17 Şubat 2011 Perşembe

Zalgiris Kaunas 85 Fenerbahçe Ülker 84


Sakatlıklar, formsuzluklar, kötü şut yüzdesi, bazı oyuncuların kötü olması, basit hatalar, basit top kayıpları ile grupta 4.maçımızda ilk mağlubiyetimizi aldık. Kaybedilen bir şey yok ancak kazansak çok güzel olacaktı. Haftaya Olympiakos'u mutlaka yenmeliyiz. 

Ömer Onan 23 (2 ribaund – 1 asist), Darjus Lavrinovic 8 (4 ribaund), Sarunas Jasikevicius 2 (2 ribaund- 3 asist), Kaya Peker 4 (3 ribaund), Oğuz Savaş 10 (6 ribaund- 1 asist), Tarance Kinsey 8 (4 ribaund), Marko Tomas 3 (1 ribaund – 2 asist), Sean May 7 (4 ribaund- 1 asist), Emir Preldzic 19 (6 ribaund- 6 asist)

Fenerbahçe 128 Alanya Belediyesi 64


64 Sayı Fark ! Atılan 128 sayı, bu sezonun rekoru, hatta geçen sezonun, hatta ondan önceki sezonun rekoru, 7 oyuncunun çift hanelere çıktığı bir takım, Şaziye'nin 23 sayı ile takımın en skoreri olması gibi notlar var. Ligin sonuncusu karşısında alınan galibiyetin de zaten başka bir özelliği olamaz.

16 Şubat 2011 Çarşamba

Xavi & Villa


Londra'ya giden Barcelona kafilesinden Xavi ve David Villa uçakta Barça dergisi ve El Mundo Deportivo okuyorlar. El Mundo Deportivo var altında bir kaç gazete daha var. Fotomaç yok mu ?

Maç Günlüğüm # 58


- Aşığım aşığım sana, doyamıyorum ki sana, neyleyim ben bu hayatı, of of of sen olmayınca KANARYA ...

- 14 Şubat günü yine Fenerbahçe'mizin yanına gidiyorduk. Bu sefer rakip Kayserispor. Bundan bir kaç sene önce gittiğimiz bir 14 Şubat maçında Hacettepespor'u 7-0 yenmiştik. Migros tribününde takımı desteklemiştik.

- Saat 16:00 gibi evden çıkıp çarşıya giderken otobüste son ses bir şarkı açıktı. Sezen Aksu - Bir çocuk sevdim. Ama beni şarkı değil o şarkının melodisi ile yaptığımız tezahurat ilgilendiriyordu. '' Ben böyle yürek görmedim böyle sevgi, şimdi efsane büyümekte gün be gün, bütün dünya üstüme gelse ne farkeder, senin için ölmeye değer FENER. '' Böyle bir hava da başlıyordum güne. Saat 17:00 İzmitten hareket ediyorduk. İzmitten hareket ederken otobüste, çevremizde, şehir merkezinde bir çok Fenerbahçeli ile karşılaşıyorduk. Maça ilginin ne boyutlar da olacağı buradan anlaşılıyordu.

- 17:00'da yollara düşmenin acısını trafikte yaşadık. 1 saat rötar yaptık. Yine de 1 saat iyidir. Saat 19:00 gibi Kadıköy'de olduk. Ne etrafta bir gezinti yaptık, ne de bir yemek yedik, direk stada girdik. Sadece ufak bir Fenerim gezisi yaptık.

- Saat 19:15 gibi stada giriyorduk. Bu arada etraf inanılmaz kalabalık, coşkulu.

- Stada girdik ve Maraton üst tribün A blokta yerimizi aldık. Kombine için Fatih Savuk'a teşekkürler.

- Stat doluydu, coşkuluydu, zemin şahaneydi. Maç için her şey mükemmeldi.

- 14 Şubat için kulübün hazırladığı koreografiler sonuç veremedi. Çünkü Koreografileri Maraton alt ve Fenerium alt tribünleri için hazırlamışlar ancak ne Fenerium alt ne de Maraton alt takım sahaya çıkarken dolu değildi. Keşke kale arkaları için hazırlansaydı çünkü oralar maçtan saatler öncesinde doluyor. 

