6 Mart 2012 Salı

Arsenal 3 Milan 0 / Deplasmanda 4 Yersen ...


Arsenal bugün oynadığı oyunla üst tura çıkmayı haketti ama ya ilk maç? İlk maç da 4 gol atan, şahane bir futbol oynayan Milan çıkmayı hakediyordu.

İlk maçın ardından herkes iş bitti diyordu. Ancak Arsenal hocası '' 5-0 yenebiliriz '' derken, Arsenal taraftarları '' We Believe '' pankartları hazırlarken takımlarına sonuna kadar inanıyordu. Maça da müthiş başladılar.

6.dk Koscielny golünde Milan savunması tren yapıyordu. Koscielny bomboş pozisyonda kafayı vurdu ve Arsenal'i 1-0 öne geçirdi. 26.dk Rosicky eski günlerine nazire yapan bir vuruş ile topu ağlara gönderiyor ve skoru 2-0 yapıyordu. İlk yarı biterken 43.dk Van Persie'nin penaltısı gelince devre 3-0 Arsenal lehine tamamlanıyordu.

Ve bu arada tüm herkes Milan-Deportivo ve Milan-Liverpool maçlarını hatırlıyor, konuşuyordu.

2.yarı maç beklenen gibi geçmedi ve iyice yorulan Arsenal bir kaç net pozisyon bulsa da golü bulamadı ve maç 3-0 sona erdi.

Seyircilerin coşkusu, hakemin bazı yanlış kararları - Milan lehine - , Rosicky'nin iyi oyunu, Milan'lı oyuncuların heyecanlı ve acemi hareketleri, Van Persie'nin ve Nocerino'nun atamadığı % 100 pozisyonlar maçtan dikkat çekenlerdi.

Milan çeyrek finale gidiyor. İbrahimovic çeyrek finale gidiyor. Arsenal ise artık sadece lige konsantre olacak.

Gecenin diğer maçında ilk maç 3-2 yenilen Benfica evinde Zenit'i 2-0 yendi ve 4-3 ile çeyrek finale yükselen diğer takım oldu.

Sharapova & Dansı & Wozniacki & Sevgilisi


Özel bir maçtan çok keyifli anlar. Madison Square Garden, Sharapova, dansı, Wozniacki, sevgilisi. Herkes eğlenmiş. Biz de eğlendik. Videosu en aşağıda.



2005 ; Smicer , 2012 ; Rosicky


Tarih tekerrür eder mi?  Çek oyuncular. 7 yıl arayla 2 tane.


Terbiyesizlik Yapmaktan Vazgeçin! Lütfen !

Sevin, sevmeyin, eleştirin, eleştirmeyin, destekleyin, desteklemeyin ama bunu yapmayın ! Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin 2011 yılı ödüllerinde '' En iyi spor fotoğrafı '' ödülünün bu fotoğrafa verilmesi tek kelimeyle skandaldır. Gerçekten ama gerçekten günlerdir, aylardır sıkıntı çeken, üzülen, kahrolan milyonlarca Fenerbahçe taraftarlarına ayıptır. Birazcık insan gibi düşünün, insan gibi hareket edin, birazcık insanların duygularını düşünün. Terbiyesizlik yapmaktan vazgeçin. Lütfen ! 

Resmi siteden açıklama geldi. '' KEPAZELİK ÖDÜLÜ ''

Bu ödül Türkiye'de bir kısım gazetecinin geldiği hak, hukuk, ahlak tanımaz noktanın gazetecilerin en üst örgütü tarafından da onanması anlamına gelmektedir.  Bu meslek yolunda canlarını dahi vermiş Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Uğur Mumcu ve spor dünyasına adını yazdırmış İslam Çupi gibi birçok ismin yanında adına gazeteci demeye utandığımız, bu haberi aday gösteren, seçen ve bu seçime onay verenleri kınamıyor, lanetliyoruz.

Fenerbahçe Spor Kulübü 

5 Mart 2012 Pazartesi

57


Deron Williams'ın Charlotte Bobcats karşısında attığı sayı. Maçı 16/29 şut isabeti ile 57 sayı ile tamamlayıp kariyer rekoru kırdı. 57 sayının yanında 6 ribaund alıp, 7 de asist yaptı. New Jersey Nets maçı 104-101 kazandı. Deron Williams'ı severek takip ediyoruz.

Beckham Salonlarda # 5


Los Angeles Lakers - Miami Heat maçını izleyenler arasında David Beckham ve oğlu Brooklyn Beckham da vardı. Lakers maçı 93-83 kazandı. 


