18 Mart 2011 Cuma

Şampiyonlar Ligi Çeyrek Ve Yarı Final Kuraları


Şampiyonlar liginde çeyrek final ve yarı final kuraları çekildi. Kupada ilk maçlar 5-6 Nisan, 2.maçlar ise 12-13 Nisan tarihlerinde oynanacak. Tahminlerimi de yapayım ; Real Madrid, Manchester United, Barcelona ve İnter yarı finale çıkar. Yarı Finaller de belli oldu ; Real Madrid-Tottenham maçının galibi ile Barcelona-Shakhtar Donetsk maçının galibi ve İnter-Schalke maçının galibi ile Chelsea-Manchester United maçının galibi karşılaşacak.

Maç Öncesi Galatasaray - Fenerbahçe


Bugün 18 Mart. Ülke tarihinin en büyük günlerinden biri. Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma günü ! Böyle bir günde ülke futbolunun hatta ülke sporunun en önemli 2 takımı Fenerbahçe ve Galatasaray karşı karşıya gelecek. Yine hayat duracak, yine heyecanlanacağız, yine sevineceğiz, yine üzeleceğiz, 2 saatliğine hayattan kopacağız, futbola konsantre olacağız.

Galatasaray'ın nasıl bir sezon geçirdiğini hepimiz biliyoruz. Hoca sıkıntıları, oyuncu sıkıntıları, yönetimsel sıkıntılar, stat yapma, açma gibi sıkıntılar olmak üzere bir çok sıkıntıdan geçtikleri bir dönemde karşımıza gelecekler. Fenerbahçe ise son 9 maçı kazanmış, ligin zirvesine çıkmış, iyi mücadele ediyor, oyuncuları en iyi dönemlerini geçiriyor. Yani Galatasaray'a göre hiçbir sıkıntısı yok.

Fenerbahçe şampiyonluğa giderken, Galatasaray öylesine bir maça çıkıyor. Fenerbahçe kazanıp şampiyonluk yolunda devam etmek, Galatasaray kazanıp taraftarlarını biraz olsun mutlu etmek, Türk Telekom Arena'da ilk derbide kazanmak için sahaya çıkacak.

Fenerbahçe kadro olarak daha iyi, Fenerbahçe daha çok mücadele ediyor, Fenerbahçe'nin daha iyi oyuncuları var gibi onlarca Fenerbahçe'nin maçı kazanması için sebep sayabiliriz. Galatasaray için ise oyuncuları formsuz, organize değiller, mücadele edemiyorlar, kötü oyuncular var, kalecisi kötü gibi maçı kaybetmesine neden olabilecek bir çok madde sayabiliriz.

Ancak hiç biri doğru değil. Yine klasik cümle ile yazıyı sona getirelim. Bu derbidir ve derbilerin sonucu daha önce kestirelemez.

Saat 21:00'de maç başlayacak güzel olsun, mücadeleci olsun, olaysız olsun en önemlisi 18 Mart gibi Çanakkale Şehitlerini andığımız bir gün tarihe yakışan bir maç olsun.

Tabii tüm güzelliklerin yanında Fenerbahçe kazansın.

Çanakkale Şehitlerini rahmetle anıyoruz !

17 Mart 2011 Perşembe

Barcelona ve Pres


Geçen gün Twitter'dan Can diye bir arkadaşım paylaştı. Barcelona'nın yaptığı pres. İnanılmaz. Sadece izleyin. Fenerbahçe'nin bir gün böyle pres yapabileceğini düşünün, sonra kendinize gelin, Fenerbahçe'nin böyle pres yapamayacağını hatırlayın... Ya da belki diyin. Bir gün Fenerbahçe de böyle oynar. Ne dersiniz ?

16 Mart 2011 Çarşamba

İtalya'dan 4 Takım 2 Stat


İtalya'nın en büyük takımlarından 4 tanesi maçlarını sadece 2 stadyumda oynuyor. Roma ve Lazio Olimpiyat stadını, İnter Giuseppe Meazza adı ile, Milan ise San Siro adı ile aynı stadı kullanıyor. Bu takımlar yıllardır birbirleri ile yarış halindeler. Biz ise bu yarıştan ziyade seyirci ortalamalarına bakacağız.

