14 Aralık 2010 Salı

Manchester United 1 Arsenal 0


İngiltere Premier Lig çok farklı. Bazı insanlar beğenmiyor ancak topun bu kadar oyunda kaldığı, hakemlerin genelde iyi olduğu, statların dolu olduğu, oyuncuların sadece futbol oynamak istedikleri, güzel gollerin atıldığı, güzel statların olduğu bir lig İngiltere Premier Ligi. Beğenmeyenlere de saygı gösteririm ancak haklı olabilirsin demem.

Yine tribünlerin dolu olduğu, yine zeminin iyi olduğu iyi bir maç. Manchester United-Arsenal. 

Sahaya Van Der Sar, Evra, Ferdinand, Vidic, Rafael, Anderson, Park, Carrick, Nani, Fletcher ve Rooney ilk 11'i ile çıkan Manchester United ve Szczesny, Sagna, Koscielny, Song, Squillaci, Clich, Rosicky, Nasri, Wilshere, Arshavin, Chamakh ilk 11'i çıkan Arsenal.

Mücadele başından sonuna kadar defansif olarak iyi oynayan Manchester United, mücadele başından sonuna kadar pozisyon bulmakta zorlanan Arsenal. Mücadele boyunca etkili oynayan Anderson, Rafael ve Vidic. Arsenal tarafında iyi oynayan Koscielny ve 20 yaşında ki kaleci Szczesny. Arsenal'in maç boyunca Chamakh ve Walcott dışında pozisyon bulamaması, Manchester United'ın Anderson, Nani, Rooney ile pozisyonlar bulması.

Nani'nin kaleye çektiği şutun pasa dönüşmesi ve Park'ın bir daha hayatı boyunca yapamayacağı vuruşu yapmış olması ve skorun 1-0'a gelmesi.

Nani'nin pozisyonlarda bencilliği, mücadele öncesi çok şey beklenen Arshavin ve Nasri'nin etkisiz olması, Chamakh'ın mücadele boyunca hiçbir şey yapmaması, sene başından beri eleştirilen Koscielny'in en iyi isimlerden olması, 20 yaşında kariyerinin ilk lig maçına çıkan Szczesny'nin iyi performansı. Anderson'un hem savunma da hem ofansta çok iyi oynaması.

Ferdinand'ın Song'u uçan tekme ile sakatlamaya çalışması. Sadece formasının parçalamayı başarması.

Arsenal aleyhenine verilen ucuz penaltı sonrası Rooney'nin penaltı'yı çok kötü kullanması, anlamsız yere abanması.


Tribünlere gelen 75.227 kişinin iyi destek vermesi, özellikle stadyum da oldukça fazla bayan olması.

Hakem Howard Webb'in bir kaç tane yanlış kararı. En azından sarı kartlar konusunda yanlış kararları. Spiker'in maç boyunca Howard Webb pozisyona yakın demesi ve gerçekten de her pozisyonun hemen bir kaç adım arkasında olması.

İstatistikler olarak ; % 54 topla oynama da Arsenal, 11 gol girişimi olarak Manchester United, 5 korner olarak Manchester United ve % 78 pas isabet oranı ile Arsenal üstünlüğü.

Sir Alex Ferguson'ın maç boyunca sadece 1 değişiklik yapması - Gigs-Anderson - 

Mücadele sonrası İngiliz basını'nın her 2 takımdan en iyi 3 oyuncuyu ; Manchester United ; Park, Vidic, Rafael, Arsenal ; Szczesny, Sagna ve Koscielny olarak açıklaması.

Manchester United'ın 1 maç eksiği olmasına rağmen 34 puanla ve Arsenal'in 2 puan önünde lider olması. Ayrıca Manchester United'ın evinde 9 maçta 8 galibiyet 1 beraberlik alması ve 25 gol atıp sadece 6 gol yemesi.

Arsenal'in etkisiz futbolunun yanında izleyenler de 3 gün oynansa Arsenal yenemez görüşünün oluşması, ayrıca yıllardır büyük maç kazanamaması konuşulması gereken diğer olaylar.



Beckham ve Neville başkan . Unutulmazlar ...

