 golden 3 tanesinin bizim önümüzde atılması ise bizim şansımız.

Manisaspor’un attığı golü bile alkışladık. Eski Açık tribününde Truva – skorun da etkisi ile herkes alkışladı o golü -

Tribünde yine '' sizin maç ne zaman, bizim maç yarın '' gibi konuşmalar.

Bilet fiyatı ; 25 TL, gol sayısı ; 5 , her gol ; 5 TL.

Çok fazla korsan ürün olması. Ya da biz ürünleri korsan zannediyoruz. Ayrıca Çarşı ile ilgili çok fazla kişide ürün var.

Maç sonrası pek sıkıntı çekmeden çıkış, hemen ilerde bulunan vapura biniş, Kadıköy’e dönüş – Kadıköy’de çok Beşiktaşlı varmış -  , ardından Efe Tur’da yer olmaması, İstanbul’da kalma durumu, ‘’ abi boşver ben gideyim Harem’e kesin otobüs bulurum. ‘’ demem, Kutay'a veda, Harem’e gider gitmez Es Turizm’de yer bulmam, otobüse bindikten 30 sn sonra hareket etmesi ve gece 1’de evde olmam.

Yine futbolun delisiyiz sloganının gerçek olduğu günlerden birini yaşadık. Kocaeli’den Beşiktaş maçına kalk git, izle, zevk al ve dön. Güzel gündü.

Futbolu statlarda izlemeye devam edeceğiz.

28 Mart 2012 Çarşamba

Sadece 4 Galibiyet, Şampiyonluk Demek



Sezon içerisinde kaybedilen 2 kupa, bunun yanında yenilgisiz gelinen bir Final Eight. Takım iyi, takım mücadeleci, takım inançlı, takım istekli, takım iyi oyunculardan kurulu, camia takımın sonuna kadar arkasında, Galatasaray karşısında kaybedilen 2 kupaya rağmen en ufak bir destek kaybı yok.

Fenerbahçe camiası Fenerbahçe kadın basketbol takımından kupa bekliyor.


Birsel, Esmeral, Nevriye, Angel, Penny, Matovic, Tamane, Nevin, Pondexter olmak üzere tüm kadro, tüm teknik ekip. Bu taraftar size inanıyor, bu taraftar size güveniyor.


Çarşamba 18:00 Fenerbahçe-Beretta Famila Schio 
Perşembe 20:45 Fenerbahçe - Galatasaray MP
Cuma 18:00  Fenerbahçe- Rivas Ecopolis 

ve bu 3 maçı kazanırsak Pazar günü 20:45 Final.


Yazının başlığı gibi sadece 4 galibiyet, şampiyonluk demek.

26 Mart 2012 Pazartesi

Alex'i Sevme Nedenleri # 4


Avrupa Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olan Fenerbahçe Universal Fenerbahçe Tv ekranlarında yayınlanan '' Gündem '' programına katıldı. Bu sırada canlı yayına çıkıp, tüm teknik ekibi oyuncuları tek tek kutlayan ve hiçbir şey demeden giden Alex'i seviyoruz. İyi ki bizimlesin be kaptan.


Verdiğiniz Sözleri Tuttunuz, Şampiyon Oldunuz ...


Daha önce Burhan Felek Spor Salonu'ndan yapılan tezahuratı melekler bu kez Sabiha Gökçen'de söylemiş. Muazzam. Kelimelerin tükendiği yerdeyiz ...

Şampiyonlar Ligi Şampiyonu ; Fenerbahçe


Ne yazsak, ne desek az. Sadece başlığı iyi okuyalım. 

24 Mart 2012 Cumartesi

Fabrice Muamba İçin Destek Günü


İngiltere halkının desteği, duaları


Bolton futbolcularının desteği


Bolton taraftarlarının koreografisi.

Yenin Cannes'ı, Yakalım Dış Hatları !