Fenerbahçe 6 Gençlerbirliği 1 / Hep Böyle Oynayın,Canımızı Verelim


Fenerbahçe Gençlerbirliği'ni Stoch, Sow, Stoch, Emre, Alex ve Dia'nın golleriyle 6-1 yendi.

Mücadele hakkında yazacak hep olumlu şeyler var. Bütün gollerin hazırlanış bakımından mükemmel olması, koşan, topu iyi kullanan bir ortasaha, Sow ile diğer oyuncularımızın uyumu, Alex'in klas pasları, Mehmet Topuz'un haftalar sonra iyi oyunu ...

Kötü golümüz yok. İlk golde Alex'in pası, Stoch'un '' Görmeden '' yaptığı müthiş vuruşu, 2.golde Mehmet Topuz'un ortası, Sow'un müthiş bitiriciliği, 3.golde Cristian'ın pası, Stoch'un yerden net vuruşu, 4.golde Alex'in zekice topu kapması, Emre'nin bekletmeden topu kaleye göndermesi, 5.golde Alex'in çalımı ve klas bitirişi, 6.golde ortasahadan başlayan paslaşmaların devam etmesi, Gökhan'ın asisti, Sow'un ön direğe koşusu ve adamı kaçırması, Dia'nın bitiriciliği.

Ligin 4.sü Gençlerbirliği'ni ezerek yenmemiz.

Taraftarların coşkusu, zaman zaman mükemmelliği.

Gol sevinçleri. Her biri ayrı güzel. 

Emre'nin gol sevinci > Emre'nin golü.

Alex 12.golünü attı, Sow da atmaya devam ediyor. Alex - Sow uyumu her geçen gün artıyor.

Stoch'un kötü golü var mı?

Cuma günü Ankaragücü deplasmanına gidiyoruz. Galatasaray derbisi öncesi kazanın olmaması gereken bir maç.

Hep böyle oynayın, canımızı verelim.

Maç Günlüğüm # 80


Yine düştük yollara, yollara yollara ... Bulutsuzluk Özlemi ...

Bu sene camianın en iyi 2 takımından biri olan Fenerbahçe kadın basketbol takımını ara sıra yerinde izlemek, desteklemek lazım. Çünkü Fenerbahçe Universal ile beraber en çok mücadele eden, bizleri en çok gururlandıran 2 takım. Yalnız kalmamayı hakediyorlar.

Fenerbahçe - Beşiktaş maçının adı derbi olsa da maç öncesi rahat kazanırız yorumları ile beraber yollara düşüyorduk.

Kocaeli'den 4 arkadaş saat 16:30 otobüsü ile hareket ediyorduk.

Biraz muhabbet, biraz makara derken fazla trafiğe takılmadan Harem'e, oradan da servisle Kadıköy'e ulaşıyorduk. Bu servis olayını kim akıl ettiyse helal olsun. Düşünsene Harem'e gidiyorsun ancak servis yok. Resmen çileye dönüşürdü yolculuklar. Servis büyük hizmet.

Biletlerimizi aldıktan sonra - 5 tl - yemek yemek için balıkçılar sokağındaki balıkçıya gittik. Balık + Salata + Bira - evet rakı değil - . 

Saat 19:15 gibi salona girdik. Target Striker blogundan Kutay ve Uğur ile maçı izleyecekken sol tarafta yer alan bölümün coşkusu, atmosferi bizi sol tarafa itti. #fbloggers ekibi ile beraber tezahuratlar ile maçı takip ettik.

Takım pek iyi oynamasa da, Beşiktaş maça çok iyi hazırlansa da, iyi mücadele etse de 71-65 gibi bir skorla kazanmayı başardık.

Tribünler iyiydi. Ancak son anlar hariç. Konfeti şov ile başlayan tribünler oldukça coşkulu devam ediyordu ancak son 1 dk üst taraftan başlayan küfürlü tezahurat sonrası hakemler soyunma odasına gidince işler değişti. Sağ tarafta yer alan münferit taraftarların tepkisi, küfür edenlerin inat yapar gibi küfüre devam etmesi derken ortam gerildi. Gerek var mıydı? Yoktu. Kadın basketbol maçlarında küfür edilsin mi? Edilmesin. Ama edenler olursa da böyle ağır tepkiler almasın. Bu ortamı germekten başka bir işe yaramıyor.

Genç Fenerbahçeliler ile münferit taraftarların her gün birbirlerinden iyice uzaklaştığını görüyoruz. Bu hiç iyi değil.