Fenerbahçe Acıbadem'den Müthiş Sayı


Maçı normal zamanda izlemedim daha sonra tekrarını izledim ve bu sayı da ayağa fırladım. Maçın oynandığı dakikalar da twitter'da herkes dile getirdi. Özellikle bu sayıyı bekledim ve gerçekten de denildiği kadar varmış. Maçın geneline bakarsak iyi servis, etkili hücumlar, etkili bloklar ve çok iyi oynayan Sokolova, çok iyi oynayan Furst, çok iyi oynayan Kasia ve ön planda olmayan ancak çok değerli işler yapan ; Nihan, Fafoa. Ayrıca sahada durması bile bizi rahatlatan bir isim ; Osmokrovic. Geçen hafta 3-0 yenildiğimiz Dinamo Moskova'yı 25-14, 25-15 ve 25-15'lik 3 setle 3-0 yendik ve yolumuza devam ediyoruz. Sarı Melekler oooo ....

13 Aralık 2010 Pazartesi

Ankaragücü 2 Fenerbahçe 1


İlk yarı kaçırdığımız gol pozisyonları, ilk yarı iyi oynamamız, ilk yarı iyi yardımlaşmamız, ilk yarı rakibe pek pozisyon vermememiz, karlı havaya rağmen istekli olmamız ve sonuç 0-0, 2.yarı daha iyi olan Ankaragücü, daha iyi olan Sestak, daha kötü olan Emre, Yobo, Caner, Volkan .... , Sestak'ın 2 tane golü ve sonuç 2-0, son dakika Niang'ın attığı gol ile sadece maçın skoru belirlendi. Liderin 9 puan gerisine düşmüş bir Fenerbahçe. Son hafta oynayacağımız Sivasspor maçını kazanıp 2.yarıya daha farklı başlamalıyız.

12 Aralık 2010 Pazar

11 Aralık 2010 Cumartesi

210 TL = Fenerbahçe'yi Ankara'da İzlemek


Daha önce blogda Fenerbahçe'yi Kadıköy'de izlemenin ne kadar zor olduğunu yazmıştık. Yine öyle bir yazı yazalım. Yarın oynanacak Ankaragücü-Fenerbahçe maçı bilet fiyatlarını 1 haftadır merak ediyoruz. Hafta içi boyunca 80 TL, 50 TL gibi fiyatlar olacağını duyduk. Ancak beklenen açıklama maça 1 gün kala geldi. 135 TL ! Evet evet 1 futbol maçını izlemenin bedeli 135 TL. Birazcık hesap yapalım bize bu maç için kaç para lazım. Ankara'daysan evden çıkacaksın 135 tl bilet + 5 tl yemek + 5 tl yol = 145 Tl'ye Fenerbahçe'yi izleyebileceksin. Ya başka bir şehirdeysen ? O zaman işin çok daha zor. Kocaeli'den elimizden geldiğince deplasmana, Kadıköy'e gidiyoruz. Bu maça da gitmek istesem ve evimden çıksam Ankara'ya otobüs ile gitmeye karar versem 27 Tl ödeyeceğim. 27 gidiş + 27 dönüş = 54 Tl. Gidiş ve dönüşte otobüs 1'er kere mola veriyordur. Yemek yesen o molalarda 15 Tl gider. Ankara'ya vardın 135 Tl bilet fiyatını verdin ve stada girdin, statta su + yemek desen ya da boşver yemeği sadece su içsen 1 tl vereceksin. Maç bitti illah karnın acıkmış olacak. Yemek yersen 5 tl daha vereceksin. Ve otobüse atlayıp Kocaeli'ye geri döneceksin. Toplam harcanan tutar ; 135 + 54 + 15 + 5+ 1 = 210 TL ! Bir taraftar olarak takımının maçını izlemenin bedeli 210 TL. Ayrıca yolların karlı, havanın soğuk olduğunu düşünürsen giderken ve dönerken resmen eziyet çekeceksin. Bu da işin diğer bir boyutu. Ama keşke bilet fiyatları uygun olsa, bu maça gidebilsek ve o eziyeti çekseydik. Keşke ...