Roma Olimpiyat stadı ile başlayalım ; 1930 yılında açılan Roma Olimpiyat stadı 72.698 kişi kapasiteli. 1961/1962 sezonundan beri Roma ve Lazio tarafından kullanılıyor. Roma 1961 sezonundan bu yana 49 sezondur ortak kullanılıyor. Bu 49 sezonun 46 tanesinde Roma seyirci ortalamasında Lazio'nun önünde yer aldı. Seyirci ortalamasında 1972/1973 sezonunda 45.591'e 44.310, 1973/1974 sezonunda 49.833'e 47.597 ve 1976/1977 sezonunda 37.920'e 36.899 Lazio'nun üstünlüğü vardı. Diğer bütün sezonlar Roma ortalamada iyiydi.

Roma en iyi ortalamayı İtalya ligini son kez şampiyon tamamladığı 2000/2001 sezonunda yaşadı. Bu sezon toplam 63.370 seyirci ortalamasına oynadı.

Lazio ise en iyi ortalamasını yine Roma gibi son şampiyonluğunda yakaladı. 1999/2000 sezonunda hem şampiyon olup hem İtalya kupasını kazanırken Lazio'nun seyirci ortalaması 51.956'dı.

Roma ve Lazio 1989/1990 sezonunda Olimpiyat stadının yenilenme çalışmaları nedeniyle maçlarını Flaminio stadında oynamıştı ve Roma 22.067, Lazio 20.022 ortalama yakalamıştı.



İtalya'da aynı stadı kullanan diğer 2 takım ise dünyanın en ünlü 2 takımı. İnter ve Milan. Tarihi boyunca bir çok kupa kaldıran bu 2 ezeli rakip maçlarını aynı stadyumda oynuyor. 19 Kasım 1926 yılında '' Nuovo Stadio Calcistico San Siro '' adı altında açıldı. 1926 yılında 26.000, 1939 yılında 55.000, 1955 yılında 100.000, 1956 yılında 90.000, 1988 yılında 72.000, 1990 yılında 88.500, 2002 yılında 85.700, 2003 yılında 82.955 ve 2008 yılından beri 80.074 kişi kapasitesi ile hizmet veriyor.

İnter oynarken Giuseppe Meazza, Milan oynarken San Siro adını alan stadyum 1980/1981 yılından beri 30 yıla bakarsak İnter ortalama olarak bu 30 yılın 10 tanesinde ortalama olarak iyiydi. Diğer 20 yıl ise Milan taraftarları stadı daha çok doldurmayı başardı. 1980/1981 sezonunda 42.248'e 31.282, 1982/1983 sezonunda 45.171'e 35.111, 1997/1998 sezonunda 67.825'e 54.432, 1998/1999 sezonunda 68.459'a 57.760, 1999/2000 sezonunda 66.546'a 58.522, 2001/2002 sezonunda 62.434'e 58.616, 2002/2003 sezonunda 61.943'e 61.534, 2006/2007 sezonunda 48.284'e 47.117 ve 2009/2010 sezonunda 53.493'e 43.084 İnter üstünlüğü vardı.

İnter en iyi ortalamasını Uefa Kupasını kazandığı 1997/1998 sezonunda 67.825 ortalama ile yakaladı.

Milan ise en iyi ortalamasını Seri A şampiyonluğunu yakaladığı 1991/1992 sezonunda 77.868 ortalama ile yakaladı.

15 Mart 2011 Salı

Deplasman


Deplasmana gidecek Fenerbahçe taraftarlarına ;

- Çubuklu forma giy
- Atkı tak
- Maçtan önce çok içme, bir süre sonra yorgunluk olur. Ayrıca uykun da gelebilir.
- Maçta susma. Gol yersen bile desteğinden vazgeçme.
- Küfür etme. Küfür ettiğin taktirde Bursaspor maçının seyircisiz oynanacağını düşün.
- Rakibin stadına zarar verme. Sonra rakip taraftarlar Kadıköy'e aynı şeyi yapınca küfür ediyorsun. Sana da küfür etmesinler.
- Maçtan sonra yenilgide bile takımı tribüne çağır.
- Bu maçın sadece 3 puan maçı olduğunu unutma. 
- Yenilsek dahi şampiyonluk mücadelemizin devam edeceğini unutma

14 Mart 2011 Pazartesi

Sevilla 1 Barcelona 1


Maçı izleyemedim. Messi'nin şahane frikiğini, gol olurken Sergio'nun faulünü, Hhakemin yanlış kararını, Bojan'ın attığı golde İniesta'nın olağanüstü pasını ve Alves'in asistini gördüm. Barcelona ile Real Madrid arasındaki fark 5 olmuş. Real Madrid bu hafta Atl Madrid deplasmanına gidiyor. Lig bitebilir. Barcelona ise evinde Getafe ile oynuyor.