Maç ortasında hücum ederken konfeti atan taraftar da 2 maç ceza alsın - takım yaşanan olaylardan dolayı 2 maç ceza aldı da - 

Cemil Turan'ın salona gelmesi büyük coşku yarattı. Hakettiği tezahuratları aldı. 

Hakemler iyi şov yaptılar.

Maç sonrası bir mekanda bir süre bir şeyler içtikten, 18 Mart'ı, Fenerbahçe'yi, Galatasaray'ı konuştuktan sonra 11 otobüsü ile İzmit'e geri döndük.

Öncesi, maç anı ve sonrası ile güzel bir maç oldu. 

#fbloggers ile salonlardayız.

3 Mart 2012 Cumartesi

Özlemişiz Be Federer


Set vermeden, servis kırdırmadan, bir an olsun bile mücadeleyi bırakmadan finale yükselen Federer. Her topa koşan, iyi servis atan, oyundan düşmeyen bir Federer. Dubai Atp turnuvasında finali Andy Murray ile bugün saat 17:05'de oynayacak. Sports Tv'den naklen yayınlanacak. Federer için şampiyonluk çok yakın ... Hoş kazanmasa bile ne farkeder. Federer böyle oynadıktan sonra şampiyonluklar bizim için 2.planda. Böyle bir Federer'i görmeyi özlemişiz. 3 numara değilsin, 1 numarasın.


28 Şubat 2012 Salı

Midnight in Paris


Oscar Ödülleri haftası, oscar'a aday filmler izlenir. Daha önce izlenmesi gerekiyor aslında ama fırsat yaratamıyoruz. Twitter bile olmasa yaratırdık. 

Midnight in Paris yani Türkçe olarak '' Paris'te Gece Yarısı '' . Klasik bir Woody Allen filmi desem abartı olmaz. En azından mesela '' Barselona, Barselona '' ile çok benzerlikleri var. Tabii koskoca Woody Allen'ı bu kadar basite indirgemek de ayıp.

Barselona, Barselona'da olduğu gibi bu filmde de bir çok güzel sahne, güzel müziklerle birleşmiş. Barselona'dan sonra insan bu seferde Paris'e aşık oluyor. İlk 3.5 dk sadece Paris'i gösteriyorlar. Enfes.

Filmin devamı gerek Kostümler, gerek mekanlar, gerek müzikler, konunun insanı sıkmadan ilerlemesi, sıcak olması, samimi olması insanı filme bağlıyor. 

Geçmişini özleyenler, geçmişi daha güzel bulanlar kesin izlesin.

Başrol oyuncusu Owen Wilson büyük oynamış.

Dali performansı ile Adrien Brody. Enfes enfes.

Carla Bruni bile oynuyor. Rehber.

Pablo Picasso, Salvador Dali, Hemingway.

Türkiye'de sadece 102.776 kişi tarafından izlenilmesi de ayıp olmuş.

En iyi orjinal senaryo dalında oscar alan bir film.

İzleyin, pişman olmazsınız.

Maç Günlüğüm # 79 / Ani Plan ve Yaşanan Efsane Maç


Yine bir Coldplay şarkısı ve bir maç günlüğü. Coldplay'den açtım Viva La Vida'yı yazmaya başlıyorum.

Fenerbahçe Ülker- Unics Kazan maçına gitme planları yapmıştık ancak daha sonradan bu planları iptal ettik. 

Perşembe günü saat 17:00 işteyim, saat 17:30 işteyim, saat 18:00 işteyim, saat 18:30 bir abinin mağazasında muhabbet ediyoruz, saat 18:50 birimizden '' hadi maça gidelim '' cümlesi duyuluyor. Diğer 2 kişi anında evet diyor. Hemen araba bulunup, yola çıkılıyor. Saat 19:00 İzmit merkezdeyiz. Saat 19:15 İzmit çıkışında benzin istasyonundayız. Maça sadece 45 dk var. Ve 19:20 tam olarak yola çıkıyoruz. Maça sadece 40 dk var. 100 km mesafe var. Trafik var. Şarkı değişti. Paradise oldu. Cennet. Cenneti yaşamak lazım.

Sol şeritten hızla ilerlerken ara ara '' Asla yetişemeyiz '' cümlesi kurulsa da hepimizin içinde inanç vardı. Ama ufacık bir trafik sıkışıklığında üzülüyorduk. Tam Via Port'un yanına geldik ve durduk, ancak allahtan bu sadece bir araç yüzündenmiş de devam ettik. Gişeler sonrası da ufak bir takılma yaşasak da hızla ilerliyorduk. 