- Maç öncesi çalan şarkılar, atkılar ile yapılan şovlar, yapılan tezahuratlar derken tüm stat maça ısınıyordu. Hatta stadın atmosfer olarak en iyi olduğu bir kaç maçtan birisiydi.

- Takımlar anons edilirken müthiş bir ses çıkıyordu. Kayserispor da müthiş bir tepki gördü.

- Mücadele'yi iyi bir oyunla 2-0 kazandık.

- Tribün performansına gelirsek ; Bu sezon Kadıköy'ün gördüğü en iyi maçtı. Doğru besteler seçerek iyi bir tribün yaptık. Maçın başından sonuna kadar çok iyi olmasak da genel olarak iyiydik. Özellikle ilk yarı sonunda Migrosun başlattığı ve bütün tribünlere tek tek yaptırdığı '' Fenerbahçem benim, biricik SEVGİLİM ... '' tezahuratı inanılmaz bir coşku ile söyleniyordu. 14 Şubat günü bağırılması şart olan bir beste. İlk yarı şahane biten tribün performansı 2.yarı da devam ediyordu. Geçen sezondan sonra ilk defa '' Fener gol gol gol Şampiyonluk Geliyor . '' tezahuratını bağırdık. Ve bu tezahuratı söylerken Lugano'nun golü geldi. Bu golden sonra tribün biraz kötüleşti. Maçın sonlarına doğru futbolculara ve teknik direktöre yaptığımız tezahuratlar ile maç sona erdi.

- Grup Ck, 1907 Unifeb ve Vamos Bien iyiki tribünlere döndü. Kadıköy'ün o özlenen atmosferine kavuşmasını bu grupların gelmesi de sağladı. Geç kalınmış ama çok doğru bir karar. İnşallah bir daha ayrı kalmayız.

- Genç Fenerbahçeliler ve taraftar tribünü hakkında söyleyeceklerim var ; Genç Fenerbahçeliler tribün lideri Sefa abinin maçın bitmesine 7-8 dakika kala çıkması çok yanlıştı. Sefa abi tribünden çıktı. Peşinden 300 kişi daha çıktı. Tabi çıkan taraftarların da Sefa abiyi bekliyor olması ve o çıktıktan sonra böyle bir adım atması düşündürücü. Fenerbahçe tribünlerinin lider grubu tribüne 85.dk nokta koymamalı. Maçı bitirmeli, takımı tribünlere çağırmalı ve ondan sonra evine gitmelidir. Ayrıca taraftar tribünü neden bağırmayan insanlardan oluşur ? Taraftar tribünü neden 1 koltukta 3 kişinin durduğu tribün olur? Taraftar tribünü neden ürünsüz insanların geldiği tribün olur ? Bu sorunların çözülmesi lazım. Tabi bir de yanlış beste seçimlerinin.

- Mücadele sonrası fazla beklemeden stattan çıktık. Arkadaşlarla yurt dışında da statların böyle mi dağıldığını konuştuk. İnsanlar inanılmaz sıkışık şekilde stattan çıkıyorlar. Bu sorun çözülemez mi ? 

- Daha önce maç günlüğüm yazarken belirtmiştim ancak yine söyleyeyim ; Kadıköy'e maça gelip Salı Pazarında bulunan köfteciden köfte yemeyen varsa bir an önce yesin. Böyle bir tat olamaz. Tekrar tarifini yapalım. Kalabalık olan araba :)

- Maç sonu kalabalık, tezahuratların yapıldığı, insanların yüzünün güldüğü yollardan geçerek rıhtıma oradan servisle Harem'e ve oradan da 22:55 otobüsü ile İzmit'e hareket ettik.

- 14 Şubat sevgililer gününde, iyi bir mücadele ve güzel bir skor alarak, atmosfer olarak sezonun en iyilerinden diyebileceğimiz bir maçtan sonra Fenerbahçe'den ayrılıyorduk. 

- Bundan sonra ilk maçımız Beşiktaş ile ancak bilet fiyatlarından dolayı gidemeyeceğim. İnşallah Kasımpaşa maçı günlüğü ile tekrardan burada olacağım. 