Biz onlara '' Armanın Gururu Sarı Melekler '' dedik, onlar bize '' Nerede görülürki bu taraftar, herkesin gözü üzerinde, hiç durmadan alkışlar susmazlar, yeriniz kalbimizde, biz neler yaşadık hep beraber, üzüntü ve galibiyetler, güzel günler çok yakında bekler, söz veriyor MELEKLER. '' tezahuratı ile cevap verdiler.

Beklediğimiz gün geldi. 3 senedir Final Four'a, 2 senedir finale kalıyoruz.

Yarın 17:00'da Fransa'nın Cannes takımı ile karşılaşıyoruz. Yenersek Şampiyonlar Ligi şampiyonu olacağız.

Tüm kalpler sizinle. Yenin Cannes'ı, yakalım dış hatları !

17:00 Fenerbahçe Universal - Cannes
Trt Spor ve Trt HD


Fenerbahçe 1 Bursaspor 0 / Yine Alex


Acaba bloga yazdığım kaçıncı Alex fotoğraflı maç yazısı. 10,20, 30 ? Belki daha da fazla. Yine takımın hiçbir şey yapmadığı - sadece biraz mücadele - bir maçı Alex'in enfes golüyle 1-0 kazandık ve Galatasaray ile aramızdaki puan farkını 6'ya indirdik.

Mücadele başından sonuna kadar Alex'i gösteren kamera olsa kesinlikle onu izlerdim. Hafta içi oynanan Samsunspor maçında çok istekliydi. bu maça da aynı isteği ile başladı. Aldığı her topu olumlu kullandı. Depar attı, çalım attı, enfes paslar attı. Alex maçı kazanmayı istedi ve kazandı. Alex'e bir kez daha hayran kaldık.

Orhan Şam, Bekir, Yobo diğer iyi oyuncular. Sow da gayretliydi. Mehmet Topuz, Stoch, Ziegler, Selçuk, Cristian vasat.

Fenerbahçe Galatasaray maçında 2-0 öne geçti, geri çekildi. Bir hafta sonra yine lig maçı, yine öne geçiyoruz ve yine geri çekiliyoruz. Tamam Aykut Kocaman doğru değişiklikler ile oyuna çok olumlu etki yapabilir ama takımın bu kadar geri çekilmesini dünyada sağlayabilecek hoca yok. 

Bursaspor çok şanssızdı. Direkten dönen toplar, kaçırılan net pozisyonlar.

42.940 kişi. Ne desek az. Gerçekten helal olsun Fenerbahçe'nin kadınları ve çocukları. Yalnız biletler her maç bitiyor ama stat daha hiç dolmadı. Neden fazla bilet alıyorlar? Bu bilet olayına da çözüm lazım. - bence bu olay yıllarca devam edecek. -

Meşale yakan Bursaspor tribünleri. Kadınlar yakıyor.

Alex geçen hafta attığı golü retweet etti. 3 maç üst üste enfes goller attı. 16 gole ulaştı yine.

Stoch Trabzonspor maçını kazandır artık. Özledik gollerini.

Kötü futbol, mücadele etmeme falan ama play-off'a şu an Gs'nin 3 puan gerisinde giriyoruz. - Ts'yi yenerseler fark 5 - 

Haftaya sezonun en çok mücadele edilmesi gereken maçı. Trabzonspor deplasmanı. 

23 Mart 2012 Cuma

Maç Günlüğüm # 83 / Derbi !


Günler öncesinden başlayan heyecan. Biletler satışa çıkmadan, biletler satıştayken, biletlerin satışı bittikten sonra da heyecan devam etti. Biletix.com'un kitlenmesinden dolayı bilet alamadığımızı, arkadaş kıyağı ile bu maça gittiğimizi daha önce yazmıştım.

Fenerbahçe taraftarları için Galatasaray maçları her zaman çok önemli olmuştur. Ezeli rakibi yenmek her şeyden önemlidir. Hatta çoğu taraftarlar için şampiyonluktan bile. Benim için öyle değildi ancak bu maç öyle oldu. Yenelim şampiyon olmayalım diyenlerdendim.

Kadıköy'e yola düşerken aklımda sadece galibiyet vardı. Ancak olmadı.

