Düşündüren, üzen bir pankart. Eskişehirspor tribünleri Kayserispor ile oynadıkları maçta açtı.
18 Aralık 2011 Pazar
17 Aralık 2011 Cumartesi
David Beckham & Ailesi
David Beckham ve ailesi yılbaşı nedeniyle Los Angeles'dan İngiltere'deki evlerine gelmişler. En popüler yine Harper.
16 Aralık 2011 Cuma
Uefa Avrupa Ligi İkinci Tur Eşleşmeleri
Uefa Avrupa Ligi kuraları çekildi. Porto-Manchester City, Ajax-Manchester United ve Lazio-Atletico Madrid Şampiyonlar Ligi düzeyinde eşleşmeler. Kupada ilk maçlar 16 Şubat rövanşlar ise 23 Şubat tarihinde oıynanacak. Tahminlerimizi de yapalım. Manchester City, Manchester United, Athletic Bilbao, Salzburg, Valencia, Olympiakos, Anderlecht, Atletico Madrid, Twente, Schalke 04, Standart Liege, Beşiktaş, Udinese, Psv, Hannover, Sporting.
Şampiyonlar Ligi Top 16 Eşleşmeleri
Şampiyonlar Ligi'nde 2011/2012 sezonu Top 16 kuraları çekildi. Kuranın en şanslı takımı olarka Lyon'u gösterebilirim. En şanssız ise Bayer Leverkusen. İkinci tur ilk maçları 14, 15, 21 ve 22 Şubat, rövanş maçları ise 6, 7, 13, 14 Mart tarihlerinde oynanacak. Napoli-Chelsea ve Milan-Arsenal maçları enfes olur. Tahminlerimizi de yapalım. Lyon, Chelsea, Arsenal, Bayern Münih, Barcelona, Real Madrid, Benfica ve İnter bir üst tura çıkar.
Duygu Bal
Fenerbahçe Üniversal'in başarılı aynı zamanda da güzel sporcusu Duygu Bal. Fotoğraflar için Gürkut Gürsoy'a çok teşekkürler.
David Villa'ya Moral Ziyaretleri
Çok zor bir şey. Bir futbolcunun 6 ay sahalardan uzak kalacak olması çok üzücü. İnşallah en kısa sürede sahalara döner. Takım arkadaşları ve Guardiola'dan David Villa'ya moral verme çabaları.
Chris Paul & Los Angeles Clippers
Takımı ne olursa olsun izlemekten en çok zevk aldığım oyuncularının başında gelir. Los Angeles Clippers maçlarını daha bir merakla bekleyeceğiz. Paul - Griffin ikilisi mi dediniz?
Fenerbahçe Ülker 70 Bilbao Basket 80
Kazansak Top 16'yı garantiliyorduk, kaybettik Top 16'ya kalamama riski ile karşı karşıya kaldık.
Mücadele'yi daha iyi hazırlanan, daha çok mücadele eden, daha konsantre olan ve daha şanslı olan takım Bilbao kazandı.
Evimizde oynadığımız maç 80 sayı yiyorsak kazanamayız. Bunu sadece Bilbao maçı için söylemiyorum. Fenerbahçe evinde 80 yiyorsa kaybeder.
Grimau'nun 3.çeyrek attığı son sn basketi maçı bitirdi. Canlı izlediğim en üzücü basketti. Ayrıca 3.çeyreğin sonlarında ya da 4.çeyreğin başlarında Mumbru'nun faul ya da steps kararı çıktıktan sonra ortasaha'dan tek eliyle attığı bir basket varki yerimden '' Ohaaa '' diyerek fırladım. Çok can yakıcıydı. Çok moral bozdu.
Emir ve Jerrels en iyi adamlarımızdı.
Tomas'ın dönmesi sevindirici.
Haftaya kazanırsak lider bile çıkabiliyoruz, kaybedersek diğer maça göre çıkabiliriz ama işler bizim için çok ters şekilde de gelişebilir.
15 Aralık 2011 Perşembe
Barcelona 4 Al-Sadd 0 / Villa'nın Sakatlığı ve Gelen Final
Barcelona Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda Asya Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Al-Sadd'ı Adriano'nun 2, Keita'nın ve Maxwell'in attığı gollerle 4-0 yendi finalde Santos'un rakibi oldu.
Barcelona'nın nasıl oynadığını anlatmamımıza gerek yok. Klasik Barcelona. Ancak hiç kasmadıklarını rahat rahat 4-0 olduğunu söyleyelim.