- Bu arada Kasımpaşa maçı günü bloggerlar olarak bir organizasyon yapacağız. Şimdiden duyuralım da sonra kimse ben bilmiyordum demesin. Ayrıca zaten maç yaklaşınca tekrardan konu açacağım.

- Herkese hayatta başarılar.

15 Şubat 2011 Salı

Ronaldo Luís Nazário de Lima


Ronaldo Luís Nazário de Lima

Benim için Barcelona Mes que un club ise Ronaldo da Mes que un futbolista . Futbolu bıraktığı için üzgünüz. 1 sene gelip Fenerbahçe'de oynayacak hayali ile yaşıyordum. İzlediğim en iyi forvet. Dünya Kupasında bize attığı pis burun golü asla unutmayacağız. Seni de ...


21.Yüzyılın İlk On Yılında En İyi Takım


Katılmayan yoktur. Katılan çoktur. 21 Yüzyılın ilk on yılında en iyi 10 takım ; 

Fenerbahçe 2 Kayserispor 0 / Sen Göster MÜCADELE


Fenerbahçe Süper Lig 21.hafta mücadelesinde Kayserispor'u Niang ve Lugano'nun golleriyle 2-0 yendi ve averaj ile 2.sıraya yükseldi. Lider ile de sadece 2 puan fark var. 

Mücadele dolu tribünler önünde iyi bir havada oynandı. Atmosfer şahaneydi. Böyle bir havada başlaık maça. Ve henüz 2.dk Özer'in kaptığı top, Mehmet Topuz'un şahane pası ve Niang golü geldiğinde skorboard 02:44'i gösteriyordu. Kayserispor gibi iyi mücadele eden bir takım karşısında henüz maçın başında öne geçmemiz maçı daha da kolaylaştıracaktı. Ve öyle de oldu. Kayserispor ara ara bulduğu ender pozisyonlar harici kalemize gelmekte zorlandı. Top belki bizim ayağımızda kalmıyordu ancak Kayserispor'un da ayağında kalması bir şey ifade etmiyordu.

İlk yarı 1-0 sona erirken Kayserispor bu sezon deplasmanda ilk kez devreyi yenik kapattı. 


2.yarı yine iyi mücadele edip, pozisyonlar buluyorduk. 60.dk Alex'in kullandığı kornerde Lugano müthiş bir kafa vuruşu ile golü atıyor ve skoru 2-0 yapıyordu. Bu golden sonra özellikle maçın sonlarında Niang ile gol pozisyonlarından yararlanamadık ve maç 2-0 sona erdi.

Fenerbahçe takım olarak çok iyiydi. Herkes görevini yaptı. Volkan pek iş düşmedi, Gökhan Gönül ileri-geri-ileri-geri-ileri-geri ... kademe, top kapma, kademe, top kapma, ileri-geri ... böyle bir maç geçirdi. Müthişti. Lugano savunmada çok iyiydi, golünü de attı. Hırslı, mücadeleci, istekli . Bugün değil hep böyle. Tek kusuru sinirli halleri. Yobo demek kalite demek, Yobo demek mücadele demek, Yobo demek hırs demek, Yobo demek her şey demek. Santos istediği zaman nasıl oynadığını bize bir süredir gösteriyor. Konsantre oluyor ve top oynamak istiyor ve haliyle çok faydalı oluyor. Mehmet Topuz pek yoruma gerek yok. Maçın adamı. Tek bir detay 85.dk topsuz oyununa baktım, hala koşuyor, hala istiyordu. Böyle devam et be abi. Selçuk taraftarların en çok küfür ettiği adam ama sahanın en iyisi olan yine aynı adam. Tribünde yanımda duranlar Selçuk top kaybedince hemen küfür ediyorlar, ön yargılar. Yıkmak lazım. Özer iyiydi. En azından daha iyiydi. Çok kötü maçlarını gördükten sonra bugün oynadığı oyuna iyiydi diyebiliriz. Ancak yüzyılın pası, yüzılın çalımı hala devam ediyor. Kaç kere topuk pası vermeye çalıştığını hatırlamıyorum. Birisi Özer'e basit oynaması gerektiğini söylemeli. Dia iyiydi. Yine zorladı, yine yordu. Alex yine kaptan gibi oynadı. Asist yaptı, çalım attı, pas attı. Zaman zaman pres yaptı, top kazandı. Zaman zaman 30 metre top sürdü, müthiş. Niang yine golünü attı. Maçın sonlarında yorgunluktan dolayı kolay pozisyonları değerlendiremedi. Ama yine de iyi oynuyor. Sonradan oyuna giren Cristian iyi, Semih orta ve Bekir kötü oynadı. 