Law Abiding Citizen


Film izlemeye ve buraya yazmaya devam ediyoruz. Aslında pek izlemiyorum ya. Zaman zaman film izleme isteğim olsa da filmi açıyorum, 10 dk sonra sıkılıyorum. Ama bu sefer öyle olmadı. Gelen öneriler sonucunda 2009 yapımı '' Law Abiding Citizen - Adelet Peşinde '' filmini izlemeye başladım. 1 Ocak 2010 tarihinde Türkiye'de vizyona giren Adalet Peşinde tür olarak Aksiyon, Gerilim, Dram, Gizem, Polisiye ve Suç olarak adlandırılan bir film. F.Gary Gray'in yönetmenliğini yaptığı, Kurt Wimmer'in senaryonusu yazdığı ve Gerard Butler, Jamie Foxx, Leslie Bibb, Regina Hall ve Josh Stewart'ın rol aldığı film senaryo ve kurgu olarak şahane şekilde hazırlanmış. Olayların gelişimi, sahneler, oyuncuların kaliteli performansları derken filme resmen bağlanıyorsunuz. Ancak filmin öyle bir sonu var ki izleyen herkese '' bu ne ya ! '' dedirtiyor. Son 10 dakika'ya kadar soluksuz şekilde izlediğiniz film resmen bütün beklentileri yıkıyor. Sonuç olarak izledikten sonra o sona rağmen iyi film diyorsunuz, o son zaten iyi olsa arşivlik bir film olurdu. Yine de izleyin derim. Pişman olmazsınız. Ayrıca Türkiye'de 12 hafta sonunda sadece 47.587 kişi tarafından izlenilmesi de Türkiye'de sinema'ya verilen önemi gösteriyor bence. 

Filmin Özeti ; Başrollerini ünlü oyuncular Gerard Butler ve Jamie Foxx‘ın paylaştığı Law Abiding Citizen gerilim/aksiyon türünde bir yapım.

Filmin konusundan kısaca bahsedecek olursak; Clyde Shelton (Butler) eşi ve çocuğu ile mutlu bir hayat süren bir adamdır. Bir gün iki saldırgan Shelton‘ın evine gelir ve onun gözleri önünde eşi ve çocuğunu öldürür. Avukat Nick Rice (Foxx) saldırganlarla bir anlaşma yapmıştır. Mahkeme saldırganlardan birini ölüm cezasına çarptırırken diğerine çok az bir ceza verir. Karardan hiç memnun olmayan Shelton adaleti kendi elleriyle uygulamaya karar verir. Artık tek bir amacı vardır; bu olayda suçlu gördüğü herkesi birer birer ortadan kaldırmak.



9 Aralık 2010 Perşembe

Euroleague 7. Hafta Maçları Seyirci Sayıları


Euroleague'de 7.hafta maçları sonunda maçına en fazla seyirci gelen takım yine Fenerbahçe Ülker oldu. Bu sezonun rekorunu 14.785 kişi ile elinde bulunduran Fenerbahçe Ülker'in Cibona Zagreb maçına 15.168 kişi geldi. 7.hafta maçları seyirci sayıları ;

Khimki - Partizan : 3000
Cja Laboral - Asseco Prokom : 9000
Zalgiris - Maccabi Electra : 5000
Olympiacos - Brose Baskets : 4500
Lottomatica Roma - Spırou Charleroi : 3231
Unicaja - Real Madrid : 11000
Fenerbahçe Ülker - Cibona Zagreb : 15168
Montepaschi Siena - Lıetuvos Rytas : 4558
Regal Barcelona - Cholet Basket : 3786
Cska Moscow - Panathinaikos : 4500
Power Elec. Valencia - Efes Pilsen : 7100
Union Olimpija - Armani Jeans Milano : 12800

Meşaleli Taraftar


Zilina-Spartak Moskova maçından şahane bir kare. Kim böyle bir fotoğrafının olmamasını ister ki ?

8 Aralık 2010 Çarşamba

Kocaelispor-Sakaryaspor


Kocaelispor-Sakaryaspor

İsmetpaşa Stadyumu
15 Aralık 2010 Çarşamba
13:30

Hem kulüpler olarak, hem taraftar olarak 2 büyük camia. Şu anda 2 kulüpte zor günler geçirse de yine de bu maçların tadı her zaman başka olmuştur. Yine öyle bir maç olacak. Hafta içi olması, rakip taraftarların gelmemesi maçın tadını biraz kaçırsa da yine de Kocaelispor-Sakaryaspor maçı başkadır. İmkanı olan herkes bu maçı statta izlesin.


Edit : 500 Sakaryaspor taraftarları tribünde olacak.

Kısa Kısa Notlar İle Şampiyonlar Ligi # 6.1


- Şampiyonlar Ligi'nde 4 grupta grup maçları sona erdi. A-B-C ve D gruplarında oynanan 8 maçta toplam 26 gol atıldı, 21 sarı kart gösterildi, 2 penaltı golü atıldı ve 1 kendi kalesine gol atıldı.