4-0 olurken Villa'nın kaval kemiğinin kırılması ve 6 ay sahalardan uzak kalacak olması moralleri bozdu. İnşallah tekrardan iyi bir Villa'yı Barcelona forması ile izlemeye devam ederiz.
Barcelona-Santos finali Pazar günü 12:30'da. Trt Hd canlı yayınlıyor.
14 Aralık 2011 Çarşamba
Maç Günlüğüm # 72
- Yine kendi çektiğim fotoğraf.
- Fenerbahçe için yollara düşmeye devam ediyorduk. Sırada her sene koşarak gittiğimiz Bursa deplasmanı vardı. Hayatımda en çok Bursaspor-Fenerbahçe maçları izlemiş olabilirim. Hem Bursa da hem de Kadıköy'de. Bursa deplasmanı her sene iyi olmuştur. Bunun nedeni alınan skorlardan ziyade, takıma Bursa gibi ev sahibi takımın seyircisinin güçlü olduğu bir yerde sahip çıkmak, hem de iyi tribünler. Ayrıca Bursa deplasmanına gelenler tribünün daimi üyeleridir. Abileri, kardeşleri hep orada görmüşüzdür.
- Biz Kocaeli'den gideceğimiz için yolculuk çok erken saaatlerde başlıyordu. Saat 09:00 otobüsü ile Kocaeli'den yola çıkıyor, İstanbul'a gidiyorduk. Otobüsler İstanbul'da Salı Pazarı'ndan kalkacaktı. Hayatımda 2.kez Salı Pazarı'ndan bir maça gidiyordum. Daha önce bir kaç sene önce Napoli ile oynadığımız basketbol maçına gitmiştim. Tribünün emektarları orada. Pankartlar otobüslere yükleniyor, otobüsün önünde fotoğraflar çekiliyor ve yola çıkılma zamanı bekleniyor.
- Saat 12:00 gibi Salı Pazarı'ndan 4 otobüs hareket ediyorduk. İstikamet önce Eskihisar, ardından oradan Feribotla Yalova ve ardından oradan da Bursa.
- Feribotla ilk kez maça gidiyordum. Tezahuratlar, meşaleler falan olur sanıyordum. Yanılmışım. Videolar beni kandırmış. Demekki bu yolculuklar her zaman böyle olmuyor. Yine de zevkliydi. Otobüs ise gayet iyiydi. Tezahuratlar keyifliydi. Yolculuğun nasıl geçtiğini anlamıyorduk.
- Ve klasik deplasman olayı. Şehrin girişinde polis kontrolü. Bir süre bekledikten sonra komiserin iyi niyetinden dolayı direkt stadın oraya götürüldük.
- Ekipler Amirliği bahçesinde biletlerimiz dağıtıldıktan sonra stada doğru yürüyüş. Kısa mesafe ancak oldukça keyifli bir yürüyüş.,
- Bilet konusunda çıkan ufak bir sıkıntıdan dolayı bir süre gişenin önünde beklemek. Bu arada çekilen fotoğraflar, yapılan maç değerlendirmeleri.
- Daha sonra bilet sorununu halletmemiz ve içeri girmemiz. Bursa stadına ilk defa bu kadar rahat girdim. Turnikeler akıcıydı. Kadıköy rahatlığında girdim içeri.
- Ve insanın kendini en mutlu hissettiği anlardan birisi o tribünün içine girdiğin zamanlar. Statta azınlık olmak, takımın yanında olmak insana mutluluk veriyor.
- Futbolculara yapılan tezahuratlar derken maç saati geliyordu.
- Her zaman her yerde en büyük Fener tezahuratı ile başlayan tezahuratlarımız, Sensiz hayat, tribünlerde ... gibi bestelerle devam ediyordu. Tribün iyiydi.
- '' Fenerbahçe yıkılmaz, cümle alem bir olsa başa çıkamaz, Fenerbahçe gol gol gol, geçecek bu kötü günler, Bursa'ya da koy. '' mükemmel bir beste. Kim yaptıysa teşekkürler.
- Maçı 0-2 kazandık.
- Maçı kazanmanın mutluluğu da bir hayli fazlaydı.
- Bursa tribünleri kötüydü. Ya da biz iyiydik.
- Sıfır olaysız bir Bursa deplasmanı. Yan taraftan münferitler sürekli bir şeyler atardı ancak bu sene herhangi bir şey olmadı. Tertemiz geçti maç. Öncesi, stat içi ve sonrası.
- Maç sonunda Yücel abinin '' Hindi Baba '' sı müthişti. Stat yankılandı. Bursa duymuştur.