Bloguma Dokunma Pankartının Hikayesi ve Fotoğrafları


Blogspot'a gelen yasağı bilmeyen yoktur. Saçma bir mantık ile blogspot'a erişim engellendi. Milyonlarca insan mağdur oldu. İnternet ortamında bu yasak çıktıktan sonra bir çok yazı yazıldı, bir çok fotoğraf paylaşıldı ancak hiç kimse gerçek hayatta bir şey yapmadı. 

Biz Fenerbahçeli bloggerlar olarak bir pankart yapma girişimine başladık. Konuyu açtım, banka hesap bilgilerini verdim ve insanlar maddi destek yaptı. Toplam 61 Tl para topladık. Ahmet Sarıer, Alpay Köse, Ayşegül Sertkol, Emre Kayrancı, Murat Sarıgül, Tuncay Yavuz, Semih Tali ve Koray Caner . Burada isimi yazılı olanlara verdikleri destek için çok teşekkür ediyorum.

Pankart için 2.20'ye 5 metre bezimizi, fırçalarımızı, bezimizi, boyamızı, tinerimizi aldık. Toplam 41 Tl'ye maloldu. Ve artık boyma vaktiydi.

Cumartesi günü tek başıma başlıyordum işlemlere. Gazeteleri yere ser, sonra üstüne bezi sermeye çalış, bezin yarattığı rüzgarla alta serdiğim gazeteler uçsun, tekrar tek tek diz ve en sonunda bezi yaymış ol. Bezi yaydıktan sonra önce çizmeye başladım. Önce kurşun kalemle çizip, daha sonra boyayacaktım ancak böyle bu işin çok uzun olacağını düşündüm. Direk fırçayı boyaya daldırdım ve başladım boyamaya. Bir hata yapsam pankart çöpe gidecekti. Allahtan bir hata yapmadım ve 1 saat içinde pankartı bitirdim. Ufak rötuşlardan sonra pankart hazırdı. Kurumayı bekliyordu.

Saat 15:00'da başladığım pankart yapım işlemi saat 19:00'da sona erdi.

Pazar günü ise elimde pankartım stadın yolunu tuttum. Fenerium'dan bir poşet alarak pankartı içine koydum. Herkesin bildiği gibi Kadıköy'de pankart asmak isteyenler pankartları bir gün önce götürmek zorundalar. Emniyet fotoğraf alıyor çünkü. O yüzden ben stada girerken herhangi bir aramaya yakalanmamam lazımdı. Türk Telekom tribününe girerken ilk güvenlikten geçtim. Daha sonra bileti okuttuktan sonra diğer güvenliklere sıra gelmişti. Orada aranmadan hemen aradan kaynadım ve geçtim. Ve pankart stattaydı.

Türk Telekom tribünü F blok'un orada pankartı açtık. Bu arada basından bir çok insan fotoğrafını çekiyordu. İstiklal Marşı sırasında komple kaldırdık. Ve daha sonra İstiklal Marşı'nın bitmesiyle beraber pankart da görevini tamamlamış oldu.

Pankartı yaparken oluşan yorgunluk, hazırlık çerçevesinde oluşan belirsizlikler yerini mutluluğa bıraktı. Bloguma Dokunma ! diyerek bu olaya ufacık da olsa katkımız olduysa ne mutlu bize ... 

Fenerbahçeli bloggerlar olarak yaptığımız pankart tüm blogu olanların sesi olmuştur. Pankartlarımız devam edecek ...



Fenerbahçe 2 Konyaspor 0 / Şampiyonluğa Yürüyoruz


Kazanıyoruz, Şampiyonluğa yürüyoruz. Fenerbahçe Süper Lig 25.hafta mücadelesinde Konyaspor'u Niang ve Semih'in golleriyle 2-0 yendi ve 1 gün aradan sonra tekrardan liderliğe yükseldi.

Baştan sona üstün futbol, kaçan onlarca gol pozisyonu, Cristian'ın etkili oyunu, Stoch'un iyi futbolu ve bitmek bilmez mücadelesi, Bekir'in iyi futbolcu hatta harika bir slalom ile gole yaklaşması ama yine sarı kart görmesi, Alex'in kasmadığı, Niang'ın özellikle ilk yarı inanılmaz etkili futbolu, Semih'in girer girmez yaptığı net gol vuruşu, Caner'in hata yapmadan maçı tamamlaması, Yobo'nun iyi futbolu, Emre ve Mehmet Topuz'un iyi futbolu, Gökhan Gönül'ün 89.dk bile hala pres yapıyor oluşu ve alınan 3 puan

Konyaspor çok kötü. Küme düşmeyi hakediyorlar.