2.yarı başı ile başlayan şahane mücadelemiz, maç kazanma isteğimiz devam ediyor. Son 5 maçı kazandık. Son 9 maç 8 galibiyet aldık. İyi yoldayız. Haftaya Beşiktaş maçını atlattıktan sonra önümüz iyice açılacak.

Stat çevresi, tribünler dahil tüm notlar maç günlüğümde olacak ...

14 Şubat 2011 Pazartesi

Juventus 1 İnter 0 / Seria A Başkadır


- Maç öncesi konfetiler olsun, meşaleler olsun, bayraklar olsun şahaneydi. İtalya'da maçların oyun kalitesi harici ilgi çekmesini nedeni tribünler. 

- Juventus iyi oynadı, Juventus iyi savunma yaptı, Juventus maçı istedi ve kazandı. Chihellini mükemmel bir maç çıkardı.

- Juventus'un golünde Sorensen'in ortası güzel, Matri'nin kafa vuruşu ondan da güzel, Cordoba'nın topa vuramaması da Juventus'lular açısından güzel.

- İnter ise hiçbir şey yapmadı. Eto'o'nun pozisyonlar hariç pozisyona da giremedi. Tüm oyuncular kötü günündeydi. Eto'o en kötü günündeydi. 

- 2005 yılından beri kazanamayan İnter yine kazanamadı. Juventus kazanarak üst sıralar adına umutlandı. İnter kaybederek şampiyonluk yolunda yara aldı.

- Leonardo 2.yarıya geç çıktı. Herhalde ayakları sahaya çıkmasını istemedi. Taktiksel açıdan maçı İlk 11 Blog'dan okuyun.

- Premier Lig'den sonra 1 numaralı lig olan Seria A'yı izleyin. Çok iyi maçlar oluyor. Ön yargıları yıkın ve keyfini çıkarın.

Türkiye Kupası Fenerbahçe Ülker'in


Kazanmak güzel, kupa güzel, Emir'in müthiş performansı güzel, 2.yarı yaptığımız mücadele güzel, Fenerbahçe taraftarları güzel ... Mirsad'ın sakatlanması kötü, çok kötü, Mirsad sakatlanınca oh oh diye bağıran Beşiktaş taraftarları kötü, bize maçı zor izleten Sports tv kötü

Mirsad sakatlanmasaydı da kupayı kaybetseydik diyebilirim ...

13 Şubat 2011 Pazar

2 Derbi Maç = 1 Galibiyet 1 Yenilgi


Potada ezeli rakibimize deplasmanda 76-66 kaybettik. Kötü oyun, kötü mücadele, kötü hakemler ve kaybedilen bir maç. Kaybedilen bir maçtan öte, kaybedilen liderlik, kaybedilen ikili averaj ve kaybedilen saha avantajı. Fenerbahçe'nin gücüne ve kalitesine inanıyoruz. Bu maçı bir kaza olarak nitelendirip play-off ve Avrupa maçlarına konsantre olmalıyız.


Bayanlar Voleybol ligi 13.hafta mücadelesinde Beşiktaş'ı deplasmanda 3-2 yenip liderliği yükseldik. Fenerbahçe Acıbadem olarak ilk seti 25-19 kaybettik. 2.seti 25-19 kazandık ve durumu 1-1 yaptık. 3.seti yine kötü oyunla 25-20 kaybettik. 4.seti çok üstün ve iyi bir oyunla 25-15 kazandık ve mücadeleyi tie-break setine taşıdık. Tie-break setine de iyi başlamadık ve 3-0 geriye düştük ancak sonradan ağırlığımızı koyarak bu seti 15-10 aldık ve maçı 3-2 kazanmayı başardık. Takımımızın yıldızı ; Natasha Osmokrovic .