- Maç sonunda Bursa'nın numaralı tribününde bulunan veletler cansınız. '' Bağırın hadi. '' :)
- Maç sonunda tribüne gelerek bizlere teşekkür eden, dakikalarca alkışlayan Ali Koç, Ömer Temelli ve Alex için ne desek az. Helal olsun size. Çok seviyoruz. İyiki varsınız.
- Yaklaşık 1.5 saat bekledikten sonra stattan çıktık.
- Ve günün en kötü anları. Telefonumun sarjı bittiği için bizi İzmit'e götürecek arkadaşımla iletişime geçemememiz ve bir süre Bursa'da kalmamız ! Daha sonra köfteci'ye giderek telefonunu istemek, kartımı takmak, arkadaşımın tanıdığını aramak, ondan yanındaki aratmak, daha sonra haberleşmek ve buluşmak. O an Bursa'da kalmaktan korktum. Tüm otobüsler gitmiş, tüm polisler çekilmiş ve stadın yanında kalmışız. Allahtan döndük.
- Ve bir Bursa deplasmanı klasiği ; Köfteci Yusuf. Ben böyle bir tat görmedim. Her sene oradayız. Enfes enfes.
- Hayatımın en rahat dönüş yolcuğu. Mercedes Vito farkı mı desek, arkada ayaklarımı da uzatıp uyumak mı desek :) Saat 02:00'de evdeydim. Bursa deplasmanından 2'de dönmek müthiş olay.
- Sonuç olarak keyifli bir deplasmanı geride bıraktık. Selçuk için de orada olup, Selçuk için de bağırdık. Fenerbahçe'de Selçuk için kazandı.
- Maç günlükleri ben maça gittiğim sürece devam edecek.
Bursaspor 0 Fenerbahçe 2 / İyi Oyunla Gelen Galibiyet
Fenerbahçe deplasmanda Bursaspor'u etkili ve iyi bir oyun sonucunda Semih ve Stoch'un golleriyle 2-0 yendi.
Mücadele'nin başından sonuna kadar üstün olan taraf Fenerbahçe'ydi. Golün geciktiği her an tribünde gerilsek de Semih'in golü sonrası iyice rahatladık.
Semih'in golünde Emre'nin pası müthişti.
Emre'nin, Alex'in, Özer'in kaçan net pozisyonları ilk yarının akılda kalan anlarıydı.
2.yarı Bursaspor taraftar desteğini alıp biraz daha iyi başlasa da Ömer'in kornerden gelen topa vurduğu kafa dışında pozisyona giremedi.
Fenerbahçe Stoch'un 83.dk attığı gol ile beraber skoru 0-2 yaptı ve o an maçı bitirdi.
Tüm takım iyiydi. Özellikle Stoch, Semih ve Yobo çok iyiydi. Serdar uzun bir sakatlığın ardından gayet iyi oynadı. - Sakallar gitti - . Volkan Ömer'in topundan dolayı bile iyi oynadı cümlesini hakediyor. Emre çok iyiydi. Özer, Selçuk iyiydi. Gökhan son haftalardan daha iyiydi. İleriye çok gidip geldi. Ziegler iyiydi. Alex iyiydi. Zaman zaman müthiş toplar attı. Henri, Cristian ve Mehmet eh işte.
Emre ile Cristian'ın tartışması tribünde olan bizlerin bile konsantrasyonunu bozdu. Oyuncuları düşünemiyorum. Emre lütfen artık yapma ya. Lütfen!
Semih Şentürk son lig golünü 9 Nisan 2011 tarihinde Eskişehirspor deplasmanında atmıştı. 16 maç aradan sonra gol attı. Güzel oldu.
Stoch bu sezon 4 kez ilk 11'de forma giydi, 3 tanesinde gol attı. İnanılmaz bir istatistik. 4 gole ulaştı. Attığı gollerde hep güzel.
Deplasmanda 4 maç aradan sonra kazandık.
3 Temmuz'dan sonra yaşanan bu gelişmelere rağmen hâlâ lider ile aynı puandayız.
Haftaya Trabzonspor ile sezonun en kazanılması gereken maçına çıkıyoruz.
12 Aralık 2011 Pazartesi
Bursa Yolcusu Kalmasın
29 Ekim 2010 günü yani geçen
sezon oynanan maça da gitmiştim. Giderken bu yazıyı yazmışım. Giderken yanımda Selçuk Ulutaş da vardı. Bu sene yok. Bir kez daha sevgi ve saygıyla analım. Bursaspor deplasmanları her
zaman iyi olmuştur. Tribüne gelen herkes tribününün hakkını veriyor. Hele
sahada mücadele varsa tribün enfes oluyor. Geçen sezon tribün çok iyiydi. Maç
1-1 bitmesine rağmen tribünden çıkarken herkes mutluydu çünkü sahada oynayan
herkes formanın hakkını vermişti.