Taraftar çok iyiydi. 55.dk'dan 65'dk'ya kadar olan süre çoğu Gs maçından bile iyiydi.

Cuma günü Galatasaray deplasmanına gidiyoruz. Yenersek müthiş olacak.

Pankartı astık, blogger buluşması yaptık ... Detaylar diğer postlarda...


13 Mart 2011 Pazar

Dün Dolan Stat Bugün Dolmayacak



Fotoğraf'ta gördüğünüz Kocaelispor'un yıllarca maçlarını oynadığı, tarih yazdığı, Fenerbahçe'yi, Galatasaray'ı, Beşiktaş'ı ve Trabzonspor'u devirdiği, tribünleri olarak tüm Türkiye'ye nam saldığı ve Türkiye'de gerçek deplasmanı ilk yaşatan takımın stadyumu. İzmit İsmetpaşa Stadyumu. Dün tarih 12 Mart 2011'di. Burada yine dolu tribünler önünde, coşkulu bir maç oynandı. Ama yeşil siyah renkler yoktu bu sefer. Bir tarafta Bordo-Mavi bir tarafta Pembe renkli forma giyen bir takım vardı. 

Kocaelispor burada çok maçlar oynadı. Mart ayına bakalım. 8 Mart 2008 yani son süper lig mücadelesi verdiği zaman. Rakip Eskişehirspor. O maç tribünlerdeydim. Deplasman taraftarı da vardı, ev sahibi taraftarlar da ...

Başka bir tarihe bakalım ; Yine Mart ayı. 1 Mart 2003 . Kocaelispor yine süper lig mücadelesi yapıyor. Bu sefer rakip çok büyük bir takım. Galatasaray. Kocaelispor maçı Ümit Karan'ın golüyle kaybediyor. 1.lig mücadelesi veriyor olmanın gururunu yaşıyor ...

Kocaelispor'un tarihi bir başarı yakaladığı 1992/1993 sezonuna bakalım. İlk yarıyı lider bitiren Kocaelispor vardı. Tarihe geçmişti. Yine Mart ayında 1.lig maçları oynanıyordu.

Biraz daha eskiye gidelim. 15 Mart 1995. Kocaelispor ligi 9.sırada bitiriyordu. 15 Mart 1995 günü ise İzmit İsmetpaşa Stadında önemli bir maça çıkıyordu. Rakip Fenerbahçe. Kocaelispor maçı 3-2 kazanıyordu. Kocaelispor'un gollerini Kaan Dobra, Ümit İnal ve Faruk Yiğit atıyordu. Fenerbahçe'nin ilk golünü Nielsen, 2.golünü ise şu an Fenerbahçe teknik direktörü olan Aykut Kocaman atıyordu. 

Kocaelispor Mart ayında tarihi boyunca bir çok önemli maç, bir çok 1.lig maçı oynadı. Kocaelispor yarın yine maça çıkıyor. 2.lig mücadelesi. Rakip Fethiyespor. Yarın sahada yeşil-siyah formalı futbolcular oynayacak, taraftarlar yine coşulu olacak ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ... Kocaelispor Fethiyespor'u yense bile bundan sadece birkaç yüz kişinin haberi olacak ... Şehirde bugün Kocaelispor'un maçının olduğunu kimse bilmeyecek ... Ve en acısı o stat bugün dolmayacak ...

12 Mart 2011 Cumartesi

Bloguma Dokunma Pankartı


Maddi destek verenler, manevi olarak destek olanlar ve ortaya çıkan böyle bir pankart. Yarın Fenerbahçe-Konyaspor maçında İstiklal Marşı sırasında stadyumda açacağız. Pankartın hikayesi ve fotoğrafları yarın maçtan sonra blogda ...

10 Mart 2011 Perşembe

Günün Kuponu # 18


2 güzel maç. Bol şanslar.

Edit : Braga 1-0, Kiev 2-0 kazandı ve kuponlar tuttu.