A grubunda Tottenham ve İnter bir üst tura çıkarken son maçlarda Werder Bremen İnter'i resmen ezdi. Prödl, Arnautovic ve Pizarro'nun golleriyle İnter'i 3-0 yendi ancak galibiyet parası dışında bu herhangi bir işe yaramadı. Grubun diğer maçı Twente ve Tottenham arasından oynandı ve 3-3 sona erdi. Twente kalecisi Wisgerhof'un inanılmaz hatası sonucu Tottenham 1-0 öne geçti, daha sonra Twente 22 dk. Landzaat'ın penaltı golüyle 1-1 beraberliği yakaladılar, 47.dk Lennon'ın şahane pasını Defoe ağlara gönderdi, 56.dk Rosales güzel bir kafa vuruşuyla toğu ağlara gönderdi ve durumu 2-2 yaptı, 59.dk Palacios pas vermedi ancak çektiği şutu iyi takip eden Defoe topu ağlarla buluşturdu ve durumu 2-3 yaptı ancak bu golden 5 dk sonra Chadli'nin frikik golü maçın sonucunu belirledi. 3-3. Grupta 3.sırayı Twente aldı ve yoluna Uefa Avrupa Ligi'nde devam ediyor.

Cüneyt Çakır Werder Bremen-İnter maçını yönetti ve oldukça iyi bir maç çıkardı. Yardımcılıklarını ise Bahattin Duran, Tarık Ongun, Süleyman Abay, Tolga Özkalfa ve Hüseyin Göçek yaptı. Tam kadro iyi bir maç çıkardılar, tebrik ediyoruz.

- B Grubunda Schalke ve Lyon bir üst tura çıkarken Benfica yoluna Uefa Avrupa Ligi'nde devam edecek. Son hafta maçlarında ise Schalke deplasmanda Benfica'yı Jurado ve Howedes'in golleriyle 2-1 yendi, Benfica'nın tek golü Luisao'dan geldi. İlk golde Raul'un asisti şahane. Benfica'nın son dakika bir topu da direkten döndü. Grubun diğer maçında ise Lyon sahasında 1-0 öne geçtiği maçta Hapoel ile 88.dk attığı gol ile 2-2 berabere kaldı. Hapoel'li Zahavi'nin attığı rövaşata golü dün gecenin değil Cl'de bu sezon atılan en güzell gollerden.

Benfica'nın böyle önemli bir maçında neden stadyum boş olur anlam veremedim. Diğer maçın sonucuna göre üst tura çıkma şansları varken stadyumun boş bırakılması ilginç.


C Grubunda Manchester United ve Valencia bir üst tura çıkarken Rangers yoluna Uefa Avrupa Ligi'nde devam edecek. Son hafta maçlarında Manchester United ile Valencia Hernandez ve Anderson'un karşılıklı golleri ile 1-1 sona erdi. Rooney'nin mücadele de 1 şutu var ki görülmeye değer, çataldan dönüyor.


Manchester United-Valencia maçını tribünlerde 74.513 kişi izlemiş. Stadın kapasitesi 75.957. İngilizlerin futbola ne kadar önem verdiklerini ve nasıl bir gözle baktıklarını sadece bu maç gelen seyirci sayısından anlayabiliriz. 


- C Grubunun diğer maçında Bursaspor ile Rangers Miller ve Sercan'ın karşılıklı golleriyle 1-1 berabere kaldı. Rangers'ın yaptığı katı savunma, Bursaspor'un etkili oyunu, Sercan'ın inanılmaz kötü bitiricilikleri, Bekir Ozan'ın iyi oyunu ve Bursaspor tribünlerinin özellikle maç öncesinde olmak üzere iyi performansı. Tribünlerin böyle bir maçta boş kalması ise yakışmayan bir hareket olarak dikkat çekti.