Bursaspor deplasmanları her zaman ilgimi en çok çeken deplasman
olmuştur. Orada olmaktan hep mutlu oluyorum. Yarın sabah - hatta bu sabah -
saat 09:00'da İzmit'ten İstanbul'a, oradan da hep beraber Bursa'ya hareket
edeceğiz.
Şike süreci, iddianame, liderlik, galibiyet pek önemli değil.
Gidelim takıma yanlarında olduğunu gösterelim, Fenerbahçem benim biricik
sevgilim diye bağıralım, takımı tribünlere çağıralım ... Sarı ve Lacivert'e
desteği verelim yeter.
Maç saat 20:00'de başlayacak.
Maç hakkında tüm detaylar Salı günü burada olur.
Bugün maçta Selçuk kardeşim için de bağıracağım. Fenerbahçe de Selçuk için kazansın.
Not : Fotoğrafta ortada yer alan kişi Selçuk Ulutaş. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
11 Aralık 2011 Pazar
El Clasico Sonrası Trend Listesi
El Clasico Türkiye'de son zamanlarda inanılmaz bir ilgi görüyor. Herkes bunu konuşuyor, herkes bunu izliyor, herkes demesek de bir çok kişi bu yüzden birbirini kırıyor. Real Madrid-Barcelona maçının öncesi, maç anı ve sonrası herkes sadece bu maçı konuştu. İşte bunu trend listesinden net olarak anlıyoruz. El Clasico dışında hiçbir şey yok !
Kırmızı Kart Anı
Bir futbolcu için en kötü an. Hakem kendinden emin, oyuncu ne yaptığını anlamamış gibi yapıyor ama o da biliyor kırmızı kartı hakettiğini, taraftarlar zaten mutlu, hepsi alaycı şekilde bağırıyorlar, seviniyorlar. Stoke City'nin Tottenham'ı 2-1 yendiği maçta Younes Kaboul 82.dk 2.sarı karttan kırmızı kart gördü. Tottenham bu sene ilk 2 hafta aldığı 2 yenilgiden sonra ilk kez kaybetti ve 6 maçlık galibiyet serisi sona erdi.
Real Madrid 1 Barcelona 3 / Klasik Sonuç
Yine kazandık. Yine kazandık. Yine kazandık.
Barcelona kazanacak dedik, Barcelona büyük maçları farklı oynuyor dedik, Barcelona istediği zaman herkesi yener dedik, Barcelona çok yetenekli oyunculardan kurulu bir takım dedik ... dedik de dedik ...
Mücadele 1-0 başladı. Valdes sağolsun. Ancak daha sonra Barcelona geri döndü. Geri dönmedi. Şova başladı. Messi'nin driplingi, çalımları ve asisti, Alexis Sanchez'in güzel bitiriciliği, 2.yarı Xavi'nin şans golü gelince Barcelona için işler daha kolaylaştı. Fabregas'ın 60 metre koşarak gelip, kafayı vurduğu gol ise maçın skorunu belirledi.
Barcelona salmasa 1-3'den sonra 1-6 olurdu. Rakibe saygı gösterdiler.
Rakip onlara saygı göstermedi. Bazı oyunculara tekmelere devam etti.
Casillas, Kaka. 3.isim yok. Casilla ve Kaka'yı her zaman seveceğim. Saygı duyacağım.
Mourinho ve Ronaldo sizi sevmiyorum. Mourinho maç sonu açıklamalarında şans falan diyor. Saçmalamasın. İlk golden de bahsetsin o zaman.
Ronaldo oynadı mı?
Barcelona puanları eşitledi ancak Real Madrid'in bir maçı eksik.
Barcelona'nın topla oynama oranı % 67.5.
Xavi 600. maçına çıktı. İnanılmaz bir rakam. Teknik direktör Xavi !
Pique ve Puyol birlikte 55 lig maçına çıktılar. 46 galibiyet, 9 beraberlik. İnanılmaz bir rakam.
Guardiola Bernabeu'da henüz kaybetmedi. 4 galibiyet, 2 beraberlik.
Barcelona için heyecan Perşembe günü Dünya Kulüpler Şampiyonası ile devam edecek. Real Madrid ligde gidip alt sıra takımlarına 5 atmaya devam etsin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