Messi'nin Şahane Golü







Fenerbahçe'nin İç Saha Performansı ve Şampiyonluklar


Futbolda şampiyon olmak istiyorsan kazanacaksın. Şampiyonluklar için deplasman maçları önemlidir diye bir görüş olsa da evinde oynadığın maçlar çok ama çok önemli. Son 10 sene Türkiye'de şampiyon olan takımların 7 tanesi ligin evinde de en başarılı takımlarıydı. Bir bakalım ;


2000/2001 sezonunu Fenerbahçe şampiyon tamamladı. Evinde 17 maç oynadı ve 17 galibiyet aldı. Şampiyonluk için iç saha performansını inanılmaz kullandı.

2001/2002 sezonu Fenerbahçe 17 maç 15 galibiyet 1 beraberlik ve 1 yenilgi aldı. Şampiyon Galatasaray oldu. Evinde 17 maç oynadı ve 17 galibiyet aldı. Yani en başarılı iç saha performansını Galatasaray yakaladı.

2002/2003 sezonu şampiyon Beşiktaş oldu. Fenerbahçe evinde o sezon 10 galibiyet 5 beraberlik 2 yenilgi aldı. Ligi 6.sırada bitirdi. Şampiyon olan Beşiktaş ise evinde yenilmedi. 14 galibiyet 3 beraberlik aldı.

2003/2004 sezonu şampiyon Fenerbahçe . Evimizde ligin en başarılı takımıyız. 12 galibiyet 3 beraberlik ve 2 yenilgi aldık.

2004/2005 sezonu şampiyon yine Fenerbahçe. Evimizde yine müthiş bir başarı. En iyi takımız. 16 galibiyet 1 yenilgi.

2005/2006 sezonu şampiyonu Galatasaray. Evinde ligin en çok puan toplayan takımı da Galatasaray. Fenerbahçe ise 13 galibiyet 4 beraberlik aldı. 

2006/2007 sezonu şampiyonu Fenerbahçe. Evimizde 11 galibiyet 5 beraberlik ve 1 yenilgi. Ancak bu sezon evinde en başarılı takım Beşiktaş. 

2007/2008 sezonu şampiyonu Galatasaray. Fenerbahçe Kadıköy'de oynadığı 17 maç 14 galibiyet 2 beraberlik ve 1 yenilgi alarak ligin evinde en çok puan toplayan takımı olduk.

2008/2009 şampiyonu Beşiktaş. Evinde 12 galibiyet 3 beraberlik ve 2 yenilgi. Ligin en iyi iç saha performansını Sivasspor yakalıyordu.

2009/2010 sezonu ise şampiyon Bursaspor oldu. İçerde en başarılı takım da Bursaspor. Fenerbahçe ise 13 galibiyet 2 beraberlik ve 2 yenilgi aldı. 

Fenerbahçe son 10 sezon 4 kere şampiyon oldu. Bu 4 şampiyonluk gelirken Fenerbahçe 3 tanesinde ligin en başarılı ev sahibi takımıydı. 2007/2008 sezonu şampiyonu olurken Beşiktaş 40, biz 38 puan almıştık.

Bu sezon ise şu ana kadar 12 maç oynandı ve 10 galibiyet 2 beraberlik aldık. Evinde yenilmeyen tek takımız. Puan olarak da en başarılı takımız. Bakalım bu istatistikler devam edecek ve genel olarak evinde en başarılı takım yine şampiyon olacak mı ? Bekliyoruz ...

Günün Kuponu # 17


Ne bir istatistik, ne sakat oyunculara bakmak yok. Ne ev sahibi avantajı, ne deplasman avantajı yok. Sadece içimden geçen 3 maçı yazdım. Sistem 1-2-3 yaptım. 1 maç tutarsa bile para alacağız. 3'ü tutarsa güzel olur. Tutmazsa ne olur. Önümüzdeki maçlara bakacağız... Bol şanslar ...

9 Mart 2011 Çarşamba

Barcelona 3 Arsenal 1 / Barcelona da İstatistikler de Konuşuyor


Barcelona Şampiyonlar Ligi 2.tur mücadelesinde ilk maç 2-1 yenildiği Arsenal'i Camp Nou'da ağırladı. Mücadele'yi Messi'nin 2 ve Xavi'nin golüyle 3-1 kazandı ve çeyrek finale çıktı.

Mücadele öncesi her 2 takımda da eksik oyuncular vardı. Özellikle Barcelona'nın 2 önemli oyuncusu Puyol ve Pique'nin olmaması kafalarda soru işareti yaratıyordu. Arsenal'de ise Walcott ve Song gibi 2 tane ilk 11 oyuncusu oynamayacaktı.