D grubunda Barcelona ve Kopenhag bir üst tura çıkarken Rubin Kazan yoluna Uefa Avrupa Ligi'nde devam edecek. Barcelona son hafta maçını Fontas ve Vazguez'in attığı gollerle 2-0 kazandı. Sahaya Pinto, Adriano, Pique, Fontas, Maxwell, Sergio, Thiago, Dos Santos, Mascherano, Jeffren ve Bojan ilk 11'i ile çıkan Barcelona'nın bu kadar eksik kadroya rağmen yaptığı istatistikler görülmeye değerdi. Mücadele'yi 991 pas, % 87 pas isabet oranı ve % 78 topla oynama oranı yakaladı. Mücadele'yi 50.436 kişi izledi. Grubun diğer maçında ise Kopenhag Panathinaikos'u 3-1 yendi. Kopenhag'ın gollerini 26.dk güzel bir vuruşla Vingaard, 50.dk penaltıdan Gronkjaer ve 73.dk kendi kalesine Cisse attı. Panathinaikos'un tek golü 90+2'de Kante tarafından geldi. Mücadele'yi baştan sona üstün götüren Kopenhag hakkettiği bir galibiyet aldı. Tribünler tamamen doluydu.


Şampiyonlar Ligi'nde grup heyecanı bu gece oynanacak 8 maçla tamamlanacak. 

7 Aralık 2010 Salı

Kim Bu Futbolcu ?


Sizce Kim ?

Cevap ; Valdes

Maç Günlüğüm # 52


- İsmini duyduğumda dilim tutuluyor, kalbim deli gibi çarpıyor, içimi titreten tribündeki o FENER sesi, aklımı başından alıyor. Dinlemek isteyenler tıklasın.

- Fenerbahçemiz için yollara düşüyorduk. Hedefte 2 maç vardı. 15:00 Fenerbahçe Acıbadem-Karşıyaka İzka İnşaat ve daha sonra 19:00 Fenerbahçe-Karabükspor. Maç Günlüğüm # 34'e bakarsanız yine Fenerbahçe futbol maçı öncesinde voleybol maçına gitmiştik ve yine rakip çok güçsüzdü. Böyle maçları buluyoruz :)

- İzmit'ten 6 Kocaeli Gfb üyesi olarak 12:00'de hareket ediyorduk. Yollar boş, trafik yok, rahat şekilde İstanbul'da oluyorduk. Bu konuda yorumlar geliyor. '' Nasıl bu kadar çabuk gidiyorsunuz '' diye ama gerçekten boş oluyor, dolu olunca da emniyet şeridi :) Şaka bir yana gerçekten güzel saatlerde çıkıyoruz yola.

- Gerçi erken gitsek ne olur 1 saat Burhan Felek Spor Salonu'nu aradık. Sonunda bulduk.

- Öncelikle Burhan Felek'in yeni haline ilk kez gidiyordum. Salonu dışarıdan bir gördüm, eyvah dedim. Böyle bir salon olamaz, şahane. Meğersem Salonun bir kısmı Otel olarak kullanılıyormuş ve doğal olarak görünüş olarak şahane bir bina yapmışlar. Tıklayın bakın, aynısı. Salonun dışı kadar içi de güzel. Tribünler, koltuklar, localar. Herşeyiyle şahane bir salon yapmışlar. Dolu maçlarda muazzam bir atmosfer oluşur. Yine de bu maç bile hatrı sayılır kişi vardı, ancak yine de Karabük maçı öncesi gelin buraya bu maçı seyredin daha sonra geçin hemen Kadıköy'e demedik değil. 

- Mücadele öncesi arkadaşla beklerken '' Dünyada en farklı set kaç kaç bitti diye konuştuk ''. Cevap bulamadık tabiki de bilen varsa yorum kısmına yazsın. Fenerbahçe'nin en farklı set skoru bu olabilir mi ?

- Mücadele'ye gelirsek çok üstün bir oyun ile beraber ilk seti 25-6 kazandık. Bu bir rekor olabilir. 2.set'i de rahat bir oyunla 25-11 kazandık ancak 3.set zorlandık. Zorlandık demeyelim de rehavete kapıldık. Ancak bu setide 25-21 kazandık ve maçı bitirdik.

- Tribün performansına bakarsak ; 15 kişi ile neyin tribünü olacak :) 15 kişi ile elimizden geldiğince tribün yaptık. En azından bilinçli şekilde, doğru seçilmiş tezahuratlar yaptık. Zaten kazanılması kesin olan maçta '' Saldırın, Haydi Fener ... '' gibi tezahuratları etmemiz saçma olurdu. Tek sıkıntı diğer tribünler ile tezahurat yapmaya çalıştığımızda neredeyse kimsenin bizi takmamasıydı. Amacımız sadece 1 dakika '' Fenerbahçem benim, biricik sevgilim ... '' yapmaktı. Fazla durmadık ve direk keserek tezahuratlara devam ettik. Maçın sonlarında oyunculara tek tek tezahurat yapmamız ve oyuncuların da bizlere cevap vermesi güzeldi. Hele maçın sonunda oyuncularımızla yaptığımız Sarı-Lacivert-Şampiyon-Fener çok iyiydi. Skowranska bile Lacivert diye bağırdı. Gerisini siz düşünün.