Sabah 8'de kalkıp işe giderek başladı gün. Ve daha sonra saat 14:10 otobüsü ile tek başıma İstanbul.

Ben hayatım boyunca Kadıköy'e giderken asla böyle bir heyecan duymadım. Bu maç çok farklıydı. Kadıköy'de stadı görene kadar bu heyecan devam etti. Stadın yanında, Nazlı'nın yerinde bu heyecan ortadan kayboldu.

#fbloggers tayfası ile Nazlı'da keyifli anlar. Hekimoğlu ile ortalığı yıkma, meşaleler, tezahuratlar, tüketilen alkol.

Kadıköy'de maç günü içilen alkol bazı şehirlerin 1 aylık stoğuna eşittir. Tamam maç öncesi alkol alınır falan da bazıları gerçekten aşırıya kaçıyor. Maç sonucunu arkadaşlarına soruyorlar.

Maç öncesi çıkan kavgalar azalarak tükensin. Tabii alkolün olduğu yerde kavga çıkar.

Stadın yanı, Nazlı, Yoğurtçu Parkı, boğa başta olmak üzere tüm Kadıköy maç öncesini büyük bir coşku ile bekliyordu.

Saat 19:25 gibi stada girdik. Girişte yaşadığımız zorluğu ben daha önce hiç yaşamamıştım. Resmen kapılar kitlendi. Aynı şekil çıkış da çok büyük zorluklara gebe oldu. 

Maç 2-2 bitti. Kötü sonuç. Ancak biz kazandık. Galatasaray 2 puan kaybetti.

Tribünler yine vasattı. Yine diyorum çünkü derbiler böyle oluyor. Aşırı alkol, aşırı heyecan, takımın kötü futbolu gibi etkenler eklenince bu çok da anormal gelmiyor artık.

Büyük beklentiler ile gelinen maçlar tribün hep kötü olmuştur. Bu tezim doğru çıkmaya devam ediyor. Kadıköy'de efsane olan tribünler hep anadolu maçları olmuştur. Son yıllarda tribünü iyi olan derbi hatırlamıyorum.

Migros candır. Tribüne başladığımız yere ihanet edemeyiz. Ben Kadıköy'de ilk maçımı o tribünde izledim. Daha da izleriz herhalde.

Maç sonrası yine tek başıma otobüsle İzmit'e döndüm.

Maç öncesi > maç sonrası > maç diyebileceğim bir derbiyi daha geride bıraktık. Derbilerin atmosferi falan tamam iyi oluyor da böyle atmosfer olacaksa pek beklenti ile beklememek gerek.

Fenerbahçe peşinden gitmeye devam edeceğim.

19 Mart 2012 Pazartesi

Indian Wells Şampiyonu ; Roger Federer


Son 32'de Kudla'yı 2-0, son 16'da Raonic'i 2-1, son 8'de Belluci'yi 2-1, çeyrek finalde Del Potro'yu 2-0, yarı finalde Nadal'ı 2-0 ve finalde Isner'ı 2-0 yenen Roger Federer kariyerinin 73.turnuva zaferini elde etti. Masters şampiyonluk sayısını 19 yaptı ve Nadal'ı yakaladı.  Kariyerinde kazandığı para ödülü 70 milyon doları geçti. Federer 2012 yılına zaten çok iyi girmişti ve çok da iyi gidiyor. Yine müthiş maçlar, müthiş puanlar kazandı. Federer gibi vuruşlar yaptı, Federer gibi mücadele etti. Ve şampiyonluğu sonuna kadar haketti. Final maçında yaptığı şu vuruş ise neden şampiyon olduğunu anlatır cinsten ...


Abidal'e Destek


Barcelona'lı futbolcular Sevilla deplasmanına üzerlerinde '' Abi !! Tornaras a Guanyar '' yazılı t-shirt'lerle çıktı. Yani '' Abi, yeniden kazanmaya başlayacaksın. '' Abidal karaciğer ameliyatı olacak ve futbol hayatı bitme noktasında. İnşallah tekrardan sahalara döner.