Karşılaşma klasik Barcelona kontrolünde başladı. Pas yapıyor, pres yapıyor ve defansı açmaya çalışıyordu. Bu arada Arsenal defansı çok geride kurmuyor ancak ne pas yapabiliyor, ne de ileri çıkabiliyordu. Sadece iyi savunma yapıyordu. Mücadele'nin ilk yarısı yine de 5 pozisyon bulan Barcelona vardı. Alves'in frikiği, Pedro'nun ceza sahasında yaptığı kötü vuruş, Villa'nın sürerek getirdiği pozisyonu zayıf vuruş ile tamamlaması ve Adriano'nun direkten dönen topu. Ancak 45+2 sahneye İniesta ve Messi ikilisi çıktı. Dünyada herkesin atamayacağı bir ara topu ve beraberinde dünyada herkesin atamayacağı bir çalım ve yapılan vuruş. Barcelona 1 Arsenal 0. 


Mücadele'nin 2.yarısı Barcelona hem oyunu tutup hem de arada 2.golü bularak rahatlamak, Arsenal ise atacağı bir gol ile turu yine kendi tarafına geçirmek istiyordu. Ve Arsenal'in istediği oldu. 53.dk Nasri'nin kornerinde ters bir vuruş yapan Busquets topu ağlara gönderiyordu ve Arsenal beraberliği yakalıyordu. Bu golden sonra morallenen Arsenal, telaşa kapılan Barcelona göreceğiz derken Van Persie sahneye çıktı. Düdükten sonra topa vurduğu için 2.sarı kart ve ardından kırmızı kartı görerek Arsenal için işleri daha zor yapıyordu.

Bu kırmızı karttan sonra Barcelona iyice morallenerek Arsenal'in üstüne gidiyordu. 58.dk Villa, 60.dk Alves, 63.dk Messi ve 67.dk Villa ile oldukçe net pozisyonlardan yararlanamayan bir Barcelona vardı. Ancak 69.dk İniesta'nın yine güzel bir pası ve Xavi'nin net vuruşu skoru 2-1'e getiriyordu. Bu golden 2 dakika sonra ceza sahasında Pedro düşürülüyordu. Karar penaltı. Topun başına gelen Messi kalecinin kımıldamasına bile izin vermeden topu ağlara gönderiyordu ve durum 3-1 oluyordu. Bu golden Arsenal mutlaka gol atmak zorunda olsa da 10 kişi olmasının da etkisiyle herhangi bir varlık gösteremedi. Barcelona ise pozisyon bulmaya devam ediyordu. 73.dk Adriano, 78.dk Messi, 83. ve 85.dk Afellay, 86.dk Alves ile mutlak gol pozisyonlarından yararlanamadı. Arsenal'in ise Bendtner ile bir pozisyonu vardı.


Barcelona bugün iyi pas yaptı, iyi organize oldu, iyi mücadele etti tamam ama Barcelona bugün genel olarak yaptığı gibi kaptırdığı toplara o kadar iyi bir pres yaptı ki rakip 5 pas yapamadan topu geri aldı. Ve böylelikle topun sürekli kendilerinde kalmasını sağladı. Barcelona'nın neden buralara geldiğinin bir göstergesi de şok pres.

Barcelona'da bugün özellikle Alves, Xavi, Messi ve İniesta çok iyi oynadı. Adriano da iyi oynayan oyunculardandı. Ama maçın adamı seçeceksek ben İniesta derim. Verdiği 2 mükemmel pas 2 gol yarattı. Çok iyiydi.

Maçın istatistiklerine bakacak olursak rakipten 5 km fazla koşan Barcelona, % 68 topla oynayan Barcelona, 738 olumlu pas yapan Barcelona, kaleye 19 şut atan Barcelona, kalesine 1 tane bile şut gelmeyen Barcelona, Rakibe sadece 8 kere faul yapan Barcelona ve doğal olarak maçı kazanan ve çeyrek finale uzanan Barcelona

Tribünlere gelen 95.486 Barcelona taraftarı, ekranları başında milyonlarca Barcelona taraftarı ve Barcelona'ya sempati ile bakan milyonlarca insan ... Hepsi Barcelona galibiyetine sevindiler ama bu mükemmel oyuna daha çok sevindiler .

Ben Arsenal taraftarı olsam kaleye şut bile atamadan maçı tamamlayan takımım varken hakemi eleştirmem.

Maçın başlığını da atalım ; Barcelona da İstatistikler de Konuşuyor !