12 Şubat 2011 Cumartesi

Sporting Gijon 1 Barcelona 1 / Güntekin Onay ve Milyonlar


Geçtiğimiz hafta Ntv Spor ekranlarından yayınlanan '' Gol '' programında Emek Ege ve Güntekin Onay Barcelona'nın futbolunu konuşuyordu. Artık Barcelona'nın futbolundan sıkıldıklarını, ekran başında zevk almadıklarını söylüyorlardı. Güntekin Onay tam olarak aynı cümleler olmasa da bunları söylüyordu '' Barcelona 10 kişi kalsın mesela, hata yapsın, ilk yarıyı geride kapatsın, sonra 2.yarı saldırsın, gol atmaya çalışsın, rakip gol yememeye çalışsın, ara ara pozisyonlar versin, maçı kaybedecek miyiz acaba sorusunu sorsun, yani maçın ilk 15 dakikası 3 yapmasın '' Evet bu görüşü Güntekin Onay söyledi ancak Milyonlar katılır.

Barcelona ilk yarı 3 yapmasın, Barcelona maçı ilk 15 dakika bitirmesin diyen çok insan vardır. Barcelona için Sporting Gijon maçı Güntekin Onay'ın ve milyonların istediği gibi sonuçlandı. Barcelona 16.dk Barral'ın attığı güzel golle 1-0 geriye düştü. Daha sonra karşı kaleye yüklenmeye başladı. Ara ara müthiş pozisyonlar buldu. Ara ara Barcelona'lı futbolcular sertleşti. Barcelona uzun zaman sonra ilk defa karşı takımdan daha fazla sarı kart görmüş olabilir. Maçı Gijon 5, Barcelona 6 sarı kartla tamamladı. Sert fauller yaptılar.

2.yarı baskı daha da arttı. Ama bu baskılar sonuç vermiyordu. Maç böyle mi bitecek derken 80.dk Messi'nin şahane pasına mükemmel bir aşırtma vuruş yapan Villa skoru 1-1'e getiriyordu. Bu golden sonra Barcelona 2.golü arasa da skor değişmedi ve Barcelona 17 maç sonra puan kaybetti. Liderliği devam ettirdi. Hatta puan farkını 8'e çıkardı. 

Barcelona uzun zaman sonra puan kaybetti ve ekran başında Güntekin Onay ve milyonlara uzun bir aradan sonra keyif yaşattı ... 

Detroit - Miami Maçından Bir Kare


Aslında konuşan fotoğraf diye yayınlayabilirdim. Dün akşam oynanan Detroit - Miami maçından play-by-play kısmı. 16 sn içinde 1 savunma ribaund'ı, 3 hücum ribaund'ı, 3 şut ve sonunda gelen 1 faul. Maçı deplasmanda oynayan Miami 106-92 kazandı.

11 Şubat 2011 Cuma

Basketbol Erkekler Türkiye Kupası Finalindeyiz


- Türkiye Kupası yari final maçında Galatasaray'ı 77-70 yendik finale çıktık. Finali Pazar günü Beşiktaş Cola Turka ile oynuyoruz.

- Maça iyi başlamadık. Savunma yapamıyor ancak iyi şut atıyorduk. Galatasaray Ermal ile 8 sayı bulurken, Fenerbahçe 4/4 ile 3'lük atarak başladı. İlk çeyreği 20-16 üstünlükle geçtik.

- 2.çeyrek Galatasaray karşısında savunma olarak pek bir şey yapmamayak devam ettik. 27 sayı atarken yediğimiz 22 sayı çoktu.

- 3.çeyrek ise klasik kadınlar basketbolu çeyreği oynadık. Müthiş savunma ve müthiş hücum. Ve maç orada koptu. 24 sayıya kadar çıktı ve son çeyreğe 21 sayı farkla girdik. 3.çeyrek Galatasaray sadece 11 sayı attı.

- 4.çeyrek Fenerbahçe rehavet mi desek, Galatasaray'ın etkili savunması mı desek sayı atamadı. Son çeyreği sadece 7 sayı atarak tamamladık. Bu Fenerbahçe Ülker'in bu sezon resmi maçlarda attığı en düşük çeyrek skoruydu. Galatasaray ise 21 sayı atmasına rağmen fark bir türlü inmedi ve maçı 7 sayı ile kapadık.