- Gelelim Skowranska'ya. Bu girişe bakmayın Skowranska'yı anlatmayacağım ama sadece şunu söyleyeyim. Naz Aydemir ile yan yana dursunlar 100 kişiden 99'u Skowranska'ya bakar. Öyle bir karizması ve güzelliği var. Skowranska > Naz Aydemir ! Havada bile bu kadar karizma. Tıklayın.

- Mücadele sonrası istikamet Kadıköy. Ve istikamet Lider Kokoreç ! - Ulan her maçtan sonra adamların reklamını yapıyorum, para mı istesem ne ? - Yemeklerimizi yedikten sonra Nazlı'nın yerinde 1 bira içeyim dedim. Bu arada http://bumacbizim.blogspot.com/ 'dan Semih Talihttp://targetstriker.blogspot.com/ 'dan Kutay ve http://altinayakkabi.blogspot.com/ 'dan Tanju ile muhabbet keyfi paha biçilemez. Daha sonra oturararak tekrarlamalıyız.

- Nazlı'nın yeri soğuk havalarda çekilmiyor. Yine tezahurat var, yine alkol var, yine ortam var ancak #birderbiortamıyok.

- Daha sonra Stada giriş yapma vakti gelmişti. Tanju'nun 3 tane kız arkadaşı + Semih Tali ile beraber Türk Telekom tribününe rahat bir giriş yaptık diyebilirim.

- Kenan Evren Lisesi halı sahasında maç günü Gs formalı maç yapan insan kafan mı çalışmıyor yoksa gövde gösterisi mi yapıyorsun ? 100 kişi halı sahaya daldı ve öldüresiye dövdüler. İnsanlar gerçekten salak. Maç günü ne işin var orada Gs formasıyla.

- Stadyum baya doluydu. Kale arkaları tamamen dolu, Maraton alt ve Fenerium üst tribünleri yine aynı şekilde dolu, Maraton üst ve Fenerium alt en boş olan tribündü. Yine maça ilgi baya vardı.

- Tribünde sahaya en yakın mesafede durduk. Resmen futbolcuların yüzünü uzun bir aradan sonra ilk defa bu kadar yakından gördüm. Maraton Üst'ten daha iyi maç izleniyor ancak kale arkasında oyuncuları daha yakından görüyorsun.

- Mücadele'yi kötü oyunla 2-1 kazandık. Zaten burada yazdık. 

- Tribünlere geleceksek ; iyi değildi. Zaman zaman coşsa da genel olarak iyi değildi. Takım pas yapmayınca, atak yapmayınca tribünler de doğal olarak ölüyor. Tek güzellik olarak 80.dk civarı Feder önderliğinde bütün stadın '' lalaylalaylay Fenerbahçe '' diye inlemesiydi.

- Alex'e yapılan koreografi müthişti. Grup Ck başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkürler.

- Türk Telekom tribününde bulunan taraftar profili ilginç ; Hayret ettim. Ne oyuncuları tanıyorlar, ne tezahuratları biliyorlar, futbol hakkında da berbat yorumlar yapıyorlar. Ayrıca bayanlara inanılmaz bir gözle bakıyorlar. İlk kez gelen çok kişi vardı herhalde.

- Şükrü Saraçoğlu stadı farklı bir dünya. Gerçekten Fenerbahçe'li olsun olmasın herkes 1 maçı seyretmeli. Bunu da buradan belirtelim. Verecekleri 30 Tl'ye üzülmezler. Sadece 1 maç seyredin ve diğer statlar ile farkı görün.

- Genç Fenerbahçeliler'in organizasyonu şahaneydi. Kimsesiz 83 tane çocuğu alıp tribüne getirmek, atkı ve bere hediye etmek ve hayatlarının en mutlu gününü yaşatmak. Gerçekten emeği olan herkese helal olsun diyorum ve teşekkür ediyorum.