İzmit'ten salona gidecekler sakın Kadıköy tabelasından girmeyin, 200 metre ilerde Ataşehir tabelası var, direkt oradan girin, 2 dk sonra salondasınız. Öbür türlü daha uzun sürüyor. Gerçi bunu herkes biliyordur.

Yetişeceğiz, yetişemeyeceğiz derken saat 20:00'de Ataşehir'deydik. Hemen arabayı parkettik, biletleri aldık ve 1.çeyrek son hücumunda içeriye girdik.

Ohhh beee !

Bize Fenerbahçe'den başka kim bunu yaşabilir? Kim bizi bu şekilde yola çıkarabilir? Fenerbahçeli olmak ne güzel bir şey.

Biletimiz 4.kategori olmasına rağmen hemen pota arkasında güzel bir yer bulduk. Allahtan koltuk sahipleri gelmedi. Gelse sıkıntı olacaktı.

Mücadele boyunca gerideydik, gerilmeden izliyorduk maçı. Ancak ne olduysa son periyot oldu. Bu sezon bu heyecanı çok yaşamadık. Güzel ve tatlı heyecanlar.

3.çeyrek bittiğinde 13 sayı farkla gerideydik, yanımda duran Mehmet abiye '' 19 sayılık fark yaratabiliriz '' diyecektim ancak sonra ne olduysa o cümleyi ona söyleyemedim. Araya laf falan girdi unuttum.

Greer'in 3.çeyrek bitiminde attığı üçlük ve sonrasında çıkan seyirciler. Gerçekten ne olursa olsun o salondan maç bitmeden çıkmayacaksın abi. O salona geliyorsan skor ne olursa olsun sonuna kadar bekleyeceksin. Neyse ya bunu neden yazıyorsam. Erken çıkanlara '' hehehe '' diyorum. Efsane maçı kaçırdılar. 

3.çeyrek sonunda twitter'a '' Gelmese miydik? '' yazan ben.

4.çeyrek takım halinde müthiş savunma ve müthiş mücadele. Özlemişiz.

Alt tarafta bulundan taraftarların çıkması ile alt bölüme gelen '' bağıran taraftarlar '' ve müthiş tribün performansı. Seneye kombine satılmadan önce tezahurat yapacak taraftarlara daha güzel bir yer ayarlanmalı. Tezahurat yapılınca neler olduğunu gördük.

Tabii tribünleri takım yönetir diye bir cümle kursanız, karşı çıkamam. Takımın tribünlere verdiği mesaj önemli. O birliktelik kurulmalı.

Ukic'in son saniye attığı basket sonrası yaşadığım sevinç. Bu sezon 4.kez. Diğer üçü aynı maçtan. Tomas & Galatasaray , Tomas & Galatasaray , Engin & Galatasaray.

Mehmetçik Mirsad.

Bogdanovic.

6 sayı ile yenmek zorundaydık, 7 sayı ile yendik. Umutlarımızı Milano'ya taşıyoruz. Çok fazla şey beklemiyoruz. Fenerbahçe Ülker ve Panathinaikos kazansın, hayat bayram olsun.

Sonuç olarak ani plan, şanslı yolculuk, güzel mücadele, son anlar güzel tribünler ve kazanılan bir maç. 3.çeyrek sonunda '' Gelmese miydik? '' diyen ben '' İyiki gelmişiz. '' diyorum. İyiki varsın be Fenerbahçe.

Salı günü Fenerbahçe-Beşiktaş kadın basketbol maçı günlüğü ile tekrardan buradayız.

26 Şubat 2012 Pazar

Kalan 6 Maç Tek Tezahurat ; Vurun Kırın Parçalayın


Fenerbahçe kötü oynuyor, Fenerbahçe mücadele etmiyor, Fenerbahçe kolay maç kazanamıyor. Ancak artık yeter. Takım da tribünler de ayağa kalksın. Kalan 6 maç - 4 tanesi Kadıköy'de - çoğunluk olarak bu tezahuratı söyleyelim. Geçen sezon şampiyonluk gelirken bu tezahurat ile müthiş tribünler yapıyorduk. Bu sene bu tezahuratın yüzüne bakmıyoruz. İnşallah bundan sonra tribünleri yöneten insanlar bu tezahuratı söyletmeye başlar. Sözleri yeter be.

Saldırın forma için siz de savaşın
Şampiyonluk inanın şimdi çok yakın
Kupaalar yükselecek ellerimizde
Vurun kırın parçalayın !