- İyi şut attık ve kazandık diye bir şey yok. Evet iyi şut attık ama Basketbol maçları zaten iyi şut atmadan nasıl kazanılır ? Savunma ile kazanılır tamam ama iyi şut atmak şart. Biz de gerekenleri yaptık. Galatasaray da iyi atamadı ve iyi savunma yapamadı.

- Takımımızda özellikle Lavrinovic özlediğim şekilde oynadı. Maçın oyuncusu seçildi. Mücadele'yi 18 sayı, 6 ribaund, 1 asist, 3 blok ile tamamladı. Ukic 10 sayı, 3 asist, Mirsad 12 sayı, 4 ribaund, Kaya Peker'in 8 ribaund, 3 asist, 5 top çalma, Jasikevicius 9 sayı, Ömer Onan 4 sayı, Oğuz Savaş 6 sayı, Kinsey 5 sayı, Tomas 6 sayı, 4 asist, Preldzic 7 sayı 3 ribaund ile oynadı. 

- Ömer Onan ve Mirsad Türkcan bildiğimiz şekil oynamadı. Bir yorgunluk olabilir.

- Mücadele'yi tribünde izleyen Fenerbahçe'liler takımlarını iyi destekledi. Ancak 3.çeyrek hariç iyi katkı yaptılar.

- Sports Tv'nin daha alacağı çok yol var. Bazı pozisyonları kaçırdık. Göremedik.

- Pazar günü Beşiktaş Cola Turka ile final maçını oynuyoruz. Kazanırız.

Eat Pray Love


Film izlemeye devam ediyoruz. Bu filmler genel olarak Romantik Komedi türü oluyor. En sevdiğim tür. Bu sefer izlediğimiz film ise ; Eat Pray Love. Türkçesi Ye Dua Et Sev . Ryan Murphy'nin yönetmenliğini yaptığı, Julia Roberts, James Franco, Javier Bardem, Billy Crudup ve Richard Jenkins'in oynadığı film Elizabeth Gibert'ın kendi hayat deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı Eat Pray Love kitabından sinemaya uyarlandı. Filmin konusu kısaca ; Hayatta herşeye sahip olan ama bir türlü mutluluğa erişemeyen Elizabeth'in - Julia Roberts - acılı bir boşanma ve depresyonun ardından kendini keşfetme sürecini anlatıyor. Filmin kötü olduğunu söyleyeyim. Beğenmedim. Hatta şunu da söyleyeyim. Hayatımda belki de ilk defa bir filmi ara sıra durdurarak izledim. İlk 30 dk sıkıcı geçiyor, 30 dakika sonrası İtalya ve Roma gezisi başlıyor. O aralar harika. Yemekler, müzikler ve Roma'nın güzellikleri derken o ara filme bağlanıyorsunuz. Ancak daha sonra yine sıkıcı oluyor. Ve son 40 dakika Javier Bardem'in - Felipe - filmde ilk defa gözükmesi ile başlayan keyifli bir 40 dakika izliyoruz. Onun dışında pek bir güzellik yok. Zaten filmin İmdb puanı sadece ve sadece 4.7. Bu bile filmin kalitesini gösteriyor. Julia Roberts hayranıysanız seyredin. Onun dışında seyretmezseniz bir şey kaybetmezsiniz. Jaiver başkan ise 10 numara oyuncu. Her filmini severek takip ediyoruz.

La Masia Yenileniyor


Barcelona'nın Barcelona olmasında en büyük nedenlerden biri olan yatılı futbol okulu olarak bilinen La Masia yeni binası ile Temmuz ayında açılacak. Barcelona 9 milyon dolar yatırım yaptı. 6000 Metrekare olacak. 1702 yılında bir çiftlik evi olarak inşa edildi. 1966 yılından itibaren ise Barcelona futbol okulu olarak hizmet ediyor. Yeni binası ile yeni yetenekleri çıkarmaya devam edecekler mi ? Ayrıca La Masia'nın yeni binası ile ilgili bir video'yu aşağıdan izleyebilirsiniz ...