- Mücadele sonrası hemen yola çıktık ve saat 22:30 gibi İzmit'te evde oldum.

- Bir Kadıköy mücadelesi daha mutlu biterken Sivasspor maçında tekrardan Kadıköy yollarına düşeceğiz. İlk yarının son maçı olacak.

- Herkese hayatta başarılar.

6 Aralık 2010 Pazartesi

Comandante Alex


Emeği geçenlere teşekkürler. Harika bir pankart.

Fenerbahçe 2 Karabükspor 1


- Fenerbahçe Süper Lig 15.hafta sahasında Karabükspor ile karşılaştı. Mücadele'den Lugano ve Alex'in attığı gollerle 2-1 galip ayrıldı. Karabükspor'un golü Emenike'den geldi.

- Mücadele hakkında aslında pek yazacak bir şey yok. İyi oynamadık. Yine maça iyi başladık, aslında iyi başladık da diyemeyiz. Alex diye bir adam var, çıkıyor bir orta yapıyor, biraz sonra bir gol atıyor maçı 2-0'a getiriyor. Tıpkı Bucaspor maçı gibi

- Karabükspor daha iyi paslaştı, daha çok pozisyona girdi, daha çok koştu, daha çok mücadele etti, daha çok topa sahip oldu, daha çok şut çekti ... Böyle bir çok bilgi veya istatistik çıkarabiliriz.

- Fenerbahçe'de Volkan iyi oynadı, yediği golü kurtarabilir miydi ? Evet kurtarabilirdi. Gökhan Gönül iyiydi ancak son 2 haftadan eser yoktu. Yobo maçın yıldızı, attığı gol + Emenike'yi savunması, Lugano iyiydi, gol atarak takıma dönmesi de güzel oldu. Caner ne yaptığını çözemedim, defansta sıkıntı var. Mehmet Topuz yine çok iyi oynadı, ancak hep diyorum şut çekmesi lazım, daha çok ceza sahasına girmesi lazım. Bunları da yaparsa mükemmel oyuncu olur, Cristian yine iyiydi, evet evet yine, herkesin aksine son haftalar da beğeniyorum, Emre sakatlıktan döndü, iyi gibiydi ancak daha iyi olması gerekiyor, Stoch ilk yarı iyiydi 2.yarı silindi, 45.dk Dia girse nasıl olurdu ? İyi olurdu. Alex ne diyelim ki, farklı düşünüyor, farklı oynuyor, farkı hissettiriyor, iyiki bizimle, Niang geçen haftadan sonra bu hafta da çok etkisizdi, inşallah en kısa sürede kendini toplar. Sonradan oyuna giren Dia yine iyiydi - ilk 11 performansını bekliyorum hala - , Semih girdi karşı karşıya kaçırdı, onun dışında bir şey yapmadı ve Selçuk ehh işte .

- Sonuç olarak iyi oynamasak ta , Aykut Kocaman zamanında müdahale etmediyse de, bazı oyuncularımız istenileni vermese de 3 puanı almak ve zirveyi takip etmek güzel.

- Emenike ne topçusun be arkadaş. Yobo ve Lugano gibi 2 isimle mücadele ettin hatta komple Fenerbahçe takımı ile mücadele ettin.

- Hakem Bünyamir Gezer iyi maç yönetti.

- Liderin 6 puan gerisinde 3.sıradayız. 

- Haftaya Ankaragücü deplasmanı var. İnşallah kazanırız.

Not : Maç hakkında diğer detaylar maç günlüğünde olacak.

4 Aralık 2010 Cumartesi

Uefa Yılın Takımı Oylaması # 2


Her sene sonunda belirlediğimiz yılın 11'i oylaması yine başladı. Geçen sezon böyle bir takım yapmıştık. Bu sene yine güzel bir ilk 11 çıkardım. Bazı isimleri hakettikleri için, bazı isimleri ise sevdiğim için kadroya aldım. Kaleci Julio Cesar . Savunmada Maicon, Pique, Lugano, Coentrao isimlerini kullandım. Orta saha Robben, Sneijder, Xavi, İniesta ve Forvet olarak Messi ve Forlan. Bu ilk 11'de yer alan isimlerin zaten 8 tanesi bence her takımda olmalı. Sadece Lugano, Coentrao ve Forlan'ı tartışırım. Sizlerde oylarınızı vermek istiyorsanız Tıklayınız.