Eskişehirspor 2 Fenerbahçe 1 / Mücadele Etmediğimiz 8.Deplasman


Yine deplasman yine yenilgi. Fenerbahçe 28.hafta maçında deplasmanda Eskişehirspor'a 2-1 yenildi.

Klasik maç yazılarından. Yine Sıkıldık. Üzülüyoruz. Bıktık. Fenerbahçe'den değil. Fenerbahçe'nin böyle oynamasından. Bütün hafta hazırlandığımız maçı sıfır mücadele ile tamamlıyoruz. Bu sezon Sivasspor, Galatasaray, Orduspor, Antalyaspor, İstanbul B.Ş.B.Spor, Samsunspor, Karabükspor deplasmanlarında takım mücadele olarak çok kötüydü. Ve o maçlarına arasına şimdi Eskişehirspor maçı da eklendi.

3 Temmuz süreci. Evet berbat, evet kötü, evet olumsuz etkileyebilir ama 90 dk da insan onu unutabilir. Unutmasa bile sırf başkanı için, gece çağlayan'a giden taraftarlar için, sabah olunca oradan Eskişehirspor deplasmanına gidenler için bu maça çıkacaksın ve kazanacaksın. Ya da hepsini geçtim o forma için, o arma için kazanacaksın. Mücadele edeceksin. 

Fenerbahçe'li oyuncuların bütün hafta bu maça hazırlanıp böyle bir oyun oynamasının nedeni olamaz.

Perşembe Ülker Arena, Cuma Çağlayan, Cumartesi Eskişehir, Pazar Ülker Arena, Salı Caferağa, Çarşamba Burhan Felek ve Cumartesi Şükrü Saracoğlu'na gitmiş-gidecek onlarca taraftar tanıyorum. Bu taraftarlar bu takımların hepsinden mücadele bekliyor.

'' Ne kupa büyüklüğü, ne şampiyonluk büyüklüğü '' sözünü-tezahuratı boşuna kullanmıyoruz-söylemiyoruz. Gerçekten kupalar önemli değil. Önemli olan Fenerbahçe'nin sahaya koydukları. Mücadele etmesi.

Takımın en iyi 2 oyuncusu Alex ve Sow. Geçtiğimiz haftalarda Alex'siz kadronun da artık yavaş yavaş kurulması gerektiğini söylemiştim de Alex her hafta bizi söylediğimize pişman ediyor. Yine müthiş oynadı.

Sow gerek Alex ile pasları, gerek topu hemen kaptırmaması, gerek attığı gol ile yine çok iyi olduğunu gösterdi. İnşallah takım oynamaya başladığında o da çok daha iyi olacak.

Hakem mi? Çok kötüydü. Ancak takım böyle olduğu sürece çok konuşmak da anlamsız.

Deplasmanda 15 maç yapmışız. 5 galibiyet, 4 beraberlik, 6 yenilgi. 45 olası puanın sadece 19'unu almışız. Yine de haftayı 2.sırada tamamlıyoruz. Bu da ayrıca ilginç. Ligin kalitesini ortaya koyuyor bence.

Aykut Kocaman'ın maç sonu açıklamaları güzel ama artık bir taktisyenlik yapması lazım. Her maça direkt aynı kadroyu çıkartmak, geriye düşünce aynı değişiklikleri yapmak ile olmuyor. Aykut hocanın bu deplasman olayına çözüm bulması lazım.

Deplasmana giden taraftarları şehre sokmayanlara ve deplasman tribününe kapasitesinin üstünde bilet satanlara yazıklar olsun. Bu taraftar yıllardır çile çekiyor, yıllardır çözüm getirilmiyor. 

Cumartesi günü Gençlerbirliği ile oynuyoruz.

25 Şubat 2012 Cumartesi

Hoşgeldiniz


Şekip Mosturoğlu ve Cemil Turan tahliye olmasının sevincini yaşıyoruz. İnşallah en kısa zamanda haksız yere yatan diğer sanıklar da tahliye edilir. Hoşgeldiniz.

24 Şubat 2012 Cuma

Fenerbahçe Ülker 94 Unics Kazan 87


Şu fotoğraf çok şey anlatıyor. Teşekkürler Fenerbahçe, teşekkürler Mirsad. 

Saat 19:00'da Kocaeli'de olmama rağmen birden karar alıp maça gittim ve gittiğim maç böyle bir maç oldu. Günlüğünü yazacağım. Yazacak çok şey var.