9 Ekim 2013 Çarşamba

Hayatımdan Kesitler # 5


Sarah Brender çok güzel, Bastian'ın kız arkadaşı. Cidden çok güzel. Aşırı güzel, baya güzel.

Bence Rihanna'nın şarkıları güzel, en azından eğlenceli. Bu da onlardan biri.

Yaz ve yazlık hayatı bitti, 3 ay boyunca sabah 6:30'da kalkmak, kilometrelerce yol gidip gelmek, üstümüz çıplak şekilde top oynamak, şortla yatmak, uyumak, denize girmek, balık tutmak, balık yemek, balık ile yaşamak, sahilde oturmak, içmek, eğlenmek. Kışın bunları yapmak için ortam da yok, hava şartları da müsade etmiyor.

YAZ > KIŞ. 

Yazlık > Kışlık.

İş hayatı aynen devam ediyor, değişen hiçbir şey yok. 

Açıköğretim son seneye kayıt oldum. Aslında 4 sene bitti de alttan dersler var onları alıyorum, bu kez sınav zamanı işi daha sıkı tutacağım ve sınavlara ciddi hazırlanacağım. 6 ay askere gitmek lazım, o bile çok ya neyse. Aradan çıksın.

Bu blogda benden aşk hayatımla ile ilgili hiçbir şey okuyamazsınız ama bu bir istisna, kız arkadaşım Zeynep ile gayet güzel giden bir ilişkimiz var. İnşallah sonu da güzel biter. Hoş bitmemesi için hiçbir sebep yok.

Bahis çılgınlığının bana zararı bir kaç bin tl, hayatımın en berbat dönemiydi, neyse ki yavaş yavaş geride kalıyor. Tüm bu kötü alışkanlıklardan kurtuldum.

Geçtiğimiz günlerde iş yerinde sağlık testinden geçtik, yapılan kontroller sonucunda bir kaç değerim yüksek çıkmış. İnternetten yaptığım araştırmada yüksek çıkan değerlerin sebebi alkolmüş, çok alkol alan biri değilim ama korktum, artık sadece maç günleri içerim herhalde. Hoş gerçi o değerlerin yüksek çıkmasının nedeni yağlı yemekler de olabilir. O da yazıyordu. 

Fenerbahçe için yaşamaya devam ediyoruz. Fenerbahçe için öleceğiz.

Twitter çok güzel, Twitter'daki arkadaşlarım çok iyi. Gerçekten Twitter büyük buluş. Jack büyük adamsın. Bu arada Twitter'da bazı isimlerin - ünlü spor adamı, yöneticisi falan - beni neden takip ettiğini anlamıyorum. Ben olsam beni takip etmezdim.

Medcezir izliyorum, Star'da her Cuma yayınlanan bir dizi, Serenay Sarıkaya oynuyor, çok güzel, dizi de çok iyi. Cidden her bölümünü büyük zevkle izliyorum.

O Ses Türkiye izlerken kendimden geçiyorum, çok eğleniyorum. Jüri'nin birbirleri ile uğraşması çok eğlenceli anlara sahne oluyor. Hadise çok güzel. Murat Boz bu yarışma sonrası ülkede daha çok sevildi, ben Murat Boz'u böyle tanımıyordum. Adam bildiğin makara.

Bloglara yazın, blogları okuyun. Bloglar candır.

Alex'i özlüyorum, cidden yeri dolmayacak benim için. Onu o sahada görmek, Alex tezahuratı yapmak, gollerden sonra adını haykırmak çok güzeldi. Bir an önce yıllar geçsin ve teknik direktör olarak gelsin.

Araba ve tekne almak lazım. Bunun çalışarak gerçekleşmesi yakın zamanda mümkün gözükmüyor. Ya kredi çekeceğim ya da milli piyango falan kazanacağım. Büyük ikramiye bu sene 50 milyon tl'ymiş, 50 değil, 2 yeter bana, araba, tekne, iş derken hayatım anında mükemmelleşir, hoş o para kime çıkarsa çıksın mükemmelleşir ya neyse.

Bu arada benim tekne hayalim var, bilmeyen yoktur, artık biraz daha hedefi düşürdüm, sadece direksiyonlu ufak bir şey alacağım, bindiğim zaman çalışsın, içinde rahat hareket edeyim yeter. Öyle büyük bir tekne istemiyorum. Fiyatı da 10-13 bin tl arası.

Selçuk Şahin'in geçen gün attığı tweet? Bence tekne konusunda benimle kafa yaptı. 

Yazmak insanı rahatlatıyor, hep yazacağım. Şimdilik bu kadar.

Herkese sağlıklı ve paralı günler.

3 yorum:

varol döken dedi ki...

medcezir'i beğenmeden sonrasını okuyamadım!

yiğit yılmaz dedi ki...

Okuduğunu biliyorum :)

il capitano dedi ki...

bloglar konusunda katılıyorum :)